14.02.2007

   

Anasayfa

e-posta


 

BELÇİKA BASINI:

 

Le Soir: "Tek Alternatif Avrupa ya da Gerileme":

 

            "SORU: Son genişlemeler insanları endişelendirdi. Çok hızlı  olmadı mı?

 

            MASSİMO D'ALEMA: Ne yapılması gerekirdi? Kapıyı aday  ülkelerin yüzüne kapatmak ve Avrupa karşıtı olmaya itmek mi?  Avrupa, onları ekonomilerini derhal modernleştirmeye ve bazı  zor seçimler yapmaya zorluyor ve aynı zamanda onlara fırsatlar  sunuyor. Batılıların, "Polonyalı muslukçunun" rekabet tehdidiyle  karşı karşıya olmaları konusuna gelince bu sahte bir sorundur.  Nerede bu muslukçular? Roma'da ihtiyacımız var. Ancak bu  genişlemeyi sürdürmeden önce yapısal sorunların çözümlenmesi  gerekir.

 

            SORU: Bu genişleme, Türkiye'nin olası üyeliğinden önce mi  sonra mı olmalı?

 

            MASSİMO D'ALEMA: Balkanlara öncelik verilmeli. Türkiye  için daha uzun ve daha karmaşık bir süreç söz konusu. Ancak  müzakereleri sürdürmeliyiz. Bana kalırsa, Batı ile İslam  arasında bir uygarlık çatışması riskiyle karşı karşıya  olduğumuz bir sırada Türkiye'nin AB üyeliğinin çok önemli  siyasal bir anlamı olacaktır. Doğal olarak kural ve  değerlerini benimsemesi şartıyla büyük Müslüman bir ülkenin  AB'ye girmesi çok güçlü bir mesaj olacaktır.

 

            SORU: Yani bugün Türkiye'nin üyeliğinin, bundan 50 yıl  önce Almanya'nın katılımı ile bazı benzerlikleri olacak:  Çatışmayı önlemek için katılım.

 

            MASSİMO D'ALEMA: Gerçekten de Avrupa oluşumu, barış içinde  birlikte yaşamak için çok önemli bir süreç oldu. Avrupa ile İslam  dünyası arasında da böyle bir rol oynayabilir." (Vanja Luksic, İtalya Dışişleri Bakanı Massimo D'Alema ile yapılan mülakat, 12/02)

 

 

İNGİLTERE BASINI:

 

Reuters: "Türkiye: 301. Madde İmajımızı Zedeliyor, Değiştirilmeli": "Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Türkiye'nin yazarlar ve gazetecilerin  aleyhine davalar açılmasına neden olan tartışmalı bir  yasa maddesini değiştirmesi gerektiğini, zira bu maddenin  Avrupa Birliği'ne aday olan ülkenin yurtdışındaki imajını  zedelediğini söyledi. 301. Madde ‘Türklüğü’ veya devlet kurumlarını küçük  düşürmeyi suç haline getiriyor. Gül, televizyonlarda yayımlanan açıklamasında, ‘Bu  maddenin değişmesini istiyorum, zira bu madde reform  sürecine gölge düşürüyor. Dışarıda insanlar ağzınızı  açtığınız için cezaevine girebileceğinizi düşünüyorlar.  Yüzlerce gazeteci ve aydının hapiste olduğunu sanıyorlar...  Bunların tümü yanlış. Bugün Türkiye'de hiç kimse görüşleri  nedeniyle hapsedilmiyor. İnsanlar istedikleri her şeyi açıklıkla ifade edebilirler, rahatça konuşabilirler.’ dedi. Gül, AB ve ABD'nin yasanın değiştirilmesi yönünde yaptıkları yoğun baskının yapıcı olmadığını söyleyerek, ‘Amerikalıların ve Avrupalıların müdahaleleri bazı  şeylerin değiştirilmesini zorlaştırıyor.’ dedi." (12/02)      

 

 

YUNANİSTAN BASINI:

 

Apoyevmatini: "Karolos Papulias: Bir Gün Türkiye'yi AB Üyesi Olarak Görmek İstiyoruz": "Cumhurbaşkanı Karolos Papulias, Bulgar basınında yer alan mülakatında, Türkiye'yi bir gün AB üyesi görmeyi, fakat bunun  Brüksel'in geri adım atmadan gerçekleşmesini istediğini belirtti. Türkiye'nin AB üyeliğine ilişkin bir soruya Cumhurbaşkanı,  ‘Türkiye'yi bir gün AB üyesi görmek istiyoruz’ şeklinde  cevaplandırdı. Ancak Brüksel'in geriye adım atmamasının,  Ankara'nın ise AB tarafından diğer aday ülkelere de konulan  şartları yerine getirmesinin gerekli olduğunu da sözlerine  ilave etti. Papulias, ‘Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya'nın AB  içinde bir Balkan çekirdeği’ yaratmalarının, AB içinde alınan  kararlarda ağır basmalarını olanaklı kılacağını savundu ve gelecekte diğer Balkan ülkelerinin de Avrupa ailesine  girmeleriyle, bölgenin ‘ağırlığının’ artacağı yönünde bir  değerlendirmede bulundu."  (12/02)

 

 

 

NOT: Bu bülten, 12-13 Şubat 2007 tarihleri arasında Genel Müdürlüğümüze ulaşan haber ve yorumlardan derlenerek hazırlanmıştır.

 

 
ESKİ SAYILAR