BELÇİKA
BASINI:
Le Soir:
"Tek Alternatif Avrupa ya da Gerileme":
"SORU:
Son genişlemeler insanları endişelendirdi. Çok hızlı olmadı mı?
MASSİMO D'ALEMA: Ne yapılması gerekirdi? Kapıyı aday ülkelerin
yüzüne kapatmak ve Avrupa karşıtı olmaya itmek mi? Avrupa, onları
ekonomilerini derhal modernleştirmeye ve bazı zor seçimler yapmaya
zorluyor ve aynı zamanda onlara fırsatlar sunuyor. Batılıların,
"Polonyalı muslukçunun" rekabet tehdidiyle karşı karşıya olmaları
konusuna gelince bu sahte bir sorundur. Nerede bu muslukçular? Roma'da
ihtiyacımız var. Ancak bu genişlemeyi sürdürmeden önce yapısal
sorunların çözümlenmesi gerekir.
SORU: Bu genişleme, Türkiye'nin olası üyeliğinden önce mi sonra mı
olmalı?
MASSİMO D'ALEMA: Balkanlara öncelik verilmeli. Türkiye için daha
uzun ve daha karmaşık bir süreç söz konusu. Ancak müzakereleri
sürdürmeliyiz. Bana kalırsa, Batı ile İslam arasında bir uygarlık
çatışması riskiyle karşı karşıya olduğumuz bir sırada Türkiye'nin AB
üyeliğinin çok önemli siyasal bir anlamı olacaktır. Doğal olarak kural
ve değerlerini benimsemesi şartıyla büyük Müslüman bir ülkenin AB'ye
girmesi çok güçlü bir mesaj olacaktır.
SORU: Yani bugün Türkiye'nin üyeliğinin, bundan 50 yıl önce
Almanya'nın katılımı ile bazı benzerlikleri olacak: Çatışmayı önlemek
için katılım.
MASSİMO D'ALEMA: Gerçekten de Avrupa oluşumu, barış içinde birlikte
yaşamak için çok önemli bir süreç oldu. Avrupa ile İslam dünyası
arasında da böyle bir rol oynayabilir." (Vanja
Luksic, İtalya Dışişleri Bakanı Massimo D'Alema ile yapılan mülakat,
12/02)
İNGİLTERE
BASINI:
Reuters:
"Türkiye: 301. Madde İmajımızı Zedeliyor, Değiştirilmeli":
"Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Türkiye'nin yazarlar ve gazetecilerin
aleyhine davalar açılmasına neden olan tartışmalı bir yasa maddesini
değiştirmesi gerektiğini, zira bu maddenin Avrupa Birliği'ne aday olan
ülkenin yurtdışındaki imajını zedelediğini söyledi. 301. Madde
‘Türklüğü’ veya devlet kurumlarını küçük düşürmeyi suç haline
getiriyor. Gül, televizyonlarda yayımlanan açıklamasında, ‘Bu maddenin
değişmesini istiyorum, zira bu madde reform sürecine gölge düşürüyor.
Dışarıda insanlar ağzınızı açtığınız için cezaevine girebileceğinizi
düşünüyorlar. Yüzlerce gazeteci ve aydının hapiste olduğunu
sanıyorlar... Bunların tümü yanlış. Bugün Türkiye'de hiç kimse
görüşleri nedeniyle hapsedilmiyor. İnsanlar istedikleri her şeyi
açıklıkla ifade edebilirler, rahatça konuşabilirler.’ dedi. Gül, AB ve
ABD'nin yasanın değiştirilmesi yönünde yaptıkları yoğun baskının yapıcı
olmadığını söyleyerek, ‘Amerikalıların ve Avrupalıların müdahaleleri
bazı şeylerin değiştirilmesini zorlaştırıyor.’ dedi." (12/02)
YUNANİSTAN
BASINI:
Apoyevmatini: "Karolos Papulias: Bir Gün Türkiye'yi AB Üyesi Olarak
Görmek İstiyoruz":
"Cumhurbaşkanı
Karolos Papulias, Bulgar basınında yer alan mülakatında, Türkiye'yi bir
gün AB üyesi görmeyi, fakat bunun Brüksel'in geri adım atmadan
gerçekleşmesini istediğini belirtti. Türkiye'nin AB üyeliğine ilişkin
bir soruya Cumhurbaşkanı, ‘Türkiye'yi bir gün AB üyesi görmek
istiyoruz’ şeklinde cevaplandırdı. Ancak Brüksel'in geriye adım
atmamasının, Ankara'nın ise AB tarafından diğer aday ülkelere de
konulan şartları yerine getirmesinin gerekli olduğunu da sözlerine
ilave etti. Papulias, ‘Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya'nın AB içinde
bir Balkan çekirdeği’ yaratmalarının, AB içinde alınan kararlarda ağır
basmalarını olanaklı kılacağını savundu ve gelecekte diğer Balkan
ülkelerinin de Avrupa ailesine girmeleriyle, bölgenin ‘ağırlığının’
artacağı yönünde bir değerlendirmede bulundu."
(12/02)
NOT:
Bu bülten, 12-13 Şubat 2007 tarihleri arasında Genel Müdürlüğümüze
ulaşan haber ve
yorumlardan derlenerek hazırlanmıştır.
-
-
ESKİ SAYILAR