Yeni Bir Avrupa
İçin
PARİS ŞARTI
Ankara,
Aralık 1990
ISBN:
975-19-0313-7
SUNUŞ
1975 yılında Helsinki Nihai Senedi’nin imzalanmasıyla başlayan ve
bloklararası gerginliğin bütün ağırlığıyla devam ettiği bir dönemde büyük
umutlar bağlanan Avrupa Güvenlik ve
İşbirliği Konferansı süreci, 19-21 Kasım 1990 tarihlerinde 34 üye ülkenin
katılımıyla toplanan Paris Zirvesi ile noktalanmış; soğuk savaşı resmen sona erdirerek Avrupa için
barışa, temel hak ve hürriyetlere, karşılıklı anlayış ve işbirliğine dayalı,
demokratik bir geleceğin ana hatlarını, üye ülke devlet ya da hükümet başkanlarının imzaladığı Yeni bir Avrupa
İçin Paris Şartı’yla tescil etmiştir.
Bir kitapçık halinde sizlere sunduğumuz, Yeni bir Avrupa İçin
Paris Şartı gerek ulusal yapılanma, gerekse uluslararası ilişkiler bazında
temel hak ve hürriyetleri ön plana çıkararak, insanlığın refahı için ekonomik
özgürlük, sosyal adalet ve çevre sorunları konusunda sorumlu bir yaklaşım
öngörmekte; bu ilkeler üzerine kurulacak yeni Avrupa çerçevesinin ana ögelerini
belirlemektedir.
Avrupa’nın yeniden şekillenmesi sürecini resmi bir çerçeveye
kavuşturan Yeni bir Avrupa İçin Paris Şartı, bu yasayı AGİK üyesi bir ülke
sıfatıyla imzalayan Türkiye açısından şüphesiz ki büyük bir öneme sahiptir.
Böylesine önemli bir belgeyi kamuoyuna sunabildiğimiz için kıvanç duymaktayız.
Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü
YENİ BİR DEMOKRASİ, BARIŞ VE BİRLİK DÖNEMİ
Biz, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı’na taraf Devletlerin
Devlet ya da Hükümet Başkanları, köklü değişikliklerin ve tarihi beklentilerin
yeraldığı bir dönemde Paris’te biraraya geldik. Çatışma dönemi ve Avrupa’nın
bölünmüşlüğü artık sona ermiş bulunuyor. İlişkilerimizin bundan böyle saygı ve
işbirliği üzerine kurulacağını ilan ederiz.
Avrupa, kendisini geçmişin mirasından kurtarıyor. İnsanların
cesareti, halkların iradelerinin gücü ve Helsinki Nihai Senedi’ndeki fikirlerin
kuvveti Avrupa’da yeni bir demokrasi, barış ve birlik dönemi açmıştır.
Bugün, halklarımızın onlarca yıldır besledikleri umut ve
beklentilerin gerçekleştirilmesi; insan haklarına ve temel hürriyetlere dayalı
demokratik sisteme kesin bağlılık, ekonomik özgürlük ve sosyal adalet yoluyla
refah ve tüm ülkeler için eşit güvenlik zamanıdır.
Nihai Senedin On İlkesi, son onbeş yıldan bu yana daha iyi
ilişkiler kurulması için bize nasıl ışık tuttuysa, arzuladığımız bu gelecekte
de bize rehber olacaktır. Bütün AGİK yükümlülüklerinin tam olarak uygulanması,
ülkelerimizin emellerinin gerçekleştirilmesine imkan sağlayacak girişimler için
temel teşkil etmelidir.
Milletlerimizin tek yönetim sistemi olarak demokrasiyi kurmayı,
sağlamlaştırmayı ve güçlendirmeyi taahhüt ederiz. Bu çabamızda aşağıdaki
hususlara sadık kalacağız;
İnsan hakları ve temel hürriyetler, tüm insanların doğumlarıyla
birlikte iktisap ettikleri vazgeçilmez haklardır ve kanunlarla garanti altına
alınmışlardır. Bunların korunması ve geliştirilmesi devletin başta gelen
görevidir. Bunlara saygı, zorba bir devlete karşı asıl güvenceyi oluşturur.
Bunlara uyulması ve tam olarak uygulanması hürriyetin, adaletin ve barışın
temelidir.
Demokratik yönetim, düzenli olarak yapılan hür ve adil seçimlerle
ifadesini bulan halk iradesine dayalıdır. Demokrasinin temelinde insana saygı
ve hukukun üstünlüğü yatar. Demokrasi, ifade hürriyetinin, toplumun her
kesimine karşı hoşgörünün ve herkes için fırsat eşitliğinin en iyi
güvencesidir.
Temsili ve çoğulcu karakteriyle demokrasi, seçmene karşı
sorumluluğu, kamu görevlilerinin kanunlara uyma yükümlülüklerini ve tarafsız
bir şekilde dağıtılan adaleti kapsar. Kimse kanunların üzerinde olamaz.
Ayrım
gözetmeksizin herkesin:
düşünce, vicdan,
din ya da inanç hürriyetine, ifade hürriyetine, örgütlenme ve
toplantı düzenleme hürriyetine, seyahat etme hürriyetine
sahip olduğunu;
hiç kimsenin:
keyfi
tutuklama ya da gözaltına alınmaya, işkenceye veya diğer
zalimane, insan onuruyla bağdaşmayan ya da aşağılayıcı muameleye veya cezaya tabi tutulama yacağını;
yine herkesin:
haklarını bilmeye
ve kullanmaya, hür ve adil seçimlere katılmaya,
herhangi bir suçla itham edilmeleri
halinde adil ve açık
yargılanmaya, tek başına ya da topluca mülk edinmeye ve
ferdi teşebbüse, ekonomik, sosyal ve kültürel
haklardan yararlanmaya hakkı olduğunu teyit ederiz.
Ulusal azınlıkların etnik, kültürel, dil ve dini kimliklerinin
korunacağını, ulusal azınlıklara mensup kişilerin bu kimliklerini ayrıma tabi
tutulmaksızın ve korumaya ve geliştirmeye hakları olduğunu teyit ederiz.
Herkesin, haklarının ihlali halinde, ulusal ve uluslararası
alanda, yasal yollara başvurma hakkını garanti altına alacağız.
Bu ilkelere tam saygı, yeni Avrupa’yı üzerinde inşa etmeyi
amaçladığımız temeli oluşturmaktadır.
Ülkelerimiz, demokratik kazanımları vazgeçilmez hale
dönüştürebilmek amacıyla işbirliği yapacaklar ve birbirlerini
destekleyeceklerdir.
Ekonomik hürriyet, sosyal adalet ve çevre sorumluluğu refah için
vazgeçilmez unsurlardır.
Demokrasi içinde kullanılan ve hukukun üstünlüğü çerçevesinde
korunan kişinin hür iradesi, başarılı bir ekonomik ve sosyal gelişme için
gerekli temeli oluşturur. İnsan haysiyetine saygı gösterip, üstün tutan
ekonomik faaliyeti teşvik edeceğiz.
Hürriyet ve siyasi çoğulculuk, dengeli ekonomik gelişmeye, refaha,
sosyal adalete, istihdamı artırmaya, ekonomik kaynakların verimli
kullanılmasına zemin hazırlayacak pazar ekonomilerinin geliştirilmesi olan
ortak hedefimizin zorunlu unsurlarıdır. Pazar ekonomisine geçiş yönünde çaba harcayan
ülkelerdeki değişimin başarısı önem taşımakta oluduğu kadar hepimizin de
çıkarınadır. Bu bize, ortak amacımız olan daha yüksek bir refah seviyesini
paylaşma imkanını verecektir. Bu amaçla işbirliği yapacağız.
Çevrenin korunması ülkelerimizin paylaşmaları gereken bir
sorumluluktur. Bu alandaki ulusal ve bölgesel çabaları desteklerken, daha geniş
kapsamlı ortak hareket ihtiyacına da eğilmek mecburiyetindeyiz.
Avrupa’da artık yeni bir çağ açılırken, Avrupa Devletleri, Amerika
Birleşik Devletleri ve Kanada arasında dostane ilişkiler ile işbirliğini
geliştirmeye ve pekiştirmeye, halklarımız arasındaki dostluğu teşvik etmeye
kararlıyız.
Avrupa’da demokrasiyi, barışı ve birliği desteklemek ve
geliştirmek için Helsinki Nihai Senedi’nin On İlkesine tam bir sadakatle
uyacağımızı taahhüt ederiz. On ilkenin geçerliliğinin devam ettiğini ve bu
ilkelerin yürürlükte tutulması hususundaki kararlılığımızı teyit ediyoruz. Tüm
ilkeler, her biri öteki ilkeler gözönünde tutularak yorumlanmak suretiyle, eşit
değerde ve çekincesiz uygulanır. Bu ilkeler ilişkilerimizin temelini
oluştururlar.
Birleşmiş Milletler Yasası ile yüklendiğimiz mükellefiyetler ve
Helsinki Nihai Senedi’nin getirdiği taahhütlere uygun olarak, herhangi bir
ülkenin toprak bütünlüğüne ya da siyasi bağımsızlığına karşı kuvvet
kullanmaktan veya kuvvet kullanma tehdidinde bulunmaktan ya da bu belgelerin
ilke ve amaçlarıyla bağdaşmayan bir tarzda eylemde bulunmaktan sakınacağımız
taahhüdünü tekrarlarız. Birleşmiş Milletler Yasası ile yüklenilen mükellefiyetlere
uymamanın, uluslararası hukukun ihlali olduğunu hatırlatırız.
Anlaşmazlıkları barışçı yollarla çözme taahhüdümüzü teyit ederiz.
Taraf Devletler arasındaki çatışmaların önlenmesi ve çözümü için mekanizmalar
geliştirmeyi kararlaştırmış bulunuyoruz.
Avrupa’nın bölünmüşlüğü sona ererken, güvenlik ilişkilerimize,
birbirimizin bu alandaki tercih hürriyetine tam anlamıyla saygı göstererek,
yeni bir nitelik kazandırmak yönünde çaba harcayacağız. Güvenlik bölünemez ve
her taraf Devletin güvenliği ayrılmaz bir şekilde diğer Devletlerinkine
bağlıdır. Dolayısıyla aramızda güveni ve güvenliği güçlendirmek ve silahların
kontrolü ve silahsızlanmayı teşvik etme yolunda işbirliği yapacağımızı taahhüt
ediyoruz.
İlişkilerinin geliştirilmesi konusunda Yirmiiki Ülkenin Ortak Deklarasyonu’nu
memnuniyetle karşılıyoruz.
İlişkilerimizin temelinde demokratik değerlere, insan haklarına ve
temel hak ve hürriyetlere ortak sadakatimiz yatacaktır. Devletlerimiz arasında
barış ve güvenliği güçlendirmek için demokrasinin ileriye götürülmesinin, insan
haklarına saygı ve riayetin elzem olduğuna eminiz. Halkların eşit haklara sahip
olduklarını ve Birleşmiş Milletler Yasası ile uluslararası hukukun, devletlerin
toprak bütünlüklerini konu alanlar dahil, ilgili normlarına uygun olarak, kendi
kaderlerini tayin hakkına sahip bulunduklarını tekrar teyit ederiz.
Siyasi danışmayı artırmak ve ekononik, sosyal, çevresel, kültürel
ve insani sorunları çözümlemek amacıyla işbirliğini genişletmeye kararlıyız. Bu
ortak amaç ve aramızda giderek artan karşılıklı bağımlılık onlarca yıldan bu
yana devam eden güvensizliğinin üstesinden gelinmesinde, istikrarın
güçlendirilmesinde ve birleşik Avrupa’nın inşasında bize yardımcı olacaktır.
Avrupa’nın, bir barış kaynağı olmasını, diğer ülkelerle görüş
alışverişine, diyaloga ve işbirliğine açık bulunmasını ve ilerideki tehlikelere
karşı ortak mukabele arayışlarına katılmasını istiyoruz.
Demokrasinin güçlendirilmesi ve güvenliğin artırılması aramızdaki
dostane ilişkilere katkı sağlayacaktır.
Yirmiiki taraf Devlet arasında silahlı kuvvetlerde indirime
gidilmesini sağlayacak Avrupa’da Konvarsiyonel Kuvvetler Antlaşması’nın
imzalanmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Taraf Devletler arasında saydamlığı ve
güvenin artmasına yol açacak yeni
bir dizi güven ve güvenlik artırıcı önlem-lerin kabulünü onaylıyoruz.
Bunlar Avrupa’da istikrarın ve güvenliğin güçlendirilmesi yönünde önemli
adımlardır.
AGİK süreci çerçevesinde güvenliğe ve işbirliğine getirilen yeni
yaklaşımların yanısıra Avrupa’da Konvansiyonel Kuvvetler Antlaşması’nın sonucu
olarak, silahlı kuvvetlerde şimdiye değin görülmemiş ölçülerde indirime
gidilmesi, Avrupa’da güvenliğin yeni bir anlam kazanmasına ve ilişkilerimize
yeni bir boyut getirilmesine yol açacaktır. Bu çerçevede devletlerin kendi
güvenlik düzenlemelerini seçme özgürlüklerini bütünüyle tanıyoruz.
Yekvücut ve hür Avrupa yeni bir başlangıç aşamasındadır.
Halklarımızı bu büyük çabaya katılmaya davet ederiz.
Almanya konusunda 12 Eylül 1990 tarihinde Moskova’da imzalanan
Nihai Çözüm Antlaşmasını büyük bir memnuniyetle kaydediyor ve Alman halkının
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı Nihai Senedi ilkelerine uygun olarak ve
komşularının tam mutabakatıyla tek bir Devlet altında birleşmiş olmasını samimi
bir memnuniyetle karşılıyoruz. Almanya’nın ulusal birliğinin sağlanması,
istikrar, barış ve işbirliği yolundaki sorumluluklarını müdrik birleşik ve
demokratik bir Avrupa’da adil ve kalıcı barış düzeninin tesisine önemli bir
katkıdır.
Hem Kuzey Amerika ve hem de Avrupa ülkelerinin katılmış olmaları
AGİK’in temel niteliğidir; bu husus, geçmişte elde edilen başarıları gözler
önüne serdiği gibi AGİK sürecinin geleceği için de elzemdir. Ortak değerlere
vazgeçilmez bağlılığımız ve ortak mirasımız bizi birbirimize kenetleyen
bağlardır. Uluslarımızın zengin çeşitliliği ile tüm alanlarda işbirliğini
genişletmek taahhüdümüzde birlik içindeyiz. Önümüzdeki engeller ancak ortak
hareket, işbirliği ve dayanışma ile aşılabilir.
Uluslaramızın kaderi diğer tüm ulusların kaderine bağlıdır.
Birleşmiş Milletler’i ve onun uluslararası barışın, güvenliğin ve adaletin
tesisi yönündeki rolünün güçlendirilmesini bütünüyle destekliyoruz. Birleşmiş
Milletler’in, Yasasında kutsallaşan ilke ve amaçlarına bağlılığımızı bir kez
daha teyit ediyor ve bu ilkelerin ihlalini kınıyoruz. Birleşmiş Milletler’in
dünya olaylarındaki artan rolünü ve devletlerimiz arasındaki ilişkilerin
iyileşmesine koşut olarak etkinliğinin artmasını hoşnutlukla karşılıyoruz.
Dünyanın büyük bir bölümünde korkunç boyutlara ulaşan ihtiyaçları
müdrik olarak, kendimizi diğer tüm ülkelerle dayanışmaya adıyoruz. Dolayısıyla
bugün Paris’ten dünyanın tüm uluslarına çağrıda bulunuyoruz. Temel insani
değerler manzumesini korumak ve yüceltmek yolundaki ortak çabalarda her ülkeye
ve tüm ülkelere katılmaya hazırız.
GELECEK İÇİN REHBER
İLKELER
AGİK’in tüm ilke ve hükümlerinin bütünüyle uygulanması yönündeki
kesin taahhüdümüzden hareket ederek, halklarımızın ihtiyaç ve emellerine cevap
vermek üzere, işbirliğimizin dengeli ve kapsamlı bir şekilde geliştirilmesine
yeni bir ivme kazandırmaya karar vermiş bulunuyoruz.
İnsan haklarına ve temel hürriyetlere duyduğumuz saygının
vazgeçilmez olduğunu beyan ederiz. AGİK’in insani boyutla ilgili hükümlerini
bütünüyle uygulayacak ve geliştireceğiz.
İnsani Boyut Konferansı Kopenhag Toplantısı Belgesi’nden hareketle
demokratik kurumların güçlendirilmesi ve hukukun üstünlüğü uygulamasının
geliştirilmesi için işbirliği yapacağız. Bu amaçla, Oslo’da 4-15 Kasım 1991
tarihlerinde bir uzmanlar semineri düzenlenmesini kararlaştırmış bulunuyoruz.
Ulusal azınlıkların toplumlarımızın hayatına zengin katkılarını
artırmak azmiyle, durumlarının daha da iyileştirilmesine çalışacağız. Barış,
adalet, istikrar ve demokrasinin yanısıra halklarımız arasındaki dostane
ilişkilerin de ulusal azınlıkların etnik, kültürel, dil ve dini kimliklerinin
korunmasını ve bu kimliğin kuvvetlendirilmesi için gerekli şartların
yaratılmasını gerektirdiğine ilişkin derin inancımızı teyit ederiz. Ulusal
azınlıklarla ilgili sorunların ancak demokratik bir siyasi çerçevede tatminkar olarak çözümlenebileceğini beyan ederiz. Ulusal azınlıklara mensup
fertlerin haklarına, evrensel insan haklarının bir parçası olarak, bütünüyle
saygı gösterilmesi gerektiğini de kabul ediyoruz. Ulusal azınlıkların daha iyi
korunması ve ulusal azınlıklar konusundaki işbirliğinin artırılması yönündeki
acil gereksinmeyi müdrik azınlıklar Cenevre’de 1-19 Temmuz 1991 tarihlerinde
ulusal azınlıklar konusunda bir uzmanlar toplantısı düzenlenmesini
kararlaştırmış bulunuyoruz.
Her çeşit ırkçı ve etnik nefret, Yahudi düşmanlığı, yabancı
düşmanlığı, ayırımcılık ile dini ve ideolojik gerekçelere dayanan zulümle
mücadeleye kararlı olduğumuzu ifade ederiz.
AGİK yükümlülüklerine uygun olarak seyahat özgürlüğü ve
vatandaşlarımız arasındaki temaslar ile serbest bilgi ve fikir akışının özgür
toplumların ve serpilen kültürlerin idamesi ve gelişmesi için zaruri olduğunu
vurgularız. Ülkelerimiz arasında turizmin ve ziyaretlerin artmasını
memnuniyetle karşılıyoruz.
İnsani boyut mekanizması yararlılığını ispatlamıştır ve bunun bir
sonucu olarak bu mekanizmanın, diğer hususlar meyanında, uzmanların ya da insan
hakları konularında tecrübe sahibi tanınmış şahsiyetlerin hizmetlerinden
yararlanılmasını öngören yeni usulleri içerecek şekilde genişletilmesinde
kararlıyız. Bu mekanizma çerçevesinde fertlerin, haklarının korunması sürecine
katılmasını sağlayacağız. Dolayısıyla, bu alandaki taahhütlerimiz özellikle
İnsani Boyut Konferansı Moskova toplantısında, devletlerimizin taraf
bulunabileceği mevcut uluslararası anlaşmalardaki yükümlülükleri
sınırlamaksızın, geliştirmeyi üstleniyoruz.
Avrupa’da değişmekte olan siyasi ve askeri ortam, askeri güvenlik
alanındaki ortak çabalar için yeni imkanlar yaratmaktadır. Avrupa’da
Konvansiyonel Kuvvetler Antlaşması ile Güvenlik ve Güvenlik Artırıcı Önlemler
Görüşmeleri’nde sağlanan önemli gelişmeleri daha da ileri götüreceğiz. Güven ve
Güvenlik Artırıcı Önlemler Görüşmeleri’ni, aynı görev yönergesiyle sürdürmeyi
ve Helsinki’de 1992’de yapılacak AGİK izleme Toplantısı’ndan önce sonuçlandırma
yollarını aramayı taahhüt ederiz. İlgili taraf Devletlerin Avrupa’da
konvansiyonel kuvvetler müzakerelerini aynı görev yönergesiyle sürdürme ve
Helsinki İzleme Toplantısı’ndan önce sonuçlandırma kararlarını da memnuniyetle
karşılıyoruz. Ulusal bir hazırlık döneminden sonra taraf Devletler arasında
güvenlik alanında daha kapsamlı bir işbirliğine gidilmesi ve Helsinki İzleme
Toplantısı’nı takiben 1992 yılına kadar bütün taraf Devletlere açık yeni
silahsızlanma ve güven ve güvenlik artırıcı önlemler müzakerelerine başlanması
amacına yönelik olarak otuzdört taraf Devlet arasında görüşme ve danışmalarda
bulunulmasını bekliyoruz.
Mümkün olan en kısa zamanda toplanacak ve kimyasal silahları
yasaklayacak denetlenebilir, global ve kapsamlı bir Sözleşme’nin
sonuçlandırılması çağrısında bulunuyor ve bu Sözleşme’yi imzalayan ilk
Devletler olma arzumuzu izhar ediyoruz.
Serbest Semalar girişiminin önemini teyit ediyor ve görüşmelerin
mümkün olan en kısa zamanda başarıyla sonuçlandırılması çağrısında bulunuyoruz.
Avrupa’da çatışma tehdidi azalmış olmamakla birlikte, diğer
tehlikeler toplumlarımızın istikrarını tehdit etmektedir. Taraf Devletlerin
bağımsızlıklarını, egemen eşitliklerini ya da toprak bütünlüklerini ihlal eden
faaliyetlere karşı demokratik kurumları savunmada işbirliği yapmaya kararlıyız.
Bunlar içinde dış başkı, zorlama ve yıkıcılık gibi yasadışı faaliyetler de
vardır.
Terörizmin her eylemini, metodunu ve tatbikini caniyane olarak
tanımlayarak kayıtsız şartsız kınıyor ve terörizmin hem ikili ve hem de çok
taraflı işbirliği yoluyla yokedilmesi için çalışmaktaki kararlılığımızı ifade
ediyoruz. Uyuşturucu madde kaçakçılığına karşı mücadelede de yine ortak hareket
edeceğiz.
Devletlerin kuvvete başvurmaktan veya kuvvete başvurma tehdidinde
bulunmaktan kaçınma görevlerini tamamlayan temel unsurlardan birini de
uyuşmazlıkların barışçı yollardan çözümünün oluşturduğunu ve her ikisinin de
uluslararası barış ve güvenliğin korunması ve güçlendirilmesi için zorunlu
faktörleri teşkil ettiğini müdrik olarak, doğması muhtemel çatışmaları siyasi
yollarla etkin biçimde önleme yollarını aramakla kalmayacak, aynı zamanda,
ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkları barışçı yollardan çözmek için uluslararası
hukuka uygun mekanizmalar geliştireceğiz. Dolayısıyla, bu alanda yeni işbirliği
yolları ve özellikle üçüncü tarafların zorunlu katılımını da içeren
uyuşmazlıkların barışçı yollardan çözümü yöntemleri geliştirmeyi üstleniyoruz.
1991 yılı başında Valetta’da yapılacak uyuşmazlıkların barışçı yollardan çözümü
toplantısının yarattığı imkandan bu çerçevede tam olarak yararlanılması
gerektiğini vurgularız. Dışişleri Bakanları Konseyi, Valetta toplantısı
raporunu dikkate alacaktır.
Pazar ekonomisine dayanan ekonomik işbirliğinin ilişkilerimizin
vazgeçilmez bir unsuru olduğunu ve bunun müreffeh ve birleşik Avrupa’nın
kurulmasında araç teşkil edeceğini vurgularız. Sonuçlarını kuvvetle
desteklediğimiz Ekonomik İşbirliği Bonn Konferansı Belgesi’nde de ifadesini
bulduğu gibi demokratik kurumlar ve ekonomik özgürlük, ekonomik ve sosyal
gelişmeyi hızlandırır.
Ekonomik, bilimsel ve teknolojik alanlardaki işbirliğinin AGİK’in
temel direklerinden biri haline geldiğine dikkat çekeriz. Taraf Devletler bu
alandaki gelişmeleri periyodik olarak gözden geçirmeli ve bu sürece yeni
katkılarda bulunmalıdırlar.
Aramızdaki genel ekonomik işbirliğinin genişletilmesi, hür
teşebbüsün teşvik edilmesi ve ticaretin GATT kurallarına göre artırılması ve
çeşitlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Sosyal adaleti ve gelişmeyi
güçlendirecek, halklarımızın refahını daha da ileriye götüreceğiz. Bu
çerçevede, işsizlik sorununa karşı etkin politikalar geliştirilmesinin önemini
müdrikiz.
24’ler Grubunun esasen üstlenmiş olduğu gibi, demokratik ülkelerin
pazar ekonomisine geçiş ve kendine yeten ekonomik ve sosyal büyüme ortamının
yaratılması çabalarını desteklemeyi sürdürme gereğini teyit ederiz. Bu
ülkelerin uluslararası ekonomik ve mali sistemle, faydalarının yanısıra
kurallarını da kabul edecek şekilde bütünleşmeleri gereğine dikkat çekeriz.
AGİK sürecinde ekonomik işbirliğinin artan önemi çerçevesinde
kalkınmakta olan taraf Devletlerin çıkarlarının göz-önüne alınması gerektiğini
düşünüyoruz.
insan haklarına saygı, insan hakları ve temel hürriyetlerin
geliştirilmesi ile bilimsel gelişme arasındaki bağlantıyı hatırlatırız. Bilim
ve teknoloji alanındaki işbirliği ekonomik ve sosyal kalkınmada temel bir rol
oynayacaktır. Dolayısıyla taraf Devletler arasındaki mevcut teknolojik uçurumun
üstesinden gelebilmek maksadıyla bu alandaki işbirliği uygun bilimsel ve
teknolojik enformasyon ile bilginin daha büyük oranda paylaşılması yönünde
seyretmelidir. Taraf Devletleri insan potansiyelini ve hür teşebbüs ruhunu
geliştirmek için birlikte çalışmaya teşvik ederiz.
Ekonomik ve sosyal kalkınma için ülkelerimiz arasında enerji,
nakliye ve turizm alanlarında işbirliği yapılmasına gerekli hızı kazandırmaya
kararlıyız. Çevre sorunlarına dikkat edilmek kaydıyla, enerji kaynaklarının
ekonomik ve akılcı bir şekilde geliştirilmesi için en uygun şartların
yaratılması yolundaki pratik adımları bilhassa memnuniyetle karşılıyoruz.
Avrupa Topluluğu’nun siyasi ve ekonomik gelişmesindeki önemli
rolünü kabul ediyoruz. Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu (ECE/UN),
Bretton Woods Kurumları, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD),
Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ve Uluslararası Ticaret Odası (ICC) gibi
uluslararası ekonomik örgütlerin de, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD)
kurulmasıyla güçlenecek olan ekonomik işbirliğinin daha da ileriye
götürülmesinde önemli görevleri olacaktır. Hedeflerimize ulaşabilmek için bu
örgütlerin faaliyetlerinde etkin bir eşgüdüme gidilmesi gerekliliğini vurgular
ve bütün ülkelerin bu faaliyetlere katılmaları için yöntemler bulunması
ihtiyacına işaret ederiz.
Çevre sorunlarının ivedilikle üstesinden gelinmesi gereğini ve bu
alanda tek tek ve birlikte çaba gösterilmesinin taşıyacağı önemi müdrikiz.
Hava, su ve toprakta sağlam bir ekolojik dengenin yeniden tesisi ve idamesi
için çevremizi korumak ve geliştirmek maksadıyla çabalarımızı yoğunlaştırmayı
taahhüt ederiz. Bu amaçla, çevreye ilişkin ortak yükümlülükler ve hedeflerin
oluşturulmasında AGİK sürecinden azami ölçüde yararlanmaya ve böylelikle Sofya
Çevre Koruma Toplantısı Raporu’nda öngörülen faaliyetleri sürdürmeye
kararlıyız.
Çevrenin geliştirilmesinde fertlere ve kamuya teşebbüs imkanı
sağlayacak iyi bilgilendirilmiş bir toplumun rolünün önemine dikkat çekeriz. Bu
amaçla, uygulanan politika, proje ve programların çevre üzerindeki etkilerinin
halka açıklanmasının yanısıra, çevreyle ilgili toplum bilincini ve eğitimi
geliştireceğimizi beyan ederiz.
Gerekli önlemleri alabilmek için imkanları yetersiz kalan ülkeleri
destekleme zaruretinin bilinciyle temiz ve düşük atık teknolojisine geçilmesine
öncelik veriyoruz.
Çevre konusundaki politikaların etkin bir şekilde uygulanabilmeleri
için bunların uygun yasal önlemler ve idari düzenlemelerle desteklenmesi
gerektiğini belirtiriz.
Mevcut taahhütlere uyulup uyulmadığını düzenli bir şekilde
değerlendirecek ve ayrıca, çevrenin durumu ile çevreye yönelebilecek muhtemel
tehlikeler konusunda bilgi vermeyi ve bilgi alış verişini mümkün kılacak daha
iddialı yükümlülüklerin geliştirilmesi için yeni önlemler alınması gerektiğini
vurgularız. Avrupa Çevre Ajansı’nın (EEA) kurulmasını da memnuniyetle
karşılıyoruz.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), Birleşmiş Milletler
Avrupa Ekonomik Komisyonu (ECE/UN) ve Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı
(OECD) gibi çevrenin korunmasıyla ilgilenen uluslararası örgütlerde izlenecek
politikaların gözden geçirilmesi, sorunlara yönelik çalışmalar yapılmasını ve
tatbiki faaliyetlerde bulunulmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Bu örgütler
arasındaki işbirliğinin geliştirilmesinin ve etkin bir koordinasyona
gidilmesinin gerekliliğini de vurgularız.
Ortak Avrupa kültürümüzün ve paylaştığımız ortak değerlerin
kıtanın bölünmüşlüğüne son verilmesindeki önemli katkısını takdir ediyoruz. Bu
itibarla, yaratıcı özgürlüğe ve tüm zenginliği ve çeşitliliğiyle kültürel ve
manevi mirasımızın korunmasına ve güçlendirilmesine bağlılığımızı vurgularız.
Avrupa’daki son değişikliklerin ışığı altında Krakow
Sempozyumu’nun taşıdığı artan önemi vurguluyor ve kültür alanında daha yoğun
bir işbirliğine gidilmesi için bu sempozyumca rehber ilkeler belirlenmesini
bekliyoruz. Avrupa Konseyi’ni bu Sempozyuma katkıda bulunmaya davet ediyoruz.
Halklarımız arasında daha fazla yakınlık oluşturmak amacıyla taraf
Devletlerin birbirlerinin şehirlerinde kültür merkezleri açmalarını ve aynı
zamanda audio-vizuel alanda yoğun işbirliği yapılmasını ve müzik, tiyatro,
edebiyat ve sanat alanlarında daha geniş temaslarda bulunulmasını
destekliyoruz.
Kültürel mübadelede, eğitimin her alanında işbirliği ve diğer
taraf Devletlerin dillerinde eğitim ve öğretim yoluyla, özellikle gençler
arasında karşılıklı anlayışı güçlendirmek üzere ulusal politikalarımız
çerçevesinde özel çaba harcamaya kararlıyız. Bu çabaların ilk sonuçlarını
1992’de yapılacak Helsinki İzleme Toplantısı’nda gözden geçireceğiz.
Misafir oldukları ülkelerde kanunlara uygun olarak ikamet eden
göçmen işçiler ve ailelerinin sorunlarının ekonomik, kültürel ve sosyal yönleri
kadar insani bir boyutu bulunduğunu da kabul ediyoruz. Haklarının korunması ve
geliştirilmesi ile ilgili uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilmesinin
ortak kaygımız olduğunu teyit ediyoruz.
Avrupa’da meydana gelen temel siyasi değişikliklerin Akdeniz
bölgesine olumlu bir yansımada bulunacağını düşünüyoruz. Dolayısıyla,
Avrupa’nın istikrarı için önemli bir faktör oluşturan Akdeniz’de, işbirliği ve
güvenliği güçlendirme çabalarını sürdüreceğiz. Sonuçlarını hepimizin
desteklediği Akdeniz Palma de Mallorca Toplantısı Raporu’nu memnuniyetle
karşılıyoruz.
Bölgede devam eden gerginliklerden endişe duyuyor ve belirgin
önemli sorunlara Nihai Senet İlkelerine saygıya dayalı, barışçı yollarla adil,
geçerli ve kalıcı çözümler bulunması için çabalarımızı artırma kararlılığımızı
tekrarlıyoruz.
Taraf olmayan Akdeniz ülkeleriyle ilişkilerimizi çeşitlendirmek ve
ahenkli bir şekilde geliştirmek için uygun şartlar yaratmak istiyoruz. Bu
ülkelerle yoğunlaştırılmış işbirliği, ekonomik ve sosyal gelişmeyi teşvik etmek
ve böylelikle istikrarı pekiştirmek amacıyla yürütülecektir. Bu sonuca ulaşmak
için, Avrupa ve onun Akdeniz’deki komşuları arasındaki refah uçurumunu büyük
ölçüde kapatmaya yönelik olarak bu ülkelerle birlikte çalışacağız.
Hükümet-dışı kuruluşların, dini ve diğer grupların ve fertlerin
AGİK hedeflerine ulaşılmasındaki önemli rollerini hatırlatır ve faaliyetlerini,
taraf Devletlerin, AGİK çerçevesindeki yükümlülüklerini yerine getirmeleri
amacıyla, kolaylaştırmaya çalışacağımızı açıklarız. Bu kurumlar, gruplar ve
fertler, önemli görevlerini yerine getirebilmek için, AGİK’in faaliyetlerine ve
yeni yapılarına uygun bir şekilde katılmalıdırlar.
AGİK SÜRECİNİN
YENİ YAPI VE KURUMLARI
İnsan haklarına, demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne saygıyı
pekiştirmek, Avrupa’da barışı güçlendirmek ve birliği geliştirmek yönündeki
ortak çabalarımız, siyasi diyaloga yeni bir vasıf kazandırmaya ve işbirliğine,
dolayısıyla AGİK yapılarının geliştirilmesine bağlıdır.
Gelecekteki ilişkilerimizin şekillendirilmesi için her seviyedeki
danışmaların artırılması büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla aşağıdaki kararları
almış bulunuyoruz:
Biz, Devlet ya da Hükümet Başkanları, bundan sonra 1992’de
Helsinki’de yapılacak AGİK İzleme Toplantısı vesilesiyle buluşacağız. Ondan
sonra da müteakip izleme toplantılarında biraraya geleceğiz.
Dışişleri Bakanlarımız, Konsey olarak, her yıl asgari bir defa
düzenli olarak toplanacaklardır. Bu toplantılar AGİK süreci içindeki siyasi
danışmaların merkezi forumunu teşkil edecektir. Konsey, Avrupa Güvenlik ve
İşbirliği Konferası’yla ilgili konuları gözden geçirecek ve gerekli kararları
alacaktır.
Konsey’in ilk toplantısı Berlin’de yapılacaktır.
Kıdemli Memurlar Komitesi, Konsey toplantılarını hazırlayacak ve
kararlarını yürütecektir. Komite, güncel sorunları gözden geçirecek, Konsey’e
tavsiyede bulanmak dahil, uygun kararları alabilecektir.
Acil sorunları görüşmek üzere taraf Devletler temsilcilerinin
katılacakları toplantılar düzenlenmesi kararlaştırılabilecektir.
Konsey, aciliyet kesbeden konularda Kıdemli Memurlar Komitesi’nin
toplanması için kurallar geliştirilmesini inceleyecektir.
Diğer bakanların toplanmalarına da taraf Devletlerce karar
verilebilir.
Bu danışmalara idari destek sağlamak amacıyla Prag’da bir
Sekretarya kuruyoruz.
İzleme toplantıları, taraf Devletlerin gelişmeleri
değerlendirebilmeleri, taahhütlerinin uygulanmasını gözden geçirmeleri ve AGİK
süreci içinde atılacak diğer adımları incelemlerine imkan hazırlamak üzere,
kural olarak, iki yılda bir yapılacaktır.
Çatışma riskini azaltma Konsey’e yardımcı olmak üzere Viyana’da
Çatışma Önleme Merkezi kurulmasını kararlaştırmış bulunuyoruz.
Taraf Devletler arasında seçimler konusunda temasları kolaylaştırmak
ve bilgi değişimini sağlamak amacıyla Varşova’da bir Hür Seçimler Bürosu
kurmaya karar vermiş bulunuyoruz.
Parlamenterlerin AGİK sürecinde oynayabilecekleri önemli rolü göz
önünde tutarak, özellikle bütün taraf Devletler parlamento üyelerini kapsayan
bir AGİK parlamenter assamblesi kurulması yoluyla, parlamenterleri AGİK’e daha
geniş katılımda bulunmaya davet ediyoruz. Bu amaçla, bu alandaki mevcut
deneyimlerden ve mevcut çalışmalardan da yararlanarak, böyle bir AGİK
parlamento yapısının faaliyet alanlarını, çalışma yöntemlerini ve iç tüzüğünü
görüşmek üzere parlamenterler seviyesinde temaslar yapılmasını bekliyoruz.
Dışişleri Bakanlarımızdan bu konuyu Konsey’in ilk toplantısında
ele almalarını istiyoruz.
Yeni Bir Avrupa İçin Paris Şartı’nda bulunan bazı hükümlerin usul
ve organizasyonuna ilişkin yöntemler, Paris Şartı ile birlikte kabul edilen
Tamamlayıcı Belge’de belirtilmiştir.
Konseyi, Tamamlayıcı Belge’nin yanısıra, mevcut belgedeki
kararların uygulanmasını temin için gerekli olabilecek tedbirleri almakla ve
Avrupa’da güvenlik ve işbirliğinin güçlendirilmesi için yeni çabaları
incelemekle görevlendiriyoruz. Konsey, Tamamlayıcı Belge’de gerekli gördüğü her
değişikliği yapabilir.
İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca, Rusça ve İspanyolca dillerinde
yazılan Yeni Bir Avrupa İçin Paris Şartı’nın aslı, arşivlerinde saklanmak üzere
Fransız Cumhuriyeti Hükümeti’ne verilecektir. Taraf Devletler Fransız
Cumhuriyeti Hükümeti’nden Paris Şartı’nın aslına uygun nüshasını alacaklardır.
Paris Şartı’nın metni, dağıtımı ve mümkün olan en yaygın şekilde
öğrenilmesi için bütün taraf Devletlerce yayınlacaktır.
Fransız Cumhuriyeti Hükümeti’nden, Birleşmiş Milletler Yasası’nın
102. maddesi gereği kayda alınmasına imkan olmayan Yeni Bir Avrupa İçin Paris
Şartı’nın metnini, Birleşmiş Milletler’in resmi belgesi olarak örgüt üyesi tüm
üyelere dağıtılması için Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne göndermesi
istenmiştir.
Fransız Cumhuriyeti Hükümetinden, Paris Şartı’nın metninin,
metinde adı geçen diğer tüm uluslararası örgütlere göndermesi de rica
edilmiştir.
Biz, taraf Devletlerin aşağıda belirtilen yüksek temsilcileri,
Zirve Toplantısı’nın sonuçlarına verdiğimiz büyük siyasi önemi müdrik olarak ve
kabul ettiğimiz kararlar uyarınca hareket etme kararlılığımızı beyan ederek,
aşağıya imzalarımızı atıyoruz.
21 Kasım 1990’da Paris’te imzalanmıştır.
Federal
Almanya Kıbrıs Rum
Yönetimi
Cumhuriyeti George Vassiliou
Helmuk Kohl Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri
Federal Şansölye
Danimarka Krallığı
Amerika Birleşik
Devletleri Poul Schlüter
George Bush Başbakan
Amerika Birleşik
Devletleri
Başkanı
İspanya
Krallığı
Felipe Gonzales Marquez
Avusturya
Cumhuriyeti Başbakan
Frans Vranitzky
Federal
Şansölye Finlandiya
Cumhuriyeti
Mauno Koivisto
Belçika Krallığı Cumhurbaşkanı
Wilfried Martens
Başbakan Fransız
Cumhuriyeti
François Mitterrand
Bulgaristan
Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı
Jelyu Jelev
Cumhurbaşkanı
Kanada
Martin Brian
Mulroney
Başbakan
Büyük Britanya
ve Hollanda Krallığı
Kuzey irlanda
Birleşik Ruud F.M. Lubbers
Krallığı Başbakan
Margaret Thatcher
Başbakan Polonya
Cumhuriyeti
Tadeusz Mazowiecki
Yunanistan
Cumhuriyeti Başbakan
Constantin
Mitsotakis
Başbakan Portekiz
Cumhuriyeti
Anibal Cavaco Silva
Macaristan Cumhuriyeti Başbakan
Jozsef Antall
Başbakan Romanya
Ion
İliescu
İrlanda Cumhurbaşkanı
Charles J.Haugney
Başbakan San Marino Cumhuriyeti
Gabriele Gatti
İzlanda
Cumhuriyeti Dışişleri ve Siyasi İşlerle
Steingrimur
Hermannsson Görevli Devlet Bakanı
Başbakan
Vatikan
İtalya
Cumhuriyeti Agustion
Cassaroli
Giulio
Andreotti Devlet
Sekreteri
Başbakan
Avrupa
Topluluğu İsveç Krallığı
Konseyi Dönem
Başkanı Ingvar Carisson
Başbakan
Jacques
Delors İsviçre Konfederasyonu
Avrupa
Topluluğu Arnold Koller
Komisyonu Başkanı Konfederasyon Başkanı
Lihtenştayn
Prensliği Çekoslovakya
Hans
Brunhart Federal
Cumhuriyeti
Hükümet
Başkanı Vaclav Havel
Cumhurbaşkanı
Lüksemburg Büyük
Dükalığı
Jacques
Santer Türkiye
Cumhuriyeti
Başbakan Turgut Özal
Cumhurbaşkanı
Malta Sovyet Sosyalist
Edward Fenech
Adami Cumhuriyetleri Birliği
Başbakan M.Gorbatchev
Cumhurbaşkanı
Monako Prensliği
Jean Ausseil Yugoslavya Sosyalist
Devlet
Bakanı Federal
Cumhuriyeti
Borisav Jovic
Norveç
Krallığı
Cumhurbaşkanlığı
Gro Harlem
Brundtland Konseyi Başkanı
Başbakan
YENİ BİR AVRUPA İÇİN
PARİS ŞARTI’NIN BAZI
HÜKÜMLERİNİN
UYGULANMASINA İLİŞKİN
TAMAMLAYICI BELGE
21 Kasım 1990 tarihinde Paris’te imzalanan Yeni Bir Avrupa için
Paris Şartı’nın bazı hükümlerinin uygulanmasına ve organizasyonuna ilişkin
yöntemler aşağıdadır:
I. KURUMSAL DÜZENLEMELER
1. Taraf Devletlerin Dışişleri Bakanlarından oluşan Konsey, AGİK
süreci içindeki düzenli siyasi danışmaların merkezi forumunu oluşturur.
2. Konsey:
- Avrupa Güvenlik ve
İşbirliği Konferansı’yla ilgili konuları gözden geçirecek ve gerekli kararları
alacak;
- Taraf Devletlerin
Devlet ya da Hükümet Başkanlarının toplantılarının hazırlıklarını yapacak, bu
toplantılarda alınan kararları ve verilen görevleri yerine getirecektir.
3. Konsey, yılda en az bir kere olmak üzere düzenli olarak toplanacaktır.
4. Taraf Devletler, Konsey’in ek toplantılar yapmasına karar
verebilirler.
5. Konsey’in her toplantısında, başkanlığı ev sahibi ülkenin
temsilcisi yapacaktır.
6. Konsey toplantılarının gündemi, müteakip toplantının rotasyon
esasına göre yeri ve tarihine ilişkin teklifler de dahil olmak üzere, Kıdemli
Memurlar Komitesi tarafından saptanacaktır.
1. Kıdemli Memurlar Komitesi Konsey’in çalışmalarını hazırlayacak,
kararlarını uygulayacak, güncel konuları gözden geçirecek ve AGİK’in, diğer
uluslararası forumlarla ilişkileri de dahil olmak üzere, gelecekteki çalışmalarını tasarlayacaktır.
2. Konsey toplantılarının gündemini hazırlamak için Komite, taraf
Devletlerce sunulan görüşlere dayanarak müzakere edilecek konuları tespit
edecektir. Komite, Konsey toplantısından kısa bir süre önce, gündem taslağına
son şeklini verecektir.
3. Her taraf Devlet, Komite’nin çalışmaları hakkındaki
tekliflerini Sekretarya’ya ileterek bunların dağıtımını yapmak ve Sekretarya
ile taraf Devletler arasındaki iletişimi sağlamak üzere bir irtibat noktası
oluşturacaktır.
4. Komite’nin her toplantısına, bir önceki Konsey toplantısına
başkanlık eden Dışişleri Bakanı’nın ülkesinin bir temsilcisi başkanlık
edecektir. Toplantı çağrısı, taraf Devletlerle istişarelerden sonra, Komite
Başkanı tarafından yapılacaktır.
Komite toplantıları Sekretarya’nın merkezinde yapılacak, aksine
bir karar alınmadığı takdirde iki günü geçmeyecektir. Konsey toplantısının
hemen öncesindeki toplantılar, Konsey toplantısının mahallinde yapılacaktır.
5. Komite’nin ilk toplantısı, pratik mülahazalarla 28-29 Ocak 1991
tarihinde Viyana’da düzenlenecektir. Toplantının başkanlığını Yugoslavya
temsilcisi yapacaktır.
Konsey, olağanüstü durumlarda Kıdemli Memurlar Komitesi’nin
toplantıya çağrılmasına ilişkin bir mekanizma oluşturulması imkanını müzakere
edecektir.
Taraf Devletler izleme toplantıları kural olarak her iki yılda bir
yapılacaktır. Toplantıların süresi, aksine bir karar alınmadığı takdirde, üç
ayı geçmeyecektir.
1. Sekretarya
- Konsey ve Kıdemli
Memurlar Komitesi toplantılarına idari destek sağlayacak;
- AGİK belgelerini
arşivleyecek ve taraf Devletlerce istenilen belgeleri dağıtacak;
- AGİK’le ilgili kamuya
açık bilgileri fertlere, hükümet-dışı kuruluşlara, uluslararası örgütlere ve
taraf olmayan Devletlere iletecek;
- AGİK’in zirve
toplantıları, izleme toplantıları ve oturumlararası toplantılarının İcra
Sekreterlerine uygun desteği sağlayacaktır.
2. Sekreterya, Konsey ya
da Kıdemli Memurlar Komitesi’nin verdiği diğer görevleri yürütecektir.
3. Sekreterya, yukarda belirtilen görevleri yerine getirebilmek
için aşağıdaki elemanlardan oluşacaktır:
- Kıdemli Memurlar
Komitesi yoluyla Konsey’e karşı sorumlu bir Direktör;
- Toplantıların
organizasyonundan (protokol ve güvenlik de dahil olmak üzere), dokümantasyon ve
enformasyon, mali ve idari konulardan sorumlu üç memur. Bunların yanısıra
Direktör, Sekretarya’nın görevleri çerçevesinde diğer görevler de verebilir.
- Direktör tarafından
atanacak idari ve teknik personel.
1. Çatışma Önleme Merkezi (ÇÖM), çatışma riskinin azaltılması için
Konsey’e yardımcı olacaktır. Merkez’in görevleri ve yapısı aşağıda
tanımlanmaktadır.
2. Faaliyetlerinin ilk safhasında Merkez’in rolü,
- Olağandışı askeri
faaliyetlerle ilgili olarak danışma ve işbirliği mekanizması;
- askeri bilgilerin
yıllık mübadelesi;
- iletişim şebekesi;
- yıllık uygulama
değerlendirme toplantıları;
- askeri nitelikli
tehlikeli kazalar konusunda işbirliği gibi Güvenlik ve Güvenlik Arttırıcı
Önlemlerin uygulanmasına destek sağlamaktan oluşacaktır.
3. Merkez diğer fonksiyonlar da üstlenebilir ve yukarıda sayılan
görevler, ilerde Dışişleri Bakanları Konseyi tarafından ihtilafların çözümüne
ilişkin daha geniş kapsamlı görevlerle uzlaştırmaya ilişkin görevler verilmesine
engel teşkil etmez.
4. Bütün taraf Devletlerin temsilcilerinden oluşan Danışma
Komitesi, Konsey’e karşı sorumludur. Helsinki İzleme Toplantısı’na kadar, kural
olarak, bu temsilciler Güven ve Güvenlik Arttırıcı Önlemler Müzakereleri’ne
katılan delegasyonların başkanları olacaktır.
Danışma Komitesi;
-taraf Devletler
arasında olağandışı askeri faaliyetler mekanizması çerçevesinde yapılabilecek
toplantıları düzenleyecek;
-yıllık uygulama
değerlendirme toplantıları düzenleyecek;
-yıllık doktrinler
semineri ve taraf Devletlerce ka-rarlaştırılabilecek diğer seminerleri
hazırlayacak;
-Merkez Sekretaryasını
denetleyecek;
-gerekli hallerde,
üzerinde mutabakat sağlanmış Güvenlik ve Güvenlik Arttırıcı Önlemler
çerçevesinde mübadele edilen bilgilerin tartışılacağı ve açıklık
kazandırılacağı bir forum oluşturacak;
-Çatışma Önleme
Merkezi’nin görev yönergesi çerçevesinde iletişim şebekesinin genel
sorumluluğunu üstlenecektir.
5. Danışma Komitesi AGİK usullerine uygun olarak çalışacaktır. Çalışma
programını kendisi saptayacak ve ek toplantılar yapılmasını
kararlaştırabilecektir. Olağandışı askeri faaliyetlere ilişkin usuller
doğrultusunda bir ya da birkaç taraf Devletin isteğiyle toplanan taraf
Devletler toplantıları Çatışma Önleme Merkezi Sekretaryası Direktörü tarafından
düzenlenecektir. Direktör atanana kadar bu görev Güvenlik ve Güvenlik Arttırıcı
Önlemler Müzakere’lerinin İcra Sekreteri tarafından yürütülecektir.
6. Sekreterya, sorumlu olacağı Danışma Komitesi tarafından
verilecek görevleri yürütecektir. Sekretarya, özellikle, üzerinde mutabakata
varılan Güvenlik ve Güvenlik Arttırıcı Önlemler çerçevesinde teati edilen
bilgilerden oluşan ve tüm ülkelerin yararlanacakları bir bilgi bankası kuracak,
idame ettirecek ve buna istinaden Yıllık’lar yayınlayacaktır.
7. Sekretarya şu elemanlardan oluşacaktır:
-bir Direktör;
-toplantıların
organizasyonundan (protokol ve güvenlik de dahil olmak üzere), iletişimden,
dokümantasyon ve enformasyondan, mali ve idari konulardan sorumlu iki memur;
-Direktör tarafından
atanacak idari ve teknik personel.
8. Çatışma Önleme Merkezi Danışma Komitesi’nin ilk toplantısı,
Yugoslavya’nın başkanlığı altında 3 Aralık 1990’da yapılacaktır.
1. Hür Seçimler Bürosu’nun görevi, taraf Devletlerdeki seçimlerle
ilgili temasları ve bilgi alışverişini kolaylaştırmak olacaktır. Büro, bu
şekilde, AGİK İnsani Boyut Konferansı Kopenhag Toplantısı Belgesi’nin 6,7 ve 8.
paragraflarının uygulanmasını geliştirecektir (ilgili hükümler EK I’dedir)
2. Bu amaçla, Büro:
-taraf Devletlerde
takvime bağlanmış ulusal seçimlerin tarihleri, usulleri ve resmi sonuçları
hakkında, seçim gözlemleri raporlarının yanısıra, taraf Devletlerin yetkili
makamlarınca sağlananlar da dahil olmak üzere bilgi toplayacak ve bunları talep
üzerine hükümetlere, parlamentolara ve ilgili özel kuruluşlara iletecek;
-seçimlerin yapılacağı
ülkelerdeki yetkili makamlarla seçimleri gözlemlemeyi arzulayan hükümetler,
parlamentolar ya da özel kurumlar arasındaki temasların kolaylaştırılmasını
sağlayacak;
-taraf Devletlerin
talebi üzerine seçim usulleri ve demokratik kurumlar konulu seminerler ve diğer
toplantılar düzenleyecek ve bunlara ev sahipliği yapacaktır.