OLAYLARIN TAKVİMİ

 

1 Ocak 1956

 

Erzurum:

 

Reisicumhur Celal Bayar, beraberine Erkanı Harbiye Umumiye Reis Vekili Orgeneral İsmail Hakkı Tunaboylu ile diğer zevat olduğu, ihalde, bugün Et ve Balık Kurumunun Erzurumdaki kombinesinde küçük baş lıayvan tesislerinin açılış merasimin­de hazır bulunmuştur.  Reisicumhur,daha önce Vali Konağında yapılan bir toplantıda Atatürk Üniversitesinin ku­ruluşu ile ilgili hazırlıklar etrafında alakadarlardan izahat almıştır,

 

Erzurum:

 

Reisicumhur Celal Bayar beraberinde Erzurum mebusları, Erkanı Harbiyei Umumiye Reis "Vekili ve Vali bulun­duğu halde bugün saat 16 da Beledi­yeyi ziyaret etmiştir.

 

"Reisicumhur, burada Belediye Meclisi ve İl Genel Meclisi azalarını, Ticaret Odası ve Esnaf Dernekleri heyetlerini banka müdürlerini, Erzurum Gazete­ciler Cemiyeti azalarını, Zirai Donatım Kurumu  personelini, Balkaya Maden Kömürleri İşletmesi Limited Şirketi mümessillerini ve isçi temsilcileri ile kazalardan gelen hey'etleri kabul mistir.

 

Reisicumhur Celal Bayar'a Belediyeye vaki bu ziyareti esnasında Belediye Reisi tarafından Erzurum şehrinin bir hatırası olmat üzere gümüş bir sema­ver ile üzerinde «1956 yıl başı hatıra­sı Erzurum» ibaresi altınla işlenmiş, Erzurum taşından mamul bir madalya verilmiştir.

 

Erzurum gazetecileri İde Reisicumhu­rumuza Erzurum taşından yapılmış al­tın işlemeli bir cemiyet rozeti takdim etmişlerdir.

 

Adana:

 

Adana yeni cezaevinin inşaatı bitmiş olan birinci kısmı bugün saat 14 de Adliye Vekili Prof. Hüseyin Avni Göktürk tarafından açılmıştır. Açılış törenind* mebuslarla Seyhan ve İçel Valileri, 6 ncı Yurtiçi Bölge Kumanda­nı, Adliye Vekaleti Müsteşarı, Bele­diye Heisi, şehrimiz adliye erkanı ve partililerle, basın mensupları hazır bulunmuştur.

 

Bandonun çaldığı istiklal marşından sonra Adliye Vekili bir konuşma ya­parak, memleketimizin en feyizli böl­gelerinden biri olan Adanaya 'gelmekten ve bu moctern ceza infaz müesse­sesinin açılışında bulunmaktan dolayı duyduğu hazzı belirttik Un sonra «ce­za ve infaz usulleri (hususunda Vekalet olarak görüşlerimizi feah etmeyi faydalı 'buluyorum» demiştir.Vekil, bundan sonra ceza ve infaz sis­teminin tarihçesinden bahsetmiş mem leke ti iniz dek i tatbikatın safhalarını an latmış ve bugünkü modern anlayışın, mahkimu i si ah voliyle cemiyete tek­rar kazandırmak hedefine yönelmiş bu lunduğunu, bu esastan hareket edile­rek yurdumuzun muhtelif bölgelerin­de modem cezaevleri kurulmakta ol­duğunu ifade etmiştir.

 

Profesör Hüseyin Avni Göktürk, ko­nuşmasında rakamlar da vermiş­tir. Bu rakamlara göre, halen mem­leketimizde 647 cezaevi vardır. Bun­lardan mühim bir kısmı cok eski ve İhtiyacı karşılayacak halde  değildir.

 

Bu itibarla 1950 den beri, atelyesi, tecrid hücreleri ve revirleri bulunan 192 modern cezaevinin temeli atılmış ve bunlardan 122 si tamamlanarak hizmete girmiştir.Geri kalan yetmişi­nin ise inşaatı devam etmekte ve süratle tamamlanmasına çalışılmaktadır. Geniş atelyslerle 200 yataklı bir de reviri ihtiva eden ve 1000 mahkim barındıracak olan İzmir bölge cezaevi de bu aradadır. Ayni biivüklükte ku­rulacak olan İstanbul bölge cezaevi İçin de arsa temin edilmiştir, yakında İnşaata geçilecektir.

 

Cezaevlerini suçlunun İslahına medar olabilecek şekilde kurmak ve onu hem bir nevi mektep hizmetini görebilecek hem de ekonomik faaliyet gösterebile­cek bir müessese haline getirmek ba­kımından merhale almakta bulundu­ğumuzu belirten Adliye Vekili, nite­kim memleketimizde 9 cezaevinin iş esasına göre kurulmuş olduğunu söz­lerine ilave etmiştir. Hükümete yut olmaktan çıkan 9 cezaevinden başka 64 cezaevinde de iç yurtları mevcuttur ve bunların geliri ile birçok cezaev­lerinin çeşitli ihtiyaçları karşılanmak­tadır.

 

Profesör Hüseyin Avni Göktürk, mem­leketimizde mevcut mahkim ve mev­kufların sayısına temas «derken bunların ekseriyetini erkeklerin teşkil et­liğini, kadınların sayısının ise pek az bir yekina baliğ olduğunu söylemiş, bu durumun cemiyet hayatımız bakı­mından memnuniyet verici bir muşahede teşkil ettiğini kaydetmiştir.

 

Adliye Vekilinin verdisi malimata göre, bugün açılış merasimi yapılan cezaevi 1952 de 2.205.717 liraya ühale edilmiştir. Ceza evi 80 dönümlük Ibir saha üzerinde kurulmaktadır. İnşaatı tamamlanan asıl cezaevi, bugün faali­yete geçen kısımdır. İnşaatına da süratle devam edilmekte olan değer kısımda 250 kişilik bir atelye ile hücre ve revir bulunmaktadır. Adana yeni ce­zaevi 500 kadar mahkimu barındıracak büyüklüktedir.

 

Adliye Vskili Hüseyin Avni Göktürk" konuşmasını şu temenni ile bitirerek kurdelayı kesmiştir:

 

«Bu modern müessese buraya girenler"

 

İçin bir mektep olsun. Bir İslahı hal müessesi olsun. Gelecek nesiller msh kimlarm gittikçe azalması karşısında, bu heybetli müesseseye lüzum yoktur,diye buranın (kapanmasını taleri etsinler.»

 

Bundan sonra, cezaevi merasimde hazır bulunanlar  tarafından  gezilmiştir..

 

2 Ocak 1956

 

Ankara :

 

Hariciye Vekaleti 'Matbuat   Bürosun­dan tebliğ dilmiştir:

 

İran'ın sabık Başvekillerinden ve Ayan Meclisinden İbrahim Hatimi'nin. riyasetinde toplanan İran ve Türk mebuslari ile muhtelif meslek erfoalamdan mürekkep müteşebbis heyet,bir "Türk  İran Dostluk ve Kültür Cemiyeti» kurulmasına katar vermiştir. İran Hariciye Veziri Ekselans.Ardalan ve Tahran Büyükelçimiz İzzet­tin Aksalur'un da İştirak ettikleri bir; müteşebbis heyet toplantısında söz alan heyet reisi ile büyükelçimiz ve diğer hatipler, cemiyetin, her iki memleket arasında mevcut an'anevi dost­luk bağlarının kuvvetli bir sembolü olduğunu belirtmişler ve cemiyete muvaffakiyet tmeemıilerinde bulunmuş­lardır.

 

'Toplantıda Türk ve İranlı azadan mü­teşekkil bir muvakkat idare heyeti se' gilmiştir.

 

Konya :

 

İşçi 'Sigortaları Kurumu Konya Şube­si bugün saat 15 de merasimle açılmış­ta.

 

Merasimde Çalışma Vekaleti Müsteşa­rı ve İsçi Sigortaları Kurumu Umum Müdür Vekili Hulusi Timur, İşçi Si­gortalan Kurumu Yönetim Kurulu Üy eler inden bazıları, işçi Sigortaları Kurumu İleri gelenleri, Belediye Re­isi, Vilayet erkanı, basın mensupları ile seçkin bir davetli kitlesi hazır bu­lunmuştur.

 

Bu münasebetle hulis Timur şu ko­nuşmayı yapmıştır.

 

«Sosyal sigorta tatbikatının devamlı olarak gelişmesi Ve sigortalılarla iş yerlerinin, kesif olduğu bölge merkez­lerinde teşkilat vücude getirilmesinin, sigorta işlerinin sürat ve suhuletle yü­rütülmesi hususunda faydalar sağladı­ğa nazara alınarak, kurumun taşra şubelerinin sayısı bir program dahi­linde arttırılmaktadır. Bu cümleden olarak mevcudu 13 olan şubelerimize 1955 yılının son aylarında Erzurum, Kocaeli ve Trabzon şubeleri ilave edilmiş ve Konya şubesinin açılması ile bu rakam  22  ye yükselmiştir.

 

1956 yılı ocak ayı iptidası, aynı zaman­da memleketimizde sosyal sigortaları uygulamak üzere kurulmuş bulunan İşçi Sigortaları Kurumunun 10 ncu kuruluş yıldönümüne rastlamaktadır.

 

Konya şubemizin bu yıldönümünde fa­aliyete geçmesini bu bakımdan mes'ut ve hayırlı bir tesadüf saymaktayız.

 

Bilindiği üzere sosyal sigortalar, iş hayatında çalışanların hal ve istikbal­lerini teminat altına alma'k, sosyal gü­venliği sağlamak ve kalifiy.e personel yetişmesine imkan hazırlamak sure­tiyle, memleketin içtimai ve iktisadi hayatında ehemmiyetli bir rol oyna­makta ve büyük faydalar temin eyle­mektedir.

 

Konya şubesinin açılışı ve onuncu ku­ruluş yıldönümü vesilesiyle kurumun faaliyetini de toplu şekilde belirtmek yerinde olacaktır.

 

1946 yıli (iptidasında kurulmuş olan İşçi Sigortaları Kurumu, ilk olarak 1 temmuz 1946 tarihinde iş kazaları ile hastalıkları ve anabk sigortalarını, bi­lahare 1 nisan 1950 de ihtiyarlık si­gortasını, 1 mart 1955 de de bölge bölge olmak üzere hastalık ve analık si gortasmı tatbik etmeğe başlamıştır.

 

Bu sigortalar bidayette yalnız iş ka­nununa tabi işyerlerinde çalışanlar hak kmda uygulanmakta iken, sonradan ba suı mensupları ile .gemi adamlarına da teşmil edilmiştir. Sigorta kanunlarına tabi faal işçi ve hizmetli sayısı 550 bin, iş yeri sayısı da 20 bin civarın­dadır.

 

Hulusi Timur bu arada, mer'i sosyal sigorta kanunlarına da temas etmiş ve sözlerini  şu  cümlelerle  bitirmiştir:

 

Yılda vasati olarak kuruma 29 bin iş kazası, 200 meslek hastalığı, 50 bin analık, 130 bin hastalık vak'ası inti­kal etmekte ihtiyarlık sigortasından da 2500 sigortalıya veya ölümleri ha­linde bunların hak sahibi haleflerine yardımda  bulurSplmaktadır.

 

Sigorta .vak'aları dolaynsiyle ]gerek vak'anm hadis olduğu yıl içinde, gerek se bu vak'alar sebebiyle müteakip se­nelerde ilgililere yapılan yardımlar se­nede takriben 50 milyon liraya baliğ olmaktadır. Bu yardımlar sosyal sigor­taların lüzum, ehemmiyet ve faydala­rını ve bu sahada kısa zamanda ulaşı­lan merhaleyi beliğ bir şekilde ifade etmektedir.

 

Sosyal sigortaların memleketimüzde zamanla daha da inkişaf edeceği şüp­hesizdir.»

 

Bu konuşmayı müteakip İşçi Sigorta­ları Kurumunun Konya Şubesi hizme­te girmiştir.

 

İstanbul:

 

67 Eylül Hadisesinde Zarar görenlere Yardım Komitesinden aldığımız mali­mata göre, komitece evvelce tayin ve ilan. edilmig oları 15 ekim 1955 tarihine kadar zarar görenlerden 4433 kişi mü­racaat etmiş ve "bunlar gördükleri za­rar miktarını 69.578.744 lira olarak 'bil­dirmişlerdir.

 

Komite, aynı tarihten sonra ve en kü­çük zararla", dan başlamak üzere bu müracaatlardan 3113 kişiye ait talep­nameleri mahallinde tetkik etmiş, ken­di taleplerine göre, 19.563.660 liradan İbaret olan bu zararlar için zarardidelerin muvafakat ve rızalariyle komite­ce kendilerine. 31.12.1955 akşamına ka­dar 5.633.751 lira ödenmek suretiyle ib­ralar mı almış ve ıztıraplarına son ver­miş bulunmaktadır.

 

Bakiye kalan 1320 kişinin müracaatı­nın tetkikatı devam etmektedir. Bun­lar için yapılacak tediyeler de müte­akiben ilan edilecektir.

 

Aynı zamanda Patrikhane tarafından acil yardıma muhtaç oldukları belir­tilen 1182 kişiye Kızılay (vasıtasıyla 70.920 lira ve yine Patrikhane müracaatiyle 1604 kişiye 96.240 lira, bu meyanda Şişli Bum Mezarlığı Kilisesinin tamiri için 193.123 lira, Beyoğlu Rum Dispanseri için 88.950 lira, Hum ve Ermeni mektepler in in ders yılı başın­da tedrisata başlıyabilmeleri için ta­mir masraflarına sarfedilmek üzere 106.830 lira ile ayrıca Rum ve Ermeni mekteplerinin aşhane ve tahsil mas­rafları için de 203.760 lira ki. aem'an 760.425 lira da ödenmek suretiyle ko­mitenin yardım ve tediye yekinu 6 milyon 394 bin 18ö liraya baliğ olmuş bulunmaktadır.

 

Ankara :

 

Hariciye Vekaleti JVTatbuat Bürosun­dan bildirilmiştir:

 

Hükümetimizin 24 aralık 1955 tarihin­de yeni Sudan devletini tanımağı ka­rarlaştırdığı, zamanında, matbuatı­mıza bildirilmişti. Bu kerre, İngiltere ile Mısır'ın kondominion'u kardırmaları ve Sudan dev­letinin teşekkülü için gerekli hazır­lıkların ikmalini müteakip Sudan Ri­yaset Konseyinin kurulması üzerine. Hariciye Vekilimiz Prof. Fuad Köprülü, mezkir konseye aşağıdaki telgraf çekmiştir:

 

Türkiye Cumhuriyeti hükümeti adı­na, kardeş Sudan Cumhuriyetinin is­tiklal ve hükümranlığına kavuşmasr vesilesiyle samimi tebriklerimi takdim eder ve ekselanslarınıza Türk hüküme­tinin Sudan'ı, "hükümran ve müstakil' bir devlet ülarak, resmen tanımağa ka­rar verdiğini ifade etmek isterim."

 

İstanbul:

 

Dün uçakla Karaşi'den şehrimize gelen Boston Üniversitesi Öğretim üye­lerinden Prof. Dr. Williams Dameseck hergün saat 10.30 da Gureba hastahanesi "Üçüncü Dahiliye Kliniğinde ilk kon­feransını vermiştir.

 

Kan hastalıkları mevzuunda dünya çapında bir otorite sayılan Prof. Dameseck'in. konferansında   Tıp   Fakül­tesi Dekanı Porf. Arif İsmet Çetingii, Ord. Prof. Ekr^m Şerif Egeli, Prof. Müfide (Küley ile diğer Tıp Fakültesi Profesör, Doçent ve asistanlariyle tıp öğrencileri hazır bulunmuşlardır.

 

Şehrimizde üç gün kalacak olaıı Prof. Dameseck yarın Gureba Ihastahanesi 2 nci Dahiliye Kliniğinde kan hasta­lıkları hakkında bir konferans daha verecektir.

 

Ankara :

 

Bugün biri Ankarada diğeri Akşehir'­de olmak üzere iki ilk öğretmen okulu, mahallerinde yapılan törenlerle tedri­sata başlamışlardır.

 

Ankarada, kırkıncı ilk öğretmen okulunun açılış merasiminde, Maarif Ve­kili Prof. Ahmet Özel  şu konuşmayı: yapmıştır:

 

Kıymetli arkadaşlarım,

 

Ümmilikle mücadele ve yurt kalkınmasında birinci planda ve ön safta mü­him rolü ve vazifesi olan öğretmenle­rimizi yetiştirecek müesseselerden bi­rini daha fouıgiin başşehrimiz Ankara' da açmanın sevinci içindeyiz.

 

Şüphesiz milletçe kalkınmamızın ve demokrasimizin, şartlariyle birlikte ta­hakkuku, bütün vatandaşlarımızı en az ilk tahsile sahir) kılmakla mümkün olacak, bu uğurda 'girişilen her müsbet adım yarınki mamur, müreffeh Türkiye'nin müjdecisi telakki edile­cektir.

 

Yıllardan beri ele alınmış olan ilk öğretimin tahakkuku davasında bir hayli mesafe katetnıiş olmamıza rağ­men bu sahada başarmaya mecbur ol­duğumuz pek çok işlerimiz vardır. İlk öğretimi memleketin sathına teşmil edebilmek için bir taraftan her yıl bü­tün yurtta yeni yeni okul binaları yap­tırırken diğer taraftan da okullarımız­da yavrularımızı yarma ihazırlıyacak, yeni nesilleri tahsil nuru ile yuğuracak kıymetli Türk öğretmeni yetiştirme tedbirlerini almaktayız. Bu faaliyetler arasında yalnız son bir yıl içinde, mev­cut öğretmen okullarımıza altısını da­ha ilave etmek suretiyle bu müessese­lerin sayısını 'kırka çıkarmış bulunu­yoruz.

 

Yurdun dört bucağına serpilen, öğret­men okullarımızda, halen 17647 öğret­men namzedi yarınki mukaddes vazi­feleri için hazırlanmakta inkılapçı Türk öğretmen neslinin devamı olarak yetiştirilmektedir.

 

Her yıl bu öğretmen okullarımızdan ortalama 3500 öğretmen yetişerek ma­arif ordusu saflarına katılmaktadır. Böylelikle davamızın kısa zamanda ta­hakkukunu görm.ekle milletçe bahtiyar olacağız.

 

Bu vesile ile halen yurdumuzun en ücra köşelerine yayılarak büyük fera­gat ve fedakarlıklarla çalışan öğret­men arkadaşlarımı saygı ve sevgi ile selamlamayı ifası zaruri bir vazife telakki etmekteyim.

 

Bu yeni öğreitmen okulunun, yurdu­muza, milletimize tavırlı ve uğurlu olmasını temenni ve niyaz eylerim.»

 

3 Ocak 1956

 

İstanbul:

 

İstanbul Ticaret Odası Neşriyat Mü­dürlüğünden aldığımız malimata göre,istanbul limanının aralık ayı ihracatı 31 milyon 409 hin 638 lirayı bulmuş­tur.

 

Kasım ayma nazaran ihracattaki faz­lalık yüzde 47,42 dir.

 

Bİr evvelki senenin aralık ayına kı­yasla yüzde 75,76 bir artış olmuştur.

 

Diğer taraftan 955 yılı umumi ihracat yekinu ise 227 milyon 330 bin 793 liradır.

 

954 yılına nazaran İstanbul limanın­dan yapılan ihracattaki artış yüzde 10.15 dir.

 

Ankara :

 

Hususi ve resmi sektörde çalışanve ihtiyarlık sigortasına dahil olan iş­çilere ihtiyarlıkları halinde halen tah­sis edilmekte olan 33 liradan ibaret ih­tiyarlık ve maluliyet  aylıklarının bir misline yakın nisbette arttırılarak 60 liraya çıkarılması,

 

Sigortalı kadın işçilerle sikortah.erkek işçilerin eşlerinin analık halle­rinde   emzirme Ödeneni olarak veril­mekte bulunan 60 lira maktu yardımın 100 liraya çıkarılması,

 

Gerek  ihtiyarlık ve gerekse işkazalar iyi e  meslek hastalıkları  sigor­tasına tabi isçilerin ölümleri halindeailelerine halen, verilmekte olan 75 liranın birmisli fazlasiyle 150 lirayaçıkarılması,

 

İş kazalariyle meslek hastalıklarısonunda malil kalan işçilerle ölen iş­çilerin dul ve yetimlerine şimdiye ka­dar 100200 kuruş asgari günlük ka­zançlar esas lınarak tahsil edilmiş bu­lunan maluliyet ve Ölüm aylıklarının,asgari  günlük kazanç 300  kuruşa çı­karılarak 13 misline yükseltilmesi ka­rarlaştırılmıştır.

 

Bi hususta hazırlanan kanun layiha­ları yılbaşı tatilini müteakip Büyük Millet  Meclisine   derhal   sunulacakta.

 

4 Ocak 1956

 

Ankara :

 

Büyük Millet Meclisi Bütçe Encümeni bugün saat 10 da İkinci Başkan Şefik Bakay'm riyasetinde toplanarak, 1956 .yılı bütçe kanunu layihasının müzake­resine devanı etti.

 

Bu. sabahki toplantıda evvela BasınYaym ve Turizm Genel Müdürlüğü foüt çesinin yatırımlar faslı konuşuldu. Bu esnada hükümeti Devlet Vekili Emin Kalafat temsil etmekte idi.Bu konuş­malar sırasında uzun senelerden beri kullanılmakta olan Ankara radyosu­nun tevsi edilmesi ve tesislerinin islah olunması için iki milyon liralık tahsisatın kabul edilip edilmemesi hak kında  mebuslar  fikirlerini  söylediler.

 

Bu tahsisatın lüzumsuz veyahutta faz­la olduğu mevzuunda iler isürülen bazı iddiaları cevaplandıran encümen ra­portörü Behzat Bilgin (İzmir D.P.), Ankara radyosunun yedek malzeme ihtiyacını kaydederek mezkir radyo İstasyonunun daha verimli bir hale getirilmesi lüzumuna ibaret etti ve istenmiş olan tahsisat ile yelek parça­ların satın alınacağım, aksi halde hiç beklenmedik bir zamanda, yedek par­ça yokluğu ve yeni tesislerin yapılma­ması yüzünden bu radyo istasyonunun çalışamıyacak bir hale geleceğini be­lirtti. İhsan Hamid Tigrel (Diyarbakır Hür. P.J şimdi istenmekte olan tahsi­satın karşılığının bulunup bulunmadı­ğını sorduğunda, :bu tahsisatın karşılığım mevcut olduiju ifade öldi. Ne­ticede bu tahsisat birbucuk milyon liraya indirilerek kabul olundu.

 

Zeki Eratamar, (Tekirdağ D.P,), dün akşamki toplantıda konuşulan ve ka­bul edilen Anadolu Ajansı tahsisatı fas linin yeniden müzakere edilmesini teklif .etti. Fakat mükerrer müzakere­lere yol açacağı sebebiyle bu teklif kabul edilmedi.

 

Bundan sonra Basın  Yayın ve Tu­rizm Genel Müdürlüğü bütçesinin ta­mamı oya sunularak kabui edildi ve İstatistik "Umum Müdürlüğü, bütçesi Tüm müzakeresine geçildi. Bu müzake­relerde hükümeti Devlet Vekili Cemil Ben'gü temsil etmekteydi.

 

Bu bütçenin tümü üzerinde müzakere­lere başlanırken İstatistik Umum Mü­dürü Şefik İnan, kendi teşkilatı hakkında ve çalışmaları üzerinde teknik malimat verdi. İstatistik teşkilatının başka memleketlerde ne durumda ol­duğunu ve hangivekaletlere bağlı bu­lunduğunu açıkladı ve mukayeseler yaptı. Bu arada söz alanlardan, Nuri Sertoğlu (Sinop C.H.P.), İstatistik Umum Müdürlüğünün neşrettiği ra­kamlar üzerinde durarak bunların da­ha sarih olması temennisinde bulundu.

 

Turan Güneş (Kocaeli Hür. P.), İsta­tistik: Umum Müdürlüğüne bağlı olan ve milli gelirleri hesaplamakla meşgul bulunan heyette evvelce vazife alaın İstanbul Üniversitesi doçentlerinden Osman Okyar'm halen bu vazifesinde bulunup bulunmadığını sordu. Sebatı Ataman (MuşIa D.P.),İstatistik Umum Müdürlüğünün bir vekalete bağ­lanmaması lazımıgeldiğini, bu teşkila­tın bağımsız bir enstitü haline ifrağ edilip çalışmasının lüzumlu olduğunu, halen Başvekalete bağlı bulunan bu umum müdürlüğün neşrettiği rakamla­rın siyasi maksatlarla hazırlanabilece­ğinin alda gelebileceğini ifade eyledi.

 

Alba'ullah Aker (İzmir D.P.) de, umum müdürlüğün müstakil bir teşkilat ha­line .getirilmesi dileğinde bulundu. İb­rahim Öktem (Bursa Hür. P.), İstatis­tik Umum Müdürlüğünün küçük sana­yi sahasında da faaliyet göstermesini istedi. Ömer Sunar (Tokat D.P.), zirai sayımların daha titiz ve dikkatle ha­zırlanması lazımgeldiğini söyledi. Selahattin Kalaycıoğlu (Trabzon D.P.), Natık poyrazoğlu (Muğla D.P.), Meh­met Karasan (Denizli D.P.) de, umum müdürlüğün milli bir enstitü haline getirilmesi hususunu tekrarladılar ve sayım işlerinde daha titiz davranılmasını İstediler.

 

Mebusların konuşmalarından sonra sök alan Devlet Vekili Cemil Bengü, İs­tatistik Umum Müdürlüğü teşkilatı hakkında ileri sürülen fikir ve tavsi­yelerin daima gözönünde bulundurula­cağını Umum Müdürlüğün serbest bir enstitü haline getirilip getirilmemesi­nin ancak bir kanun mevzuu olabilece­ğini ve bu hususta Büyük Millet Mecisinirı alacağı karara göre hareket edi­leceğini söyledi.Vekil bu arada İstatis­tik Umum Müdürlğü teşkilatının kuruluşu bakımından henüz tamamiyle mütekamil bir seviyeye ulaşamadığını, maddi bakımdan zorluklar içinde bu­lunduğunu belirterek hazırlanmış olan teşkilat kanununun yakın zamanda Meclise sevfcsdileceğiai, Umum Müdür lüğün bilhassa son senelerde daha faal ve verimli bir d"uruma ulaştığını, buna misal olarak da son nüfus sayımı ne­ticelerinin er. geç sekiz ay idinde kat'i olarak ilan edilecsçini, bundan önce ise bu nevi neticelerin ancak 34 sene sonra yayınlana bildiğin i ifade etti ve teknik sualler .hakkında da Umum. Mü­dürün cevap vereceğini belirtti.

 

Bütçe Encümeni, ögjeden sonra saat 15 te toplanarak çalışmalarına devam etmek üzere, saat 13 te sabah celsesi­ne son verdi.

 

Ankara :

 

Büyük Millet Meclisi Bütcc Encüme­ni bugün öğleden sonra saat 15 te En­cümen Başkanı Halil İmre'nin riyase­tinde toplanarak çalışmasına devametti. Öğladen evvelki toplantı sırasında En­cümende İstatistik Umum Müdürlüğü bütçesinin müzakeresine    bağlanmıştı.

 

Bu toplantıda söz alan istatistik Umum Müdürü Şefik İnan, mebuslar tarafın­dan sorulan sualleri cevaplandırdı ve bu arada Umum Müdürlüğün çalışma­ları hakkında malimat vererek ez­cümle şunları söyledi:

 

«İstatistik Umum Müdürlüğü bilhassa büyük şehirlerdeki geçim endeksleri faaliyetini arttırmıştır. Önümüzdeki günlerde Ankara ve İstanbul'da yeni geçim endeksleri meydana getireceğiz. Daha sonra bu işi İzmir, Adana, Diyar­bakır, Erzurum, Samsun, Trabzon şe­hirlerine de teşmil edeceğiz. İstatistik Umum Müdürlüğünün son yulardaki çalışmaları hakkında malimat verir­ken, bu çalışmaların sürati mevzuun­da da bazı misaller vermek isterim. Mesela 1950 sayımının neticeleri an­cak dört sene sonra alınabilmişti. Halbuki l955 yılında yapılan sayımın kati ifcelerini, sekiz ay içerisinde alnı ayüb düşünüyoruz». Umum Müdür, bunda sonra teşkilat üzerinde teknikmalimat vsrdi ve Umum Müdürlükte çalışan her memurun verimini istatis­tik esaslarına göre izah etti. Bu arada Umum Müdürlüğün çalışma sahasını genişleterek, bunu küçük sanayi te­şekküllerine kadar uzattığını ve bu nevi müesseseler üzerinde yıllık an­ketlere girişildiğini belirtti. İstanbul Üniversitesi doçentlerinden Osman Okyar hakkında sorulan suali cevap­landıran Umum Müdür, İstatistik Teş­kilatına bağlı bulunan «Milli Gelir Etüd" Grubu» isimli teşekkülün özel bir Iıüviyste sahip bulunduğunu, burada çalışanlara ücret verilmediğini, Osman Okyar'm da bu teşekkülde vazife gör­düğünü, ancak mezkir teşekkülün son zamanlarda toplanmadığını, toplandığı takdirde Osman Okyar'm da çağırıla­cağını söyledi. Nüfus artışı mevzuun­daki suali cevaplandıran Şelik İnan, nüfus artışının faktörlerini izah eyle­dikten sonra, 1955 yılında yapılan sa­yımın neticelerine temas ederek şun­ları söyledi:

 

1955 yılı sayımında binde 30 nisbetinde bir nüfus artışıyla karşılaştık. Nü­fusumuzun artışında en mühim rolü oynayan faktör, kadınlarımızın veludiyetidir. Bilhassa velud kadınların, çoğalması nüfusumuzun artmasında büyük bir amil olmuştur. Bu hususta da bir misal verebiliriz. Mesela 1935 yılında 15  29 yaşındaki kadın sayısı 1.847.000 iken bu miktar 1950 de 2.849. 000 e yükselmiştir. Bizim nüfusumuzun artışı sebepleri arasında bünye değişik­liğini de 'zikretmeliyiz. Yepyeni bir nesil meydana geldiği için nüfus art­maktadır ve son sayımda bu artış bir rekor halini alarak binde otuzu aş­mıştır ancak ileride bu artışın daha statik bir hale gelmesi ve normal bir surette artması beklenebilir.»

 

İstatistik Umum Müdürü, bundan son­ra köy anketleri mevzuu üzerinde ko­nuşmuş ve köylerdeki nüfus hareketlerinin doğru bir şeküde aks ettirilmesi için yapılacak işleri izah etmiş, bunu takiben vergi istatistiklerinin hazır­lanması yakında bir i.adres servisi» ni, kurmakta olduğunu, şimdiye kadar 500 bin işyerinin adresleri alındığını, bu işyerlerine muntazam sual kağıtlarınin gönderildiğini ve bunda süratle hareket edilmekte olduğunu, mesela 3954 ydı milli gelirine ait kat'i rakam­ların önümüzdeki mart ayında ilan edileceğini, 1955 yılı milli gelir muvak­kat rakamlarının, da 1956 ekim ayında bildirileceğini söyledi.

 

Köy anketleri mevzuunda, bundan ev­velki yıllarda 25 bin köyde yapılmış bulunan anketlerin neticelerinden is­tifade edileceğini söyleyen Şefik İnan' in bu izahatından sonra, bütçenin fa­sıllarına geçildi ve bu arada Umum Müdürlük binasının inşası İçin 300 bin liralık tahsisat kabul edildi. Bunu ta­kiben bütçenin tamamı oya sunularak kabul olundu.

 

Bütçe Encümeninde bundan sonra Me­teoroloji Umum Müdürlüğü bütçesinin konuşulmasına geçildi. Bu bütçe üze­rinde konuşanlardan Muğla Mebusu "Natık Poyrazoğlu (D.P.), Meteoroloji Umum Müdürlüğünün deniz ve kara kuvvetleriyle işbirliği yaptığı halde bava kuvvetleriyle ned.en işbirliği yapmadiğini sordu ya bu arada yüksek ra­sat istasyonlarının gayri faal bir ihalde ttulunmasmı tenkid etti. 'Kırklareli mebusu Şefik Bakay (D.PJ yağmur ölçme istasyonlarının miktarının, arttı­rılmasını istedi. Rize mebusu Hüseyin Agun (D.P.) memleketin umumi bir kuraklığa gidin gitmediğini sordu. To­kat mebusu Ömer Sunar (D.P.)), zirai mahsuller sigortası mevzuunda Mete­oroloji Umum Müdürlüğünün nasıl bir faaliyet gösterdiği sualini ortaya at­tı.

 

Meteoroloji Umum Müdürlüğü bütçe­sinin müzakereleri sırasında hükümeti temsil eden Devlet Vekili Cemil Bengü, Meteoroloji Umum Müdürlüğünün hava kuvvetleriyle işbirliği yapması hususunu sağlıyacağmi rasat istasyon» lan sayısının arttırılacağın ifade etti. Umum Müdür Dr. Fuat Adalı da su­allerin teknik kısımlarını cevaplandı­rarak memleketin umumi bir kuraklık devresine girip girmediği hakkında şimdiden kat'i bir şey söylenemeyece­ğini, halen bu hususta istikşafların yapıldığını, iki hafta sonra bütün me­buslara aynı mevzu Üzerinde malima­tı havi broşürler gönderileceğini, zirai sigorta sahasında da teşkilatın kendi­sine düşen vazifeyi yapmakta bulun­duğunu, yüksek rasat istasyonları için lüzumlu olan yedek parçaların elde bu­lunduğunu ve yakm bir zamanda bu istasyonların tekrar faaliyete göçece­ğini bildirdi.

 

Bundan sonra Meteoroloji Umum Mü­dürlüğü bütçesinin tümü üzerindeki müzakereler sona ererek fasıllara ge­çildi ve Encümen saat 20 de mesa­isine son verdi.

 

Bütçe Encümeni, yarın saat 14.30 da toplan acaktır.

 

İstanbul:

 

İstanbul Defterdarlığından aldığımız malimata göre 1955 mart ayı başından aralık ayı sonuna kadar istanbulun umumi vergi tahsilatı 505.842.066 lirayı bulmuştur.

 

954 yılının aynı devresi zarfındaki vergi tahsilat yekinu 405.345.971 lira ol­duğuna göre 1955 senesinin 10 aylık devresi  içindeki  artış miktarı  100.496.095 liradır.

 

5 Ocak 1956

 

Ankara :

 

Lübnanda son zamanlarda vukua ge­len sel felaketi neticesinde yüzden faz­la insanın öldüğü 5.000 kişinin de açık­ta kaldığının Öğrenilmesi üzerine Kı­zılay Merkezince felaketzedelere yar­dım olarak 76 sandık çeşitli giyecek eş­yası ile 1000 er adet don ve gömlek, 250 battaniye İstanbuldan kalkan Budfort vapuru ile Lübnana gönderilmiş­tir.

 

Ankara :

 

Türk  İtalyan Kültür münas ebetlerini geliştirmek maksadı ile iki memleket arasında aktedilmiş bulunan Kültür Anlaşmasının tatbikatından olmak üzere İtalya hükümetinin tavassut ve yardımı ile F. Mander ve O. Ziino ida­resinde 80 kişilik »Floransa Palozzo Pitti senfoni orkestrasın şehrimizde ve İstanbulda konserler vermek üzere memleketimize gelmiş bulunmaktadır.

 

İtalyan orkestrası, 14, 15, 19 ve 20 ocak  tarihlerinde İstanbul Flarmini Derne­ği namına İstanbulda 4 konser vere­cektir. Ayrıca Ankara Ses ve Tel Bir­liği namına 17 ve 18 ocak günleri Ankarada 2 konser verecektir.

 

Burdur :

 

Başvekil Adnan Menderes, bugün, bu­rada hükümet meydanını dolduran halka hitaben su konuşmayı yapmış­tır: muhterem Buvdurlular, bu so­ğukta kar altında bizleri böyle sıcak hir heyecanla karşılamanızdan ve gös­terdiğiniz bu nezakete karsı derin bir şükran duymaktayım. Burdurlularm hükümete karşı besledikleri itimadın tam olduğuna kaniiz, şimdi göstermek lütfün d a bulunduğunuz tezahürat şeklindeki bu heyecanlı ve sıcak karşı­lamadan başka, iki ay evvel şeker fab­rikanızın açılışı münasebetiyle de yi­ne Burdur'a geldiğimizde, bizi ne ka­dar heyecanla karşılamıştınız.Fakat bu sefer göstermekte olduğunuz itirmat ve sevgi tezahürlerinin ayrı ayrı manası bulunduğuna işaret etmek iste­rim.

 

İktidarımızın içinden ve dışından ha­sımları, dış düşmanlarımız, menfiler, (küskünler bedbinler, muhterisler bü­tün gayretlerini birleştirerek, partimi­zi ve. iktidarımızi kötülemek için her çareye baş vurdukları su sırad'a, ha­yatın ve hakiketlerin tağşiş edilmemiş inakesini teşkil eden vicdanlarınızın bu müsbet ve lehimizde hükmü elbet­te çok manalı ve çok kıymetlidir.

 

Başvekil Adnan Menderes sözlerine Söyle devam etmiştir:

 

Görüyorsunuz ki, hasımlarımız, rakip­lerimiz, muhterisler ve küskünler bizi her ne babasına olursa olsun yıkmak gayreti içindedirler. Bizi birbirimize düşürmek, bizi 'parçalamak ve dağıt­mak istiyorlar. Yalnız tıu kadar da değil, sanki mümkün imiş gibi, işlerini bir neticeye bağlamak için fevkalade acele etmekte oldukları da apaşikar görülüyor. Hatta millet vekilleri seçim­leri bile yapılmadan iktidarın el değiş­tirmesini mümkün kılacak kadar hül­yalara kapılmış oldukları anlaşılıyor. Garezli ve maksatlı   neşriyat, hakikatle hiçbir alakası olmayan bir sürü if­tira, ve isnatlar, her gün türlü yalan haberler, sahte izahlar, istizahlar, tak­rirler, iste bütün bunların en kısa za­man İçinde netice almak hırs ve heve­sinden başka bir manaya bağlanması mümkün müdür?

 

Muhterem Burdurlular, bu kadar ace­leye niçin lüzum görüyorlar? Bunun sebebi basit ve aşikardır. Eğer biraz daha vakit geçecek olursa, 6 seneye yakın bir zamandan beri iktidarımızın geceli gündüzlü çalışmalarının ve yap­tığı muazzam yatırımların eser ve ne­ticeleri birbirini takiben ortaya çıka­cak, ufak ve mevzii darlıklar ortadan kalkacak ve binaenaleyh yalana yer katmıyacak, hakikatlerin istisnasız herkesçe olduğu gibi görülebilmesi mümkün olacak. O takdirde husumetin ihtirasın, garezin silahları ellerinden alınmış bulunacak, ve onlar için büyük ve yegane fırsat kaçırılmış olacak. İş­te bunun için fevkalade bir acele ve telaşın içindedirler. Adeta son ve meabuhane' gayretlerini sarfeder gibi bir isticalin içindedirler. Bu zevat son ay­ların hadiselerine bakarak bekledikle­ri fırsatın geldiğine hükmetmişlerdir. Halbuki bütün zevahire ve görünüşe rağmen iktidarımız muvaffakiyete doğ­ru süratle yaklaşmaktadır. İçimizden ayrılanlar bizi asla zaafa düşürmüş de­ğillerdir. Aksine olarak senelerden be­ri menfi ve bozguncu hareketlerin parr timiz içinde türlü aksaklıklara sebebi­yet vermiş olduğu şimdi daüıa iyi anla­şılmış bulunmaktadır.

 

Garezli ve maksatlı olanların, küskün­lerin bütün menfi hal ve hareketleriy­le içimizde bulunmaktan ise karşımız­da olmaları şüjrfıe yok ki bin kere da­ha hayırlı olmuştur.

 

'Başvekil Adnan Menderes şu fikir ve mütalaalarla sözlerine son vermiştir:

 

Onlar, 'güya, iki esas hedefin elde edil­mesi için harekete geçmişlerdir. Bu iki hedeften birisi, demokrasi ve hürriyet, diğeri İse iktisadi kalkınmayı her sa­hada süratle tahakkuk ettirerek milli mevcudiyetimizi daha kuvvetli temi­nat altına almak ve sonra da milletçe layık olduğumuz refahı ve saadete ka­vuşmak.

 

Muhterem Burdurlular, bizden evvel bu memlekette demokrasi mevcudiye­tinden bahsetmeli ne kadar manasız­dı. Halbuki, bugün manzara ne kadar bambaşkadır. Demokrasi ve hürriyet bayrağını kimse iktidarımızın elinden alamaz. Hürriyet rejimi bakımından bugün vasıl oduğumuz medeni merha­le ve manzarayı daha tekemmül etti­receğiz, mükemmel hale getireceğiz, Ta ki, onların politikacıları, siyaset lafazanları, sözle daihi takınılacak cihet bulamasınlar. İktisadi kalkınma, mem­leketi imar ve bütün medeni terakki­leri tahakkuk ettirme yolundaki gay­retlerimiz ise o kadar şümullü ve sür­atlidir ki, kısa bir zaman sonra idrak edilecek netice ve eserler kargısında acemi politikacılığın ve yıllanmış ihti­rasın dil uzatmaya hal ve mecali kalmıyacak veya bu gibi teşebbüsler asla ciddiye ahnmıyacaktır. Şimdi, hakiki demokratlar birbirine inanmanın ve büyük davalar peşinde birbirine bağ­lanmanın sonsuz heyecan ve şevki içindedirler. Mücadele azmimiz, ilk kuruluş zamanınkinden hiçbir şey kay­betmemiştir. Hükümet ve iktidarımız dimdik ayakta ve vazife basındadır.

 

7 Ocak 1956

 

Ankara :

 

Toprak Mahsulleri Ofisi Umum Mü­dürlüğünden bildirildiğine göre, 1955 yılı haziran bidayetinden 1955 yılının sonuna kadar 7 ay zarfında müstahsil­den 878.796 ton buğday, 53.499 ton çavdar, 6.011 ton Mısır, 204.719 ton ar­pa ve 22.508 ton yulaf olmak üzere ceman 1.165.533 ton hububat ve 195 ton pirinç satm alınmış, bunlara mu­kabil müstahsile 330.934.510 lira Öden­in iştir.

 

Alım yılı başından itibaren İsrail'e 230 ton, Yuıgoslavyaya 32 ton pirinç, Avusturyaya 40.000 ton, Belçikaya 10.000 ton, Kontinental firmasına 5.000 ton, Ziya Topuzlu firmasına 5.000 ton, Selah Sibaİ firmasına 1.000 ton, Fuat Bar­odur firmasına 110.000 ton, Kıbrıs hü­kümetine 5.000 ton arpa ile İsrail'e 50 bin ton, Irak'a 17.300 ton, Lübnan'a 20.000 ton, Romanya   hükümetine    10 bin ton, İtalya hükümetine 75.000 ton, Macaristan hükümetine 5.000 ton buğ­day satışı yapılmıştır. Bunlardan İsraile 230 ton pirine ve 42.038 ton. buğday Irak'a 8.000 ton, LÜbnana 20.000 ton, Romanya hükümetine 7.849 ton buğday Belçikaya 10.000 ton, Avusturyaya 37. 885 ton, Kontinanta'l firmasına 5,000 ton, İtiti firmasına 9.858 ton, arpa  teslim edilmiştir. Bu satışlardan 79.850.012 Türk lirası karşılığı döviz teinin edilmiştir.

 

1954  1955 kanpanya yılından devirle yeni kampanya yılı başından 31/12/955 tarihine kadar 240.910 kilogram afyon satışı yapılmış, 171.230 kilogramı fiilen teslim edilerek 6.488.772 Türk lirası karşılığı döviz temin edilmiştir.

 

Konya :

 

Reisicumhur Celal Bayar Ve Başvekil Adnan Manderss bugün saat 14.50 de Akşehir'den trenle Konyaya gelmiş ve istasyonda büyük bir vatandaş top­luluğu tarafından karşılanmıştır.

 

Doğruca Vilayet Konağına gelen Rei­sicumhurla Başvekil burada hükümet meydanını dolduran Konyalılara bi­rer hitabede toulunmuşiarıdır.

 

Başvelcil Adnan Menderes yaptığı ko­nuşmada bilhassa gelir vergisine de temas etmiş, geliri az olan esnaf içiıı bu gelir ve hakkında defter tutma mükellefiyetinin tahmil ettiği hüküm­lerin derhal ortadan kaldırılacağını ve küçük esnafı bu mükellefiyetten va­reste kılacağını söylemiştir.

 

Saat 16.10 da hizmete açılan Et ve Balık Kurumuna ait kombina daha sonra 'da hususi teşebbüse ait ve mem­leketin en büyük tuğla ve kiremit fab­rikası gezilmiş, müteakiben öğretmen evleri ve ova un fabrikası ziyaret edilmiştir.

 

Verilen izahata göre iki üç ay kadar evvel tecrübe işletmesi yapılan ve bu­gün Reisicumhur Clal Bayar'ın «ha­yırlı ve uğurlu olsunu temennisiyle iş­letmeye acılan Konya Et ve Balık Kombinası iki senede ikmal edilmiş, arazi, bina, makina ve bütün ttemirbaşlariyle 11 milyon liraya malolmuştur. Kombinenin kurulmasiyle makliyat ve diğer fire ve zayiattan milli servete bir senede kazandırılan kıy­met 11 milyon liradan fazladır.

 

Burada 8 saaüık bir devre zarfında 83 ü büyük ve 3680 i küçük bas olmak üzere ceman 3763 baş ve 137 ton civa­rında kesim yapılacak, günde 50 ton buz ve haftada da 45 ton sosis imal edilecektir.

 

Konya Et Kombinasında ayrıca günde 40 ton et dondurulab ilecek ve donmuş olarak Üa 902.5 ton et muhafaza edile­cektir.

 

Halen Kombinada 44 memur; 263 isçi, müstahdem ve diğer personel çalış­maktadır.

 

Tuğla fabrikası ise 4.5 milyon liraya malolmustur. 130 kişi çalışmaktadır. Senede 30 bin kiremit ve 30 bin tuğla imal etmektedir. Ovaun fabrikası da 3 milyon liraya malolmustur. Günde 120 ton .buğday işlemektedir. Yalnız Türkiye'nin değil fakat bütün Balkan­ların en modern tesisidir,

 

Ankara :

 

Bütçe Encümeni bugün öğleden son­ra saat 15 de Encümen İkinci Reisi Şefik Bakay'm riyasetinde toplanarak Diyanet İşleri Reisliği bütçesinin mü­zakeresini yaptı.

 

Bütçenin tümü üzerinde aoz alan meb­uslardan Ağrı mebusu Kasım Küfrevi (bağımsız), İslam dininin uitırevi ve dünyevi cepheli olarak doğduğunu, Atatürk inkılaplarına kadar bunun böy­le gittiğini ve o zaman vukua 'gelen ayılmadan sonra kurulan Diyanet İş­leri Riyaseti vazifelerinin pek iyi an­laşılmadığını, vazifenin yalnız Matilb ve vaizleri yazmak ve bazı neşriyat yapmaktan ibaret olmaması ve komünizme karşı manevi cetlenintakviyesine gayret sarf edilmesi gerek­tiğini söyle'di. Bu bakımdan, ilahiyat fakültesinin ve imam hatip okullarının verimli olmadıklarını, orationel fikir­lere sahip din adamlarının yetişmedi­ğini ileri sürdü, hükümetin bilhassa bıi mevzularda inanç ve samimiyetten uzak bir şekilde davrandığını sözleri­ne ilave etti.

 

Ordu meşbusu Sabri İşbakan radyoda yayınlanan dini ve ahlakı musahabelerin halkın anliyacağı bir dilde yapılmasını cuma günleri na­mazdan önce radyoda vaiz verilmesi­ni istedi. Kırşehir mebusu Ahmet Bil­gin (C.M.P.) çocuklara namaz kılma­nın öğretilmesi hademei hayratın ter­fih edilmesi, Diyanet İşleri teşkilatının devlet bütçesinden tahsisat almayıp Evkaf İdaresi ile birleştirilmesi fikrini savundu. Giresun mebusu Mazhar Şe­ner (D:P.) 1950 den bu yana Diyanet İşleri Reisliği tarafından gösterilen fa­aliyeti belirtti, köy imamlarının da devlet bütçesinden tahsisat almasını öne sürdü, Ordu mebusu ve raportör Refet Aksoy (D.PJ Kasını Küfrevi'ye verdiği cevapta. Diyanet İşleri mevzu­unda hükümetin samimiyetsiz ve inançtan mahrum olduğu iddiasının in­safsız bir hücum teşkil ettiğini, D. P. hükümetinin iktidara geçtiği günden beri Diyanet İşlerine fevkalade ehem­miyet verdiğini, bunun misallerinin feergün görüldüğünü, ilahiyat fakül­tesi ile İmam Hatip Okullarının müs­pet fikirli din a'damları yetiştirmek için gayret sarfettiklerini,ancak mez­kir müesseselerden lüzumlu miktarda eleman elde edilemediğini,bir defa ila­hiyat fakültesinin durumunun vazıh olarak anlaşılmadığım üniversitenin bu fakülteyi felsefi bir bölüm saydı­ğını, İmam Hatip Okullarından yeti­şenlerin ise Diyanet İşleri teşkilatına katlim adıklarını, ifade etti ve bu va­ziyet karşısında hükümetin münhası­ran din adamları yetiştirecek bir tesis kurmasının lüzumlu olduğunu belirtti. Raportör, bundan sonra Diyanet İşleri teşkilatı seyyar vaizlerinin bilhassa köylerde muvaffak olduklarını da bil­dirdi. Tekirdağ mebusu Zeki Erataman (D.P.), 1950 den beri hükümetin Diya­net İğleri teşkilatına verdiği ehemmi­yeti belirtti ve bu teşkilatın bütçesi­nin her sene arttığını söyledikten son­ra, yarı bilgili din adamlarının tasfiye edilmesini, yerlerine dini ilimlere va­kıf şahısların kullanılmasını istedi.Ba­lıkesir mebusu Halil İmre (D.P.) Diya­net İşleri Reisliği bütçe'si konuşulurken daha ziyade bu teşkilatın faaliyetleri üzerinde durulması lazımgeldiğini te­barüz eıttirdi ve teşkilatın faaliyetleri sırasında «ibadet ve itikadat» mevzu­ları haricine çıkmaması icap ettiğini aynı zamanda Diyanet İşleri Reisliği­nin Şimdiye kadar yapmış olduğu ça­lışmalar hakkında komisyonu, tenvir etmesi icap .eylediğini söyledi. Muğla mebusu Natık Poyrazoğlu (D.P.) Di yanet İşleri Reisliği teşkilat kanunu­nun bugünkü durumuna göre ayarlan­masının lüzumlu, olduğunu İleri sür­dükten sunra, mezkir teşkilatın bu günkü durumu ile laiklik telakkisine uymadığını, din ile devlet işlerinin ay­rılmış olduğu bir memlekette Diyanet İşleri teşkilatının devlet bütçesinden tahsisat almasının garip olduğunu be­yan etti. Siirt mebusu Baki Erdem CDP.) yetişmekte olan yeni nesls din bil­gisinin verilmesi mevzuunda konuştu, dışarıdan yabancı din alimleri getiril­mesini istedi. Sinop mebusu Server Somuncuoğlu (bağımsız), Laiklik tabiri mevzuunda fikirlerini serdedsrek, bu hususta cesaretle konuşmak zamanı geldiğini, bugün bütün memleketlerde dinin politikaya hatta devlet idaresine tesir ettiğini, devletin dini meselelere, dinin devlet meselelerine karıştığını, bu hakikat karşısında münevverlerin fikirlerini korkmadan söylemeleri icap ettiğini öne sürdü. Diyarbakır mebu­su Halil Turgut (D.P.) din mevzuun'da Jıer vatandasın samimi surette hareket etmesi, din adamları arasında tesanüdün kurulması arzusunu izhar etti. Malatya mebusu Nuri Ocakçıoğlu (C. H.P.) din mevzuunda bütün partilerin birlikte çalışması gerektiğini, cahil din adamlarının bertaraf edilerek tahsilli imamlar yetiştirilmesi gerektiğini, be­lirtti. İkinci 'defa söz alan Ağrı mebu­su Kasım Küfrevi (bağımsız) raportör tarafından verilmiş olan cevaplar kar­gısında kendi fikirlerini bir kere daha izah eyledi.

 

Msbuslann 'konuşması nihayete erdik­ten sonra., hükümet adına konuşan Baş­vekalet Müsteşarı Ahmet Salih Korur, Hükümetin Diyanet İşlerine verdiği ehemmiyeti tebarüz ettirdi. Ancak bu teşkilatın bütün iyi niyetlere rağmen vazifesini tam olarak ifa edemediğini, zira eleman yokluğunun çok sıkıntı yarattığını, illahiyat fakültesi ile İmam Hatip Okulları Maarif Vekaletine bağ­lı ol'duğu için Diyanet işleri Reisliği­nin bu mektepler üzerinde hinbir tesiri bulunmadığını, mezkir okullar­dan mezun olanların Diyanet İşleri teşkilatında vazife almadıklarını, me­sela bu sene İmam Hatip Okullarından mezun olan 385 kişiden ancak üç tane­sinin Diyanet İşleri teşkilatına katıldı­ğını belirtti.1950 yılında Diyan İs­leri bütçesinin 5.5 milyon lira olması­na mukabil bu seneki bütçenin 18 mil­yon liraya çıkarıldığını acıklıyan Ah­met Salih Korur, 'bu butee artışına rağmen, köy imamlarının devlet büt­çesinden tahsisat almasına imkan bu­lunmadığını, kırk 'bin köydeki imamın bütçeye alınması halinde bunlara as­gari ücret verilse dahi sırf bu fasıl için 70 milyon liraya ihtiyaç bulunduğunu, aynı zamanda köy imamlarının dev­let ibüteesinden maaş almaları takdi­rinde köy kanununun değişmesi lazım geldiğini sözlerine ilave etti.

 

Diyanet İşleri Reisi. Eyüp Sabri Hayır­lı da, radyodaki dini ve ahlaki musa­habenin Diyanet İşleri teşkilatı tara­fından değil, kurulan bir hususi heyet tarafından hazırlandığını, musahabele­rin halkın anlıyacağı bir dille yapılma­sı inin ayrıca tedbirlerin alınacağını söyledi.

 

Bundan sonra Diyanet İşleri Reisliği bütçesinin fasıllarının müzakeresine geçildi ve neticede bütçenin tümü ka­bul edilerek.Bütçe Encümeni saat 20.30 da bugünkü mesaisini bitirdi.

 

Bütçe Encümeni pazartesi ;günü saat 10 da toplanacaktır.

 

İzmir:

 

9 ocak pazartesi sabahı açılacak olan Ege tütünleri piyasasının son hazırlık­larını gözden geçirmek üzere şehrimize gelmiş bulunan İnhisarlar Umum Mü­dürü Ömer Yalfkaya, bugün saat 10 da şehrimiz İnhisarlar Başmüdürlüğün­de bir basın toplantısı yaparak gazete­cilere izahat vermiş ve ezcümle demiş­tir ki:

 

Bildiğiniz gibi Ege tütün istihsalinde, geçen seneye nazaran, 12 milyon kilo­luk bir fazlalık mevcuttur.

 

Bu mahsulde dış pazarların çeşitli ta­leplerini karşılayacak evsafta bol bol tütün vardır.

 

Piyasaya takaddüm .eden çalışmalarda arz ve talep arasında bir muvazene­sizlik vuku bulması muhtemel görül­müş ve bu halin tevlid edeceği aksak­lıkları önlemek için piyasanın icaba göre geni? mikyasta festekleirmesi hükimetçe takarrür ettirilmiştir.

 

Desteklenme tatbikatiyle görevlendi­rilmiş olan İnhisarlar İdaresi, icabeden "bütün teknik tedbirleri almış ha­zırlıklarını ikmal etmiş bulunmaktadır.Tütünümüzün büyük bir ihraç metai «olması, piyasalarımızın dıs. istihlak hareketleriyle yakinen ilgili bulunması, ihraç imkanlarını zedeleyici hallerin, dolayısiyle, ekicimize tesirinin hayati ehemmiyeti göz önünde tutularak hareket tarzımız tanzim  edilmektedir,

 

"Yapılacak devlet desteklemeleri, dış piyasaların normal telakki edilebileceği normal fiatlarla cereyan edecek vs tütün fiatları başlangıçta tesbit edilen esaslardan hiç biır inhiraf yapılmıyarak piyasa sonuna kad'ar teminat altında tutulacaktır.

 

"Bununla beraber, iç ve dış alıcıların desteklema fiatlarmı geçip tütün almaları bilhassa şayanı temennidir.

 

"Müstahsil durumu ile her zaman oldu­ğu gibi bu defa da yakinen alakadar olan hükümetimiz, kanunen imhalık olup bedele  tabi bulunmayan aksam "hariç olmak kaydiyle, satılan "her nevi ve vasıftaki tütünlerin beher kilosuna, transfer hitamında, 25 kuruşluk munzam bir yardım yapmayı karar altına alınış bulunmaktadır.

 

"Bu tediye transfer hitamında İnhisar­lar İdaresi tarafından yapılacaktır.

 

"Piyasaların ekici lehine mes'ut bir inkiçaf göstermesi temennisini bu vesile "ile tekrarlar desteklemelerin rasiyle vazifelendirilmiş olan teşkilatı­mızın saym ekici vatandaşlarımıza en müessir bir şekilde y^ardım etmeleri "icin elden geldi hiç bir stsyretin esir geçmeyeceğini belirtask İsinhisarlar "Umum Müdürü.Gümrük va inhisarlar Vekilinin da yak:nda tamire geleceğini beyanatı arasinda gazetiere bildirmiştir.

 

Konya :

 

Bugün öğleden sonra Konya'da hü­kümet konağı önünde çok büyük bir topluluğa hitabtiiien Başvekil Adnan Menderes, soğukhava ve kar altında gösterilen hararetli ve heyecanlı ka­bulden dolayı Konyalılara şükranları­nı ifade ettikten sonra, »hükümetten memnun edici sözler işitmeye alışıksızdır. Yine size güzel haberler vere­ceğim» demiş ve büyük bir üzüntü mevauu teşkil eden gelir vergisinin küçük esnafı ve az kazançlı vatandaşla­rı döiter tutmaya mecbur eden hü­kümlerinin değiştirileceğini, muamele vergisinin bütün mahzurlarının ortadan "kaldınlarak yepyeni bir gekle ifrağedileceğini, müjdelemiş ve sözlerine goyle devam etmiştir:

 

«Şimdi size Laiklik telakkimizden bahsetmek istiyorum. Laiklik bir .taraf­tan din ile siyasetin birbirinden ay­rılması manasına,diğer taraftan ise vicdan hürriyeti manasına gslir. Din ile siyasetin kat'i surette birbirinfdıen ayrılması esnasında en küçük tereddü­de dahi tahammülümüz yoktur. Vic­dan hürriyeti bahsine gelince, Türk Milleti Müslümandır ve Müslüman ka­lacaktır. Evladına ve gelscek nesillere dinini telkin etmesi, onun esasını ve kaidelerini öğretmesi ebediyyen Müs­lüman kalmasının münakaşa götürmez bir şartıdır. Halbuki mekteplerde din dersi olmayınca evladına kendi dillini telkin etmek ve öğretmek istiyen va­tandaşlar bu imkandan mahrum edil­miş olurlar. Müslüman gocuğu dinini öğrenmek gibi pek tabii bir haktan mahrum.Edilmemek icabeder. Böyle mahrumiyet ve imkansızlık vidian. hürriyetine uygundur, denilemez. Bu itibarla orta mekteplerimize din ders­leri koymak yerinde bir tedbir olacak­tır. Dinsiz foir cemiyetin bir nıilleıtin. payidar olabileceğine inanmıyoruz. En ileri milletlerin dahi din ile siyaseti ve dünya işlerini birbirinien ayırdık­tan sonra ne derecelere kadar dinlerine bağlı kaldıklarını elbette biliyoruz. Bu­günkü seyiyasıyle asil milletimize taasu  isnadı görülemez. Milletimiz dinine sımsıkı bağlı olduğu kadar umumiyetle dini, en temiz duygularla benimsemektedir. İslamlık milletimizin vicdanında en musaffa seviyesini bul­muştur. »

 

Başvekil sözlerine devamla Müslüman­lığı ve onun esaslarını, farizelcrini ve kaidelerini kitabetle telkin edip öğre­tecek öğretmenlerimizin yetiştirilme­sine ayrıca gayret sarf edileceğini, mesela gelecek sene lise derecesinde ilk mezunlarım verecsik olan Konya İmam Hatip mektebinin ileri seviyede din tahsili veren bir tedris müessesesi ha­line getirilmesi ve bu müesseselerin (benzerlerinin yurtta faz lala ştır iknası­nın uygun olacağını söylemiş ve halen çok az bir ücretle istihdam edilmekte olan hademeyi hayatım, imam ve vaiz­lerin de ücretlerinin, vazifelerini ehli­yetle görebilecek bir seviyeye çıkarıla­cağını haber vermiştir.

 

8 Ocak 1956

 

Konya :

 

Şehrimizde bulunan Reisicumhur Ce­lal Bayar ve Başvekil Adnan Mende­res, bu sabah saat 9.15 de Toprak Mah­sulleri Ofisi Umum Müdürlüğünce HotozIu mevkiinde inşa edilecek olan hu­bubat silosu ile un değirmeninin te­mel atma merasiminde hazır bulun­muşlar, verilen teknik izahattan sonra hayırlı ve uğurlu olması dileğiyle te­mele ilk harcı koymuşlardır. Müteaki­ben yeni turistik otel ile kapalı çarşı­yı gezen ve daha sonra da Belediyeyi ziyaret eden Reisicumhur ve Başvekil, Karaman'a gitmek üzere saat 10.30 da Konyadan ayrılmışlar ve gar'da uğurlanmışlardır.

 

Bugün temeli atılmış bulunan hububat silosunun kapasitesi 60 foin, un değir­meninin kapasitesi ise 150 torJdur. Silo ile değirmenin inşaatı 11 milyon liraya, makineler ise 7.5 milyon liraya mal olacaktir. İngiliz Saymon şirketi tara­lından deruhte edilen inşaat 1957 yılı sonlarında tamamlanacak, makinelerin montajı ikmal edilerek tesislerin işle­tilmesine tahminen 1958 senesi temmuz ayında başlanılacaktır. Silo, saatte dört yüz ton mal alacak ve keza dört yüz: ton malı da vagonlara verebilecektir.

 

Bu silo, memleketin en büyük hubu­bat havzası olan Konya bölgesinde hu­bubatın temizlenmesi ve muhafazası bakımından, büyük bir ihtiyacı karşıUyacaktır.

 

Ankara :

 

Türkiye Büyük Millet Meclisinin da­vetlisi olarak memleketimizi ziyaret etmekte olan, Mebusan Meclisi İkinci Reisi M. Cino Macrelli riyasetindeki ayan ve Mebusan Meclisi azalarından mürekkep İtalyan parlamento heyeti, bugün öğleden sonra hususi bir uçakla İstanbul'dan şehrimize gelmiştir.

 

Misafir İtalyan Parlamento Heyeti Esenboğa hava meydanında Meclis Eeİsvekill erin den Kayseri mebusu Fikri Apaydın ile Meclis idare amirleri, riya­set divanı azaları, Türk  İtalyan dost­luk grubureis ve azaları, Ankara Vali­si, Belediye Reisi, İtalyan Büyükelçi­si ve elçilik mensupları İle diğer ze­vat tarafından karşılanmıştır.

 

Büyük Millet Meclisi Eeisİ Refik Koraltan adına hususi kalem müdürü Bedri Akyüz, misafirlere «hoşgeldiniz demiştir.

 

Meclis Reisvekillerinedn Fikri Apaydın misafir İtalyan Parlamento Heyetini memleketimizde görmekten duyduğu memnuniyeti belirtmiş, buna mukabe­le eden heyet başkanı M. Cino Macrel­li de Türkiyeyi ziyaretlerinden ve bu­rada yapacakları temaslardan dolayı çok memnun olduklarını ifadeyle te­şekkürlerini bildirmiştir.

 

İtalyan heyeti azaları, Ankarada ilk olarak Anıt Kabri ziyaret etmişler veAtatürk'ün manevi huzurunda saygı duruşunda bulunarak Kabre bir buket: koymuşlardır. İtalyan Parlamento Heyeti bilahare Çankaya'ya giderek Riyaseticumhur defteri mahsusunu im­zalamıştır. Buradan ayrılan misafirler' saat 18 de Büyük Millet Meclisi Reisi Refik Koraltan'ı makamında ziyaret etm işlerdir.

 

 

 Ankara :

 

"Eski Maarif Vekillerimizden Mustafa "Necati'nin ölümünün 27 nci yıldönümü münasebetiyle Darende Kültür Derne­ği tarafından tertiplenen anma töreni bugün saat 15.30 da Türk Ocağında ya­pılmıştır.

 

Merhumun hatırasını taziz için yapı­lan saygı duruşunu müteakip hatipler yaptıkları konuşmalarında merhumun "Maarif ve Adliye sahalarındaki hizjnetlerini belirtmişti eridir.

 

Ankara :

 

Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekili "Dr. Nafiz KÖrez, bu akşam radyoda yaptığı şu konuşmayla dokuzuncu veTem haftasını açmıştır:

 

ISevgili vatandaşlarım,

 

"3u akşam verem haftasını acarken ge­niş ve kıymetli bir dinleyici kütlesine hitabetmek mazhariyetinden dolayı memnun ve bahtiyarım.