1 Haziran 1955

 Alpullu:

Meriç nehri ve tabileri ıslâhı inşaatı temel atma merasimi, bugün saat 12. 30 da Türkiye topraklarında Demirköprü ve Yunan topraklarında Pityon'da parlak bir şekilde yapılmıştır.

Türk heyetini, davetlileri ve basın mensuplarım hâmil hususî tren saat 12.25 de Türk - Yunan bayraklariyle dona­tılmış Demirköprü durağına muvasa­lat etmiştir. Merasime iştirak etmek üzere Atina'dan Yunan Nafıa Nazırı Ka-amanlis, Devlet Nazırı Rallis, Ziraat Nazırı Karantis, bazı mebuslar, ba­sın ve ajans mümessilleri, radyo spi­kerleri Pityon'a gelmiş bulunuyorlar­dı.

Yunan heyetini. Demirköprü mevkiin­de Nafia Vekilimiz Kemal Zeyünoğlu, Su İşleri Umum Müdürü, gazeteciler tarafından karşılanmıştır. Merasime iştirak etmek üzere ayrıca Atina Büyük Elçimiz Settar Yüksel. Türk Konsolos­ları da Yunan hükümeti tarafından da­vet edilmiş bulunuyorlardı.

Demirköprü mevkiindeki merasim, Yunan Nafıa Nazırının konuşmasiyle baş­lamıştır. Nazır, bu konuşmasında ez­cümle şunları söylemiştir:

-Yunan hükümeti Başkanı sizlere ve sizin vatanınızla Türk milletine selâm ve muhabbetlerini tebliğ etmekliğimi bsnden rica etmiş olduğundan evvel­emirde bu vazifeyi yerine getirmekle iftihar duyarım.

Malûm olduğu üzere bugün temelini atmaya muvaffak olduğumuz Meriç nehri tesviyesi ve baraj tesisatı hakkın­daki görüşmeler 1934 yılında başlamış ve nihayet bundan üç ay evvel îstanbulda imzalanan protokol ile bu hayır­lı neticeye varılmıştır.»

Bundan sonra Yunan Nafıa Nazırı ya­pılacak tesislerin iktisadî ve siyasî ehemmiyetini belirtmiş, Meriç nehrinin artık âfet hâlinden çıkacağını ve bun­dan böyle iki memleketi birleştirme vasıtası olacakını, iki memleket arasın­daki dostluğu amelî bir surette tesbit edeceğini sözlerine ilâve etmiş ve Türk Yunan dostluğuna temas ederek, bu gibi müşterek tesislerin, karşılıklı dost­luk irin pek faydalı olduğuna işaretle sözlerini şöyle bitirmiştir:

-Bizler samimî dostluk hisleriyle Türkiye topraklarında kabul ettiğinizden dolayı teşekkürlerimizi sunarız. Yu­nan hükümetinin. Yunan milletinin Türk milletine karı dostluk hissiyatiyle mütehassis olduklarını temin etmek­le  kendimi  bahtiyar  addedarim.»

Yunan. Nafıa Nazırının konuşmasını müteakip Nafıa Vekilimiz Kemal Zeytinoğlu metnini ayrıca verdiğimiz ko­nuşmayı yapmıştır.

Bundan sonra Merirj nehri temel atma hatırası olarak Türk toprağına dikilen âbidenin kordelası kesilmiş ve misa­firler hazırlanan büfede izaz edilmiş­tir.

Demirköprüde yapılan merasimi mü­teakip Pityon'a geçilmiş ve iki devlet Nafıa Vekilleri kısa birer konuşma yapmışlardır. Bu konuşmalarda Türki­ye Başvekili Adnan Menderes'in ve Yunan Başvekili Papagos'un galam ve muhabbetleri belirtilerek sözlere baş­lanmış, yapılacak tesisler hakkında ge­niş izahat verilmiştir.

Yunan topraklarındaki merasim de Türk - Yunan dostluğunun tezahürü hâlinde ve parlak bir şekilde sona sarmiş veher iki taraf heyetleri memle­ketlerine dönmüşlerdir.

2 Haziran 1955

 İstanbul:

Kardeş ve müttefik Irak'ın mümtaz Başvekili EksaLâns Nuri Said Paşa vs-eşi, hususî surette birkaç gün geçir­mek üzere bugün saat 11.30 da uçakla İstanbul'a gelmişlerdir.

Kardeş ve müttefik Irak'ın güzide Baş­vekili, Türk ve Irak bayraklariyle do­natılmış bulunan Yeşilköy hava mey­danında Büyük Millet Meclisi Reisi Refik Koraltan, Başvekil ve Hariciye Vekâleti Vekilimiz Adnan Menderes, Devlet Vekili Prof. Fuad Köprülü, İs­tanbul Vali ve Belediye Reis Vekili ve Bn. Gökay, mebuslar, Hariciye Vekâ­leti Umumî Kâtibi Büyükelçi Muhar­rem Nuri Birgi, generaller, İstanbul Cumhuriyet Müddeiumumisi, İstanbul'­da bulunan eski Irak Başvekillerinden ve Ayan azasından Erşed Paşa, Irak'ın-Türkiy-a Büyükelçisi İbrahim Elalusi İstanbul Başkonsolosu, Büyükelçilik erkânı, İstanbul'da bulunan Irak Ko­lonisi, ruhanî reisler ve basın men­supları tarafından hararetle karşılan­mış vs selâmlanmıştır.

Nuri Said Paşanın eşine Bn. Gökay ta­rafından bir buket takdim edilmiştir Reisicumhurumuz Celâl Bayar adına Riyaseticumhur Başyaveri Kurmay A1bay Refik Tulga Irak Başvekiline hoşgeldiniz demiştir.

Bu sırada meydanda yer almış bulunan bando, Irak ve Türk millî marşlarını çalmış ve bir merasim bölücü selâm resmini ifa etmiştir.

Müteakiben dost ve müttefik Irak'ın güzide Başvekili Ekselans Nuri Said Paşa, eşi. Büyük Millst Meclisi Reisi Refik Koraltan, Başvekil ve Hariciye Vekâleti Vekilimiz Adnan Menderes ve Devlet Vekili Prof. Fuad Köprülü. Nuri Said Paşa'nın İstanbul'da bulun­dukları zaman ikametlerine tahsis edilmiş bulunan Küçüksu kasrına git­mek üzere otomobillerle hava meyda­nından ayrılmışlar, bu arada bir polis müfrezesi   selâm resmini   ifa   etmiştir.

 Ankara :

İktisat ve Ticaret Vekâletinden tebliğ olunmuştur:

E.P.U. memleketlerinden ithalât maksadiyle şubat 1955 ayında T.C. Merkez Bankasına tevdi edilmiş bulunan cem'an 18.582.575.66 liraya baliğ olan uzun vadeli kredili ithalât talepnamelerine tahsis yapılmış ve bu hususta mezkûr banka umum müdürlüğüne gerekli ta­limat verilmiştir.

Tahsis mevzuunu teşkil eden maddele­rin başlicaları şunlardır:

Jütten sargilık kaba bez ve çuval, iç ve dış lâstik, çimento, demir ve çelik­ler, demir ve çelik borular, kalorifer üstüvaneleri ve aksamı, çinko levha, elektrik sayraçları, mikroskop ve bak­teriyoloji -etüvleri, tıbba ve cerrahlığa müteallik cihazlar ve aletler, cerrahide ve dişçilikte müstamel ameliyat leva­zımı, müteharrik motörler, akümülâtör ve yedek plâkları, elektrot, bilumum sanayiye ait makinalar, ziraat alet ve makineleri  ile yedek  aksamı,  traktör lâstiği, otomobil ve kamyon yedek par­çaları, kamyon ve kamyonet, matbaa mürekkebi.

3 Haziran 1955

 İstanbul:

îstanbulun Anadolu yakasının su ih­tiyacını karşılayacak olan ikinci Elma­lı bendi bugün saat 17.30 da yapılan bü yük bir merasimi müteakip Reisicum­hurumuz Celâl Bayar'm uğurlu elleriy­le işletmeye açılmıştır.

İstanbulluların bu sevinçli gününde, yapılan bu merasimde. Reisicumhuru­muz Celâl Bayar'dan başka Büyük Mil-"let Meclisi Reisimiz Refik Koraltan, Başvekil ve Hariciye Vekâleti Vekili­miz Adnan Menderes, Devlet Vekili Prof. Fuad Köprülü. Millî Müdafaa Ve­kili Ethem Menderes, dost ve müttefik Irak'ın Başveziri Ekselans Nuri Said Pasa, sabık Irak Başvekili  Ayan azası Esnet Paşa, Garnizon ve Merkez kumandanlariyle Şehir Meclisi üyele­ri, mülkî erkân, hükümetimizin davet­lisi olarak memleketimizde misafir bulunan dost ve kardeş İran'ın gazateciler heyeti, bankalar umum müdürleri, şehrimizin tanınmış simaları, kalaba­lık bir davetli kütlesi ve basın mensuplariyle civardan gelen vatandaşlar ha­zır bulunmuşlardır.

Elmalı barajı baştanbaşa bayraklarla donatılmış   bulunuyordu.

Reisicumhurumuz Celâl Bayar, bera­berlerinde Başvekil ve Hariciye Vekâ­leti Vekili Adnan Menderes, dost ve müttefik Irakın güzide Başveziri Nuri Said Paşa.. Devlet Vekili Prof. Fuad Köprülü ve Millî Müdafaa Vekili Et­hem Menderas olduğu halde Elmalı bendine geldikleri zaman burada bulu­nan davetliler ve vatandaşlar tarafın­dan sevgi ile karşılanmışlar ve alkış­lanmışlardır.

Devlet ve hükümet reislerimiz ile Bü­yük Millet Meclisi Reisinin ve diğer zevatın yerlerini  almalarını müteakip merasime İstanbul Vali ve Belediye Reis Vekili Prof Gökay'ın yaptığı bir konuşma ile başlanmıştır.

Vali ve Belediye Reis Vekili bu konuş­masında demiştir ki :

«Bu sıcak günde İstanbulluların se­vinç gününü kutlamak üzere zahmet ettiğinizden dolayı bütün misafirleri­mize teşekkür ederim.

İkinci Elmalı bendinin temeli bundan üç buçuk yıl evvel Reisicumhurumuzun uğurlu -İleriyle atılmıştı. Üzerinden bir hayli zaman geçti. Ve zannederim ki şu dakikada bu bendin içerisinde dolu bulunan suya yakın mürekkep sarfedilmis bir benttir. Bir hayli ko­nuşuldu. Bendin evvelâ maruz kaldığı tabiî müşkülât, ondan sonra zaman za­man iklimin müsaadesizliği ve bunlara ilâve olarak alimizde olmayan ve bu kış kar ve yağmur yağması gibi sebep­lere rağmen şu dakikada huzurunuzda 4.100.000 metreküplük bir suyu tak­dim etmek bahtiyarlığına ermiş bulu­nuyoruz.

Geçen sene bu mevsimde bendde 1.400. bin metreküp su vardı. Şu halde Kadı-köyde çeçen sene su sıkıntısı çekmiş olan vatandaşlarıma bu yıl böyle bir sıkıntı cekmiyeceklerini tebşir etmekle evvelâ vazifemi yapmış oluyorum.

Demokratik rejimda belediyelerin mu­ayyen bîr çalışma plânı vardır. Bu plâ­nın başında her şeyden evvel vatanda­şın ana ihtiyaçlarını karşılamak mese­lesi gelir. Bunun için hükümetimiz ve bilhassa Reisicumhurumuz bizi ilk gün den itibaren bu ikinci bendin inşasına teşvik buyurdular ve lâzım gelen mü­zahereti esirgemediler, ye her gün bunun inkişafını takip ettiler. Bu dâva şu idi: Bu tarafta oturan vatandaşların su sıkıntılarını gidermek. Su dâvasını Sular Müdürü arkadaşım sizlere izah edecektir. Yalnız Anadolu cihetinin değil İstanbul cihetinin de su dâvası esaslı olarak  ele alınmıştır.

Su dâvasının yanı başında vatandaşın yol dâvası, mektep mevzuu, hastahane mevzuu kül olarak ele alınmış ve bu suretle İstanbulda lâmba yanmayan, kaldırımı olmayan, ışığı bulunmayan, çeşmesi olmayan yerlere hükümetin ve belediyenin arkadaşlık hali uzatılmıştır. Şefkat eli demiyorum, çünkü, rejimde hükümet milleti, millet hükümeti temsil eder ve onlar işbirliği yaparlar. Bi­naenaleyh bu işbirliğinin müsbet bir neticesini arzediyorum.

Bugün huzurunuzda ikinci Elmalı ben­dini takdim ettiğimiz zaman hiç bir övünme yapmıyoruz. Memleketin kal­kınma hamlesi içinde bu söyle bir zer­redir. Fakat öyle bir zerre ki atomik bir zerredir. Çünkü susuzluğun tadını benim aziz hemşehrilerim bilirler. Bun­dan dolayıdır ki bu bend İstanbulda başlamış olan v-.2 temeli atılmış olan eserlerin mahsul ve meyve vermeğe başlamalarının bir ifadesi idi.

Bu haziran ayı içinde, şimdi ikinci El­malı bendini .açarken bundan on gün sonra bu p.-shrin turizm dâvasına hiz­met edecek olan Hilton otelini açaca­ğız.»

Bundan sonra 3 yıl içinde İstanbulda yapılan maktepleri ve hastahaneleri sayan Vali konuşmasına devamla de­miştir ki:

«Görüyorsunuz ki İstanbulda belediye olarak vazifemizi halkın iradesine, mil­letin iradesine uyarak tekemmül et­tirme yolundayız.

Sizi bu sıcak günde fazla tutmak is­temem. Başta muhterem Reisicumhu­rumuz olmak üzere bize şeref veren bütün devlet erkânını, hükümet reisi­mizi, sayın Büyük Millet Meclisi Re­isimizi, muhteram mili et vekili erimizi ve bu toplantımıza şeref vermiş olan kardeş ve dost Irak'ın sayın Başvekili­ni ve sabık Başvekilini ve yine mem­leketimizin davetlisi olarak aramızda bulunan muhterem İranlı gazeteci arkadaşlarımıza tefekkür eder, hoş gel­diniz der ve bütün hemşehrilerimi hür­metle selâmlarım.))

Vali Prof. Gökay'ın bu konuşmasını İstanbul Sular İdaresi Umum Müdürü Cahid Çeçen'in yapmış olduğu konuş­ma takip etmiştir. Sular Umum Müdü­rü merasimde hazır bulunanları selâm­ladıktan sonra demiştir ki:

«İstanbul şehri asırlar boyunca büyük su sıkıntıları çekmiştir. Terkos ve Elmalı suları, şirketlerden idaremize devredildikten sonra muhtelif senelerde muhtelif tesisat yapılmıştır. Fakat bu yapılan tesisler ihtiyacı karşılayama­mış ve daima ihtiyaca nazaran tesisat gayri kâfi kalmıştır.

1950-1951 senesinde îstanbulun su me­selesi esaslı şekilde ele alınmış ve bu maksatla iki merhaleden müteşekkil bir program hazırlanmıştır. Bu progra­ma nazaran ilk merhale sonunda şeh­re günde 250.000 M3 su temin edilecek ve ikinci merhaleden sonra da günde 375.000   M3   su   verilmiş   olacaktır.

Bu programın birinci merhalesi tatbi­katında bugüne kadar yapılmış ve ya­pılmakta olan işlerin tutarı 36 milyon liradır. Daha 12 milyon lira sarfedilerek birinci merhale ikmal edilmiş ola­caktır.

Anadolu yakasının 1950 senesi nüfusu 150 bin idi. Bu semte 1950 senesinde günde verilen su miktarı 12.000 M3 ol­duğuna göre nüfus basma isabet eden günlük miktar 80 litredir. Eski bendin İhtiva ettiği su miktarı azamî seviye­de 1.700.000 M3 dir. 1943 senesinden itibaren Anadolu yakasında su sıkıntı­sı başgöstermiş ve bu sıkıntı her sene biraz daha artmıştır.

Anadolu yakasının su meselesini hal için 1950 senesinde bir bend inşasına karar verilmiş ve ihaleye çıkarılmıştır. İhaleye iştirak eden iki Alman, bir İtalyan ve dört Fransız firması arasın­da yapılan mukayesede bend 28.8.1951 da Fransız Billiard ve Etides Entrep-rises firmasına ihale edilmiş ve 8.9. 1951   tarihinde   temeli   atılmıştır.

Yeni bendde toplanacak su miktarı 10.000.000 M3 olup eski bendin 1.700. bin M3 hacmiyle beraber safi hacım 11.700.000 M3 dür. Halen bendde 4.100 bin M3 su mevcut olup geçen sene ay­ni tarihte eski bendde birikmiş olan 1.400.000 M3 su miktarına nazaran iki buçuk misli fazladır.

Geçen sene sonu ile bu sene başının az yağışlı gitmesi neticesinde bendi doldurmak mümkün olmamıştır.

Filhakika 10 senelik vasati yağış mik­tarı 827 m/m ikan geçen seneki yağış 537 m/m ye kadar dürmüştür. Böyiece 954 senesi 1912 denberi görülen dört kurak seneden biri olmuştur. Normal yağış senelerinde bend dolunca Anado­lu yakasına fründe 40-50 bin M3 su ver­mek mümkün olacaktır.

Bu gün bu semta verilen su miktarı günde 20.000 M3 olup geçen sene veri­len su miktarının iki mislidir. Bu mik­tar da kâfi gelmemektedir.

Bu sene bendlerde toplanan su geçen sonbaharın ve kışın çok kurak gitme­si dolayisiyle yalnız şubat ve mart ay­larında yağan yağmurlarla temin .edil­miştir.

Bend 16 yakadan teşekkül eden hafif­letilmiş ağırlık bendi ve dolu savağı ile kayak sıçraması tipinde yapılmış­tır.

Dolu savağı saniyede 543 "M3 su geçir­mek kabiliyetindir. Bu tesisat suyu benciden 40 metre mesafeye kadar fır­latacak ve bu suretle temellerin oyul­masına imkân vermiyecektir. Dere do­lu savağına nazaran kaçık olduğu için dolu savağı bu suyu ayni zamanda kenara da fırlatacak şekilde imal edil­miştir ki bu tarzdaki savak dünyada ilk defa Elmalı bendinde yapılmış oluyor.

Bendin boyu 234 metre, yüksekliği te­melden 47.5 metre, zeminden 36 met­redir.

99.756 M3 beton dökülmüş ve 118.000 M3 hafriyat yapılmış olup 28.000 ton çimento kullanılmıştır. Bend 10.000.000 liraya mal olmuştur.

Bendin inşaatında sağlam, zeminin çok aşağıda ve istenilen evsafta çıkmaması dolayisiyle bir çok müşkülâtla karşı­laşılmış bu da için uzamasına ve in­şaat hacminin büyümesine sebep ol­muştur.

Bütün bu kötü şartlar altında inşaatın hüsnü surette neticelenmesini temin eden, gece gündüz demiyerek cansipe­rane çalışan mesai arkadaşlarımla mü­teahhit firmaya huzurunuzda teşekkür ederim.

Bendde biriken suları şehre isale ede­bilmek için 14.000 metre boyunda 60Om/m kutrunda borular döşenmiş. tir. Hâlen bu hattın Üsküdarla irtibatı te­min edilmiş ve servise girmiş olun bu haliyle günde 25.000 'M3 suyu Usküdara verebilecek duruma gelmiştir. Bu isale hattı üzerindeki 842 metre boyunda bo­ru tüneli inşaatı 1,5 aya kadar bitecek ve bu suretle günde yalnız bu hattan 34.000 M3 suyu Kadıkoyüne vermek mümkün olacaktır.

Elmalı Fabrikası da yeni gampalarla takviye edilerek günlük 18.000 M3 ka­pasitesi 39.000 M3 a çıkarılmıştır.

Elmalıdaki d ^şantörler ve filtreler de bitmek üzeredir.

7.000 metre boyunda ve 300, 400 ve 500 m/m kutrunda Haydarpaşa - Bostancı takviye hattının inşasına da başlan­mış olup Sonbaharda ikmal edilecek­tir. Bu suretle eskiye nazaran :

Bend hacmi yüzde 560, isale hattı ka­pasitesi yüzde 260, fililer yüzde 170, dekantörler yüzde 170 artmıştır.

Anadolu semti için bentle beraber sarf edilen para miktarı 14.350.000 liradır.

Rumeli semtine gelince:

Terkosun günde 200.000 M3: Çırpıcıdan günde 12.000 M3 olmak üzere günde  cem'an 212.000 M3 su verecek tesisatın inşasına 1953 senesinde başlanmış olup inşaata  devam edilmektedir.

Mezkûr inşaattan bazılarını arzedeyim:

Terkos gölünden fabrikaya kadar 1800 metre boyunda 1 m.70 kutrunda ve günde 150.000 M3 su geçiren bir galeri in­şa edilmektedir. Sonbaharda servise girecektir.

Eski galerinin geçirme kabiliyeti 120. bin M3 olduğuna göre kapasite artış, nisbeti yüzde 140 dır.

Terkos fabrikasının takviyesi:

950 senesinde mevcut prompaların ka­pasitesi 66.000 M3/g iken 951 de 129.000 M3/g e ve 955 de 300.000 M3/g ye yük­seltilmiş ve bu suretle yüzde.3 350 bir artış kaydedilmiştir.

İsale hatları:

7 kilometre boyunda /-s 900 m/m ça­pında günde 74.000 M3 su geçirme ka­biliyetinde olan Kâğıthane - Edirnekapı isale hattı ihale edilmiş ve borulara 4  kilometresi gelmiştir.

Bu hat bitince İstanbul semti bol suya kavuşacaktır. Bu suretle mevcut isale hattının kapasitesi yüzde 260 arttırıl­mış olacaktır.

9.600 metre boyunda 500 ve 600 m/m çapında günde 21.000 M3 su geçirme kabiliyetinde olan Kâğıthane - Levend Baltalimanı isale hattının inşasına devam olunmaktadır. Sene sonundan evvel bitecektir.

Kâğıthanede günde 100,000 M3 suyu berraklaştıracak çökertme havuzları­nın inşası bitmiştir. Yakında servise girecektir.

Kapasitesi yüzde 1300 dür.

Günde 140.000 M3 suyu süzebilecek ka­biliyette olan filtreler ihale edilmiştir.

Kapasite artısı yüzde  230 dur.

Şebeke takviyesi irin kilometrelerce boru döşenmiştir.

"Şehrin mevcut su depoları gayrı kâfi olduğundan Edirnekapı, Beyazıd, Fe­riköy. Balta!imam. Üsküdar. Altunzade cem'an 101.000 M3 İrk depolar 4.934.000 "liraya ihale olunmuş ve inşaata başlan­mıştır. Bu suretle depo hacımları yüz­de 265 artmış olacaktır.

Şehrin heyeti umumiyesine verün günlük su miktarı:

1950 de 86.000 M3, 1951 de 120.000 M3, 1952 de 128.000 M3; 1953 de 133.000 M3, 1954 de 156.000 M3, 1955 de 270.000 M37e çıkmıştır. Çok yakın bir zamanda bu miktar 200.0C0 M3 e çıkacak ve progra­mın birinci merhalesi bitince de 250.000 M3 e yükselecektir.

Yukarıda tafsilâtiyle arz edilen işlerin başarılması için belediyeden 14.000.000 lira ve Emlâk Kredi Bankasından 23 milyon lira temin edilmiştir. Mezkûr kredilerin temini ve programın tasdiki ancak sayın Devlet Reisimizin, Başve­kilimizin ve hükümetimizin cok büyük yardımları  ve  sayın Valimizin y alâkaları   sayesinde  mümkün   olmuş­tur.

Kendilerine bilhassa şükran ve min­netlerimi arz etmeği bir vazife bili­rim.

"Uğurlu elleriyle bendi açmalarım sayın Davlet Reisimiz Celâl Bayar'dan arz ve istirham ederim.

Bundan sonra Reisicumhurumuz Celâl Bay ar "İstanbullular için çok hayırlı bir ehemmiyet: haiz oİ2n bu .eseri bü­yük bir memnunlukla arıyorum. Bu eserin sıhhat ve şifa kaynağı olmasını edilerken, burada emeği geçenleri va bu işin tahakkuku için çalışanları tebrik eder, kendilerine teşekkür ederim» di-yorek 'baraj kurdelâsını kesmiş ve su­yunu akıtan motörleri çalıştıran düğ­meye basmıştır.

Merasimi müteakip ikinci Elmalı bendinden   birinci  Elmalı  bendine  doğru suyun akışı seyredilmiş ve misafir hazırlanan büfede izaz edilmişlerdir.

4 Haziran 1955

- İstanbul:

Hükümetimizin davetlisi olarak mem­leketimizi ziyaret eden ve dün gece İstanbul'dan ayrılan dost ve kardeş İran'ın gazeteciler heyeti âzasından Mazenderaf mebusu ve Daâd gazetesi sahip ve başmuharriri Amidi Nuri, kendisiyle görüşen Anadolu Ajansı muhabirine   şu   beyanatta   bulunmuştur:

«İran matbuat h-ayeti âzası dost ve komşu Türkiye topraklarına veda et­tiği şu dakikada, kalbleri, aziz Türk kardeşlerinin haklarında ibraz ettikle­ri sevp'i ve misafirperverlikle meşbû olduğu halde terakki yolunda ilerle­mekte olan Türk milletini, dünya sul­hunu muhafaza yolunda maddî ve ma­nevî kuvvetiyle attığı kıymetli adım­lardan dolayı samimiyetle tebrik et­mekten büyük bir zevk duymaktadır.

Bugün hür milletlerin kuvvetlerini bir­leştirmeleri sayesinde temin ettikleri sulh âürsminde karieş ve komşu Türkiyenin askerlik, ziraat ve sanat sahasın­daki daimî terakkilerine yakından şahid olmak bizlari cok sevindirmiştir.

Bizler genç ve faal Türkiyenin cihan sulhunun muhafazası uğrunda ettiği yardımların parlak bir hatırasını bera­berimizde götürüyoruz.

Aziz ve kardeş Türk milletinin kısa bir zamanda ziyaret etmek ve kendileriyle görüşmek fırsatını bulduğumuz yüksek devlet adamları, milletvekilleri, gaze­tecileri ve muharrir ve mütefekkirleri İle temasımız sırasında şuna iman. et­tik ki. Türk ve İran milletlerinin kalbini birbirine bağlayan manevî bir kudret mevcuddur. Bu manevî kudre­tin menbamı her iki milletin edebiyat, medeniyetin maarif, mezhep ve lisa­nında bulmak kabildir. Biz Türkiye'de bulunduğumuz müddetçe kendimizi hep kendi evimizda hissettik ve her buluşmamızda da Türk kardeşlerimiz­den bizi ecnebi addetmediklerini duy­makla mübahi olduk.

Bu kuvvetteki manevî rabıtaların mevcudiyeti sayesinde Türk - İran dostlu­ğunun gittikçe kuvvetleneceği şüphe­sizdir. Bilhassa ki. bu dostluğun payesi, merhum Riza Şah Pehlevî ve merhum Atatürk tarafından kurulmuştur.

Bizler, Türkiye Reisicumhuru Celâl Bayar Hazretlerinin ve Başvekili Ek­selans Adnan Menderes'in sıcak irşadları ve tatlı dilleri ile dimağımıza nak­şettiğimiz Türk - İran dostluğu hak­kındaki samimî beyanlarını İran mil­letine bildirmeği kendimize en mukad­des bir vazife addediyoruz. Böylece bu dostluğun kuvvetlenmesinde payımıza düşen hisseyi ifa etmiş olacağımıza imanımız vardır.

Sözümüze nihayet verirken kardeş Türk milletine candan teşekkürlerimi­zi bir daha arzederiz. Yaşasın Türk ve İran dostluğu.»

5 Haziran 1955

 Denizli:

D.P. Vilâyet kongresi bugün yapılmış­tır. Devlet Vekili Dr. Mükerrem Sarol. mebuslar ve kazalardan gelen delege­lerin hazır olduğu kongreye yoklama ile başlanmış, müteakiben kongre di­vanı seçimi yapılarak kongre başkanlı­ğına Devlet Vekili Dr. Mükerrem Sarol seçilmiştir.

Atatürk ve şehidler için yapılan saygı duruşundan sonra faaliyet ve hesap ra­porları okunarak müzakere edilmiş ve bu arada Vekillerden kongreye gönderilen başarı telgrafları okunmuştur.

Raporda verilen izahata göre, vilâyet ve köy yollarına 2.184.&87 köy içme su­larına 967.227, karayollarına 1.108.794 lira tahsis edilmiş, ovaların sulanması, taşkınların Önlenmesi, bataklıkların kurutulması ve derelerin ıslahı maksadiyle yekûnu 17.299.413 liraya varan pro­jelerin ihalesi yapılmış ayrıca iki yol projesi 1495 vs bir kısım orman yolları­nın etüdleri 71.279 liraya ihale olun­muş, orman teşkilâtının tesis ve teçhi­zatla takviyesi için 208.477 lira, sıhhî tesislere 439.134 lira. mahallî dernekle­re 1.986.747 lira sarf olunmuş, ceza ev­leri için 306 bin lira, Merkez P.T.T. binası ve otomatik telefon tesisatı için 539 bin lira tahsis edilmiştir.

Kongrenin öğleden sonraki toplantısın­da seçimler yapılmış ve delegelerin di­lek ve temennileri dinlenilmiştir.

Merkez kaza ile diğer kazalardan ge­len delegeler söz alarak bölgelerini il­gilendiren çeşitli ihtiyaç ve temennile­ri izhar etmişler ve bilhassa yol, içme suyu, sulama işleri, el dokuma tezgâh­larının İslahı, telefon muhaverelerinin arttırılma çareleri tapu ve kadastro iş­leri, kredi ve mahkemelerde süratin temini hususlarındaki isteklerini kon­gre huzurunda açıklamışlardır.

Dilekler mevzuunun görüşülmesinden sonra Konya mebusu Halil özyörük etraflı bir konuşma yaparak adlî mese­leler üzerinde izahat vermiştir.

Halil Özyörük bu konuşmasında Me­denî Kanunun bilhassa evlenme ve bo­şanma ile ilgili hükümleri ile iştirak halinde mülkiyet üzerinde bir komis­yon tarafından yapılan çalışmalar hak­kında izahat vermiştir. Ceza Kanunun­daki  cezaları  ağırlaştırıcı   hükümleri açıklamış Ticaret Kanunu tadil tasarı­sının Adliye Encümeninde olduğunu nahiyelere varıncaya kadar mahkemeler tesisi suretiyle adaleti halkın aya­ğına getirme işinin D.P. nin en başta gelen umdelerinden birini teşkil ettiği­ni, bu hususun temini için tedbirler alın makta bulunduğunu, hâkimlerin refah imkânlarının saklanması mevzuunun ele alındığını, ispat hakkı diye ileri sü­rülen iddianın vatanda? şeref ve hay­siyeti ile oynamak hedefine matuf bu­lunduğunu, bunun bir nevi teşhir ma­nasına geldiğini, hâkimlerimiz hakkın­da D. P. ye tevcih edilen teminatsızlık iddiasının gayri varid olduğunu ifade ederek aynı mevzularda muhtelif mi­saller vermek suretiyle geniş izahlar­da bulunmuştur.

Halil Özyörük'ün konuşmasından sovla Zafer gazetesi bas muharrirlerinden Burhan Beje bir hitabede: bulunmuştur.

Kongredeki tesanüt ve samimiyeti mü­şahede etmekten duyduğu memnuni­yeti ifade ile sözlerine başlayan Bur­han Belge de.. Demokrat Partinin mu­halefet ve iktidar partisi olarak başar­dığı işler hususunda geniş izahat ver­miş memleket çapında müşahede edilmiş büyük kalkınma hareketine iştirak eden Denizli'nin de bu harekete iştirak ettiğini ve bunun delilleri ile ve her vesile ile karşılaşıldığını belirtmiş, kon­grede ileri sürülen dileklerin yeni ida­re hey'etî tarafından dikkatle ele alı­narak imkân derecesinde ihtiyaçların giderilmelini, delegelerin huzuruna hazrrhklı çıkılması lâzım geldiğini te­barüz ettirmiştir

Müteakiben kongreyi kapama münase­betiyle kısa bir hitabede bulunan Dev­let Vekili Dr. Mükerrem Sarol:

Başarılı bir faaliyet gösteren kongreyi Övmüş ve duyduğu memnuniyeti belirterak delegeler tarafından ileri sürülen dilek ve temennilerin halli için avde­tinde arkadaşları ile temasa geçeceği­ni ifade etmiş ve yıllarca yetim çocuk­lar gibi ıztırap çekmiş Türk milletinin artık refaha ulaşmak yolunda büyük bir kalkınma hareketine giriştiğini söy­lemiş ve şahsına gösterilen hüsnü ka­bule teşekkür ederek delegelere veda etmiştir.»

 

8 Haziran 1955

 İzmir:

Dün bölgemize gelerek tetkiklere baş­layan Devlet Vekili Dr. Mükerrem Sa­rol, bu sabah kendisini ziyaret ederek, seyahatleri ve dünkü tetkikleri hakkın­da intibaını soran muhabirimizin suali­ni şu suretle cevaplandırmıştır:

-Geçen sene noksan kalan işlerimizi tamamlamak üzere Ege'de bir tetkik gezisine çıkmış bulunuyorum. Turizm bakımından islerimizi daha semerali. daha verimli bir hale sokabilmek içir birçok vesilelerle ifade ettiğim gib; şimdilik hizmetlerimizi ve emeklerimi­zi İstanbul, Ankara ve İzmir olarak üç bölgeye   tahsis   etmiş   bulunuyoruz.

Tabiat güzelliğinin yanında binlerce senelik tarihî eserleri ve medeniyet â-bidelerini bağrında taşıyan güzel İz­mir'in ve hinterlandının turizm ba­kımından arzettiği ehemmiyeti bilmem ifadeye lüzum var mı?

Geçen sene Bergama'yı görmüş ve Ker­meste bulunmuştum. Dün Meryem Ana'nın ikametgâhını, Efes ve Selçuk'u ziyaret ettim. Hristiyanlık âleminin pek haklı olarak bütün dikkatini üs­tünde toplayan bu ziyaretçilerin yapıl­makta olan yollarında çalışmalar bü­yük bir hızla devam etmektedir. Böl­genin arızalı olmasına rağmen buraya teksif edilen mesai bütün bu mahzur­ları gidermiş, bugünden trafiğe acılmış bulunmaktadır. Temmuzdan itibaren ve bilhassa hac mevsimine yetiştiril­mek üzere asfaltlanması için gerekli ihzaratın yapılıp, lüzumlu tedbirlerin alınması alâkadarlara tebliğ edilmiştir. Vilâyetin bu mevzudaki yakın alâkası­nı ve gösterdiği hassasiyeti takdirle karşılarım.

Aziz varlığı ve manevî değer ve hatı­rası bizim için de çok büyük olan bu ziyaretgâhın her türlü lâubaliliklerden ve hürmetsizlik telkin eden hareket­lerden korunması için gerekli tedbirler alınacaktır.

İtiraf edeyim ki Efes'in tetkiki beni hissen üzdü. Mevzuun ehemmiyeti ve işin  malî  bakımdan   arzettigi  müşküiât düşünülürse, mütevazı bir bütçe ile bu problemin kısa zamanda hallini mümkün görememekteyim. Kauçuk pompeinin meydana çıkarılması için geçen zamanın ve sarfedilen gayretle­rin azametiyle mukaysse edilirse, Efes için ne büyük fedakârlıklar yapılmak lâzım geldiği kolayca anlaşılır.'

Mühim bir kısmının henüz toprak al­tında bulunduğu, yapılan ilmî araştır­malar neticesinde anlaşılan bu heybet­li ve sanat değeri tarihin nâdir kay­dettiği bir kıymette olan bu âbideyi bütün ihtişanıiyle meydana çıkarabil­mek için Vekâlet bütçe imkânları nisbetinde ilk defa bu muazzam âbideler manzumesine yardımda bulunmayı ka­rarlaştırmıştır. Vilâyet de bize bu sa­hada yardımcı olacaktır. Teknik Zira­at Müdürlüğü ve belediye fidanlığı teknik mütehassısları, buranın tarh ve tanzimini deruhte edecekler, ayrıca Maarif ve Müzeler Müdürlüklerinin de bu gayretlere imkânları derecesinde iştirak edecekleri tabiîdir.

Ati için insanlığa ve İzmir'e ve mane­vî bakımdan büyük kazançlar sağlaya­cak olan bu mevzuda halkın yakın alâ­kasını temin için bir derneğin kurul­masını lüzumlu görmekteyim. İzmir'de kaldığım müddetçe bu teşekkülün kurulmasiyie meşgul olacağım.»

Devlet Vekili, bölgemizin yeni otellere olan ihtiyacı hususundaki suali: «Ata­türk Bulvarında Emekli Sandığı tara­fından inşa edilecek otelin ihalesi ve mukavelesi yapılmıştır. Buna muvazi olarak Hinterlandın ehemmiyeti bakı­mından dikkati çeken üç mühim köşe­sinde, çeşme, Efes ve Bergama'da şimdilik küçük eb'adda oteller yapılacak­tır. Bu husustaki hazırlıklar ikmal .edil­miştir» diye cevaplandırmış vs inşa edilecek İzmir radyosu- için de «bildiği­niz gibi, tesis edilecek üç radyodan bi­risi İzmir'de kurulacaktır. Radyolar R.C.A. firmasına ihale edilmişt