1 Haziran 1951
— Refahiye :
Evvelki gün saat 13'te başlayan ve devam eden şiddetli dolu ve yağmur kasaba içinden geçen Hırdr.ç deresinin sularını kabartarak köprü gözlerini tıkamış ve sular sokaklara yayılmıştır. Bir kısım ev ve dükkânları su basmıştır. İnsan kaybı yoktur. Tarlalar hasara uğramıştır.
— Malatya :
Dört günden beri şehrimizde bulunan C. H. Partisi Genel Başkanı ve Malatya Milletvekili İsmet İnönü, beraberinde Van Milletvekili Ferit Melen, Dr. Kemali Bayizit ve Malatya Milletvekilleri olduğu halde dün öğleden sonra Hekimhan ilçesini ziyaret etmiştir. Bugün yine aynı zevatla beraber otomobille Adıyaman ilçesine gitmek ve tetkiklerde bulunmak üzere Malatya'dan ayrılmışlardır.
İnönü Adıyaman ilçesinden dönüşte Besni ve Doğanşehir ilçelerine de uğrayacaktır.
3 Haziran 1951
— Ankara :
Demokrat Parti Ankara İli Beşinci Kongresi bugün saat 9'da Gar Gazinosunda toplanmıştır.
Kongrede, Büyük Millet Meclisi Başkanı Refik Koraltan, Başbakan Adnan Menderes, Devlet Bakanı Başbakan
Büyük maçtan evvel Beşiktaş - Galatasaray gençleri arasında yapılan maçı 2-1 Galatasaray kazandı.
Müteakiben İstanbul şampiyonluğunu kazanan Beşiktaş takımı ile, Lig maçlarında en az gol yiyen Beşiktaş kalecisi Mehmed'e Yeni Sabah gazetesi a-dına, Yazı işleri Müdürü Reşat Feyzi Yüzüncü tarafından birer kupa verildi.
Muayyen saatten biraz geç, iki takını .sahaya çıktılar. Maç 2-1 Beşiktaş'ın galibiyetiyle sona erdi.
4 Haziran 1951
— Ankara :
Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, beraberinde Bayındırlık Bakanı Kemal Zey-tinoğlu, Kütahya Milletvekili Ahmet G örs oy, Konya Milletvekili Remzi Birand, Fahri Ağaoğlu, Rıfat Alabay, Hidayet Aydmer, Basın-Yayın ve Turizm Genel Müdürü Dr. Halim Alyot ve Cumhurbaşkanlığı Başyaveri Kurmay Albay Nureddin Aalpkartal olduğu halde, bugün saat 9'da otomobille Konya'ya müteveccihen hareket etmişlerdir.
—■ Ankara :
Büyük Millet Meclisi Başkanı Refik Koraltan ve Başbakan Adnan Menderes bu sabah saat 8.30'da beraberlerinde Manisa Milletvekili Fevzi Lûtfi Ka-raosmanoğlu ile İzmir Milletvekili Muhittin Erener, Ordu Milletvekilleri Fevzi Boztepe ve Refet Aksoy, Erzurum Milletvekili Meraiş Yazıcı, Samsun Milletvekilleri Muhittin Özkefeli, Naci Berkman, Firuz Kesim, Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Basri Aktaş olud-ğu halde Etimesgut hava alanından Özel bir sivil uçakla Samsun'a hareket etmişlerdir.
Büyük Millet Meclisi Başkanı ve Başbakan, hava alanında Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Samet Ağaoğlu, Bakanlar, Milletvekilleri, Genelkurmay Başkanı, Başbakanlık ve Milli Savunma Müsteşarları, Emniyet Genel Müdürü, Vali, Belediye Başkanı, Emniyet Müdürü ve Merkez Komutanı tarafından uğurl anmışlar d ir.
— Samsun:
Büyük Millet Meclisi Başkanı Refik Koraltan ve Başbakan Adnan Menderes, Manisa Milletvekili Fevzi Lûtfi Karaosmanoğlu ve beraberlerindeki
Milletvekilleri bugün saat 10.45'te u-çakla Ankara'dan şehrimize gelmişlerdir.
Büyük Millet Meclisi Başkanı ve Başbakan, hava alanında Vali, Tümen Komutanı, Belediye ve siyasî partiler Başkanları, Ordu Vahsİ, Ordu Belediye Başkanı, Ordu D. P. ve C.H.P. İl İdare Kurulları başkan ve üyeleri ve ilçeler başkanları, askerî ve mülkî erkân ve kalabalık bir halk kütlesi tarafından karşılanmışlardır. Askerî bir kıta ve Belediye bandosu selâm resmini yapmıştır.
Refik Koraltan ve Adnan Menderes ve beraberlerindeki zevat hava alanı salonunda bir müddet istirahat ve saat ll'de otomobillerle Ordu'ya hareket etmişlerdir.
— Konya :
Konya'ya ilk resmî ziyaretini yapmakta olan Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, beraberlerinde Bayındırlık Bakanı Kemal Zeytinoğlu, Kütahya Milletvekili Ahmet İhsan Gürsoy, Konya Milletvekilleri Remzi Birand, Fahri Ağaoğlu, Rifat Alabay, Hidayet Aydmer, Basın-Yaym ve Turizm Genel Müdürü Doktor Halim Alyot, Tapu ve Kadastro Genel Müdürü Mümtaz Tarhan olduğu halde saat 10.30'da Kuluköy'e gelmişlerdir. Burada Konya Valisi Kemal Hadımlı, Konya Milletvekili Himmet Ölçmen, Belediye Başkanı Rüştü Özalp, İkinci Ordu Müfettişi Korgeneral Şahap Gürler, siyasi partiler mümessilleri ve kalabalık bir halk kütlesi tarafından tezahüratla karşılanmışlardır. Cumhurbaşkanı, Kuluköy'deki kısa tevakkufları esnasında köylülerle hasbıhalde bulunmuşlar, dileklerini dinlemişler, halkın tezahüratı ve alkışları arasında yollarına devam ederek saat 11.25te Cihanbeyli'yi şereflendirmişlerdir.
Cihanbeyli'de de büyük bir sevgi gösterisi ile karşılanan Devlet Başkanı, kasaba methalini iki taraflı dolduran Cihanbeyli'lerin coşkun tezahüratı arasında, onların sevgilerine mukabelede bulunmuşlar ve Cihanbeyli ilkokulunda bîr müddet dinlendikten sonra yollarına devam etmişlerdir.
Devlet Başkanı Konya'ya 45 kilometre mesafede bulunan Tutup'a saat 12.30'da geldikleri sırada Konya'dan büyük bir kalabalık halinde kendilerini istikbale koşan Konyalılar tarafından büyük tezahüratla karşılanmışlardır. Celâl Bayar, başta Konya Milletvekilleriyle siyasî partiler mümessillerinin ve 13 ilçeden gelen Kaymakam, Belediye Reisi ve parti temsilcilerinden müteşekkil heyetlerin ayrı ayrı hatırlarını sormuşlar ve Tutup köyüne giderek bir müddet halkla hasbihalde bulunmuşlardır.
Cumhurbaşkanı Celâl Bay ar'm saat 14'te Konya'yı teşrifleri baştanbaşa bayraklarla süslenmiş olan şehrin tarihî günlerinden birini daha yaşamasına vesile teşkil etmiştir. Belediye meydanını hıncahınç dolduran Konyalıların muazzam sevgi gösterileri arasında güçlükle ilerliyen Cumhurbaşkanı Belediye balkonundan bir hitabede bulunmuşlar ve demişlerdir ki;
«Sevgili Konyalı vatandaşlarım,
Tarihî beldenizi ziyaretten duyduğum bahtiyarlığı huzurunuzda ifade etmek isterim. Vatanperver, yüksek karakterli hemşehrilerim, şu dakikada huzurunuzda bulunmanın sevinci içindeyim. Resmi olarak ilk defa güzel beldenizi, güzel şehrinizi ziyaret ediyorum. Bundan evvel de bir çok defalar aranızda bulunmak saadetine erişmiştim. Görüyorum ki aradan hayli zaman geçmiş olmasına rağmen aramızdaki itimad rabıtası kuvvetlenmiştir. Bunu, bu samimî tezahürünüzde müşahede etmekle büyük bahtiyarlık duydum.
Aziz Konyalılar,
Bana reiakat edenler arasında mes'ul Bayındırlık Bakanı da bulunmaktadır. Bu suretle size bunu tasrih ederek hitap etmemin hususî bir sebebi vardır: Bugünkü iktidar bütçesini çıkarmış, en-, vestisman namı altında memlekette yapacağı işleri "Vilâyetlere göre taksim etmiştir. Bütçenin sizin Vilâyete düşen hissesinin tatbik şeklini mahallinde tes-bit etmek için buraya gelmiş bulunuyor. Bu suretle maruzatta bulunmamın sebebi anlaşılıyor zannederim. Yani resmî bir vazife ilası için Bayındırlık Bakanı buraya gelmiş bulunuyor. Konya'nın büyük ihtiyaçları var, bunları sıralayıp tadat etmekle bitecek işler olmadığını biliyoruz. Bizce Konya'nın en büyük ihtiyacı evvelemirde su meselesidir, ondan sonra da yol işi gelir. Bu iki mühim mesela hallolunduğu takdirde çalışkan halkının elde edeceği semere ile bu memleket cennet misalini verir.
Buradaki işleri mes'ul Bakan gözden geçirmek ve ben de bu meselelere vukuf kesbetmek için bu ziyareti ihtiyar etmiş oldum. Burada bulunmamın birinci sebabi sizlerin muhabbetinize teşekkür etmek, ikincisi de Vilâyetinizde başlanacak olan faaliyetlerin mukad-denıesini sizlerle birlikte görerek zevk-yâb olmaktır.
Sözlerimi size teşekkür etmeden biti-rirsem vazifemi noksan yapmış olurum. Tarihî bir belde olan Konya, vatanımızın en mühim parçalarından biridir. Halkı yüksek karakterlidir ve ayni 2amanda, şüphe yok ki, çok çalışkandır. Hükümet sizlerin tecelli eden iradenize göre hareket etmek azmindedir. İşte bu vasıfları bir araya getirdiğiniz takdirde neticenin müsbet olacağına şüphe yoktur. Sizlere, güzel şehrinize, güzel beldenize saadetler dilerim. Bahtiyar olunuz.»
Cumhurbaşkanı sık sık alkışlarla kesilen bu hitabelerini müteakip Bela diye tarafından Ordu ev inde şereflerine verilen öğle yemeğinde hazır bulunmuşlardır. Celâl Bayar, daha sonra, saat 17'de İş Bankası Konya Şübasinin yeni binasının açılış töreninde bulunmuşlar ve Banka şubesinin memlekete hayırlı olması temennisiyle kurdeleyi kesmişlerdir.
Cumhurbaşkanı burada kısa bir müddet bulunduktan sonra Vilâyeti, Garnizon Komutanlığını, Cumhuriyet Halk Partisini, Millet Partisini ve Demokrat Partiyi ziyaret etmişlerdir.
— Ordu:
Saat ll'de Samsun uçak alanından hareket eden Büyük Millet Meclisi Başkanı Refik Koraltan ile Başbakan Adnan Menderes, Ordu'ya kadar yol üzerindeki hemen her ilçe ve köyde uzun, kısa tevakkuflar yaparak saat 19.10'da buraya geldiler.
Yol üzerinde «Gelemen» devlet çiftli-ğinds durulmuş ve çiftlik mensuplarından izahat alınmıştır.
«Dikbıyık» nahiyesinde coşkun tezahüratla karşılanan misafirler, burada da kısa bir müddet kalarak köylülerin dileklerini dinlemişlerdir. Öğleyin Çarşamba ilçesine varılmıştır. Çarşamba'-lılar, misafirlerini kasaba methalinde karşıladılar ve beraberce Belediyeye gidilerek burada da halkm dileklerini dinlediler. Burada Başbakan, mısır mahsulünün iyi olduğundan memnuniyet duyduklarını, mısır fiyatlarında ve mubayaasında istikrar ve köylüye uzun vadeli kredi temin edileceğini bildirdi.
— Ankara :
Demokrat Parti Ankara İl Kongresi bugün Öğleden evvel ve sonra yaptığı iki oturumda çalışmalarına devam ederek, partiyi alâkadar eden mevzularla mahallî dilekler üzerindeki görüşmelerini bitirmiş ve gündem gereğince yeni İl İdare Kurulu ve İl Haysiyet Divanı üyeleriyle Büyük Kongre'ye gidecek delegeleri seçmiştir.. Bundan sonra Hükümet adına Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Samet Ağaoğlu söz alarak metnini ayrıca verdiğimiz konuşmayı yapmış ve bunu İçişleri Bakanı Halil Özyörük, Ekonomi ve-Ticaret Bakanı Muhlis Ete, Çalışma Bakanı Nuri Özsan, Adalet Bakam Rükneddin Na-suhioğlu ve Ulaştırma Bakanı Seyfİ Kurtbek'in konuşmaları takip etmiştir.
Daha sonra, umumî istek üzerine, Ankara Milletvekillerinden Hâmid Şevket İnce, Osman Şevki Çİçekdağ, Talât .Vasfi Öz, Ömer Bilen söz alarak heyecanlı hitabelerde bulunmuşlardır. Kongre, yeni İl İdare Kuruluna seçilen üyeler adına Belediye Başkanı Atıf Benderlioğlu'nun teşekkür mahiyetindeki konuştu asiyle nihayete ermiştir.
5 Haziran 1951
— İstanbul;
177 Kore gazisini şehrimize getiren Amerikan bandıralı «MeRee» gemisi bugün saat 10'd a S ar ay burnu Askerî Yollama rıhtımına yanaşmıştır.
Gazileri karşılamak ve selâm resmini ita etmek üzere askerî bando ile bir kıta rıhtımda hazır bulunuyordu. Vali Prof. GÖkay, Birinci Ordu Komutanı Korgeneral Şükrü Kanatlı, Ordu Kurmay Başkam, Merkez Komutanı, Emniyet Müdürü daha evvel rıhtıma gelmişlerdi, İzdihamı önlemek üzere askerî inzibat kuvvetleri polisle müşterek tertibat almışlar ve Gülhancden göçmen misafirhanesine giden yolu tutmuşlardı. Gemi tam saat 10'da rıhtıma yanaştıktan sonra Vah, Komutanlar, Emniyet Müdürü güverteye çıkmış ve Türk kafilesinin en kıdemli subay ve komutanı Natık Poyrazoğlu tarafından karşılanmışlardır. Vali", Poyrazoğlu'nu kucaklamış ve İstanbul şehri adına:
«Hoş geldiniz, Türk milleti sizinle büyük şeref ve iftihar duymaktadır. Türk adını uzak ellerde büyük cedlerinize ve Türk ordusunun an'anesine yakışacak surette temsil ettiniz, Allah sizden razı olsun. Sağolun, varolun» demiştir. Bundan sonra Ordu Kumandanı ve askerî erkân Poyrazoğlu'na hoş geldiniz demişlerdir. Vali Gökay, bundan sonra gemi komutanına hoş geldiniz demiş, şehrin selâmlarını bildirmîştirH Daha sonra heyet Yarbay Poyrazoğlu ile birlikte aşağı inmiştir. Bu sırada müzika askerî marşlar çalmakta ve halk büyük bir coşgunlukla gazileri alkışlamakta idi. Rıhtımda Şehir Meclisi üyelerinden İhsan Yurdoğlu, şehir namına Yarbay Poyrazoğlu'na bir buket verirken: «İstanbul şehri kahraman evlâtlarını karşılamakla bahtiyardır. Şehir Meclisinin saygı ve selâmlarını arzedi-yorum» demiştir.
Poyrazoğlu, büyük heyecanla teşekkür etmiş, «Büyük Türk milletine mensup olduğum için iftihar ediyorum. Şehir Meclisine şükranlarımı takdim ederim-demiştir.
Bundan sonra rıhtımda ilerleyen Poyrazoğlu'nu halk da heyecan ve sevinç gözyaşları içinde kucaklamakta idi. Alkışlar ve yaşa sesleri arasında ilerleyen Poyrazoğlu park kapısında biriken binlerce halkın sevgi tezahüratı arasında bir müddet yürüdükten sonra gemiye avdet etmiştir.
Yaralı gazilerin istirahat ve tedavisi için şehrimiz hastanelerine taşınmalarına başlanmıştır. Yaralılarımız vapurdan çıkarken halk caşkun tezahürler yapmıştır.
Gazilerin on altısı subay, on biri gedikli ve diğerleri erdir.
Aynı gemide 177
Yunanlı erle 50 kadarFransız, Belçikalı ve Hollandalı yaralı
er ve subay da bulanmaktadır.
Gemi gazilerimizi şehrimize bıraktıktan sonra Birleşmiş Milletler yaralılarını memleketlerine götürmek üzere sıra-siyle Pire'ye ve diğer Avrupa limanlarına uğrayacaktır.
— İstanbul:
Kore'de Birleşmiş Milletler ideali uğrunda kahramanca çarpışarak yaralanan subay, gedikli ve erlerimizi memleketimize getiren General McRee gemisi rıhtıma yamştıktan sonra gemiye çıkan muharririmiz Kore savaş birliğimizden Yarbay Natık Poyrazoğlu ve Yunanlı erlerin kafile başkanı Yarbay Panayo-takos Grigorios ile görüşme yapmıştır. Yarbay Poyrazoğlu memlekete dönüş intibalarını şu şekilde ifade etmiştir: «Şu anda o kadar duygulanıyorum ki, hislerimi kelimelere çevirip size ifade etmekten âcizim. Yalnız, üstümde bir borç var onu eda etmeliyim: Kore'deki evlâtlarınız gözlerinizden öpüyorlar ve sizin itimadınıza her an. lâyık olmağa çalışıyorlar.
Zafer mutlaka kazanılacaktır, çünkü orada Türkler vardır, sizler varsınız.»
Yunanlı Yarbay Panayotakos Grigorios da şunları söylemiştir:
«Yunanlıların Türklere karşı olan dostluğu bütün milletlerden üstündür. Bu unutulmaz bir kardeşliğin tezahürüdür.
Kore'de aylardanberi Türklerle Birleşmiş Milletler ideali için omuz omuza döğüşüyoruz. Kuvvetli bağlara istinad eden dostluğumuz Mustafa Kemal ile Venizelos'un o zamanki görüş ve arzularının bir tecellisidir. Milletlerimiz arasındaki bu beraberlik devam, ettikçe dünyaya karşı koyabiliriz.»
— Ankara :
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Nuri Yamut, Kore değiştirme birliğine aşağıdaki mesajı göndermiştir:
.Kore'deki Türk Tugayına gidecek değiştirme birliği komutan, subay ve askerlerine,
Kore'de Birleşmiş Milletler topluluğu içinde insanlık, hürriyet ve istiklâlini korumak İçin, büyük tarihimizi ve medeniyetimizi dile getirerek Türk ismini yükselten, bütün dünyanın takdir ve hayranlığını kazanan, hürriyet, medeniyet, hak ve adalet ülkülerinin eşsiz kahramanlarını değiştirmeye gidiyorsunuz.
Büyük Türk milleti sizin de — oradaki yiğit arkadaşlarınız gibi vazifenizi şeref ve kahramanlıkla yapacağınıza inanıyor ve güveniyor.
Başta sayın Millî Savunma Bakanımız olmak üzere bütün asker arkadaşlarımızın selâmlarını, sevgilerini ve iyi yolculuk temennilerini, onların adına sizlere sunuyorum. Adalet rehberiniz, hak yardım ciniz dır.»
— Ankara :
Kore değiştirme birliği kafile komutanı Binbaşı Cahit Arın, yurddaşlara şu teşekür mesajını yollamıştır:
«Kore savaş birliğini değiştirmek üzere 26 ve 28 Mayıs 951 günlerinde Ankara'dan hareketimizde, garda yapılan muhteşem tezahürat ve İskenderun'a kadar yol boyunca aziz vatandaşlarımızın gösterdiği coşkun sevgi ve candan alâka, Kore kafilesinde bulunan bütün er, gd. eşbaş ve subaylarımızın gönlünde en kıymetli bir hâtıra olarak ya-şıyacak ve ebedîleşeçektir.
Gece yarılarını aşan saatlerde uyku ve istir ah atlerini feda ederek istasyonlarda bizi karşılamak ve uğurlamak iğin bek-liyen aziz ve kadirbilir yurddaşlarımıza teşekkür ve minnettarlık duygularımızı arze&arim.ı
— Konya :
Cumhurbaşkanı Ccllâ Bay ar, beraberlerinde Bayındırlık Bakanı Kemal Zey-linoğlu, Konya Milletvekilleri, Vali, İkinci Ordu Müfettişi, Basın-Yayın ve Turizm Genel Müdürü, Tapu Kadastro Genel Müdürü ile Basın mensupları olduğu halde Beyşehir'e gitmek üzere bu sabah saat 8.15'de Konya'dan ayrılmışlardır.
Devlet Başkanı yolları üzerinde ilk merhale olan Kızılviran'da tezahüratla karşılanmışlar, köy kahvesinde kısa bir müddet kalarak köylülerle hasbıhalde bulunmuşlar ve coşkun tezahürat arasında yollarına devam etmişlerdir.
Celâl Bayar, Candar'a geldiklerinde Doğanbey bucağından gelen heyet de dahil olmak üzere büyük bir kalabalık tarafından hararetle karşılanmışlar ve Candar'lılann içten gelen sevgi gösterileri arasında oradan ayrılarak Hi-sarköy'e uğramışlar, saat 10.45'te Beyşehir'e gelmişlerdir.
Beyşehir'de kasaba methalinden itibaren Şehir Kulübüne kadar olan mesafeyi Bey şehir'İllerin coşkun gösterileri arasında Cumhurbaşkanı, Şehir Kulübünde Göksu üzerinde kurulacak olan Hidroelektrik Santrali hakkında Konya Su İşleri Müdüründen izahat almışlardır. Devlet Başkanı, Şehir Kulübünde kaldıkları müddet esnasında Ankara'ya beş saat mesafede bulunan Beyşehir'in turistik bakımdan önemi üzerinde durmuşlar ve Basın-Yayın ve Turizm Genel Müdürü Halim Alyot'tan göl kenarında kurulması kararlaştırılan Turistik Otel hakkında malûmat almışlardır.
Millet müteaddit s eğimlerde bilhassa 14 Mayıs büyük seçiminde reyini serbest olarak kullanmış, elini vicdanına koyarak istediğini ve sevdiğini iş başına geçirmiştir. Olgun Türk milletinde bu halin devam edeceğine şüphemiz yoktur. Nasıl demokrat milletler, serbest seçim, hür düşünce sayesinde terakki ve inkişafa mazhar oluyorlarsa, Türk milletinin de aynı terakki ve inkişafa mazhar olacağına emin ve mutmain bulunuyoruz. Bir millet ancak içten gelen arzularının yerine getirildiğini gördükçe ve içten gelen arzusuna göre hareket -ettikçe terakki ve inkişaf eder. Tazyik ve cebirle yaptırılmak İstenen bir iğin sonu gelmez.
Oldu bitti nazariyle baktığımız için maziye temas etmekten sarfınazar ediyorum. Halden memnun, istikbale, geleceğe emniyetle bakabiliriz.
Yaşasın mazisi şan ve şerefle dolu Türk milleti, yaşasın Cumhuriyet ve Demokrasi, var olsun Sayın Cumhurbaşkanımız, var olsun sayın misafirlerimiz,»
Bundan sonra köy halkı Cumhurbaşkanına çeşitli sevgi tezahürlerinde bulunmuş, millî oyunlar oynanmıştır.
Devlet Başkanı bu geceyi Başhoyiik köyünde geçireceklerdir.
— Samsun:
Büyük Millet Meclisi Başkanı Refik Koraltan, Başbakan Adnan Menderes, Demokrat Parti Genel îdare Kurulu üyesi Manisa Milletvekili Fevzi Lûtfi Karaosmanoğlu, beraberlerinde Ordu ve Samsun Milletvekilleri. Samsun Valisi, ve Başbakanlık Özel Kalem Mü-durü Basri Aktaş olduğu halde bugün saat 21'cts Giresun vapuru ile şehrimize gelmişler ve vaktin geç olmasına rağmen iskeleyi ve meydanı dolduran binlerce Samsunlu tarafından, büyük sevgi tezahürleriyle karşılanmışlardır.
Misafirler geceyi Samsun'da geçireceklerdir.
Bu akşam Belediye tarafından Şehir Kulübünde misafirler şerefine bir ziyafet verilmiştir.
— Ordu:
Bugün Demokrat Parti îl Kongrasİnde delegelerin dileklerinden sonra söz alan Başbakan Adnan Menderes, Kongre üyelerinin ve dinleyicilerin dakikalarca süren, alkışları, heyecanlı sevgi ve umumî tasvip tezahürleri arasında yüksek seviyeli bir topluluğun huzurunda konuşmaktan duyduğu zevk ve heyecanı belirttikten sonra Karadeniz yalıları şeridinin ortasında bulunan Ordu'da konuşurken bütün Karadenizlilere hitap fırsatını bulduğuna kani olduğunu söylemiş ve demiştir ki:
Böylece Karadenizlilere hitap, âdeta Hükümet olarak bu bölgenin hususiyetlerini tebarüz ettirmek yerinde olur. Toprağı dar, aşılması güç deniz ve dağlar arasında âdeta mahsur kalan bu bölgede yaşayan Karadenizliler müz-minleşmiş iktisadî dertlerinin daima zebunu olagelmiştir. Bu itibarla Karadeniz bölgesinin iktisaden kalkındırılması bahis mevzuu olurken şüphe yok ki, ilk tedbir olarak onu bu mahsur vaziyetten kurtarmak hatıra gelir. Bu fikri ileri atmakla bölgenizi, dağları muhteilf yerlerden yararak diğer memleket aksamım sıkı sıkıya bağlayacak yolların süratle inşası lüzumuna işaret etmek istediğimi elbetteki anlamış bulunuyorsunuz. Bu yılın bütçe imkânlarının dar olmasına rağmen bu gayeyi tahakkuk ettirmek yolunda mülıim sayılabilecek adımlar atmaktayız. Gelecek Bütçe yılı içinde ise bu dâvanın ta-mamiyle hal yoluna girmiş olduğuna şahit olacaksınız.
Bundan başka bölgenizin bir hususiyetimi daha ortaya koyabilmek için Karadeniz deyince mısır akla geldiğini hatırlatacağım. Mısır ve ekmek meselesi zaman zaman bu bölgede açlığa kadar giden müzmin bir dert halinde şimdiye kadar alınan tedbirlerle asıl derdin tedavisi değil, dertlerin geçici olarak ele alınması mahiyetinde olmuş, bölgenizin şurasında burasında baş-gösteren kıtlık, açlık hâdiseleri âdeta Hükümetçe bir tasadduk mevzuu olarak ele alınmıştır. Artık mısır ve ekmek meselesi, kıtlık ve açlık dâvası bu bölge için asla mevcut olmamak lâ-zımgelir.
Hükümetlerin bir Karadeniz Bölgesi mevcut olduğuna inanmaları lazımdır, ve bu bölgeye mahsus bir politikaları olmalıdır.
Coğrafî gartlariyle arzettiğim gibi âdeta mahsur olan bölgeniz halkının ıstırabına asıl sebep toprağın dar olması ve esas itibariyle kendini bile geçindiremiyecek kadar az miktarda mısır istihsal edebilmesi ve bunun yanında da bütün ihtiyaçlarına karşı tek mahsule, fındığa bağlı bulunmasıdır.
Ordulular bizlerin Kongrede bulun-makkğımızı çok arzu ettiler. Dünkü ve bugünkü kabul tarzınız bunu yalnız delegelerin değil, bütün Ordu halkının da istediğini açıkça gösterdi. Halbuki bu seyahatlerimizi arzu etmeyenlerin mevcut olduğu görülüyor. Başbakan işlerini bırakıp diyar diyar dolaşıyor, Kongrelere iştirak ediyor diye beni muaheze ediyorlar. Fakat seyahatleri yaparken binlerce ve binlerce vatandasın arzularına uymaktan başka bir şey yapmıyoruz. Ne var, ne için endişe duyuyorlar. Hükümet işlerinin yüzüstü kalmasından mı bu samimî endişeye kapılmışlardır. Bugün telefon ve uçak devrindeyiz. Bu vasıtalar karşısında mesul hiç bir adam vazifesinden ayrılmış sayılmaz, kaldı ki bir Halk idaresi kurulurken sık sık ve yer yer geniş vatandaş kitleleriyle temas halinde bulunmak ve onların içinde yaşamak şarttır. Milyonlarca vatandaşı sinesinde barındıran, iktidar partisinin Vilâyet Kongrelerine İştirak etmek, memleketin nabzını elinde bulundurmak hususunda kaçırılmaz fırsatlar teşkil eder. Seyahatlerimizden bazı kimselerin duydukları endişelerin samimî olduğunu kabul ederek kendilerine böyle bir cevap vermiş bulunuyorum. Ancak bazı kimseler bulunabilir ki, bunlar teşkilâtımız arasında akıllarınca hususî maksatlarına göre arzu ettikleri cereyanları yaratabilmek için bizim parti teşkilâtımızı kendi haline terketmemizi isti-y e bilirler. Ve memleket içinde yaptığımız seyahatlerimizi ve parti teşkilâ-tiyle yakın alâkamızı bu bakımdan maksatlarına zararlı görebilirler. Bunları kendi hasis maksatlariyle başbaşa bırakmak ve bu yoldaki itiraz ve ten-kidlerini sükûnla karşılamaktan başka yapılacak bir şey yoktur.
Bizi sizlerden ayırmak, masa başlarında tecrit ederek yıpratmak istiyenlere karşı verilecek cevap bundan ibaret olur. Kim ne derse desin, vatandaş kitlelerinin bizi arzu ettikleri ve vazifenin bizi çağırdığı yerlere gitmekte devam edeceğiz.»
Adnan Menderes bundan sonra Demokrat Partinin gözden düştüğüne ve Ad an a'd a birkaç kişinin istif asiyle ortaya çıkan meseleye ve partinin zayıflamakta olduğuna dair görülen neşriyata geçerek demiştir ki:
«Şu topluluğunuzda bu şayialara inanan tek bir kişi dahî bulunmadığına eminim. Bundan evvel de Demokrat Partinin dağılmakta olduğu iddiaları senelerce devam ettirildi. Demokrat Partinin her yerde çökmekte olduğuna memleket inandırılmak istenildi. 14 Mayısa kadar neşredilen Demokrat Partiden istifalar listesi bir araya getirilip yekûnlar yapılacak olursa, bugün bu partide bir tek kişinin-mevcut olmaması lâzımgelirdi. Ad ana'da üç milletvekiliyle beş on kişinin istifasından Demokrat Partinin dağılmakta olduğuna veya ikiye bölündüğüne hükmetmek akılların alamıyacağı bir şeydir. Bu istifalar meselesinde bugüne kadar sustuk. Çünkü bu hareketlerin sebebini kendilerinin izah etmesi icap ederdi. Bunu yapmadılar. Şimdiye kadar söy-liyebildikleri parti iyi idare edilmiyor, hukuk devleti istiyoruz, parti içinde baskı vardır gibi hiçbir delile îstinad etmeyen bir takım kuru iddialardan ve isnadlardan ibaret kalmıştır. Halbuki bu milletvekilleriyle onları takip eden birkaç İrişinin umumî efkâra istifalarının sebebini madde, mekân, hâdise zikrederek delilleriyle izah etmeleri icap ederdi. Bir kere söylesinler de dosyalara, vesikalara, hâdiselere, maddelere' dayanan cevaplarımızın ne olacağını görsünler.»
Adnan Menderes sözlerine şöyle devam1 etti:
«Bir tarafta üç milletvekili istifa ediyor, diğer tarafta Demokrat Parti bütün meşru organlariyle, teşkil âtiyle,, nıensuplariyle yerli yerindedir. Bu beş on kişiyi ele alıp evvelden tertiplenmiş, bir hâdiseyi bütün parti teşkilâtına şâ-milmiş gibi göstermek ve bunları âdeta birer hürriyet kahramanı ve birer hak ve hakikat fedaisi olarak umumî efkâra takdim etmek ne dereceye kadar doğrudur, takdirinize terke diyorum. Fikir haysiyetine sahip olmanın umumî efkâra hitap etmenin icap ettirdiği vekarm mânasını böyle mi anlıyorlar? Koskoca bir parti teşkilâtinda bütün İdare ve salâhiyet yerleri nizamnamemiz mucibince meşru ellerde1 bulunmaktadır. Bir nevi kazan kaldırma hareketi, bir nevi baş kaldırma ve^ parti İçinde isyan hareketini meşru telâkki etmek ve meşru göstermek ve baştanbaşa meşruiyeti bir kalem darbesiyle yokedivermefc gayretine düşmek ne fikir ve kalem haysiyetine, ne de memleket menfaatlerine uyar hallerden değildir. Demokrat Partide ikilik veya sarsıntılar yaratmak istemenin bugün İçin memleketin siyasî ve idarî hayatında istikrarı yoketmek istemek manasına geleceğini nasıl takdir edemiyorlar? Anlamak cidden zor oluyor.
Başbakan bundan sonra Kongrede ileri sürülen muhtelif dilekler ve memleket işleri üzerinde konuşmuş ve Hükümet Başkanı sıfatiyle geniş izahlarda bulunmuş ve dıg siyasetimiz hakkında kendisine sorulan suallere şu cevabı vermiştir:
«Bana niye Kore'de döğüşüyoruz, fakat acaba beraber döğüştügümüz milletler memleketimize karşı vukuu muhtemel bir taarruz karşısında bize tam. teminat vermiş midir? sualini sordunuz. Kore'de müşterek sulh ve emniyetin korunmasını ve bütün milletlerin hürriyet, istiklâl ve emniyet içinde yaşaması gibi insanî gayelerin tahakkuk ettirilmesi uğrunda döğüşüyoruz.. Atlantik Paktı Şayet bu gayelerin tahakkuku için kurulmuş ise biz de bu Paktı teşkil eden devletlerin mesuliyetlerine iştirak etmek ve kurdukları emniyet sistemine girmek istiyoruz. Memleketimiz müşterek emniyet sisteminin kuvvetlendirilmesi uğrunda bir çok milletlerden çok daha büyük gayretler sarf etmiş ve etmektedir. Bir kısım devletler Birleşmiş Milletler Camiasına dahil olmanın sağladığı emniyeti kendileri için kâfi görmezler de ayrıca bir Pakt vücuda getirmek suretiyle hususî emniyetlerini ayrıca sağlamak peşinde koşarlarsa ve böyle bir Pakta dahil olmak isteyen ve hak kazanmış bulunan bir memlekete red cevabı vermek kolay ve haklı olmaz. Şayet Atlantik Paktı bir mmtaka paktıdır diye bir red sebebi ortaya atılacak olursa, dostumuz İtalya'nın bu Pakta alınmasının bu iddiayı ortadan kaldırmış olduğunu kabul etmek icap eder. O halde memleketimizin ve arzu ettiği takdirde meselâ Yunanlı dostlarımızın Pakta alınmaları için ortaya ikna edici bir sebep koyabilmek, görüyorsunuz ki mümkün değildir. Pakta alınmamamız hususunda haklı ve ikna edici sebepler ortaya konulmadıkça ve Birleşmiş Milletler ideali yolunda bu derece samimî olarak yürüyen memleketimizin haklı ve İsrarlı taleplerini uzun müddet reddetmek ve geciktirmek mümkün olamıyaeak kanaatindeyim.»
Bundan sonra Başbakan Adnan Menderes, selefi eski Başbakanın son günlerde yaptığı tenkidlere sözlerini intikal ettirerek demiştir ki:
Daha dünün Başbakanı memleket işlerini bu tarzda nasıl konuşur. Memleketin uzak köşelerinde, kahvehanelerde bile memleket işleri artık bu tarzda konuşulmuyor. Yeni iktidarın icraatı yokmuş. Yeni iktidar beceriksizmiş. Yeni iktidar itibardan düşmüş... Bu gibi kuru ve mesnetsiz iddiaları birbiri arkasından sıralamak suretiyle sayfalar doldurmak mümkündür. Fakat güç olan şey, umumi efkârı bu gibi iddiaların doğru olduğuna kandırmaktır. Şayet eski Başbakan madde, mekân zikrederek rakama ve hâdiseye dayanarak tenkidler yapmış, şu iş şöyle olacaktı, böyle yapmışlardır tarzında konuşmuş olsaydı, kendisini hürmetle cevaplandırmakta asla gecikmezdim. Ben Türk efkârının memleket işlerini ele almak ve mütalea etmekte bugün çok ileri bir seviyede olduğunu ve umumî vs beylik sözlerle onu kandırabilmek devrinin çoktan geçtiğini muhterem selefime hatırlatmak ve kendisinin bu hakikatle temasını temin etmek için bu sözleri söylemekteyim.»
— Ordu :
Saat 13.30'da Demokrat Parti İl Kongresinde söz alan Büyük Millet Meclisi Başkanı Refik Koraltan, şu hitabede bulunarak demiştir ki:
«Ordu Vilâyetinin çok muhterem, çok aziz ve idealist çocukları,
Ben 14 ay evvel bir devrenin sona yaklaştığı günlerde aranızda bulunmuştum. O gün Ordu Vilâyet hudutlarına girdiğim yerden değil, Doğu hudutlarından başlıyarak dolaşa dolaşa buraya geldiğim zaman heyecanın en son haddini bulduğunu gördüm. Sik Orduluların temiz duygularını bu binada görmüştüm. O gün ne gördümse, ne soy-ledimse dünden beri Samsun'dan Ordu'ya gelinceye kadar aynı duygunun tesiri altında ancak mesut neticenin ferahlığı içinde daha toplu, daha mesut ve birbirine daha bağlı bir hava içinde buldum.
Sizleri hasretle kavuşmanın heyecanı ve sevinci içinde selâmlıyorum. Muhalefetin, iktidarın tek gayesi vardır o da müşterek menfaat ve gayelerimizi tahakkuk ettirmektir. Dün gece Belediye Başkanı yapıcı bir eda ile: «İktidarın yardımcısı olacağız» dedi.Orduluların bu sözle gösterdiği olgunluğu vatanın her yerinde görmekle bahtiyarız. Huzursuzluğu isteyen tektük kimselerin ve demin bir arkadaşınızın söylediği gîbi, seçim münafıklarının milletin bünyesini, milletin bağlılığını, sarsmasına asla müsaade etmiyeceğiz. Şimdi Türk milleti yepyeni bir âlemin içinde feraha doğru ilerliyor. Muvafık, muhalif, elele vererek huzur içinde istikbalini temine çalışan bir millet olduğumuzu bütün dünyaya örnek olarak göstereceğiz.
Bundan sonra milleti ve bir canh olmak sıf atiyle ferdi korumak için başka milletlerin neleri feda ettiğini söy-liyerek buna ait kısa bir hâtırasını nakleden Büyük Millet Meclisi Başkanı Refik Koraltan sözlerine devamla demiştir ki:
«Eğer" memlekette beş yıl süren bir mücadele olduysa ve bu mücadelede Türk milleti inanarak bizi desteklediyse, müşterek bir eser yarattıysa yarının şeref ve haysiyetini koruyacak bir varlığa kavuşifiak için bu dâvayı müdafaa etti. Emniyet ve huzur içinde kendi iradenizle iş başına getirdiğiniz iktidar bunu sağlamağa çalışıyor. Yüksek bir millet olarak bu kurtuluş dâvamızı benimsedik. Bir yıl geçti. Aradaki fark nedir? İşte bütün önümüzdeki manzara iktidarın çalışmalariyle m ili etin siyasî hudutları içinde olan dini ne olursa olsun, öz çocukları olduklarına inanıyoruz. Bir milletin bekası kendine ve topluluğun varlığına inanmasiyle kaimdir. İşte buna inanan Türk milletinin erişrniyeceği saadet yoktur.»
— Ordu:
Dün başlayan ve hakikaten dikkate şayan müzakerelerin cereyan ettiği bir topluluğa iştirak eden ve güzel konuşmalar yapan, muhtelif ilçelerden gelen 8 kadın delegenin de bulunduğu Ordu Kongresi Başkanlığına seçilmiş olan Manisa Milletvekili Fevzi Lûtfi Kara-osmanoğlu, Kongrenin öğleden sonra yapılan 3'üncü oturumunda söz alarak bugün Samsun'da bulunmak üzere vapur i a haı>eket edecek olan Başbakanla gitmek mecburiyetinde olduğundan bir lütufkârlık eseri olarak seçilmiş olduğu Kongre Başkanlığı vazifesine devam cdemiyeceğini söyliyerek kendisine karsı gösterilen itimad ve sevgiye teşekkür etmiş, sözlerine devamla ezcümle şunları söylemiştir:
»Muhterem Ordulular,
Karadeniz'e geldiğim zaman gördüğüm şey, her şeyden evvel bu topraklar ü-zerinde yaşayan insanların ruhan ve manen zengin ve fakat maddeten fakir düşmüş olmalarıdır. Türkiye'nin tezatlar memleketi olduğu, bilhassa Kara-denizin bu bölgesinde bariz bir şekilde görülmektedir. Bir tarafta manen ve ruhan bir zenginlik, öte tarafta büyük ve kütlevî vaziyette bir sefalet manzarası göze çarpmaktadır. Bu memlekette hürriyet vardır, yoktur dendi. Bu memlekette zulüm yoktur, vardır dendi. Açlık;, yoljtur, vardır denildi. Daima, daima zıt şekiller ve zıt haletler görüldü. Bütün bir fakru sefaletin hâkim olduğu bu mıntakanın her türlü dertleriyle ve her türlü işleriyle meşgul olurken, hiç kimseyi itham etmek aklımızdan g«çmez. Vazife icabı bu memleketin işleriyle ve insanlariyle meşgul olunmuştur. Fakat bu kâfi değildir. Vatanımızın her yerinde olduğu gibi, burada da bu memleketin işleri ve sıhhatiyle meşgul olunurken, hastaya karşı hastalığı, aça karşı açlığı duyarak hareket edersek. Şarkın bir parçası addedilen bu vatanımızı, Batının bir parçası haline getirmiş oluruz. Her şeyden evvel Demokrat Partinin bu memlekete yaptığı işlerden birisi de insanların birbirlerini muhabbet ve şefkatle sevmiş olmasıdır. Şimdiye kadar sarfedilmeyen vasıflardan birisi bu olmuştur. İstediğimiz Karadenizin en güzel m intak alarmdan biri olan bu mıntakada iyiliğin, sıhhatin ve birliğin bu memleketten de esirgenmem esidir. Bunu yapacağız. Bu bölgede muvaffak olmak için burada yaşayan insanlara en çok zenginlik s ağlıya cağımızı iddia edemem. Fakat bu insanların geçimini kolayca temin edecek bir refaha kavuşturacağız.»
6 Haziran 1951
— İstanbul:
Stokholm ve Berlin'de İsveç ve Batı Almanya millî takımları ile maç yapacak olan millî futbol takımımız idareci ve oyuncuları bu sabah K.L.M. u-çağı ile saat 7.15'de Yeşilköy d en hareket etmişlerdir.
Giden idareciler şunlardır:
Futbol Federasyonu Başkanı Ulvi Ye-nal, Federasyon Müşaviri Adnan Akın, İstanbul Futbol ajanı Sedad T aylan, beynelmilel hakemlerimizden Şulhi Garan.
Giden futbolcularımız da: Şükrü, Naci, Müjdat, Tarık, Orhan, Mehmed Ali,
Ali İhsan, Hüseyin, Muzaffer, Melih, Erol, Leîter, Gündüz, Recep, Faruk., Nusret, Eşref, İsmet'den ibarettir.
Kafileyle Galatasaray Klübü adma santrhaf Doğan da gitmektedir.
İstanbul ve Ankara'da maçlar yapan Muhlburg futbolcuları da ayni uçakla hareket etmişlerdir.
— Ankara :
Dün geceyi Başhöyük köyünde geçiren Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, bu sabah saat 7'de beraberlerinde Bayındırlık Bakanı Kemal Zektinoğlu, Kütahya Milletvekili Ahmet İhsan Gürsoy, Konya Milletvekilleri, Konya Valisi Kemal Hadım'a, 2. nci Ordu Müfettişi Korgeneral Şahap Gürler, Basın-Yayın ve Turizm Genel Müdürü Halim Alyot ile Tapu Kadastro Umum Müdürü Mümtaz Tarhan olduğu halde Baghöyüklülerin tezahüratı arasında ayrılarak civardaki Özden Devlet Üretim Çiftliğini ziyaret etmişlerdir.
Cumhurbaşkanı çiftlikte Teknik Ziraat Okulu ile muhtelif meseleler hakkında izahat almışlar ve çiftlik halkmm sevgisi arasında ayrılarak Kadinhan ilçesini şereflendirmîşlerdir.
Kadınhan'da da hararetli bir şekilde İstikbal edilen Devlet Başkanı, Belediye binasına kadar yaya olarak Ka-dmhanhlann sevgi gösterileri arasında geçmişler ve Belediyede kısa bir müddet kalarak halkla hasbihalde bulunmuşlardır.
Cumhurbaşkanı burada halkın kendilerine gösterdiği muhabbete teşekkür etmişler ve Belediye Başkanı ile Kaymakamdan köylü borçlarının tecili ve göçmenlerin iskânı meseleleri hakkında izahat almışlardır.
Celâl Bayar, Belediyedeki hasbihalle-rini müteakip Kadmhanlılara veda ederek halkın coşkun tezahüratı arasında Kadırjhan'dan ayrılmışlar ve Konya'ya da uğradıktan sonra saat 10,15'de beraberlerinde Bayındırlık Bakanı Kemal Zeytinoğlu, Kütahya Milletvekili Ahmet îhsan Gürsoy, Konya Milletvekilleri Himmet Ölçmen, Remzi Birant, Ri-fat Alabay, Basın-Yayın ve Turizm Genel Müdürü Halim Alyot olduğu halde Ankara'ya gitmek üzere yola çıkmışlardır.
Devlet Başkanı yolları üzerinde bulunan Karayolları Genel Müdürlüğü 3. üncü Bölge Merkez Atölyesini degezmişler, Konya'dan kendilerini uğurlamaya gelen Konya Valisi Kemal Ha-dimlı'ya ve diğer zevata veda ederek yollarına devam ve saat 13.45'de Ankara'ya avdet etmişlerdir.
— Ankara ;
Büyük Millet Meclisi Başkanı Refik Koraltan, Başbakan Adnan Menderes, Manisa Milletvekili Fevzi Lûtfi Kara-osmanoğlu beraberlerinde Ordu milletvekillerinden Feyzi Boztepe ve Refet Aksoy, Aydın Milletvekili Şevki Hasırcı, Erzurum Milletvekili Memiş Yazıcı ve Başbakanlık Öael Kalem Müdürü Basri Aktaş olduğu halde bugün saat 15.45'te uçakla Samsun'dan şehrimize germişlerdir.
Büyük Millet Meclisi Başkanı ve Başbakan ile beraberlerindekiler hava alanında, Devlet Bakam Başbakan Yardımcısı Samet Ağaoğlu, Bakanlar, milletvekilleri, Genelkurmay Başkanı, Başbakanlık ve Millî Savunma Bakanlığı Müsteşarları, Başbakanlık -Müsteşar Muavini, Vali, Belediye Başkanı, Emniyet Genel Müdürü, Garnizon ve Merkez Komutanları, mülkî ve askerî erkân tarafından karşılanmışlardır.
— Samsun:
Büyük Millet Meclisi Başkanı, Başbakan, Fevzi Lûtfi Karaosmanoğlu, Samsun ve Ordu milletvekilleri Demokrat Partiyi ziyarete gittikleri zaman önü, içi ve bahçesi kesif bir partili kütlesi ile dolmuş bulunuyor ve herkes konuşma yapılmasın! istiyordu. Refik Koraltan partililere hitaben kısa bir konuşma yaptı ve dedi ki:
Şu kapıdan girerken hafızamı beş sene evveline götürdüm. O zaman buraya gelmiştim. Bu bahçede bir toplantı halinde konuşma yaptım. Şartlar çok ağırdı. Memleket, rejim ve sistem bakımından bir uçurumun kenarına yaklaşıyordu. Millet bin bir dert içinde bu-nalıyordu. Bu hali gidermenin tek yolu güdülen sistemi, zihniyeti değiştirmekti. Bütün konuşmalarımın esasını bunlar teşkil ediyordu. İşte bu müş-"kül yıllarda Samsun ilk teşkilâtımızı kuran İllerden biri oldu. Her ne Kaman bir memleket meselesi ele alınsa onu benimsemesini bilen Karadeniz çocukları bu sefer de demokrasi hamlesini benimsemesini, onu yürütmesini bilmiş ve tarih yapmıştır. Anadolu'nun müstesna bir kapısı, Karadeniz'in incisi Samsun nasıl-Mustafa Kemal'i bağrına basarak millî tarihin şerefli mevkiini kazandı ise o günden bugüne her millî meselede ayni yolları tutmuş, 946 günlerinin ağırlığından yılmayarak, ön safta yer alınıştı. Artık tarih olan o kötü günlerden bahsedecek değilim. Şükür ki şimdi yeni bir devir içindeyiz. Halk iradesine dayanan halk idaresi demokrasiyi, millet, millî bünyede bir sıkıntıya, hâdiselere meydan vermeden tamamiyle benimsemiş bulunuyor. İşte tarihe karışan o sıkıntılı günlerde «ne zaman kendi iradenizle bir Hükümet kurulursa o zaman dertlerinizi serbestçe konuşuruz demiştim. Şimdi aranızda bugünleri idrak etmiş olarak bulunuyorum.
Kalkınmanız için dünya medenî milletlerinde ne ele alınmış ise, onları takip ederek yepyeni bir Türk dünyası vücude getirmek ve onun hudutları içerisinde refah ve huzur içinde yaşamağa lâyık bir topluluğu saadete eriştirmek yolunda yürüyoruz. Dertlerin bir anda halledilmesi imkânı yoktur. Bunu biliyorum. Mübalâğa etmeden soyliyebilirim ki siz vatandaşlara daha iyi çalışmak, rahat yaşamak ve lâyık olduğu müreffeh hayata erişmek imkânını sağlamak için itimadınıza maz-har olan iktidar, geceli gündüzlü çalışıyor. Başbakan Adnan Menderes Ordu'da Karadenizin ihtiyaçlarına ea geniş ölçüde temas etti. Gazetelerde ondan beklediğiniz bu güzel teşebbüsleri okuyacaksınız. İhtiyaçlarınıza hep beraber mütalea edilerek cevap verilmiştir.
Yakın bir günde tekrar görüştüğümüz zaman liraan inşaatı başlamış, yollar işine hız verilmiş, medenî vasıtalarınız ikmal edilmiş olacak ve sizler de yarından ümitli ve neşeli ve müreffeh bir hayata erişmiş bulunacaksınız.
Bütün Türk milleti bu refah ve saadet devresini tamamlarken siz bahtiyar ve tarih yapan Samsunlular da bütün milletle beraber beklenen o günlere kavuşacaksınız.»
Bundan sonra Fevzi Lûtfi Karaosman-oğlu Samsunlulara teşekkür etmiş, Başbakan Adnan Menderes de buraya konuşmak için değil, sırf bir ziyaret için geldiğini ve gösterilen bu derin alâka ve sevgiden derîn bir memnunluk duyduğunu ifade eylemiştir.
7 Haziran 1951
— Ankara :
Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Samet Ağaoğlu beraberinde Çanakkale Milletvekili Süreyya Endik ve Ordu Milletvekili Feyzi Boztepe olduğu halde bugün saat 11.20'de uçakla İstanbul'a hareket etmiştir.
Uçak alanında kendisini uğurlayanlar arasında Çanakkale îl Başkanı Nusrct Filizeioğlu ile İl Kurulundan Ali Rıza Suda ve Haysiyet Divanı üyelerinden Cemal Çepeioğlu bulunmuşlardır.
— İstanbul:
15 gündenberi Yunanistan'da misafir bulunan Genelkurmay Harekât Başkanı Korgeneral Yusuf Egeli'nin Başkanlığında Tümamiral Aziz Ulusan, Kurmay Binbaşı Zeki İlter, Kurmay Binbaşı Et-hem Alkan, Kurmay Binbaşı Muzaffer Akın ve Yüzbaşı Remzi Çakm'dan müteşekkil askerî heyetimiz bugün saat 11.45'te özel bir Yunan uçağı ile ve Selanik yoliyle şehrimize gelmiştir.
Korgeneral Egeli, Yeşilköy hava alanında kendisiyle görüşen gazetecilere Yunanistan'da büyük bir sevgi ve samimiyet gördüklerini, seyahatinden ve yaptığı temaslardan da çok memnun kaldığını ifade etmiştir.
— İstanbul:
İstanbul'un fethinin öOO'üncü ve müteakip yıllarını kutlama komitesi, Vali ve Belediye Başkanı Prof. Gökay'ın Başkanlığında toplanmıştır.
Bu toplantıda komitenin esaslı mevzular ve bunların gerektireceği masraflar hakkında bir tasarı hazırlayarak Viiâ-yet vasıtasiyle Hükümete sunması kararlaştırılmıştır.
8 Haziran 1951
— Ankara :
Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Profesör Fuat Köprülü, Manisa Milletvekili Fevzi Lûtfi Karaosmanoğ-lu beraberlerinde Aydın Milletvekili Ethem Menderes, Çanakkale Milletvekili Kenan Akmanlar ve Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Basri Aktaş olduğu halde bugün saat 11.45'te uçakla İstanbul'a hareket etmişlerdir. Başbakan ve beraberler indekiler, hava alanında Büyük Millet Meclisi Başka-
nı Befik Koraltan, Bakanlar, milletvekilleri, Başbakanlık, Millî Savunma, Ekonomi ve Ticaret Bakanlıkları müsteşarları, Jandarma Genel Komutanı, Basın-Yayın ve Turizm ve Emniyet Genel Müdürleri, Vali, Belediye Başkanı, Merkez ve Garnizon Komutanları ve diğer mülkî ve askerî erkân tarafından iığurlanmışlardır.
— İstanbul:
Başbakan Adnan Menderes, beraberinde Dışişleri Bakanı Prof. Puad Köprülü, Manisa Milletvekili Fevzi Lûtiİ Karaosrnanoğlu, Aydın Milletvekili Et-hem Menderes, Çanakkale Milletvekili Kenan Akmanlar ve Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Basri Aktaş olduğu halde bugün saat 13.10'da Devlet Havayolları uçağı ile Ankara'dan şehrimize gelmiştir.
Başbakan ve beraberindekiler, Yeşilköy hava alanında Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Samet Ağaoğlu, Ulaştırma Bakanı Seyfi Kurtbek, D. P. Bölge Müfettişi İstanbul Milletvekili Hüsnü Yaman, şehrimizde bulunan milletvekilleri, Vali ve Belediy-e Başkanı Prof.-Gökay, Generaller, İstanbul Merkez Komutanı, İl Genel Meclisi üyeleri, Emniyet Müdürü, D. P. İl İdare Kurulu. Başkanı Enver Safder Öder, partililer ve Basın mensupları ile kalabalık bir halk kütlesi tarafından karşılanmıştır.
Başbakan ve beraberindekiler, Yeşilköy hava alanından doğruca Vilâyete gelmişler ve saat 14.15'te Vilâyetten ayrılmışlardır.
Başbakan, Vilâyetten ayrılırken kendisi ile görüşen gazetecilere İstanbul'a gelmesi münasebetiyle İstanbul Basınına hürmetlerini ifade etmiştir.
— Ankara :
Haber aldığımıza göre Millî Eğitim Bakanlığı bir taraftan yeni teşkilâta ve gelişmelere önem verirken, diğer taraftan mevcut müesseselerin dahi iyi işlemesini temin için bütün Vilâyet merkezlerinde birer Millî Eğitim Danışma Kurulu teşkil etmeye karar vermiştir.
Bu hususta Valiliklere gönderilen tamimde millî eğitim organlarının iyi çalışmalarının, ve muvaffak olmalarının, Bakanlığın murakabe ve direktiflerinden ziyade, kendi işlerinde ve kendi hamleleri sayesinde yapacakları gelişme teşebbüsleriyle sağlanabileceği belirtilmekte ve bütün eğitim ve öğretim meselelerimizin hallinde ilmî yollara, meslekî tecrübelere istinad edilmesi lüzumu üzerinde durulduktan sonra program "ve talimatnamelerdeki direktiflerin umumî mahiyette olduğu, bunların mahallî şartlara tatbik edilmesinde esasen bir mürebbi olan öğretmenin büyük bir rolü bulunduğu dikkate alınarak öğretmenlerin İçinde bulundukları güçlükleri ve pedagojik meseleleri bizzat halletmek için harekete geçmeleri tavsiye olunmaktadır.
— İzmir :
Bir hafta kadar kalmak üzere şehrimize gelmiş olan ingiliz Filotilla Komutanı Komodor J. S. Richardson, bugün saat 16'da Peacock gemisinde bir Basın toplantısı yaparak gazetecilere şu beyanatta bulunmuştur:
»Bugün sizleri gemimde karşılamak, bana büyük bir haz vermiştir. Beşinci Filotilla, uzun zamandan beri İzmir'i ziyaret etmek ümidini beslemekteydi. Bu sabah gemilerimiz İzmir'e doğru yol alırken limanın ve onu çevreliyen şehrin haşmet ve güzelliği ile cidden mütehassis olduk.
Bu benim İzmir'i ilk ziyaretimdir. Fakat Türkiye'yi değil. Zira geçen sene Marmaris limanında çok mes'ut günler geçirmiştik.
Bu ziyaretimden bilistifade etrafı daha fazla görmek arzusundayım. Bilhassa Fuarınız bana söylediklerine göre, çok güzelmiş. Yalnız şunun iğin çok müteessirim ki Fuarın açıldığı zaman burada bulunamiyacağım.
Bu sabah sahile çıktığımda yapmış olduğum ziyaretler esnasında şehirde gördüğüm yakınlık karşısında da yine çok mütehassis oldum ve eminim ki bu, ziyaretimizin güzel geçeceğine bir alâmettir.
Cümlenize en samimî duygularımı sunmakla bahtiyarım.»
— İstanbul:
Bakırköy'de İstanbul caddesinde inşa edilecek olan Bakırköy ve Eyüb İşçi Sigortaları Kurumu dispanserlerinin temeli bugün saat 17'de törenle atılmıştır.
10 Haziran 1951
— İstanbul:
Demokrat Parti İl Kongresine bugün de Melek sinemasında devam edilmiştir.
Delâlet lûtfunuzu rica eder, derin saygılarımı sunarım.
Kûngre Başkanı Fevzi Lûtii Karaosmanoğlu Manisa Milletvekili
— Ankara :
Şehrimizde misafir bulunan İskoç Dun-dee takımı ikinci maçını bugün saat IB'de takviyeli Galatasaray takımı ile 19 Mayıs Stadyumunda yapmıştır.
Maç misafir takımın 5-3 galibiyeti ile sona etmiştir.
— Stokholm :
Türkiye - İsveç millî maçı bugün mahallî saatle 14'd« Rosunda Stadında yapıldı.
30 bin seyircinin hazır bulunduğu bu maça takımlar şöyle çıktılar:
Türkiye: Turgay - Naci, Müjdat - Eşref, Ali İhsan, M. Ali - Erol, Lefter, Gündüz, Muzaffer, İsmet.
İsveç: Bergstrom - Halmstrom, Nilson -Ahlund, hjertsson, Lİnd - Jonhsson, Lundkvist, Sandın, And er s on, Holm-qvisi.
Maçın orta hakemliğini Finlandiyalı bir hakem ve yan hakemlikleri de Sul-hi Garan ile İsveçli bir hakem yapıyordu.
Takımlar bir alkış tufanı içinde sahaya çıktılar. Milli marşlardan sonra oyun başladı.
Takımımız ilk devrede kur'ad a kaybettiğinden, rüzgara karşı oynamak zorunda kaldı. Karşılıklı denemelerle geçen ilk beş dakikadan sonra İsveçliler hücum teşebbüsünü ele alarak üstüste akınlarla bastırmağa başladılar. Takımımız rüzgâra karşı oynamakla beraber gayet kuvvetli bir müdafaa oyu-niyle İsveç torlarına gol atmak fırsatını vermedi. Bilhassa kaleci Turgay şahane bir oyun çıkararak üstüste fevkalâde kurtarışlar yaptı ve âdeta İsveç hücum hattının cesaretini kırdı.
Bu canlı müdafaa oyunu karşısında İsveçliler durmadan hücum üstüne hücum tazelerken Turgay İsveçli seyircilerin gol âvazeleri arasında beş kere arka arkaya oradan oraya atlayarak mükemmel kurtarışlar yaptı. Müdafaanın bu canlı ve güzel oyununa mukabil hücum hattımız bilhassa ilk devrede hemen hemen hiç bir oyun
gösteremedi ve fainnetice müessir de olamadı. İsveçliler ise yerden gayet güzel paslaşarak oynamalarına rağmen müdafaamızın ve bilhassa Turgay'm fevkalâde oyunu karşısında gol çıkaramadılar ve ilk devre 0-0 berabere neticelendi.
İkinci devrede rüzgârla oynayan takımımız devre başlar başlamaz hücuma geçti, ilk beş dakika forvetlerimiz ilk devredeki kötü oyunlarının tesirini silmek istercesine İsveç kalesine yüklendiler. Bu arada beşinci dakikada Gün-düz'ün çektiği isabetli bir sütle top kaleye girerken yetişen bir rakip oyuncu topu elle tutarak gole mâni oldu. Hakem hu hareketi bittabi penaltı ile tecziye etti.
Penaltıyı Lefter gayet güzel bir sütle gole tahvil etti.
Takımımızın 1-0 galip duruma geçmesinden sonra oyun epey hızlandı. Oyuncularımız hücum üstüne hücum tazelerken anide inkişaf eden bir mukabil akında İsveç santrforu Sandin mükemmel bir kafa sütü ile beraberliği temin etti. Bu golün atılmasından bir dakika, evvel İsveçli kalecinin golü önlemek için doğrudan doğruya Gün düz'e yaptığı penaltıyı hakem görmedi.
29'uncu dakikada İsveç santrforu bariz of say d vaziyetinde kaptığı topla ilerledi ve müdafaanın duraklamasından istifade ederek ikinci golü yaptı. İkinci golden sonra oyuncularımızın maneyi-yatı bozuldu ve 33'üncü dakikada İsveçli sağiç Lundkvist üçüncü golü attı.
"Üçüncü golden sonra kendini toparlayan takımımız yeniden hâkimiyeti ele ald! va bilhassa son beş dakikada bu hâkimiyet İsveçliler için bunaltıcı bîr hale geldi. 41'ittci dakikada Erol muhakkak golle neticelenebilecek büyük bir fırsatı heder etti. Son dakikalarda forvetlerimizin bütün gayretlerine rağmen netice değişmedi ve bu millî maç 3-1 mağlûbiyetimizle sona erdi.
11 Haziran 1951
— İstanbul:
Demokrat Parti İl Kongresi bu sabah Necmi Ateş'in başkanlığında Melek sinemasında çalışmalarına devam etmiştir. Malî raporu tetkik eden Komisyon adına söz alan Sami Maktalan, İl İdare Kurulunun tanzim ettiği malî rapor hakkında izahat vermiştir.
Emir Tallâl, saat. 15.30'da ayni uçakla - Londra'ya müteveccihen Yeşilköy hava alanından ayrılmıştır.
— İstanbul:
Şehrimizde Radyo Sarayı arkasında yapılacak olan 500 odalı otel için hazırlıklara devanı edilmektedir. Bu oteli yapacak olan Amerikadaki Hilton müessesesinin mümessili Mr. Havzer şehrimize gelmiş ve bugün Vali ve Belediye Reisi Prof. Gökay'ı makamında ziyaret etmiştir. Mümessil Vali ile yapılacak otel hakkında görüşmüştür. Otel mütehassısı şehrimizde bir müddet daha kalarak incelemelerine devam edecektir.
— İstanbul:
Demokrat Parti İl Kongresine bugün öğleden sonra da devam edilmiştir. Kongreyi çalışma Bakanı-Nuri Ozsan da takip etmekte idi. Bütçe Komisyonunun raporu henüz Riyaset Divanına gelmediğinden umumî heyetin arzusu üzerine dilekler faslına geçilmiştir. Bu arada Kongrenin karariyle Deniz has-tahanesinde yatmakta olan Kore gazilerini ziyaret eden heyet adına bir delege heyeti umumiyeye gazilerimizin başarı temennilerini ve sevgilerini iblâğ etmiş ve büyük tezahürata vesile olmuştur.
Dilekler iaslmda delegeler muhtelif mahallî dertlere temas etmiş ve bazı kanunların bir an evvel çıkarılması hususunda temennilerde bulunmuşlardır.
Saat 16.30'da Demokrat Parti Genel Başkanı Başbakan Adnan Menderes, Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Samet Ağa oğlu, Dışişleri Bakanı Prof. Fuat Köprülü delegelerin ve dinleyicilerin sürekli alkışları ve tezahüratı a-rasında salona girerek Kongreyi alâka ile takibe başlamışlardır.
Saat 18'de oturuma on dakika ara verilmiş, Riyaset Divanına gelen Fevzi Lûtfi Karaosmanoğlu, ikinci oturumu açmıştır. Bütçe hakkında beş kişilik Komisyonun hazırladığı rapor okunmuş, rapor hakkında muhtelif delegeler fikirlerini bildirmiş ve neticede rapor kabul olunmuştur.
Bundan sonra İl İdare Heyeti ve Haysiyet Divanı seçimine geçilmiş ve oylar toplanmıştır. Bu arada Kongrenin gece de mesaisine devamı hususunda verilen takrir kabul edilmiş ve saat 22'de toplanmak üzere oturuma son verilmiştir.
Kongresinin toplantısı müansebetiyle bugün öğleden' sonra Taksim meydanına gidilerek Kongre İkinci Başkanı Necmi Ateş.'in başkanlığındaki bir heyet taralından âbideye çelenk konulmuştur.
— İstanbul:
Demokrat Parti İstanbul İl Kongresi bugün öğleden sora-a çalışmalarına devam etmiş ve yeni İl İdare Kurulu için yapılan seçimleri aşağıda isimleri yazılı zevat kazanmıştır:
1 — İstanbul Milletvekili Doktor Mükerrem S ar ol,
— Cahid Evrenos,
— Salâhaddin Güvendiren,
— Salâhaddin Genç,
— Necmi Ateş,
— Muzaffer Şahuıoğlu,
— Ziya Köktürk,
— Halide Ahıska,
— Hayri Erdoğdu.
Kongre çalışmalarına devam etmektedir.
— İstanbul :
Demokrat Parti İl Kongresi bu gece içtim a ma devam ederek dilekler bahsinde söz alan delegeleri dinlemiştir. Bu arada yeni seçilen İl îdare Kurulu adına Doktor Mükerrem S ar ol mikrofon hasma gelerek haklarında gösterilen itimada teşekkür etmiş ve «çalışacağız ve sizlere lâyık olmağa çalışacağız» demiştir.
Dilekler bahsinde söz alan muhtelif hatiplerin konuşmalarım müteakip Haysiyet. Divanı seçiminin1 neticesi açıklanmış ve Enver S af der, Turgut Bayar, Ferzan Araş, Selim Erengil ve Ertuğrul Adalı'nm en faKİa rey aldıkları anlaşılmıştır.
Toplantıya saat 24.30'da son verilmiştir. Kongre yarın saat 10'da toplanacaktır.
12 Haziran 1951
— İstanbul:
Demokrat Parti İl Kongresi bugün de Melek sineması salonunda çalışmalarına devam etmiştir.
Kongre saat 10.30'da Manisa Milletvekili Fevzi Lûtfi Karaosmanoğlu'nun başkanlığında açılmış ve söz alan bazı delegelerin konuşmalarından sonra Ankar a'd a toplanacak Büyük Kongre için delege seçimine geçilmiştir.
Bu arada Kongre Başkanı, seçim şeklini izah etmiş ve İstanbul adına Büyük Kongreye katılacak 46 delegenin seçim neticesini tasnif ve tesbit etmek Üzere beşer kişilik dört Komisyon teşkil edilmiştir.
Saat 1-1'de Başbakan Adnan Menderes, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Samet Ağaoğlu, Dışişleri Bakanı Prof. Fuad Köprülü ve Çalışma Bakanı Nuri Özsan, delege ve dinleyicilerin alkışları arasında Kongreye iltihak etmişlerdir.
Kongre çalışmalarına devam etmektedir.
— Ankara :
Müzelerde ve Topkapı Hazinesinde tarihî ve kıymetli mücevheratın muhafaza edildiği Merkez Bankasındaki kasaların muhteviyatın m tadadına ve Müzeye iade edilecek olanların tesbi-tine bugün saat ll'de devam edilmiştir.
Büyük Millet Meclisi Başkanı Refik Koraltan, Adalet Bakanı Rükneddin Nasuhioğlu, Maliye Bakanı Hasan Po-latkan, Millî Eğitim Bakanı Tevfik İleri, Başbakanlık Müsteşarı Ahmet Salih Korur, Merkez Bankası ve Maliye Bakanlığı ilgili erkânı ile Topkapı Müzesi Müdürü ve Basın mensupları kasaların açılmasında hazır bulunmuşlardır.
— İstanbul:
Çalışmalarına devam eden D. P. İl Kongresi, Büyük Kongreye gidecek 46 delegenin seçimine geçmiş ve oyların toplanmasına başlanmıştır.
Bu sırada Kore gazilerinden Rıfkı Güvendi, Genel Başkan ve Başbakan AdT nan Menderes'e, büyük bir takdir nişanesi olarak gönderdiği saatten dolayı teşekkür etmiş ve Başbakan bu gaziyi alnından öpmüştür. Bu esnada bütün delegeler erimizi hararetle alkışlamışlardır.
— Ankara :
Cumhurbaşkanımız Celâl Bayar'la İngiliz Kralı Majeste Altıncı Jorj arasında doğumunun yıldönümü münasebetiyle tebrik ve teşekkür telgrafları teati olunmuştur.
— İzmir :
Dünden beri İzmir'de bulunan Arap Birliği Genel Sekreteri Azzam Paşa, refakatindekilerle birlikte bugün saat 14'de Trabzon vapuru ile İstanbul'a müteveccihen limanımızdan ayrılmıştır. Bugün saat 12'de Vali Osman Sabri Adal ile Belediye Başkanı Rauf Onursal, Azzam Paşaya Trabzon vapurunda hususî bir ziyaret yapmışlardır.
Arap Birliği Genel Sekreteri hareketinden evvel kendisi ile konuşan Anadolu Ajansı muhabirine İzmir intihalarını şöyle anlatmıştır:
«İzmir'in lâtif, tabiî güzelliğini İzah e-de bilmek için çok iyi Türkçe konuşa -bilmem ve şair olmam lâzımdır. Dün Kadifekale'den seyretmiş olduğum manzara, emsalini hiçbir yerde göremediğim muazzam bir şaheserdi. Karaya çıkar çıkmaz şehrin çok temiz olduğu ve içinde yaşayan insanların gayet modern ve müreffeh bir hayat sürdükleri derhal anlaşılıyordu.
Başta Vali Osman Sabri Adal ve Belediye Başkanı Rauf Onursal ile temas etmiş olduğum diğer şahsiyetlerden gördüğüm alâka ve iltifat beni çok mütehassis etti. Bu vesile ile kendilerine ayrı ayrı teşekkür ederim. Bu iki zatın şahıslarında da bütün şehir halkına şükranlarımı sunarım.»
— İstanbul :
Yeni seçilen Demokrat Parti İl İdare Kurulu, bugün ilk toplantısını yapmış ve Başkanlığa İstanbul Milletvekili Doktor Mükrsrrem Sarol'u seçmiştir.
— Ardahan :
Bugün saat 14'te başlayan yağmur, sağanak halini almış ve daha sonra saat 15'te 45 dakika, şimdiye kadar görülmemiş irilikte dolu yağmıştır.
Dolu ilçemizd-eki bir çok evlerin camlarını kırdığı gibi mahsullere büyük zararlar ika etmiştir.
Diğer taraftan dolu neticesi meydana gelen seller birçok köyleri basmış ve ilçemizi Çoruh'a bağlayan şose yolunun 10-15 kilometrelik kısmını alıp götürmüştür.
— İstanbul:
Arap Birliği Genel Sekreteri Azzam Paşa refakatinde zevcesi Zuhude Azzam Hanım, kızı Mona ve sekreterleri Züheyir Kabbanî, Âdil Sabit ve Saad
Necim olduğu halde bu sabah saat 10.30'da Doğu Akdeniz seferinden dönmekte olan Trabzon vapuru ile ve İzmir yoliyle şehrimize gelmiştir.
Galata rıhtımında Vilâyet adına Vali Muavini Fazıl Uybadrn, Vilâyet Hususî Kalem Müdürü Nail Up ile gelirimizdeki Mısır, Irak, Suriye ve Lübnan Başkonsolosları tarafından karşılanan Azzam Paşa, kendisi ile görüşen Basın mensuplarına Türkiye'de çok seneler evvel bulunduğunu söylemiş ve tekrar gelmekle duyduğu bahtiyarlığı ifade ederek sözlerine şöyle devam etmiştir:
»— bu defa Türkiye'yi ziyaret ederken kendi memleketime gelİyormuşum gibi içimde bir his var. Küçüklüğümdenberi ben Türkiye'yi daima islâm âleminin kalesi olarak tanıyorum. Filhakika Türkiye islâm medeniyetini Garba karşı muhafaza etmiş ve bu medeniyeti Garba tanıtmıştır. Bugün Türkiye bu bayrağı elinde tutmaktadır. Bu yalnız benim görüşüm değildir. Arap milletleri yüzlerce senelerdenberi bu görüşe sahip bulunmaktadırlar».
Memleketimizi ziyaret sebebi hakkındaki soruya, Azzam Paşa ecvab olarak, Hükümetimiz tarafından Türkiye'ye davet edilmiş bulunduğunu ve ayni zamanda bu ziyaret ile Türkiye ve Arap memleketleri arasında mevcut dostluğun takviye edileceğini söylemiştir.
Azzam Paşa bu akşamki ekspresle Ankara'ya hareket edecek ve pazartesi günü şehrimize döndükten sonra bir Basra toplantısı yapacaktır.
— İstanbul:
Bir müddettenberi şehrimizde bulunmakta olan Başbakan Adnan Menderes, beraberinde İstanbul Milletvekili Salih Keçeci, Aydın Milletvekili Ethem Menderes ve Başbakanlık Hususî Kalem Müdürü Basri Aktaş bulunduğu halde bugün saat 15.4ö,de Havayollarının uçağı ile Yeşilköy'den Ankara'ya hareket etmiştir. Başbakan hava mey-danmda partililer ve büyük bir halk kalabalığı tarafından uğurlanmıştır.
— İstanbul :
Dün gece yarısından sonra bozulmağa başlayan hava sabaha karşı şiddetli bir sağanak halini almış ve şehrin birçok yerlerini su basmıştır. Seller en fazla Sarıyer ilçesinde tahribat yapmıştır. Sellerin başlamasiyle Sarıyer Kaymakamı ilk tertibatı almış ve müteakiben Vali ve Belediye Başkanı Prof. GÖkay ile Jandarma Komutanı, Fen İşleri ve Yollar Müdürleri de Sarıyer'e giderek tertibata nezaret etmişlerdir. Su basan yerlere itfaiye motorlar i sevk edilmiş ve sular boşaltıldığı gibi kapanan yollar da yüzlerce amele tarafından açılmıştır. İnsanca zayiat olmamıştır. Yolların kapanması yükünden şehirde otobüs ve tramvay seferlerinde de arıza olmuşsa da alman tedbirler sayesinde seferler eski intizamına konulmuştur.
— İstanbul:
İngiltere Dışişleri Bakanlığı tarafından davet edilen ve 15 gündenberi İngilte-red'3 tetkik gezisinde bulunmakta olan Zafer gazetesi sahibi Ankara Milletvekili Mümtaz Faik Fenik, Vatan muharriri Sinan Körle, Cumhuriyet muharriri Ahmet Hidayet Reel, İzmir Ticaret gazetesinden Agâh Bartu ve "Ulus yazarı Bülent Ecevit'ten müteşekkil Türk Gazeteciler Heyeti bugün saat 16.30'da uçakla Londra'dan şehrimize gelmişlerdir.
Gazetecilerimiz seyahatlerinden çok memnun kaldıklarını ve müspet intibalarla döndüklerini ifade etmişlerdir.
— İstanbul :
İstanbul Sergisi devamı müddetitıce Açık Hava Tiyatrosunda buz üzerinde patinaj gösterileri yapacak olan 30 kişiden müteşekkil bir İngiliz sanatkâr gurubu bu akşam saat 18'de uçakla şehrimize gelmiştir.
— Ankara :
Aldığımız malûmata göre, müesseselerinin banisi olan Mithat Paşa merhumun bakiyeyi izamının Taifden İstanbul'a getirilmesi hakkında alınan karardan çok mütehassis olan Ziraat Bankası camiasının hissiyatına tercüman olan Banka İdare Meclisi ve Umum Müdürlüğü büyük ölünün şahsiyetine yakışır bir kabir yaptırmağı kendisine bir vecibe ve şeref telâkki etmiş, gerek projenin yapılması ve gerek işin realize edilmesi hususunda gerekli tedbirleri almıştır. Pek yakında bu hususta faaliyete geçilecektir.
— Ankara :
Başbakan Adnan Menderes, beraberinde İstanbul Milletvekili Salih Fuad Keçeci, Aydın Milletvekili Ethem Menderes ve Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Basri Aktaş olduğu halde bugün
saat 17.15'de İstanbul'dan uçakla şehrimize dönmüştür.
Başbakan hava alanında Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, Büyük Millet Meclisi Başkanı Refik Kora Han, Bak an i ar, Milletvekilleri, Genelkurmay Başkanı, Başbakanlık ve Millî Savunma Bakanlığı Müsteşarları, Başbakanlık Müsteşar Muavini, Vali, Belediye Başkanı, Emniyet Genel Müdürü, Garnizon ve Merkez Komutanları, Kızılay Genel Sekreteri, Emniyet Müdürü, Jandarma Komutanı, mülkî ve askerî erkân tarafından karşılanmıştır.
— İstanbul:
Bu sabah şehrimize gelmiş olan Arap Birliği Genel Sekreteri Azzam Paşa, akşam saat 20.05'de ekspresle Ankara'ya hareket etmiştir.
Azzam Paşa'yı garda Vali ve Belediye Başkanı Prof. Gökay, Emniyet Müdürü ' Kemal Ay gün, Irak, Suriye, Lübnan ve Mısır Konsolosları uğurlamışlardır.
14 Haziran 1951
— Ankara :
Arap Birliği Genel Sekreteri Abdür-rahman Azzam Paşa, bu sabah saat 9.05'te Ankara ekspresi ile şehrimize gelmiştir. Azzam Paşa'ya sekreterleri refakat etmektedir.
Arap Birliği Genel sekreteri Ankara garında Dışişleri Bakanlığı Umumî Kâtibi Faik Zihni Akdur, Bakanlık İkinci Daire Reisi Nuri Birgi, Protokol "Umum Müdürü Tevfik Kâzım Kemahlı, Özel Kalem Müdürü. Sadi Eldem ve mihmandarı Protokol Umum Müdürlüğü Şube Müdürlerinden Şemseddin Mardin ile Pakistan ve Mısır Büyükelçileri, Suudî Arabistan, Irak, Suriye, Ürdün Elçileri, Lübnan Maslahatgüzarı, Elçilikler erkânı ve Basın mensupları tarafından karşılanmıştır.
Azzam Paşa gardan, Ankara'da bulun-duğu müddetçe ikametine tahsis olunan Ankara Palas oteline gitmiştir.
— Ankara :
Hürriyet kahramanı merhum Midhat Paşa'nm bakiyei izamının memlekete nakli hususunda abnan tamamlayıcı malûmata göre kemiklerin nakli için Elçilik erkânı ile birlikte Taife gitmiş olan Cidde Elçimiz, Tail Emiri ve kalabalık bir halk kitlesinin iştirakiyle mezarın bulunduğu İlmi Abbas camiini ziyaret etmiş ve 20 santim yüksekliğinde bir tümsek teşkil eden kabrin, aradan birçok seneler geçmiş olmasına rağmen, şekil ve hüviyetini muhafaza etmiş bir halde olduğu görülmüştür. 19ia senesine kadar kabrin bir kubbe ile örtülü bulunduğu ve fakat bu tarihte Taif'in muhasara ve zaptı sırasında kubbenin yıkıldığı anlaşılmıştır. Merasimi mahsusa ile açılan kabrin bir buçuk metre derinliğinde ve üç taş kapakla örtülü olduğu görülmüştür. Kapakların altından çıkarılan toprakların içindeki kemikler itina ile ayrıbp bir sandukaya yerleştirilmiş ve bu hususta hazırlanan mazbatalar Hükümet delegesi ve hazırundan yedi Taif'li tarafından imzalanmıştır.
Bilâhare Türk bayrağına sarılan sanduka, merasimi mahsusa ile tayyare meydanına götürülmüş ve oradan Elçimizin refakatinde Beyrut'a sevkedilmiş-tir.
— Ankara :
Bu sabah şehrimize gelmiş olan Arap' Birliği Genel Sekreteri Abdürrahman Azzam Paşa, saat ll'de Dışişleri Bakanı-Prof. Fuat Köprülü'yü makamında ziyaret etmiştir.
Azzam Paşa bundan sonra Dışişleri Bakanlığı Umumî Kâtibi Büyükelçi Faik: Zİhni Akdur'u da makamında, ziyaret eylemiştir.
— İstanbul:
Dünya Sağlık Teşkilâtı tarafından tertip edilen Beynelmilel Verem Tekâmül Kursunun kapanışı münasebetiyle İstanbul Verem Savaş ve Gösteri Merkezinde, bu sabah saat ll'de bir toplantı yapılmıştır.
Vali ve Belediye Başkanı Ord. Prof. Dr. Fahreddin Kerim Gökay, Dünya Sağlık Teşkilâtı Orta-Şark Bürosu Başkanı Dr. Etienne Berthet, Sağlık Müdürü Dr. Faik Yargıcı, Verem Savaş Derneği 2 nci Başkanı Dr. Tevfik İsmail Gökçe, kurs gören doktor ve diğer davetliler toplantıda hazır bulunmuşlardır.
— Ankara :
Öğrendiğimize göre, bugün yağan şiddetli yağmurlardan hâsıl olan seller,. Irmak - Zonguldak hattında Kayadibi -Tefen istasyonları arasında bir köprüyü yıkmış ve 50 metre tulünde köprü imlâsını da alıp götürmüştür.
Yardımcısı Samet Ağaoğlu, Bakanlar, Demokrat Parti Genel İdare Kurulu üyelerinden Manisa Milletvekili Fevzi Lûtfi Karaosmanoğlu, Demokrat Parti milletvekilleri, Ankara Belediye ve Baro Başkanları, Demokrat Parti ' İl İdare Kurulu üyeleri, C.H.P. ve M.P. temsilcileri hazır bulunmakta idiler.
Kongre açıldığı zaman, yoklama yapılmış ve bundan sonra Atatürk'ün ve Kore şehitlerinin manevî huzurlarında bir dakika saygı duruşunda bulunulmuş, başkanlık divanı seçimi yapılmış ve başkanlığa Polatlı ilçesi Demokrat Parti Başkanı İsmail Gence, İkinci Başkanlığa da Keskin ilçesinden Zühtü Pehlivanlı seçilmişlerdir. Bundan sonra raporlar okunmuş ve müzakerelere başlanmıştır.
— İstanbul:
Galatasaraylıların an'anevi Pilâv günü bugün Lise binasında kutlanmıştır. Sabah saat lD'da merasime İstiklâl Marşı ile başlanmış, müteakiben mektep Müdürü bir konuşma yapmış, eski mezunlar hâtıralarını anlatmışlardır. Toplantıda bulunan bütün Galatasaraylılar büyük bir neş'e içerisinde an'anevî pilâvı yemişler, bilâhara Taksim Âbidesine giderek bir çelenk koymuşlardır.
— İstanbul :
Mühlburg takımı ikinci maçını bugün İnönü Stadında Türkiye şampiyonu. Beşiktaşla yaptı. Ştaddaki seyirci miktarı tahminen 15 bine yakındı.
Komisyon, Hamdullah Suphi Tanrıö-ver'in başkanlığında, ahiren Dışişleri Bakanlığında toplantılar yapmaya başlamış ve Türk - Yunan dostluğunun bilhassa içtimai, kültürel, turistik ve artistik sahalarda sistemli bir şekilde inkişafının teminine matuf projeler hazırlamaya koyulmuştur.
— İstanbul:
Hürriyet kahramanı merhum Mithat Paşa'nın kemikleri 24 Haziran pazar günü Aksu vapuru ile şehrimize getirilecektir.
Merhumun kemiklerini havi sanduka Galata rıhtımında bir polis müfrezesi tarafından karşılanacak ve doğruca Yıl-dız'daki Çadır Köşkü'ne götürülerek hazırlanan katafalka konulacaktır.
Sanduka 25 Haziran günü öğrenciler ve halk tarafından ziyaret edilecek ve ertesi günü saat ll'de Şişliden itibaren başlayacak törenle Hürriyeti Ebediye Tepesi anıtında hazırlanan makbereye defnedilecektir.
— Ankara:
Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığının müzahereti ve Türk - Amerikan Kadınlar Kültür Derneğinin işbirliğiyle Kızılay Derneğinin tertip ettiği ikinci «Gönüllü ve ev Hastabakıcı» kursunu bitirenlere bugün saat 16'da Kızılay Genel Merkezinde törelne diplomaları verilmiştir.
— Ankara :
Dışişleri Bakanı Prof. Fuad Köprülü ve Bayan Köprülü bu akşam saat 20.30 da Çankaya'da Hariciye Köşkü'nde Arap Birliği Genel Sekreteri Abdür-rahman Azzam Paşa şerefine bir akşam yemeği vermiştir.
Yemekte Büyük Millet Meclisi Başkanı Befik Koraltan, Başbakan Adnan Menderes, Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Samet Ağaoğlu, Bakanlar, Büyük Millet Meclisi Başkan ve killeri, Büyük Millet Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkan ye Üyeleri, Büyük Millet Meclisindeki siyasî partilerin Meclis Gurupları Başkanları, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Nuri Yamut, Genelkurmay Haber Alma Başkam Amiral Aziz Ulusan, Dışişleri Bakanlığı Umumî
Kâtibi Büyükelçi Faik Zihni Akdur, Cumhurbaşkanlığı Umumî Kâtibi Nu-rullah Tolon, Başyaver Kurmay Yarbay Nureddin Alpkartal, Özel Kalem Müdürü Fikret Belbez, Dışişleri Bakanlığı erkânı, Azzam Paşanın refakatindeki zevat, Afganistan, Mısır, İran, Pakistan Büyükelçileri, Hindistan Maslahatgüzarı, Suudi Arabistan, Ürdün, Irak, Lübnan, Suriye Elçileri ve Elçilikler erkânı refikaları ile birlikte hazır bulunmuşlardır.
17 Haziran 1951
— Ankara :
Birkaç gündenberi şehrimizde bulunan Arap Birliği Genel Sekreteri Abdür-rahman Azzam Paşa, bugün saat lo'de Ankara Palas'ta 50 kadar Türk ve yabancı Basın mensubunun iştirak ettiği bir toplantı tertip etmiştir.
Bıı toplantıda yazılı olarak verdiği ve aşağıda bildirdiğimiz beyanatından sonra Azzam Paşa gazeteci arkadaşların sordukları suallere cevaplar vermiş ve bu sualler Azzam Paşa ile Türk Basın mensupları arasında çok samimî bir fikir teatisi halinde cereyan etmiştir. Böylelikle her iki taraf arasında birçok meselelerde ve bilhassa Türk - A-rap yakınlaşması konusu üzerinde de geniş görüşmelere vesile olmuştur.
Azzam Paşa yazılı beyanatında Arap Birliğinin teşekkül tarzı, hedefi, ideolojisi hakkında izahat verdikten sonra, Türkiye'yi ziyareti sebeplerine geçerek şunları söylemektedir:
«Türkiye'yi ziyaretimin esas maksadı, bin yıldan fazla müşterek bir mazisi olan iki milletin eski dostluğunu sağla mlaştırmaktır. Bu iki millet el'an bu maziye bağlıdırlar. Memleketime tam bir huzur içinde dönüyorum. Zira, Türkiye'nin güzide idare elleriyle yaptığım temaslar, ziyaretimin, her İki taraf m arzu ettiği hedefi tahakkuk ettirdiği kanaatindeyim.
Milletler arasında iyi ve insanî münasebetler ancak milletlerin birbirlerini anlamaları, müşterek menfaatlerini tahakkuk ettirmeleri ve dostluklar m kıymetini takdir eylem eleriyle uzun sürebilir. Karşılıklı itimad ve takdire dayanmıyan, sadece kâğıt üzerinde kalan mukaveleler değersizdir.
Araplar ve Türkler için devamlı iyi münasebetler tesisine yarayacak bütün muvaffakiyet unsurları elde mevcuttur.
Memleketime sonekselans Cumhurbaşkanına kargı derin bir sevgi ve hayranlık hissiyle dönüyorum. Kendilerine ve modern, ileri ve kuvvetli Türkiye'nin Başbakanı, Dışişleri Bakanı ve diğer arkadaşlarına, keza Büyük Millet Meclisinin güzide Başkanı ve Meclisteki muhtelif partilere mensup arkadaşlarına karşı minnettarlığımı bildiririm. Gösterdikleri dostluk ve sevgi hislerinden büyük haz duydum.
Muhtelif partilerin matbuatı, Türk milletinin an'anevî misafirperverliğini pek güzel tebarüz ettirdi
Her zaman islâm âleminin ileri bir kalesi olan Türk milleti asırlar boyunca cesaretle medeniyet yolunda öncülük vazifesini yaptı. Tâ genç yaşımda bu millet hayranlığımı mucip olmuştu, kırk sene geçtiği halde hayranlığım devam etmektedir.
Araplar ve Türkler ve hattâ diyebilirim bütün Şark milletleri, gerek kendileri ve gerek bütün dünya için sulh ve refahtan başka bir şey arzu etmemektedirler. Sulh ve iyi münasebetler müştereken yapacağımız işlerde bize devamlı bîr ilham kaynağı olacaktır.
Dünya insanlık İçin en tehlikeli bir devreyi yaşamaktadır. İnsanlık bir medeniyetten diğerine intikal eder gibidir. Her şey sarsıntı geçirmektedir. Ahlâk, prensipler, hayat şartları, maddiyat ahlâkî prensiplere galebe çalmıştır. İnsanların yaşayışlarındaki maddî, manevî muvazene sarsılmıştır. Önümüzdeki karanlık devreyi yenmek için itikatlarımızı, ahlâkîî prensiplerimizi ve müşterek geleneklerimizi birleştirmek zamanı gelmiştir.
Bundan sonra . Azzam Paşa sorulan muhtelif suallere karşı da şunları ilâve etmiştir:
Türkiye'ye gelişimden maksat iki memleket arasında yazılı bir anlaşma imzalamak değildi. Gayemiz iki memleketin, menfaatlerini, endişelerini ve prensiplerini tesbît etmek, memleketlerimizin karşılıklı görüşlerini tsati etmekti.
Ben buraya kendi memleketim görüş ve şartlarını izah etmek için geldim ve bu hususta ileriye bir adım atıldığına inanıyorum.
Buraya gelmemin ilk faydası aramızda müşterek menfaatlerin mevcut olduğunu müşahede etmek oldu. Bu müşterek menfaatler iktisadî, siyasî ve kültürel sahalarda ve savunma sahasında d ir.
Biz işbirliğini icabettirecek bir bölgede yaşayıp yaşamadığımızı ve memleketlerimizi alâkadar eden birçok meseleleri de gözden geçirdik.
Azzam Paşa bundan sonra Türk Basınının gösterdiği yakınlıktan çok mütehassis olduğunu beyanla Türk millet ve devletine, saadetler temennisinin, Basın vasıtasiyle ulaştırılmasını istemiştir.
— İstanbul:
Toprak Bayramı bugün İlimizin bütün ilçe ve köylerinde sevinçle kutlanmıştır. Köylülerimiz her tarafta davul zurnalarla bu bayramın hayası içinde yaşamışlardır.
Bu arada İstanbul'da çalışan 14 numaralı Toprak Komisyonu tarafından dağıtımı yapılan topraklardan Çatalca'-nm Ovayenice ve Tepecik köyleri ile Silivri'nin Ortaköy ve Celâliye köylerinde olmak üzere cem'an 885 çiftçi ve köylüye tahsis olunan 6863 dönüm araziye ait Tapu senetleri, bugün Vali ve Belediye Başkanı Profesör Gökay tarafından şehrimiz Basın mensupları ve kalabalık bir halk topluluğu arasında her köye ayrı ayrı gidilmek suretiyle hak sahiplerine dağıtılmıştır.
Vali ve Belediye Başkanı bu münasebetle ziyaret ettiği köylerin durumları etrafında ilgililerden izahat almış ve köylü vatandaşların dileklerini dinlemiştir.
18 Haziran 1951
— Ankara :'
Merhum Midhat Paşa'nın bakiyei izamını muhtevi bulunan sanduka 24 Haziran pazar günü Denizyollarının Aksu vapuru ile İstanbul'a getirilecek ve merasimi mahsusa ile rıhtıma İndirilerek bir cenaze arabası ile Yıldız'da Çadır Köşkü'ne nakledilecektir. Burada bir katafalk dahilinde İstanbul halkının ziyaretine arzedilecek olan merhumun naşı, 26 Haziran salı günü saat ll'de yine bur cenaze arabası ile Hürriyet Abidesi mezarlığındaki makberine defnedilmek üzere Şişli meydanına getirilecektir. Meydanda önceden tertipleniniş olan cenaze alayı ile ve bir top arabasına irkâp edilmiş olarak Âbidenin bulunduğu mahalle getirilecek ve yapılacak merasimi müteakip medfeni-ne tevdi edilecektir.
— Ankara :
17 Haziran Toprak Bayramı, memleketin bir çok
yerlerinde fiilen toprak da
ğıtılmak suretiyle kutlanmıştır.
Ankara'nın Haymana ilçesinde 77 aileye 5716 dönüm, Eskişehir'in Sivrihisar ileçsinde 235 aileye 12.307 dönüm, Kırşehir'in Avanos İlçesinde 42 aileye 3892 dönüm, Manisa'nın Merkez ilçesinde 133 aileye 915 dönüm, Tekirdağ'ın Hayrebolu ilçesinde 61 aileye 1635 dönüm, Diyarbakır'ın Merkez ilçesinde 56 aileye 3479 dönüm, İzmir'in Çeşme ilçesinde 70 aileye 2736 dönüm, Edirne'nin Merkez ilçesinde 65 aileye 1752 dönüm, Urfa'nın Hilvan ilçesinde 109 aileye 5107 dönüm olmak üzere (9) ilçenin (13) köyünde (843) aileye (37.539) dönüm toprak dağıtılmıştır.
Aynı gün diğer İl ve ilçelerde de yapılan toprak dağıtımına ait haberler peyderpey gelmektedir.
Hemen her yerde köylü toprağa kavuşmaktan duyduğu sevinç içinde bayramı kutlamıştır.
.— Ankara :
18 Haziran 1951 tarihli bazı gazetelerde
Turgutlu'da «Atatürk'ün bir
heykeli
paraçlandı» başlığı altında yayınlanan yazı
hakkında Manisa Valiliğince
ya
pılan inceleme neticesinde Turgutlu ilçesi - Cumhuriyet parkmdaki mermer
den mamul Atatürk büstünün gövdeye portatif olarak geçirilmiş olan bas kıs
mının 17.6.1951 gecesi yerinden düşürüldüğü
ve düşme neticesi üst kısmında
hafif surette zedelenme vukua gelmekle beraber bir değişiklik göstermediğin
den, yerine konduğu ve eski halini muhafaza ettiği anlaşılmıştır.
Keyfiyetin bu suretle tavzihine Anadolu Ajansı mezundur.
— Kilis :
Büyük Millet Meclisi Başkanı s ay m Befik Koraltan, beraberinde Millî Savunma Bakanı Hulusi Köy men, Gaziantep Milletvekilleri, Gaziantep "Valisi ve diğer zevat olduğu halde bugün sabahleyin saat 9.30'da Gaziantep'ten hareketle Kilis ilçesine gelmişlerdir.
Kilis hududunda Kaymakam, Demokrat Parti ve Halk Partisi mümessillerinden birer gurupla halk ve şehir methalinde de bando refakatinde yine partililer ve kalabalık bir halk kitlesi tarafından büyük sevgi tezahürleriyle karşılanan Eüyük Millet Meclisi Başkanı, Millî Savunma Bakanı, Milletvekilleri, doğruca Belediyeye gitmişlerdir. Burada Demokrat Parti ve Halk Partisi mümessilleriyle samimi hasbi-hallerde bulunmuşlardır. Bundan sonra Meclis Başkanı ve yanındaki zevat Demokrat Parti merkezine gitmişlerdir. Burada kendisini bekliyen binlerce Kilisliye, fikir hemşehrilerim, diye hitap eden sayın Koraltan, aşağıdaki demeçte bulunmuştur:
Gazianteb'in çevrelediği Kilis, müstevli düşmana karşı çıkmasını bildiniz, Maraşli olmak, Gaziantepli olmak, Türk milletinin evlâdı olmak ne şerefli bir şeydir.
Eskiden, 1947 senesinde sizi ziyaret etmek fırsatını bulmuştum. O günkü şartların ağırlığını burada söylemiyeceğün. O günkü sıkıntılara, tazyiklere rağmen, yine kahraman, yine kararlı olarak beni bağrınıza basmasını bilmiştiniz, coşup taşmıştınız.
Şeylerinizle iktidarı kazanmayı müteakip mağlûplarınız m elini sıkmasını biliyorsunuz. Hepimizin göğsünü kabartan bir şahamet destanı yaratan Kore karariyle, bir taunun bir vebanın dişlerini sökmek için medenî milletler safı İçinde hamaset destanı yaratan kahramanlar sizlerin evlâtlarınız d ir.
Yeni, m es'ut bir devrin başlangıcı içinde bulunuyoruz. Kahramanlıklarımız ününde bütün dünyanın hürmetle eğildiği bir devir içindeyiz. Zaferler sade tarih olup kalmaz. İstikbali de hazırlar. Sağlam, sözüne inanılır büyük Türk milleti ile yanyana yaşamak ve işbirliği yapmak yoluna gidilmektedir. Başta Amerika hiçbir mücadeleden ve fedakârlıktan çekinmeyen büyük Amerika, kendileriyle işbirliği yapılacak tek milletin Türkiye olduğunu söylemeğe başlamıştır.
Kulis politikalarından vazgeçilerek yakın dostlarımız ve müttefiklerimiz de Amerika'nın düşündüğü gibi düşünmekte ve onun yaptığını yapmakta ge-cikmiy ecelilerdir.
Şunu belirtmek isterim: Kahraman Ga-ziantep'in kahraman çocukları, harca-
dığınız boşa gitmemiştir. Haysiyetli, kararlı bir millet olarak iktisadî sahada da iktisadî kalkınma dâvasında da, ik-tisaden zayıf bünyemizin tarihimiz gibi sağlamlasın asını temin için yardıma koşacaklardır. Esasen bu mes'ut devrenin içersindeyiz.
Bu mes'ut topluluk içinde huzursuzluk olmasından kendi hesabına pay çıkarmak isteyenler olabilir. Onların bu ü-mitlerinin ebediyen hüsrana mahkûm olduğunu, hâdiseler ispat edecektir.
Mili etv eki İleriniz, teşkilâtınız elbette sizin iradenizi, ihtiyaçlarınızı yerine getirmeğe mecburdurlar. Büyük bir imanla söylüyoruz ki, büyük millet dertlerini gidermek için esaslı tedbirler alınmıştır. Kilis'in mevzii dertlerini bilhassa dinliyoruz. Su derdinizi, kalkınma ve Suriye'deki emlâk dâvalarınızı dikkatle takip edeceğiz. Kilis'in en büyük derdi, Kilis - Hassa yolunun yapılması.. Bu yol Hatay'ı Orta Anadolu'ya bağlayacaktır. Bu dâvayı hem Antep'in, hem Kilis'in, hem memleketin bütünlüğünü temin bakımından gerçekleştireceğiz. Müsterih olunuz.
Allah bu millete ebedî saadet müyesser kılsm. Sade Milletvekili olarak değil, bu dertlerinizi bilen bir arkadaşınız olarak söylüyorum
Bu konuşmadan sonra sayın Meclis Başkanı ve beraberindeki zevat. Halk Partisini ve daha sonra Hükümet konağını ziyaret etmişlerdir.
Akşama kadar Kilis'te halkla muhtelif temaslarda bulunan Meclis Başkanı ve Milli Savunma Bakanı, vâki ısrarlı davet üzerine Nizip'e hareket etmişlerdir.
Meclis Başkanı ve beraberindeki zevat, yarın sabah uçakla Ankara'ya hareket edeceklerdir.
19 Haziran 1951
— Ankara :
Büyük Millet Meclisi Başkanı Refik Koraltan ile Milli Savunma Bakanı Hulusi Köymen, beraberlerinde Gaziantep milletvekillerinden Ali Ocak, Galip Kmoğlu ve Salâhaddin Ünlü olduğu halde bugün saat 13.20'de askerî bir uçakla Gaziantep'ten şehrimize dönmüşlerdir.
Meclis Başkanı ve beraberindekiler, haya alanında, Bakanlar, milletvekilleri, Millî Savunma Bakanlığı Müsteşarı, Vali Muavini, Basın-Yayın ve Turizm ve Emniyet Genel Müdürleri, Başbakanlık emir subayı, Emniyet Müdürü tarafından karşılanmışlardır.
Cumhurbaşkanlığı Başyaveri Kurmay Yarbay Nureddin Alpkartal, Meclis Başkanına, Cumhurbaşkanı adına -hoş geldiniz» demiştir.
20 Haziran 1951
— Ankara :
Öğrendiğimize göre, memleketimizde ilk defa olmak üzere, Türkiye Emlâk Kredi Bankası «Yapı Tasarrufu» usulünü tatbike karar vermiştir.
Yapı Tasarrufu, bir mesken inşasına yeter parası olmıyan evsiz kimselere, bu imkânı temin eden muayyen gayeli bir Tasarruf tarzıdır.
Bu sistemde, Yapı Tasarrufu tevdiatına, mutad nisbette bir faiz hesaplanmakta ve bilhassa, mesken inşasına lüzumlu kredilerin temini önceden taahhüt edilmektedir.
Bu taahhüt, kısmen Yapı tasarrufçula-rının kendi tasarruflarından toplanan kollektif kaynaklardan ve daha ehemmiyetli kısmı da, malî bir müessesenin tamamlayıcı menbalarmdan karşılanmaktadır.
Bu sistem sayesinde: Ucuz faiz, uzun vâde ve yeter kredi imkânları sağlanabilmektedir.
Sistemin ana tatbik şartı, tasarrufçunun bir mesken inşasına lüzumlu meblâğın en az %25'ini, aylık taksitlerle tasarruf eylemek kabiliyeti bulunması ve kredilerin muayyen esaslar dairesinde tahsisi için en az 18 aylık bir devrenin geçmesidir.
İnşa bedelinin azamî %25'i Yapı Tasarrufu kaynaklarından ve %50'si d& Türkiye Emlâk Kredi Bankası tarafından temin olunmaktadır.
Banka, Yapı Tasarrufu tevdiatına %2,5 nisbetinde bir faiz hesaplayacağı gibi, sair küçük carî hesaplar mudileri arasında tertip ettiği ikramiye keşidelerinden Yapı tasarrufçularını da fayda-landıracaktır. Buna mukabil 20 seneye kadar uzun vadeli olarak yapılabilecek ikrazlar için, yalnız %5 faiz alınacaktır.
22 Haziran Cuma gününden itibaren Ankara'da, Temmuz ve Ağustos aylarının ortalarında da şimdilik İstanbul ve İzmir'de tatbikatına geçileeak olan bu sistemden istifade eylemeği isteyenlerle, 5.000, ilâ 20.000, lira hadleri arasında bir «Yapı Tasarruf Mukavelesi» akdi suretİIe, Türkiye Emlâk Kredi Bankası, bu mevzua ayırdığı ve ayıracağı malî kaynakların müsaadesi nis-betinde, bu sahada da yurtdaşlara yeni hizmetler ifasını deruhte etmiş bulunmaktadır.
— İzmir:
Dündenberi limanımızın misafiri bulunan Fransız bahriyesine mensup Gar-nier refakat gemisi Komutanı Yarbay G'artugues bu sabah saat ll'de İzmir gazetecilerini gemide kabul ederek kendiler ile bir saat kadar konuşmuş ve bu arada gazetecilerin sormuş olduğu muhtelif suallere cevap varerek demiştir ki
«Asırlardan beri Fransa'nın Türklerle daima anlaşmış olduğunu belirtmek isterim. Temennim bundan sonra da bu iki büyük devletin dost kalmalarını görmektir.
Bu sabah Atatürk heykeline çelenk koymakla çok mütehassis oldum. Zira Atatürk gibi bir dâhiyi selâmlamak benim için fevkalâde bir zevktir.
Kore'de çok sert harp olmaktadır. Bu harbin sonu hakkında şimdiden bir şey söylemek doğru olamaz. Yalnız herkesin de bildiği gibi, Türk Tugayının vermiş olduğu muharebelerde gösterdiği cesaret ve kahramanlıklar hepimizi hayran bıraktı. Zaten Türk cesareti bütün dünyaca bilinen bir şeydi.»
Bir gazeteci tarafından sorulan «Atlantik Paktına Türkiye'nin de dahil edilip edilmemesi hakkında ne düşünüyorsunuz? » sualine de Fransız gemisi komutanı şöyle cevap vermiştir:
Bu sualinize vazifem icabı bir siyaset adamı değil, bir asker olarak cevap vereceğim: Fransa ve Türkiye 1939 senesinde yapılmış olan bir Paktla bağlı bulunmaktadır. Bunun yanında Türkiye'nin Atlantik Paktına alınması da Fransa için büyük bir kazanç olur. Esasen Türk ordusu gibi kuvvetli ve tecrübeli bir ordunun Atlantik Paktı kuvvetleri safında yer alması bütün hür milletler için de büyük bir kazanç olacaktır.
— İstanbul
Yarın saat 18'da Vali ve Belediye Reisi Prof. Gökay'm Başkanlığında Vilâyette un ve ekmek meselelerini halletmek üzere büyük bir toplantı yapılacaktır. Valilik, ekmeklerdeki bozukluğu birbirinin üstüne atan muhtelif zümreleri bu toplantıda karşılaştıracaktır. Bunun için toplantıya Ofis Müdür ve Müfettişleriyle İktisat Müdürlüğü mümessilleri, değirmenciler, fırıncılar, sendika mümessilleri iştirak edecektir.
21 Haziran 1951
-— Marsin :
Bugün saat 18'de Kore'ye gidecek Birliğe katılmak üzere 20 kahraman erimiz Mersin'den ayrıldılar.
Saat 16'da başta Vali Şakir Canalp, Belediye Başkanı Müfide İlhan olduğu halde, binlerce Mersinli istasyonu doldurmuştu. Küçük yavrular ellerinde buketler yiğit ağabeylerini uğurlamaya gelmişlerdi. Siyasî partiler, teşekküller ve Belediye tarafından hazırlanmış o-lan çiçekler meydanı doldurmuştu.
Saat 17.30'da bayraklar ve yeşilliklerle süslenmiş ciplerle halkın coşkun alkışları arasından istasyona inen kafile alay sancağının karşısında yer almış, müteakiben Garnizon Komutanı Kurmay Albay Remzi Hasdal, bir hitabede bulunarak demiştir ki:
«Hür dünya meydan muharebelerinin rakipsiz kraliçesi, zafer kartalı Türk süngüsüne minnettardır. Hürriyet ve istiklâl için kanını dökmeye, canını vermeye hazır olmayan milletler yaşamaya lâyık değildir».
Bundan sonra şehir adına Belediye Başkanı Müfide İlhan da heyecanlı bir konuşma yaparak: »Tarihi süsleyen zaferlerimize sizler de yeni şanlı sayfalar kazandıracaksınız. 21 milyonun kalbi sizinle baraberdir, siz orada, bizler de yediden yetmişe kadar kadın erkek burada, bu güzel yurdun bekçileriyiz. Yolunuz açık olsun, kahraman kardeşlerimiz.» diye sözlerine son vermiştir. Alay sancağını birer birer öpüp selâm-lıyarak trene yerleşen kahramanlara Kızılay, Çocuk Esirgeme Kurumu, Yardımseverler Derneği ve hemşehrileri tarafından hazırlanan hediyeler dağıtılmıştır.
Halkın coşkun alkışları ve «Uğurlar olsun, güle güle gidiniz, zaferle dönünüz» sedaları arasında tren istasyondan ayrılmıştır.
Başbakanın bu konuşması, şiddetli alkışlarla karşılanmıştır.
Bundan sonra Şehir Kulübünde Belediye Başkanı Hakkı Hilâlci tarafından verilen yemeğe gidildi.
Yemekte, misafirlerden başka Zonguldak Milletvekilleri, Demokrat Parti İl İdare Kurulu üyeleri hazır bulundular.
— Ankara :
Avrupa Konseyi İstişare Meclisinin bundan evvelki toplantısında Avrupa gençliğinin Kongre halinde Strazburg'-da ve Meclis binasında toplanması kararlaştırılmıştı.
Bugün toplanan Kongre 28 Haziran'a kadar devam edecektir. Avrupa İstişarî Asamblesi üyelerinden İzmir Milletvekili Osman Kap ani Konferans Başkanı tarafından bu toplantıya davet edilmiş bulunmaktadır. Kapani'nin îstişarî Asamblede gençlik ve harp halinde çocukların horunması hakkında yapmış olduğu teklifler nazarı itibara alınarak, toplantı mesaisini takibetmesi, imkân bulamadığı takdirde bir mesaj göndermesi rica edilmiştir. Osman Kapani Türkiye Büyük Millet Meclisinin faaliyet halinde bulunması sebebiyle mazeretini bildirmiş ve Kongreye bir mesaj göndermiştir.
Osman Kapani bu mesajında şöyle demektedir:
»Harp halinde çocuğun himayesi île ilgili teklifim, Avrupa halk efkârı tarafından hararetle karşılanmış ve Hukuk Komisyonu ihzari bir incelemeden sonra Genel Sekreterliği, meseleyi tetkik etmek ve gelecek oturumda görüşülmek üzere kendisine bir rapor sunmakla vazifelendirmiştir.
Konferansınız İstişarî Asamblede alınan buna benzer tavsiye kararı kabul edilmek suretiyle bunu destekleyecek olursa son derecede bahtiyar olacağım.
Sizin de, Avrupa Konseyi çalışmalarından elde edilen sonuçlardan bir çoğumuz gibi tam bir memnunluk duymadığınızdan eminim.
Hürriyet ve Demokrasi idealinin yayılabilmesi ve bekası için Avrupa medeniyetinin, geleneklerinin idamesin