EKİM 1954
1 Ekim 1954
— Ankara :
Başvekilimiz Adnan Menderes, Almanya Federal
Cumhuriyeti Hükümetinin dâvetine icabet etmek ve Şansölye Adenauer'in
memleketimize yaptığı resmî ziyareti iade için Almanya'ya gitmek üzere bugün saat
11 de uçakla İstanbul'a müteveccihen şehrimizden ayrılmıştır.
Başvekilimizle birlikte Hariciye Vekili Porf. Fuat
Köprülü, Millî Müdafaa Vekili Ethem Menderes. Başvekâlet Müsteşarı Ahmet Salih
Korur, Hariciye Vekâleti Umumî Kâtibi Büyükelçi Muharrem Nuri Birgi, İktisat
ve Ticaret Vekâleti Müsteşarı Munis Faik Ozansoy, Atina Büyükelçimiz Settar
İlksel, Başvekâlet Hususî Kalem Müdürü Muzaffer Ersü ve Başvekâlet Yaveri
Üsteğmen Hayrettin Sümer de aynı uçakla İstanbul'a gitmişlerdir.
Reisicumhurumuz Celâl Bayar ile birlikte sivil hava
alanına gelen Başvekil Adnan Menderes burada basta Reisicumhurumuz Celâl Bayar
olmak üzere Başvekil Yardımcısı Devlet Vekili Fatin Rüştü Zorlu, Devlet
Vekilleri Dr. Mükerrem Sarol ve Osman Kapani, Vekiller, Büyük Millet Meclisi
ve Demokrat Parti Meclis Grubu Reisvekilleri, mebuslar, generaller ve
amiraller, Vekâletler müsteşarları ve ileri gelenleri, basın mümessilleri ve
meydanda toplanmış kalabalık bir halk kütlesi tarafından uğurlanmış ve
kendisine «iyi yolculuklar dilenmiştir.
— Adana :
Büyük Millet Meclisi Nafia Encümeni Keis ve Azaları
ile Nafia Vekâleti Karayolları Umum Müdürlüğü mensuplarından müteşekkil heyet
yurt içinde yapmakta olduğu tetkik gezisine devam etmektedir.
Geceyi Mersin'de geçiren heyet, bu sabah Mersin liman
bölgesinde tetkiklerde bulunmuş ve Bölge Liman Müdürü Lie Hollanda Kraliyet
Liman İnşaat Şirketi Mersin Liman Müdürünün izahatım
dinlemiştir.
Heyet tetkiklerini müteakip saat 10.30 da Tarsus'a
müteveccihen hareket etmiş ve Tarsus'ta da inşası tamamlanmış olan Atatürk
İlkokulu ile diğer ilkokulları ve yeni hal binasını
— Siyasî gelişmenin mühim bir anında Türkiye
Başvekili Ekselans Adnan Menderes Federal Almanya Şansölyesi Dr. Konrad
Adenauer'in ziyaretini iade maksadiyle Almanya’ya gitmektedir.Bu ziyaretin iyi
semereler vermesi ve Türk-Alman milletleri arasındaki sıkı işbirliğinin inkişafı
için imkânlar mevcuttur.
— Adana :
Adana Valisi Cemal Dinç, bugün tertiplediği bir
basın toplantısında, 1954-1955 ders yılı Maarif çalışmaları haklımda izahat
vermiştir.Valinin bu izahatına göre, vilâyetin 2.795.827 lira elan 1954 yılı
bütçesinede 1.159.405 lira Maarif hizmetlerine harcanmıştır.Vekâletin
ve Özel idarenin Maarrife tahsisleri 1954 de 1.557.405 liradır. Dördü
merkezde, ikisi de Ceyhan ve Osmaniye de olmak üzere 6 ilkokul yapılmaktadır.
27 köy okulundan 18 i vilâyetçe ve 9 u da köylü vatandaşların fedakârlığıyle
yapılmaktadır.
Ortaokulu bulunmayan Saimbeyli, Pozantı ve Bayçe
kazaları da bugünlerde okullarına kavuşacaklardır. Adana Lisesi binası ile
Erkek Sanat Enstitüsü motorculuk inşaatı devam etmektedir. Ceyhan Erkek Sanat
Okulu ile Osmaniye Akşam Kız Sanat Okullarının temeli atılmıştır. Karaisalı
Orta Okulu önümüzdeki yıl bitecektir. Adana Kız Öğretmen Okulu binasının temeli
atılmak üzeredir. Kız Lisesine ilâve edilen pavyonun inşaatının bitirilmesine
çalışılmaktadır.
1953 yılında ilkokul birinci sınıfa 2842 öğrenci
alınmış ve 263 birinci sınıf açılmışken, 1954 de sınıf adedi 295 e çıkarılmış
ve 3500 öğrenci kaydedilmiştir.
Orta öğretim müesseselerine, bilhassa ortaokul
birinci sınıflarına öğrenci kayıtları fazla olduğundan, birinci sınıf adedi
103 ten 112 ye çıkarılmıştır.
— Ankara :
Doğuda kurulacak olan Atatürk Üniversitesi ile ilgili
çalışmalar devam etmektedir. Amerikalı profesörlerle Atatürk Üniversitesi
Merkez İcra Komitesi üyeleri, program gereğince bugün üç grup halinde
tetkiklerine devam etmişlerdir.
Birinci grup. Veteriner Fakültesi ile Veteriner
tesisleri üzerinde incelemelerde bulunmuştur. İkinci grup, Sanat okullarında,
liselerde e&itim sistemleri ve metodları, sınıf mevcutları, okulların
idaresi ve öğretim kadroları hakkında izahat almıştır. Üçüncü .grup ise, Nafıa
Vekâletinin teşkilâtı hakkında bilgiler edindikten sonra Hidro-elektrik tesisleri,
demiryolları inşaatı, limanlar ve Sular İdaresi Umum Müdürlüğünün vazifeleri
ile yaptığı işler üzerinde izahat almış, müteakiben Karayolları Umum
Müdürlüğüne giderek.. Umum Müdürlüğün teşkilâtı, yol plânlarının tanzim.
şekilleri, teknik teçhizatı, kadroları, bütçeleri ve mümasil içleri hakkında
istatistik! bilgiler elde etmiştir. Daha sonra yapılmış işlerimizi gösteren
proje ve maketler üzerinde incelemeler yapılmıştır.
Bütün bu incelemeler saat 13.30 a kadar devam
etmiştir. Öğleden sonra silolar ve mümasili işler üzerinde tetkiklerde
bulunulmuştur.
Beş Amerikalı ve altı Türk Profesör ve uzmanından
müteşekkil heyet, yarın saat 6.40 da uçakla Van'a hareket edecektir.
Hazırlanan programa göre, iki gün Van'da ve üçer gün de Diyarbakır, Erzurum ve
Elâzığ bölgelerinde tetkikler yapacak olan heyet, 14 Ekim 1954 tarihinde
Ankaraya avdet etmiş olacaktır. Müteakiben heyet İzmir ve İstanbulda da
tetkiklerde bulunacak ve neticede bu tetkikler değerlendirilmek üzere
raporlar tanzim edilecek, munzam kontratların ana hatları çizilecek ve
hazırlanacak lüzumlu plânları ile birlikte Vekâlete takdim edilecektir.
—
Gaziantep :
Dün, Adana - Toprakkale asfalt işlerini tetkik
ettikten ve Toprakkale İskenderun arasındaki eğitim ve kurs proje yol inşaatı,
yol çalışmaları ve onarımı hakkında ilgililerden izahat
aldıktan sonra geceyi şehrimizde geçiren, Büyük Millet Meclisi Nafıa Encümeni
Reis ve azaları ile Karayolları Umum Müdürlüğü mensupları ve Bölge
Müdürlerinden müteşekkil heyet, bu sabah, bölge makine grup â-mirliği makine
parkı sahası ile asetilen istihsal tesisleri ve sun'î gübre fabrikasını
gezmiştir. Daha sonra heyet, liman inşaat bölge müdürlüğünden İskenderun,
limanının tevsii ve tahmil-tahliye iğleri ile ilgili çalışmalar hakkında
izahat almıştır.
İslahiye'ye .hareket ederek, İslahiyedeki yeni Sağlık
Merkezi, ile gümrük binası inşaatım gezdikten sonra yollarına devam eden
heyet, İslahiye-Gaziantep yol inşaatını görerek ilgililerden izahat almış ve
saat 17.00 de şehrimize gelmiştir.
— Ankara :
Makine ve kimya endüstrisi kurumu silâhlı işçiler
kooperatifi tarafından mensupları olan işçiler için (Devlet Demiryolları
hastahenesi sırasında ve çiftlik yolu üzerindeki sahada inşa ettirilmesi
kararlaştırılan 225 evin temel atma merasimi bugün saat 16 da yapılmıştır.
Törende Reisicumhurumuz Celâl Bayar, Çalışma Vekili
Hayrettin Erk-men, mebuslar, Çalışma Vekâleti müsteşarı, Makine Kimya
Endüstrisi Kurumu ve Silâh Fabrikası ileri gelenleri, işçi mümessilleri,
işçiler ve kalabalık bir davetli kitlesi hazır bulunmuştur.
Törende ilk sözü Ankara İşçi Sendikaları Birliği
Reisi almış, Türk işçisinin senelerden beri hasretini çektiği mesken sahibi
olma arzusunun her geçen gün tahakkuk safhasında büyük hamlelerle ilerlediğini
söylemiş ve hükümetin işçi refahını temin ve şükranlarını belirtmiştir.
Bundan sonra Çalışma Vekili Hayrettin Erkmen şu
konuşmayı yapmıştır:
Muhterem Reisicumhurumuz, sevgili işçi vatandaşlarım;
Bugün 225 işçi ailesinin sıhhî evlere kavuşturulması
faaliyetini tesit ediyoruz.
Bugün güzel ve mamur Ankaramızı
şirin ve mamur bir mahalle daha katılması hazırlıklarını
tercid ediyoruz. Evlerin kısa bir zamanda ikmali ve müreffeh aile
yuvalar teşkil etmelerini temenni ediyorum.Bütün vatan sathında
giriştiğimiz imar hareketlerinin bir şubesini teşkil eden işçi evleri inşaatı
en mühim iş merkezlerimizde süratle gelişmektedir. Sosyal
politikamızın lüzum ve değeri milletçe teslim edilmekte,işçi vatandaşlarımız
bu hayatî dâvaların halledileceğine inanmış bulunmaktadır.
Milletçe kalkınmamızda ve iktisadî inkişafımızda
mesuliyet ve şeref hisseleri bulunan işçi vatandaşlarımız kendilerini sıhhî ve
Ödeme güçleriyle ölçülü evlere kavuşturmaya azmetmiş bir iktidara, memleket
kaderinin. tevdi edilmiş bulunmasındaki mâna ve isabetini anlamışlardır.
Bu sebepledir ki işçilerimiz, hükümetle her
sahada işbirliği yapmak, sermayeyi iktisadî hayatın ve
kendi iş yerlerinin hayat kaynağı telâkki etmek gibi sağlam esaslara uygun
hareket ediyorlar.Esasen bizim sosyal, politikamızın dayanağı inanış, sermaye
ile emek menfaatlerinin zıt değil bilâkis müşterek olduğudur.
Bütün bir milletçe benimsenen bu görüş
sayesindedir ki mukaddes topraklarımız
sınıf kavgalarına sahne olmıyacaktır. İş verenlerimizle İşçilerimiz
güzel bir ahenk içinde iktisadî istikbalimize hizmet ediyorlar.
İnşasına başlanan evlerin sahipleri için iş hayatimiz
için ve bütün yurdumuz için hayırlı olmasını yürekten temenni ederim.
Bu konuşmalardan sonra temele ilk harcı
Reisicumhurumuz Celâl Bayar «Hayırlı ve uğurlu» olması temennisiyle koymuş ve
müteakiben evlerin inşa edileceği saha gezilmiş ve plân üzerinde
Reisicumhurumuz Celâl Bayar'a izahat verilmiştir.
— İstanbul:
Başvekilimiz Adnan Menderes, Alman Federal
Cumhuriyeti Hükümetinin daveti üzerine ve Şansölye Dr.
Conrad Adenauer'in memleketimize yaptığı resmî ziyareti iade için beraberinde
Hariciye Vekili Prof. Fuad Köprülü ve Resmî bir heyet ile basın mensupları
olduğu halde hususî bir S.A.S. uçağıyle Münih'e gitmek üzere bu sabah saat 9.30
da Yeşilköy'den hareket etmiştir.
Başvekilimizi uğurlamak üzere İstanbul şehri sabahın
erken saatlerinden itibaren hararetli bir faaliyete geçmiş, Sayın Menderes'in
geçeceği bütün yollar boyunca binlerce İstanbullu yer almıştır.
Baştanbaşa bayraklarla donatılmış ve yeşil dallarla
süslenmiş olan Yeşilköy Hava Meydanında da Başvekilimizi uğurlamak üzere bütün
hazırlıklar tamamlanmış bulunuyordu. Yolların muhtelif noktalarında olduğu gibi
Hava Meydanının girişine de bir tak kurulmuş, bayraklar v.e dallarla süslenmiş
ve bu girişte üzerinde "Sayın Başvekilimiz yolunuz açık, seyahatiniz her
zamanki gibi uğurlu olsun» ibaresi görülen büyük bir levha bulunuyordu.
Başvekilimiz Adnan Menderes beraberlerinde Hariciye
Vekili Prof. Fuad Köprülü. İstanbul Valisi ve Belediye Reis Vekili Prof.
Gökay olduğu halde saat 8.30 da otomobille Park otelden ayrılmış, seyahetleri
sırasında Başvekâlete vekâlet edecek olan Millî Müdafaa Vekili Ethem Menderes
v.e diğer zevat ta büyük bir otomobil kafilesi halinde Başvekilimizi takip etmişlerdir.
Sabahın erken bir saati olmasına rağmen otel civarı.. Taksim Meydanı çok
kalabalık vatandaş kütlesi ile dolu bulunuyordu. Başvekilimizin bulundukları
otomobil görünür görünmez Taksim meydanını dolduran halk büyük sevgi
tezahüratında bulunmuş, alkışlar, «Yaşa, varol, yolunuz açık ve uğurlu olsun»
nidaları etrafı çınlatmıştır. Bu arada meydanda yer almış bulunan şehir
bandosu marşlar çalmıştır.
Başvekilimiz Adnan Menderesin ve refakatindekilerin
bulundukları otomobil kafilesi bir alkış tufanı ve konfeti yağmuru altında
Taksimden İstiklâl caddesi yoluyle Tünele gelmiş, güzergâhta yer almış bulunan
öğrencilerin alkışları ve hararetli sevgi tezahüratı arasında Tünelden kıvrılarak
Şişhane yoluyla Atatürk Bulvarına vasıl olmuştur.
Atatürk Bulvarı üzerinde sabahtan beri Başvekilimizi
beklemekte olan halk otomobil kafilesinin görünmesiyle sayın Menderes bir
alkış tufanı ve konfeti yağmuru ile karşılanmıştır.
Halk Başvekilimize bir taraftan sevgi tezahüratında
bulunurken öte yandan da «Alman milletine sıcak selâmlarımızı götürün, yolunuz
açık, Uğurlu olsun nidaları ortalığı kaplamıştı.
Burada yer almış bulunan Denizcilik Bankasının haliç
tersanesi ile Tekel Fabrikalarına mensup vatandaşlar Başvekilimizi «yaşa,
varol, yolun açık olsun» nidaları ve alkış sesleri ile karşılamıştır.
Vatandaşlar Başvekilimizin bulunduğu otomobilin etrafını sarmışlar ve
sevgilerini coşkun bir şekilde izhar etmişlerdir, halkımızın Başvekilimize
yaptıkları tezahürat sırasında «Alman milletine sıcak selâmlarımızı götürün»
tarzındaki ifadeleri Türk milletinin bu seyahatin mâna ve değerini içlerindeki
samimî duyguları belirtiyordu.
Otomobil kafilesi Atatürk Bulvarından tezahüratın
şiddeti karşısında güçlükle geçebilmiş, oradan Fatih-Edirnekapı yoliyle
Yeşilköy istikametine doğru ilerlemiştir.
Atatürk Bulvarından çıkıldıktan sonra Fatih
Meydanına gelinmiş, burada meydanda yer almış bulunan itfaiye takımı sayın
Başvekilimizi siren çalmak suretiyle selâmlamıştır.
Yeşilköy Hava Meydanının methalinde civardan
kamyonlar dolusu gelen kalabalık vatandaşlar yer almışlar, davul ve
zurnalariyle sevine ve sevgi tezahürlerinde bulunmuşlardır.
Başvekilimizin ve refakatindeki zevatın otomobilleri
göründüğü zaman meydanda ve civarda müthiş bir alkış tufanı kopmuş «Yaşa,
varol, güle güle git, uğurla git» nidaları ortalığı kaplamıştı.
Başvekilimiz Adnan Menderes, Hariciye Vekili Prof.
Fuad Köprülü, Millî Müdafaa Vekili Ethem Menderes, İstanbul Valisi ve Belediye
Reis Vekili Prof. Gökay ile birlikte otomobilden inmiş, bu esnada methalde
yer alan bir polis müfrezesi sayın Başvekilimize selâm resmini ifa etmiştir.
Başvekilimiz Adnan Menderes alkışlar arasında
meydana dahil olmuş ve burada Büyük Millet M.eclisi Reisi Refik Koraltan
kendisini çok samimî bir surette karşılamıştır.
Bu esnada meydanda başta sancağımız bulunan bir
ihtiram kıt'asi ve protokola dahil zevat yerlerini almış bulunuyordu.
Başvekilimiz ihtiram kıt'asının yanında kendisini
selâmlıyan kurmayların ayrı ayrı ellerini sıkmış ve müteakiben kıt'ayi teftiş
etmiştir.
Başvekilimiz Adnan Menderes daha sonra sırasiyle
meb'uslar. Genel Meclis Üyeleri. Vilâyet ve Belediye erkânı, Adliye erkânı,
Üniversiteler Rektörleri ve Dekanları, Bankalar Umum Müdürleri. Ticaret Odası
mensupları, partililer, cemaatler Reislerinin ve kendisini uğurlamağa gelenlerin
ayrı ayrı ellerini sıkarak kendilerine veda .etmiş ve hazır bulunan uçağa
doğru ilerlemiştir. Bu sırada meydanda bulunan vatandaşların alkış ve sevgi
tezahürleri son haddini bulmuştu,
Başvekilimiz Adnan Menderes bu arada kendisiyle
görüşen Alman D.D.A. Ajansı muhabirine şunları söylemiştir:
«Türkiye ile Almanya arasında esasen mevcut samimî
münasebetlerin bundan sonra da çok daha dostane bir şekilde inkişaf edeceğine
kattiyetle eminim.
Başvekilimiz Adnan Menderes uçağa binecekleri sırada
İstanbul Radyosuna da şunları söylemiştir:
« Memleketten ayrılırken bütün vatandaşlarıma en iyi
hislerimi ve vedalarımı arzederim.. Bu seyahatin memleketlerimiz için hayırlı
neticeler vermesini candan temenni ederim.»
Başvekilimiz Adnan Menderes bundan sonra alkışlar ve
coşkun tezahürat arasında- uçağa dahil olmuş ve kendisine yapılan tezahürata
elini sallıyarak selâm vermek suretiyle mukabele etmiştir.
Başvekilimiz Adnan Menderes ile refakatindekileri
hamil bulunan uçak saat 9.40 da Yeşilköy Hava Meydanından Münih'e müteveccihen
hareket etmiştir.
Aynı uçakla hareket eden resmî heyet azaları ve
gazeteciler grubu şu zevattan müteşekkildir:
Hariciye Vekili Prof. Fuad Köprülü. Başvekâlet
Müsteşarı Ahmet Salih Korur, Hariciye Vekâleti Umumî Kâtibi Muharrem Nuri
Birgi, Hariciye Vekâleti İktisadî İşbirliği Umumî Kâtibi Melih Esenbel, Maliye
Vekâleti Müsteşarı Mehmet İzmen, İktisat ve Ticaret Vekâleti Müsteşarı Munis Faik
Ozansoy, Merkez Bankası Umum Müdürü Nail Gidel, Beşvekâlet Hususî Kalem Müdürü
Muzaffer Ersü, Başvekâlet Yaveri Hayrettin Sümer, Hariciye Vekâlet; Şube
Müdürlerinden Doğan Türkmen, Almanya'nın Türkiye Büyük Elçisi Ekselans Dr. W.
Haas ve eşi, Almanya Büyük Elçiliği Kültür Ataşesi Von Rummel. Gazeteciler
gurubu: Cihat Baban, Mümtaz Faik Fenik, Bahadır Dülger, Selim Ragıp Emeç,
Burhan Belge, Ahmet Emin Yalman, Burhan Felek, Etem İzzet Benice/ Faruk
Gürtunca, Haldun Simavi. M. Nermi, Şevket Bilgin, Nihat Kürşat Mithat Perin,
Sinasi Dersan, Muammer Baykan, Şerif Arzik, Alâettin Şeker, Cemil Sait Barlas,
Adnan Atar, Mehmet Sürenkök.
3 Ekim 1954
— Ankara :
Reisicumhurumuz Celâl Bayar, bu sabah saat 9 da
Samsun'a müteveccihen şehrimizden ayrılmıştır.
Reisicumhurumuza Devlet
Vekili Dr. Mükerrem Sarol, Nafıa Vekili Kemal
Zeytinoğlu, Çalışma Vekili, Hayrettin Erkmen, Rize
mebusu Osman Kavrak, Başvekâlet Yüksek Murakabe Heyeti Reisi Cevat Adıgün,
âzası Lütfi Şayian, Et ve Balık Kurumu Umum Müdür Muavini Refet Artunar,
Başyaver Kurmay Albay Refik Tulga, Yaver Binbaşı Mustafa Tayyar refakat
etmektedirler,
— Darende :
İller Bankasının yardımıyla Belediye tarafından yaptırılan
ilçemizin Hidro -elektrik santralı bugün yapılan bir törenle işletmeye
açılmıştır. Bu münasebetle yapılan törende vilâyet ve civar kazalardan gelen
davetliler ve kalabalık bir vatandaş topluluğu hazır bulunmuştur. Yapılan
konuşmalarda elektriğin yurt kalkınmasındaki büyük Önemi anlatılmış ve yer
yer kurulan bu gibi tesislerle yurdun birçok köşesinin daha nura garkedildiği
belirtilmiştir.
Törenin yapıldığı esnada Devlet Vekili Dr. Mükerrem
Sarol, Nafıa Vekili Kemal Zeytinoğlu ve İller Bankası Umum Müdürü tarafından
gönderilen telgraflar okunmuş ve santral, darendelilere hayırlı ve uğurlu
olması, temennisiyle Bingöl Vali Muavini tarafından işletmeye tır.
—
Çorum :
Reisicumhurumuz Celâl Bayar, beraberinde Devlet
Vekili Dr. Mükerrem Sarol, Nafıa Vekili Kemal Zeytinoğlu, Çalışma Vekili
Hayrettin Erkmen ve diğer zevat olduğu halde bugün saat 13.30 da Çorum'a teşrif
etmiştir.
Daha Ankaradan hareketindenberi yol güzergâhında yer
yer toplanan vatandaşların sevgi gösterileri arasında ilerliyen Reisicumhurumuz,
Vilâyet hududunda Çorum Mebusları. Çorum Valisi, Belediye Reisi, Parti Başkanı
ve bir temsilci kitlesi tarafından selâmlanmış ve saat 12.20 de Sungurlu'ya
muvasalatında tezahüratla karşılanmıştır.
Sungurluların sevgi ve muhabbet gösterileri ve
şiddetli alkışlarıyla karşılanan Reisicumhurumuz otomobillerinden inerek
halkın arasında yaya olarak Belediyeye kadar gelmiştir. Burada1 Sungurluların
samimî hasbi-hallerde bulunan Sayın Bayar, daha sonra yine tezahürat arasında
Çorum'a müteveccihen Sungurludan ayrılmıştır.
Saat 13.30 da Çorum'a gelindiği zaman baştanbaşa
bayraklar ve üzerinde «hoş geldiniz aziz Reisicumhurumuz» ibaresi yazılı
tanklarla donatılmış bulunuyordu. Şehir methalinde toplanan Vilâyet Erkânı,
mektepliler ve çok kalabalık bir halk kitlesi Reisicumhurumuz Celâl Bayar ve
beraberinde bulunanlar?, büyük muhabbet gösterileriyle karşılamış ve
selâmlamışlardır. Burada otomobilden inen. Reisicumhurumuz kalkın sevgi gösterilerine
mukabelede bulunmuş ve kendisini karşılamağa gelenlerin ayrı ayrı ellerini
sıkmak suretiyle iltifatta bulunmuştur.
Reisicumhurumuz müteakiben Vali Konağına gitmiş ve
öğle yemeğini burada yedikten sonra Samsun'a müteveccihen saat 15 te
Çorum'dan hareket etmiştir.
Reisicumhurumuz Celâl Bayar, Çorum'a muvasalatında
olduğu gibi ayrılışında da tezahüratla uğurlanmıştır.
— Samsun :
Reisicumhurumuz Celâl Bayar beraberinde Devlet
Vekili Mükerrem Sarol, Nafia Vekili Kemal Zeytinoğlu, Çalışma Vekili Hayredtin
Erkmen, ve diğer zevat olduğu halde bu akşam saat 18.45 de Samsun'u şereflendirmiş
ve büyük bir tezahüratla karşılanmıştır.
Reisicumhurumuz Celâl Bayar, saat 15 te Çorum'dan
ayrıldıktan sonra güzergâh üzerinde bulunan Merzifon, Havza ve Kavak ilçelerini
de ziyaret etmiş, halkla hasbıhallerde bulunmuş ve tezahüratla karşılanıp
uğurlanmıştır.
Sayın Bayar, yollar boyunda kendisini istikbale
koşan köylü vatandaşlarla da görüşmelerde bulunmuş ve saat 16 da Havza
ilçesini teşrif .etmiştir. Havzalılar Devlet Reisimizi büyük bir heyecan ve
hararetle selâmlamışlardır. Kasaba methalinde otomobilden inen Reisicumhurumuz
halkla beraber yaya olarak gazinoya kadar yürümüş ve burada muhtelif mevzular
üzerinde yaptıkları görüşmelerden sonra Samsun'a müteveccihen
yollarına devam etmiştir.
Reisicumhurumuz Celâl Bayar, saat 18.45 de Samsun'a
muvasalatlarında baştan başa bayraklarla ve ışıklarla donatılmış bulunan
şehirde binlerce Samsunlunun büyük sevgi tezahüratı ile
karşılanmış ve selâmlanmıştır.
Vilâyet hududunda Samsun mebusları Ekrem Anıt, Rahmi
Gümüşoğlu, Hamdi Tekay, Ömer Güriş, Abdullah Eker, Vali Turgut Başkaya,
Belediye Keisi Nusret Ulusoy, Tugay Komutanı Albay Necati Çakanışık, Demokrat
Parti Vilâyet İdare Heyeti Başkan Vekili Hamit Kenber tarafından karşılanan
Reisicumhurumuz şehir methalinden itibaren vilâyete kadar caddelerin her iki
tarafını dolduran Samsunluların şiddetli alkışları arasında, onları
selâmlıyarak ilerlemiş ve Vilâyete gelmiştir.
Bu müddet Vilâyette meşgul olan Reisicumhurumuz, gece
Belediye tarafından şereflerine Şehir Kulübünde verilen yemekte hazır
bulunmuştur.
— Ankara :
Bugünkü Halkçı Gazetesinde, kömür istihsalimizin
azaldığına dair intişar eden bir haber üzerine malûmatına müracaat ettiğimiz
İşletmeler Vekili Fethi Çelikbaş, Anadolu ajansına şu beyanatta
bulunmuştur:
«Mükerreren ifade ve beyan ettiğim veçhile. Ereğli
kömür havzasında istihsalimiz düşmemiş, bilâkis artmıştır.
Elimizde mevcut resmî istatistiklere göre 1948 de
2.500000 tondan ibaret bulunan taşkömürü istihsali, 1950 de
ancak 2.650.000 tona yükselebilmişken. 1953 te 3.557.810 tona baliğ olarak
istihsalimizde rekor teşkil eden bir miktara varmıştır. 1954 yılında halimizde
rekor teşkil eden bir miktara varmıştır. 1954 yılında hâlen dokuz ayın
istihsal rakamlarının, 1953 senesinin aynı dokuz aylık devresine ait rakamdan
85.392 ton fazla bulunmasına göre, istihsalimiz, içinde bulunduğumuz 1954
yılında 3.600.000 tonu tecavüz edecektir. Daha Ağustos ayında 447.641 ton olan
tuvenan kömür istihsali son zamanlarda mahallinde alınan tedbirler sayesinde
yükselmiye başlamış ve eylül ayı istihsali, ağustos ayına nisbetle 19.402 ton
fazlasiyle 467.043 tona varmıştır.
senesinin eylül ayında satılık taşkömürü
istihsali 294.809 ton İken,1954 eylülünde bu miktar 302.473 tona
baliğ olmuştur.Artış 7664 tondur.
Memleketimizde kaydedilen süratli iktisadî inkişaf
sebebi ile, her türlü eşyanın sarfiyatı artmış bulunmaktadır. Demir, çimento,
kereste gibi inşaat malzemesi, şeker, çay, kahve gibi yiyecek maddeleri, yünlü
ve pamuklu mensucat, petrol, benzin, hülâsa her çeşit maddenin yıllık sarfiyatı
artarken, kömür istihlâkimizin de çoğalması tabiidir. Esasen memleketimizdeki
iktisadî ve içtimaî kalkınmanın acık delilleri her çeşit maddenin
istihlâkinde kaydedilen bu artışlardır. İstihlâkin artışı, hayat standardının
yükselişini ifade eder ki, memleketimiz İçin mesut hâdise buradadır.
istihlâkin her sahada ve bu arada gerek enerji
kaynağı ve gerekse yakıt maddesi olarak kömürde de çoğalmış olması bir
vakıadır. Bu vakıa üzerinde durmaksızın istihlâkimizi henüz karşılayabilecek
bir seviyeye yükselmemiş olmasını tenküd etmek yerinde değildir.
Burada tarihî bir hakikat olarak tesbit etmek gerekir
ki, C.H.P. iktidarı, enerji ve kömür dâvasına lâyık olduğu ehemmiyeti maalesef
vermemiştir.
Yukarıdaki rakamlar, Zonguldak havzasında taş kömürü
istihsalinin azalmayıp, bilâkis çoğaldığını göstermekte iken, Ereğli Kömür
İşletmesi İdaresinde herhangi bir personel değişikliği yapılmıyacağı tabiidir.
Bu itibarla Halkçı gazetesinin Bartın gazetesinden naklen aldığı haberde
mevzubahs edilen, havza eski Umum Müdürlerinden bir zatın tekrar Umum Müdürlüğe
getirilmesi için kendisine teklif yapıldığı da hilafı hakikattir. Eski Umum
Müdürlerden herhangi bir kimseye hiç bir vazife teklifi yapılmamıştır. Ereğli
Kömür İşletmelerine dair yapılan neşriyatın hakikî mahiyet ve maksadı bu vesileyle
ortaya çıkmış bulunmaktadır.
Bu keyfiyet, elbette, umumî efkârın nazarından
kaçmıyacaktır.»
4 Ekim 1954
— Samsun :
Geceyi Samsunluların misafiri olarak geçiren
Reisicumhurumuz Celâl Bayar, bu sabah saat 10 da beraberinde Devlet V.ekili
Dr. Mükerrem Sarol, Naifa Vekili. Kemal Zeytinoğlu, Çalışma Vekili Hayrettin
Erkmen ve diğer zevat olduğu, halde vilâyete gelmiş ve burada tertip .edilen
kabul resminde Vilâyet ve tugay mensupları ile kazalardan gelen heyetleri ayrı
ayrı kabul ederek tanışmıştır.
Sayın Bayar daha sonra Vilâyet Müdürlerinin
iştirakiyle yapılan bir toplantıda, Vilâyet isleri üzerinde görüşmelerde bulunmuş
ve bunu takiben de Sinop heyetini kabul etmiştir.
Reisicumhurumuz, Vilâyetten ayrılışını müteakip
meydanda toplanan halkın şiddetli alkışları arasında Mart ayı sonunda uğurlu
elleriyle temeli atılmış bulunan Samsun Liman inşaatı bölgesine gitmiştir.
Büyük bir ihtiyacı karşılayacak olan Samsun limanının bir an evvel ikmali irin
hummalı bir faaliyet sarfedilen inşaat mahallinde Reisicumhurumuz Celâl
Bayar'a Nafia Vekili Kemal Zeytin-oğlu ve mühendisler tarafından etraflı
malûmat verilmiş ve inşaat mahalli Reisicumhurumuz tarafından gezilmiştir.
Sayın Bayar, daha sonra Et ve Balık Kurumu soğuk hava
tesislerine teşrif etmiştir. Burada Umum Müdür Muavini Refet Artunar soğuk hava
tesislerinin faaliyeti hakkında izahatta bulunmuştur. Buna göre,. Temmuz 1954
ayı bidayetinden itibaren eylül 1954 ayı sonuna kadar depolarda 36.665 kilo
balık ve 58.442 kilo mütenevvi gıda maddeleri muhafaza edildiği, 378.290 kilo
buz satışı yapılarak 18.163 lira hasılat temin edildiği, hâlen depolarda
mevcut mallardan temin edilecek gelir miktarının tahminen 7.500 lira, bugüne
kadar da temin edilen, gelirin 28.381 lira olmak üzere ceman 35.881 liralık
hasılatın temin edildiği, buna mukabil giderlerin de 28.613'lira olduğu
anlaşılmaktadır.
Daha sonra Reisicumhurumuz Celâl Bayar, soğuk hava
tesislerinden ayrılmış ve tüccar kulübünde saat 12.15 te şereflerine verilen
öğle yemeğinde hazır bulunmuştur.
— Samsun :
Reisicumhurumuz Celâl Bayar beraberinde Devlet
Vekili Dr. Mükerrem Sarol, Nafıa Vekili Kemal Zeytinoğlu, Çalışma Vekili
Hayrettin Erkmen ve diğer zevat olduğu halde bugün saat 13.50 de Giresun
vapuruyla Trabzon'a müteveccihen Samsun'dan ayrılmıştır.
Reisicumhurumuz Celâl Bayar, Samsun'dan ayrılışında
Samsun mebusları, Vali, Belediye Reisi, Tugay Komutanı, Emniyet Müdürü ve
diğer zevatla çok kalabalık bir halk topluluğu tarafından hararetle
uğurlanmıştır.
Reisicumhurumuz Celâl Bayar'ı hâmil bulunan Giresun
vapurunu Samsunlular motörler ve takalarla bir müddet denizde takip ederek
teşyi etmişlerdir.
—İstanbul :
On günden beri memleketimizde tetkik ve temaslar
yanmakta olan Yugoslav Hey'eti Başkam Dr. Tonko Soljan 4 Ekim Pazartesi günü
sabahı bir Yugoslav tayyaresiyle Belgrad'a hareket etmiş ve Et ve Balık Kurumu
Balıkçılık İpleri Müdürü Zeyyad Krom ile kurumun, ileri gelenleri tarafından
uğurlanmıştır.
Beraberindeki heyet 2 Ekim günü Bios Yugoslav
arattırma gemisi ile şehrimizi terk etmiş bulunuyordu.
Ayrılmadan evvel Dr. Soljan Anadolu Ajansına
aşağıdaki beyanatta bulunmuştur:
«Memleketinizde gerek Et ve Balık Kurumunda, gerek
Hidrobioloji Enstitüsünde Ve gerekse Balık Müstahsil ve Konservecileri ile
yapmış olduğumuz görüşmeler açık ve samimî bir hava irinde cereyan etmiştir.
Balıkçılık konusunda her .iki memleketin faaliyeti birbirini tamamlayıcı
mahiyettedir. Yugoslavya ile Türkiye arasındaki teşriki mesai tabiatiyle Türk
balıkçılığının inkişafı ve istihsalin artmasına müncer olabilir. Bu gaye ile
yapılan görüşmelerde her iki memleket arasında yapılacak işbirliği esasları
bahis mevzuu olmuş ve her iki tarafın fikir, tecrübe, bilgi ve mütehassıs
teatisi düşünülmüştür. Bu meyanda balıkçı melzeme ve teçhizatı alım satımı ve
tuzlamacılık ve konservecilik işlerinde beraberce çalışmak imkânları
aranmıştır.
Bu geniş mahiyette konuşmaların bazı anî ve pratik
neticeleri olmuştur. Meselâ hey'etimiz Türk balıklarına talip olmuş ve
hey'etimizden bir balıkçılık uzmanı Et ve Balık Kurumunun misafiri olarak
İstanbul'da kalmıştır.
Aynı şekilde teşekkül edecek bir heyeti Yugoslavyadaki
meslektaşlarıyla tema/s etmek üzere memleketimize davet etmiş bulunmaktayız.
Memleketinizde görmüş olduğumuz iyi kabulden hakikaten dost ve kardeş bir
memlekete gelmiş olduğumuzu anladık. Ümit ederiz ki bu temas ilerdeki
temaslara bir başlangıç olsun.»
—
Diyarbakır :
Yurt içinde bir tetkik seyahatine çıkmış olan Büyük
Millet Meclisi .Nafıa Encümeni Reis âzalariyle Nafia Vekâleti Karayolları Umum
Müdürlüğü mensuplarından müteşekkil hey'et bu gün şehrimize gelmiştir.
Dün geceyi Urfa'da geçiren hey'et bu sabah Urfa'da
Vilâyet ve Belediyeyi ziyaret .etmiş ve yüz yataklı verem hastahanesi, hayvan
sağlık merkezi binalarının inşaatını gezdikten sonra Diyarbakır'a
hareket etmiştir.
Urfa-Diyarbakır yolu üzerinde onarım ve bakım
işleriyle konkasör şantiyelerini gezen hey'et Hilvan kazasında halkla
hasbıhallerde bulunmuş ve halkın dilek ve ihtiyaçlarını tesbit etmişlerdir.
Siverek kaza merkezinde de tavakkufları esnasında sağlık merkezi inşaatında
tetkiklerde bulunan hey'et yollarına devamla Diyarbakır'a gelmiştir.
Nafıa Encümeni Reis ve azaları şehrimizde hava
alanı, alan tesisleriyle faaliyetlerini incelemiş ve Hıfzıssıhha binası, Kız
Öğretmen Okulu birinci kısım inşaatını Erkek San'at Enstitüsü, yüz yataklı
verem hastahanesi birinci kısım inşaatı ile yeni hayvan sağlık hastahanesi
inşaatını gezmiş ve ilgililerden izahat almışlardır.
Hey'et müteakiben Kara Yolları 9 uncu Bölge
Müdürlüğünün yeni binası ile atölyelerini de gezmiştir.
Geceyi şehrimizde geçirecek olan Nafia Encümeni Reis
ve azaları tetkiklerine devam etmek üzere yarın sabah, Bitlis'e müteveccihen
şehrimizden ayrılacaktır.
5 Ekim 1954
— Trabzon :
Reisicumhurumuz Celâl Bayar, beraberinde Devlet
Vekili Dr. Mükerrem. Sarol, Nafia Vekili Kemal Zeytinoğlu, Çalışma Vekili
Hayrettin Erkmen ve diğer zevat olduğu halde bu sabah saat 8 de Trabzon'u
şereflendirmişlerdir.
Sabahın erken saatlerinden itibaren Trabzonlular
Devlet Reisimizi karşılamak üzere rıhtımı doldurmuş bulunuyorlardı ve şehir
baştan başa bayraklar ve taklarla süslenmişti.
Reisicumhurumuzu hâmil bulunan Giresun vapuru limana
girdiği sırada bütün nakil vasıtaları düdük ve korna çalmak suretiyle sayın
Bayar'ı selâmlamışlar ve basta Trabzon mebusları olduğu halde Mülkî ve Askerî
erkândan müteşekkil bir hey.et vapura çıkarak Reisicumhurumuza hoş geldiniz
demiştir.
Reisicumhurumuz Celâl Bayar, saat 8.50 de Giresun
vapurundan rıhtıma ayak basmışlar ve Trabzonluların içten gelen sevgi
gösterileri ile karşılanmıştır.
Sayın Bayar v.e beraberindekiler saat 9.10 da yine
ayni tezahürat arasında Rize'ye müteveccihen Trabzon-dan ayrılmışlardır.
— Ankara:
Toprak Mahsulleri Ofisî Genel Müdürlüğünden
aldığımız malûmata göre, 1 haziran 1954 tarihinden 30 eylül 1954 tarihine
kadar müstahsileden 375.585 ton buğday, 13.344 ton çavdar, 10;500 ton mısır,
33.673 ton arpa ve 7.200 ton yulaf satın alınmıştır.
Alım yılı başından itibaren Almanyaya 93.000 ton,
Avusturya'ya 11.000 ton, İtalya'ya 1.090 ton, Romanya'ya 65.000 ton,
Yunanistan'a 10.000 ton buğday ayrıca İtalya'ya 15.000 ton çavdarla Almanyaya
20.000 ton arpa olmak ü-zere ceman 215.090 ton hububat satışı yapılmış ve
bunlardan Almanya'ya 41.318 ton, Avusturya'ya 11.000 ton, İtalya'ya 1.090 ton,
Romanya'ya 68.245 ton buğday, İtalya'ya 8.015 ton çavdar, Almanya'ya 8.623 ton
arpa olmak üzere ceman 138.291 ton hububat teslim edilmiştir.
Diğer taraftan yeni kampanya yılında harice satılan
106.201 kilo afyondan 99.021 kilosu teslim edilmiştir.
— Rize:
Reisicumhurumuz Celâl Bayar, Doğu Karadeniz bölgesine
yapmakta olduğu ziyaretin üçüncü gününde Trabzon'dan sonra Rize'yi
şereflendirmiştir.
Sayın Bayar, beraberinde Devlet Vekili Dr. Mükerrem
Sarol, Nafia Vekili Kemal Zeytinoğlu, Çalışma Vekili Hayrettin Erkraen ve diğer
zevat olduğu halde, Trabzon'dan ayrılışlarını müteakip Aratlı, Sürmene ve Of
ilçeleriyle güzergâh, üzerinde bulunan bucak ve köyler halkı tarafından büyük
sevgi ve muhabbet gösterileriyle karşılanıp uğurlanmışlardır. Yol boyunca
sıralanan vatandaş topluluklarıyle mektepliler, Reisicumhurumuz, Celâl Bayar'ı
selâmlamışlar ve Sayın Bayar da kendilerine aynı samimî hislerle mukabelede
bulunmuştur.
Buralarda hakla samimî hasbihallerde bulunan ve
gösterdikleri samimî hüsnükabule teşekkürlerini bildiren. Sayın Bayar, saat 12
ye doğru Of ilçesine geldiklerinde Ofluların büyük sevgi tezahüratı ile
karşılanmıştır. Burada halkın şiddetli alkışları arasında Oflulara hitap eden
Reisicumhurumuz, gösterdikleri sıcak alâka ve hüsnükabule teşekkürlerini
bildirmekle söze başlamış ve Of'u bundan evvel bir kere daha ziyaret ettiğini,
fakat bugünkü Of ile o zamanki Of arasında büyük farkların husule geldiğini
söyledikten sonra vatandaşların iktidara karşı besledikleri itimat karşısında
ilâve edeceği bazı hususlar mevcut olduğunu bildirerek, demiştir ki:
Şu halde sizlerin itimadınız karşısında bizlere
düşen vazifeler vardır. Sizlere hizmet etmekle, sizin memlekete olan
bağlılığınızdan, aile yurdunuza samimî bir şekilde hizmet etmek arzunuzdan
eminiz. İşte bunun içindir ki, bu iki haslet birleşince muvaffakiyet
kendiliğinden tecelli eder. Sizin serbest reylerinizle iktidara gelen hükümetiniz,
sizin sevincinizle de beraberdir. Sizin kederinize, sizden ziyade müteessir
olmaktadır. Onun için daima sizin hizmetinizde ve arzularınıza hizmet
etme yolundayız.»
Reisicumhurumuz daha sonra milletimizin daha ileri
gideceğinden, iktisadî bakımdan daha iyi bir refah seviyesine ulaşacağından
emin bulunmak tayız. Yakında bunun tecellisini görmek saadetini Cenabı Hak'tan
niyaz ediyoruz.»
Daha sonra söz alan Devlet Vekili Dr. Mükerrem Sarol,
Reisicumhurumuzun lisanında ifadesini bulan büyük sevgiye lâyık olmak için,
hükümetiniz elindeki bütün imkânları sarf yoluna koymuş bulunmaktadır» demiş
ve sözlerine devamla, Türk vatanının bir parçasının sakinleri olarak Ofluların
iktidara karşı bu güven ve sevgilerinin baki kaldığı müddetçe el ele vermek
suretiyle her istedikleri şeye nail olacaklarını bildirmiş, «Muhtaç olduğunuz
mektep, yol, köprü ve diğer ihtiyaçlarınıza en kısa bir istikbalde kavuşmuş
olacaksınız ve muhacerete mecbur kalmadan yurdunuzda mesut ve müreffeh yaşama
imkânlarını bulacağınız: ümit etmekteyiz» dedikten sonra Oflulara derin
muhabbet ve sevgilerini sunmuştur.
Ofluların, Of - Çaykara - Bayburt yolunun bir an
evvel bitirilmesi yolundaki istekleri karşısında Nafia Vekili Kemal
Zeytinoğlu da bir konuşma yapmıştır. Nafia Vekili bu konuşmasını bir sual ile
başlıyarak «Niçin çok asil vatandaşlarımız arasında dolaşıyoruz?» demiştir. Bu
suale cevap veren Kemâl Zeytinoğlu, «Şuna inanıyoruz ki, muhalefet
yıllarındaki prensiplerimizi, iktidar yıllarında da devam ettirmek, Türk
milletinin arasına ve ruhuna girerek memleket ihtiyaçlarını yerinde tesbit
etmek için» demiştir.
Sözlerine devam eden Nafia Vekili, hükümet olarak
Türk milletiyle elbirliği ve gönül birliği ederek, memleketin kaderini
değiştirme yolunda oldukları fakat, eski iktidardan devralman mekanizmanın
bütün ihtiyaçları karşılayamayacak derecede olduğundan, bir taraftan müsbet iş
yapılmağa çalışıldığını, diğer taraftan da bozuk olan mekanizmayı tebdil ettiklerini
bildirmiş, kendilerinin daima hizmet yolunda hummalı bir şekilde
çalıştıklarını, ecnebi müşahit ve mütehassısların bile bunu idrâk ettiklerini
söyledikten sonra, memleketin her köşesindeki imar hareketlerinde Of un da
hissesine düşeni alacağını ve Of - Çaykara - Bayburt yolunu derhal
tetkik ettireceğini ifade etmiştir.
Paha sonra Çalışma Vekili Hayrettin Erkmen, Oflulara
hitap etmiştir. Çalışma Vekili bu konuşmasında demiştir ki:
Oflu hemşehrilerim, sizlere bugün aranızda
bulunmaktan dolayı duyduğum meserreti ifade etmek istiyorum. Hırçın bir
denizle, yalçın dağlar araşma sıkışmış olan Karedeniz halkı, evvelce başka
diyarlarda hayatını idame etmek yolunu aramıştı. Çalışkan, vatansever Türk
unsuru olan Karadenizliler, bugün hükümetle işbirliği sayesinde müreffeh bir
ikbâle doğru gitmektedir. Dün bir avuç mısır için endişe duyanlar artık böyle
bir tehlikenin ufukta belirmiyeceğine emin bulunmaktadırlar. Artık Karadenizli,
mahsulâtını, İç Anadoluya yapılmasına başlanan yollar sayesinde taşıyabilecek
ve muhtaç bulundu iktisadî refaha bir an evvel kavuşmaya bağlıyacaktır. Buna
kısmen başlamıştır da. Hepinize başarılar dilerim.»
Müteakiben Oftan hararetli sevgi tezahürleri
arasında ayrılan Sayın Bayar ve refakatindekiler, Eski Pazar, İyidere
bucaklarına da uğramışlar ve saat 13.30 da Rize'ye gelmişlerdir.
Rize'ye 3 kilometre mesafede bulunan çay fabrikasında
Reisicumhurumuz fabrika müdüründen etraflı izahat almıştır. İşçilerin
alkışları arasında fabrikayı gezen Reisicumhurumuz Celâl Bayar'a verilen
izahata göre, 1942 senesinde 38 bin kilo olan yaş yaprak rekoltesi, 1953 te
hükümetin 135 dekar arazinin ekimine müsaade ettiğinden dolayı 2277 bin
kiloyu bulmuş, 1938 de 30 kilo olan kuru çay istihsalâtı da bugün 700 kiloya
çıkmıştır.
Fabrikadan ayrıldıktan sonra Reisicumhurumuz Celâl
Bayar ve beraberindekiler Rize'ye vatandaşların büyük tezahüratı arasında
girmişlerdir.
Rizelilerin içten gelen sevgi gösterileri ve Vilâyet
meydanını dolduran halkın sürekli alkışları arasında Reisicumhurumuz Celâl
Bayar, bir hitabede bulunmuş y.e saat 14.30 da Hopa istikametinde yoluna
devam etmiştir.
8 Ekim 1954
— Hopa:
Reisicumhurumuz Celâl Bayar Rize den ayrıldıktan
sonra. Çayeli, Pazar -ve Fındıklı kazalariyle güzergâh üzerinde bulunan bucak
ve köyleri ziyaret etmiş ve saat 20.20 de Hopa'yı şereflendirmiştir.
Refaketlerinde Devlet vekili Dr. Mükerrem Sarol,
Nafıa Vekili Kemâl Zeytinoğlu ve Çalama Vekili Hayrettin Erkmen ile diğer zevat
olduğu halde Rize'den ayrıldıktan sonra halkın sevgi ve muhabbet gösterileri
arasında Çayeli kazasına teşrif ve burada vatandaşların sevgi gösterileri ve
selâmlanan Sayın Bayar Belediye balkonundan Çayeli'lere hitap ederek
gösterdikleri sevgi hürmet ve kabulden dolayı teşekkürlerini
bildirmiştir.
Sayın Bayar Çayeli' li vatandaşlara demokrasi
rejimine olan bağlılıklarını görmekle çok mütehassis olduğunu îfade etmiş, her
zaman Türk milletin emrinde çalışmağa azmetmiş bulunduklarını işaretle
«hizmetlerimizden size ufacık bir hisse ayrılırsa, ondan en büyük sevinci
evvelâ biz duyarız» dedikten sonra, şimdiye kadar -yapılan çalışmalardan netice
alıyor muyuz? sualini sormuştur.
Bütün Çaveli'li vatandaşlar hep bir ağızdan «Reisicumhurumuz
sağolun, neticelerini alıyorsunuz, çok memnun ve mesuduz»
demişlerdir.
Bugün elde edilen neticelerle iktifa edilmiyeceğini,
vatandaşları daha fazla memnun etmenin çarelerini arayacaklarını bildiren
Reisicumhurumuz iyi günler yasamaktayız, daha da parlak günler görecemiz. Bu
ümit ile hepinizi muhabbetle selâmlarım demiştir.
Sayın Bayar, Çayeli ve Gündoğdu'da yapılan ikinci Ve
üçüncü çay fabrikalarını gezmiş ve verilen izahattan dolayı memnun
kaldıklarını bildirerek fabrikadan ayrılmıştır.
Bayar, Çayeli'nden sonra uğradığı her yerde
genç. ihtiyar, kadın, erkek, binlerce vatandaşlarımızın içten , gelen sevgi
tezahürleriyle selâmlanmış ve uğurlanmıştır. Eşine ender tesadüf edilen bir
kalabalık teşkil e-den ve vaktin gecikmiş olmasına rağmen elllerinde
fenerlerle Devlet Reisimizi selamlamaya koşan vatandaşlarla samimî
hasbihallerde bulunan sayın Bayar, kendisine karşı gösterilen teveccühe
teşekkürlerini bildirmiş ve Pazar ile Fındıklı kazalarındaki ziyaretlerini
müteakip Hopa'ya teşrif etmiştir.
Reisicumhurumuz Karadeniz bölgesinin Doçnı kısmına
yapmakta olduğu bu ziyaret münasebetiyle program dışında kalan yerler halkını
temsilen bir çok heyetlerle karşılanmakta ve bunlar mensubu bulundukları
beldelerin hürmet ve sevgilerini Reisicumhurumuza bildirmektedirler.
Hopa'lılar büyük bir kalabalık halinde
Reisicumhurumuz Celâl Bayar'ı muhabbetle ve hararetle istikbâl etmişlerdir.
Kasaba methalinden itibaren bir insan seli arasından güçlükle ilerleyen
Reisicumhurumuz, Hükümet konağının balkonundan şiddetli alkışlar arasında
Hopa'lılara hitap etmiş, Hopa'lıların asil huzurlarına gelmenin şerefine nail
olmaktan duyduğu memnuniyeti belirtmiş ve Hopa'nın Türk vatanının bir
pırlantası olduğunu takdir ediyorum dedikten sonra, Hopa'lıların gayreti ve
hükümetin yardımı ile Hopa'nın mamur olacağına ve daha da ilerleyeceğine emin
olduğunu söylemiş ve vaktin çok gecikmiş olmasına rağmen ihtiyar ettikleri
zahmetten, çalışma ve arkadaşlarına gösterdikleri hüsnükabulden dolayı
teşekkürlerini bildirmiş ve Hopalı'ları muhabbetle selâmlamıştır.
Reisicumhurumuz, daha sonra Hükümet konağında bir
müddet meşgul olmuş ve Askerî Gazinoda şerefine verilen akşam yemeğini
müteakip Giresun vapuruna binerek, Trabzona müteveccihen Hopa'dan ayrılmıştır.
Reisicumhurumuz. Hopa'dan tezahüratla uğurlanmıştır.
— Rize:
Reisicumhurumuz Celâl Bayar, Vilâyet
meydanını dolduran binlerce Rizelilerin şiddetli alkışları arasında bir
hitabede bulunmuştur.
Sayın Bayar: «Şehrinizi bir kere daha ziyaret etmek
şeref ve saadetine nail oluyorum» diyerek sözlerine başlamış, Rize'ye ilk
geldiğim zamanlarda demokrasi dâvası ve ferdî hürriyetlerin sağlanması
yolundaki gayretlerini teşvik edici hareketleri görmekle bahtiyar kaldığını,
daha o zamandan Rizelilerin hürriyetlerine ve lâyık oldukları refah ve saadete
tam manâsiyle kavuşmaya muhtaç olduklarını memnuniyetle müsahade etmiş
olduğunu bildirmiştir.
Milletin itimadı kazanıldıktan sonra buna mukabelede
âciz kalınmadığım da sözlerine ilâve eden Reisicumhurumuz, karşılıklı itimat
ve sevgi ile muvaffakiyet gayretinin yükseldiğini, bunun yakın misâline
Rize'de tesadüf ettiklerini söylemiş ve görülen refah ile imar
hareketlerini belirtmiştir.
Reisicumhurumuz Celâl Bayar sözlerine devamla
demiştir ki:
İtisadî politika bahsinde de bir zihniyet
değişikliği olduğuna nazaran, dikkatinizi celbetmek isterim. Biz, milletimizin
hayrına ait müesseselerimizi milletimizin refahının emrine tahsis ediyoruz ve
gece gündüz, bu yolda çalışıyoruz.»
Daha sonra sayın Bayar, Rize'ye gelmeden evvel Çay
fabrikasının ziyaretinde fabrikanın tevsi edileceğini Öğrendiğini, çay
meselesinde bu muhit ve memleketimiz hesabına azamî randıman almaya gayret
edildiğini bildirmiş ve çay yetiştiren müstahsile verilen para miktarının altı
milyon lirayı olmuş olmasından duyduğu memnuniyeti ifade etmiş «ben isterdim
ki, bizim bu asıl muhitimizde birkaç altı milyonluk iş sahaları mevcut olsun,
siz buna çok lâyıksınız.» dedikten sonra sözlerine şöyle devam etmiştir:
Sevgili vatandaşlarım, tuttuğumuz yol sizi iyiliğe
götüren yoldur. Bize emniyet veren yoldur. Milletimizin sıhhatini, saadetini ve
yüksek olan şerefini yükseltecek olan yoldur. Buna inanınız. Sizin
inancınız devam ettiği ve millet bu yüksek ahlâkı ile manevî kudretiyle
iktidara karşı itimadını muhafaza ettiği ve mütesanit bulunduğu müddetçe, siz
aziz Türk milleti, tarihin. en mümtaz sahifeler inde şerefli yer alacaksınız.
Buna inanarak, kani olarak konuşuyorum.»
Sayın Bayar, müteakiben memleketin mukadderatına
hâkim olan iktidarım nasıl bir yük ve ağır mesuliyet altında, bulunduğunu
müdrik olduğunu hatırlatmış ve sözlerini şöyle bitirmiştir:
«Yolumuz çok nurludur. Kısa bir zamanda beklenilen
saadete kavuşacağız. Bugünkü samimî tezahüratınıza candan teşekkür ederim.
Hepiniz için ayrı. ayrı bahtiyarlıklar temenni ederim. Şüphe etmeyiniz. Allah
sizi çalışmanızda muvaffak kılacaktır.»
Reisicumhurumuzun bu hitabesi şiddetle alkışlanmış
ve Rizelilerin muhabbet gösterilerine vesile teşkil etmiştir.
—Tatvan:
Büyük Millet Meclisi Nafıa Encümeni Reisi ve Azalan
ile Nafia Vekâleti Kara Yollan Umum Müdürlüğü mensupları ve gazetecilerden
müteşekkil heyet dün akşam kazamıza gelmiştir.
Heyet yol boyunda Silvan kazasında, yeni sağlık
merkezi inşaatını, Kremete-Bitlis yolu inşaat ve sondaj faaliyetlerini görmüş
ve tetkiklerde bulunmuştur.
Bitlis'te halkla temaslarda bulunan heyet, dilek ve
ihtiyaçları tesbit etmiş ve yeni sağlık merkezi inşaatım gezmiştir.
Geceyi kazamızda geçiren heyet, bu sabah Karaköse'ye
hareket etmiştir.
— Van:
Doğu'da kurulacak olan Atatürk Üniversitesi ile
ilgili tetkiklerde bulunmak üzere şehrimize gelen Amerikalı ve Türk profesör
ve uzmanlardan müteşekkil heyet, bölgemizin sosyal, kültürel, iktisadî, ticarî,
ziraî ve teknik durumları hakkında gerekli incelemelerde bulunduktan sonra,
dün sabah uçakla Diyarbakır'a hareket etmiştir.
—
Diyarbakır:
Doğu'da kurulacak Atatürk Üniversitesi ila alâkalı
olarak Nebraşka Üniversitesine mensun Amerikalı profesörlerle Atatürk
Üniversitesi İcra Komitesine mensup profesör ve uzmanlardan müteşekkil heyet,
dün şehrimize gelmiş ve tetkiklerine başlamıştır. Şehrimizin muhtelif yerlerini
ve müesseselerini gezip gören heyet, bugün çeşitli meslek mensuplarının hazır
bulunduğu bir toplantıda, Diyarbakır ve interlandı hakkında verilen malûmatı
dinlemişlerdir.
— Ankara:
Amerika Birleşik Devletleri Millî Müdafaa Vekil
Muavini Robert B. Anderson ve refikası bugün saat 14.30 da hususî bir uçakla
şehrimize gelmiştir.
Misafirler Esenboğa hava alanında Erkânı Harbiyei
Umumiye İkinci Reisi Tuğgeneral İhsan Bingöl, Erkânı Harbiyesi Umumiye Haber
Başkam Tuğgeneral Pertev Gökçe, Merkez Kumandanı, Erkânı Harbiyei Umumiye
Temsil Bürosu Başkan Vekili, Amerika'nın Ankara Büyükelçisi
Avra Warren, Amerikan Yardım Heyeti Başkanı General Shanert
ve Yardım Kurulu üyeleri tarafından karşılanmıştır. Bayan .Anderson'a, Bayan
Erdelhun tarafından bir buket verilmiştir.
Esenboğa meydanında yapılan karşılama merasimini
müteakip, Robert B. Anderson ve refakatindekiler Anıt Kabri ziyaret ederek
Atatürk'ün mânevî huzurunda saygı duruşunda bulunmuşlar ve Kabre bir çelenk
koymuşlardır.
Amerika Birleşik Devletleri Millî Müdafaa Vekil
Muavinine, bu seyahatinde yardımcısı Fred A. Seaton, Tuğgeneral John J. Berger,
Albay Delanoy, Albay Fleischer, Dr. Yüzbaşı Fontane ve Sekreter Diris Baker
refakat etmektedir.
Robert B. Abderson eşi ve refakatindekiler yarın saat
10 da uçakla İstanbul'a gideceklerdir.
—İzmir:
Haber aldığımıza güre, Güney Avrupa Müttefik
Kuvvetleri Karargâhı, kasım ayı içersinde. «Yunan Seması İki» dı verilen bir
Nato tatbikatı tertiplemiştir.
Bu tatbikat 4 gün süreli olup, Amerikan Altıncı
Filosu Kumandanı Koramiral Combs tarafından idare edilecektir.Bu tatbikatta
Nato'nun Güney Avrupa ve Akdeniz karargâhları ve bunlara mensup kuvvetler
katılacaktır.
Yunan Seması İki tatbikatı, Kuzey Yunanistan'da
yapılacak ve tatbikata Yunan hava kuvvetleri, kara kuvvetleri, Altıncı
Amerikan Filosuna mensup bir destek birliği katılacak ve tatbikatta Amiral Lord
Mountbatten kumandasındaki Müttefik Akdeniz Kumandanlığı denizaltıları, düşman
denizaltılarını temsil edecektir.
— Ankara:
İnşaatı ikmâl edilmiş bulunan şehrimizin yeni
Mahalle semtindeki İP.T.T. merkezi bugün yapılan bir törenle hizmete açılmıştır.
Törende Münakalât Vekili Muammer Çavusoğlu, Ankara
Valisi ve Belediye Reis Vekili Kemâl Aygün, Posta, Telgraf ve Telefon Umum
Müdür Vekili Talât Tolunay, Vekâlet ileri gelenleri, şehrimizde bulunan Posta,
Telgraf ve Telefon Başmüdürleri, basın mensupları ve kalabalık bir davetli
kitlesi hazır bulunmuştur.
—İstanbul:
Tümamiral Çerni Yosip riyasetinde Eğitim Dairesi
Başkanı Yarbay Misyak Franc, Sahil İstihkâm Subayı Yarbay Buşka İvan, Teknik
Daire Başkanı Binbaşı Radisic Luka ve Üsteğmen Vohsi Abdurrahim'den müteşekkil
bir Yugoslav deniz heyeti bugün saat 16.00 da uçakla İstanbul'a gelmiştir.
Misafir heyet, Yeşilköy hava meydanında, Boğazlar ve
Marmara, İstanbul Merkez ve Deniz Bâtim Kumandanriyle, Yugoslav Sefaret Erkânı
tarafından Karşılanmış ve başta bando olduğu halde bir ihtiram kıtası
tarafından selâmlanmıştır.
— Trabzon:
Doğu Karadeniz bölgesini ziyaret etmekte olan
Reisicumhurumuz Celâl Bayar, Hopa'dan sonra bugün saat 20.45 de tekrar Trabzonu
şereflendirmiştir.
Reisicumhurumuzla refakatinde bulunan Vekilleri de
di£er zevatı hâmil bulunan Giresun vapurunun limana varışı, Trabzonluların
Devlet Reisimize candan ve coşkun bir sevgi gösterilerinde bulunmalarına vesile
teşkil etmiştir.
Bu münasebetle Trabzon baştan başa elektriklerle
donatılmış, taklar ve bayraklarla süslenmiş bulunuyordu. Vaktin geç olması,
binlerce Trabzonluyu ihtıma koşarak sayın Bayar'ı selâmlamaya mani teşkil
etmemişti.
Vapur, rıhtıma yanaşırken kadın, erkek genç ve
ihtiyar Trabzonlular, Reisicumhurumuzu içten gelen bir sevgi ve muhabbet
gösterisi ile bağırlarına basmışlardır. Bu esnada Reisicumhurumuzun şerefine
havai fişekler de atılmakta idi.
Rıhtıma indikten sonra Trabzon Mebusları, Vali,
Kolordu ve Tümen Komutanları, Belediye Reisi, Emniyet Müdürü, Demokrat Parti İl
Başkam, kazalardan gelen heyetler ve partililer tarafından karşılanan sayın
Bayar, (yaşa, varol) sesleri arasında ve Trabzonlu' ların muhabbet hâlesi
içinde küçükle ilerliyerek otomobillerine binmiş ve doğruca Soğuksu Köşküne
gitmiştir.
Reisicumhurumuz burada Belediye tarafından
şereflerine verilen akşam yemeğinde hazır bulunmuştur.
Sayın Bayar ve refakatindekiler yarın sabah
Gümüşhaneye gideceklerdir.
— Ankara:
Yeni Sabah gazetesinin 6/10/954 tarihli nüshasında
(Maarif Vekilinin istifa edeceği) yolunda çıkan haber üzerine bilgisine
müracaat eden Anadolu Ajansı muhabirine, Maarif Vekili Celâl. Yardımcı,
aşağıdaki beyanatı vermiştir:
«Bu istifa haberi Yeni Sabah'ın arka arkaya ortaya
attığı ikinci uydurmadır. O derece uydurmadır ki, tekerrür etmeseydi cevaba
dahi değer bulmazdım. Zira âmme hizmeti ifa eden bir gazetenin asıl ve esastan
uzak haberleri manşet olarak birinci sahifesinde halk efkârına ulaştırmaya
kalkışması, o gazetenin Ölçüsünü tayine ve kasıtla hareketini ispata kâfidir.
İstifam asla mevzuu bahis değildir. Yeni Sabah'ın boş ümitlere kapılmamasını
halisane tavsiye ederim.
7 Ekim 1954
— Trabzon:
Yurdun çeşitli bölgeleri arasında bir tefrik yapmamak
hususunda hükümetimizin azimli siyasetinin feyizli neticeleri, her gün
kendisini biraz daha kuvyetle göstermektedir.
Senelerden beri Karadeniz bölgesinin. Doğu kısmı, ilk
limana yeni kavuşmuş ve Reisicumhurumuzu hâmil bulunan. Giresun vapuru ilk defa
olmak üzere Trabzon rıhtımına yanaşabilmiştir.
Bundan böyle medenî şartlar içinde Trabzonda yolcu ve
eşya tahmil tahliyesi ikinci bir vasıtaya ihtiyaç hissettirmeden
yapılabilecektir.
Geceyi Trabzonda geçiren Reisicumhurumuz Celâl
Bayar. bu sabah vilâyet ve belediyeyi ziyaret ederek, muhtelif vilâyet işleri
üzerinde izahat almışlardır. Vilâyette vilâyet erkânı ile tanıştıktan sonra
Reisicumhurumuz Belediyede Karadeniz bölgesindeki işçilerin bir nevi sevk
merkezi halinde-bulunan Trabzon'da işçi sosyal dâvası. ile de alâkadar
olmuştur. Burada Reisicumhurumuza verilen izahata göre, büyük bir kalkınma
içinde bulunan. Trabzon'da limanın ikmâlinden sonra 1.600.000 liralık liman
isletme binasının ihalesi yapılmış olup, ayrıca 50 işçi evinin Belediye
tarafından temin edilen 7.000 metre kareli/k bir sahada inşa hazırlıklarına
geçilmiş bulunmaktadır. Bundan böyle Trabzon'dan gelip geçen işçiler daha
evvelki yıllara nisbeten çok iyi hayat şartları içinde buralarda meccanen
misafir edileceklerdir.
İç turizm bakımından Trabzon'un ehemmiyetini
gözönünde tutan hükümetimiz bu hususta incelemelerde bulunmak üzere Basın
Yayın ve Turizm Umum Müdürlüğü Turizm Şubesi Müdürü Salâhattin Çoruh'u memur
kılmıştır.
Balık mevzuu ile de etraflı bir şekilde alâkadar
bulunması için gerekli direktifler verilmiştir.
Reisicumhurumuz gerek Vilâyeti, gerek Belediyeyi
ziyareti sırasında meydanlarda ve caddelerde toplanan Trabzonlular tarafından
hararetle alkışlanmış ve müteakiben refakatlerinde Devlet Vekili Dr. Mükerrem
Sarol, Nafia Vekili Kemal Zeytinoğlu, Çalışma Vekili Hayrettin Erkmen İle Ordu,
Kolordu ve Tümen Kumandanları ve kendilerine Trabzonda mülâki olan Gümüşhane
Mebuslar:, Gümüşhane Vali Vekili, Belediye ve Parti Başkanları olduğu halde
Gümüşhaneye gitmek üzere Trabzondan ayrılmışlardır.
— Ankara:
Nato Başkumandan Muavini Feld Mareşal Lord
Montğomery refakatinde Kurmay Başkanı Tümgnl. Shoosmith olduğu halde, hususî
uçağı ile bugün saat 12 de Ankara'ya gelmiş ve Etimesgut hava alanında
merasimle karşılanmıştır.
Nato Başkumanadn Muavini Mareşal Montğomery hava
alanında Erkânı Harbiyei Umumiye Reisi Orgeneral Nurettin Baransel, Erkânı
Harbiyei Umumiye İkinci Reisi Korgeneral Rüştü Erdelhun, Erkânı Harbiyei
U-mumiye Haber Başkanı Tuğgeneral Pertev Gökçe, Erkânı Harbiyei Umumiye
Protokol Şubesi Müdürü, Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı, Garnizon ve Merkez
Kumandanları, Deniz ve Hava Kuvvetleri Kurmay Başkanları,
Generaller, Millî Müdafaa Vekâleti Emir
Subayı, Hariciye Vekâleti Temsilcisi, İngiliz Büyükelçisi adına İngiliz
Ataşemilteri, Nato'ya mensup devletler Ataşemilterleri ve basın mensupları
tarafından karşılanmış ve selâmlanmıştır.
— Ankara:
Elektrik Etüd İdaresi Genel Müdürlüğünden aldığımız
malûmata göre, hâlen yurdumuzda istihsâl olunan elektrik enerjisinin %70 ini
harcıyan Kuzeybatı Anadolu bölgesinin büyük bir süratle artmakta olan enerji
ihtiyaçlarının ne şekilde karşılanacağını tayin ve tesbit etmek
maksadiyle son günlerde Nafia Vekâletinde Nafia Şirket ve Müesseseler
Reisliği, Elektrik İşleri Etüd İdaresi, Devlet Su
İşleri Umum Müdürlüğü, Etibank, İller Bankası, Sümerbank, İstanbul E.T.T., Ankara
E.G.O., Devlet Demiryolları, Makina Kimya Endüstrisi, Çimento Sanayii,
Şeker Fabrikaları, Bursa ve Eskişehir Belediyeleri mümessillerinin iştirakiyle
bir toplantı yapılmıştır. Bu toplantıda bölgede enerji
istihsâl ve-istihlâk eden müesseselerin bu maksatla hazırladıkları raporlar
okunduktan ve karşılıklı fikir teatisinden sonra, heyet Kuzeybatı Anadolu
Enterkonneksiyon şebekesine dahil şehir ve kasabaların ve buralardaki endüstri
tesislerinin 1955 -1956 yılları arasındaki ihtiyaçlarının memleket enerji
ekonomisine en uygun bir şekilde ve emniyetle karşılanabilmesi keyfiyetini
Nafia Şirket ve Müesseseler Reisliği, E. İ. E. İdaresi, D. S.
L, Etibank, İller Bankası, İ. E. T. T., Ankara E. G. O. Müesseselerinin
mümessillerinden teşekkül eden tâli bir komisyon tarafından
aşağıda yazılı esaslar dairesinde tetkik edilmesini kararlaştırmıştır.
—1955 _ 1956 yılları arasında Kuzeybatı Anadolu'nun
enerji ve takat ihtiyacının tayin ve tesbiti.
— İhalesi yapılmış enerji tesislerinin durumu ve
ikmâl tarihlerinin tesbiti.
—1955-1956 yılları arasında takat ve enerji
ihtiyaçlarının karşılanma şekil ve imkânlarının tetkiki.
Sözlerine devam eden Devlet Vekili Dr. Mükerrem
Sarol, geçmiş senelerde hükümetin ve onun mesul adamlarının vatandaş muhabbet
ve güveninden mahrum bulunduklarını hatırlatmış, fakat şimdi Reisicumhurumuzun,
hükümetimizin ve mebuslarımızın halkın hizmetinde olduğunu, daima onların
aralarında bulunduğunu, vatandaşların muhabbetine lâyık olabilmek, vatanı
hakkı olduğu saadete ve refaha ulaştırabilmek için büyük gayretler
sarfedildiğini ifade etmiştir.
«Bu millî hudutlar içinde hükümeti veya iktidarı
şikâyet edebilecek artık tek kişi kalmamıştır. Bugün hükümetle vatandaş kucak
kucağadır.» diye devam eden Devlet Vekili, bugün dünyanın mühim meselelerinin
müzakerelerinde Türkiye'nin de fikrinin alınması suretiyle tecelli eden dış
itibarımızın yüksekliğini, memleketin imar Te maarif sahasında büyük hamleler
içinde bulunduğunu ve yurtta günden güne asayişin fevkalâde denebilecek bir
şekilde düzeldiğini bildirmiş ve Gümüşhanelileri derin muhabbetle
selâmlamıştır.
Bütün bu tatminkâr konuşmalar Gümüşhaneli vatandaşların
tasvipkâr nidaları ve şiddetli alkışlariyle karşılanmıştır.
Buradan ayrılan Reisicumhurumuz ve refakatindeki
Vekiller tekrar Belediyeye gitmişlerdir. Belediyede, Vekiller Gümüşhanenin
ilçelerinden gelen heyetleri kabul ederek mahallî İhtiyaç ve istekler hakkında
görüşmeler yapmışlardır.
Reisicumhurumuz Celâl Bayar, refakatindeki Vekiller
ve diğer zevat olduğu halde, Gümüşhanelilerin coşkun sevgi tezahürleri
arasında Trabon'a uğurlanmıştır.
— Trabzon:
Reisicumhurumuz Celâl Bayar refakatlerinde Devlet
Vekili Dr. Mükerrem Sarol, Nafia Vekili Kemâl Zeytinoğlu ve Çalışma Vekili
Hayrettin Erkmen ile diğer zevat olduğu halde saat 19.05 de Trabzon'a muvasalat
etmiş ve saat 20.00 de şehir adına Soğuksu Atatürk Köşkünde yerellerine verilen
akşam yemeğinde hazır bulunmuşlardır.
8 Ekim 1954
— Ankara:
Dündenberi şehrimizde misafir bulunan Nato Kuvvetleri
Başkumandan Muavini Feld Mareşal Montgomery, bu sabah saat 9.10 da Çankaya
Köşküne giderek Riyaseticumhur Defteri mahsusunu imzalamıştır.
— Ankara:
Başvekil Yardımcısı ve Hariciye Vekil Vekili Fatin
Rüştü Zorlu, memleketimizi ziyaret etmekte olan Kuzey Atlantik Paktı Kuvvetleri
Başkumandan Muavini Feld Mareşal Lord Montgomery'yi bu sabah saat 9.30 da
makamında kabul etmiştir.
Bu kabulde Mareşalin Kurmay Başkanı Tümgeneral
Shoomith de hazır bulunmuş ve görülme 45 dakika devam, etmiştir.
— Ankara:
Şehrimizde bulunan Kuzey Atlantik Paktı Kuvvetleri
Başkumandan Muavini Feld Mareşal Lord Montgomery, bu sabah Başvekil Yardımcısı
ve Hariciye Vekil Vekili Fatin Rüştü Zorlu tarafından kabulünü müteakip, Millî
Müdafaa Vekili Ethem Menderes'i ve müteakiben Erkânı Harbiyei Umumiye Reisi
Orgeneral Nurettin Baransel'i makamlarında ziyaret etmiştir.
Bu ziyaretler esnasında Mareşale Kurmay Başkanı
Tümgeneral Schoosmith. refakat etmekte idi.
Mareşal Mongomery, ziyaretlerini müteakip Ankara
Üniversitesi Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesinde, «Natonun Avrupa
müdafaasındaki rolü» mevzulu bir konferans vermiştir. Bazı Vekillerin,
Mebusların ve başta Erkânı Harbivei Umumiye Reisi ve İkinci Reisi ile
kuvvetler kumandanlar: ve diğer kumandan ve generallerin hazır bulundukları
konferans, büyük bir .alâka ile takip edilmiştir.
Saat 13 de Millî Müdafaa Vekili Et -hem Menderes
tarafından misafir Mareşal şerefine Ankara Palasta bir yemek verilmiştir.
— Ankara:
Bir müddettenberi devam etmekte bulunan P.T.T Bölge
Başmüdürleri toplantısı bugün mesaisini bitirmiştir.
Münakalât Vekili Muammer Çavuşoğlu'nun devamlı
surette takip ettiği bu toplantılarda İktisadî Devlet Teşekkülü halindeki
faaliyetlerde bulunan Bölge Başmüdürlerinin geçen zaman zarfında edindikleri
tecrübelerden faydalanmak suretiyle halka P.T. T. hizmetlerinin daha iyi
görülmesi yolunda alınması lâzımgelen tedbirler hususunda .etraflı
müzakereler yapılmış ve aşağıdaki prensip kararlarına ittifakla varılmıştır.
Daha rasyonel teşkilât kurulması, iş ünitelerinin
değerlendirilerek memur veriminin arttırılması, postada vâki gecikmelerin
önlenmesi için mümkün olan yerlerde servislerin mekanize ve tevziatın serî
vasıtalarla yapılması, halka kolaylık olmak üzere, İdarece hazırlanmış bulunan
standart mukavva kutularda paket kabulü, havale ile daha büyük miktarlarda para
gönderilmesi, posta hizmetlerinin daha küçük topluluklara kadar götürülmesi,
pul meraklılarını daha çok tatmin edecek şekilde pulların traj miktarını tâyin,
birçok müşküller doğuran çeşitli telgraf ve telefon kanun ve mevzuatının
yerine, bugünün icaplarına uygun bir kanun lâyihasının hazırlanması, gişelerde
halkı bekletmemek ve hizmeti daha çabuk yapmak için gerekli tedbirlerin
alınması, bugünkü telgraf trafiğinin artışı dolayısiyle geciken yolcu
telgraflarının daha süratle alıcısına ulaşması için tedbir ittihazı, bakıcı,
dağıtıcı seyyar memur, hademe ve hamallara verilmekte olanlara ilâveten ayrıca
yazlık ve işlerinin icaplarına göre de muntazam giyim eşyası verilmesi,
telefon rehberlerinin daha parlak bastırılması ve abonelerin daha çabuk
ve kolay bulunmasını sağlıyacak şekilde tertibi, telefon konuşmalarındaki
beklemelerin önüne geçmek için Lir taraftan yeni tesis ve ilâveler yapılması,
işletme usullerinin islahiyle mevcutların daha süratli konuşmanın sağlanması.
Toplantıyı müteakip malûmatına müracaat ettiğimiz
P.T.T. Umum Müdür Vekili Talât Tolunay aşağıdaki hususlar üzerinde bilhassa
durarak demiştir ki:
«Bölge Başmüdürleri arkadaşlarla iki haftadır
muhtelif mevzular üzerinde fikir teatisinde bulunduk. Bu toplantılarda
bilhassa halk posta, telgraf ve telefon hizmetlerini daha kolay ve daha çabuk
görmek için alınması gerekli tedbirler hususunda prensip kararlarına varmış
bulunuyoruz.
Bu kararları bugünkü statümüz muvacehesirıde kısa
zamanda yerine getirmek mümkün olacaktır. Bugünkü hizmet çeşitlerimizde halkın
ihtiyaçlarım karşılamak İçin yeni tesis ve tevzileri bir program dahilinde
gerçekleştirmeğe çalışmaktayız.
Hızla kalkınan yurdumuzun bu mühim ihtiyacını hemen
karşılamak oldukça güçtür. Biz bu güçlüğün giderilmesi İçin bütün imkânlardan
faydalanmaktayız.
Bizi en çok tazyik eden telefon işini
vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını en ileri memleketler ölçülsünde
halletmek hedefimizdir.
Bu yolda büyük gayretler sarfetmekteyiz.
Tesislerimizin bugünkü durumu eski ile kıyaslanırsa, bu husustaki çalışmalarımızın
sürati kolayca anlaşılır. Buna resmen telefon alamamak ve şehirlerarası
konuşmalarda gecikmelerden doğan şikâyetlerle karşılaşmaktayız. Bütün bu
şikâyetler üzerinde ehemmiyetle durmakta ve şikâyetleri çalışma gayretimizi
daha da arttıracak bir işaret telâkki etmekteyiz.
— Ankara:
2953 senesinde Diyarbakır Vilâyetinde yapılan Nafia
işleri şunlardır
1— İl ve koy yolları:
36 kilometre yol tesviyesi, 50 metre tulünde 11 adet
yeni olarak sanat yapıları yapılmış, bakım ve onarım işleri ile birlikte
1.063.773 lira sarfedilmiştir.
2— Köy içme suları:
1953 senesinde 28 köyün suyu akıtıl-bış, 38 köyün su
yolları tamiratı bitirilmiş ve 191.841 lira sarfolunmuştur.
3 — Bina inşaatı:
1953 senesinde 9 bina inşaat: bitirilmiş, bu işler
için 481.000 lira sarfedilmiştir.
Bu vaziyete göre 1953 senesinde Diyarbakır
Vilâyetinde Nafia işleri için 1.736.614 lira sarfedilmiştir.
— Trabzon:
Reisicumhurumuz Celâl Bayar bu sabah Trabzondan
ayrılmadan evvel Et ve Balık Kurumu Soğuk Hava Tesisleriyle inşa halinde
bulunan balık unu ve balık yağı fabrikasını ziyaret etmiştir.
Sayın Bayar'ı Soğuk Hava Tesislerinde karşılayan Et
ve Balık Kurumu Umura Müdür Muavini Refet Artunar, yeni yapılan fabrikanın
projeleri üzerinde ve soğuk hava tesisleri hakkında geniş izahat vermiştir.
Reisicumhurumuz Celâl Bayar daha sonra refakatlerinde
Devlet Vekili Dr. Mükerrem Sarol, Nafia Vekili Kemâl Zeytinoğlu, Çalışma Vekili
Hayrettin Erkmen, Rize Mebusu Osman Kavrak, Ordu ve Kolordu Kumandanları ve
diğer zevat olduğu halde, halkın tezahüratı arasında Giresun'a müteveccihen
hareket etmiştir.
Sayın Bayar, Giresun vilâyet hududuna kadar Akçaabat
ve Vakfıkebir kazalariyle Beşikdüzü nahiyesi ve köylerde çok hararetli bir
şekilde ve sevgi tezahürleriyle karşılanıp uğurlanmıştır.
Bütün bu kaza, nahiye ve köylerde vatandaşların
muhabbet ve coşkun tezahüratı arasında
otomobillerinden inen sayın Bayar. samimî hasbihallerde bulunmuştur.
Reisicumhurumuz Beşikdüzü'nde vatandaşların
hararetli alkışları ve sevgi gösterileri arasında bir hitabede bulunmuştur:
Beşikdüzü'lülerin samimî muhabbet gösterilerine
teşekkürlerini bildirmekle söze başlıyan Reisicumhurumuz,, sevginin zorla
gösterilemiyeceğini hatırlatmış ve «Bu sevgi içinizden gelmektedir, şu halde
sizlere hizmet için takip ettiğimiz yolun sağlamlığına inanmış bulunuyoruz.
Böyle olmasa, bu samimî tezahürata imkân olamazdı» demiştir.
Reisicumhurumuz daha sonra milletin, serbest reyi ile
iş başına gelen iktidarın memlekete hizmet yolunda büyük gayretler
sarfettiğini bildirmiş ve bunun maddî delillerinin her gün yükselmekte
olduğunu sözlerine ilâve etmiştir.
Reisicumhurumuz Beşikdüzü nahiyesinden coşkun sevgi
tezahürleri arasında güçlükle hareket edebilmiş ve-Giresun vilâyet hududuna
kadar, Trabzon Mebusları, Vali, Belediye-Reisi, Parti Başkanı, Emniyet Müdürü
ve partililer tarafından hararetle uğurlanmıştır.
— Giresun:
Giresun bugün tarihinin müstesna günlerinden birini
yaşamıştır. Bir taraftan sayın Devlet Reisimizi aralarında, görmek, diğer
taraftan kendilerini senelerin ihmâli neticesi mahrum bulundukları bir limana
kavuşturacak ilk adımın, Giresun limanının temelinin atılmış ve memleketin
umumî ve iktisadî kalkınmasındaki müsbet eserlerden nasiplerinin alınmış
olması, Giresunlulara şehirlisiyle, köylüsüyle eşine ender tesadüf edilir bir
zevk tattırmıştır.
Bu münasebetle Giresun, günlerdenberi sayın Devlet
Reisimizi karşılamaya ve bu mutlu törene iştirak etmeğe hazırlanmaktaydı.
Bugün öğleden sonra Giresun vilâyet hududunda Giresun
Mebusları, Belediye Reisi, Parti Başkam, vilâyet erkânı ve kalabalık bîr
vatandaş kitlesi tarafından istikbâl edilen Reisicumhurumuz, bir kül halinde
Giresunluların sıcak muhabbetine, sevgisine ve coşkun, tezahürlerde bulunmalıma
mazhar olmuştur.
Giresuna kadar Görele, Tirebolu ve Keşap kazalariyle
güzergâh üzerinde bulunan nahiye ve köyler halkının çok içten gelen sevgi
gösterileriyle selâmlanan Reisicumhurumuz buralarda otomobillerinedn inmişler,
vatandaşlararasın da onlarla âdeta kucak kucağa, zorlukla ilerliyerek çiçek ve
konfeti yağmuru altında Belediye binalarına gitmiş ve vatandaşlarımızla
hasbihallerde bulunmuş, şiddetli ve sürekli alkışlar arasında hitabeler irat
etmiştir.
Reisicumhurumuz bu hitabelerinde, şahsına ve
refakatindeki arkadaşlarına gösterilen hüsnü teveccühe teşekkürlerini bildirmiş,
son günler zarfında dolaştıkları yerler halkının işi ile .gücüyle meşgul
olduğunu, müsterih bir hayat içinde bulunduğunu, mümkün olan her şeyin
milletin arzusuna göre yapıldığını söylemiş, bütçe imkânlarımızın günden güne
artmakta olduğunu, böylelikle lüzumu olan .yerlerde liman, yol, mektep, köprü
ve sağlık müesseseleri yapmak, ziraî ve sınaî müesseseler kurmak imkânlarına da
mâlik olduğumuzu bildirmiş ve «Bize tahmil ettiğiniz vazife, sizin istihsalinizi
kıymetlendirmektedir. Bu yoldaki politikamız da muvaffakiyet şeklinde tecelli
etmektedir. Bunları müşahedelerime istinaden söylüyorum. » demiştir.
Reisicumhurumuz milletçe topyekûn emniyet ve ilerleme
yolunda olduğumuzu, bu yolda yürümekte devam edeceğimizi ve muvaffak
olacağımızı ilâve ile vatandaşlara başarılar temenisinde bulunmuştur.
Bütün buralardan geçtikten sonra Reisicumhurumuz
Celâl Bayar, Giresunu saat 15.30 da şereflendirmiştir.
Reisicumhurumuzun otomobili şehrin methaline vardığı
zaman, kendisini otomobil ve otobüslerle takibeden kalabalık bir kafilenin sonu
5-6 kilometre geride bulunuyordu. Şehir methalinden itibaren Belediye meydanına
kadar caddeyi iki taraflı dolduran Giresunluların coşkun tezahüratı, şiddetli
alkışları arasında yürümek bir hayli güç olmuştur. Bu sırada caddenin etrafındaki
binaların pencerelerini, hattâ çatılarını dolduran halk da durmadan
Reisicumhurumuza çiçek ve konfeti serpiyor, Yaşa, varol, babamız» diye
muhabbet gösterilerinde bulunuyordu.
Reisicumhurumuza durmadan bukletler yeriliyor,
tezahüratta bulunuluyordu.
Ordu'dan ve Samsundan Mebuslar, Valiler ve
partililerden mürekkep heyetler Reisicumhurumuzu Giresunda karşıladılar ve
selâmladılar.
Belediye meydanındaki limanın temel atma merasimine
saat tam 16 da bandonun çaldığı İstiklâl Marşı ile başlanmıştır. Burada ilk
sözü alan Giresun Belediye Reisi Azmi Göksel, senederdenberi hayallerini
süsleyen bir arzunun bugün hakikat sahasına intikal etmiş olmasiyle duydukları
memnuniyeti belirtmiş, tabiat şartları müsaade ettiği takdirde, ancak
İstanbul'a ve Zonguldak'a amele ihraç etmek keyfiyetinin artık tarihe
karışacağını, yurdun her köşesinde olduğu gibi Giresunda da hükümetin müşfik
ve yapıcı elinin uzanmış olduğunu, bundan şehirli ve köylü vatandaşların
yüzünün güldüğünü söyledikten sonra limanı dahile bağlıyacak bir yolun
yapılması isteğinde bulunmuş ve Giresun iskelesinin bu şehre refah ve saadet
getirecek mal ihraç edeceğini kaydetmiştir.
Azmi Göksel, Giresunlulara, bu mutlu günü gösteren
Reisicumhurumuza, hükümetimize şehir adına minnet ve şükranlarını bildirmiş ve
yapılacak limanın memlekete hayırlı olmasını temenni etmiştir.
Daha sonra Nafia Vekili Kemâl Zeytinoğlu alkışlarla
karşılanan şu konuşmayı yapmıştır:
«Çok muhterem vatandaşlar, üç tarafı denizlerle
çevrili güzel yurdumuzun kıyılarında yaşayan geniş vatandaş kitlelerinin
asırlar boyunca ıztırap bir şekilde devam eden liman, iskele ve barınak
ihtiyacını karşılamak, yani deniz seyrüsefer emniyetini en kısa zamanda sağlamak,
Demokrat İktidarın liman inşaatında ana prensibi olmuştur. Bu yoldaki
çalışmalarımız 4 yıldanberi büyük bir hamle halinde devam etmektedir. Öyle ki,
birinci seri liman inşaatını tamamladığımız ve işletmeye açtığımız bugünlerde,
ikîr»ci seri liman inşaatına da bütün memlekete şâmil olmak üzere başlamış bulunuyoruz.
Aynı ıztırap içersinde kıvranan Karadeniz sahillerimizde halen Ereğli,
Zonguldak, Trabzon limanları ile İnebolu, Amasya ara barınak limanlan
tamamlanmış ve işletmeye açılmış bulunmaktadır. Pazar ve Akçakoca iskelelerinin
de inşaatı ikmâl edilmiş -tir.
Hopa, Çayeli, Rize, Vakfıkebir, Ordu, Kefken iskele
ve barınakları inşa halindedir. Marmara, Ege ve Akdeniz kıyılarımızda da aynı
şekilde liman, iskele ve barınak inşaatı hızla yürütülmektedir. Şarköy,
Çanakkale, Lapseki, Gemlik, Mudanya Finike, Alanya, Taş-ucu, Anamur iskeleleri
inşaatı kısmen bitirilmiş, kısmen devam etmektedir. Salıpazarı-Haydarpaşa,
Mersin, İskenderun limanları inşaatı süratle ilerlemektedir. İzmir limanı
ihale edilmiştir. Pek yakında inşaata başlıyacaktır.
İkinci merhale liman inşaatına dahil büyük Samsun
limanına ilâveten şimdi temelini atacağımız Giresun ara limanının da
inşaatına fiilen başlamış olduğumuzu görmekle bahtiyarlık duy maktayız. Bütün
bu tesisler için yarım milyar liraya yaklaşan ve yalnız Karadeniz
sahillerimizde inşa edilmiş ve edilmekte olan bu gibi tesisler için ise
200.000.000 liraya yakın bir meblâğın sarf ve tahsis edildiğini ifade edersem,
hükümetimizin bu mevzulara vermiş olduğu ehemmiyetin vüsati hakkında sizlerde
sarih bir kanaat hasıl olmuştur sanırım.
Giresun limanı, Trabzon limanı ile Samsun limanı
arasında bir ara limanı hizmetini ifa edecek ve giresunun hinterlantında
mevcut bulunan potansiyel iktisadî değerleri kıymetlendirerek, büyük ölçüde
inkişaf sağlıyacaktır. Liman plânlarının hazırlanmasında bu esas mülâhaza,
hareket noktası olarak nazarı itibare alınmıştır.
Liman bu ilk inşa durumunda 600 metre tulünde ana
dalgakıran ve 200 metre tülünde tâli dalgakıranla mahfuz hale getirilecek ve
Basende 180 metrelik bir de rıhtım inşa edilecektir. Senelik parça eşya tahmil
ve tahliye kabiliyeti 100 ilâ 120 bin ton arasında olacaktır. İnşaata lüzumlu
makine, âlet ve edevat, Vekâlet makine parklarından temin edilmiş olup,
tamamlayıcı makine ve tesislerin tedariki müteahhide bırakılmıştır. İnşaat
takriben 10 milyon liraya mal olacak ve üç sene sonra gemilerin barınması
sağlanabilecektir.
Bu inşaatın bütün Türk milletine ve muhterem Giresunlulara
hayırlı olmasını temenni ederken, müteahhit firmaya da muvaffakiyetler
dilerim.
İnşaatın ilk temel haremin çok aziz Reisicumhurumuzun
bereketli ve uğurlu elleriyle atılmasını arz ve istirham eylerim.»
Daha sonra Belediye meydanını dolduran binlerce
Giresunlunun coşkun sevgi tezahürleri ve dakikalarca devam eden sürekli
alkışlar arasında Reisicumhurumuz Celâl Bayar bir hitabede bulunmuştur:
«Sevgili vatandaşlarım, aziz Giresunlular diye
hitabesine başlayan sayın Bayar, Giresunluların fikirlerine tercüman olan
Belediye Reisinin güzel sözlerini dinlediğini, Nafia Vekilinin izahatının da
dikkatle takip edildiğini söylemiş, kendilerinin bunlara ilâve edecek birşeyi
bulunmamasına rağmen, Giresunluların asıl huzurlarına çıkmaktan zevk duyduklarım
bildirerek birkaç kelime ile bu mutlu günü tebarüz ettirmek istediklerini
ilâve etmiş ve demiştir ki:
«Milletlerin şerefli bir millet olarak yaşamaları
için bünyelerinin sağlam bir ekonomiye, kuvvetli bir millî ekonomiye dayanması
lâzımgelir. Bun bu şekilde yapamıyan milletler, perişan olurlar. Bunun birçok
misâlleri vardır.
Bize kutsal emaneti
millî iradenizle teslim ettiğiniz andan itibaren memleketimizin
iktisadî cihazlanmasına en büyük ehemmiyeti verdik. Hükümetiniz, memleketin
iktisaden yükselmesini, milletimizin refaha kavuşmasını sağlamak için gece
gündüz emek sarf etmektedir. İşte bunun, mübarek tezahürlerinden birini bugün
burada, Giresun'da görüyoruz.
Mazide Türk devleti mazi dediğim zaman fikrimi
Ortaçağa tevcih ediyorum kuvvetli bir iktisadî bünyeye sahip olduğu zamanlar,
sesini dünyanın her tarafına işittirmiştir. Tarihi .açıp okuyanlar görürler
ki. sanayimiz ne kadar ilerlemişse o kadar kuvvetli bir orduya sahip
olmuşuzdur. Bizde inhitat devri diğer memleketlerin yeni sistem ekonomik
yürüyüşlerine bizim intibak edemeyişimizle başlar.
İşte hükümetimiz günün medenî şartlarını gözönünden
geçirmek suretiyle millî iktisadiyatımızı cihazlandırmak yolundadır. Bunun
neticesi olarak memleketin her tarafında âbide şeklinde yükselen müsbet eserler
kendisini göstermektedir.
Reisicumhurumuz sözlerine devamla, Nafıa Vekilinin
memleketteki imar hareketleri için beş yüz milyon lira ayrıldığından
bahsettiğini hatırlatmış,Giresunlu vatandaşlarımızı düşünmeğe davet ederek
«yirmi sene kadar evvel umumî bütçesi yalnız 232 milyon raddelerinde olan bir
nesle mensup olarak bizler yalnız bir iş için beş yüz milyon sarfetmek imkânını
buluyoruz» demiştir.
Bütün bu yapılan işlerin mesnedinin ne olduğunu soran
sayın Bayar, «İnanın bunun mesnedi sizlersiniz, Türk milletidir» diyerek aziz
Atatürk'ün «Türk milleti asildir, Türk milleti çalışkandır» vecizesini
hatırlatmış ve şöyle devam etmiştir:
«Sizlerin çalışkanlığınız ve hükümetin şuurlu
rehberliği, bizi terakkiden terakkiye ulaştıracaktır.»
Reisicumhurumuz devamla, «Limanların
millî, iktisadî cihazlanmanın en mühim unsurlarından biri olduğunu,
bunlar sayesinde başka memleketlerin -mallarına rakip olunabileceğini, hattâ
ithalâtın kolaylaşacağını izah ettikten sonra, Haydarpaşa limanının temel atma
merasiminde fikirlerini burada yapılan bir liman, köylü vatandaşımızın maliyet
fiyatına müessir olur, istihsâli kıymetlendirir» cümlesiyle ifade ettiğini
bildirmiş, bundan dolayıdır ki, bu medenî eserlere büyük ehemmiyet veriyoruz»
demiştir.
Sayın Bayar, daha sonra bu işin bir de manevî
cephesinin bulunduğuna işaretle misâller vermiş, milletimizin sadece yüksek
olan manneviyatı ile değil, fakat her gün yükselen bu kutsi eserlerle millî
iktisadiyatın kuvvetlendireceğini ve refaha kavuşturacağını ilâve ederek
demiştir ki:
Hepiniz sevinçlisiniz, gözlerinizden muhabbet ve
sevinç akıyor. Bu mutlu gününüzde aranızda bulunmaktan büyük memnuniyet
duymaktayım. Bugün siyasî hayatımın müstesna günlerinden biri olarak
kalacaktır. Giresun limanı memleketimize ve muhitinize mübarek olsun.»
Daha sonra hep birlikte Belediye meydanına takriben
150 metre mesafede bulunan temel atma mahalline, meydanı âdeta istilâ etmiş
insan selinin sevgi gösterileri arasında gidilmiş ve Reisicumhurumuz, «Hayırlı
ve uğurlu olması» temennisiyle temele ilk harcı koymuştur. Devlet Vekili Dr.
Mükerrem Sarol, Nafia Vekili Kemâl Zeytinoğlu ile Çalışma Vekili Hayrettin
Erkmen de bu hayırlı işe harç toymak suretiyle iştirak etmişlerdir.
Giresunlular Devlet Reislerini böyle mutlu bir günde
aralarında görmenin ve kendilerini ezelî bir dertten kurtaracak olan limanın
ilk müsbet adımının atılmış olmasının derin sevinci içinde bayram
yapmaktadırlar. Bu münasebetle şehir baştanbaşa elektrikle donatılmış olup
havaî fişekler atılmaktadır.
Reisicumhurumuz Celâl Bayar akşam saat 20 de Belediye
tarafından şereflerine verilen yemekte hazır bulunmuştur.
Sayın Bayar ve refakatindeki Vekiller ile diğer zevat
olduğu kaide yarın Ordu'ya ve oradan da Samsun'a gidecektir.
— Ankara:
Memleketimizi ziyaret etmekte olan Kuzey Atlantik
Paktı Kuvvetleri Başkumandan Muavini Feld Mareşal Lord Mongomery, bugün saat
11,30 da Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesinde bir
konferans vermiştir.
Konferansta Başvekil Vekili ve Millî Müdafaa Vekili
Etkeni Menderes, Başvekil Yardımcısı ve Hariciye Vekili Fatin Rüştü Zorlu,
Devlet Vekili Osman Kapani, Mebuslar, Erkânı Harbiyei Umumiye Reisi Orgeneral
Nurettin Baransel, Generaller, Kordiplomatik ve seçkin bir davetli kitlesiyle
basın mensupları hazır bulunmuşlardır.
Mareşal, konuşma mevzuu olarak harp sonrası
dünyasının durumunu ele aldığını, bunu harp sonrasını takip eden devir,
halihazır durum ve istikbale matuf mülâhazalar olmak üzere, üç ana kısım
altında tahlil ve teşrih edeceğini bildirmiş ve İkinci Dünya Harbini takip
eden devirde dünyanın arzettiği manzarayı şu şekilde açıklamıştır:
«Bir taraftan işgal görmüş memleketlerin perişan
durumu ve Garp devletlerinin harbi müteakip silâhlı kuvvetlerini geniş ölçüde
azaltmaları neticesi hasıl olan zayıf bir vazife, buna mukabil Sovyet
Rusya'nın harbin hitanımda silâhlı kuvvetlerini terhis ve azaltma şöyle dursun,
bunları daima tezyit cihetine gitmiş olmasından doğan Sovyet Rusyanın kuvvetli
vaziyeti. Bu vaziyet Garp devletlerini. Şarktan gelen askerî ve ideolojik bir
tehdit karşısında bırakmıştır. 1947 yılında bu suretle dünya, biri zayıf,
diğeri kuvvetli iki bloka ayrılmış bir manzara arz etmekteydi. İki blok
arasında başlayan soğuk harbi, — Mareşalin kendi tabiriyle soğuk sulhu —
Sovyetler Kore ve Malaya'da sıcak harbe kadar götürmüşlerdir.
İktisadî ve askerî bakımlardan kendilerini zayıf
gören Garp devletleri, Şarktan gelen müşterek tehlikeye karşı birleşmek
lüzumunu hissetmişlerdir. Neticede bilindiği gibi, evvelâ Brüksel Anlaşması ve
sonra da daha. geniş bir savunma sistemi olan Nato kurulmuştur.
Garp devletleri bu savunma sistemlerini kurmakla
beraber, harp neticesinde içinde bulundukları askerî ve iktisadî zaaflarından
dolayı, ihdas ettikleri savunma sistemi, Amerika'nın iştiraki olmaksızın
yeter derecede müessir bir kuvvet teşkil edemiyecektir. Birleşik Amerika'nın
geniş kaynaklariyle bu müdafaa sistemine katılmış olmasını şükranla kaydetmek
isterim.
1951 senesinde Türkiye ve Yunanistanın da iltihakı
ile, Norveç'in şimalinden başlayan Avrupayı içine alan ve Kafkaslara kadar
dayanan bu geniş müdafaa zinciri takviye edilmiş oldu.
Bundan sonra bir asker gözüyle hâdiseleri tahlil
ettiğini tebarüz ettiren Mareşal Montgomery, Kuzey Atlantik Paktının .esas
gayesinin, «kuvvetli olmak için birleşmek ve sulhu korumak için kuvvetli
olmak» düsturu etrafında toplanmış olduğunu belirtmiştir.
Müteakiben çok geniş bir sahayı kaplıyan Kuzey
Atlantik savunma sisteminin bölge anlaşmaları ile takviyesi' lüzumuna şahsen
inandığını, bu nevi bölge anlaşmalarının en iyi misâlini memleketimizde
gördüğünü, bunun da Türkiye - Yunanistan ve Yugoslavya arasında aktedilen
Balkan Anlaşması olduğunu, Avurpa'da buna mümasil Brüksel Anlaşmasının
bulunduğunu tebarüz ettirmiştir.
Mareşal, sözlerine devamla, «Halen Nato'nun mevcut
durumu memnuniyeti mucip olmakla beraber, tehlike ve binnetice korkunun
uzaklaşmasıyla aşırı milliyetçilik hisleri yeniden ortaya çıkmamalı ve Garp
devletleri arasındaki birliğin zayıflamasına yol açmamalıdır.»
demiştir.
Sovyet Rusyanın Garp devletleri arasındaki her türlü
ihtilâfı körükleyerek Birliği bozmak gayesini güttüğüne şüphesi olmadığına
işaret eden Başkumandan Muavini, bu birliğin her ne pahasına olursa olsun
muhafazası hususunda gayret sarfedilmesinin elzem olduğunu belirtmiştir.Bu
arada Trieste meselesinin halline ve Londra Konferansı neticesinde Almanya'nın
Avrupa savunma sistemi içine alınması yolunda atılan müsbet adıma işaret eden
Mareşal, şunları söylemiştir:
«Almanyasız Nato, bir halkası açık kalan zincirdir.
Nato kalkanı için bu zincire ihtiyaç vardır ve Almanya bir an evvel Natoya
alınmalıdır. Bu şarttır.Bunun bir an evvel tahakkukunu temenni etmekteyim.»
Daha sonra, Nato elinde mevcut atom ve hidrojen
bombaları gibi -harp mefhumunu değiştiren silâhların bir tecavüz karsısında
müdafaa maksadiyle kullanılmasında tereddüt edilmiyeceğini beyan eden Mareşal
Montgomery, bu silâhların hâlen Nato'nun elinde herhangi bir taarruzu defedecek
keskin bir kılıç olduğunu söylemiştir.
İleride yapılması lazımgelen işler hakkındaki
görüşünü Mareşal, şöyle ifade etmiştir:
(Kuvvetimizi malî ve iktisadî gücümüzün müsaadesi
nishetinde arttırmağa ve hiç bir zaman gayretlerimizi gevşetmemeğe dikkat
etmemiz lâzımdır. Soğuk harbin daha uzun seneler devam edeceğini ve bu nahoş
durumun hepimizden fedakârlıkta bulunmamızı icap ettirdiğini
unutmamalıyız.Mağlûbiyete ve esarete uçar olmaktansa bu fedakârlıklara
katlanmak müreccahtır. İstikbalde de askerî liderlerle devlet .adamlarının tam bir
tesanüd ve işbirliği içinde siyasî ve askerî meseleleri halletmeleri
lâzımdır.»
Mareşal, Nato savunma sistemi içinde Türkiye'nin
İşgal ettiği mevkii ve bunun ehemmiyetini şu sözlerle belirtmiştir:
Türkiye Yakınşark müdafaasının kilit karşı mevkiindedir.
Anadolu yarımadasının behemehal elde tutulması ve müdafaa edilmesi elzemdir.
Türkiye Nato' nun sağ kanadını emniyette tutmaktadır. Müdafaa plânlarımızı
buna göre hazırlanmaktadır. Biz, bu kanadın behemehal tutulabileceğine tamamen
inanıyoruz. Mareşal, bundan sonra, memleketimizi, savunma gücümüzü gayet iyi
tanıdığımdan bahisle, Türk erinin yüksek muharebe kabiliyetini ve manevî kuvvetinin
emsalsiz olduğunu ve böyle askerleri olan bir memleketin hiç bir tehlikeden
korkmıyacağmı belitmiş ve sözlerini Türkiye'yi ziyaretten her zaman zevk
duyduğunu ifade ederek bitirmiştir.
9 Ekim 1954
—Giresun:
Reisicumhurumuz Celâl Bayar bu sabah Vilâyet
Konağında tertip edilen kabul resminde Vilâyet erkânı ile tanıştıktan sonra
kazalardan gelen heyetleri kabul edip bir müddet görüşmüş ve müteakiben
refakatinde Devlet Vekili Dr. Mükerrem Sarol, Nafia Vekili Kemâl Zeytinoğlu ve
Çalışma Vekili Hayrettin Erkmen ile Ordu Kumandanı, Giresun Mebusları, Giresun
Valisi ile Belediye Reisi, Parti Başkanı, Ordu ve Samsun heyetleriyle diğer
zevat olduğu halde saat 10.15 de Ordu'ya müteveccihen hareket etmiştir.
Reisicumhurumuzun Vilâyette bulundukları sırada
Vekiller de kazalardan gelen heyetleri kabul ederek mahallî ihtiyaç v.e
istekler üzerinde görüşmüşlerdir.
Reisicumhurumuz Giresundan halkın tezahüratı arasında
ayrılmış ve hararetle uğurlanmıştır.
— Ankara:
İki gündenberi şehrimizde bulunan ve bu arada sivil
ve askerî şahsiyetlerle görüşen Kuzey Atlantik Paktı Avrupa Kuvvetleri
Başkumandan Muavini Feld Mareşal Lord Montgomery, refakatinde Kurmay Başkanı
Tümgeneral Shoosmith olduğu halde Mısır'a müteveccihen bugün saat 10.45 te
Etimesgut askerî hava alanından hareket etmiştir. Mareşal Montgomery, hava
alanında kendisini karşılayan zevat tarafından uğurlanmış ve başta bando
bulunan bir kıta selâm resmini İfa etmiş, bando Türk ve İngiliz millî
marşlarını çalmıştır.
— Ankara:
Tuğgeneral Yahya Han başkanlığındaki Pakistan Askerî
Heyeti bugün saat 16.10 da Karaşi'den şehrimize gelmiştir.
Tuğgeneral Q.ureishi, Deniz Albayı Baç Han, Hava
Albayı Nur Han, Deniz Yarbayı Muzaffer Han, Yarbay Şah Han, Binbaşı Arslan Han
ve iki Sekreterden müteşekkil Pakistan Heyeti, Etimesğut askerî hava alanında
askerî merasimle karşılanmış ve başta bando bulunan bir merasim bölüğü selâm
resmini ifa etmiş, bando Türk ve Pakistan millî marşlarını çalmıştır.
Pakistan askerî heyeti Ankara'da bir hafta kalarak
ziyaret ve temaslarda bulunacaktır.
— Ankara:
Nafia Vekâletinden aldığımız malûmata göre 1953 senesinde
Samsun Vilâyetinde yapılan Nafia işleri şunlardır:
İl ve köy yolları:
365 kilometre yol tesviye, 125 kilometre yol
kaplama, 7 adet köprü, 68 adet menfez yapılmış, 6 adet köprü tamir edilmiş ve
bu işler için 751.654 lira sarfedilmiştir.
Köy içme suları:
1953 senesi içinde 70 köyün suyu akıtılmış, 70 köye
boru malzemesi hazırlanmış ve bu işlerinin 66.915 lira sarf olunmuştur.
1954 senesinde suyu getirilecek 126 köyün su
malzemesi hazırlıklarına başlanmıştır.
Bina inşaatı:
1953 senesi içinde 2 bina inşaatı bitirilmiş, 1954
senesinde tamamlanmak üzere 2 bina inşaatı ikmâl edilmek üzeredir. Bu işler
için 640.851 lira sarf-olunmuştur.
Bu vaziyete göre 1953 senesinde Samsun Vilâyetinde
Nafia işleri için 1.459.420 lira sarfedilmiştir.
—İstanbul:
Tümamiral Çermi Yosip başkanlığındaki Yugoslav Deniz
Heyeti Gölcükteki tesislerimizi gezdikten sonra bugün; saat 15.00 de
kendilerine tahsis edilen bir muhriple Gölcük'ten ayrılmış ve saat 18.00 de
İstanbul'a gelmişlerdir.
Misafir Heyet
şerefine Boğazlar ve Marmara Kumandanı tarafından
saat 20.30 da bir akşam yemeği verilmiştir..
Heyet yarın şehrimizdeki tarihî yerleri ve müzeleri
gezeceklerdir.
—Ordu:
Reisicumhurumuz Celâl Bayar, Giresundan ayrıldıktan
sonra Ordu'ya gelinceye kadar yol üzerinde bulunan Bulancak kazası ve
bucaklarla köyler halkı tarafından hararetle alkışlanıp uğurlanmış ve kendisine
muhabbet ve sevgi gösterisinde bulunmuşlardır..
Saym Bayar Bulancak kazasında hal--kın şiddetli
alkışları arasında otomobillerinden inerek kendisini istikbâle koşan
vatandaşların ayrı ayrı ellerini sıkmak suretiyle iltifatta bulunmuş ve inşa
edilmekte olan iskele mahallinde tetkikler yapmıştır. Bulancaklılar,
Reisicumhurumuza böyle bir iskeleye kavuşmuş olmaktan duydukları memnuniyeti
belirtmişler ve şükranlarını bildirmişlerdir.
Ordu vilâyet hududunda vilâyet erkânı ve kalabalık
bir Ordu'lu vatandaş kitlesi tarafından selâmlanan Reisicumhurumuz Celâl
Bayar, şehre girdiklerinde âdeta bütün Ordu ayağa kalkmış bulunuyordu. Şehir
methalinden itibaren Hükümet Konağına kadar yolları ve bütün binaları pencerelerini
dolduran halkın coşkun tezahüratı arasında, çiçek ve konfeti yağmuru altında
arık otomobilinde ayağa kalkmak suretiyle Orduluların sıcak muhabbet ve hüsnü kabullerine
aynı samimî hislerle mukabelede bulunan Reisicumhurumuz doğruca Hükümet
Konağına gelmiştir.
Hükümet Konağı meydanını bir anı içinde dolduran
vatandaşlarımız şiddetli alkışlar arasında balkona çıkan: Bayar, bir hitabede
bulunmuştur.
Reisicumhurumuz Ordu'yu bundan evvel de birkaç defa
ziyaret ederek memleket meselelerini Ordulularla uzun boylu görüştüğünü.
Orduluların her zaman olduğu gibi bugün de çok samimî bir hüsnü kabul
gösterdiklerini ve candan tezahüratta bulunduklarını söyliyerek, teşekkürlerini
bildirmistir. «Bundan mütehassis olmamak mümkün değildir» diyen Reisicumhurumuz,
Orduluların bu çok samimî tezahürleri kargısında kendilerine düşen vazifelerin
de mevcut olduğunu hatırlatmış ve demiştir ki: «Sizin bu itimadınız ve
tesanüdünüz önünde bizlere düsen vazife, bıkma -dan, yılmadan ve usanmadan
sizlere hizmet etmektir. Gayemiz geçmiş zamanların noksanlarını bir an evvel
telâfiye gayret etmek, yaptığımız, yapmakta olduğumuz ve ilerde yapacağımız
işlerde size faideli olmaktır.»
Reisicumhurumuz daha sonra hitabesine devam ederek,
Devlet Reisi olarak sevgili milletine su hususları söylemek istediğini
belirtmiş ve ezcümle Aramızda karşılıklı itimat ve emniyet mevcuttur. Siz
iktidara itimat ediyorsunuz. İktidar da sizlerin müreffeh ve vatanın mamur
olması için gece gündüz çalışıyor. Ordulular, sizler bu samimî tezahüratınızla
hükümete olan itimat ve emniyetinizi gösteriyorsunuz. Bu toplantının başka
mânası yoktur.»
Sayın Bayar devamla, her geçen günün arkaya
bıraktığımız günlerden daha iyi olacağını söylemiş, bu sözlerin Orduluları
memnun etmiş olmak için söylenilmediğini, bunu Ordulu vatan dağların da takdir
ettiklerini ve bu hususun müsbet eserlerle belirtmiş olduğunu ve belirtmekte
devam da edeceğini ifade ile gösterilen candan tezahürata teşekkürlerini
tekrarlamış ve bütün memleket için olduğu gibi, Ordulular için de müreffeh bir
hayat temennisinde bulunmuştur.
Reisicumhurumuz, alkışlarla kesilen ve sık sık sevgi
gösterisine vesile teşkil eden bu hitabesinden sonra Hükümet Konağından
ayrılmış ve Ordu şehri adına şereflerine verilen yemekte hazır
bulunmuştur.
Sayın Bayar, müteakiben Orduluların coşkun sevgi
gösterileri arasında Samsuna gitmek üzere hareket etmiş ve başta Çalışma
Vekili Hayrettin Erk -men olmak üzere. Ordulular tarafından hararetle
uğurlanmıştır.
— İstanbul:
Başvekilimiz Adnan Menderes, Alman. Federal
Cumhuriyeti Hükümetinin daveti üzerine ve Şansölye Dr. Konrad Adenauerin
memleketimize yaptığı ziyareti iade için beraberinde Hariciye-Vekili Profesör
Fuat Köprülü, resmî heyetimiz azalarından ve gazetecilerimizden bir kısmı
olduğu halde, yaptığı bir haftalık resmî ziyaretten bugün saat 8.20 de hususî
bir uçakla yurda avdet etmiştir.
Başvekil Adnan Menderes ile Hariciye Vekili Profesör
Fuat Köprülü, Yeşilköy hava meydanında, Büyük Millet-Meclisi Reisi Refik
Koraltan, İstanbulda bulunan Vekiller, Mebuslar, İstanbul Vali Muavinleri,
Kumandanlar, Genel Meclis Üyeleri, Vilâyet ve Belediye erkânı, Adliye erkânı.
Üniversiteler Rektörleri ve Dekanları, Bankalar Umum Müdürleri, Ticaret Odası
mensupları, Partililer, Cemaatler Reisleri, resmî ve hususî tevekküller temsilcileri,
di?er sivil ve askerî erkân, Alman Başkonsolosu ve Konsolosluk erkânı, basın
mensuplarıyla meydan ve civarını dolduran çok kalabalık bir vatandaş topluluğu
tarafından coşkun tezahüratla karşılanmıştır.
Başvekilimiz uçaktan beşuş bir çehre ile inmiş, selâm
resmini ifa eden kıtayı teftişten sonra, kendisini karşılamağa gelenlerin ayrı
ayrı ellerini sıkmıştır.
Büyük Millet Meclisi Reisimiz, Başvekilimiz ve
Hariciye Vekilimiz meydanda toplanmış olan vatandaşların alkışları arasında
meydan binasının önünde selâm resmini ifa eden polis müfrezesini de teftişi
müteakip otomobile binmişler ve coşkun sevgi tezahürleri arasında meydandan
hareket etmişlerdir.
Başvekilimizle refakatindekilerin bulundukları
otomobil kafilesi Yeşilköyden itibaren Bahçeli evler, Bakırköy,
Kazlıçeşme'den Silivrikapı'ya gelmiş, burada çok kesif bir vatandaş topluluğu
Başvekilimizin bulunduğu otomobilin etrafını sararak durdurmuş ve büyük
tezahürat yapmıştır. Bu arada kurbanlar kesilmiştir.
Başvekilimiz Adnan Menderes, halkın bu tezahüratı
üzerine otomobilden inerek kendilerini selâmlamıştır.
Havanın kararmış ve esintili ve muvasalatın gecikmiş
olmasına rağmen, bütün güzergâh boyunca caddeleri iki taraflı doldurmuş bulunan
vatandaşlar Başvekilimizin ve refakatindekilerin bulundukları otomobil
kafilesi geçtikçe kendilerini bir alkış tufanına boğmuşlar ve konfeti yağmuruna
tutmuşlardır.
Kafile Yedikule, Topkapi yolu ile Çapa'ya gelmiş,
burada caddenin iki yanında yer almış bulunan halk ve öğrenciler
Başvekilimizi şiddetle alkışlamışlar, çiçekler atmışlar «Yaşa, varol, hoş
geldin uğur getirdin nidaları ortalığı çınlatmıştır.
Kafile Topkapı'dan Aksaray'a gelmiş, burada mevki
almış olan İtfaiye ekibi siren çalmak suretiyle Başvekilimizi selâmlamış,
halk tezahürat yapmıştır.
Başvekilimiz her tarafta gittikçe artan sevgi
tezahürleri arasında Beyazıt. Ankara Caddesi, Sirkeci. Köprü. Karaköy meydanı.
Bankalar Caddesi. Şişhane. Tepebaşı İstiklâl Caddesi yoliyle Taksim Meydanına
gelmiş. Burada meydanı ve civarını hınca hınc doldurmuş olan vatandaşların
ortalığı çınlatan alkışları «Yaşa, varol, hoş geldin» nidalariyle karşılanmış
ve selâmlanmıştır.
Başvekilimiz ve refakatindekiler ayni tezahürat
arasında saat 20.10 da Park otele muvasalat etmişlerdir.
— İstanbul:
İngiltereye yapmış olduğu seyahatten dönmekte bulunan
Irak Başvekili Nuri Sait Paşa ve refikası, bu akşam saat 39.15 de Adana vapuru
ile İstanbula gelmişlerdir.
Dost Irak Başvekilinin memleketimize gelişi
münasebetiyle vapurun yanaşacağı Galata Rıhtımı Irak ve Türk bayrakları ile
süslenmiş bulunuyordu.
Irak Başvekili Nuri Sait Paşa Galata Rıhtımında
Başvekilimiz adına İstanbul Valisi ve Belediye Reis Vekili Prof. Gökay,
Irak'ın Türkiye Büyükelçisi İbrahim Akif Valûsi, Bağdat Büyükelçimiz Orgeneral
Muzaffer Göksenin, Garnizon Kumandanı Korgeneral Necati Tacan, Protokol Umum
Müdür Muavini Behçet Şefik Özdoğancı. memleketimizde bulunan Irak eski
başvekili Erşed Paşa El Ömerî, Irak Başkonsolousu ve Konsolosluk erkânı
tarafından karşılanmıştır.
Adana'nın Galata Rıhtımına yanaşmasından soonra.
Vali ve Belediye Reis Vekili Prof. Gökay. beraberinde Irak'ın Ankara
Büyükelçisi, Bağdat Büyükelçimiz ve Garnizon Kumandanı olduğu olduğu halde,
vapura çıkmış ve misafir Başvekile «Hoş geldiniz» diyerek Başvekilimiz Adnan
Menderes'in şu mesajını takdim etmiştir:
Pek muhterem Irak Başvekili Nuri Sait Paşa
Hazretlerine
İstanbul,
Güzel İstanbulumuza ayak basmakta olduğunuz şu anda
zatı devletlerini şimdilik mecburen uzaktan dahi olsa, selâmlamak ve hemen
mülâki olmak sevinci içindeyiz. Bu ziyaretin memleketlerimiz için hayırlı
olması temennisiyle yakın arkadaşım Hariciye Vekilimiz Fuat Köprülü ile
birlikte zatı devletlerine hürmet ve muhabbetlerimizi arzeyleriz.
Adnan Menderes
Bundan sonra gemiden inen misafir Irak Başvekili,
Rıhtımda yer almış bulunan polis müfrezesini teftiş etmiştir.
Müteakiben kapısı Türk ve Irak bayraklariyle
süslenmiş bulunan şeref salonuna girilmiş ve burada misafir Başvekilin
refikalarına, Hariciye Vekilimizin refikalar: tarafından bir buket verilmiştir.
Misafirler Yolcu Salonundan doğruca Vali Konağına
gitmişlerdir.
Bundan sonra kürsüye gelen profesör V. Lambert su konuşmayı
yapmıştır.
(Göstermiş olduğunuz ulvi heyecana teşekkür ederim.
Medeniyet Allahın kendisine verdiği kabiliyetleri imkânlar nisbetinde inkişaf
ettirmeğe kadir olmaktır. Biz Amerikalılar Türkiyeyi bu çeşit medeniyetin ve
hürriyet anlayışının hâkim olduğu en büyük ülkelerden biri olarak tanıyoruz.
Biz sizin doğuda kurulacak üniversite için meydana gelen bu heyete gururla
yardım etmek vazifesini üzerimize almakla büyük şeref duyuyoruz. Türklerin
ileri adım atmaktaki hamlelerinin hayransız. Memleketinizin tealisi için bu
üniversite birinci derecede amil olacaktır. Sözlerimi burada behsettiğiniz
Amerikalı halk üniversitelerine getiriyorum. Amerikadaki bu üniversiteler
halkın heyecanlı talebiyle kurulmuştur. Bu üniversiteler halkın problemleriyle
meşgul olmaktadır. Halkla işbirliği yaparak problemleri çözmektedirler.
Ziraat, tıp, veteriner, hukuk gibi mesleklerde halka rehberlik etmişlerdir.
Halk üniversiteleri daima halkla beraber çalışmış ilmi eğitim borsası gibi
işlemiştir. Halk eğitim teşkilâtı olmuştur. Bu üniversitelerin gelişmesi 90
senelik bir çalışmadan sonra meydana gelmiştir. Türkiye'dekilerin bu ruh
kuvvetiyle Atatürk'ün ismine lâyık bir şekilde kısa zamanda gelişebileceğine
eminim»
Erzurum Lisesi izcileri Nebrasca üniversitesine bir
kupa ile bir de arma hediye etmişlerdir. Ayrıca Erzurum tarihi müellifi A.
Şerif merhumun kızı babasının bir eserini Amerikalı profesörlere hediye
etmiştir.
Gece heyet âzası şereflerine et kombinası lokalinde
Gazeteciler Cemiyeti ile Ticaret Odası tarafından bir kokteyl verilmiştir.
Heyet bugün saat 16 da otomobillerle Ankara'ya
müteveccihen hareket etmiştir.
İstanbul Şehir hattı vapur ücretlerine yapılan
zammın, Başvekilimizin müzaheretiyle makul hadde indirilmesini İstanbullular
büyük bir memnuniyetle karşılamışlardır.
Bu münasebetle, İstanbulluların, hissiyatlarına
tercüman olarak Vali ve Belediye Reis Vekili Prof. Gökay, Başvekil Sayın Adnan
Menderes'e bugün şu telgrafı göndermiştir:
İstanbul Şehir hatları tarifelerinde yapılan zamların
makul hadde indirilmesi yolunda ibraz buyurduğunuz büyük müzaheret, bugün
İstanbul halkı tarafından sevinç ve şükranla karşılanmıştır. Belediye Reis
Vekili sıfatiyle hemşehrilerimin bu hislerini derin saygılarımla arzederim.»
14 Ekim
1954
— Gelibolu
:
Pamir seferberlik tatbikatım takip etmek üzere
Gelibolu'da bulunan gazeteciler, dün, geceyarısına yakın bir saatte aniden, 40
ıncı piyade alayının Cevizli köyü civarındaki Seferi Ordugâhını ziyaret
ettiler. Gecenin bu ilerlemiş saatinde, alay ordugâhına iki kilometre mesafede
emniyet tedbirleri almış bulunan ellerinde makinalı tüfenkli nöbetçiler,
jiplerimiz durdurdurdular ve parola sordular. Parolayı verdikten sonra
geçmemize müsaade edildi. Daha bir müddet yol aldıktan sonra alay ordugâhına
vardık. Burada da bizden parola soruldu. Gelişimiz tamamiyle habersiz
olduğundan evvelâ etrafta gizlenmiş nöbetçilerden başka kimseyi göremedik.
Kısa bir müddet sonra Kumandan Vekili Yarbay Hayrettin Davran, bizleri karşıladı
ve ordugâhı gezdirdi.
Harekât çadırında alayın durumu ve alaya yeni iltihak
eden yedek subay ve erler hakkında bizlere lâzımgelen izahat verildi. Bu
izahata göre, Gelibolu dahilinden ve civarından dün geceyarısına kadar
gelenler müretteb birliklere verilmişlerdir. Harekât çadırında dün
öğleden sonra alaya iltihak eden bir yedek teğmen, vazife görmekte idi.
Müteakiben 9 uncu bölük gezildi, tam saat 23.30 da alamı verildi. O anda
yataklarında yatan bölük mensupları 8 dakika kadar kısa bir zaman içinde silâh
ve teçhizatı ile içtima yerinde idiler. Alayın tesislerinin gezilmesini
müteakip Geliboluya dönüldü. Basın mensupları, hu ziyaretlerinden mükemmel
intibalar edinmişlerdir.
Balıkesir ve Çanakkale vilâyetleri ile bunlara bağlı
kazalardan Pamir seferberlik tatbikatı için silâh altına alınan yedek subay ve
erlerin ilk grubu be sabah saat 5 te Çanakkale'den Geliboluya geldiler ve
iskelede merasimle karşılandılar. Bu karşılama da kolordu ve tümen
kumandanları İle müşahitler hazır bulunuyorlardı.
Başta bandosu bulunan bir merasim bölüğü. 40 ıncı
piyade alayına iltihak edcekleri selâmladı. Karaya çıran erler, sevk
merkezine götürüldüler ve burada sıhhî muayeneye tâbi tutuldular. Bu muayene
sırasında aşı ve kan gruplarının ayrılması yapılıyordu. Bunu müteakip
şubelerince giydirilmiş erlere, görecekleri vazifelere göre silâh ve teçhizat
veriliyordu. Onar kişilik gruplar halindeki erler sıra ile matara ve ekmek torbalarını,
palaska v.e kütüklüklerini arka çantalanna sınıfına göre kazma kürek veya
makasını, çadırını miğferini, tabancasını, makineli veya piyade tüfeklerini
alıyor ve bunları kuşandıktan sonra birliklerine katılmak üzere motorlu
vasıtalarla sevkediliyorlardı. Bütün bunlar fevkalâde büyük bir intizam içinde
ve küçük bir aksaklık vukubulmadan icra kılındı.
Seferberlik tatbikatı muvaffakiyetle devam etmekte ve
muhtelif yerlerden gelen yeni kafileler, birliklerine katılmaktadırlar.
— Gelibolu
:
Şehit Albay Nuri Pamir'in hâtırasına izafeten yapılan
Pamir seferberlik tatbikatının ikinci günü de hararetli bir şekilde cereyan
etmiştir.
Sabah saat 8 de Çarakkale yolu ile Geliboluya gelen
erlerin birinci kısmının seferber olma yerindeki son muayeneleri yapılmış ve
silâhlariyle diğer teçhizat verildikten sonra kırkıncı piyade alayındaki
yerlerine gitmeleri sağlanmıştır. Bu sabah Geliboluya gelen erler bir harb
vukuunda kırkıncı piyade alayı hangi vazifeleri göreceklerse hâlen o
vazifelerine başlamış bulunmaktadırlar.
Seferber olma yerinde bu işler yapılırken Gelibolu
Ordu evi salonunda da saat 10.30 da tümen komutanı tümgeneral Hilmi Belen ve
Tümen ve Natodan gelen misafirlerle gazetecilere Pamir seferberlik tatbikatı
hakkında geniş ölçüde izahat verilmiştir.
Bu izahatta. 650 sene evvel ilk defa geçirdiği safhalar
ve Türk Ordusunun seferberlik durumunu anlatılmıştır. Pamir seferberlik
tatbikatı ile yeni bir seferberlik usulünün tatbik edildiği belirttilmiş ve bu
usulle Ankaradan verilen bir emirle şubelerce seferber edileceklere en kısa
vasıtalarla haaber verildiği seferberlik haberini alanların en fazla altı saat
içinde şubelere müracaat ettikleri, buradaki muamelelerini yaptırıp muayene
ve temizliklerini müteakip giydirilerek iltihak edecekleri kıt'alara
gönderildikleri anlatılmıştır. Buna göre tebligatı alan her vatandaş şubeye
müracaat ettiği andan çok kısa bir zaman sonra birliğine iltihak
edebilmektedir. Eskiye nazaran tamamen farklı olan bu husus da bu seferberlik
sisteminde şahısların ismen seferber edilmeleridir.
Öğleden sonra kumandanlar, müşahitler ve gazeteciler
Eceabad'a giderek Eceabad askerlik şubelerinde yeni şekilde yapılan
seferberlik işleri görüşülmüş ve ilgililer tarafından izahat verilmiştir.
16 ekim günü nihayete erecek olan bu tatbikatın
şimdiden büyük bir başarı sağladığını Nato'ya mensup müşahitlerde açıkça
bildirmektedirler. Yarın son kafile Çanakkaleden gelecek ve müşahitler
kırkıncı piyade alayı hâlen karaya ve denize karşı bütün korunma tedbirlerini
aldığı gibi herhangi bir atom taarruzuna maruz kalırsa kolaylıkla korunabilmek
için altı kilometre derinlikte ve altı kilometre genişlikte bir sahaya
yayılarak konaklamış bulunmaktadır.
15 Ekim
1954
— Ankara :
İktisat ve Ticaret Vekili Sıtkı Yırcalı Anadolu
Ajansına şu beyanatta bulunmuştur: .
«Çeltik müstahsilini korumak, çeltik istihsalini
arttırmak ve bu suretle elde edilecek fazla istihsalin, memleket ihtiyacından
artacak kısmını ihraç etmek suretiyle döviz sağlamayı uygun mütalâa eden
Vekâletimiz Toprak Mahsulleri Ofisine, İstanbul, İzmir, İskenderun, Samsun,
Diyarbakır, İğdır, Antalya, Tosya, Boyabat, Osmancık, Beypazarı, Kızılcahamam,
Marag, Adana, Ceyhan ve Sinop'to pirinç mubayaası vazifesini vermiştir.
Ofisçe satın alınacak pirinçler yetiştirildikleri
mıntakalara ve vasıflarına göre üç grupta mütalâa edilmiştir:
— Daha ziyade Trakya
mıntakasında yetişen ve dış pazarlardan kolayca ve yüksek
fiatla müşteri bulabilecek olan lüks pirinçler,
— Evsaf bakımından lüks pirinçlerden
biraz daha dûn olmakla beraber yine hariçte müşteri bulabilmek imkânı olan
yayla pirinçleri.
3—Daha fazla memleket içinde istihlâk olunan sıra
ikincilere, 85, üçüncülere 70 kuruş baş fiat ödenecektir.
Ofis tarafından birinci sınıf pirinçlere S5,
ikincilere 85, üçüncülere 70 kuruş baş fiat ödenecektir.
Bu baş fiattar yabancı meddesi, kırığı ve ham danesi
sıfır olan pirinçlere tatbik edilecektir. Kırık dane ve yabancı madde
nisbeti arttıkça fiatlara birinci sınıfta 88.3 kuruşa kadar
ikinci sınıfta 78 kuruşa kadar, üçüncil sınıfta 64.2 kuruşa kadar, tenzilât
yapılacaktır. Alım muamelesi iç merkezlerde yapıldığı takdirde ayrıca en yakın
istasyona veya limana kadar nakliye ücreti tenzilâtı yapılır.
Bilhassa ihraç maksadiyle satın alınacak olan lüks
pirinçlerde kırık ve ham dane nisbeti yüzde onu, diğer pirinçlerde ise yüzde
onbeşi geçmiyecektir.
—
İstanbul :
Bir haftadan beri hükümetimizin davetlisi olarak
memleketimizde bulunan dost Irak Başvekili Nuri Sait Paşa beraberinde Irak
Temyiz Reisi Sami Tatar, Irak Ataşemiliteri ve Elçilik Erkânı olduğu halde
bugün saat 11.30 da Metris Baştabya mevkiinde C6 cı tümenin yaptığı «Karaemine»
tatbikatında hazır bulunmak üzere Başvekilimiz Adnan Menderes, Başvekil
Yardımcısı ve Devlet Vekili Fa-tin Rüştü Zorlu, Millî Müdafaa Vekili Ethem
Menderes, Hariciye Vekili Prof. Fuat Köprülü, İşletmeler Vekili Fethi
Çelikbaş, Başvekâlet müsteşarı Ahmet Salih Korur, İstanbul Vali ve Belediye
Reis Vekili Prof. Gökay, İstanbul Emniyet Müdürü ile birlikte Davutpaşa
kışlasına gelmişler ve burada yapılan geçit resmini takip ettikten ve
yemekhane, fırın ve yatakhane gezildikten sonra tatbikat mevkiine hareket
eylemişlerdir.
Irak Başvekili ve Vekillerimiz tatbikat sahasında
Erkânı Harbiyei Umumiye Reisi Orgeneral Nurettin Baransel, Erkânı Harbiye
İkinci Reisi Korgeneral Rüştü Erdelhun, Hava "Kuvvetleri Kumandanı
Korgeneral Fevzi Uçaner, Deniz Kuvvetleri Kumandanı Koramiral Sadık Altıncan,
İstanbul Garnizon Kumandanı Korgneneral Necati Tacan, Birinci Ordu Müfettişi
Korgeneral İ. Hakkı Tunaboylu, Deniz Eğitim Kumandanı Tümamiral Fahri
Korutürk, Marmara ve Boğaz lar Deniz Kumandanı Koramiral Rıdvan Koral, harta
akademileri Kumandanı Orgeneral Fevzi Mengüç, harekât dairesi müdürü tüm
general Namık Ar-güç ve Muhtelif kara, ve deniz birliklerine mensup 40 general
ve yüksek rütbeli subay tarafından
karşılanmışlar
16 Ekim
1954
— Gelibolu
:
Başında bando bulunan bir ihtiram kıtası teftiş
ediltikten sonra direğe merasimle Irak ve Türk bayrakları çekilmiştir. Bundan
sonra harekâtı takip etmek üzere misafirlere tahsis edilen harekât çadırına
gidilmiş burada harekât dairesi müdürü Tümgeneral Namık Argüç tarafından harita
üzerinde tatbikat hakkında malûmat verilmiştir.
Bunu müteakip jet uçaklarının mefruz düşman
mıntakasına pike uçuşlar yaparak attıkları hakikî bomba, mitralyöz ve yangın
bombaların hücumları ve yalın kılınç süvarilerin düşman safasına hücumları
takip etmiştir.
Amerikalı müşahitlerin de bulunduğu ve hakiki bir
harp maznarasını andıran tamamen yeni ve hakikî silâhların kullanıldığı bu
tatbikatta büyük bir basan ile saat 13.00 de nihayete ermiştir.
Tatbikat sahasından ayrılışlarında dost İrak
Başvekili 68 cı tümenin şeref defterine şu satırları yazmıştır;
«66 cı fırka kıt'alarının yeni silâh ve techizatiyle
yaptıkları tetbikat Türk ordusunun, ne kadar büyük ilerlemeler yaptığına pek
büyük bir delildir. Allahtan muvaffakiyetler diler ve bu yolda ilerlemelerini
ümit ederim.»
Başvekilimiz de kahraman Türk ordusu hakkındaki
intibalarını şeref defterine şu satırlarla belirtmiştir:
Tarihi emsalsiz şan ve şerefle dolu. olan en aziz
varlığımız Türk ordusunun bugün vasıl olmuş bulunduğu seviyeyi iftaharla
müşahede etmekteyiz. Bu durum çok yakın gelecekte ordumuzun erişeceği en
yüksek takamül seviye ve derecisini de vuzuhla müşahede etme fırsatını vermektedir.
»
Ordumuza milletçe itimadımız, ona karşı beslediğimiz
muhabbet kadar engindir.»
Kore silâhlı kuvvetlerimiz tugay komutam iken şehit
düşen albay Nuri Pamir'in adına izafeten dört gündenberi yapılmakta olan
«Pamir» seferberlik tatbikatı bugün öğle Üzeri büyük bir başarı ile sona
ermiştir.
Bilindiği gibi 12 ekimde verilen Karaboğalar alarmı
ile 12-13 ekim geceleri saat 24.00 de Pamir seferberlik tatbikatı başlamış
bulunuyordu. O gece verilen alarm emrinde 1931 doğumlulardan 40 ıncı Piyade
Alayında vazife alacak erlerin isimleri ve vazifeleri 'bil Giriliyordu.
Tatbikat sahasında bulunan Çanakkale ve Balıkesir
vilâyetleri ile bu vilâyetlere bağlı 12 kaza askerlik şubelerine bağlı erat,
tebligatı aldıkları andan itibaren şubelerine müracaatla en kısa yoldan 40 ncı
Piyade Alayının bulunduğu Gelibolu'ya sevk edilmişlerdir. Diğer taraftan 40
ıncı Piyade Alayınca seferber olmaya çağırılan yedek assubaylar da çok kıza
zamanda birliklerine iltihak etmişlerdir.
Pamir seferberlik tatbikatı münasebetiyle silâh
altına çağrılan yedek asteğmenlerle, erler 13 gün kadar kısa bir zamanda
Gelibolu'ya gelmişler, seferber olma yerinde son muameleleri yapılmış ve
teçhizatı verilecek günü gününe 40 ıncı Piyade Alayına iltihak etmişlerdir. Bu
kadar kısa bir zamanda tek bir' noksan olmadan seferber duruma gelen 40 ncı
Piyade Alayı bu sabah, verilen alarm üzerine seferberlik müddetince bulunduğu
seferi ordugâhtan muhayyel bir muharebe hattına doğru hareket etmiştir.
40 mcı Piyade Alayının seferi ordugâhından
hareketinden önce Pamir seferberlik tatbikatı münasebetiyle silâh altına
çağrılan yedek subay ve erlerden ilk olarak 40 ncı piyade alayına iltihak eden
yedek assubay Hasan Güngör ile er Lâtif Karagöz'e Erkânı Harbiyei Umumiye
Reisliğince gönderilen hediyelerin tevziine başlanmıştır. Bu törende başta
Alay Sancağı olduğu halde 40 ncı Piyade Alayı ve ağırlıkları ile Pamir
tatbikatını takip etmekte olan Üçüncü Kolordu Kumandanı ve Başhakem Korgeneral
Fazıl Bilge, Dördüncü Kolordu Kumandanı Tümgeneral Ragıp Gümüşalpla, Tümen
Kumandanı Tümgeneral Hilmi Belen, hakem heyeti, Nato'dan gelen generaller,
subaylar ve müşahitler, Yugoslav askerî heyeti ile basın mensupları hazır
bulunmuşlardır.
Tümgeneral Ragıp Gümüşpala'nın kısa bir hitabesini
müteakip hediyeler Baş Hakem Korgeneral Fazıl Bilge tara fandan assubay Hasan
Güngör ile er Lâtif Karagöz'e verilmiştir.
Müteakiben alay hareket etmiş ve saat 11.30 da
Gelibolu Orduevinde Pamir tatbikatının tenkidi yapılmıştır.
Büyük bir başarı ile sona eren Pamir tatbikatı
hakkında baş hakem, korgeneral Fazıl Bilge, Anadolu Ajansı muhabirine şunları
söylemiştir:
Bu tatbikat hakikaten çok iyi hazırlanmış ve iyi bir
şekilde tatbik edilmiş ve büyük istifadeler sağlanmıştır. Askerî hazırlığın en
mühim merhalelerini teşkil eden seferberlik işinin ne kadar iyi tertiplenmesi
lâzım geldiğini Pamir tetbikatı neticesinde bilfiil gördük ve büyük faideler
elde ettik. Türk çocuğunun vatan müdafaası izinde ne kadar hassas olduğunu,
çığırdan bütün mevcudun kısa bir zamanda icabeti ile bir kere daha anladık, bu
da istikbale olan inancamızı büsbütün arttırmaktadır»
Tatbikatı takip etmekte olan Nato mensubu generaller
ve kumandanlar da tatbikat hakkındaki hayranlık ve tekdirlerini bildirmişlerdir.
Pamir seferberlik tatbikatına katılan yedek ve
erlerin terhisine bugün öğleden sonra başlanmıştır.
17 Ekim
1954
— Ankara :
Ankara Gazeteciler
Sendikasının ilk genel kurul toplantısı bugün saat 15 te Kızılay
Genel Merkezinde yapılmıştır. Gündem gereğince kongre başkanlığına Sabahattin
Sönmez, ikinci başkanlığına Cemal Sağlam ve kâtipliklere de Oktay Ekşi, Erol
Ülgen ve Fahrettin Gülseven seçildikten sonra sendika nizamnamesi okunarak
bazı tadilâtla kabul edilmiştir. Müteakiben dilek ve temenniler dinlenmiş ve
yeni idare heyeti, haysiyet divanı ve murakipler seçimi yapılmıştır.
İdare heyetine Emin Karakuş, Adviye Fenik, Erdoğan
Ulus, Sabahattin Sönmez, Yılmaz Çetiner, Nihat Subaşı ve Mehmet Kemal,
haysiyet divanına Mücahit Topalak, Cemal Sağlam ve Nail Mutlugil,
murakıplıklara ise Dündar Arcayürek İle Hüseyin Avni Sosyal seçilmişlerdir.
— Ankara :
Reisicumhur kupası koşusu bugün Öğleden sonra Şehir
Hipodromunda yapılmıştır.
Reisicumhurumuz Celâl Bayar ile vekiller, mebuslar,
kordiplomatik ve seçkin bir davetli kütlesiyle kalabalık seyircilerin hazır
bulunduğu bu koşuyu Wiiliam Giraud'nun Luter'i kolaylıkla kazanmıştır. Günün
programında dördüncü koşuyu teşkil eden kupa koşusuna altı saf kan İngiliz
atı iştirak etmiştir. İkinciliği Arda, üçüncülüğü de Platin isimli atlar
kazanmıştır.
Koşudan sonra Reisicumhurumuz Celâl Bayar, koşuyu
kazanan at sahibi William Giraud'yu şeref tribününde kabul etmiş ve kendisini
tebrik ederek kupayı vermiştir.
Reisicumhurumuz, Hipodroma geliş ve ayrılışlarında
çok kalabalık halk topluluğu tarafından coşkun sevgi tezahüratiyle karşılanmış
ve uğurlanmıştır.
— İstanbul
:
Hükümetimizin davetlisi olarak İstanbul'da bulunan
dost Irak Başvekili Nuri Sait Paganın bugün saat 13.30 da yapacağı basın
toplantısı yarın sabah saat 10.00 a tehir edilmiştir.
Ekselans Nuri Sait Paşa, yarın istirahat ettikten
soma salı sabahı bir uçakla, Bağdat'a müteveccihen Yeşilköy hava meydanından
merasimle uğurlanacaktır.
—İstanbul :
Türk - Pakistan Erkânı Harbiyei Umumiye Reislikleri
arasında ihzari görüşmelerde bulunmak üzere, bir müddet evvel Ankara'ya
gelen, Pakistan askerî heyeti bu sabah saat 10.30 da uçakla İstanbul'a
muvasalât etmiş ve hava meydanında askerî erkân tarafından karşılanmıştır.
Heyet Pakistan Erkânı Harbiyei Umumiye İkinci Reisi
Yahya Han riyasetinde sekiz kişiden müteşekkildir.
— Bünyan
:
Dün akşamdan beri Kayseri'nin misafiri bulunan Büyük
Millet Meclisi Reisi ve Kayseri fahrî hemşehrisi Refik Koraltan bugün öğleden
.evvel Hisarcık, Kıranardı ve Endürlük köylerini ziyaret etmiş ve
vatandaşlarla hasbıhalde bulunarak dileklerini tesbit etmiştir.
Öğleden sonra beraberinde Kayseri mebusları, Kayseri
Valisi ve 5 inci Yurtiçi Bölge Kumandanı olduğu halde Bünyan'a gelen Meclis
Reisimiz, kaza hududunda kaymakam, belediye ve partiler reisleri ile kalabalık
bir vatandaş topluluğu tarafından karşılanan Meclis Reisimiz Refik Koraltan
halkı selâmlıyarak belediyeye gelmiştir. Bir müddet istirahatten sonra kendisini
meydanda toplu bir halde bekliyen Bünyanlılara veciz bir hitabede bulunan
Meclis Reisimiz. Kayseri'nin fahrî hemşehrisi payesinin kendisine bahşedilmiş
olmasından duyduğu memnuniyeti bir kere daha belirttikten sonra kendisine ve
arkadaşlarına karşı gösterilen samimî alâkaya teşekkür ederek memleket
meselelerinden bahsetmiş ve sözlerini şöyle bitirmiştir:
«İftiharla söyliyebilirim ki itimadınıza mazhar
olarak işbaşında bulunan hükümetinizin asıl hedefi Türk milletinin refah ve
saadetin: kısa zamanda temin için çalışmaktır.
İstiklâl harbi ve demokrasi mücadelesinden sonra
yeni bir kalkınma hamlesi içinde bulunuyoruz. Bu üçüncü safhadır ki, bunun
adı kalkınma safhası ve mücadelesidir. Bu mücadeleyi de Türk milleti ile
topyekûn elele vererek kısa zamanda hedefe ve zafere ulaştıracağız.
Hepinizi muhabbetle selâmlarım.»
Meclis Reisimiz bu konuşmasını müteakip Sümerbank
Bünyan Yünlü Mensucat Fabrikasını ziyaretle fabrikanın çalışmalarını yakından
tetkik etmiş ve işçilerle hasbıhalde bulunarak dileklerini tesbit eylemiştir.
18 Ekim
1954
— İstanbul
:
Bir müddettenberi hükümetimizin mi. safiri bulunan
Irak Başvekili Nuri Sait Paşa, bu sabah saat 10 da Vali konağında bir basın
toplantısı yapmışta.
Irak Başvekili daha ziyade harici meselelere temas
edeceğini ve harici meselelere dair sorulan sualleri cevaplandıracağını
söyledikten sonra konuşmasına şöyle devam etmiştir:
«Irak'ın dahili işlerine ait suallerinizi burada
cevaplandırmıyacağını, çünkü yakında İstanbul Valisi ve profesörlerden müteşekkil
bir heyet Irak'ı ziyaret edecektir, bu arada gazetecileri de davet edeceğiz.
Memleketimize geldiğiniz zaman burada sormak istediğiniz suallerin cevaplarını
Irak'ı daha yakından görmek ve tanımak suretiyle bulacaksınız.
Harici mevzulara dair meseleleri, bütün şümulü ile
kavnyabilmek için üç mühim noktada izah edeceğim.
Irak Başvekili bundan sonra Türkiye -İrak
münasebetlerini ele alarak sözlerine şöyle devam etmiştir:
Türkiye ve Irak'ın birbirlerine karşı olan samimi
dostluk münasebetlerini ve an'anevî bağlılıklarını izaha lüzum yoktur
zannederim.
Irak kendi varlık ve selâmetini daima Türkiye ve
İran'ın varlık ve selâmetinde bulmaktadır.»
Bu arada Irak'ın Arap Birliğinde de âza olması
dolayısiyle Arap memleketleri ile işbirliği yapmakta olduğunu ifade eden Nuri
Sait Paşa, bundan sonra Arap memleketlerinin müşterek harici siyasetlerine
temas etmiş ve demiştir ki :
1949 ve 1950 yılları Arap Devletleri Birliği
toplantılarında bütün Arap memleketleri mümessilleri, üç sual karşısında
kaldılar ve bunların cevaplan üzerinde biraz sonra izah edeceğim müşterek
kararlara vardılar.
Sualin birincisi şu idi: Arap Birliği devletlerinin,
komünist blokuna dahil devletlerle işbirliği yapmasına imkân var mıdır?
Şu suale müttefikan şu cevap verildi: Arap devletleri
komünist rejimini kabul etmedikleri, yani Kremimin boyun duruğu altına
girmedikleri takdirde bu grupla işbirliği yapmanın imkânı yoktur.
İkinci sual, Arap devletlerinin kendi başlarına Doğu
ve Batı devletlerine karşı bitaraflık politikasını takip etmelerine imkân var
mıdır? şeklinde idi. Bu sual karşısında şu cevap yine müttefikan verildi: Arap
devletleri bitaraflıklarını muhafaza edebilecek kuvvete sahip değillerse,
bitaraflık politikası masal ve hayalden ibarettir.
Üçüncü sual Arap devletlerinin Batı
devletleri ile işbirliği yapıp yapamıyacağına dairdi, buna da şu cevap verildi
: Süveyş Kanalı ve Filistin meseleleri Arap memleketlerini tatmin edecek
münasip bir hal çaresine bağlanırsa, bütün Arap devletleri Batı ile işbirliği
yapılabileceğine kani bulunmaktadırlar. »
Bundan sonra Süveyş ve Filistin meselelerine temas
eden Nuri Sait Paşa sözlerine şöyle devam etmiştir:
Mısır İngiltere ile Süveyş mevzuunda yaptığı
anlaşmada, Türkiye ve Arap memleketlerine vaki olacak her hangi bir taarruza
karşı Süveyş Kanalı üssü harbisinden istifade edilmesini kabul etmiş ve bu
suretle Süveyş meselesi hallolmuş bulunmaktadır.
Mısır hükümetinin, Türkiye'nin selâmetini koruyacak
bu tedbiri kabul etmesi ve alması Irak tarafından memnuniyetle karşılanmış ve
tasvip olunmuştur.
Bu arada Filistin meselesine dair bir suali
cevaplandıran Irak Başvekili şöyle demiştir :
«İsrail devleti 1950 yılında Arap devletleri ile
sulh yapmak üzere bir teşebbüste bulundu. O vakit Arap devletleri mümessilleri,
İsrail hükümetinin Birleşmiş Milletlerin Filistin hakkında almış olduğu
kararlan kabul etmedikçe bu sulhun tahakkukuna imkân olmadığı neticesine
varmışlardır.
İsrail ise Birleşmiş Milletlerin Filistin hakkındaki
kararlarını kabul etmemektedir.»
Bundan sonra Irak Başvekili hükümetinin umumî
siyaseti üzerinde durmuş ve şöyle devam etmiştir:
«Başvekâleti kabul ederken dış siyasete dair üç
maddelik program ileri sürdüm ve Irak halkının karsısına bu programla çıktım.
Ümit ederim ki, Irak halkı programımı tasvip ve beni
teyit etti.
Dış siyasete taallûk eden bu üç maddelik programı şu
esaslar dahilinde hülâsa edebilirim:
— İstanbul
:
Amerikalı tanınmış amme hukuku prf. Aenörü Mr.
Dimock, başka bir vazife deruhte etmek üzere Amerikaya davdet etmiş
bulunmaktadır.
Dünya Sağlık Teşkilâtının, «Ekip halinde hemşirelik
hizmetinin ifası» hakkındaki semineri, merkezi ve Güney Avrupa ile Kuzey
Afrikadan 11 memleket temsilcilerinin iştirakiyle bu sabah Yeşilköyde
açılmıştır.
Toplantıyı hükümetimiz adına ve Sıhhat ve İçtimaî
Muavenet Vekili namına Dr. Nail Karabudak anmış v.e delegelere hoş geldiniz
dedikten sonra, memleketimizde halk sağlığı için yapılan çalışmalar ve
kaydedilen terakkiler ile hemşirelik hizmetlerinin görülmesi hakkında geniş
malûmat vermiştir.
Müteakiben İstanbul Valisi adına konuşan Vali Muavini
Nafi Tamer, seminere başarılar dilemiştir.
Bundan sonra Türk hemşirelerinden Esma Deniz, Fransız
bölgesi bürosu müdürü Dr. G. Montus ile R. Dreyer söz almışlar ve bu
toplantının memleketimizde yapılmasını sağlıyanlara ve hükümetimize
teşekkürlerini bildirmişlerdir.
20 ekime kadar devam edecek olan bu seminerin esas
teması hastahane hemşireliği hizmetlerinin birbirine yakınlaştırılması ve
aradaki münasebatın tanzimi olacaktır.
Seminere her memleketten bu sahada tanınmış bir
doktorla 2 kıdemli hemşire ve Dünya Sağlık Teşkilâtı sekreterleri
katılmaktadırlar.
'Toplantıda temsil olunan memleketler şunlardır :
Avusturya, Almanya, Yunanistan, İtalya, Fa?.
Portekiz, İspanya, İsviçre, Tunus. Yugoslavya ve Türkiye.
—
Ankara :
iki yıldan beri memleketimizde Birleşmiş Milletler
Teknik Yardım Kurulu Başkanlığını yapmakta olan Amerikalı Profesör Dimock'un
yerine memleketimizde vazife görecek olan Mr. Charles Weitz bugün saat 16 da
uçakla Ankara'ya gelmiş ve hava alanında Birleşmiş Milletler Teknik Yardım
Heyeti mensupları ile Ortadoğu Amme Enstitüsü mümessilleri ve basın temsilcileri
tarafından karşılanmıştır.
Mr.Charles Weitz 1947 yılından beri Birleşmiş
Milletler teşkilâtında vazife görmektedir.
— Develi:
Üç gündenberi Kayserinin misafiri bulunan Türkiye
Büyük Millet Meclisi Reisi, hemşehrimiz Refik Koraltan bu sabah beraberinde
Kayseri mebusları, Kayseri Valisi ve Besinci Yurtiçi Bölge Kumandanı olduğu
halde Kay seriden İncesuya gelmiştir. İncesuda kendisini coşkun tezahüratla
karşılayan vatandaşlarla belediyede bir müddet hasbihal eden Meclis Reisimiz,
İncesuluların dileklerini tesbit etmiş ve Develiye müteveccihen İncesudan
ayrılmıştır.
Buradan itibaren Develiye kadar bütün güzergâhtaki
köylüler ve kasabalılar Meclis Reisimize müşterek bir arzu halinde bölgenin
hayat şartlarını değiştirecek büyük bir servet kaynağı olan 1 milyon dekarlık
çorak ariziyi muhtevi «Sultansazı» bataklığının dört sene önce başlayıp küçük
manilerle geciken kurutulma işinin ele alınarak biran evvel tahakkukunu
beklediklerini arzetmisler ve çok yerinde olan bu dâvalarının da diğer
meseleler gibi en kısa yoldan intacının teminine delâleterini rica etmişlerdir.
Yol boyuna çıkan köyler hahîmın sevgi gösterilerine
mukabele eden Meclis Reisimizi kazamız kaymakımı, belediye ve parti başkanı
ile kalabalık bir vatandaş topluluğu kaza hududunda kaplamışlardır.
Develiye muvasalatında Meclis Reisimize görülmemiş
derecede coşkun tezahürat yapılmıştır. Kasabaya müteaadid taklar kurulmuş, yeni
yapılan asialt üzerine baştanbaşa halılar döşenmişti. Yol boyunca halkın
coşkun tezahürat arasında ilerliyen Meclis Reisimizin yoluna gençler tarafından
çiçekler atılmış ve kendisine buketler takdim edilmiştir.
Halkın candan sevgi gösterisi ve «Yaşa varol
nidaları arasında belediyeye gelen Meclis Reisimiz bir müddet meşgul olduktan
sonra kadın, erkek binlerce vatandaşa hitabetmiş, kendisine ve arkadaşlarına
karşı izhar olunan bu samimi sevgi gösterisine şükranlarını ifadeden sonra
memleketin umumi kalkınması mevzuundaki çalışmaları kısaca izah etmiş,
Develinin vilâyet olma arzusunun gerçekleşmesi için gerekenleri yapacağını
söylemiş ve ezcümle demiştir ki:
Gözlerinizden okuyorum. Beklediğinizin cevabını siz
zaten vermiş bulunuyorsunuz. Kazanızın adını değiştirerek vilâyet olma arzusu
içindesiniz. Gönüllerinizin asumana yükselen feryadını gözlerinizden okuyorum.
Allah muradınıza kavuşturacaktır.
Yerinde, çok makul ve çok meşru isteğinizi
arkadaşlarıma, Başvekile ulaştıracağım. Ben de diğer mebus arkadaşlarımla
beraber millet çocuğu, hemşehriniz ve mebusunuz olarak bunun
gerçekleştirilmesi için hiçbir gayreti esirgemiyeceğim. Tarihini seven, işini
seven, kalkınma hamleleri içinde milletin kendisine gösterdiği sevgi ve muhabbete
daha çok lâyık olmak yurdumuzu her bakımdan mamur ve müreffeh kılmak için
çalışanları böylece içten inanç ve güvenle seven siz muhterem vatandaşların
sevgilerine, sürekli itimadına mazhar olmanın gururu ve bahtiyarlığı içindeyiz.
Böylece bir daha Develiye gelmiyeceğim. İnşallah 200 bin nüfusu bağrında
toplayacak «Erciyes» vilâyetine kavuştuğunuz zaman hepinizi canıyürekten
selâmlıyarak o günü tesit edeceğiz. Hepiniz sağ olun.» demiş ve bu sözleri
sürekli alkışlar içinde büyük tezahürata vesile olmuştur.
19 Ekim
1954
— Mersin :
İçel Narenciyecileri, bu sene, en yüksek rekolteyi
teşkil eden 271 milyon. 600 bin meyva ile piyasayı açmağa hazırlanmaktadırlar.
Bu miktarın 167 milyonu portakal, 95 milyonu liman, 6-milyonu mandalina, 800
bini de grape fruit olarak tahmin edilmiştir.
Bu seneki ihracat esnasında en çok Almanların
portakal ve limon alacakları, anlaşılmaktadır. Bu hususta karşılıklı bir gayret
sarfolunmaktadır.
Mahsulün hastalıksız ve bol, ihracat sırasında E. P.
U. memleketlerine % 40,., E. P. U. harici memleketlere de % 25-prim hakkı
tanınmış olması müstahsili ziyadesiyle memnun etmektedir.
Müstahsilin ambalâjlık kâğıt ve sandık ihtiyacı da
tamamen temin edilmiştir.
— Pınarbaşı
:
Bir müddetten beri Kayserinin misafiri bulunan Büyük
Millet Meclisi Reisi Refik Koraltan, beraberinde Kayseri mebusları, Kayseri
valisi ve 5 inci Yurt içi Bölge Kumandanı olduğu halde, bu. gün Pınarbaşına
gelmişlerdir.
Yol güzergâhında bulunan kasaba ve köyler halkı
tarafından sevgi gösterileri arasında karşılanıp uğurlanan,. Meclis Reisimizi,
Pazarören'de kaza Kaymakamı, Belediye Reisi, Demokrat Parti ve Cumhuriyet Halk
Partisi kaza idare heyeti başkanlariyle üyeleri, kazaya yakın mesafelerde de,
yüzlerce atlı karşılamıştır.
Kasaba methalinde bütün kasaba halkı aziz
hemşehrilerini muhabbetle istikbal etmişler ve tezahüratta bulunmuşlardır. Bu
arada küçük bir yavru Büyük Millet Meclisi Reisimize bir buket çiçek taktim
etmiştir.
Halkla birlikte yaya olarak Demokrat Parti kaza
merkezine gelen Meclis Reisimiz, meydanı doldurmuş bulunan vatandaşlara
hitaben kısa ve veciz bir konuşma yapmışlardır.
Öğle yemeğini Pınarbaşında yiyen Refik Koraltan,
kazanın görülmeğe değer yerlerini gezdikten sonra Kayseriye avdetlerinde
Pazarören ilk öğretmen okulunu da ziyaret etmiş ve kendisini karşılayan
Öğretmen ve öğrencilere hitabederek gördükleri nizam ve intizamdan duyduğu
memnuniyeti ifadeden sonra bu irfan müessesesinde kıymetli öğretmenlerin
nezareti altında yetişerek yurt, bilhassa köy ve köylünün kalkınmasında
alacakları büyük vazifenin kıymet ve kudsiyetini tebarüz ettirmiş ve ezcümle
demiştir ki:
«Ümitle dolu parlak bir istikbalin yolcusu olan
sizler, kendinizden bekleneni vereceksiniz. Memleketimizde köy hayatında,
yepyeni bir safha başlamıştır. Bugünkü iktidar köy hayatını her bakımdan
cemiyetimize hazırlarken, sizler köy hayatının öncüleri, ışıkları, meş'aleleri
olacaksınız. Çok çalışmak lâzım. Yürüyen yol alır. Çalışan mesaisinin
mükâfatını görür. Her bakımdan sağlam kalmanın yolu kendinizi manen ayakta
tutabilmektir. Türk milleti dürüst ve ahlâklıdır. Hepimiz fâniyiz, asıl hüner
ebedi olmaktadır. Ebedi oluşun yolu. yurdu ile milleti ile uğraşmak yoludur.
Bütün medeni dünyanın güvendiği kahraman Türk milletinin başları nurlu
evlâtları olarak daima başarılı, faziletli, ahlâklı ve milletini, seven örnek
bir tip yaratmanızı Allahtan dilerim. Hepiniz sağ olun.»
Meclis Reisi Refik Koraltan, beraberindeki zevatla
geç vakit Kayseriye müteveccihen Pazarörenden hareket «etmiştir.
— İstanbul
:
Başvekil Adnan Menderes, bu gün saat 19.30 da
Pakistan Erkânı Harbîyei Umumiye İkinci Reisi Tuğgeneral Yahya Han'ın
başkanlığındaki heyeti Dolmabahçe Sarayında kabul etmiştir.
Bu kabul esnasında Millî Müdafaa Vekili Ethem
Menderes de hazır bulunmuştur.
20 Ekim
1954
— Ankara :
Türk ve Avusturya ticaret heyetleri arasında. bir
müddetten beri Viyana'da cereyan eden müzakereler sona ermiş ve Türk heyeti
başkan Turgut Menemenci oğlu ile Avusturya heyeti hırkanı Dr. Leitner
tarafından imzalanan anlaşmaların meriyete girdiği öğrenilmiştir.
İki memleket arasındaki ticarî, iktisadî ve malî
münasebetlerin daha geniş bir işbirliği çerçevesi içinde inkişafı gayesini güden
bu anlaşmalarla, her sahada tam bir mutbakata varılmış bulun maktadır.
İmzalanan anlaşmalar meyanındaki Türkiye - Avusturya
iktisadî ve teknik işbirliği protokolü gereğince iki memleket arasında bu
sahalarda daha verimli bir işbirliği inkişaf ettîrilecek, Avusturya sanayi ve
tekniğinin memleketimizdeki iktisadî ve sınaî kalkınana faaliyetlerine daha
geniş mikyasta iştiraki sağlanacak ve ayrıca Avusturya hükümeti Türkiye'ye
sınaî ve iktisadî techizat ihtiyaçları için 20 milyon dolarlık bir kredi temin
edecektir. Bu kredinin yarısı doğrudan doğruya Avusturya hükümeti tarafından
finanse edilecek, diğer yarısı ise, gene Avusturya hükümetinin garantisi
altında, hususî bankalarca temin olunacaktır.
Carî ticaretinin inkişafı mevzuunda varılan
mutabakat neticesinde de Avusturyaya müteveccih ihracatımızın artması ve
piyasamızın muhtaç olduğu Avusturya mallarının muntazaman şekilde ithali
mümkün olacağı ve bu anlaşmaların iki memleket ticaretine yeni bir gelişme
yolu açacağı beklenmektedir.
— Ankara :
Yedek Subay Okulunun 40'mcı dönemini bitiren piyade
zırhlı birlik, muhabere, ordu donatım asteğmenleri ile 37 nci dönem eğitimini
bitiren yedek tabip, diş tabibi, eczacı ve 1 inci dönem sağlık asteğmenleri
diplomalarını bugün saat 15 te piyade Yedek Subay Okulunda yapılan bir törenle
alarak kahraman Türk ordusu saflarına katılmışlardır.
Okul Kumandanı Tuğgeneral Ekrem Babacan'ın
konuşmasından sonra 40 ıncı döneme mensup arkadaşları adına söz alan genç bir
asteğmen heyecanlı bir konuşma yaparak arkadaşları ile beraber kahraman Türk
ordusunun mukaddes ve asil saflarına katılmaktan dolayı duydukları memnuniyet
ve bahtiyarlığı belirtmiş, kendilerini yetiştiren bütün kumandan ve öğretmenlerine
teşekkür etmiştir.
— İstanbul:
İstanbul Teknik Üniversitesi yeni ders yılı, bu sabah
saat 10.30 da üniversite Bin spor salonunda yapılan bir merasimle başlamıştır.
Başvekil Adnan Menderes, Dışişleri Vekili Prof. Fuat
Köprülü, mebuslar, Vali ve Belediye Reis Vekili Prof. Gökay, İstanbul
Üniversitesi Rektörü Prof. Fahir Yeniçay, Teknik Üniversite Rektörü Prof.
Mustafa Santur, Fakülte dekanları, profesörler, askerî zevat, siyasî parti
temsilcileri; üniversite öğretim üyeleri, davetliler ve salonu dolduran çok
kalabalık bir talebe topluluğu merasimde hazır bulunmuştur.
Başvekil Adnan Menderes, beraberinde Dışişleri
Vekili Prof. Fuad Köprülü olduğu halde merasim salonuna girdiği zaman
talebelerin coşkun alkış ve tezahüratı ile karşılanmıştır. Talebelerden
birinin, üzerinde «Kıbrıs Türktür» ibaresi yazılı bir rozeti Başvekil Adnan
Menderes ile Dışişleri Vekili Prof. Fuad Köprülünün yakasına iliştirmesi,
salonu dolduran talebelerle davetlilerin alkış ve coşkun tezahüratına vesile
olmuştur. Başvekil kendisine gösterilen sıcak sevgi ve muhabbet gösterilerine
talebeleri ve davetlileri selâmlıyarak mukabelede bulunmuştur.
Talebelerin alkışları arasında, Profesörlerle diğer
öğretim üyelerinin salondaki yerlerini almalarından sonra hep beraber söylenen
«İstiklâl Marşı» ile merasime başlanmıştır. Bundan sonra, açış konuşmasını yapan
Rektör Profesör Mustafa Santur şunları söylemiştir:
«Yurdumuzdaki teknik öğretim faaliyetinin ilk defa
sistemli bir tarzda, kuruluşunun 338 inci yılını, modern karakterdeki yüksek
teknik öğretimin. 187 inci yılını ve Teknik Üniversitemizin 11 inci ders
yılını açmakla bahtiyarım.
Geçen yıl içinde de üniversitemiz beş fakülte, yedi
enstitü, dört kurum, ve bir teknik, okulu ile memleketimizin, her sahadaki
kalkınma gayretlerine, ayak uydurarak birçok gelişmeler kaydetmiştir. Mevcut
üniversite binalarına iki kıymetli bina daha ilâve olunmuştur. Bunlardan biri
tarihî Maçka Silâhhanesi, diğeri de eski jandarma okulu binası ile
müştemilâtıdır.. Çalışmalarımıza ve inkişafımıza yakın, alâka gösteren ve her
safhasında destekliyerek teşvif eden idare makamlarına şükranlarımızı arzetmek
benim için zevkli bir vazifedir.
Geçen seneki öğrenci mevcudumuz. 2065, daha önceki
mevcudumuz ise Itjöv idi. Anadalu Şark lehinize olmak üzere 188 dir. Geçen ders
yılında 196 mezun vermiş bulunuyoruz. Bundan birkaç gün önce yapılan Ekim imtihanları
devresinde bu sayının 250 ye çıkacağını tahmin ediyorum. Bu sene yeniden
kaydolunan 510 kişiyi de ilâve edersek öğrenci mevcudumuz. 2325 e yükselmiş
olacaktır. Yeni açılan Teknik Okulumuzdaki Öğrenci sayısı ise bu sene 400 ü
geçmektedir. Universitemiz bu artış temposunu daha birkaç yıl devam ettirerek
yurdun. muhtaç olduğu sayıda mühendis ve yüksek mühendisi yetiştirmek emelindedir.
Sevgili öğrencilerim:
Yurdumuzun ekonomi bakımından mümkün olduğu kadar
kalkınabilmesi ve halkımızın lâyik olduğu yüksek bir refah seviyesine
ulaşabilmesi için ilmin ve tekniğin bugüne kadar vasıl olduğu neticeleri
benimsemek ve bu neticeleri hesaplı ve ölçülü bir şekilde kullanmak
mecburiyetindeyiz. Bugün bu gayenin tahakkuku uğrunda gerekli bütçe, teşkilât
ve program milletin emrine amade kılınmış, dimağı ve vücudu ile bu işlerde
çalışacak teknik elemanlara muazzam bir iş sahası hazırlanmıştır.
Ezcümle, büyük ve küçük şehirlerimizden geçen
güzergahlar boyunca demir ve kara yolları telgraf ve telefon hatları, büyük
şehirlerimiz civarında hava meydanları, sahil şehirlerimizde limanlar ve
dalga kıranlar inşa edilmesini hedef tutan çalışmalar büyük Dırmiuşai
kaimdedir. Bu sayede asırlardanberi askıda kalmış bulunan yurdumuzun münakale
ve muvasala davası yönünden naiıectil yoluna girmiştir.
Diğer taraftan mazisi Cumhuriyet devrinin modern gen
gurnıyen Millî .tinausminizm tamamlanması için yurdun her tarafına barajlar
kurulacaktır. Bu barajların ihtiyacı olan enerjiyi, sağlıyacak hidrolik ve
termik santrallar meydana getirilmektedir. Aynı zamanda zirai sularımızın
artmadı ve toprak mansullerimizin yalnız kendi istihlakimizi karşılamakla
kalmayıp ihraç malı haline de gelmesi için muhtelif teknik tedbirler alınmaktadır.
Bu maksatla akar sularımız üzerinde regülatör ve barajlar, sulanması gereken
arazide kanallar ve arklar meydana getirilmektedir. Halkımızın toplu bir
halde yaşadığı yerlerde sımıat ve rahatlık şartlarını mükemmelleştirmek üzere
içme suyu, kanalizasyon v£ elektrik, tesislerinin, hastahane, dispanser ve
doğum evlerinin, munteiıi idare, kültur ve temaşa tornalarının inşasına son
birkaç sene içinde büyük bir hız verilmiş ve bu konudaki çalışmalar köylerin
hudutları içine geniş, ölçüde intikal ettirilmiştir.
İşte bütün bu menfaatleri memleket için en hayırlı
bir şekilde yürütmek, geliştirmek ve sonuçlandırmak için ilmin ve tekniğin
ortaya koyduğu hakikat ve bilgilerle mücehhez elemanların vücudu şarttır.
Sizler, istikbale yüksek mühendis ve mimarları, bu inşa ve imar seferberliği
içinde kendinize düşen vazifeyi başarmak için yetişiyorsunuz. Bu millî dâvayı
halletmeğe ahdetmiş olan Türk hükümeti sizin hizmetinizi dört gözle bekliyor.
Bu müessesede elde edeceğiniz mesleği, yurdun her Köşesinde, sizlere ümidini
bağlamış olan milletin nei'me olarak ua esneğe hazırlanmış, bizler için en
mukaddes gaye Dudui. tıepınize muvaffakiyetler dilerim»
Rektörün konuşmasından sonra İstanbul Teknik
üniversitesi Talebe birliği Başkanı Hikmet Üarabay bir nı-tabeae bulunarak
Teknik üniversitelerin memleketimizin kalkınmasındaki rolünü ve idari makamlar
tarafından teknik elemanlara gösterilen yakın alakayı belirtmiş ve yem ders
yılının başarılı olmasını temenni etmiştir.
Birlik Başkanı, konuşmasından sonra Rektör Profesör
ivıusıaia bantura bu vermiştir.
Müteakiben talebelerin sürekli alkışları ve coşkun
tezahüratı ile kürsüye, davet edilen Başvekil Adnan Menderes kısa bir hitabede
bulunmuştur:
«Çok muhterem profesörler, muhterem misafirler, çok
sevgili öğrenci küçük. kardeşlerimiz» diyerek söze başlıyan Başvekil Adnan
Menderes, insanların yetişmesinin, bilgilerinin ve görüş seviyesi ile manevi
vasıtalarının geliştirilmesi olarak iki sahada da muvazi olması ile fin uygun
şekilde temin edileceğini belirterek badece bilginin kifayet etmiyeceğim ifade
ettikten sonra memleketimizin şimdiye kadar görülmemiş bir şekilde kalkınma
devresine girdiğini söylemiş ve konuşmasına şöyle devam etmiştir;
«Memleketin kalkınma hamlesi ile Teknik
Üniversitenin, teknik eleman yetiştirmek hususundaki sür'ati muvazi gidiyor
demek mümkün değildir. Teknik Üniversitenin senede vereceği mezun adedi
binlerle Ölçülmek icabeder. Memleketin her tarafında açılmış olan geniş iş
sahaları genç teknik elemanları beklemektedir. Teknik Üniversitemizin her
çareye başvurarak, öğrenci sayısının arttırılması ve memleketin her
tarafındaki ihtiyaçlarına cevap verilmesi icap etmektedir.
Bayındırlık İşlerimiz için
daha çok para koymak imkânımız olduğu halde yol
pjojesi su projesi ve sair projeleri yapacak ve bunların tatbikatına nezaret
edecek veya taahhüt suretiyle bunları tahakkuk sahasına koyacak teknik
elemanlara sahip ol madiğimiz irin faaliyetimiz mahdut kalmaktadır. Bunu nazarı
dikkate âlarak Teknik Üniversitenin bütün faaliyetleriyle çalışması lüzumu
kendini göstermektedir. bir üniversite kurmak ve o üniversitenin tedris şebekesini,
kadrosunu birden bire genişletmek, kolayca tahakkuk ettirilmesi ka-Tdii bir iş
delildir. Bunun tahakkukunun öğretim kadrosuna zarurî tedbir ve masraflara
muhtaç bulunduğunu takdir etmemek mümkün değildir.»
Başvekil konuşmasını şu cümlelerle bitirmiştir:
«Sevgili öğrenci arkadaşlarım,
Bugün Türkiye, her zamandan çok daha şiddetli bir
ihtiyaç ve istivak içinde koflarını açmış, sizleri beklemektedir. İlerleme
yolunda olan Türkiye, gizlerin ellerinizde çok daha kuvvetli bir hız
bulacaktır.
Hayatta muvaffak olmanız ve bu ders yılının hepinize
başarılı olmasını temenni ederken, başta Sayın Rektör olmak üzere Ord.
Profesör. Profesör ve yardımcılarını candan tebrik eder, mesailerinde muvaffak
olmalarını temenni ederim.»
Alkışlarla karşılanan konuşmasından sonra, Başvekil
Adnan Menderes, başta Rektör olmak üzere diğer bütün öğretim üyelerinin teker
teker ellerini sıkmış ve kendilerine mesailerinde başarılar
temennisinde bulunmuştur.
Talebelerin sevgi gösterileri arasında merasim
salonundan ayrılan Başvekil, beraberinde Dışişleri Vekili Prof. Fuad Köprülü
olduğu halde Teknik Üniversite Talebe Birliği Lokalini ziyaret etmiş ve
Birliğin şeref defterine şunları yazmıştır:
« Teknik Üniversite Talebe Cemiyetinin de davetlisi
olarak 1954-55 ders yılının açılması töreninde hazır bulunduktan sonra çok
güzel bir hâtıra ile ayrılıyoruz. Talebe Cemiyetinin bütün mensuplarına, gerek
tahsil devresinde, gerekse ömürleri boyunca çalışma ve iş hayatında daima
muvaffak olmalarım ve vatana kıymetli hizmetler yapabilmek saadetine ermelerini
temenni ederim.»
Yolları dolduran Teknik Üniversite talebeleri, Talebe
Birliğinden ayrılan Başvekil Adnan Menderesi, geldiğinde olduğu gibi gidisinde
de alkış ve sevgi tezahürleri ile uğurlamışlardır.
— Nevşehir
:
Orta Anadolu ve Çukurova bölgesinde bir teknik
gezisine çıkmış olan Büyük Millet Meclisi Reisi Refik Koraltan, bugün saat 19
da beraberinde Kayseri Mebusları Kâmil Gündeş. Emin Develioğlu, Servet
Hacıpasaoğlu, Ömer Wa'ı*t. tt^VVı ttı7t"viM o=Ti3n. Nuri Deniz. Kayseri
Valisi Kâzım Arat ile hususî Kalem Müdürü olduğu halde şehrimize gelmişlerdir.
Yolda Ürgüp Avanos, Avcılar, Üçhisar, Kaledibi kaza ve kasabalarında halkın coşkun
tezahüratiyle karşılanıp uğurlanan Meclis Reisimiz Ürgüpde Niğde Mehmet TT^an
Havati Ülkün. Nevşehir Vekili Fazıl Tjvbarhn. Beledive Reîsi. Demokrat Parti İl
İdare Kurulu Barkanı tarafından karşılanmıştır.
Nevşehirliler Meclis Reisimizi 50 ye yakın muhtelif
motorlu vasıta ile şehrin dışında istikbal etmişlerdir. Vaktin ger olmasına
rağmen şehrin methalinde kalabalık bir vatandaş topluluğu meş'alelerle Meclis
Reisimizi karşılamışlardır.
Halkın sevgi gösterilerine selâmla mukabele ederek
Vilâyete gelen Meclis Reisimiz, kısa bir istirahatı müteakip meydanı dolduran
vatandaşlara hitaben bir konuşma yapmıştır.
Büyük Millet Meclisi Reisimiz «Nevşehir Vilâyetinin
asil ve vefalı çocukları, size lâyık olan bir idareye başvurduktan sonra
görüyorum ki halâ o büyük bayramın heyecanı içindesiniz. Esasen asil Türk
milletinin en büyük vasıflarından birisi de vefalı cülusudur.
Kendirce yurduna,
çalışmasını bilen, millî arzulan, en büyük ihtiyaçları gidermek
için uğraşan evlâtlarını unutmaz. Daima onları sever, Takdir etmesini bilir.
Kalbinin ta içinde saklar.» Diye söze başlamış ve Nevşehirin velayet
ölçüsündeki ihtiyaçlarının Iıkda kısa zamanda, temin ve etahakluk
ettirileceğini müjdelemiş, iktisadî kalkınmaları hususunda vatandaşların el
ve gönül birliği etmeleri lüzumuna işaretle ezcümle şunları söylemişlerdir:
«Vatandaşlar teşkilâtlı şekilde bir a-raya gelerek
harekete geçince hükümet kendilerini canla, bağla desteklemektedir. Vakit
geçirmeden en kısa zamanda elele veriniz. En kısa zamanda muvaffak olduğunuzu
göreceksiniz.» Meclis Reisimiz, sözlerini şu surette bitirmiştir: «Vaktin geç
olmasına rağmen, gelip bizi karşılamak ve sevgilerini İzhar etmek suretiyle
esirgemediğiniz alâka ve muhabbetinize şükranlarımı arz ederim, sağ
olunuz."
Büyük Millet Meclisi Reisimiz geceyi Nevşehirde
geçirecek yarın çukurovaya müteveccihen hareket edecektir.
21 Ekim
1954
— Mersin :
Büyük Millet Meclisi Reisi Refik Koraltan beraberinde
Nevşehir ve Niğde Valileri hususî Kalem Müdürü olduğu halde bu akşam saat
18.30 da Mersin'e gelmiştir.
İçel mebusları, İçel ve Seyhan Valileri, yurd içi
bölge kumandam, Mersin ve Adana Demokrat Parti Vilâyet İdare Heyeti Reisleri
ile Belediye Reisleri tarafından Pozantıda karşılanan Meclis Reisimiz, 60 dan
fazla motorlu vasıta ile vatandaş topluluğunun sevgi tezahüratiyle
selâmlanmıştır.
Büyük Millet Meclisi Reisimiz, Pozantıda şeref
takının altından geçerken vatandaşlar tarafından heyecanlı bir karşılama
yapılmış bu arada kurbanalar kesilmiştir.
Büyük Millet Meclisi Reisimiz bu heyecanlı
tezahürata veciz bir ifade ile teşekkür ederek, Çukurovalıların sıcak kalbinde
yer tutmanın büyük bir bahtiyarlık teşkil etliğine işaretle şöyle demiştir:
«Her geçtiğimiz yerde, bütün vatandaşlardan hep ayni
muameleyi görüyoruz. Milletin itimadına daha çok lâyik olmıya çalışan biz
faniler içirt bu samimî ve cidden kalbden gelen gösteriler maneviyatımızı ve
cesaretimizi kuvvetlendirmesi bakımından çok kıymetlidir. Nefsine, iş başına
getirdiği insanların iyi ney.etine, itimat ve ümit besleyen milletimiz bu
gönül birliği manzarası yarın için daha verimli
neticeler doğuracaktır.»
Hitabesi uzun uzun alkışlanan Refik Koraltan,
Başvekil Adnan Menderes'in Almanya seyahatinden bahisle:
«Hükümet Reisimiz Almanyadan muazzam bir netice ile
dönmüştür. Burun mıntıkâsını yakında bütün hayatımızda göreceğiz»
demiştir.
Meclis Reisimizin bu sözleri de sürekle alkışlanmış
ve coşkun, tezahürata vesile olmuştur.
Yüze yakın bir otomobil kafilesinin, başında bulunan
Büyü Millet Meclisi Reisimiz, Mersine 70 kilometre mesafede bulunan Gülek
Bucağında da parlak bir şekilde istikbal edilmiştir. Köyü baştan başa
bayraklar ve yeşil dallarla süslemiş olan Gülek. halkı Koraltanın otomobili
önünde bir kurban keserek «Bu adağımız yurda ve millete yeni uğurlar getirsin.»
demişlerdir.
Saat 17 sıralarında Tarsusa gelinmiş ve muazzam bir
karşılama yapılmıştır. Koraltanı taşıyan otomobil, vatandaşlarla tıklık
tıklım dolmuş olan caddede hareket imkânını bulamadığından Meclis Reisimiz
halkın arasında yaya yürüyerek hükümet binası önüne gelmiştir. Burada
toplanan, binlerce Tarsuslunun çiçek yağmuruna tutulmuştur. Sık sık yükselen
«yaşa varol» seslerini «İçel'in muhterem. Koral tanı hoş geldin» sesleri takip
etmiştir.
Cemal Zühtü Aysan izahatına şöyle cevap etmiştir:
1940 senesine kadar Havza'da bütün .Kömür madenleri
hususî şahıslar ve şirketler tarafından işletilmiş ve ancak bu tarihten sonra
tevhid edilerek Etibank'ın idaresine verilmiştir. Umumî istihsalât bundan sonra
muhtelif miktarlarda artmış ve 1949 senesinde tuvenan olarak dört milyon J.81
bin tonu bulmuştur.
Bu miktar 1950 yılında 4 milyon 360 bin, 951 de 4
milyon 729 bin, 1952 de 4 milyon 846 bin, 953 de 5 milyon 654 bin ve nihayet
954 senesinde 5 milyon 750 bin tonu bulmuştur.
Umum Müdür bundan sonra 965 yılma kadar hazırlanmış
ve tatbikatına geçilmiş olan Amenejman plânını izah etmiş ve demiştir ki:
Her gün artmakta bulunan memleket ihtiyacını
karşılıyabilmek için Havza'da istihsalâtı arttırmak ve yeni kömür rezervleri
bulmak üzere bir amenajman plânı hazırlanmış, bunun tatbikatına, bütün imkânlardan
istifade edilerek devam olunmaktadır.
Amenejman plânına göre Ereğli Kömür İşletmeleri
faaliyeti Ereğli-Zonguldak ve Çatalağzı olarak üç grupta ele alınmış
bulunmaktadır. Bu bölgenin bugünkü istihsali günde 1100 tondur. Amenejman
plânının tatbikinden sonra bu miktar günde 3 bin tona Çıkacak ve Ereğli
limanında yapılmasına karar verilen tahmil ve tahliye tesislerinin ikmalinden
sonra istihsal edilen kömür buradan nakledilecektir.
Zonguldak grubu Asma-Dilâver-Kozlu ve Cavdamarı
olarak ayrılmıştır. Plânın tatbikinden sonra burada hâlen günde 5500 - 6000
ton olan istihsalât tuvenan olarak 12 bin tona çıkarılabilecektir.
Gelik ve Karadan bölgelerinin dahil bulunduğu
Çatalağzı grubunun günlük istihsali ise yeni tesislerin tamamlanmasıyla günde
onbin tonu bulacaktır.
956 yılma kadar ikmali karalaştırılmış bulunan
Havza amenejman plânının tabiki için 400 milyon lira
sar-fedilecektir. Bu miktarın bugüne kadar 250 milyon liralık kısmı kullanılmış
ve tesislerimizin mühim kısmının siparişi yapılmıştır.»
Umum Müdür, «çalışmalarımız önümüzdeki iki sene
zarfında Zonguldağın cehresini tamamiyle değiştirecek mahiyettedir. » demiş ve
sözlerini bitirmiştir.
Bundan sonra Basın Mensuplarına işletmenin
mütehassısları tarafından etraflı izahat verilmiştir. Bu izahata göre hâlen,
kömür rezervlerimizin miktarı 500 milyon ile 1 milyar ton arasında tahmin
edilmektedir. Memleketimizi, senede 10 milyon ton istihsalin hitamından evvel
yeni kömür rezervlerine doğru gidilmesi de kararlaştırılmış olup hâlen
Amasra, Azdavay, Pelit ovası ve Sögütözü bölgelerinde bugünden arama
faaliyetine geçilmiş ve sondajlara başlanılmıştır.
Bu arada kömürün istihsalinden satılışı durumuna
getirinceye kadar geçirdiği safhalar izah edilmiş ve müteakiben amenejman
plânına göre tâyin edilmiş olan bölgelerde bugüne kadar ikmal edilmiş' ve
edilmekte olan lâvvarlar, açılan kuyular ve tamamlanan tesisler hakkında
izahat verilmiş ve Çatalağzı gurubunun 955 sondajlarına doğru yeni
tesisleriyle faaliyete geçirildiği bildirilmiştir.
Amenejman plânının tatbikinden sonra halen bütün
bölgelerde tatbik edilmekte olan üç vardiya ile çalışma usulü iki vardiyaya
indirilecek ve bu suretle işçi sayısından tasarruf yapılmış olacaktır.
Buna mukabil her gün daha modern cihazlarla teçhiz edilmekte olan
Havza'nın istihsali büyük mikyasta artmış olacaktır.Bundan sonra
memleketimiz kömür istihsalinin de istihlâke
kâfi gelmediğine ve bunun sebeplerine dair gazeteciler
tarafından sorulan sualler cevaplandırılmış, ve her gün biraz
daha artmakta olan kömür istihlâkinin yeni tesislerin
tamamlanmasiyle büyük bir kısmının karşılanabileceği bildirilmiştir.
Son olarak henüz gelmemiş olan bir kısım malzemenin
yeni anlaşma ge işaret eden alâkalılar bu malzemenin memleketimize gelmesiyle
çalışmaların hızlandırılabileceğini ve istihsalin artacağını belirtmişlerdir.
Öğleden sonra basın mensuplarına ocakların bulunduğu mıntıkalar gezdirilmiş ve
çalışmalar hakkında mahallinde izahat verilmiştir.
— Ankara :
Bremende neşredilmekte olan «Bremer Nachrichten»
gazetesinin 12 Ekim tarihli nüshasında aşağıdaki makale yayınlanmıştır:
«Geçen hafta Bonn'da nihayete eren Türk-Alman
konuşmalarından sonra, bu müzakerelerin ana mevzuunu teşkil eden meseleler
hakkında ve bilhassa Federal A7maJiyanın, Türkiye'ye bir kredi açacak ve ayni
zamanda bu memleketin kurulmakta olan büyük sanayi tesislerine sermaye koyacak
durumda olup olmadığı sualleri üzerinde, Federal Almanyanın Ankara Büyük
Elçisi Dr. Wilhelm Haas gazetemize bir beyanat vermiştir:
Büyük Elçi Dr. Haas'ın ifadesine göre Türkiyenin
borcu 1954 şubatı sonun da 14.3 milyon dolara düşmüş bulunmaktadır. Bu hale göre
Türkiye, Federal Almanya'ya olan eski borçlarının mühim bir kısmını ödemiştir
ve bu borcun Ödenmesinde, bilhassa Başvekil Adnan Menderes'in göstermiş olduğu
yakın alâka zikre değer.
Türkiye Federal Almanya'ya bu eski ticaret borçlarını
ödemek için, o kadar samimî hareket etmiş ve dövizinin darlığına rağmen bu
borç ödeme işine o kadar sadık kalmıştır ki, bunun belirtilmesi lâzımdır.
Büyük sayıda ve kuvvetli bir mütelassız kadrosundan
teşekkül eden Türk Delegasyonu ile Bonn'da yapı-.an müzakerelerde, bilhassa
Alman endüstrisinin kalkınmakta bulunan rürk endüstrisine ne kadar kuvvetle
iştirak edeceği meselesi üzerinde durulmuştur. Ziraatın
modernleştirilmesi mevzuu ve keza ziraî inşalar şimdiki ikinci plâna alınmış
ve bunlara, mukabil kömür, çelik ve krom gibi yeni endüstri tesislerinin ve
liman inşasının süratle kurulması ve liman inşasına hız verlîmsi yoluna gidilmiştir.
Türkiye bu durumu ile, Alman, sermayesi ve kredisi için arzu edilecek bir
memleket olmuştur. Başvekil Menderes, bir işbirliğine gidildiği takdirde,
Almanyanın Türkiyede iktisadî bakımdan bir köprübaşı teşkil edeceğini
söylemiştir. Dr. Haas bu durumu şöylece daha vazıh bir şekilde belirtmektedir:
«Şimdi kredi tehlikesini bertaraf edecek Alman sermaye kudreti ile politikamız
bakımından sıkı işbirliği yapmak mecburiyetinde olduğumuz kuvvetli Türkiye
arasında bu ekonomik münasebetlerde bir sentez bulmak zorundayız.»
Türkiye ile ticarî münasebetlerde kredi tehlikesi,
esasında transfer tehlikesidir. Büyük Elçi Dr. Haas, Türkiye'nin bugünkü
iktisadî kalkınmasının sürati dolayısiyle, satmalma gücünün, ve halktaki ödeme
gücünün artığını ve şayet Federal Almanya endüstrisi kendi organik iktisadî
sistemi ile bu, iktisadî kalkınmada yer alınsa, durumun daha kuvvetleneceği ve
sıhhat kazanacağını sözlerine ilâve etmiştir.
Tabii bu mevzu üzerinde, ayni zamanda son senelerde
gittikçe inkişaf eden Türk-Alman-politik ve Sosyal münasebetleri de büyük bir
rol oynayacaktır. Dr. Haas, şurada burada ortaya çıkan güçlükleri, «geçici krizler»
olarak vasıflandırmış ve modern bir iktisadî hayat kurmakta olan her memlekette
bu nevi «kriz» lerin mevcut bulunacağım tebarüz ettirmiştir.
Bugünkü Türkiyenin envestisman programı sağlamdır ve
bundan dolayı da Türkiye Batı emniyet sisteminde kuvvetli bir faktör olmuştur.
Bu at temposundan dolayı onu tenkid etmemleketin iktisadî inkişafındaki sürmek
pek doğru sayılmaz. Almanya bugün Türkiye ile ticarî münasebetlerinde belki
bazı güçlüklere uğramıştır. Fakat Kasım ayında Ankarada devam edecek olan
konuşmalarda, durum yeniden gözden geçirilip bir müsbet neticeye varılacaktır
ki, bu da ancak Federal Almanya kuvvetli sermayesini ve ticarî kredisini
Türkiye'ye gönderdiği takdirde olur.
25 Ekim
1954
— Antakya :
Büyük Millet Meclisi Reisi Refik Koraltan bugün
İskenderundan Antakya'ya gelmiş, Taşköprü ile Kız Sanat Enstitüsü arasındaki
şoseyi baştan başa da durmuş olan Antakyalılar tarafından hararetli
tezahürlerle karşılanmıştır.
Halkın alkışları arasında yürüyerek Belediye
meydanına kadar gelen Meclis Reisimiz Hataylılara hitaben bir konuşma yapmış
ve teşekkürlerini ifade etmiştir.
Hatayın acı günlerine de kısaca temas ederek bütün
Hataylıların müşkül anlarda nasıl yiğit bir ruhla mücadeleye atıldıklarını
belirten Koraltan, sözlerini şu cümlelerle bitirmiştir:
Hataylıları, onların vatan sevgisini, tarihe
bağlılığını ve vefakârlıklarını pek iyi bilirim. 1950'den bu yana devlet ve
hükümet olarak memlekete yapığımız hizmetler meyanında eğer Hataya da hizmetler
yapabildiksek, buna vazifemiz olarak zaten mecburduk. Bununla asla
öğünmiyeceğiz. Çok daha çalışmak, memlekete daha çok faydalı olmak milletimizin
saadet yolunun genişletmek, geniş hamlelerle bu mübarek topraklarda yeni
eserler meydana getirmek arzu ve kararı, tek meşgalemizdir. Memleket kalkındırmanın
ne demek olduğunu irfanı geniş Antakyalılar elbette takdir ederler. Hatayın
da bütün meseleleri programlaştırılmış, sıraya konulmuş ve işe başlanmıştır.
Yakın senelerde yepyeni bir Hatay, mamur, bugünkünden daha müreffeh bir Antakya
meydana gelecektir. Buna hepimiz inanıyor ve inanlı insanlar olarak
mefkuremizin geniş ufuklarına doğru ilerliyoruz. Milletimizin aklı selimi,
vefası, idraki ve adesi rehberimizdir.
B. M. M. Reisi Refik Koraltan, yarın öğleden sonra,
Adana'ya müteveccihen şehrimizden ayrılacaktır.
— Ankara :
Nafıa Vekâletinden aldığımız malûmata göre, 1953
senesinde Antalya vilâyetinde yapılan nafıa işleri şunlardır:
239 kilometre yol tesviye, 139 kilometre yol
kaplama, 37 adet köprü yapılmış, 65 adet köprü ve menfez tamir edilmiştir. Bu
işler için 1.075.097 lira sarf edilmiştir.
j.953 senesi içinde 140 köyün suyu getirilmiş, 30
köye boru malzemesi ihzar edilmiş ve bu işler için 875.282 lira sarfedilmiştir.
1954 senesinde suyu getirilmek üzere 128 köy üzerinde
çalışmalara devam e-dilmektedir.
1953 senesi içinde 22 bina inşaatı bitirilmiş, 1954
senesinde tamamlanmak üzere bazı inşaatlara devam edilmektedir. Bu işler için
573.343 lira sar-İ edilmiştir.
Şu hale göre, 1953 senesinde Antalya vilâyetinde
nafıa işleri için 2.528.922 lira sarfedilmiştir.
27 Ekim
1954
— Ankara :
Üniversiteler arası kurul bu sabah saat 10.30'da dil
ve tarih coğrafya fakültesinde. Maarif Vekili Celâl Yardımcının
başkanlığında toplanmıştır.
Kurulun bugünkü toplantısına , İstanbul Üniversiteleri
ile İstanbul Teknik Üniversite rektörleri ve bu üniversitelere bağlı
fakülteler dekanları, senato mümessilleri ve Ankara Üniversitesi genel
sekreteri katılmıştır.
Akşam saat 19'a kadar devam eden üniversiteler arası
kurulda, Maarif Vekâletinin teklifi üzerine, bir dersten olgunluk imtihanında
kalmış öğrencilerin üniversiteye kabulleri işi görüşülmüş ve devam eden uzun
müzakerelerden sonra olgunluktan bir dersten sınıfta kalmış öğrencilerin
üniversiteye kabul edilmelerine karar verilmiştir. 1500'e yakın talebenin
üniversiteye alınmasını temin edecek olan bu karara göre, öğrencilerin
kaldıkları dersten ilerde imtihan vermeleri lâzımdır. Bu kararın öğrenciler
arasında büyük memnunluk uyandırdığı öğrenilmiştir. Ayni zamanda yine hükümetin
teklifi ile halen fakültelere alınmış olan talebe miktarının arttırılması ve
üniversiteye daha fazla talebe alınması hususu da görüşülmüş ve halen alınmakta
olan öğrencilerden fazla olarak daha ne miktar öğrenci alınabileceğinin tetkik
edilmesi için üniversiteler arası kurulan 8/Kasım/1954 de İstanbulda
toplanmasına karar verilmiştir. Gelecek toplantıda, üniversiteler arası
kurulun üniversitelere daha fazla miktarda talebe almak için büyük gayret
göstereceği ve memleket irfanına daha geniş çapta hizmette bulunacağı haber
alınmıştır.
28 Ekim
1954
— Ankara :
Cumhuriyetin 31'inci yıldönümü münasebetiyle
hükümetimizin davetlisi olarak Libya Hükümeti Millî Müdafaa Vekili Ekselans Halim
Gulal refakatinde Başkumandan Albay Süleyman El Genahi, Mebus Mehmet Ezzekâr,
Mebus Halife El Kadir ile hususî kalem Müdürü Mehmet El Hatip olduğu halde
bugün saat 12'de uçakla Ankara'ya gelmiştir.
Libya Millî Müdafaa Vekili Ekselans Halim Gullal,
Etimesgut sivil hava meydanında, Millî Müdafaa Vekili Ethem Menderes, Erkânı
Harbiyei Umumiye Reisi Orgeneral Nurettin Baransel, Generaller, Kara. deniz ve
Hava Kuvvetleri Kurmay Başkanları, Garnizon ve Merkez Kumandanları, Erkânı
Harbiyei Umumiye Protokol Şubesi Başkanı, Temsil Bürosu Başkanı ve Libya
Elçiliği mensupları tarafından karşılanmıştır. Bu arada başta bando île bir
ihtiram kıtası selâm resmini ifa etmiş ve bando Türk İstiklâl Marşını
çalmıştır.
İhtiram kıtasını teftiş eden Libya Millî Müdafaa
Vekili ve diğer zevat hava meydanından, Ankara'daki misafirlikleri müddetince
ikamet edecekleri Ankara Palasa gitmişlerdir.
29 Ekim
1954
— Ankara :
Reisicumhurumuz Celâl Bayar bugün saat 11.30'da aziz
Atatürk'ün Anıt— Kabrini ziyaret ederek tazim duruşunda bulunmuş ve kabre bir
buket koymuştur.
Saat 11.30'da Başvekil Adnan Menderesle birlikte
Anıt-Kabre gelen Reisicumhurumuza bu ziyaretleri esnasında Büyük Millet Meclisi
Reisi Refik Koraltan, Büyük Millet Meclisi Reis Vekilleri, Devlet Vekili Başvekil
Yardımcısı. Vekiller, Riyaseti Cumhur Umumî Kâtibi ve Hususî Kalem Müdürü,
bazı mebuslar. Başvekâlet Müsteşarı,. Erkânı Harbiyei Umumiye birinci ve ikinci
Reisleri, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri kumandanları, yüksek askerî şûra
üyeleri, temyiz mahkemesi, şûrayı devlet, divanı muhasebat reisleri, Ankara
Üniversitesi Rektörü, Hariciye Vekâleti Umumî Kâtibi, Demokrat Parti Meclis
Grupu Reisi, Emniyet Genel Müdürü, Ankara Valisi ve Belediye Reis Vekili,
Garnizon ve Merkez Kumandanları refakat etmekte idiler. Reisicumhurumuzun
Anıt-Kabre geliş' ve ayrılışlarında bir ihtiram kıtası selâm resmini ifa
etmiştir.
— Ankara :
Cumhuriyetin 31'inci yıldönümü münasebetiyle bugün
şehir hipodromunda parlak bir geçit resmi yapılmıştır..
Reisicumhurumuz Celâl Bayar, Büyük Millet
Meclisindeki tebriklerin kabulünden sonra yolları daha sabahın erken
saatlerinden itibaren hıncahınç doldurmuş bulunan Ankaralıları şiddetli
alkışları ve coşkun tezahürleri arasında saat I4'te hipodroma vasıl olmuş ve
burada da vatandaşların hararetli muhabbet tezahürler iyi e karşılanmışlardır.
Reisicumhurumuz Celâl Bayar refakatinde Erkânı
Harbiyei Umumiye Reisi Orgeneral Nurettin Baransel ve merasim kumandanı ile
başyaver ve yaverleri olduğu halde hipodrom yolunu ve civarı dolduran
yüzbinlerce vatandaşın alkışları «Yaşa, varol, sağol» nidaları arasında açık
bir otomobil ile merasim yerine dahil olmuş ve yerlerini almış bulunan askerî
birliklerle izcilerimizi teftiş etmiştir.
Reisicumhurumuz teftişi müteakip şeref tribününe gelmiş
ve bu arada Millî Türk Talebe Birliği Başkanı Kâmutan Evliyaoğlunun bizzat,
Atatürk'ün Türk gençliğine hitabesiyle meydana getirdiği bir portresi
kendilerine takdim edilmiştir.
Ankara Vali ve Belediye Reis Vekili Kemal Aygün'ün
derdiği izahattan sonra sayın Reisicumhurumuz Türk gençliğinin Atatürk'e
bağlılıklarından dolayı duyduğu bahtiyarlığı veciz cümlelerle ifade etmiş ve
Türk gençliğine selâm ve sevgilerinin iletilmesine Millî Türk Talebe Birliği
Başkanını vazifelendirmiştir.
Bu esnada şeref tribününde Büyük Millet Meclisi Reisi
Refik Koraltan. Başvekil Adnan Menderes, İcra Vekilleri Heyeti Erkânı Harbiyei
Umumiye Reisi, Kara, Beniz ve Hava Kuvvetleri Kumandanları, Başvekâlet Müsteşarı,
Ankara Valisi ve Belediye Reis Vekili de yerlerini almış bulunuyorlardı.
Diğer taraftan mebuslar, kordiplomatik ve protokola
dahil zevat da kendilerine tahsis edilmiş olan tribünlerde hazır
bulunuyorlardı.
Hükümetimizin davetlisi olarak memleketimize gelmiş
bulunan Libya Millî Müdafaa Vekili Ekselans Halim Gulal ve maiyeti erkânı ile
Nato Güney Avrupa kuvvetleri başkumandan vekili ve aynı zamanda Güney Avrupa
Hava Kuvvetleri Kumandanı Hava Korgenerali Cragie ve Nato Güney-Doğu Avrupa
Kara Kuvvetleri Kumandanı Korgeneral Paul Kendall ile Hava Kuvvetleri Kumandanı
Tümgeneral Eaton da şeref tribününde yer almışlardı.
Reisicumhurumuz Celâl Bayar şeref .tribününde
göründükleri zaman hipodromu dolduran muazzam kalabalık sayın Bayar'a coşkun
tezahüratta bulunmuş ve şiddetle alkışlamıştır.
Saat 14.30'da bandonun çaldığı ye hep bir ağızdan
söylenen İstiklâl Marşının dinlenmesini müteakip geçit resmine başlanmıştır.
Merasime iştirak edecek birlikler, karargâhı ve sancaklarıyla beraber geçite
başlamış, bunları takiben önde bayrak ve flama kıtası olduğu halde kız ve
erkek izcilerimiz ve yavru kurtlar alkışlar arasında şeref tribününün Önünden
geçmişlerdir.
İzcileri tarihî kıyafetleriyle ve mızıkalariyle
mehter takımı, yeniçeriler, leventler ve sipahiler halkın coşkun alkışları
arasında merasim geçişini yapmışlardır. Daha sonra askerî birlikler geçit
resmine başlamış ve sırasiyle Harp Okulu alayı, piyade alayları, Hava Harp
Okulu alayı, deniz alayı, süvari alayı, mürettep motorlu tugay, zırhlı tugay
başta sancakları olduğu halde halkımızın alkışları arasında şeref tribününün
önünden geçmişlerdir. Askerî birliklerin geçişinden sonra Kızılay Derneği bey
az-kırmızı çiçekler le süslenmiş ve temsilî şekilde melekleri ihtiva eden bir
araba olduğu halde geçite katılmış ve heyecanla alkışlanmıştır.
Geçit resmi sırasında jet uçaklarımızdan müteşekkil
filolar havada törene iştirak etmiş ve gösterilerde bulunmuştur.
Geçit resmi saat 16.30'da sona ermiştir.
Reisicumhurumuz Celâl Bayar geçit resminden sonra
hükümetimizin davetlisi olarak Ankara'da bulunan dost Libva Millî Müdafaa
Vekili Ekselans Halim Gulal'ı şeref locasında kabul etmişti Bu kabul esnasında
Millî Müdafaa Vekili Ethem Menderes hazır bulunmuştur.
Reisicumhurumuz daha sonra Nato Gün Avrupa Kuvvetleri
Başkumandan vekili ve Nato Güney Avrupa Hava Kuvvetleri Kumandam Hava Korgenerali
Cragie ile Nato Güney Doğu A.vrupa Kara Kuvvetleri Kumandanı Korgeneral Paul
Kendall ve Hava Kuvvetleri Kumandanı Tümgeneral Eaton'u şeref locasında kabul
etmiştir. Bu kabulde de Amerikan askerî yardım heyeti Başkanı Tümgeneral Sheppart
ile deniz grupu Başkanı Amiral Hughes hazır bulunmuşlardır.
Geçit töreninden sonra bütün Ankaralılar göğüsleri
büyük bir İftihar ve gururla dolu olarak hipodromdan ayrılmışlardır.
30 Ekim
1954
— Ankara :
Ankara'nın başkent oluşunun 31'inci yıldönümü
münasebetiyle vilâyet ve belediye tarafından hazırlanan (Bu şehrin hikâyesi)
adlı sergi, bugün saat 17'de merasimle açılmıştır.
Merasimde Büyük Millet Meclisi Reisi Refik Koraltan,
Adliye ve Millî Müdafaa Vekilleri, Mebuslar, Erkânı Harbiyei Umumiye Reisi,
Fakülte Dekan ve Profesörleri, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Kumandanları,
Vekâletler, Vilâyet ve Belediye Erkânı, Generaller, diğer sivil ve askerî
erkân ile basın mensupları ve seçkin bir davetli kitlesi hazır bulunmuştur.
31 Ekim
1954
— Ankara :
Cumhuriyetin 31'inci yıldönümü münasebetiyle
hükümetimizin davetlisi olarak Ankara'da bulunan Libya Hükümeti Millî Müdafaa
Vekili Ekselans Halim Gulal ve refakatindeki heyet şerefine Hariciye Vekilimiz
Prof Fuad Köprülü tarafından bugün saat 13'te Hariciye köşkünde bir öğle yemeği
verilmiştir.
Bu yemekte Millî Müdafaa Vekili Ethem Menderes,
İstanbul Mebusu Ali Fuat Cebesoy, İzmir Mebusu Cihat Baban, Riyaseticumhur
Kâtibi Umumisi Haydar Görk, Başvekâlet Müsteşarı Ahmet Salim Korur, Erkânı
Harbiyei Umumiye Reisi Orgeneral
Nurettin Baransel, Erkânı Harbiyei Umumiye İkinci
Reisi Korgeneral Rüştü Erdelhun, Riyaseticumhur Başyaveri Kurmay Albay Refik
Tulga, Yarbay Ulaş Yarbay Barlas, Hariciye Vekâleti İkinci Daire Müdür Vekili,
Hariciye Vekâleti Hususî Kalem Müdürü, Hariciye Vekâleti Protokol Umum Müdürü,
Libya Sefiri ve sefaret erkânı hazır bulunmuştur.
— Ankara :
Cumhuriyetimizin 31. nci yıl dönümü. münasebetiyle,
hükümetimizin davetlisi olarak Ankara'da Libya Hükümeti Millî Müdafaa Vekili
Ekselans Halim Gullal, memleketimizi ziyareti hakkındaki intihalarını Anadolu
Ajansı muhabirine şöyle ifade etmiştir:
Türk hükümetinin davetlisi olarak, heyete dahil
arkadaşlarımla beraber Türkiyenin büyük Cumhuriyet bayramını kutlamak üzere
Ankaraya gelmiş bulunuyoruz. Kardeş Türkiyeye olan bu ziyaret, gerek benim ve
gerekse arkadaşlarım için büyük bir şeref vesilesi olmuştur. Türk
bayramlarında, Libya bayramlarında duyduğumuz hisleri aynen duymaktayız.
Bu ziyaretimizde başta Reisicumhurunuz Ekselans
Celâl Bayar Hazretleri olduğu halde, devlet ricalinden ve
Türk halkından gördüğümüz hüsnü kabul karşısında, kendimizi
memleketimizde ve vatandaşlarımız arasında, hissettik.
Türkiyenin askerî, iktisadî, içtimai,, kültürel ve
diğer sahalarda göstermiş, olduğu ilerlemelerden büyük bir iftihar duyuyoruz.
Bunları bizzat görmek, bizim için ayrıca memnuniyeti mucip olmuştur. Türkiyenin
kuvvetli olması bizi de kuvvetlendirir. Türk ordusunun kuvvet ve azameti karşısında
hayranlık ve aynı derecede iftihar duyduk. İki kardeş millet arasındaki
karşılıklı bağlılık ve itimada istinat eden bu dostluğun ,eski bir mazisi
vardır.
Bu dostluk istikbalde de ilelebet devam edecektir.
Biz hiç bir zaman Libya toprakları için akıtılan Türk kanlarının
kıymetini unutmadık. Türk İstiklâl Harbinde ve diğer sahalarda Türkiyenin
dâvaları için Libyanın gösterdiği fedâkârlıklar da unutulmaz Tarihi ve
kültürel bağlarla birbirine bağlı olan Türk ve Arap milletlerinin daha sıkı
surette bağlılıklarım büyük bir arzu ile beklemekteyiz.
Başta Reisicumhur Ekselans Celâl Bayar Hazretleri ile
devlet ricaline ve Türk milletine bize karşı gösterdikleri alâkadan dolayı
teşekkürlerimizi tekrar eder, Allahtan Türkiyenin mesut ve müreffeh olmasını
dilerim.»
Libya Millî Müdafaa Vekili Ekslâns. Halim Gullal ve
refakatindeki heyet, yarın akşam İstanbul'a gitmek üzere Ankaradan hareket
edecek, ve İstanbul'da üç gün kaldıktan sonra memleketimizden ayrılacaktır.
Sual — Kıbrıs meselesi üzerinde ne düşünüyorsunuz?
Cevap — Ben bir askerim ve Kıbrıs hakkındaki sualiniz
beni değil, politikacıları ilgilendirir. Kıbrıs, Nato ile ilgili değildir.
Mareşal Montgomery, basın konferansını müteakip
Türkiye radyolarının
yabancı memleketlere yapmakta olduğu kısa dalga
neşriyatı için kendi sesiyle su beyanatı vermiştir:
«Türkiye'ye yaptığım her seyahatten daima memnun
kaldım. Türkiye içinde yapmış olduğum seyahatler dolayisiyle bu memleketi gayet
iyi tanıyorum. Türk sivaset adamları ve kumandanlariyle gayet dostane görüşmelerde
bulundum- neticelerinden çok memnunum. Her noktada anlaşmaya varmış
bulunuyoruz.
Yarın Türkiye'den ayrılacağım. Nato ile ilgili olarak
bir çok seyahatler yapmam icap etmektedir. Bu seyahatlerin geniş bir saha
kaplamakta olduğundan Önümüzdeki seneden evvel bir kere daha Türkiyeye
gelebileceğimi tahmin etmemekteyim. Türkiye'de herşeyin iyi gitmekte olduğunu
belirtmek isterim.
Türkiyeye her gelişimde siyaset adamlarına ve
kumandanlarına onlara ne gibi bir hizmette bulunabileceğimi sormaktayım ve
daima emirlerine amadeyim.»
Maarif Vekilinin beyanatı:
9 Ekim 1954
— İstanbul:
Maarif Vekili Celâl Yardımcı beraberinde Meslekî ve
Teknik Öğretim Müdürü Tarık Aksal olduğu halde bu sabah trenle şehrimize
gelmiştir.
Maarif Müdürlüğünde gazetecilere muhtelif mevzular
hakkında izahat veren Vekil, şunları söylemiştir:
«Lise olgunluk imtihanlarında tek dersten sınıfta
kalmış olan talebeler hakkında vekâletçe yeni bir karar almış bulunuyoruz.
Aldığımız bu karara göre, olgunluk imtihanında bir dersten sınıfta kalan
talebeler, ileride o dersin imtihanını vermek şartiyle vl bir defaya mahsus
olmak üzere üniversiteye devam edebileceklerdir. Bittabi bu durumda olan
talebelerin üniversiteye kabulü keyfiyeti, üniversite idarelerine ait olduğu
için, bu cihetin üniversiteler arası kurulda görüşülmesi, Maarif Vekilliğince
İstanbul Ankara ve Teknik Üniversite Rektörlüklerine yazılmış bulunuyor. Üniversiteler
arası kurulan bu ayın 27'sinde Ankara'da toplanacağım ümit ediyorum. Aldığımız
karar, bu toplantıda müzakere edilecektir.»
Atatürk Üniversitesinin kuruluşu hususunda
tetkiklerde bulunan kan İlim heyetinin dört gün sonra Ankara'ya dönmesini
müteakip son görüşmelerin başlıyacağını söyleyen Vekil, konuşmasına devam
ederek dermiştir ki:
«Eskişehir, İstanbul ve İzmir'de açılmasına karar
verilen İngilizce tedrisat yapacak okulların bütün hazırlıkları en çok bir
buçuk ay sonra sona erecektir. Okullar erkek talebelere mahsus ve yatılı
olacaktır. Okulların bina; işleri halledilmek üzere bulunduğu gibi, tedrisat
başladığı anda da bütün. Öğretim kadrosu tamamlanmış olacak ve her okul 100-200
talebe alacaktır.
Bu liselerden başka Ankara'da bir de «Şehir ve köy
kalkınması, mimarî fakültesi» kurmağa karar verdik. Fakülte şehir ve köylerde
kurulacak r^smî, hususî her çeşit binaların en son modern telâkkilere uygun
olarak. yapılması ile diğer köycülük ve şehircilikle ilgili bütün hususlardaki
esasları, tedris programına alacak bir müessese olacaktır. Bu fakülte hakkında
tetkiklerde bulunmak üzere iki kişilik bir Amerikalı ilim heyeti bir hafta
evvel memleketimize geldi. Bu iki mütehassısın da iştirakiyle teşkil edeceğimiz
komisyon, 21 ekimden itibaren çalışmalarına başlayacaktır.»
Sanat okulları, liseler ve orta okullara olan ihtiyaç
mevzuunda alınacak tedbirler hakkında da Vekil şunları söylemiştir:
«Lise, ortaokul, sanat enstitülerine karsı duyulan
ihtiyacı tam mânasiyle karşılamak üzere ciddî surette teşebbüse geçildi. Bu
husustaki bütün tedbirler gelecek sene alınmış olacak ve talebeler sıkıntılı
durumda bırakılmıyacaktır.»
Diğer taraftan aldığımız malûmata göre, olgunluk
imtihanında bir dersten kalan talebelerin durumu hakkında Maarif Vekilinin
Teknik Üniversiteye gönderdiği yazı, pazartesi günü müzakere edilecektir.
İşletmeler Vekili Fethi Çelikbaş 'ın beyanatı:
9 Ekim 1954
— İstanbul:
Vekâletlerarası prodüktivite komitesi sanayii sevk ve
idare ve geliştirme merkezi ve İstanbul sanayi odasına bağlı prodüktivite
komitesi tarafından İstanbul'da tertiplenmiş olan sevk ve idare seminerlerinin
kapanışı dolayısiyle yapılan toplantıda İşletmeler Vekili Fethi Çelikbaş,
aşağıdaki beyanatta bulunmuştur:
«Muhterem Amerikalı dostlarımız, değerli
arkadaşlarım,
Huzurunuza, konuşmak için gelmemiştim. Tertip
heyetinde çalışan arkadaşların İsrarı üzerine, ben de hakikaten bu vesile ile
düşündüklerimi kısaca belirtmek istiyorum.
Seminerler bir ziyafet karakterinde cereyan etti. Hiç
şüphesiz İştirak edenlerin hepsi kendi düşünüş ve telâkkilerine göre bu
ziyafetten hisselerini aldı. Şahsen ben bir sanayi erbabı değilim. Fakat espri
itibariyle hakikaten sanayici arkadaşlar kadar dâvalarının davacısı olarak
kendi hissemi aldığımı zannediyorum.
Bu seminerlere iştirak ederken bazı arkadaşların
yadırgadıkları hususlar belki oldu.Amerikalı sanayicilerle işbirliğindeki
istifademiz de elbette ki kendi şartlarımıza göre meseleyi ele alış tarzımıza
ve onların hallinde bulacağımız tedbirlere bağlı olacaktır.
Bilhassa Mister Lawson'un konuşmalarına karşı kendi
görüşümü de belirtmek isterim. Biz memleketimizde sanayicilerimizi hakikaten
fevkalâde çalışkan, azimkar ve sebatlı, binbir müşkilât içerisinde dertlerini
halletmek tedbirlerinde tereddüde düşmeyen, yılmayan bir avuç kahraman görüyoruz,
son üç senede sanayici arkadaşların gerçekleştirdiği eserler, hakikaten bütün
Türk milletinin iftiharını mucip olacak kadar azametlidir, arkadaşlar.
Sınaî meselelerde, tertip heyeti başkanının da ifade
ettiği veçhile, hele organizasyon mevzuunda üstünlüklerini isbat eden
dostlarımız, Amerikalıların tecrübelerinden, bilgilerinden elbette ki istifade
edeceğiz.
İlk günlerden itibaren prodüktivite komitesinin
kuruluşundanberi Ankara'da çalışan Türk merkezî heyetiyle Amerikan yardım heyeti
arasındaki müsmir, feyizli işbirliğini çok yakından takip etmekteyiz.
Bu işbirliğinin hakikaten yapıcı unsurları olarak
Amerikan yardım heyeti ile Türk vekâletler arası sınaî sevku idare ve prodüktivite
heyetinde çalışan arkadaşları, İstanbulda bu işi takip eden arkadaşlarımıza ve
bilhassa ben şahsen, şahısların da değerine çok inandığım için, bu islerin
bizim cebhemizden realize edilmesinde çok büyük gayretlerini yakından müşahede
ettiğim Başkan İktisat ve Ticaret Vekâleti Sanayi İşleri Umum Müdürü Ahmed
Cemil Conk'a, Müdür Nizameddin Elgül'e huzurunuzda teşekkür etmeyi zevkli bir
vazife bilirim. Mesaileri hakikaten takdire değer bir mesai olmuştur.
İstanbul'a bu gelişimde sanayi erbabımızın beni ümidimin çok fevkinde ve
arkadaşların heyecanına heyecan katacak alâkalarını görmenin verdiği bir huzur
içerisinde ayrıldığım ve emin olunuz ki, bu hava içerisinde İstanbul sanayi
erbabı devam ettiği takdirde gayet kısa zamanda İstanbul bugüne kadar haiz
olduğu sınaî ehemmiyeti kat kat geride bırakacak muvaffakiyetlere ulaşacaktır.
Hepinize teşekkürler ederim. Amerikalı arkadaşların
iyi intibalarla memleketlerine dönmelerini dilerim. Benim gibi bazı mevzularda
muayyen sahaları tetkik etmek isteyen arkadaşlarımız olursa kendilerinden
doküman talep ederek işlerine döndüklerinde bunları da göndermelerini rica
edeceğim. Burada kalan arkadaşlara da bu feyizli işbirliğinin devamım temenni
ederek sözlerime son veririm, hoşça kalın arkadaşlar.»
Başvekilimizin İstanbul radyosuna demeci:
9
Ekim 1954
—
İstanbul:(Anadolu Ajansının hususî
servisi:)
Başvekilimiz Adnan Menderes bugün Federal Almanyaya
yaptığı resmî ziyaretten avdetinde Yeşilköy hava meydanında seyahat
intibalarını soran İstanbul radyosuna şunları söylemiştir:
«Almanyaya ayak bastığımız andan itibaren ayrılıncaya
kadar Alman hükümetinin, devlet adamlarının ve Alman halkının hakkımızda
gösterdiği-hüsnükabul ve çok dostane muameleden dolayı çok müteşekkir olarak
memleketimize avdet etmekteyiz.
Almanyada memleketimize karşı büyük bir dostluk,
itimat ve muhabbet mevcut olduğunu söyleyebilmek bahtiyarlığına nailim.
Memleketimize ayak bastığım şu anda bütün vatandaşlarımıza en derin
hürmetlerimizi ve sevgilerimizi takdim etmek bizim için en zevkli bir vazife
teşkil etmektedir.»
Başvekilimizin Şansölye Adenauer'e telgrafı:
— İstanbul:
(Anadolu Ajansındı hususî servisi:)
Başvekilimiz Adnan Menderes, uçağımız Alman
hudutlarını aşarken federal Şansölye Doktor Adenauer'e şu telsizi çekmiştir:
Federal Almanya Şansölyesi Ekselans Doktor Adenauer
Bonn
Güzel memleketinizin hudutlarını aşarken Federal
Almanyanın muhterem-Reisicumhuru ile Ekselansınız ve kıymetli mesai
arkadaşlarınızdan ve ayrıca asil halkınızdan gördüğümüz samimî ve dostane
kabulün şükran hâtırasını arkadaşlarım ve şahsım adına bir kere daha ifade
etmek isterim,-. Bu ziyaretimizin memleketlerimiz arasında her sahadaki
işbirliğinin ve-şahsî dostluk bağlarımızın tekviyesine hizmet. etmiş olduğunu
itimat ve. sevgilerimle Ekselansınıza arzetmekle bahtiyarım,
Adnan Menderes
Trieste meselesinin halli münasebetiyle teati olunan
tebrik ve teşekkür telgrafları:
15 Ekim
1954
— Ankara:
Trieste meselesinin halli münasebetiyle
Reisicumhurumuz Celâl Bayar ile İtalya Reisicumhuru Luigi Einaudi arasında
aşağıdaki tebrik ve 'teşekkür telgrafları teati olunmuştur:
Ekselans Luigi Einaudi İtalya Reisicumhuru
Roma
«Dost ve müttefik İtalya ve Yugoslavya arasında
Trieste mevzuunda bir: anlaşmaya varıldığını öğrenmekle bilhassa bahtiyarım. Bu
anlaşmanın umumî sulhun ve bir dünya emniyetinin takviyesine ziyadesiyle hadım
olacağına kani bulunduğumu ekselanslarına en hararetli tebriklerimle birlikte
ifade etmek isterim.»
Celâl Bayar
İtalya Reisicumhurunun cevabî telgrafı: Ekselans
Bayar
Reisicumhur
Ankara
Trieste'nin İtalya'ya iadesi vesilesiyle göndermiş
olduğunuz nazik tebrik mesajında izhar buyurulan hissiyattan dolayı sahsım ve
memleketim adına ekselansınıza derin minnettarlığımı arzeder, milletler
arasında verimli bir sulh ve tesanüdün teessüsü hakkındaki temennilerinize en
hararetli şekilde iştirak eylerim.
Resm. tebliğ:
18 Ekim
1954
— İstanbul:
İrak Başvekili Nuri Said Paşa, Londradan memleketine
dönerken gayrı resmî şekilde İstanbul'a gelmiş ve Türkiye hükümetinin misafiri
olarak 9 ekimden 19 ekime kadar kalmıştır.
Bu ziyaret, başlangıcından sonuna kadar hassaten
İstanbul'da kalan Başvekil Adnan Menderes, Başvekil Yardımcısı Fatin Rüştü
Zorlu ve Hariciye Vekili Prof. Fuad Köprülü ile muhterem misafir arasında,
ikametinin muhtelif zamanlarında fikir müdaveleleri yapılmasına kıymetli bir
fırsat teşkil eylemiştir. İrak'ın Ankara Büyükelçisi İbrahim Alusi, Hariciye
Vekâleti Kâtibi Umumisi Nuri Birgi ve Türkiye'nin İrak'a yeni tâyin edilen
Büyükelçisi Muzaffer Göksenin'in de iştirak ettikleri bu çok samimi ve dostane
görüşmeler iki memleket arasındaki münasebetlere, Ortaşarktaki duruma ve bu
durum üzerindeki tesirleri nisbetinde milletlerarası siyasete talîlik etmiştir.
Türk ve İrak milletleri arasındaki kardeşliğin tabii
neticesi ve iki milletin yüksek menfaatlerinin muktezası bulunan Türk-Irak
dostluğunun her sahada faal ve sıkı işbirliği şeklinde tecelli etmesinin yalnız
iki memleket için değil, bilhassa Ortaşark için de çok hayırlı olacağı
hakikati gözönünde tutularak bunu temine matuf hedef birliği tebellür etmiştir.
Bugünkü şartlar muvacehesinde tecezzi kabul etmez bir
bütün teşkil eden cihan sulhu ve istikrarının teessüs edebilmesinin ancak,
Birleşmiş Milletler andlaşmasının ideallerine ve prensiplerine samimiyetle
bağlı milletlerin, onları topyekûn tahakkümü altına almak ve mevcudiyetlerini
yok etmek gayesini güdenlere karşı aralarında tanı tesanüt halinde ve gediksiz
bir müşterek emniyet cephesi kurmalariyle mümkün olabileceği hususunda mutabık
kalınmış ve böyle bir müşterek emniyet cephesinin tam müsavat şartları içinde
Ortaşarkta da kurulabilmesi için daha fazla gecikilmeden elbirliği ile
çalışmak gerektiği neticesine varılmıştır.
Başvekil Adnan Menderes, muhterem misafirine,
Türkiye'nin Arap devletleri hakkında beslediği halisane sevgi ve itibar
hislerini anlatmış ve Türkiye'nin bu devletlerin meşru menfaatlerine aykırı
olabilecek bir hattı hareket takip eylemesinin bizzat kendi menfaatleri
bakımından da bahis mevzuu olamıyacağı hususunda hükümeti namına her türlü
teminat vermeye amade bulunduğunu ifade eylemiştir.
Görüşmelerin çok samimî ve yapıcı mahiyetinden dolayı
yekdiğerlerine bahtiyarlıklarını ifade eden her iki Başvekil, şahsî temasları
devam ettirmek hususunda her fırsattan azamî istifade etmek kararlarını
müştereken ifade eylemişlerdir.
Muhterem misafir, Başvekil Adnan Menderes'i İrak'a
bir resmî ziyaret yapmaya davet eylemiş ve kendileri bunu memnuniyetle kabul
ederek sene başında bu ziyareti yapabileceğini ifade eylemiştir.
Başvekil Adnan Menderes'in Pakistan Başvekiline
gönderdiği telgraf:
19 Ekim
1954
— İstanbul:
Başvekil Adnan Menderes, Türkiye-Pâkistan dostane
işbirliği andlaşmasının tatbikatından olarak memleketimize görüşmeler yapmak
üzere gelen General Yahya Han riyasetindeki askerî heyeti Dolmabahçe sarayında
kabul buyurduktan sonra hâin Birleşik Amerikada bulunan Pakistan Başvekili
Mehmed Ali'ye aşağıdaki telgrafı göndermiştir:
Ekselans Mehmed Ali Pakistan Başvekili
Washington
Ankaradaki işlerini bitirmiş olup memleketine dönmek
üzere bulunan General Yahya Han riyasetindeki askerî heyetiniz erkânı ile bugün
görüştüm. Samimi ve Türkiye-Pâkistan dostluğunun atisine iman ve seçkin
sıkandan mürekkep heyet üzerimde derin bir tesir bıraktı. Onların memleketimize
gelişinin dostane işbirliği andlaşmamızın teknik tatbikatının başlangıcım
teşkil ettiğini düşünerek büyük memnuniyet duydum.
Bu hislerimi size ifade etmekten kendimi menedemedim.
Çünkü, sizin de onları samimiyetle paylaşacağınızdan eminim. İki kardeş
memleketimizin ve sulh dâvasına bağlı bilcümle memleketlerin nef'ine olarak
işbirliğimizin daima İnkişaf edeceğinden eminim.
Kardeş Pakistan'ın refah ve saadeti hususundaki en
hararetli temennilerimle samimi dostluk hislerime itimat buyurmanızı rica
ederim.
Adnan Menderes
Irak Başvekili Nuri Sait Paşa ile Başvekilimiz Adnan
Menderes arasında teati edilen mesajlar:
21 Ekim
1954
— İstanbul
:
Hükümetimizin davetlisi olarak İstanbul'da on gün
kadar misafir kalmış bulunan Irak Başvekili Ekselans Nuri Sait Paşa ile
Başvekilimiz Adnan Menderes arasında aşağıdaki telgraflar teati edilmiştir:
Ekselans Adnan Menderes
Türkiye Başvekili
İstanbulda müşerref olduğum ziyaret günlerinde bir
cihetten Türk karakter ve ruhunda yoğurulmuş misafirperverlik ve lûtufkâr
iltifatlarınıza bir cihetten de iki kardeş memleketi çok faydalı ve hayırlı
neticelere vardıracak yolları ve istikametleri gösteren hakimane
düşüncelerinize karşı teşekkürlerimi bihakkın açıklayacak ibare bulmaktan
âcizim.
Sizlere ve arkadaşlarınıza kuvvet ve afiyet
bağışlamasını Allahtan diler ve hududa kadar bizlere refakat eden Türk uçaklarına
samimî teşekkürlerimi yollarım.
Nuri Essait Başvekilimizin cevabı :
Ekselans Nuri Paşa Essait
Irak Başvekili
Göndermek lûtfunda bulunduğunuz mesai, burada
hepimizi son derece mütehassis etti.
İstanbul'u teşrifiniz, kalplerimizde silinmez hâtıralar
bırakmıştır. Tam bir samimiyet ve karşılıklı itimat havası içinde vukubulan
kardeşçe görüşmelerimizin başından sonuna kadar arzettiği yapıcı ve hakırhan
vasıf, bunları hem memleketimiz, hem diğer sulhsever memleketler için hayırlı
inkişafların takip edeceğinin kuvvetli delilidir. Bu inkişaflarda yüksek
şahsınızın tesirinin mühim olacağından şüphe etmiyoruz.
Irak'ı ziyaret ederek Türk milletinin kardeş millete
sevgi ve itimadını bizzat isal etmek ve sizlere tekrar kavuşmak fırsatını çok
zaman geçmeden bulabileceğimi düşünerek derin bahtiyarlık hissetmekteyim.
En samimî afiyet ve muvaffakiyet temennilerimle
hürmetlerimi teyid ederim.
Adnan Menderes
Kanal meselesinin halli münasebetiyle Başvekilimizin
gönderdiği mesajlar :
— Ankara :
İngiltere ile Mısır arasında kanal meselesinin nihai
şekilde halledilmesini intaç eden anlaşmanın imzalanması münasebetiyle
Başvekilimiz Adnan Menderes'in İngiltere Başvekili Ekselans Winston Churchill
ile Mısır Başvekili Ekselans Cemâl Abdülnasır'a gönderdiği mesajların
metinleri aşağıdadır:
«Ekselans Winston Churchill
Kanal meselesinin nihai şekilde halledildiğini
memnunlukla öğrendim. Temkinli, uzağı gören siyasetinizin mümkün kıldığı bu
güzel neticenin Ortaşarkta huzur ve istikrarın teessüsü bakımından büyük tesiri
olacağına eminim. Bu meselenin böylece tatminkâr şekilde halledilmiş olması
Büyük Britanyaya, bilhassa Ortaşarkın emniyeti bakımından biran evvel
başarılması lâzım gelen kollektif çalışmada kendisine terettüp eden mühim
vazifeyi gereken sükûnet ve itimat havası içinde, her türlü yanlış tefsirlerden
masun olarak daha da iyi yapabilmek imkânını verecektir.
Kanal anlaşmasına Türkiyenin emniyetini de derpiş
eden hükmün konulmasından dolayı duyduğumuz şükran hislerini bu vesile ile
ifade etmeyi zevkli bir vazife telâkki etmekteyim.
Hararetli tebriklerimi arz ve sıhhat ve muvaffakiyet
temennilerimle üstün saygılarımın kabulünü rica ederim.
Başvekil Adnan Menderes Başvekilimiz Mısır
Başvekiline de aşağıdaki mesajı göndermiştir:
Ekselans Cemal Abdülnasır,
Kanal me?eıps5rnr' nihai sekili h?1!ekmesi
münasebetiyle zatıdevletlerine hararetli tebriklerimi arzetmekle bahtîyarım.
Bu güzel kiyaset eseri hiç şüphe yok ki Mısırın
dünyadaki itibarını bir kat daha arttıracak ve ona sulhsever devletlerin işbirliğinde
müstesna bir mevki temin edecektir. Elde ettiriniz neticenin Ortaşarkta
istikrar ve itimadın kuvvetlenmesi bakımından ehemmiyeti çok büyüktür. Bu
suretle yalnız memleketinizin itilâsına değil ayni zamanda yokedilmek tehlikesi
karşısında mevcudiyetini koruyabilmek için bu sıkı tesanüde muhtaç olan hakiki
sulh ve adalet asıkı milletler camiasına da büyük bir hizmette bulunmuş
oluyoruz. Kanal anlaşmasına Türkiyenin emniyetini de 'derpiş
eden hükmün konulmasından dolayi duyduğumuz teşekkür
hislerini bu vesile ile ifade etmeyi zevkli bir vazife telâkki etmekteyim.
Dost Mısırın refah ve saadetini samimiyetle temenni
eder, bilvesile şahsınıza karşı beslediğim yüksek takdir ve itibar hislerimi
teyid eylerim.
Başvekil Adnan Menderes
Başvekilimize Almanya ve Mısır Başvekilleri
tarafından gönderilen cevabî telgraflar:
27 Ekim
1954
— Ankara :
Federal Almanya Cumhuriyeti Şansölyesi Dr. Adenauer,
Paris anlaşmalarınm imzası münasebetiyle Başvekilimiz Adnan Menderes tarafından
kendisine çekilen tebrik telgrafına şu cevabı göndermiştir: «Ekselans Adnan
Menderes
Başvekil
Ankara
Paris anlaşmasının İmzalanması münasebetiyle
göndermiş olduğunuz tebrik için, ekselansınıza candan teşekkür ederim. Federal
Cumhuriyetlerin Nato'ya alınması hususunda Türk hükümetinin gösterdiği
müzaheret Federal hükümeti minnettar etmiştir. Federal Cumhuriyetin hür dünya
müşterek müdafaa sistemine iştirakini, Türk milleti ile Alman milleti
arasındaki dostluk bağlarını bundan böyle daha derinleştireceği ve devamlı
kılacağı için, Federal hükümet büyük bir bahtiyarlık duyacaktır.
Bilvesile ekselansınıza ihtiramatı faikamı takdim
ederim.»
Dr. Adenauer
— Ankara :
Mısır Başvekili Cemal Abdülnasır, Süveyş'in tahliyesi
hakkındaki Mısır - İngiliz anlaşmasının imzası münasebetiyle Başvekilimiz Adnan
Menderes tarafından çekilen tebrik telgrafına aşağıdaki cevabı vermiştir:
«Ekselans Adnan Menderes
Başvekil
Ankara
Anlaşmanın ve tahliyenin imzası münasebetiyle
göndermiş olduğunuz nazik mesajdan dolayı ziyadesiyle mütehassis oldum. Bu
sadece Mısır ve Büyük Britanya için tarihî bir muvaffakiyet değil, işbirliği ve
hürriyet üzerine dayanan adalet ve dünya nizamını arzu eden her millet için de
bir muvaffakiyettir ve ümit ediyorum ki, bütün
Yakmşark'ta sulh ve istikrara hizmet edecektir.
En yüksek ihtiramatm kabulünü rica ederim.
Cemal Abdülnasır
Başvekilimizin Mısır Başvekiline gönderdiği telgraf:
— Ankara :
Mısır Başvekili Ekselans Cemal
Abdüînasır'a teşebbüs edilen menfur suikast üzerine
Başvekilimiz Adnan Menderes şu telgrafı göndermiştir:
Ekselans Cemal Abdülnasır
Ekselansınızın şahsına tevcih edilmiş olan menfur
suikasti derin bir te.es-.
sürle haber aldım. Allahm inayetiyle bu caniyâne
hareketin neticesiz kalmış olmasından dolayı çok memnunum.
Başvekilimiz Adnan Menderes tarafından kendisine
çekilen tebrik telgrafına şu cevabı göndermiştir: «Ekselans Adnan Menderes
Başvekil
Ankara
Paris anlaşmasının İmzalanması münasebetiyle göndermiş
olduğunuz tebrik için, ekselansınıza candan teşekkür ederim. Federal
Cumhuriyetlerin Nato'ya alınması hususunda Türk hükümetinin gösterdiği
müzaheret Federal hükümeti minnettar etmiştir. Federal Cumhuriyetin hür dünya
müşterek müdafaa sistemine iştirakini, Türk milleti ile Alman milleti
arasındaki dostluk bağlarını bundan böyle daha derinleştireceği ve devamlı
kılacağı için, Federal hükümet büyük bir bahtiyarlık duyacaktır.
Bilvesile ekselansınıza ihtiramatı faikamı takdim
ederim.»
Dr. Adenauer
— Ankara :
Mısır Başvekili Cemal Abdülnasır, Süveyş'in tahliyesi
hakkındaki Mısır - İngiliz anlaşmasının imzası münasebetiyle Başvekilimiz Adnan
Menderes tarafından çekilen tebrik telgrafına aşağıdaki cevabı vermiştir:
«Ekselans Adnan Menderes
Başvekil
Ankara
Anlaşmanın ve tahliyenin imzası münasebetiyle
göndermiş olduğunuz nazik mesajdan dolayı ziyadesiyle mütehassis oldum. Bu
sadece Mısır ve Büyük Britanya için tarihî bir muvaffakiyet değil, işbirliği ve
hürriyet üzerine dayanan adalet ve dünya nizamını arzu eden her millet için de
bir muvaffakiyettir ve ümit ediyorum ki, bütün
Yakmşark'ta sulh ve istikrara hizmet edecektir.En yüksek ihtiramatm kabulünü
rica ederim.
Cemal Abdülnasır
Başvekilimizin Mısır Başvekiline gönderdiği telgraf:
— Ankara :
Mısır Başvekili Ekselans Cemal
Abdüînasır'a teşebbüs edilen menfur suikast üzerine
Başvekilimiz Adnan Menderes şu telgrafı göndermiştir:
Ekselans Cemal Abdülnasır
Ekselansınızın şahsına tevcih edilmiş olan menfur
suikasti derin bir te.es-.
sürle haber aldım. Allahm inayetiyle bu caniyâne
hareketin neticesiz kalmış olmasından dolayı çok memnunum.
Size, dost Mısır milletinin emrinde uzun ve mes'ut
bir ömür temennimi bütün samimiyetimle arzederim.
Adnan Menderes
Millî Müdafaa Vekilinin mesajı:
— İstanbul
:
Millî Müdafaa Vekili Sthem Menderes, Preveze
denizaltı gemisinin donanmamıza iltihakı münasebetiyle Donanma Kumandanlığına
şu mesajı göndermiştir:
Donanma Kumandanlığına,
Barış için daima kuvvetlenmek ve kuvvetli kalmak
düsturumuzun taze bir gücü olarak bugün şanlı donanmamıza katılan Preveze
denizaltı gemisini iftihar ve heyecanla salamlarım.
Preveze denizaltı gemisi devamlı gelişme şe
başarıları ile milletimizin ve müttefiklerimizin sarsılmaz güvenini kazanmış
olan deniz kuvvetlerimizi Türk - Amerikan birliğinin kıymetli bir armağmıdır.
Buna mazhar olan. deniz kuvvetlerimizi tebrik eder, işbirliğimizin
milletlerarası ehemmiyetini arttıran ve müttefikler arası kuvvetini teyid eden
bu yardım vesilesiyle Amerika Birleşik Devletlerine de şükranlarımı sunarım.
Prevezenin adını aldığı büyük deniz zaferimizin
uğurlu bir sembolü ve müstakbel zaferlerimizin de müessir bir vasıtası olarak
donanmamızla birlikte pâydar olmasını temenni ederim.
Millî Müdafaa Vekili Ethem Menderes
Reisicumhurumuzla Şili Eeisicumhuru arasında teati
edilen telgraflar:
28 Ekim
1954
— Ankara :
Şili Cumhuriyetinin millî bayramı münasebetiyle,
Reisicumhurumuz Celâl Bayar'la Şili Reiscumhuru Carîos îbanez Del Campo
arasında tebrik ve teşekkür telgrafları teati edilmiştir.
Reisicumhurumuz yeni Şili Büyükelçimizi kabul etti:
— Ankara :
Beisicumhur Celâl Bayar, bugün Çankaya'da yakında
vazifesi basma hareket edecek olan Şili Büyükelçimiz Cemal Hüsnü Taray'ı kabul
etmiş ve öğle yemeğine alıkoymuştur.
Başvekilin seyahati
l/X/954 tarihli (Akşam) dan:
Yarın sabah Başvekil Adnan Menderes, refakatinde
Hariciye Vekili Fuat Köprülü, dıger resmi şahsiyetler ve .Kalabalık Dir
Eksperler Heyeti ile Almanya'ya hareket ediyor.
Bu seyahat alelade bir nezaket ziyareti değildir.
Bilâkis bu ziyaret tarihe mal oımuş ananevi Türk-Aiman dostluk ve ışDirııgmın
yeni bir tezahürü olarak mütalaa .edilmelidir.
ikinci Dünya Harbinden mağlûp çıkan Alman Milleti
türlü manrumiyet ve ıstıraplara göğüs germiş, iakat lu-sa zaman zarfında
içerisinde bulunduğu büyük güçlüklerden sıyrılarak hür Avrupa Milletleri
Camiasında hak kazandığı şerefli mevKimi temin etmek yolunda dev adımlarla
ilerlemiştir.
Türk ve Alman milletleri daima dost yaşamış,
birbirini her zaman iyi anlamıştır. Bu anlayışın bugün de eskisi kadar
kuvvetli olduğu munakkak-tır. O kadar ki memleket içinde yaptığı son seyahat
sırasında söylediği oir nutukta Başvekil Adnan Menderes, Türk - Alman
dostluğuna temas eımiş ve hür Almanyaya Avrupa birliğinde verilmesi lüzumlu
şerefli mevki üzerinde durmuştur.
Siyasî görüş birliği yanında Türkler ve Almanlar
iktisadî mübadelelerde de daima- karşılıklı bir anlayış göstermişler, yakın
geçmişte, iki memleket arasında mutasavver teyizli işbirliğinin en parlak
misallerini vermişlerdir. Türk piyasalarına ve bu piyasaların Hususiyetlerine
olan vukuflarını hiçbir zaman kaybetmiyen Almanlar, her zaman bizim en iyi
alıcılarımız olmuşlar ve ihtiyacımız olan her türlü istihsal vasıtalalarını
bize daima en müsait şartlarla arzetmeniii sırrını bilmişlerdir.
Bugün askerî ve siyasî sahalarda dünya ölçüsünde
ehemmiyet kazanan, memleketimiz iktisadî sahada de geniş adımlarla
ilerlemektedir. Bu bag. döndürücü inkişafın geçici de olsa» bazı iktisadî
müşküller doğurduğu, muhakkaktır. Fakat ne yazık ki bugünün Türkiyesinin ve
/rürkiyenin-bugünkü idaresinin statik bir iktisat siyasetine artık tahammülü
yoktur. Bugünkü idare, Türk vatandaşının. hakkı olduğu müreffeh hayat seviyesinin
süratle tahakkuku yolunda. büyük bir dinamizmle çalışmakta ve memleketin döl t
köşesine attığı feyizli tohumların bir an önce yeşermesine gayret etmektedir.
Belki birkaç sene sıkıntı çekilecektir. Fakat birkaç sene sonra
karşılaşacağımız yepyeni, güler yüzlü ve mâmur vatanı, düşünürsek bu sıkıntılı
senelere belki de «mukaddes sıkıntı seneleri» demek yerinde olacaktır.
Almanya seyahati, memleketimizin: yaşamakta olduğu bu
şartlar çerçevesi içinde hususî önem taşıyan bir hâdisedir. Alman borçlarının
hemen hemen tamamen ödenmesi yolunda aylardan beri bütün imkânlarla çalışılmış
ve bunda muvaffak olunmuştur. Adnan Menderes Almanyaya borçlut bir Türkiyenin
Başvekili olarak değil, doğru sözlü, açık kalbli ve borcuna sadık bir dostun
mütebessim. mümessili olarak gidiyor.
Bu seyahat sırasında Almanya ile evvelce akdedilmiş
bulunan 150 milyon dolarlık teçhizat kredisinin süratle işler bir hale
getirileceğine biz muhakkak nazariyle 'Çakıyoruz. Bunun, yanında serbest iş
âleminin yüzünü gül'dürecek, Türk mallarının kolay-ljkla ve bol miktarda
ithalini sağlayacak bir anlaşma zemininin bulunması en büyük ümit ve
temennimizdir.
Önümüzdeki seneler iğin iki memleket arasındaki
iktisadî münasebetleri düzenlemeğe matuf olan Bonn müzakerelerinin
muvaffakiyetle neticelenmesi her iki tarafın iyi niyet ve geniş bir anlayışla
hareket etmelerine bağlıdır. Bu hâdise etrafında son günlerde çıkan yazılar,
basında yer bıiljan tefsirler görüşmelerin böyle müsait bir hava içinde cereyan
edeceğini gösteriyor.
Sayın Başvekilimizle arkadaşlarının hayırlı yolculuk
yapmalarını ve başarılı neticelerle yurda dönmelerini candan diliyoruz.
Başvekilin Almanya seyahati
Yazan: A. N. Karacan
2/10/1954 tarihli (Milliyet) den:
İkinci Dünya Harbinin dört yılını İsviçre'de
geçirdim. Bern Basın Ataşesi idim. Bilhassa 44 te, hemen her gece Cenevre,
Bern, Zürih, bütün İsviçre birden zifirî karanlığa boğulurdu. İngiliz -
Amerikan uçakları geçiyordu.Bunlar Alplerin ötesindeki Almanya'yı bombalamağa
gidiyordu. Sabaha doğru ayni tayyarelerin avdet ettiği- % ni, motor seslerinden
anlardık. Gittikleri gibi mi dönerlerdi? Motor sesleriyle beraber bu düşünce
de karanlıkta kaybolurdu.
İkinci Dünya Harbi denilen faciayı, İsviçre denilen
tarassud . kulesinden seyrederken, nihayet 1945 te Almanya teslim oldu. Hitler
kendini öldürerek sahneden çekildi. Ölmeden evvel müttefiklere:
— Birleşelim ve Rusya'nın üzerine çevrilelim!
demişti. Fakat, Amerikalılar bu teklife güldüler ve binerîik tayyare
hamleleriyle, Almanya'yı delik deşik .etmekle cevap
verdiler.
Almanya on sene geçmeden, enkazın altından silkine
silkine kalktı. Kefem yırttı, belki eskisinden daha genç, daha diri bir millet
olarak meydana çıktı.Yaralarını ,'saran, fabrikalarına kuran,
çalışma hızını alan, eskisi kadar belki daha fazla - yaratan Almanya'nın
bugün en büyük dâvası. müstakil, silâhlı, hâkim bir Alman, devleti kurmak,
Avrupanm sulh ve istikrar nizamında âmil olmaktır.
Harb olmasa bile, başka âfetlerin yıktığı Türkiye,
tıpkı Almanya gibi, büyük bir kalkınma hemlesi içinde, yeni baştan inşa
vaziyetinde dir. Almanya Türkiye'ye, Türkiye Almanyaya elzemdir. Almanya
Türkiyeyi, artık; yalnız alış veriş edilen bir devlet o-iarak değil, haklı
taleplerinde, kendilinden kuvvet alınabilecek, bugünkü dünya politikasının
âyarlamşmda sözü geçen dost bir miilet olarak mütalâa etmek yoluna girmiştir.
Öyle olmasa, Başvekil, bu seyahati, bu derece ehemmiyetli bir heyetle yapar
mıydı? Almanyanm, Türk - Alman münasebetlerini böyle mütalâa ettiği, bazı
kısa görüşlü Alman ticaret ve sanayi adamlarının sandıkları gibi Türkiye'yi
yalnız bir müşteri gibi değil,, bir müttefik, bir yardımcı gibi görmeğe
başlaması yapılacak müzakereler için çok müsait bir iklim yaratmaktadır.
Bu yeni zihniyet, bu sabah Almanya'ya doğru yola
çıkacak olan Türkeye'-nin en salahiyetli devlet adamiyle yapılacak
görüşmelerin iyi ve devamlı,, her iki taraf için hayırlı neticeler verebilmesi
için, başlıca teminattır.
Almanya ve Türkiye
Yazan: Doğan Nadi
2/10/1954 tarihli (Cumhuriyet) den:
Başvekil Adnan Menderes ve Hariciye Vekili Fuad
Köprülü, Batı Almanya devlet adamlariyle her sahada temaslarda bulunmak üzere
seyahatin ilk merhalesi olan Münih'e müteveccih hen yola çıkıyor. Kendilerine
refakat-ierindeki zevata ve kafileye katılan meslekd a şiarımıza iyi
yolculuklar dileriz.
Türk - Alman münesebetlerinin Dün-ya tarihinde iki
asra yakın bir mazisi vardır. Hemen söyliyelim ki, hâdiselerin yarattığı
zaruretler altında zaman zaman gölgelenmiş olması bir taraf, bu münasebetler
daima dostane devam etmiştir. Bilhassa Birinci Dünya Harbindeki silâh
arkadaşlığımız bu resmî dostluğu her iki milletin kalbine sindirdi.
O harbin, tahammül olunmaz derecede şartlar ihtiva
eden muahede leden ilk olarak kurtulan Türkiye, sonraları, Almanyamn kurtuluş
ham-lele~;ni adım adım ve candan alkışlıya takip etti. Onları ne kadar içten
bsnimsiy.erek takib ettikse, Avrupa medeniyetinin en ileri bir ternsi olan,
Alman milletinin istilâcı biktatorya rejimine sürüklenmesini o kadar
üzüntü ile karşıladık.
Tarih sahifelerinde felâketle bitmiş bir.bir numunesi
olan bu istilâcı rejim de, gitgide azıtarak, nihayet mukadder akıbetine
çarptı. O zaman sembolik olarak, ve hiç şüphesiz istemeye :setmeye. bizim de
harb iîân ettiğimiz Almanyamn, Türk milleti, şimdi Meniden birleşmesini,
kuvvetlenmemi ve medenî camianın içinde "kendine hâs mevkiini almasını
temen ediyor.
Geç?n Mart ayında memleketimizi ziyaret etmiş ve pek iyi intibalar bırakmış olan Şansölye Dr. Konrad A-cenauer, bu zamanın «büyük" vasfına lâyık müstesna devlet adamlarından biridir, Harb faciasından ne yapacağını şaşırmış bir halde çıkan Alman milletini tutmayı, yeisten ve ü-midsizlikten kurtarmayı bilmiştir. Medenî, çalışkan, disiplinli Alman milleti de, akıllara hayret v.&ren bir gayretle, baştan aşağı harabeye dönen memleketi bu