1     Haziran 1951

  Refahiye :

Evvelki gün saat 13'te başlayan ve de­vam eden şiddetli dolu ve yağmur ka­saba içinden geçen Hırdr.ç deresinin sularını kabartarak köprü gözlerini tı­kamış ve sular sokaklara yayılmıştır. Bir kısım ev ve dükkânları su basmış­tır. İnsan kaybı yoktur. Tarlalar hasa­ra uğramıştır.

  Malatya :

Dört günden beri şehrimizde bulunan C. H. Partisi Genel Başkanı ve Malatya Milletvekili İsmet İnönü, beraberinde Van Milletvekili Ferit Melen, Dr. Ke­mali Bayizit ve Malatya Milletvekil­leri olduğu halde dün öğleden sonra Hekimhan ilçesini ziyaret etmiştir. Bu­gün yine aynı zevatla beraber otomo­bille Adıyaman ilçesine gitmek ve tet­kiklerde bulunmak üzere Malatya'dan ayrılmışlardır.

İnönü Adıyaman ilçesinden dönüşte Besni ve Doğanşehir ilçelerine de uğra­yacaktır.

3     Haziran 1951

  Ankara :

Demokrat Parti Ankara İli Beşinci Kongresi bugün saat 9'da Gar Gazino­sunda toplanmıştır.

Kongrede, Büyük Millet Meclisi Baş­kanı Refik Koraltan, Başbakan Adnan Menderes,    Devlet    Bakanı    Başbakan

Büyük maçtan evvel Beşiktaş - Gala­tasaray gençleri arasında yapılan maçı 2-1 Galatasaray kazandı.

Müteakiben İstanbul şampiyonluğunu kazanan Beşiktaş takımı ile, Lig maç­larında en az gol yiyen Beşiktaş kale­cisi Mehmed'e Yeni Sabah gazetesi a-dına, Yazı işleri Müdürü Reşat Feyzi Yüzüncü tarafından birer kupa verildi.

Muayyen saatten biraz geç, iki takını .sahaya çıktılar. Maç 2-1 Beşiktaş'ın ga­libiyetiyle sona erdi.

4 Haziran 1951

  Ankara :

Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, berabe­rinde Bayındırlık Bakanı Kemal Zey-tinoğlu, Kütahya Milletvekili Ahmet G örs oy, Konya Milletvekili Remzi Birand, Fahri Ağaoğlu, Rıfat Alabay, Hidayet Aydmer, Basın-Yayın ve Tu­rizm Genel Müdürü Dr. Halim Alyot ve Cumhurbaşkanlığı Başyaveri Kur­may Albay Nureddin Aalpkartal olduğu halde, bugün saat 9'da otomobille Kon­ya'ya müteveccihen hareket etmişler­dir.

—■ Ankara :

Büyük Millet Meclisi Başkanı Refik Koraltan ve Başbakan Adnan Mende­res bu sabah saat 8.30'da beraberlerin­de Manisa Milletvekili Fevzi Lûtfi Ka-raosmanoğlu ile İzmir Milletvekili Mu­hittin Erener, Ordu Milletvekilleri Fev­zi Boztepe ve Refet Aksoy, Erzurum Milletvekili Meraiş Yazıcı, Samsun Mil­letvekilleri Muhittin Özkefeli, Naci Berkman, Firuz Kesim, Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Basri Aktaş olud-ğu halde Etimesgut hava alanından Özel bir sivil uçakla Samsun'a hareket etmişlerdir.

Büyük Millet Meclisi Başkanı ve Baş­bakan, hava alanında Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Samet Ağaoğlu, Bakanlar, Milletvekilleri, Genelkurmay Başkanı, Başbakanlık ve Milli Savun­ma Müsteşarları, Emniyet Genel Mü­dürü, Vali, Belediye Başkanı, Emniyet Müdürü ve Merkez Komutanı tarafın­dan uğurl anmışlar d ir.

  Samsun:

Büyük Millet Meclisi Başkanı Refik Koraltan ve Başbakan Adnan Mende­res, Manisa Milletvekili Fevzi Lûtfi Karaosmanoğlu    ve    beraberlerindeki

Milletvekilleri bugün saat 10.45'te u-çakla Ankara'dan şehrimize gelmişler­dir.

Büyük Millet Meclisi Başkanı ve Baş­bakan, hava alanında Vali, Tümen Ko­mutanı, Belediye ve siyasî partiler Baş­kanları, Ordu Vahsİ, Ordu Belediye Başkanı, Ordu D. P. ve C.H.P. İl İdare Kurulları başkan ve üyeleri ve ilçeler başkanları, askerî ve mülkî erkân ve kalabalık bir halk kütlesi tarafından karşılanmışlardır. Askerî bir kıta ve Belediye bandosu selâm resmini yap­mıştır.

Refik Koraltan ve Adnan Menderes ve beraberlerindeki zevat hava alanı sa­lonunda bir müddet istirahat ve saat ll'de otomobillerle Ordu'ya hareket et­mişlerdir.

— Konya :

Konya'ya ilk resmî ziyaretini yapmak­ta olan Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, beraberlerinde Bayındırlık Bakanı Ke­mal Zeytinoğlu, Kütahya Milletvekili Ahmet İhsan Gürsoy, Konya Milletve­killeri Remzi Birand, Fahri Ağaoğlu, Rifat Alabay, Hidayet Aydmer, Basın-Yaym ve Turizm Genel Müdürü Dok­tor Halim Alyot, Tapu ve Kadastro Ge­nel Müdürü Mümtaz Tarhan olduğu halde saat 10.30'da Kuluköy'e gelmiş­lerdir. Burada Konya Valisi Kemal Hadımlı, Konya Milletvekili Himmet Ölçmen, Belediye Başkanı Rüştü Özalp, İkinci Ordu Müfettişi Korgeneral Şa­hap Gürler, siyasi partiler mümessilleri ve kalabalık bir halk kütlesi tarafından tezahüratla karşılanmışlardır. Cum­hurbaşkanı, Kuluköy'deki kısa tevak­kufları esnasında köylülerle hasbıhalde bulunmuşlar, dileklerini dinlemişler, halkın tezahüratı ve alkışları arasında yollarına devam ederek saat 11.25te Cihanbeyli'yi şereflendirmişlerdir.

Cihanbeyli'de de büyük bir sevgi gös­terisi ile karşılanan Devlet Başkanı, ka­saba methalini iki taraflı dolduran Ci­hanbeyli'lerin coşkun tezahüratı ara­sında, onların sevgilerine mukabelede bulunmuşlar ve Cihanbeyli ilkokulunda bîr müddet dinlendikten sonra yollarına devam etmişlerdir.

Devlet Başkanı Konya'ya 45 kilometre mesafede bulunan Tutup'a saat 12.30'da geldikleri sırada Konya'dan büyük bir kalabalık halinde kendilerini istikbale koşan Konyalılar tarafından büyük te­zahüratla karşılanmışlardır. Celâl Ba­yar, başta    Konya    Milletvekilleriyle siyasî partiler mümessillerinin ve 13 ilçeden gelen Kaymakam, Belediye Re­isi ve parti temsilcilerinden müteşekkil heyetlerin ayrı ayrı hatırlarını sormuş­lar ve Tutup köyüne giderek bir müd­det halkla hasbihalde bulunmuşlardır.

Cumhurbaşkanı Celâl Bay ar'm saat 14'te Konya'yı teşrifleri baştanbaşa bayraklarla süslenmiş olan şehrin ta­rihî günlerinden birini daha yaşamasına vesile teşkil etmiştir. Belediye meyda­nını hıncahınç dolduran Konyalıların muazzam sevgi gösterileri arasında güçlükle ilerliyen Cumhurbaşkanı Be­lediye balkonundan bir hitabede bu­lunmuşlar ve demişlerdir ki;

«Sevgili Konyalı vatandaşlarım,

Tarihî beldenizi ziyaretten duyduğum bahtiyarlığı huzurunuzda ifade etmek isterim. Vatanperver, yüksek karakter­li hemşehrilerim, şu dakikada huzuru­nuzda bulunmanın sevinci içindeyim. Resmi olarak ilk defa güzel beldenizi, güzel şehrinizi ziyaret ediyorum. Bun­dan evvel de bir çok defalar aranızda bulunmak saadetine erişmiştim. Görü­yorum ki aradan hayli zaman geçmiş olmasına rağmen aramızdaki itimad ra­bıtası kuvvetlenmiştir. Bunu, bu sa­mimî tezahürünüzde müşahede etmek­le büyük bahtiyarlık duydum.

Aziz Konyalılar,

Bana reiakat edenler arasında mes'ul Bayındırlık Bakanı da bulunmaktadır. Bu suretle size bunu tasrih ederek hitap etmemin hususî bir sebebi vardır: Bu­günkü iktidar bütçesini çıkarmış, en-, vestisman namı altında memlekette yapacağı işleri "Vilâyetlere göre taksim etmiştir. Bütçenin sizin Vilâyete düşen hissesinin tatbik şeklini mahallinde tes-bit etmek için buraya gelmiş bulunu­yor. Bu suretle maruzatta bulunmamın sebebi anlaşılıyor zannederim. Yani resmî bir vazife ilası için Bayındırlık Bakanı buraya gelmiş bulunuyor. Kon­ya'nın büyük ihtiyaçları var, bunları sıralayıp tadat etmekle bitecek işler olmadığını biliyoruz. Bizce Konya'nın en büyük ihtiyacı evvelemirde su me­selesidir, ondan sonra da yol işi gelir. Bu iki mühim mesela hallolunduğu takdirde çalışkan halkının elde edeceği semere ile bu memleket cennet misa­lini verir.

Buradaki işleri mes'ul Bakan gözden geçirmek ve ben de bu meselelere vu­kuf kesbetmek için bu ziyareti ihtiyar etmiş oldum. Burada bulunmamın birinci sebabi sizlerin muhabbetinize te­şekkür etmek, ikincisi de Vilâyetinizde başlanacak olan faaliyetlerin mukad-denıesini sizlerle birlikte görerek zevk-yâb olmaktır.

Sözlerimi size teşekkür etmeden biti-rirsem vazifemi noksan yapmış olu­rum. Tarihî bir belde olan Konya, va­tanımızın en mühim parçalarından biri­dir. Halkı yüksek karakterlidir ve ayni 2amanda, şüphe yok ki, çok çalışkan­dır. Hükümet sizlerin tecelli eden ira­denize göre hareket etmek azmindedir. İşte bu vasıfları bir araya getirdiğiniz takdirde neticenin müsbet olacağına şüphe yoktur. Sizlere, güzel şehrinize, güzel beldenize saadetler dilerim. Bah­tiyar olunuz.»

Cumhurbaşkanı sık sık alkışlarla ke­silen bu hitabelerini müteakip Bela di­ye tarafından Ordu ev inde şereflerine verilen öğle yemeğinde hazır bulun­muşlardır. Celâl Bayar, daha sonra, sa­at 17'de İş Bankası Konya Şübasinin ye­ni binasının açılış töreninde bulunmuş­lar ve Banka şubesinin memlekete ha­yırlı olması temennisiyle kurdeleyi kes­mişlerdir.

Cumhurbaşkanı burada kısa bir müd­det bulunduktan sonra Vilâyeti, Gar­nizon Komutanlığını, Cumhuriyet Halk Partisini, Millet Partisini ve Demokrat Partiyi ziyaret etmişlerdir.

— Ordu:

Saat ll'de Samsun uçak alanından ha­reket eden Büyük Millet Meclisi Baş­kanı Refik Koraltan ile Başbakan Ad­nan Menderes, Ordu'ya kadar yol üze­rindeki hemen her ilçe ve köyde uzun, kısa tevakkuflar yaparak saat 19.10'da buraya geldiler.

Yol üzerinde «Gelemen» devlet çiftli-ğinds durulmuş ve çiftlik mensupların­dan izahat alınmıştır.

«Dikbıyık» nahiyesinde coşkun tezahü­ratla karşılanan misafirler, burada da kısa bir müddet kalarak köylülerin di­leklerini dinlemişlerdir. Öğleyin Çar­şamba ilçesine varılmıştır. Çarşamba'-lılar, misafirlerini kasaba methalinde karşıladılar ve beraberce Belediyeye gidilerek burada da halkm dileklerini dinlediler. Burada Başbakan, mısır mahsulünün iyi olduğundan memnu­niyet duyduklarını, mısır fiyatlarında ve mubayaasında istikrar ve köylüye uzun vadeli kredi temin edileceğini bil­dirdi.

  Ankara :

Demokrat Parti Ankara İl Kongresi bu­gün Öğleden evvel ve sonra yaptığı iki oturumda çalışmalarına devam ederek, partiyi alâkadar eden mevzularla ma­hallî dilekler üzerindeki görüşmelerini bitirmiş ve gündem gereğince yeni İl İdare Kurulu ve İl Haysiyet Divanı üyeleriyle Büyük Kongre'ye gidecek delegeleri seçmiştir.. Bundan sonra Hükümet adına Devlet Bakanı Başba­kan Yardımcısı Samet Ağaoğlu söz ala­rak metnini ayrıca verdiğimiz konuş­mayı yapmış ve bunu İçişleri Bakanı Halil Özyörük, Ekonomi ve-Ticaret Ba­kanı Muhlis Ete, Çalışma Bakanı Nuri Özsan, Adalet Bakam Rükneddin Na-suhioğlu ve Ulaştırma Bakanı Seyfİ Kurtbek'in konuşmaları takip etmiştir.

Daha sonra, umumî istek üzerine, An­kara Milletvekillerinden Hâmid Şevket İnce, Osman Şevki Çİçekdağ, Ta­lât .Vasfi Öz, Ömer Bilen söz alarak heyecanlı hitabelerde bulun­muşlardır. Kongre, yeni İl İdare Kuru­luna seçilen üyeler adına Belediye Başkanı Atıf Benderlioğlu'nun teşek­kür mahiyetindeki konuştu asiyle niha­yete ermiştir.

5 Haziran 1951

  İstanbul;

177 Kore gazisini şehrimize getiren Amerikan bandıralı «MeRee» gemisi bugün saat 10'd a S ar ay burnu Askerî Yollama rıhtımına yanaşmıştır.

Gazileri karşılamak ve selâm resmini ita etmek üzere askerî bando ile bir kıta rıhtımda hazır bulunuyordu. Vali Prof. GÖkay, Birinci Ordu Komutanı Korgeneral Şükrü Kanatlı, Ordu Kur­may Başkam, Merkez Komutanı, Em­niyet Müdürü daha evvel rıhtıma gel­mişlerdi, İzdihamı önlemek üzere as­kerî inzibat kuvvetleri polisle müşte­rek tertibat almışlar ve Gülhancden göçmen misafirhanesine giden yolu tut­muşlardı. Gemi tam saat 10'da rıhtıma yanaştıktan sonra Vah, Komutanlar, Emniyet Müdürü güverteye çıkmış ve Türk kafilesinin en kıdemli subay ve komutanı Natık Poyrazoğlu tarafından karşılanmışlardır. Vali", Poyrazoğlu'nu kucaklamış   ve  İstanbul   şehri   adına:

«Hoş geldiniz, Türk milleti sizinle bü­yük şeref ve iftihar duymaktadır. Türk adını uzak ellerde büyük cedlerinize ve Türk ordusunun an'anesine yakışacak surette temsil ettiniz, Allah sizden razı olsun. Sağolun, varolun» demiştir. Bun­dan sonra Ordu Kumandanı ve askerî erkân Poyrazoğlu'na hoş geldiniz de­mişlerdir. Vali Gökay, bundan sonra gemi komutanına hoş geldiniz demiş, şehrin selâmlarını bildirmîştirH Daha sonra heyet Yarbay Poyrazoğlu ile bir­likte aşağı inmiştir. Bu sırada müzika askerî marşlar çalmakta ve halk bü­yük bir coşgunlukla gazileri alkışla­makta idi. Rıhtımda Şehir Meclisi üye­lerinden İhsan Yurdoğlu, şehir namına Yarbay Poyrazoğlu'na bir buket verir­ken: «İstanbul şehri kahraman evlâtla­rını karşılamakla bahtiyardır. Şehir Meclisinin saygı ve selâmlarını arzedi-yorum»  demiştir.

Poyrazoğlu, büyük heyecanla teşekkür etmiş, «Büyük Türk milletine mensup olduğum için iftihar ediyorum. Şehir Meclisine şükranlarımı takdim ederim-demiştir.

Bundan sonra rıhtımda ilerleyen Poy­razoğlu'nu halk da heyecan ve sevinç gözyaşları içinde kucaklamakta idi. Al­kışlar ve yaşa sesleri arasında ilerleyen Poyrazoğlu park kapısında biriken bin­lerce halkın sevgi tezahüratı arasında bir müddet yürüdükten sonra gemiye avdet etmiştir.

Yaralı gazilerin istirahat ve tedavisi için şehrimiz hastanelerine taşınmala­rına başlanmıştır. Yaralılarımız vapur­dan çıkarken halk caşkun tezahürler yapmıştır.

Gazilerin on altısı subay, on biri gedik­li ve diğerleri erdir.

Aynı gemide 177 Yunanlı erle 50 kadarFransız, Belçikalı ve Hollandalı yaralı
er ve subay da bulanmaktadır.

Gemi gazilerimizi şehrimize bıraktıktan sonra Birleşmiş Milletler yaralılarını memleketlerine götürmek üzere sıra-siyle Pire'ye ve diğer Avrupa liman­larına uğrayacaktır.

— İstanbul:

Kore'de Birleşmiş Milletler ideali uğ­runda kahramanca çarpışarak yaralanan subay, gedikli ve erlerimizi memleke­timize getiren General McRee gemisi rıhtıma yamştıktan sonra gemiye çıkan muharririmiz Kore savaş birliğimizden Yarbay Natık Poyrazoğlu ve Yunanlı erlerin kafile başkanı Yarbay Panayo-takos Grigorios ile görüşme yapmıştır. Yarbay Poyrazoğlu memlekete dönüş intibalarını şu şekilde ifade etmiştir: «Şu anda o kadar duygulanıyorum ki, hislerimi kelimelere çevirip size ifade etmekten âcizim. Yalnız, üstümde bir borç var onu eda etmeliyim: Kore'deki evlâtlarınız gözlerinizden öpüyorlar ve sizin itimadınıza her an. lâyık olmağa çalışıyorlar.

Zafer mutlaka kazanılacaktır, çünkü orada Türkler vardır, sizler varsınız.»

Yunanlı Yarbay Panayotakos Grigorios da şunları söylemiştir:

«Yunanlıların Türklere karşı olan dost­luğu bütün milletlerden üstündür. Bu unutulmaz bir kardeşliğin tezahürüdür.

Kore'de aylardanberi Türklerle Birleş­miş Milletler ideali için omuz omuza döğüşüyoruz. Kuvvetli bağlara istinad eden dostluğumuz Mustafa Kemal ile Venizelos'un o zamanki görüş ve arzu­larının bir tecellisidir. Milletlerimiz arasındaki bu beraberlik devam, ettik­çe dünyaya karşı koyabiliriz.»

  Ankara :

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Nuri Yamut, Kore değiştirme birliğine aşa­ğıdaki mesajı göndermiştir:

.Kore'deki Türk Tugayına gidecek de­ğiştirme birliği komutan, subay ve as­kerlerine,

Kore'de Birleşmiş Milletler topluluğu içinde insanlık, hürriyet ve istiklâlini korumak İçin, büyük tarihimizi ve me­deniyetimizi dile getirerek Türk ismi­ni yükselten, bütün dünyanın takdir ve hayranlığını kazanan, hürriyet, me­deniyet, hak ve adalet ülkülerinin eş­siz kahramanlarını değiştirmeye gidi­yorsunuz.

Büyük Türk milleti sizin de — oradaki yiğit arkadaşlarınız gibi vazifenizi şeref ve kahramanlıkla yapacağınıza inanıyor ve güveniyor.

Başta sayın Millî Savunma Bakanımız olmak üzere bütün asker arkadaşları­mızın selâmlarını, sevgilerini ve iyi yolculuk temennilerini, onların adına sizlere sunuyorum. Adalet rehberiniz, hak yardım ciniz dır.»

  Ankara :

Kore değiştirme birliği kafile komuta­nı Binbaşı Cahit Arın, yurddaşlara şu teşekür mesajını yollamıştır:

«Kore savaş birliğini değiştirmek üze­re 26 ve 28 Mayıs 951 günlerinde An­kara'dan hareketimizde, garda yapılan muhteşem tezahürat ve İskenderun'a kadar yol boyunca aziz vatandaşlarımı­zın gösterdiği coşkun sevgi ve candan alâka, Kore kafilesinde bulunan bütün er, gd. eşbaş ve subaylarımızın gön­lünde en kıymetli bir hâtıra olarak ya-şıyacak ve ebedîleşeçektir.

Gece yarılarını aşan saatlerde uyku ve istir ah atlerini feda ederek istasyonlarda bizi karşılamak ve uğurlamak iğin bek-liyen aziz ve kadirbilir yurddaşlarımıza teşekkür ve minnettarlık duygularımı­zı arze&arim.ı

— Konya :

Cumhurbaşkanı Ccllâ Bay ar, beraber­lerinde Bayındırlık Bakanı Kemal Zey-linoğlu, Konya Milletvekilleri, Vali, İkinci Ordu Müfettişi, Basın-Yayın ve Turizm Genel Müdürü, Tapu Kadastro Genel Müdürü ile Basın mensupları ol­duğu halde Beyşehir'e gitmek üzere bu sabah saat 8.15'de Konya'dan ayrıl­mışlardır.

Devlet Başkanı yolları üzerinde ilk merhale olan Kızılviran'da tezahüratla karşılanmışlar, köy kahvesinde kısa bir müddet kalarak köylülerle hasbı­halde bulunmuşlar ve coşkun tezahü­rat arasında yollarına devam etmişler­dir.

Celâl Bayar, Candar'a geldiklerinde Doğanbey bucağından gelen heyet de dahil olmak üzere büyük bir kalabalık tarafından hararetle karşılanmışlar ve Candar'lılann içten gelen sevgi gös­terileri arasında oradan ayrılarak Hi-sarköy'e uğramışlar, saat 10.45'te Bey­şehir'e gelmişlerdir.

Beyşehir'de kasaba methalinden itiba­ren Şehir Kulübüne kadar olan mesa­feyi Bey şehir'İllerin coşkun gösterileri arasında Cumhurbaşkanı, Şehir Kulü­bünde Göksu üzerinde kurulacak olan Hidroelektrik Santrali hakkında Kon­ya Su İşleri Müdüründen izahat almış­lardır. Devlet Başkanı, Şehir Kulü­bünde kaldıkları müddet esnasında Ankara'ya beş saat mesafede bulunan Beyşehir'in turistik bakımdan önemi üzerinde durmuşlar ve Basın-Yayın ve Turizm Genel Müdürü Halim Alyot'tan göl kenarında kurulması kararlaştırı­lan Turistik Otel hakkında malûmat almışlardır.

Millet müteaddit s eğimlerde bilhassa 14 Mayıs büyük seçiminde reyini ser­best olarak kullanmış, elini vicdanına koyarak istediğini ve sevdiğini iş başı­na geçirmiştir. Olgun Türk milletinde bu halin devam edeceğine şüphemiz yoktur. Nasıl demokrat milletler, serbest seçim, hür düşünce sayesinde terakki ve inkişafa mazhar oluyorlarsa, Türk milletinin de aynı terakki ve inkişafa mazhar olacağına emin ve mutmain bulunuyoruz. Bir millet ancak içten gelen arzularının yerine getirildiğini gördükçe ve içten gelen arzusuna göre hareket -ettikçe terakki ve inkişaf eder. Tazyik ve cebirle yaptırılmak İstenen bir iğin sonu gelmez.

Oldu bitti nazariyle baktığımız için maziye temas etmekten sarfınazar edi­yorum. Halden memnun, istikbale, ge­leceğe emniyetle bakabiliriz.

Yaşasın mazisi şan ve şerefle dolu Türk milleti, yaşasın Cumhuriyet ve Demokrasi, var olsun Sayın Cumhur­başkanımız, var olsun sayın misafirle­rimiz,»

Bundan sonra köy halkı Cumhurbaşka­nına çeşitli sevgi tezahürlerinde bulun­muş, millî oyunlar oynanmıştır.

Devlet Başkanı bu geceyi Başhoyiik köyünde geçireceklerdir.

  Samsun:

Büyük Millet Meclisi Başkanı Refik Koraltan, Başbakan Adnan Menderes, Demokrat Parti Genel îdare Kurulu üyesi Manisa Milletvekili Fevzi Lûtfi Karaosmanoğlu, beraberlerinde Ordu ve Samsun Milletvekilleri. Samsun Va­lisi, ve Başbakanlık Özel Kalem Mü-durü Basri Aktaş olduğu halde bugün saat 21'cts Giresun vapuru ile şehrimize gelmişler ve vaktin geç olmasına rağ­men iskeleyi ve meydanı dolduran bin­lerce Samsunlu tarafından, büyük sev­gi  tezahürleriyle karşılanmışlardır.

Misafirler geceyi Samsun'da geçirecek­lerdir.

Bu akşam Belediye tarafından Şehir Kulübünde misafirler şerefine bir zi­yafet verilmiştir.

  Ordu:

Bugün Demokrat Parti îl Kongrasİnde delegelerin dileklerinden sonra söz alan Başbakan Adnan Menderes, Kon­gre üyelerinin ve dinleyicilerin daki­kalarca süren, alkışları, heyecanlı sev­gi ve umumî tasvip tezahürleri arasında yüksek seviyeli bir topluluğun hu­zurunda konuşmaktan duyduğu zevk ve heyecanı belirttikten sonra Karade­niz yalıları şeridinin ortasında bulunan Ordu'da konuşurken bütün Karadeniz­lilere hitap fırsatını bulduğuna kani olduğunu söylemiş ve demiştir ki:

Böylece Karadenizlilere hitap, âdeta Hükümet olarak bu bölgenin hususi­yetlerini tebarüz ettirmek yerinde olur. Toprağı dar, aşılması güç deniz ve dağ­lar arasında âdeta mahsur kalan bu bölgede yaşayan Karadenizliler müz-minleşmiş iktisadî dertlerinin daima zebunu olagelmiştir. Bu itibarla Kara­deniz bölgesinin iktisaden kalkındırıl­ması bahis mevzuu olurken şüphe yok ki, ilk tedbir olarak onu bu mahsur vaziyetten kurtarmak hatıra gelir. Bu fikri ileri atmakla bölgenizi, dağları muhteilf yerlerden yararak diğer mem­leket aksamım sıkı sıkıya bağlayacak yolların süratle inşası lüzumuna işaret etmek istediğimi elbetteki anlamış bu­lunuyorsunuz. Bu yılın bütçe imkânla­rının dar olmasına rağmen bu gayeyi tahakkuk ettirmek yolunda mülıim sa­yılabilecek adımlar atmaktayız. Gelecek Bütçe yılı içinde ise bu dâvanın ta-mamiyle hal yoluna girmiş olduğuna şahit olacaksınız.

Bundan başka bölgenizin bir hususi­yetimi daha ortaya koyabilmek için Karadeniz deyince mısır akla geldiğini hatırlatacağım. Mısır ve ekmek me­selesi zaman zaman bu bölgede açlığa kadar giden müzmin bir dert halinde şimdiye kadar alınan tedbirlerle asıl derdin tedavisi değil, dertlerin geçici olarak ele alınması mahiyetinde olmuş, bölgenizin şurasında burasında baş-gösteren kıtlık, açlık hâdiseleri âdeta Hükümetçe bir tasadduk mevzuu ola­rak ele alınmıştır. Artık mısır ve ek­mek meselesi, kıtlık ve açlık dâvası bu bölge için asla mevcut olmamak lâ-zımgelir.

Hükümetlerin bir Karadeniz Bölgesi mevcut olduğuna inanmaları lazımdır, ve bu bölgeye mahsus bir politikaları olmalıdır.

Coğrafî gartlariyle arzettiğim gibi âde­ta mahsur olan bölgeniz halkının ıstı­rabına asıl sebep toprağın dar ol­ması ve esas itibariyle kendini bi­le geçindiremiyecek kadar az mik­tarda mısır istihsal edebilmesi ve bunun yanında da bütün ihtiyaçlarına karşı tek mahsule, fındığa bağlı bulun­masıdır.

Ordulular bizlerin Kongrede bulun-makkğımızı çok arzu ettiler. Dünkü ve bugünkü kabul tarzınız bunu yalnız delegelerin değil, bütün Ordu halkının da istediğini açıkça gösterdi. Halbuki bu seyahatlerimizi arzu etmeyenlerin mevcut olduğu görülüyor. Başbakan işlerini bırakıp diyar diyar dolaşıyor, Kongrelere iştirak ediyor diye beni mu­aheze ediyorlar. Fakat seyahatleri yaparken binlerce ve binlerce vatanda­sın arzularına uymaktan başka bir şey yapmıyoruz. Ne var, ne için endişe du­yuyorlar. Hükümet işlerinin yüzüstü kalmasından mı bu samimî endişeye kapılmışlardır. Bugün telefon ve uçak devrindeyiz. Bu vasıtalar karşısında mesul hiç bir adam vazifesinden ayrıl­mış sayılmaz, kaldı ki bir Halk idaresi kurulurken sık sık ve yer yer geniş vatandaş kitleleriyle temas halinde bu­lunmak ve onların içinde yaşamak şarttır. Milyonlarca vatandaşı sinesin­de barındıran, iktidar partisinin Vilâyet Kongrelerine İştirak etmek, memleke­tin nabzını elinde bulundurmak husu­sunda kaçırılmaz fırsatlar teşkil eder. Seyahatlerimizden bazı kimselerin duy­dukları endişelerin samimî olduğunu kabul ederek kendilerine böyle bir ce­vap vermiş bulunuyorum. Ancak bazı kimseler bulunabilir ki, bunlar teşkilâ­tımız arasında akıllarınca hususî mak­satlarına göre arzu ettikleri cereyanları yaratabilmek için bizim parti teşkilâ­tımızı kendi haline terketmemizi isti-y e bilirler. Ve memleket içinde yaptığı­mız seyahatlerimizi ve parti teşkilâ-tiyle yakın alâkamızı bu bakımdan maksatlarına zararlı görebilirler. Bun­ları kendi hasis maksatlariyle başbaşa bırakmak ve bu yoldaki itiraz ve ten-kidlerini sükûnla karşılamaktan başka yapılacak bir şey yoktur.

Bizi sizlerden ayırmak, masa başların­da tecrit ederek yıpratmak istiyenlere karşı verilecek cevap bundan ibaret olur. Kim ne derse desin, vatandaş kitlelerinin bizi arzu ettikleri ve vazi­fenin bizi çağırdığı yerlere gitmekte devam edeceğiz.»

Adnan Menderes bundan sonra De­mokrat Partinin gözden düştüğüne ve Ad an a'd a birkaç kişinin istif asiyle or­taya çıkan meseleye ve partinin zayıf­lamakta olduğuna dair görülen neşri­yata geçerek demiştir ki:

«Şu topluluğunuzda bu şayialara ina­nan tek bir kişi dahî bulunmadığına eminim.   Bundan   evvel   de  Demokrat Partinin dağılmakta olduğu iddiaları senelerce devam ettirildi. Demokrat Partinin her yerde çökmekte olduğuna memleket inandırılmak istenildi. 14 Mayısa kadar neşredilen Demokrat Partiden istifalar listesi bir araya ge­tirilip yekûnlar yapılacak olursa, bu­gün bu partide bir tek kişinin-mevcut olmaması lâzımgelirdi. Ad ana'da üç milletvekiliyle beş on kişinin istifasın­dan Demokrat Partinin dağılmakta ol­duğuna veya ikiye bölündüğüne hük­metmek akılların alamıyacağı bir şey­dir. Bu istifalar meselesinde bugüne kadar sustuk. Çünkü bu hareketlerin sebebini kendilerinin izah etmesi icap ederdi. Bunu yapmadılar. Şimdiye kadar söy-liyebildikleri parti iyi idare edilmiyor, hukuk devleti istiyoruz, parti içinde baskı vardır gibi hiçbir delile îstinad etmeyen bir takım kuru iddialardan ve isnadlardan ibaret kalmıştır. Halbuki bu milletvekilleriyle onları takip eden birkaç İrişinin umumî efkâra istifaları­nın sebebini madde, mekân, hâdise zik­rederek delilleriyle izah etmeleri icap ederdi. Bir kere söylesinler de dosya­lara, vesikalara, hâdiselere, maddelere' dayanan cevaplarımızın ne olacağını görsünler.»

Adnan Menderes sözlerine şöyle devam1 etti:

«Bir tarafta üç milletvekili istifa edi­yor, diğer tarafta Demokrat Parti bü­tün meşru organlariyle, teşkil âtiyle,, nıensuplariyle yerli yerindedir. Bu beş on kişiyi ele alıp evvelden tertiplenmiş, bir hâdiseyi bütün parti teşkilâtına şâ-milmiş gibi göstermek ve bunları âde­ta birer hürriyet kahramanı ve birer hak ve hakikat fedaisi olarak umumî efkâra takdim etmek ne dereceye ka­dar doğrudur, takdirinize terke diyo­rum. Fikir haysiyetine sahip olmanın umumî efkâra hitap etmenin icap et­tirdiği vekarm mânasını böyle mi anlı­yorlar? Koskoca bir parti teşkilâtinda bütün İdare ve salâhiyet yerleri ni­zamnamemiz mucibince meşru ellerde1 bulunmaktadır. Bir nevi kazan kaldır­ma hareketi, bir nevi baş kaldırma ve^ parti İçinde isyan hareketini meşru te­lâkki etmek ve meşru göstermek ve baştanbaşa meşruiyeti bir kalem darbe­siyle yokedivermefc gayretine düşmek ne fikir ve kalem haysiyetine, ne de memleket menfaatlerine uyar hallerden değildir. Demokrat Partide ikilik veya sarsıntılar yaratmak istemenin bugün İçin memleketin siyasî ve idarî haya­tında istikrarı yoketmek istemek ma­nasına geleceğini nasıl takdir edemiyor­lar? Anlamak cidden zor oluyor.

Başbakan bundan sonra Kongrede ileri sürülen muhtelif dilekler ve memleket işleri üzerinde konuşmuş ve Hükümet Başkanı sıfatiyle geniş izahlarda bulun­muş ve dıg siyasetimiz hakkında ken­disine sorulan suallere şu cevabı ver­miştir:

«Bana niye Kore'de döğüşüyoruz, fakat acaba beraber döğüştügümüz milletler memleketimize karşı vukuu muhtemel bir taarruz karşısında bize tam. teminat vermiş midir? sualini sordunuz. Kore'­de müşterek sulh ve emniyetin korun­masını ve bütün milletlerin hürriyet, istiklâl ve emniyet içinde yaşaması gibi insanî gayelerin tahakkuk ettirilmesi uğrunda döğüşüyoruz.. Atlantik Paktı Şayet bu gayelerin tahakkuku için ku­rulmuş ise biz de bu Paktı teşkil eden devletlerin mesuliyetlerine iştirak et­mek ve kurdukları emniyet sistemine girmek istiyoruz. Memleketimiz müşte­rek emniyet sisteminin kuvvetlendiril­mesi uğrunda bir çok milletlerden çok daha büyük gayretler sarf etmiş ve et­mektedir. Bir kısım devletler Birleş­miş Milletler Camiasına dahil olmanın sağladığı emniyeti kendileri için kâfi görmezler de ayrıca bir Pakt vücuda getirmek suretiyle hususî emniyetlerini ayrıca sağlamak peşinde koşarlarsa ve böyle bir Pakta dahil olmak isteyen ve hak kazanmış bulunan bir memlekete red cevabı vermek kolay ve haklı ol­maz. Şayet Atlantik Paktı bir mmtaka paktıdır diye bir red sebebi ortaya atı­lacak olursa, dostumuz İtalya'nın bu Pakta alınmasının bu iddiayı ortadan kaldırmış olduğunu kabul etmek icap eder. O halde memleketimizin ve arzu ettiği takdirde meselâ Yunanlı dostla­rımızın Pakta alınmaları için ortaya ikna edici bir sebep koyabilmek, görü­yorsunuz ki mümkün değildir. Pakta alınmamamız hususunda haklı ve ikna edici sebepler ortaya konulmadıkça ve Birleşmiş Milletler ideali yolunda bu derece samimî olarak yürüyen memle­ketimizin haklı ve İsrarlı taleplerini uzun müddet reddetmek ve geciktir­mek mümkün olamıyaeak kanaatinde­yim.»

Bundan sonra Başbakan Adnan Men­deres, selefi eski Başbakanın son gün­lerde yaptığı tenkidlere sözlerini inti­kal ettirerek demiştir ki:

Daha dünün Başbakanı memleket iş­lerini bu tarzda nasıl konuşur. Memle­ketin uzak köşelerinde, kahvehaneler­de bile memleket işleri artık bu tarzda konuşulmuyor. Yeni iktidarın icraatı yokmuş. Yeni iktidar beceriksizmiş. Yeni iktidar itibardan düşmüş... Bu gi­bi kuru ve mesnetsiz iddiaları birbiri arkasından sıralamak suretiyle sayfa­lar doldurmak mümkündür. Fakat güç olan şey, umumi efkârı bu gibi iddia­ların doğru olduğuna kandırmaktır. Şayet eski Başbakan madde, mekân zikrederek rakama ve hâdiseye daya­narak tenkidler yapmış, şu iş şöyle ola­caktı, böyle yapmışlardır tarzında ko­nuşmuş olsaydı, kendisini hürmetle ce­vaplandırmakta asla gecikmezdim. Ben Türk efkârının memleket işlerini ele almak ve mütalea etmekte bugün çok ileri bir seviyede olduğunu ve umumî vs beylik sözlerle onu kandırabilmek devrinin çoktan geçtiğini muhterem se­lefime hatırlatmak ve kendisinin bu hakikatle temasını temin etmek için bu sözleri söylemekteyim.»

— Ordu :

Saat 13.30'da Demokrat Parti İl Kon­gresinde söz alan Büyük Millet Meclisi Başkanı Refik Koraltan, şu hitabede bulunarak demiştir ki:

«Ordu Vilâyetinin çok muhterem, çok aziz ve idealist çocukları,

Ben 14 ay evvel bir devrenin sona yak­laştığı günlerde aranızda bulunmuş­tum. O gün Ordu Vilâyet hudutlarına girdiğim yerden değil, Doğu hudutla­rından başlıyarak dolaşa dolaşa buraya geldiğim zaman heyecanın en son had­dini bulduğunu gördüm. Sik Ordulula­rın temiz duygularını bu binada gör­müştüm. O gün ne gördümse, ne soy-ledimse dünden beri Samsun'dan Or­du'ya gelinceye kadar aynı duygunun tesiri altında ancak mesut neticenin ferahlığı içinde daha toplu, daha mesut ve birbirine daha bağlı bir hava içinde buldum.

Sizleri hasretle kavuşmanın heyecanı ve sevinci içinde selâmlıyorum. Muha­lefetin, iktidarın tek gayesi vardır o da müşterek menfaat ve gayelerimizi tahakkuk ettirmektir. Dün gece Bele­diye Başkanı yapıcı bir eda ile: «İkti­darın yardımcısı olacağız» dedi.Orduluların bu sözle gösterdiği olgun­luğu vatanın her yerinde görmekle bah­tiyarız. Huzursuzluğu isteyen tektük kimselerin ve demin bir arkadaşınızın söylediği gîbi, seçim münafıklarının milletin bünyesini, milletin bağlılığını, sarsmasına asla müsaade etmiyeceğiz. Şimdi Türk milleti yepyeni bir âlemin içinde feraha doğru ilerliyor. Muvafık, muhalif, elele vererek huzur içinde istikbalini temine çalışan bir millet ol­duğumuzu bütün dünyaya örnek ola­rak göstereceğiz.

Bundan sonra milleti ve bir canh ol­mak sıf atiyle ferdi korumak için baş­ka milletlerin neleri feda ettiğini söy-liyerek buna ait kısa bir hâtırasını nak­leden Büyük Millet Meclisi Başkanı Refik Koraltan sözlerine devamla de­miştir ki:

«Eğer" memlekette beş yıl süren bir mücadele olduysa ve bu mücadelede Türk milleti inanarak bizi desteklediyse, müşterek bir eser yarattıysa yarının şeref ve haysiyetini koruyacak bir var­lığa kavuşifiak için bu dâvayı müdafaa etti. Emniyet ve huzur içinde kendi iradenizle iş başına getirdiğiniz iktidar bunu sağlamağa çalışıyor. Yüksek bir millet olarak bu kurtuluş dâvamızı be­nimsedik. Bir yıl geçti. Aradaki fark nedir? İşte bütün önümüzdeki man­zara iktidarın çalışmalariyle m ili etin siyasî hudutları içinde olan dini ne olursa olsun, öz çocukları olduklarına inanıyoruz. Bir milletin bekası kendine ve topluluğun varlığına inanmasiyle kaimdir. İşte buna inanan Türk mille­tinin erişrniyeceği saadet yoktur.»

— Ordu:

Dün başlayan ve hakikaten dikkate şa­yan müzakerelerin cereyan ettiği bir topluluğa iştirak eden ve güzel konuş­malar yapan, muhtelif ilçelerden gelen 8 kadın delegenin de bulunduğu Ordu Kongresi Başkanlığına seçilmiş olan Manisa Milletvekili Fevzi Lûtfi Kara-osmanoğlu, Kongrenin öğleden sonra yapılan 3'üncü oturumunda söz alarak bugün Samsun'da bulunmak üzere va­pur i a haı>eket edecek olan Başbakanla gitmek mecburiyetinde olduğundan bir lütufkârlık eseri olarak seçilmiş olduğu Kongre Başkanlığı vazifesine devam cdemiyeceğini söyliyerek kendisine karsı gösterilen itimad ve sevgiye te­şekkür etmiş, sözlerine devamla ez­cümle şunları söylemiştir:

»Muhterem Ordulular,

Karadeniz'e geldiğim zaman gördüğüm şey, her şeyden evvel bu topraklar ü-zerinde  yaşayan  insanların  ruhan ve manen zengin ve fakat maddeten fakir düşmüş olmalarıdır. Türkiye'nin tezat­lar memleketi olduğu, bilhassa Kara-denizin bu bölgesinde bariz bir şekilde görülmektedir. Bir tarafta manen ve ruhan bir zenginlik, öte tarafta büyük ve kütlevî vaziyette bir sefalet man­zarası göze çarpmaktadır. Bu memle­kette hürriyet vardır, yoktur dendi. Bu memlekette zulüm yoktur, vardır dendi. Açlık;, yoljtur, vardır denildi. Daima, daima zıt şekiller ve zıt halet­ler görüldü. Bütün bir fakru sefaletin hâkim olduğu bu mıntakanın her türlü dertleriyle ve her türlü işleriyle meş­gul olurken, hiç kimseyi itham etmek aklımızdan g«çmez. Vazife icabı bu memleketin işleriyle ve insanlariyle meşgul olunmuştur. Fakat bu kâfi de­ğildir. Vatanımızın her yerinde olduğu gibi, burada da bu memleketin işleri ve sıhhatiyle meşgul olunurken, hasta­ya karşı hastalığı, aça karşı açlığı du­yarak hareket edersek. Şarkın bir par­çası addedilen bu vatanımızı, Batının bir parçası haline getirmiş oluruz. Her şeyden evvel Demokrat Partinin bu memlekete yaptığı işlerden birisi de insanların birbirlerini muhabbet ve şefkatle sevmiş olmasıdır. Şimdiye ka­dar sarfedilmeyen vasıflardan birisi bu olmuştur. İstediğimiz Karadenizin en güzel m intak alarmdan biri olan bu mıntakada iyiliğin, sıhhatin ve birliğin bu memleketten de esirgenmem esidir. Bunu yapacağız. Bu bölgede muvaffak olmak için burada yaşayan insanlara en çok zenginlik s ağlıya cağımızı iddia edemem. Fakat bu insanların geçimini kolayca temin edecek bir refaha kavuş­turacağız.»

6 Haziran 1951

— İstanbul:

Stokholm ve Berlin'de İsveç ve Batı Almanya millî takımları ile maç ya­pacak olan millî futbol takımımız ida­reci ve oyuncuları bu sabah K.L.M. u-çağı ile saat 7.15'de Yeşilköy d en hare­ket etmişlerdir.

Giden idareciler  şunlardır:

Futbol Federasyonu Başkanı Ulvi Ye-nal, Federasyon Müşaviri Adnan Akın, İstanbul Futbol ajanı Sedad T aylan, beynelmilel hakemlerimizden Şulhi Garan.

Giden futbolcularımız da: Şükrü, Na­ci, Müjdat, Tarık, Orhan, Mehmed Ali,

Ali İhsan, Hüseyin, Muzaffer, Melih, Erol, Leîter, Gündüz, Recep, Faruk., Nusret, Eşref, İsmet'den ibarettir.

Kafileyle Galatasaray Klübü adma santrhaf Doğan da gitmektedir.

İstanbul ve Ankara'da maçlar yapan Muhlburg futbolcuları da ayni uçakla hareket etmişlerdir.

— Ankara :

Dün geceyi Başhöyük köyünde geçiren Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, bu sabah saat 7'de beraberlerinde Bayındırlık Bakanı Kemal Zektinoğlu, Kütahya Milletvekili Ahmet İhsan Gürsoy, Kon­ya Milletvekilleri, Konya Valisi Kemal Hadım'a, 2. nci Ordu Müfettişi Korge­neral Şahap Gürler, Basın-Yayın ve Turizm Genel Müdürü Halim Alyot ile Tapu Kadastro Umum Müdürü Mümtaz Tarhan olduğu halde Baghöyüklülerin tezahüratı arasında ayrılarak civardaki Özden Devlet Üretim Çiftliğini ziyaret etmişlerdir.

Cumhurbaşkanı çiftlikte Teknik Ziraat Okulu ile muhtelif meseleler hakkında izahat almışlar ve çiftlik halkmm sev­gisi arasında ayrılarak Kadinhan ilçe­sini şereflendirmîşlerdir.

Kadınhan'da da hararetli bir şekilde İstikbal edilen Devlet Başkanı, Bele­diye binasına kadar yaya olarak Ka-dmhanhlann sevgi gösterileri arasında geçmişler ve Belediyede kısa bir müd­det kalarak halkla hasbihalde bulun­muşlardır.

Cumhurbaşkanı burada halkın kendi­lerine gösterdiği muhabbete teşekkür etmişler ve Belediye Başkanı ile Kay­makamdan köylü borçlarının tecili ve göçmenlerin iskânı meseleleri hakkında izahat almışlardır.

Celâl Bayar, Belediyedeki hasbihalle-rini müteakip Kadmhanlılara veda ede­rek halkın coşkun tezahüratı arasında Kadırjhan'dan ayrılmışlar ve Konya'ya da uğradıktan sonra saat 10,15'de bera­berlerinde Bayındırlık Bakanı Kemal Zeytinoğlu, Kütahya Milletvekili Ah­met îhsan Gürsoy, Konya Milletvekil­leri Himmet Ölçmen, Remzi Birant, Ri-fat Alabay, Basın-Yayın ve Turizm Genel Müdürü Halim Alyot olduğu hal­de Ankara'ya gitmek üzere yola çıkmış­lardır.

Devlet Başkanı yolları üzerinde bulu­nan Karayolları Genel Müdürlüğü 3. üncü  Bölge   Merkez   Atölyesini   degezmişler, Konya'dan kendilerini uğur­lamaya gelen Konya Valisi Kemal Ha-dimlı'ya ve diğer zevata veda ederek yollarına devam ve saat 13.45'de Anka­ra'ya avdet etmişlerdir.

  Ankara ;

Büyük Millet Meclisi Başkanı Refik Koraltan, Başbakan Adnan Menderes, Manisa Milletvekili Fevzi Lûtfi Kara-osmanoğlu beraberlerinde Ordu millet­vekillerinden Feyzi Boztepe ve Refet Aksoy, Aydın Milletvekili Şevki Ha­sırcı, Erzurum Milletvekili Memiş Ya­zıcı ve Başbakanlık Öael Kalem Mü­dürü Basri Aktaş olduğu halde bugün saat 15.45'te uçakla Samsun'dan şeh­rimize germişlerdir.

Büyük Millet Meclisi Başkanı ve Baş­bakan ile beraberlerindekiler hava ala­nında, Devlet Bakam Başbakan Yar­dımcısı Samet Ağaoğlu, Bakanlar, mil­letvekilleri, Genelkurmay Başkanı, Başbakanlık ve Millî Savunma Bakan­lığı Müsteşarları, Başbakanlık -Müste­şar Muavini, Vali, Belediye Başkanı, Emniyet Genel Müdürü, Garnizon ve Merkez Komutanları, mülkî ve askerî erkân tarafından karşılanmışlardır.

  Samsun:

Büyük Millet Meclisi Başkanı, Başba­kan, Fevzi Lûtfi Karaosmanoğlu, Sam­sun ve Ordu milletvekilleri Demokrat Partiyi ziyarete gittikleri zaman önü, içi ve bahçesi kesif bir partili kütlesi ile dolmuş bulunuyor ve herkes konuşma yapılmasın! istiyordu. Refik Koraltan partililere hitaben kısa bir konuşma yaptı ve dedi ki:

Şu kapıdan girerken hafızamı beş se­ne evveline götürdüm. O zaman buraya gelmiştim. Bu bahçede bir toplantı ha­linde konuşma yaptım. Şartlar çok ağırdı. Memleket, rejim ve sistem ba­kımından bir uçurumun kenarına yak­laşıyordu. Millet bin bir dert içinde bu-nalıyordu. Bu hali gidermenin tek yo­lu güdülen sistemi, zihniyeti değiştir­mekti. Bütün konuşmalarımın esasını bunlar teşkil ediyordu. İşte bu müş-"kül yıllarda Samsun ilk teşkilâtımızı kuran İllerden biri oldu. Her ne Kaman bir memleket meselesi ele alınsa onu benimsemesini bilen Karadeniz çocuk­ları bu sefer de demokrasi hamlesini benimsemesini, onu yürütmesini bilmiş ve tarih yapmıştır. Anadolu'nun müs­tesna bir kapısı, Karadeniz'in incisi Samsun nasıl-Mustafa Kemal'i bağrına basarak millî tarihin şerefli mevkiini kazandı ise o günden bugüne her millî meselede ayni yolları tutmuş, 946 gün­lerinin ağırlığından yılmayarak, ön safta yer alınıştı. Artık tarih olan o kötü günlerden bahsedecek değilim. Şükür ki şimdi yeni bir devir içinde­yiz. Halk iradesine dayanan halk ida­resi demokrasiyi, millet, millî bünyede bir sıkıntıya, hâdiselere meydan ver­meden tamamiyle benimsemiş bulunu­yor. İşte tarihe karışan o sıkıntılı gün­lerde «ne zaman kendi iradenizle bir Hükümet kurulursa o zaman dertleri­nizi serbestçe konuşuruz demiştim. Şimdi aranızda bugünleri idrak etmiş olarak bulunuyorum.

Kalkınmanız için dünya medenî mil­letlerinde ne ele alınmış ise, onları ta­kip ederek yepyeni bir Türk dünyası vücude getirmek ve onun hudutları içerisinde refah ve huzur içinde yaşa­mağa lâyık bir topluluğu saadete eriş­tirmek yolunda yürüyoruz. Dertlerin bir anda halledilmesi imkânı yoktur. Bunu biliyorum. Mübalâğa etmeden soyliyebilirim ki siz vatandaşlara daha iyi çalışmak, rahat yaşamak ve lâyık olduğu müreffeh hayata erişmek im­kânını sağlamak için itimadınıza maz-har olan iktidar, geceli gündüzlü çalı­şıyor. Başbakan Adnan Menderes Or­du'da Karadenizin ihtiyaçlarına ea ge­niş ölçüde temas etti. Gazetelerde on­dan beklediğiniz bu güzel teşebbüsleri okuyacaksınız. İhtiyaçlarınıza hep be­raber mütalea edilerek cevap verilmiş­tir.

Yakın bir günde tekrar görüştüğümüz zaman liraan inşaatı başlamış, yollar işine hız verilmiş, medenî vasıtalarınız ikmal edilmiş olacak ve sizler de yarın­dan ümitli ve neşeli ve müreffeh bir hayata erişmiş bulunacaksınız.

Bütün Türk milleti bu refah ve saadet devresini tamamlarken siz bahtiyar ve tarih yapan Samsunlular da bütün milletle beraber beklenen o günlere kavuşacaksınız.»

Bundan sonra Fevzi Lûtfi Karaosman-oğlu Samsunlulara teşekkür etmiş, Başbakan Adnan Menderes de buraya konuşmak için değil, sırf bir ziyaret için geldiğini ve gösterilen bu derin alâka ve sevgiden derîn bir memnun­luk duyduğunu ifade eylemiştir.

 

7     Haziran 1951

  Ankara :

Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Samet Ağaoğlu beraberinde Çanakkale Milletvekili Süreyya Endik ve Ordu Milletvekili Feyzi Boztepe olduğu hal­de bugün saat 11.20'de uçakla İstan­bul'a hareket etmiştir.

Uçak alanında kendisini uğurlayanlar arasında Çanakkale îl Başkanı Nusrct Filizeioğlu ile İl Kurulundan Ali Rıza Suda ve Haysiyet Divanı üyelerinden Cemal Çepeioğlu bulunmuşlardır.

  İstanbul:

15 gündenberi Yunanistan'da misafir bulunan Genelkurmay Harekât Başkanı Korgeneral Yusuf Egeli'nin Başkanlı­ğında Tümamiral Aziz Ulusan, Kurmay Binbaşı Zeki İlter, Kurmay Binbaşı Et-hem Alkan, Kurmay Binbaşı Muzaffer Akın ve Yüzbaşı Remzi Çakm'dan mü­teşekkil askerî heyetimiz bugün saat 11.45'te özel bir Yunan uçağı ile ve Selanik yoliyle şehrimize gelmiştir.

Korgeneral Egeli, Yeşilköy hava ala­nında kendisiyle görüşen gazetecilere Yunanistan'da büyük bir sevgi ve sa­mimiyet gördüklerini, seyahatinden ve yaptığı temaslardan da çok memnun kaldığını ifade etmiştir.

  İstanbul:

İstanbul'un fethinin öOO'üncü ve mü­teakip yıllarını kutlama komitesi, Vali ve Belediye Başkanı Prof. Gökay'ın Başkanlığında toplanmıştır.

Bu toplantıda komitenin esaslı mevzu­lar ve bunların gerektireceği masraflar hakkında bir tasarı hazırlayarak Viiâ-yet vasıtasiyle Hükümete sunması ka­rarlaştırılmıştır.

8     Haziran 1951

  Ankara :

Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Profesör Fuat Köprülü, Manisa Milletvekili Fevzi Lûtfi Karaosmanoğ-lu beraberlerinde Aydın Milletvekili Ethem Menderes, Çanakkale Milletve­kili Kenan Akmanlar ve Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Basri Aktaş ol­duğu halde bugün saat 11.45'te uçakla İstanbul'a hareket etmişlerdir. Başbakan ve beraberler indekiler, hava alanında Büyük Millet Meclisi Başka-

nı Befik Koraltan, Bakanlar, milletve­killeri, Başbakanlık, Millî Savunma, Ekonomi ve Ticaret Bakanlıkları müs­teşarları, Jandarma Genel Komutanı, Basın-Yayın ve Turizm ve Emniyet Ge­nel Müdürleri, Vali, Belediye Başkanı, Merkez ve Garnizon Komutanları ve diğer mülkî ve askerî erkân tarafından iığurlanmışlardır.

  İstanbul:

Başbakan Adnan Menderes, beraberin­de Dışişleri Bakanı Prof. Puad Köp­rülü, Manisa Milletvekili Fevzi Lûtiİ Karaosrnanoğlu, Aydın Milletvekili Et-hem Menderes, Çanakkale Milletvekili Kenan Akmanlar ve Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Basri Aktaş olduğu halde bugün saat 13.10'da Devlet Hava­yolları uçağı ile Ankara'dan şehrimize gelmiştir.

Başbakan ve beraberindekiler, Yeşilköy hava alanında Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Samet Ağaoğlu, Ulaştırma Bakanı Seyfi Kurtbek, D. P. Bölge Mü­fettişi İstanbul Milletvekili Hüsnü Ya­man, şehrimizde bulunan milletvekil­leri, Vali ve Belediy-e Başkanı Prof.-Gökay, Generaller, İstanbul Merkez Komutanı, İl Genel Meclisi üyeleri, Em­niyet Müdürü, D. P. İl İdare Kurulu. Başkanı Enver Safder Öder, partililer ve Basın mensupları ile kalabalık bir halk kütlesi tarafından karşılanmıştır.

Başbakan ve beraberindekiler, Yeşil­köy hava alanından doğruca Vilâyete gelmişler ve saat 14.15'te Vilâyetten ayrılmışlardır.

Başbakan, Vilâyetten ayrılırken kendisi ile görüşen gazetecilere İstanbul'a gel­mesi münasebetiyle İstanbul Basınına hürmetlerini ifade etmiştir.

  Ankara :

Haber aldığımıza göre Millî Eğitim Ba­kanlığı bir taraftan yeni teşkilâta ve gelişmelere önem verirken, diğer ta­raftan mevcut müesseselerin dahi iyi işlemesini temin için bütün Vilâyet merkezlerinde birer Millî Eğitim Da­nışma Kurulu teşkil etmeye karar ver­miştir.

Bu hususta Valiliklere gönderilen ta­mimde millî eğitim organlarının iyi ça­lışmalarının, ve muvaffak olmalarının, Bakanlığın murakabe ve direktiflerin­den ziyade, kendi işlerinde ve kendi hamleleri sayesinde yapacakları geliş­me teşebbüsleriyle sağlanabileceği belirtilmekte ve bütün eğitim ve öğretim meselelerimizin hallinde ilmî yollara, meslekî tecrübelere istinad edilmesi lüzumu üzerinde durulduktan sonra program "ve talimatnamelerdeki direk­tiflerin umumî mahiyette olduğu, bun­ların mahallî şartlara tatbik edilme­sinde esasen bir mürebbi olan öğret­menin büyük bir rolü bulunduğu dik­kate alınarak öğretmenlerin İçinde bu­lundukları güçlükleri ve pedagojik meseleleri bizzat halletmek için hare­kete geçmeleri tavsiye olunmaktadır.

  İzmir :

Bir hafta kadar kalmak üzere şehrimi­ze gelmiş olan ingiliz Filotilla Komu­tanı Komodor J. S. Richardson, bugün saat 16'da Peacock gemisinde bir Basın toplantısı yaparak gazetecilere şu be­yanatta bulunmuştur:

»Bugün sizleri gemimde karşılamak, bana büyük bir haz vermiştir. Beşinci Filotilla, uzun zamandan beri İzmir'i ziyaret etmek ümidini beslemekteydi. Bu sabah gemilerimiz İzmir'e doğru yol alırken limanın ve onu çevreliyen şehrin haşmet ve güzelliği ile cidden mütehassis olduk.

Bu benim İzmir'i ilk ziyaretimdir. Fa­kat Türkiye'yi değil. Zira geçen sene Marmaris limanında çok mes'ut günler geçirmiştik.

Bu ziyaretimden bilistifade etrafı daha fazla görmek arzusundayım. Bilhassa Fuarınız bana söylediklerine göre, çok güzelmiş. Yalnız şunun iğin çok müte­essirim ki Fuarın açıldığı zaman bu­rada bulunamiyacağım.

Bu sabah sahile çıktığımda yapmış ol­duğum ziyaretler esnasında şehirde gördüğüm yakınlık karşısında da yine çok mütehassis oldum ve eminim ki bu, ziyaretimizin güzel geçeceğine bir alâ­mettir.

Cümlenize en samimî duygularımı sun­makla bahtiyarım.»

  İstanbul:

Bakırköy'de İstanbul caddesinde inşa edilecek olan Bakırköy ve Eyüb İşçi Sigortaları Kurumu dispanserlerinin temeli bugün saat 17'de törenle atıl­mıştır.

10 Haziran 1951

  İstanbul:

Demokrat Parti İl Kongresine bugün de Melek  sinemasında  devam  edilmiştir.

Delâlet lûtfunuzu rica eder, derin saygılarımı sunarım.

Kûngre Başkanı Fevzi Lûtii Karaosmanoğlu Manisa Milletvekili

  Ankara :

Şehrimizde misafir bulunan İskoç Dun-dee takımı ikinci maçını bugün saat IB'de takviyeli Galatasaray takımı ile 19 Mayıs Stadyumunda yapmıştır.

Maç misafir takımın 5-3 galibiyeti ile sona etmiştir.

  Stokholm :

Türkiye - İsveç millî maçı bugün ma­hallî saatle 14'd« Rosunda Stadında ya­pıldı.

30 bin seyircinin hazır bulunduğu bu maça takımlar şöyle çıktılar:

Türkiye: Turgay - Naci, Müjdat - Eş­ref, Ali İhsan, M. Ali - Erol, Lefter, Gündüz, Muzaffer, İsmet.

İsveç: Bergstrom - Halmstrom, Nilson -Ahlund, hjertsson, Lİnd - Jonhsson, Lundkvist, Sandın, And er s on, Holm-qvisi.

Maçın orta hakemliğini Finlandiyalı bir hakem ve yan hakemlikleri de Sul-hi Garan ile İsveçli bir hakem yapı­yordu.

Takımlar bir alkış tufanı içinde sahaya çıktılar. Milli marşlardan sonra oyun başladı.

Takımımız ilk devrede kur'ad a kaybet­tiğinden, rüzgara karşı oynamak zo­runda kaldı. Karşılıklı denemelerle ge­çen ilk beş dakikadan sonra İsveçliler hücum teşebbüsünü ele alarak üstüste akınlarla bastırmağa başladılar. Takı­mımız rüzgâra karşı oynamakla bera­ber gayet kuvvetli bir müdafaa oyu-niyle İsveç torlarına gol atmak fırsatını vermedi. Bilhassa kaleci Turgay şahane bir oyun çıkararak üstüste fevkalâde kurtarışlar yaptı ve âdeta İsveç hücum hattının cesaretini kırdı.

Bu canlı müdafaa oyunu karşısında İsveçliler durmadan hücum üstüne hü­cum tazelerken Turgay İsveçli seyirci­lerin gol âvazeleri arasında beş kere arka arkaya oradan oraya atlayarak mükemmel kurtarışlar yaptı. Müdafaanın bu canlı ve güzel oyununa mukabil hücum hattımız bilhassa ilk devrede  hemen  hemen  hiç  bir   oyun

gösteremedi ve fainnetice müessir de olamadı. İsveçliler ise yerden gayet gü­zel paslaşarak oynamalarına rağmen müdafaamızın ve bilhassa Turgay'm fevkalâde oyunu karşısında gol çıkara­madılar ve ilk devre 0-0 berabere ne­ticelendi.

İkinci devrede rüzgârla oynayan takı­mımız devre başlar başlamaz hücuma geçti, ilk beş dakika forvetlerimiz ilk devredeki kötü oyunlarının tesirini sil­mek istercesine İsveç kalesine yüklen­diler. Bu arada beşinci dakikada Gün-düz'ün çektiği isabetli bir sütle top ka­leye girerken yetişen bir rakip oyuncu topu elle tutarak gole mâni oldu. Ha­kem hu hareketi bittabi penaltı ile tecziye etti.

Penaltıyı Lefter gayet güzel bir sütle gole tahvil etti.

Takımımızın 1-0 galip duruma geçme­sinden sonra oyun epey hızlandı. Oyun­cularımız hücum üstüne hücum taze­lerken anide inkişaf eden bir mukabil akında İsveç santrforu Sandin mükem­mel bir kafa sütü ile beraberliği temin etti. Bu golün atılmasından bir dakika, evvel İsveçli kalecinin golü önlemek için doğrudan doğruya Gün düz'e yap­tığı penaltıyı hakem görmedi.

29'uncu dakikada İsveç santrforu bariz of say d vaziyetinde kaptığı topla ilerledi ve müdafaanın duraklamasından isti­fade ederek ikinci golü yaptı. İkinci golden sonra oyuncularımızın maneyi-yatı bozuldu ve 33'üncü dakikada İs­veçli sağiç Lundkvist üçüncü golü attı.

"Üçüncü golden sonra kendini toparla­yan takımımız yeniden hâkimiyeti ele ald! va bilhassa son beş dakikada bu hâkimiyet İsveçliler için bunaltıcı bîr hale geldi. 41'ittci dakikada Erol mu­hakkak golle neticelenebilecek büyük bir fırsatı heder etti. Son dakikalarda forvetlerimizin bütün gayretlerine rağ­men netice değişmedi ve bu millî maç 3-1 mağlûbiyetimizle sona erdi.

11 Haziran 1951

— İstanbul:

Demokrat Parti İl Kongresi bu sabah Necmi Ateş'in başkanlığında Melek sinemasında çalışmalarına devam et­miştir. Malî raporu tetkik eden Ko­misyon adına söz alan Sami Maktalan, İl İdare Kurulunun tanzim ettiği malî rapor hakkında izahat vermiştir.

 


Emir Tallâl,  saat. 15.30'da ayni uçakla - Londra'ya müteveccihen Yeşilköy ha­va alanından ayrılmıştır.

  İstanbul:

Şehrimizde Radyo Sarayı arkasında yapılacak olan 500 odalı otel için ha­zırlıklara devanı edilmektedir. Bu oteli yapacak olan Amerikadaki Hilton mü­essesesinin mümessili Mr. Havzer şeh­rimize gelmiş ve bugün Vali ve Bele­diye Reisi Prof. Gökay'ı makamında ziyaret etmiştir. Mümessil Vali ile ya­pılacak otel hakkında görüşmüştür. Otel mütehassısı şehrimizde bir müd­det daha kalarak incelemelerine devam edecektir.

  İstanbul:

Demokrat Parti İl Kongresine bugün öğleden sonra da devam edilmiştir. Kongreyi çalışma Bakanı-Nuri Ozsan da takip etmekte idi. Bütçe Komisyo­nunun raporu henüz Riyaset Divanına gelmediğinden umumî heyetin arzusu üzerine dilekler faslına geçilmiştir. Bu arada Kongrenin karariyle Deniz has-tahanesinde yatmakta olan Kore gazi­lerini ziyaret eden heyet adına bir de­lege heyeti umumiyeye gazilerimizin başarı temennilerini ve sevgilerini ib­lâğ etmiş ve büyük tezahürata vesile olmuştur.

Dilekler iaslmda delegeler muhtelif mahallî dertlere temas etmiş ve bazı kanunların bir an evvel çıkarılması hu­susunda  temennilerde  bulunmuşlardır.

Saat 16.30'da Demokrat Parti Genel Başkanı Başbakan Adnan Menderes, Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Samet Ağa oğlu, Dışişleri Bakanı Prof. Fuat Köprülü delegelerin ve dinleyici­lerin sürekli alkışları ve tezahüratı a-rasında salona girerek Kongreyi alâka ile takibe başlamışlardır.

Saat 18'de oturuma on dakika ara ve­rilmiş, Riyaset Divanına gelen Fevzi Lûtfi Karaosmanoğlu, ikinci oturumu açmıştır. Bütçe hakkında beş kişilik Komisyonun hazırladığı rapor okun­muş, rapor hakkında muhtelif delegeler fikirlerini bildirmiş ve neticede rapor kabul olunmuştur.

Bundan sonra İl İdare Heyeti ve Hay­siyet Divanı seçimine geçilmiş ve oylar toplanmıştır. Bu arada Kongrenin gece de mesaisine devamı hususunda verilen takrir kabul edilmiş ve saat 22'de top­lanmak üzere oturuma son verilmiştir.

Kongresinin toplantısı müansebetiyle bugün öğleden' sonra Taksim meyda­nına gidilerek Kongre İkinci Başkanı Necmi Ateş.'in başkanlığındaki bir he­yet taralından âbideye çelenk konul­muştur.

  İstanbul:

Demokrat Parti İstanbul İl Kongresi bugün öğleden sora-a çalışmalarına de­vam etmiş ve yeni İl İdare Kurulu için yapılan seçimleri aşağıda isimleri ya­zılı zevat kazanmıştır:

1     — İstanbul Milletvekili Doktor Mükerrem S ar ol,

— Cahid Evrenos,

— Salâhaddin Güvendiren,

— Salâhaddin Genç,

— Necmi Ateş,

— Muzaffer Şahuıoğlu,

— Ziya Köktürk,

— Halide Ahıska,

— Hayri Erdoğdu.

Kongre çalışmalarına devam etmekte­dir.

  İstanbul :

Demokrat Parti İl Kongresi bu gece içtim a ma devam ederek dilekler bah­sinde söz alan delegeleri dinlemiştir. Bu arada yeni seçilen İl îdare Kurulu adına Doktor Mükerrem S ar ol mikro­fon hasma gelerek haklarında gösterilen itimada teşekkür etmiş ve «çalışacağız ve sizlere lâyık olmağa çalışacağız» de­miştir.

Dilekler bahsinde söz alan muhtelif hatiplerin konuşmalarım müteakip Haysiyet. Divanı seçiminin1 neticesi açıklanmış ve Enver S af der, Turgut Bayar, Ferzan Araş, Selim Erengil ve Ertuğrul Adalı'nm en faKİa rey aldık­ları anlaşılmıştır.

Toplantıya saat 24.30'da son verilmiştir. Kongre yarın saat 10'da toplanacaktır.

12 Haziran 1951

  İstanbul:

Demokrat Parti İl Kongresi bugün de Melek sineması salonunda çalışmalarına devam etmiştir.

Kongre saat 10.30'da Manisa Milletve­kili Fevzi Lûtfi Karaosmanoğlu'nun başkanlığında açılmış ve söz alan bazı delegelerin konuşmalarından sonra Ankar a'd a toplanacak Büyük Kongre için delege seçimine geçilmiştir.

Bu arada Kongre Başkanı, seçim şek­lini izah etmiş ve İstanbul adına Bü­yük Kongreye katılacak 46 delegenin seçim neticesini tasnif ve tesbit etmek Üzere beşer kişilik dört Komisyon teşkil edilmiştir.

Saat 1-1'de Başbakan Adnan Menderes, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardım­cısı Samet Ağaoğlu, Dışişleri Bakanı Prof. Fuad Köprülü ve Çalışma Bakanı Nuri Özsan, delege ve dinleyicilerin alkışları arasında Kongreye iltihak et­mişlerdir.

Kongre çalışmalarına devam etmekte­dir.

  Ankara :

Müzelerde ve Topkapı Hazinesinde ta­rihî ve kıymetli mücevheratın muha­faza edildiği Merkez Bankasındaki ka­saların muhteviyatın m tadadına ve Müzeye iade edilecek olanların tesbi-tine bugün saat ll'de devam edilmiş­tir.

Büyük Millet Meclisi Başkanı Refik Koraltan, Adalet Bakanı Rükneddin Nasuhioğlu, Maliye Bakanı Hasan Po-latkan, Millî Eğitim Bakanı Tevfik İle­ri, Başbakanlık Müsteşarı Ahmet Sa­lih Korur, Merkez Bankası ve Maliye Bakanlığı ilgili erkânı ile Topkapı Mü­zesi Müdürü ve Basın mensupları ka­saların açılmasında hazır bulunmuşlar­dır.

  İstanbul:

Çalışmalarına devam eden D. P. İl Kongresi, Büyük Kongreye gidecek 46 delegenin seçimine geçmiş ve oyların toplanmasına başlanmıştır.

Bu sırada Kore gazilerinden Rıfkı Gü­vendi, Genel Başkan ve Başbakan AdT nan Menderes'e, büyük bir takdir nişa­nesi olarak gönderdiği saatten dolayı teşekkür etmiş ve Başbakan bu gaziyi alnından öpmüştür. Bu esnada bütün delegeler erimizi hararetle alkışlamış­lardır.

  Ankara :

Cumhurbaşkanımız Celâl Bayar'la İn­giliz Kralı Majeste Altıncı Jorj arasın­da doğumunun yıldönümü münasebe­tiyle tebrik ve teşekkür telgrafları te­ati olunmuştur.

  İzmir :

Dünden beri İzmir'de bulunan Arap Birliği Genel Sekreteri Azzam Paşa, re­fakatindekilerle birlikte bugün saat 14'de Trabzon vapuru ile İstanbul'a müteveccihen limanımızdan ayrılmıştır. Bugün saat 12'de Vali Osman Sabri Adal ile Belediye Başkanı Rauf Onur­sal, Azzam Paşaya Trabzon vapurunda hususî bir ziyaret yapmışlardır.

Arap Birliği Genel Sekreteri hareketin­den evvel kendisi ile konuşan Anadolu Ajansı muhabirine İzmir intihalarını şöyle anlatmıştır:

«İzmir'in lâtif, tabiî güzelliğini İzah e-de bilmek için çok iyi Türkçe konuşa -bilmem ve şair olmam lâzımdır. Dün Kadifekale'den seyretmiş olduğum manzara, emsalini hiçbir yerde göre­mediğim muazzam bir şaheserdi. Kara­ya çıkar çıkmaz şehrin çok temiz ol­duğu ve içinde yaşayan insanların ga­yet modern ve müreffeh bir hayat sür­dükleri derhal anlaşılıyordu.

Başta Vali Osman Sabri Adal ve Beledi­ye Başkanı Rauf Onursal ile temas etmiş olduğum diğer şahsiyetlerden gördü­ğüm alâka ve iltifat beni çok mütehas­sis etti. Bu vesile ile kendilerine ayrı ayrı teşekkür ederim. Bu iki zatın şa­hıslarında da bütün şehir halkına şük­ranlarımı sunarım.»

  İstanbul :

Yeni seçilen Demokrat Parti İl İdare Kurulu, bugün ilk toplantısını yapmış ve Başkanlığa İstanbul Milletvekili Doktor Mükrsrrem Sarol'u seçmiştir.

  Ardahan :

Bugün saat 14'te başlayan yağmur, sa­ğanak halini almış ve daha sonra saat 15'te 45 dakika, şimdiye kadar görül­memiş irilikte dolu yağmıştır.

Dolu ilçemizd-eki bir çok evlerin cam­larını kırdığı gibi mahsullere büyük zararlar ika etmiştir.

Diğer taraftan dolu neticesi meydana gelen seller birçok köyleri basmış ve ilçemizi Çoruh'a bağlayan şose yolunun 10-15 kilometrelik kısmını alıp götür­müştür.

  İstanbul:

Arap Birliği Genel Sekreteri Azzam Paşa refakatinde zevcesi Zuhude Az­zam Hanım, kızı Mona ve sekreterleri Züheyir Kabbanî, Âdil Sabit ve Saad

Necim olduğu halde bu sabah saat 10.30'da Doğu Akdeniz seferinden dön­mekte olan Trabzon vapuru ile ve İz­mir yoliyle şehrimize gelmiştir.

Galata rıhtımında Vilâyet adına Vali Muavini Fazıl Uybadrn, Vilâyet Hususî Kalem Müdürü Nail Up ile gelirimiz­deki Mısır, Irak, Suriye ve Lübnan Başkonsolosları tarafından karşılanan Azzam Paşa, kendisi ile görüşen Basın mensuplarına Türkiye'de çok seneler evvel bulunduğunu söylemiş ve tekrar gelmekle duyduğu bahtiyarlığı ifade ederek sözlerine şöyle devam etmiştir:

»— bu defa Türkiye'yi ziyaret ederken kendi memleketime gelİyormuşum gibi içimde bir his var. Küçüklüğümden­beri ben Türkiye'yi daima islâm âlemi­nin kalesi olarak tanıyorum. Filhakika Türkiye islâm medeniyetini Garba kar­şı muhafaza etmiş ve bu medeniyeti Garba tanıtmıştır. Bugün Türkiye bu bayrağı elinde tutmaktadır. Bu yalnız benim görüşüm değildir. Arap millet­leri yüzlerce senelerdenberi bu görüşe sahip bulunmaktadırlar».

Memleketimizi ziyaret sebebi hakkın­daki soruya, Azzam Paşa ecvab olarak, Hükümetimiz tarafından Türkiye'ye davet edilmiş bulunduğunu ve ayni za­manda bu ziyaret ile Türkiye ve Arap memleketleri arasında mevcut dostlu­ğun takviye edileceğini söylemiştir.

Azzam Paşa bu akşamki ekspresle An­kara'ya hareket edecek ve pazartesi günü şehrimize döndükten sonra bir Basra toplantısı yapacaktır.

  İstanbul:

Bir müddettenberi şehrimizde bulun­makta olan Başbakan Adnan Mende­res, beraberinde İstanbul Milletvekili Salih Keçeci, Aydın Milletvekili Ethem Menderes ve Başbakanlık Hususî Ka­lem Müdürü Basri Aktaş bulunduğu halde bugün saat 15.4ö,de Havayolları­nın uçağı ile Yeşilköy'den Ankara'ya hareket etmiştir. Başbakan hava mey-danmda partililer ve büyük bir halk kalabalığı tarafından uğurlanmıştır.

  İstanbul :

Dün gece yarısından sonra bozulmağa başlayan hava sabaha karşı şiddetli bir sağanak halini almış ve şehrin birçok yerlerini su basmıştır. Seller en fazla Sarıyer ilçesinde tahribat yapmıştır. Sellerin başlamasiyle Sarıyer Kayma­kamı ilk tertibatı almış ve müteakiben Vali ve Belediye Başkanı Prof. GÖkay ile Jandarma Komutanı, Fen İşleri ve Yollar Müdürleri de Sarıyer'e giderek tertibata nezaret etmişlerdir. Su basan yerlere itfaiye motorlar i sevk edilmiş ve sular boşaltıldığı gibi kapanan yollar da yüzlerce amele tarafından açılmıştır. İnsanca zayiat olmamıştır. Yolların ka­panması yükünden şehirde otobüs ve tramvay seferlerinde de arıza olmuşsa da alman tedbirler sayesinde seferler eski intizamına konulmuştur.

  İstanbul:

İngiltere Dışişleri Bakanlığı tarafından davet edilen ve 15 gündenberi İngilte-red'3 tetkik gezisinde bulunmakta olan Zafer gazetesi sahibi Ankara Milletve­kili Mümtaz Faik Fenik, Vatan muhar­riri Sinan Körle, Cumhuriyet muharriri Ahmet Hidayet Reel, İzmir Ticaret ga­zetesinden Agâh Bartu ve "Ulus yazarı Bülent Ecevit'ten müteşekkil Türk Ga­zeteciler Heyeti bugün saat 16.30'da uçakla Londra'dan şehrimize gelmişler­dir.

Gazetecilerimiz seyahatlerinden çok memnun kaldıklarını ve müspet intiba­larla döndüklerini ifade etmişlerdir.

  İstanbul :

İstanbul Sergisi devamı müddetitıce Açık Hava Tiyatrosunda buz üzerinde patinaj gösterileri yapacak olan 30 ki­şiden müteşekkil bir İngiliz sanatkâr gurubu bu akşam saat 18'de uçakla şehrimize gelmiştir.

  Ankara :

Aldığımız malûmata göre, müessesele­rinin banisi olan Mithat Paşa merhu­mun bakiyeyi izamının Taifden İstan­bul'a getirilmesi hakkında alınan ka­rardan çok mütehassis olan Ziraat Ban­kası camiasının hissiyatına tercüman olan Banka İdare Meclisi ve Umum Mü­dürlüğü büyük ölünün şahsiyetine yakı­şır bir kabir yaptırmağı kendisine bir vecibe ve şeref telâkki etmiş, gerek projenin yapılması ve gerek işin realize edilmesi hususunda gerekli tedbirleri almıştır. Pek yakında bu hususta faa­liyete geçilecektir.

  Ankara :

Başbakan Adnan Menderes, berabe­rinde İstanbul Milletvekili Salih Fuad Keçeci, Aydın Milletvekili Ethem Men­deres ve Başbakanlık Özel Kalem Mü­dürü Basri Aktaş olduğu halde bugün

saat 17.15'de İstanbul'dan uçakla şeh­rimize dönmüştür.

Başbakan hava alanında Cumhurbaş­kanı Celâl Bayar, Büyük Millet Mec­lisi Başkanı Refik Kora Han, Bak an i ar, Milletvekilleri, Genelkurmay Başkanı, Başbakanlık ve Millî Savunma Bakan­lığı Müsteşarları, Başbakanlık Müste­şar Muavini, Vali, Belediye Başkanı, Emniyet Genel Müdürü, Garnizon ve Merkez Komutanları, Kızılay Genel Sekreteri, Emniyet Müdürü, Jandarma Komutanı, mülkî ve askerî erkân tara­fından karşılanmıştır.

  İstanbul:

Bu sabah şehrimize gelmiş olan Arap Birliği Genel Sekreteri Azzam Paşa, akşam saat 20.05'de ekspresle Ankara'­ya hareket etmiştir.

Azzam Paşa'yı garda Vali ve Belediye Başkanı Prof. Gökay, Emniyet Müdürü ' Kemal   Ay gün,   Irak,   Suriye,   Lübnan ve Mısır Konsolosları  uğurlamışlardır.

14 Haziran 1951

  Ankara :

Arap Birliği Genel Sekreteri Abdür-rahman Azzam Paşa, bu sabah saat 9.05'te Ankara ekspresi ile şehrimize gelmiştir. Azzam Paşa'ya sekreterleri refakat etmektedir.

Arap Birliği Genel sekreteri Ankara garında Dışişleri Bakanlığı Umumî Kâ­tibi Faik Zihni Akdur, Bakanlık İkinci Daire Reisi Nuri Birgi, Protokol "Umum Müdürü Tevfik Kâzım Kemahlı, Özel Kalem Müdürü. Sadi Eldem ve mihman­darı Protokol Umum Müdürlüğü Şube Müdürlerinden Şemseddin Mardin ile Pakistan ve Mısır Büyükelçileri, Suudî Arabistan, Irak, Suriye, Ürdün Elçile­ri, Lübnan Maslahatgüzarı, Elçilikler erkânı ve Basın mensupları tarafından karşılanmıştır.

Azzam Paşa gardan, Ankara'da bulun-duğu müddetçe ikametine tahsis olunan Ankara Palas oteline gitmiştir.

  Ankara :

Hürriyet kahramanı merhum Midhat Paşa'nm bakiyei izamının memlekete nakli hususunda abnan tamamlayıcı malûmata göre kemiklerin nakli için Elçilik erkânı ile birlikte Taife gitmiş olan Cidde Elçimiz, Tail Emiri ve ka­labalık bir halk kitlesinin iştirakiyle mezarın bulunduğu İlmi Abbas camiini ziyaret etmiş ve 20 santim yüksekliğin­de bir tümsek teşkil eden kabrin, ara­dan birçok seneler geçmiş olmasına rağ­men, şekil ve hüviyetini muhafaza et­miş bir halde olduğu görülmüştür. 19ia senesine kadar kabrin bir kubbe ile örtülü bulunduğu ve fakat bu tarihte Taif'in muhasara ve zaptı sırasında kubbenin yıkıldığı anlaşılmıştır. Mera­simi mahsusa ile açılan kabrin bir bu­çuk metre derinliğinde ve üç taş ka­pakla örtülü olduğu görülmüştür. Ka­pakların altından çıkarılan toprakların içindeki kemikler itina ile ayrıbp bir sandukaya yerleştirilmiş ve bu hususta hazırlanan mazbatalar Hükümet dele­gesi ve hazırundan yedi Taif'li tarafın­dan imzalanmıştır.

Bilâhare Türk bayrağına sarılan sandu­ka, merasimi mahsusa ile tayyare mey­danına götürülmüş ve oradan Elçimi­zin refakatinde Beyrut'a sevkedilmiş-tir.

— Ankara :

Bu sabah şehrimize gelmiş olan Arap' Birliği Genel Sekreteri Abdürrahman Azzam Paşa, saat ll'de Dışişleri Bakanı-Prof. Fuat Köprülü'yü makamında zi­yaret etmiştir.

Azzam Paşa bundan sonra Dışişleri Ba­kanlığı Umumî Kâtibi Büyükelçi Faik: Zİhni Akdur'u da makamında, ziyaret eylemiştir.

— İstanbul:

Dünya Sağlık Teşkilâtı tarafından ter­tip edilen Beynelmilel Verem Tekâmül Kursunun kapanışı münasebetiyle İs­tanbul Verem Savaş ve Gösteri Merke­zinde, bu sabah saat ll'de bir toplantı yapılmıştır.

Vali ve Belediye Başkanı Ord. Prof. Dr. Fahreddin Kerim Gökay, Dünya Sağlık Teşkilâtı Orta-Şark Bürosu Baş­kanı Dr. Etienne Berthet, Sağlık Mü­dürü Dr. Faik Yargıcı, Verem Savaş Derneği 2 nci Başkanı Dr. Tevfik İs­mail Gökçe, kurs gören doktor ve di­ğer davetliler toplantıda hazır bulun­muşlardır.

— Ankara :

Öğrendiğimize göre, bugün yağan şid­detli yağmurlardan hâsıl olan seller,. Irmak - Zonguldak hattında Kayadibi -Tefen istasyonları arasında bir köprü­yü yıkmış ve 50 metre tulünde köprü imlâsını da alıp götürmüştür.

Yardımcısı Samet Ağaoğlu, Bakanlar, Demokrat Parti Genel İdare Kurulu üyelerinden Manisa Milletvekili Fevzi Lûtfi Karaosmanoğlu, Demokrat Parti milletvekilleri, Ankara Belediye ve Baro Başkanları, Demokrat Parti ' İl İdare Kurulu üyeleri, C.H.P. ve M.P. temsilcileri hazır bulunmakta idiler.

Kongre açıldığı zaman, yoklama yapıl­mış ve bundan sonra Atatürk'ün ve Kore şehitlerinin manevî huzurlarında bir dakika saygı duruşunda bulunul­muş, başkanlık divanı seçimi yapılmış ve başkanlığa Polatlı ilçesi Demokrat Parti Başkanı İsmail Gence, İkinci Baş­kanlığa da Keskin ilçesinden Zühtü Pehlivanlı seçilmişlerdir. Bundan sonra raporlar okunmuş ve müzakerelere başlanmıştır.

  İstanbul:

Galatasaraylıların an'anevi Pilâv günü bugün Lise binasında kutlanmıştır. Sa­bah saat lD'da merasime İstiklâl Marşı ile başlanmış, müteakiben mektep Mü­dürü bir konuşma yapmış, eski mezun­lar hâtıralarını anlatmışlardır. Toplan­tıda bulunan bütün Galatasaraylılar büyük bir neş'e içerisinde an'anevî pi­lâvı yemişler, bilâhara Taksim Âbide­sine giderek bir çelenk koymuşlardır.

  İstanbul :

Mühlburg takımı ikinci maçını bugün İnönü Stadında Türkiye şampiyonu. Beşiktaşla yaptı. Ştaddaki seyirci mik­tarı tahminen 15 bine yakındı.

Komisyon, Hamdullah Suphi Tanrıö-ver'in başkanlığında, ahiren Dışişleri Bakanlığında toplantılar yapmaya baş­lamış ve Türk - Yunan dostluğunun bilhassa içtimai, kültürel, turistik ve artistik sahalarda sistemli bir şekilde inkişafının teminine matuf projeler ha­zırlamaya koyulmuştur.

  İstanbul:

Hürriyet kahramanı merhum Mithat Paşa'nın kemikleri 24 Haziran pazar günü Aksu vapuru ile şehrimize geti­rilecektir.

Merhumun kemiklerini havi sanduka Galata rıhtımında bir polis müfrezesi tarafından karşılanacak ve doğruca Yıl-dız'daki Çadır Köşkü'ne götürülerek hazırlanan katafalka konulacaktır.

Sanduka 25 Haziran günü öğrenciler ve halk tarafından ziyaret edilecek ve er­tesi günü saat ll'de Şişliden itibaren başlayacak törenle Hürriyeti Ebediye Tepesi anıtında hazırlanan makbereye defnedilecektir.

  Ankara:

Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığının müzahereti ve Türk - Amerikan Ka­dınlar Kültür Derneğinin işbirliğiyle Kızılay Derneğinin tertip ettiği ikinci «Gönüllü ve ev Hastabakıcı» kursunu bitirenlere bugün saat 16'da Kızılay Genel Merkezinde törelne diplomaları verilmiştir.

  Ankara :

Dışişleri Bakanı Prof. Fuad Köprülü ve Bayan Köprülü bu akşam saat 20.30 da Çankaya'da Hariciye Köşkü'nde Arap Birliği Genel Sekreteri Abdür-rahman Azzam Paşa şerefine bir akşam yemeği vermiştir.

Yemekte Büyük Millet Meclisi Başkanı Befik Koraltan, Başbakan Adnan Men­deres, Devlet Bakanı Başbakan Yar­dımcısı Samet Ağaoğlu, Bakanlar, Bü­yük Millet Meclisi Başkan ve killeri, Bü­yük Millet Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkan ye Üyeleri, Büyük Millet Mec­lisindeki siyasî partilerin Meclis Gu­rupları Başkanları, Genelkurmay Baş­kanı Orgeneral Nuri Yamut, Genel­kurmay Haber Alma Başkam Amiral Aziz Ulusan, Dışişleri Bakanlığı Umumî

Kâtibi Büyükelçi Faik Zihni Akdur, Cumhurbaşkanlığı Umumî Kâtibi Nu-rullah Tolon, Başyaver Kurmay Yarbay Nureddin Alpkartal, Özel Kalem Mü­dürü Fikret Belbez, Dışişleri Bakanlığı erkânı, Azzam Paşanın refakatindeki zevat, Afganistan, Mısır, İran, Pakistan Büyükelçileri, Hindistan Maslahatgü­zarı, Suudi Arabistan, Ürdün, Irak, Lübnan, Suriye Elçileri ve Elçilikler erkânı refikaları ile birlikte hazır bu­lunmuşlardır.

17 Haziran 1951

— Ankara :

Birkaç gündenberi şehrimizde bulunan Arap Birliği Genel Sekreteri Abdür-rahman Azzam Paşa, bugün saat lo'de Ankara Palas'ta 50 kadar Türk ve ya­bancı Basın mensubunun iştirak ettiği bir toplantı tertip etmiştir.

Bıı toplantıda yazılı olarak verdiği ve aşağıda bildirdiğimiz beyanatından son­ra Azzam Paşa gazeteci arkadaşların sordukları suallere cevaplar vermiş ve bu sualler Azzam Paşa ile Türk Basın mensupları arasında çok samimî bir fikir teatisi halinde cereyan etmiştir. Böylelikle her iki taraf arasında bir­çok meselelerde ve bilhassa Türk - A-rap yakınlaşması konusu üzerinde de geniş görüşmelere vesile olmuştur.

Azzam Paşa yazılı beyanatında Arap Birliğinin teşekkül tarzı, hedefi, ideolo­jisi hakkında izahat verdikten sonra, Türkiye'yi ziyareti sebeplerine geçerek şunları söylemektedir:

«Türkiye'yi ziyaretimin esas maksadı, bin yıldan fazla müşterek bir mazisi olan iki milletin eski dostluğunu sağ­la mlaştırmaktır. Bu iki millet el'an bu maziye bağlıdırlar. Memleketime tam bir huzur içinde dönüyorum. Zira, Tür­kiye'nin güzide idare elleriyle yaptığım temaslar, ziyaretimin, her İki taraf m arzu ettiği hedefi tahakkuk ettirdiği kanaatindeyim.

Milletler arasında iyi ve insanî müna­sebetler ancak milletlerin birbirlerini anlamaları, müşterek menfaatlerini ta­hakkuk ettirmeleri ve dostluklar m kıymetini takdir eylem eleriyle uzun sürebilir. Karşılıklı itimad ve takdire dayanmıyan, sadece kâğıt üzerinde ka­lan mukaveleler değersizdir.

Araplar ve Türkler için devamlı iyi münasebetler tesisine yarayacak bütün muvaffakiyet unsurları elde mevcut­tur.

Memleketime sonekselans Cumhurbaş­kanına kargı derin bir sevgi ve hay­ranlık hissiyle dönüyorum. Kendileri­ne ve modern, ileri ve kuvvetli Türki­ye'nin Başbakanı, Dışişleri Bakanı ve diğer arkadaşlarına, keza Büyük Mil­let Meclisinin güzide Başkanı ve Mec­listeki muhtelif partilere mensup arka­daşlarına karşı minnettarlığımı bildiri­rim. Gösterdikleri dostluk ve sevgi his­lerinden büyük haz duydum.

Muhtelif partilerin matbuatı, Türk mil­letinin an'anevî misafirperverliğini pek güzel tebarüz ettirdi

Her zaman islâm âleminin ileri bir ka­lesi olan Türk milleti asırlar boyunca cesaretle medeniyet yolunda öncülük vazifesini yaptı. Tâ genç yaşımda bu millet hayranlığımı mucip olmuştu, kırk sene geçtiği halde hayranlığım de­vam etmektedir.

Araplar ve Türkler ve hattâ diyebilirim bütün Şark milletleri, gerek kendileri ve gerek bütün dünya için sulh ve re­fahtan başka bir şey arzu etmemekte­dirler. Sulh ve iyi münasebetler müş­tereken yapacağımız işlerde bize de­vamlı bîr ilham kaynağı olacaktır.

Dünya insanlık İçin en tehlikeli bir devreyi yaşamaktadır. İnsanlık bir me­deniyetten diğerine intikal eder gibi­dir. Her şey sarsıntı geçirmektedir. Ah­lâk, prensipler, hayat şartları, mad­diyat ahlâkî prensiplere galebe çalmış­tır. İnsanların yaşayışlarındaki maddî, manevî muvazene sarsılmıştır. Önü­müzdeki karanlık devreyi yenmek için itikatlarımızı, ahlâkîî prensiplerimizi ve müşterek geleneklerimizi birleştir­mek zamanı gelmiştir.

Bundan sonra . Azzam Paşa sorulan muhtelif suallere karşı da şunları ilâve etmiştir:

Türkiye'ye gelişimden maksat iki mem­leket arasında yazılı bir anlaşma im­zalamak değildi. Gayemiz iki memle­ketin, menfaatlerini, endişelerini ve prensiplerini tesbît etmek, memleket­lerimizin karşılıklı görüşlerini tsati etmekti.

Ben buraya kendi memleketim görüş ve şartlarını izah etmek için geldim ve bu hususta ileriye bir adım atıldı­ğına inanıyorum.

 

Buraya gelmemin ilk faydası aramızda müşterek menfaatlerin mevcut oldu­ğunu müşahede etmek oldu. Bu müş­terek menfaatler iktisadî, siyasî ve kül­türel sahalarda ve savunma sahasın­da d ir.

Biz işbirliğini icabettirecek bir bölge­de yaşayıp yaşamadığımızı ve memle­ketlerimizi alâkadar eden birçok me­seleleri de gözden geçirdik.

Azzam Paşa bundan sonra Türk Bası­nının gösterdiği yakınlıktan çok müte­hassis olduğunu beyanla Türk millet ve devletine, saadetler temennisinin, Basın vasıtasiyle ulaştırılmasını iste­miştir.

  İstanbul:

Toprak Bayramı bugün İlimizin bütün ilçe ve köylerinde sevinçle kutlanmış­tır. Köylülerimiz her tarafta davul zur­nalarla bu bayramın hayası içinde ya­şamışlardır.

Bu arada İstanbul'da çalışan 14 numa­ralı Toprak Komisyonu tarafından da­ğıtımı yapılan topraklardan Çatalca'-nm Ovayenice ve Tepecik köyleri ile Silivri'nin Ortaköy ve Celâliye köyle­rinde olmak üzere cem'an 885 çiftçi ve köylüye tahsis olunan 6863 dönüm ara­ziye ait Tapu senetleri, bugün Vali ve Belediye Başkanı Profesör Gökay ta­rafından şehrimiz Basın mensupları ve kalabalık bir halk topluluğu arasında her köye ayrı ayrı gidilmek suretiyle hak sahiplerine dağıtılmıştır.

Vali ve Belediye Başkanı bu münase­betle ziyaret ettiği köylerin durumları etrafında ilgililerden izahat almış ve köylü vatandaşların dileklerini dinle­miştir.

18 Haziran 1951

  Ankara :'

Merhum Midhat Paşa'nın bakiyei iza­mını muhtevi bulunan sanduka 24 Ha­ziran pazar günü Denizyollarının Aksu vapuru ile İstanbul'a getirilecek ve me­rasimi mahsusa ile rıhtıma İndirilerek bir cenaze arabası ile Yıldız'da Çadır Köşkü'ne nakledilecektir. Burada bir katafalk dahilinde İstanbul halkının ziyaretine arzedilecek olan merhumun naşı, 26 Haziran salı günü saat ll'de yine bur cenaze arabası ile Hürriyet Abidesi mezarlığındaki makberine def­nedilmek üzere Şişli meydanına getiri­lecektir. Meydanda önceden tertipleniniş olan cenaze alayı ile ve bir top arabasına irkâp edilmiş olarak Âbide­nin bulunduğu mahalle getirilecek ve yapılacak merasimi müteakip medfeni-ne tevdi edilecektir.

  Ankara :

17   Haziran Toprak Bayramı, memleke­tin bir çok yerlerinde fiilen toprak da­
ğıtılmak suretiyle kutlanmıştır.

Ankara'nın Haymana ilçesinde 77 ai­leye 5716 dönüm, Eskişehir'in Sivrihi­sar ileçsinde 235 aileye 12.307 dönüm, Kırşehir'in Avanos İlçesinde 42 aileye 3892 dönüm, Manisa'nın Merkez ilçe­sinde 133 aileye 915 dönüm, Tekirdağ'ın Hayrebolu ilçesinde 61 aileye 1635 dö­nüm, Diyarbakır'ın Merkez ilçesinde 56 aileye 3479 dönüm, İzmir'in Çeşme il­çesinde 70 aileye 2736 dönüm, Edirne'­nin Merkez ilçesinde 65 aileye 1752 dö­nüm, Urfa'nın Hilvan ilçesinde 109 ai­leye 5107 dönüm olmak üzere (9) ilçe­nin (13) köyünde (843) aileye (37.539) dönüm toprak dağıtılmıştır.

Aynı gün diğer İl ve ilçelerde de yapı­lan toprak dağıtımına ait haberler pey­derpey gelmektedir.

Hemen her yerde köylü toprağa kavuş­maktan duyduğu sevinç içinde bayramı kutlamıştır.

.— Ankara :

18   Haziran 1951 tarihli bazı gazetelerde Turgutlu'da   «Atatürk'ün   bir   heykeli
paraçlandı» başlığı altında yayınlanan yazı  hakkında  Manisa  Valiliğince  ya­
pılan inceleme neticesinde Turgutlu il­çesi - Cumhuriyet parkmdaki mermer­
den mamul Atatürk büstünün gövdeye portatif olarak geçirilmiş olan bas kıs­
mının 17.6.1951  gecesi yerinden düşü­rüldüğü ve düşme neticesi üst kısmında
hafif surette zedelenme vukua gelmek­le beraber bir değişiklik göstermediğin­
den, yerine konduğu ve eski halini mu­hafaza ettiği anlaşılmıştır.

Keyfiyetin bu suretle tavzihine Anado­lu Ajansı mezundur.

  Kilis :

Büyük Millet Meclisi Başkanı s ay m Befik Koraltan, beraberinde Millî Sa­vunma Bakanı Hulusi Köy men, Gazi­antep Milletvekilleri, Gaziantep "Valisi ve diğer zevat olduğu halde bugün sa­bahleyin saat 9.30'da Gaziantep'ten ha­reketle Kilis ilçesine gelmişlerdir.

Kilis hududunda Kaymakam, Demok­rat Parti ve Halk Partisi mümessillerin­den birer gurupla halk ve şehir met­halinde de bando refakatinde yine partililer ve kalabalık bir halk kitlesi tarafından büyük sevgi tezahürleriyle karşılanan Eüyük Millet Meclisi Baş­kanı, Millî Savunma Bakanı, Milletve­killeri, doğruca Belediyeye gitmişler­dir. Burada Demokrat Parti ve Halk Partisi mümessilleriyle samimi hasbi-hallerde bulunmuşlardır. Bundan sonra Meclis Başkanı ve yanındaki zevat De­mokrat Parti merkezine gitmişlerdir. Burada kendisini bekliyen binlerce Ki­lisliye, fikir hemşehrilerim, diye hitap eden sayın Koraltan, aşağıdaki demeç­te bulunmuştur:

Gazianteb'in çevrelediği Kilis, müstev­li düşmana karşı çıkmasını bildiniz, Maraşli olmak, Gaziantepli olmak, Türk milletinin evlâdı olmak ne şerefli bir şeydir.

Eskiden, 1947 senesinde sizi ziyaret et­mek fırsatını bulmuştum. O günkü şart­ların ağırlığını burada söylemiyeceğün. O günkü sıkıntılara, tazyiklere rağmen, yine kahraman, yine kararlı olarak be­ni bağrınıza basmasını bilmiştiniz, co­şup taşmıştınız.

Şeylerinizle iktidarı kazanmayı mütea­kip mağlûplarınız m elini sıkmasını bi­liyorsunuz. Hepimizin göğsünü kabar­tan bir şahamet destanı yaratan Kore karariyle, bir taunun bir vebanın diş­lerini sökmek için medenî milletler sa­fı İçinde hamaset destanı yaratan kah­ramanlar sizlerin evlâtlarınız d ir.

Yeni, m es'ut bir devrin başlangıcı için­de bulunuyoruz. Kahramanlıklarımız ününde bütün dünyanın hürmetle eğil­diği bir devir içindeyiz. Zaferler sade tarih olup kalmaz. İstikbali de hazırlar. Sağlam, sözüne inanılır büyük Türk milleti ile yanyana yaşamak ve işbir­liği yapmak yoluna gidilmektedir. Baş­ta Amerika hiçbir mücadeleden ve fe­dakârlıktan çekinmeyen büyük Ameri­ka, kendileriyle işbirliği yapılacak tek milletin Türkiye olduğunu söylemeğe başlamıştır.

Kulis politikalarından vazgeçilerek ya­kın dostlarımız ve müttefiklerimiz de Amerika'nın düşündüğü gibi düşün­mekte ve onun yaptığını yapmakta ge-cikmiy ecelilerdir.

Şunu belirtmek isterim: Kahraman Ga-ziantep'in kahraman çocukları, harca-

dığınız boşa gitmemiştir. Haysiyetli, kararlı bir millet olarak iktisadî sahada da iktisadî kalkınma dâvasında da, ik-tisaden zayıf bünyemizin tarihimiz gibi sağlamlasın asını temin için yardıma ko­şacaklardır. Esasen bu mes'ut devrenin içersindeyiz.

Bu mes'ut topluluk içinde huzursuzluk olmasından kendi hesabına pay çıkar­mak isteyenler olabilir. Onların bu ü-mitlerinin ebediyen hüsrana mahkûm olduğunu, hâdiseler ispat edecektir.

Mili etv eki İleriniz, teşkilâtınız elbette sizin iradenizi, ihtiyaçlarınızı yerine getirmeğe mecburdurlar. Büyük bir imanla söylüyoruz ki, büyük millet dertlerini gidermek için esaslı tedbirler alınmıştır. Kilis'in mevzii dertlerini bil­hassa dinliyoruz. Su derdinizi, kalkın­ma ve Suriye'deki emlâk dâvalarınızı dikkatle takip edeceğiz. Kilis'in en bü­yük derdi, Kilis - Hassa yolunun yapıl­ması.. Bu yol Hatay'ı Orta Anadolu'ya bağlayacaktır. Bu dâvayı hem Antep'in, hem Kilis'in, hem memleketin bütün­lüğünü temin bakımından gerçekleşti­receğiz. Müsterih olunuz.

Allah bu millete ebedî saadet müyes­ser kılsm. Sade Milletvekili olarak de­ğil, bu dertlerinizi bilen bir arkadaşı­nız olarak söylüyorum

Bu konuşmadan sonra sayın Meclis Başkanı ve beraberindeki zevat. Halk Partisini ve daha sonra Hükümet kona­ğını ziyaret etmişlerdir.

Akşama kadar Kilis'te halkla muhtelif temaslarda bulunan Meclis Başkanı ve Milli Savunma Bakanı, vâki ısrarlı da­vet üzerine Nizip'e hareket etmişler­dir.

Meclis Başkanı ve beraberindeki zevat, yarın sabah uçakla Ankara'ya hareket edeceklerdir.

19 Haziran 1951

— Ankara :

Büyük Millet Meclisi Başkanı Refik Koraltan ile Milli Savunma Bakanı Hu­lusi Köymen, beraberlerinde Gaziantep milletvekillerinden Ali Ocak, Galip Kmoğlu ve Salâhaddin Ünlü olduğu halde bugün saat 13.20'de askerî bir uçakla Gaziantep'ten şehrimize dön­müşlerdir.

Meclis Başkanı ve beraberindekiler, haya alanında, Bakanlar, milletvekil­leri, Millî Savunma Bakanlığı Müsteşarı, Vali Muavini, Basın-Yayın ve Tu­rizm ve Emniyet Genel Müdürleri, Başbakanlık emir subayı, Emniyet Mü­dürü tarafından karşılanmışlardır.

Cumhurbaşkanlığı Başyaveri Kurmay Yarbay Nureddin Alpkartal, Meclis Başkanına, Cumhurbaşkanı adına -hoş geldiniz» demiştir.

20 Haziran 1951

— Ankara :

Öğrendiğimize göre, memleketimizde ilk defa olmak üzere, Türkiye Emlâk Kredi Bankası «Yapı Tasarrufu» usu­lünü tatbike karar vermiştir.

Yapı Tasarrufu, bir mesken inşasına yeter parası olmıyan evsiz kimselere, bu imkânı temin eden muayyen gayeli bir Tasarruf tarzıdır.

Bu sistemde, Yapı Tasarrufu tevdiatı­na, mutad nisbette bir faiz hesaplan­makta ve bilhassa, mesken inşasına lü­zumlu kredilerin temini önceden taah­hüt edilmektedir.

Bu taahhüt, kısmen Yapı tasarrufçula-rının kendi tasarruflarından toplanan kollektif kaynaklardan ve daha ehem­miyetli kısmı da, malî bir müessesenin tamamlayıcı menbalarmdan karşılan­maktadır.

Bu sistem sayesinde: Ucuz faiz, uzun vâde ve yeter kredi imkânları sağlana­bilmektedir.

Sistemin ana tatbik şartı, tasarrufçunun bir mesken inşasına lüzumlu meblâğın en az %25'ini, aylık taksitlerle tasar­ruf eylemek kabiliyeti bulunması ve kredilerin muayyen esaslar dairesinde tahsisi için en az 18 aylık bir devrenin geçmesidir.

İnşa bedelinin azamî %25'i Yapı Ta­sarrufu kaynaklarından ve %50'si d& Türkiye Emlâk Kredi Bankası tarafın­dan temin olunmaktadır.

Banka, Yapı Tasarrufu tevdiatına %2,5 nisbetinde bir faiz hesaplayacağı gibi, sair küçük carî hesaplar mudileri ara­sında tertip ettiği ikramiye keşidele­rinden Yapı tasarrufçularını da fayda-landıracaktır. Buna mukabil 20 seneye kadar uzun vadeli olarak yapılabilecek ikrazlar için, yalnız %5 faiz alınacak­tır.

22 Haziran Cuma gününden itibaren Ankara'da, Temmuz ve Ağustos ayla­rının ortalarında da şimdilik İstanbul ve İzmir'de tatbikatına geçileeak olan bu sistemden istifade eylemeği isteyen­lerle, 5.000, ilâ 20.000, lira hadleri arasında bir «Yapı Tasarruf Mukave­lesi» akdi suretİIe, Türkiye Emlâk Kre­di Bankası, bu mevzua ayırdığı ve ayı­racağı malî kaynakların müsaadesi nis-betinde, bu sahada da yurtdaşlara ye­ni hizmetler ifasını deruhte etmiş bu­lunmaktadır.

  İzmir:

Dündenberi limanımızın misafiri bulu­nan Fransız bahriyesine mensup Gar-nier refakat gemisi Komutanı Yarbay G'artugues bu sabah saat ll'de İzmir gazetecilerini gemide kabul ederek kendiler ile bir saat kadar konuşmuş ve bu arada gazetecilerin sormuş olduğu muhtelif suallere cevap varerek demiş­tir ki

«Asırlardan beri Fransa'nın Türklerle daima anlaşmış olduğunu belirtmek is­terim. Temennim bundan sonra da bu iki büyük devletin dost kalmalarını görmektir.

Bu sabah Atatürk heykeline çelenk koymakla çok mütehassis oldum. Zira Atatürk gibi bir dâhiyi selâmlamak benim için fevkalâde bir zevktir.

Kore'de çok sert harp olmaktadır. Bu harbin sonu hakkında şimdiden bir şey söylemek doğru olamaz. Yalnız herke­sin de bildiği gibi, Türk Tugayının ver­miş olduğu muharebelerde gösterdiği cesaret ve kahramanlıklar hepimizi hayran bıraktı. Zaten Türk cesareti bütün dünyaca bilinen bir şeydi.»

Bir gazeteci tarafından sorulan «Atlan­tik Paktına Türkiye'nin de dahil edilip edilmemesi hakkında ne düşünüyorsu­nuz? » sualine de Fransız gemisi komu­tanı şöyle cevap vermiştir:

Bu sualinize vazifem icabı bir siyaset adamı değil, bir asker olarak cevap ve­receğim: Fransa ve Türkiye 1939 se­nesinde yapılmış olan bir Paktla bağlı bulunmaktadır. Bunun yanında Türki­ye'nin Atlantik Paktına alınması da Fransa için büyük bir kazanç olur. Esa­sen Türk ordusu gibi kuvvetli ve tecrü­beli bir ordunun Atlantik Paktı kuv­vetleri safında yer alması bütün hür milletler için de büyük bir kazanç ola­caktır.

  İstanbul

Yarın saat 18'da Vali ve Belediye Reisi Prof. Gökay'm Başkanlığında Vilâyette un ve ekmek meselelerini halletmek üzere büyük bir toplantı yapılacaktır. Valilik, ekmeklerdeki bozukluğu birbi­rinin üstüne atan muhtelif zümreleri bu toplantıda karşılaştıracaktır. Bunun için toplantıya Ofis Müdür ve Müfet­tişleriyle İktisat Müdürlüğü mümessil­leri, değirmenciler, fırıncılar, sendika mümessilleri iştirak edecektir.

21 Haziran 1951

-— Marsin :

Bugün saat 18'de Kore'ye gidecek Bir­liğe katılmak üzere 20 kahraman erimiz Mersin'den ayrıldılar.

Saat 16'da başta Vali Şakir Canalp, Belediye Başkanı Müfide İlhan olduğu halde, binlerce Mersinli istasyonu dol­durmuştu. Küçük yavrular ellerinde buketler yiğit ağabeylerini uğurlamaya gelmişlerdi. Siyasî partiler, teşekküller ve Belediye tarafından hazırlanmış o-lan çiçekler meydanı doldurmuştu.

Saat 17.30'da bayraklar ve yeşilliklerle süslenmiş ciplerle halkın coşkun alkış­ları arasından istasyona inen kafile alay sancağının karşısında yer almış, müteakiben Garnizon Komutanı Kur­may Albay Remzi Hasdal, bir hitabede bulunarak demiştir ki:

«Hür dünya meydan muharebelerinin rakipsiz kraliçesi, zafer kartalı Türk süngüsüne minnettardır. Hürriyet ve istiklâl için kanını dökmeye, canını vermeye hazır olmayan milletler ya­şamaya lâyık değildir».

Bundan sonra şehir adına Belediye Baş­kanı Müfide İlhan da heyecanlı bir ko­nuşma yaparak: »Tarihi süsleyen za­ferlerimize sizler de yeni şanlı sayfa­lar kazandıracaksınız. 21 milyonun kal­bi sizinle baraberdir, siz orada, bizler de yediden yetmişe kadar kadın erkek burada, bu güzel yurdun bekçileriyiz. Yolunuz açık olsun, kahraman kardeş­lerimiz.» diye sözlerine son vermiştir. Alay sancağını birer birer öpüp selâm-lıyarak trene yerleşen kahramanlara Kızılay, Çocuk Esirgeme Kurumu, Yar­dımseverler Derneği ve hemşehrileri ta­rafından hazırlanan hediyeler dağıtıl­mıştır.

Halkın coşkun alkışları ve «Uğurlar ol­sun, güle güle gidiniz, zaferle dönünüz» sedaları arasında tren istasyondan ayrıl­mıştır.

Başbakanın bu konuşması, şiddetli al­kışlarla karşılanmıştır.

Bundan sonra Şehir Kulübünde Bele­diye Başkanı Hakkı Hilâlci tarafından verilen yemeğe gidildi.

Yemekte, misafirlerden başka Zongul­dak Milletvekilleri, Demokrat Parti İl İdare Kurulu üyeleri hazır bulundu­lar.

— Ankara :

Avrupa Konseyi İstişare Meclisinin bundan evvelki toplantısında Avrupa gençliğinin Kongre halinde Strazburg'-da ve Meclis binasında toplanması ka­rarlaştırılmıştı.

Bugün toplanan Kongre 28 Haziran'a kadar devam edecektir. Avrupa İstişarî Asamblesi üyelerinden İzmir Milletve­kili Osman Kap ani Konferans Başkanı tarafından bu toplantıya davet edilmiş bulunmaktadır. Kapani'nin îstişarî Asamblede gençlik ve harp halinde ço­cukların horunması hakkında yapmış olduğu teklifler nazarı itibara alınarak, toplantı mesaisini takibetmesi, imkân bulamadığı takdirde bir mesaj gönder­mesi rica edilmiştir. Osman Kapani Türkiye Büyük Millet Meclisinin faa­liyet halinde bulunması sebebiyle ma­zeretini bildirmiş ve Kongreye bir me­saj göndermiştir.

Osman Kapani bu mesajında şöyle de­mektedir:

»Harp halinde çocuğun himayesi île il­gili teklifim, Avrupa halk efkârı tara­fından hararetle karşılanmış ve Hukuk Komisyonu ihzari bir incelemeden sonra Genel Sekreterliği, meseleyi tet­kik etmek ve gelecek oturumda görü­şülmek üzere kendisine bir rapor sun­makla vazifelendirmiştir.

Konferansınız İstişarî Asamblede alı­nan buna benzer tavsiye kararı kabul edilmek suretiyle bunu destekleyecek olursa son derecede bahtiyar olacağım.

Sizin de, Avrupa Konseyi çalışmaların­dan elde edilen sonuçlardan bir çoğu­muz gibi tam bir memnunluk duyma­dığınızdan eminim.

Hürriyet ve Demokrasi idealinin yayıla­bilmesi ve bekası için Avrupa medeni­yetinin, geleneklerinin idamesin