HÜKÜMET PROGRAMI
Başbakan Mesut YILMAZ Tarafından TBMM'ne Sunulan 55 nci Hükümet
Programı
(7 Temmuz 1997)
GİRİŞ
Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti ve Demokrat Türkiye Partisi ülkeyi
54 ncü hükümet tarafından içine düşürüldüğü rejim ve Devlet bunalımından
kurtarmak, içerde ve dışarda kaybolan güveni yeniden tesis ederek
toplumdaki gerginliği ortadan kaldırmak ve uzlaşmayı güçlendirmek, ahlaki
yozlaşmayı durdurmak, kamu yönetimindeki yıpranmaya son vermek,
vatandaşın temiz toplum ve yönetim özlemini gerçekleştirmek, ülke
ekonomisini yeniden üretken niteliğe kavuşturmak ve devletin saygınlığını
sağlamak, laik Demokratik Cumhuriyeti güçlendirmek amaçlarıyla bir araya
gelerek 55 inci Koalisyon hükümetini kurmuşlardır.
Hükümetimizin gerçekleştireceği uygulamaların başında Devletin
güvenilirliğinin yeniden tesis edilmesi gelmektedir.
Hedef, Devletin yaptığı her işe vatandaşın güven duyması ve herkesin aynı
yasa uygulamasına muhatap olmasıdır.
Hükümetimizin en önemli önceliği Anayasamızın öngördüğü temsilde adalet,
yönetimde istikrar ilkesini sağlayan bir genel seçimin gerekli kıldığı nüfus
sayımı veya tespitinin yapılması ile seçmen kütüklerinin yeniden yazılmasına
imkan tanıyan yasal düzenlemelerin yapılmasıdır. Bu bağlamda, yurt dışında
bulunan yurttaşlarımızın bulundukları ülkelerde oy kullanabilmeleri için
gerekli yasal düzenlemeler ve girişimler yapılacaktır.
Hükümetimiz adaletli bir seçimin gerekli kıldığı bu düzenlemeleri en sağlıklı
bir şekilde yapmaya gayret edecek ve ekonomiyi seçim ekonomisi tahribatına
uğratmadan, Devlet imkanlarını seçim yatırımları uğruna savurganca
kullanmadan ülkeyi bir genel seçime taşıyacaktır.
DEMOKRATİKLEŞME
Çağdaş devletin hedefi, bir yandan, kuvvetler ayrılığı ilkesini hukukun
üstünlüğü ve demokrasi zemininde hayata geçirirken, diğer bir deyişle iktidarı
sınırlarken, aynı zamanda yönetimin daha etkili olmasını sağlamaktır. Bu
husus Cumhuriyetin temel hedefleri arasındadır.
Hükümetimiz, Cumhuriyetimizin demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti
niteliklerini özenle koruyarak, düşünce ve anlatım, vicdan ve dini inanç
özgürlüklerini ve girişimciliği geliştirmeyi toplumsal hayatın vazgeçilmez
ilkeleri saymaktadır.
İnsan haklarına saygı, Anayasamızda ve Türkiye'nin taraf olduğu çeşitli
uluslararası antlaşmalarda da ifadesini bulan bir insanlık idealidir.
Hükümetimiz, bu idealin gerçekleşmesi, Türkiye'de insan haklarının çağdaş
evrensel ölçülere uygun bir anlayışla korunması ve geliştirilmesi, insan
haklarıyla bağdaşmayan uygulamalara meydan verilmemesi için gerekli
önlemleri alacaktır.
Kurulan koalisyon hükümetinin önde gelen hedefi; milletimizin vazgeçilmez
değerleriyle devletimizin değiştirilemez ve değiştirilmemesi gereken nitelikleri
arasındaki birlikteliği sağlamak ve sürdürmekdir.
Demokrasimizin eksikliklerini gidermek için gerekli düzenlemeler
yapılacaktır. Kendi insanımıza borcumuzun bir gereği olarak insan hakları
açısından Türkiye çağımızın en üst düzey ülkeleri arasına çıkarılacaktır.
Hükümetimiz, hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalarak, demokratik rejimi
tüm kurumlarıyla eksiksiz olarak işletmeyi taahhüt etmektedir.
Hükümetimizin en belirgin özelliklerinden birisi de, uzlaşma kültürünü
güçlendirici davranışlar sergilemek olacaktır. Bu çerçevede, hükümetimiz
Ekonomik ve Sosyal Konseyin, ekonomik ve sosyal politikaların
oluşturulmasına etkin bir şekilde katılımını sağlayacaktır.
Ayrıca, muhalefet partileri ile düzenli bilgilendirme toplantıları yapılacak,
demokratik katılımcılığın tüm gerekleri yerine getirilecektir.
Anayasada yapılan değişikliklere paralel olarak kamu çalışanlarına sağlanan
sendikal hakların tam olarak kullanılması ve bu hakların geliştirilmesi için
gerekli çaba gösterilecektir.
Kişi hak ve özgürlüklerinin korunması, geliştirilmesi modern devlet olmanın
ve demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır.
Demokrasinin olmadığı yerde basın özgürlüğünden, basın özgürlüğünün
olmadığı yerde kişisel hak ve özgürlüklerden, demokrasiden, hukukun
üstünlüğünden söz edilemez. Basının kendi kendisini kontrol etmesi esastır.
Bunun nasıl yapılacağı bir yasa ile düzenlenecektir. Basınla ilgili mevcut
yasalar basın kuruluşları ile birlikte yukarıdaki ilkeler ışığında
değerlendirilecektir.
Kamu yönetimine güvenin temel koşullarından biri de idari işlemlerde gizlilik
ilkesine sığınmamaktır. Biz, Türkiye'nin çağdaş ülke olması, demokrasinin
tam işleyebilmesi için, idari işlemlerde gizlilik ilkesinin terk edilerek açıklık
ilkesine geçilmesinin gerekliliğine inanıyoruz. Bu amaçla bilgiye ulaşma
serbestisini sağlayacak, vatandaşın bilgi alma hakkını kullanmasına tam
olarak imkan tanıyacak yasa tasarılarını Hükümetimiz döneminde yüce
Meclise sunacağız.
KAMU YÖNETİMİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI
Kamu yönetiminin yeniden yapılandırılmasında amaç, devleti hizmet sunan,
vatandaşlarına güvenen, onlara güven veren ve bireyi ön plana çıkaran bir
yapının oluşturulmasıdır.
Ülkemizde kamu yönetiminin yeniden yapılandırılması kaçınılmazdır. Bu
yeniden yapılandırılma ile merkezi yönetim hantallıktan kurtarılarak halkın
devletle bütünleşmesi sağlanacaktır.
Kamu personel rejimindeki sorunların çözümüne önem verilecektir. Tutumlu
ve etkin bir devlet teşkilatının gerekli kıldığı sayıda kamu görevlisinin
istihdamına yönelik çalışmalar yapılacaktır.
Kamu yönetiminin iyileştirilmesi ile birlikte yerel yönetimlerin
etkinleştirilmesi ve güçlendirilmesi de ele alınacaktır. Yerel yönetim ve
merkezi yönetim arasındaki görev, yetki ve kaynak paylaşımı yeniden
düzenlenecek, hizmetlerin büyük ölçüde yerel yönetimlerce yerine
getirilmesine ağırlık verilecektir. Bu yapının etkin kontrol mekanizmaları
oluşturulacaktır. Bürokratik işlemler azaltılacak, vatandaşa güven esas
olacaktır.
Yerel hizmetlere ilişkin kararların alınması, uygulanması ve denetlenmesi
süreçlerinde demokratik katılımı ve şeffaflığı sağlayıcı tedbirler alınacaktır.
ADALET
Adalet hizmetlerinde adil, hızlı, etkin ve ekonomik sonuç almayı sağlamak
üzere, teşkilat yapısında, hukuk kurallarında, hakim, savcı ve adalet meslek
personeline ilişkin politikalarda köklü düzenlemeler yapılacaktır. Bu arada
idari yargının hızlandırılması amacıyla hazırlanmış bulunan yasa teklif ve
tasarılarının biran önce yasalaştırılması için çaba gösterilecektir.
54 ncü hükümet döneminde ortaya çıkan olaylar, yargı bağımsızlığının ve
etkili denetimin önemini çok açık bir şekilde ortaya koymuştur.
Yargı bağımsızlığı ve yargıçlık güvencesi ilkelerinin fiilen hayata
geçirilebilmesi için, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun bağımsız olarak
yetkilerini kullanmasını ve görevlerini yerine getirmesini sağlayacak bir
düzenleme gerekmektedir. Bu çerçevede, Kurulda görev alan yargıçların her
türlü etkilerden uzak olarak, yalnızca Anayasaya, yasalara ve vicdani
kanaatlerine göre karar vermelerine olanak sağlanmalıdır.
Yargı bağımsızlığını tam olarak sağlamak üzere gerekli tüm yasal
düzenlemeler, hükümetimiz döneminde gerçekleştirilecektir.
Milletvekili dokunulmazlığı ve kamu görevlilerinin yargılanmalarındaki
ayrıcalıkların daraltılmasına yönelik Anayasal ve yasal değişiklerin yapılması
için çaba gösterilecektir..
Organize suç örgütleriyle etkili ve kararlı bir şekilde mücadele
edilecektir.
Yürürlükteki yasalar gözden geçirilerek, günün şartlarına cevap vermeyen
hükümlerinde gerekli düzenlemeler sağlanacak ve usul yasaları günün
şartlarına göre geliştirilecektir.
Yargıdaki tıkanıklıklar giderilecek, davaların hızlı ve etkin sonuçlandırılması
sağlanacaktır. Bu amaçla, yargı teşkilatı yeniden yapılandırılacaktır. Yargı
sisteminin modern araç ve gereçler ile takviyesi ve bilgisayar kullanımının
yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar hızlandırılacaktır.
Mahkemelerimizin iş yoğunluğunu azaltmak amacıyla davacı ile davalı
arasındaki uyuşmazlıkların uzlaşma veya tahkim yolu ile çözümünü
özendirecek yeni düzenlemeler yapılacaktır.
Vatandaşlar ile idare arasındaki ihtilafların azaltılması ile vatandaşın yönetime
karşı korunmasında, diğer çağdaş demokratik ülkelerde olduğu gibi yargı dışı
denetim kurumları oluşturulacaktır.
Duruşma saygınlığının ve güvenliğinin sağlanması için gerekli önlemler
alınacaktır.
Ceza infaz kurumları ile tutukevlerinin kuruluş ve idaresi yeniden
düzenlenecek, güvenlik ve disiplin tam olarak sağlanacaktır. Hükümlülerin
topluma yeniden kazandırılmasına önem verilecektir.
Ülke bütünlüğünü bozmaya yönelik eylemlerle ve terörle etkin ve kararlı bir
şekilde mücadele sürdürülecektir. Bu mücadelede hukuk kuralları
çerçevesinde hareket edilecek ve alınacak tedbirlerden halkın zarar
görmemesine özen gösterilecektir.
Anayasa değişikliklerinin gerektirdiği uyum yasalarının çıkarılmasına hız
verilecektir.
YOLSUZLUKLARLA VE YASA DIŞI FAALİYETLERLE
MÜCADELE
Son zamanlarda ortaya çıkan suç örgütleri ve faili meçhul cinayetler zaman
zaman halkımızın ve ülkenin bir numaralı sorunu haline gelmektedir.
Bugünkü yasalar ve yargı sistemi ile bu mücadelede eksiklerimiz olduğu
anlaşılmıştır. Her türlü kanunsuzluğun yanısıra yolsuzluklarla da en etkili
şekilde mücadele etmek Hükümetimizin varoluş sebeplerinden biridir.
Yolsuzluklar ülkemizde toplumsal güveni sarsmakta ve beşeri sermayemizi
tahrib etmektedir.
Yolsuzluk devlet gücünün istismarıdır. Bu olay devletin her kademesindeki
bazı sorumluların kendilerini hukukun üstünde görmelerine yol açmakta bu da
tüm topluma yaygınlaşan bir alışkanlık haline gelme tehlikesini
taşımaktadır.
Yolsuzlukları önlemede temel ilke, devlet gücünü ve yetkisini kullanan her
seviyedeki sorumluların her an topluma hesap verebilir ve denetime açık
olmasıdır.
Bu amaçla, denetim kuruluşlarının her türlü siyasi etkinin dışında
yapılanmalarını sağlayacak düzenlemelere gidilecektir.
Kurallar kolay anlaşılır hale getirilecek, idarenin uygulamada sübjektif
davranışları hizmette esneklik azaltılmadan önlenecektir.
Devletin her türlü mal ve hizmet alımında rekabet sağlanacaktır.
GÜNEYDOĞU'YA YÖNELİK POLİTİKALAR
Güneydoğu Anadolu'nun sorunları, aslında etnik nedenlerden değil, coğrafi,
sosyal ve ekonomik nedenlerden, bölgenin feodal yapısından ve dış tertip ve
tahriklerden kaynaklanmıştır. Bölücü teröre karşı mücadele etkili biçimde
sürdürülürken, demokratik hukuk devleti kurallarına tam bağlılık güvence
altına alınacaktır. Bu anlayışımızın bir ürünü olarak, bölgedeki ciddi boyutlu
güvenlik sorunu, sosyal ve ekonomik çözümlerle ve uluslararası ilişkilerle bir
arada ve bütünlük içinde değerlendirilecek ve bu çerçevede gerekli politikalar
oluşturulacak ve kararlılıkla uygulanacaktır.
Güneydoğu Anadolu Projesi Türkiye'nin ve Güneydoğu Anadolu'nun en
önemli projesidir. Bu bölgedeki tarımsal ve sınai üretimin artması ile üretilen
enerjinin yurtiçinde kullanılması tüm ülke ekonomisini etkileyecektir. Bölgede
yeni yatırım sahalarının açılması, insanımıza iş imkanı sağlanması, bozuk olan
gelir dağılımını iyileştirecektir. Bu manada bölgedeki tarım, tarımsal sanayi ve
imalat sanayiinin gelişmesi için özel sektöre ve bölge girişimcilerine, küçük
ve orta ölçekli işletmelere, esnaf ve sanatkarlara her türlü destek ve teşvik
sağlanacaktır.
Güneydoğu Anadolunun ekonomik ve sosyal kalkınmasını sağlamak için, bir
yandan yöredeki özel yatırımlar teşvik edilirken diğer yandan kamu
sektörünün bölgede gelişmeyi hızlandıracak öncü yatırımlar yapması
sağlanacaktır.
Güneydoğu Anadolu'da evlerde ve küçük işletmelerde fason imalat yapmayı
özendirmek suretiyle bölgede istihdam olanaklarının yaratılması için gereken
önlemler alınacaktır.
Bölgede hayvancılığın yeniden geliştirilmesine yönelik projeler uygulamaya
konulacaktır.
Güvenlik nedeniyle köylerini boşaltma zorunda kalan vatandaşlarımızın
sorunlarına sür'atle çözüm getirilecektir. Bölgede üretkenliği arttırıcı bir
yerleşim düzenlemesine geçilecektir.
Bölgede güvenlik önlemleri nedeniyle kapatılmış okulların öğrencilerine
eğitimde fırsat eşitliğini sağlayabilmek için yatılı bölge okullarının imkanları
ve kapasiteleri geliştirilecektir.
Bu çerçevede mesleki ve teknik eğitim olanaklarından da bölgenin daha fazla
yararlanması sağlanacaktır.
Geçmişte bölge ekonomisine önemli katkısı olan sınır ticaretinin önündeki
engelleri kaldırmak için gereken önlemler alınacaktır. Sınır ticaretindeki bu
düzenlemelerde, bölgedeki üreticimizi koruyacak ve kollayacak önlemlere
önem verilecektir. Böylece sınır ticaretinin yeniden bölgenin ekonomik ve
sosyal kalkınmasına katkıda bulunması sağlanacaktır.
Güneydoğu Anadolu'nun, dolayısiyle tüm ülkemizin güvenliğine yönelik
tehdit oluşturan, Kuzey Irak'daki otorite boşluğu giderilene ve Irak'ın toprak
bütünlüğü sağlanıncaya kadar, bölgeye yönelik gerekli her türlü önlem
alınmaya devam edilecektir.
İÇ GÜVENLİK VE TERÖRLE MÜCADELE
Güvenlik güçlerimiz, eğitim ve donanım açısından gelişmekle beraber polis
sayımız nüfusa oranla gelişmiş ülkeler düzeyine çıkartılamamıştır. Güvenlik
güçlerinin eğitiminin geliştirilmesine ve teknolojik gelişmeye uygun donanım
sağlanmasına devam edilecektir.
Polisimizin vatandaşla yeniden kaynaşması sağlanacak, güvenlik güçlerine
güven artırılacak, teşkilat üzerine gölge düşürülmeyecek ve şeffaflık
sağlanacaktır.
Halkın ve gençlerimizin uyuşturucu ve zararlı alışkanlıklardan korunması için
önlemler alınacaktır.
Organize suç örgütleri ile kararlılıkla mücadele edilecek ve yasal
düzenlemeler yapılacaktır.
Terör Türkiye'nin uzun yıllardır güvenliğini, ekonomisini, iç politikasını, dış
politikasını olumsuz etkilemekte, ülkenin kaynaklarını tüketmekte ve ülkenin
gücüne ve hareket kabiliyetine sekte vurmaktadır.
Güvenlik güçlerimizin cansiperane mücadelesine rağmen maalesef olağanüstü
hali kaldıracak şartlar henüz tam olarak oluşmamıştır.
Terör tedirginliği ve kuşkusu devam ettiği sürece ülkenin gelişmesi için
gerekli bazı adımlar atılamamaktadır. Bugüne kadar gerek güvenlik
güçlerimizin gerekse sivil halkımızın verdiği zayiat tahammül ölçüleri dışında
olmasına rağmen halkımızın ülke bütünlüğü için katlandığı fedakarlık her türlü
takdirin ötesindedir.
Ancak şunu kabul etmek gerekir ki olay uzun zamandır sadece güvenlik
meselesi olarak görülmüştür. Hükümetimiz döneminde ise sorun sadece
güvenlik sorunu olarak görülmeyecek, bölgeye yönelik ekonomik ve sosyal
politikalara da gereken önem verilecektir.
Türkiye'de devlet vatandaş kaynaşması gerekli şekilde sağlanamamış olup, bu
Güneydoğu Anadolu'da daha çarpıcı boyutlarda kendini göstermektedir.
Terör sorununda güvenlik tedbirlerinin yanında terörün dış kaynakları üzerine
gidilecek, teröre destek veren ülkelerle olan politikalar değerlendirilecek,
terörün dış desteği gerek ülke bazında gerek örgüt bazında önlenmeye
çalışılacaktır.
Güvenlik güçlerinin caydırıcılığını artırıcı önlemler alınacaktır.
Bölgede iş olanakları arttırılacaktır.
Terör ve bölücü eylemlerle mücadele kesintisiz ve kararlılıkla devam edecek,
alınacak tedbirlerle hukuk içinde kalınmak suretiyle vatandaşımız tedirgin
edilmeyecek, zararları karşılanacaktır.
Güneydoğuda terörle mücadelede önemli işlevler gören köy koruculuğu
sisteminin nitelikli elemanlarından uygun görülenlerin zamanla güvenlik
güçleri içerisinde, diğerlerinin de güvenlik güçleri dışında istihdam imkanları
oluşturulacaktır.
Terörün verdiği zarar halkımızın da desteğiyle önlendiğinde ülkemizin ve
bilhassa terörden zarar gören bölgenin gelişme potansiyeli artırılacaktır.
Özel Tim'e daha sağlıklı bir düzenleme getirilecektir.
SAVUNMA
Bulunduğumuz bölgede, istikrarın korunması ve ülkemize yönelik her türlü
tehditlere karşı caydırıcı olabilmek için etkin bir savunma gücüne sahip olma
ihtiyacı aşikardır.
Ulusun ve vatanın bekası ile doğrudan ilgisi nedeni ile Silahlı Kuvvetler'le
ilgili yatırım ve harcamaların kısılması mümkün değildir. Bu nedenle Silahlı
Kuvvetlerin modernizasyonu gayretleri stratejik hedef planlarına uygun olarak
yürütülecek ve on yıllık tedarik planları yasama organından geçirilmek
suretiyle uygulamalarına işlerlik kazandırılacaktır.
Savunma sanayii politika ve strateji dokümanı en kısa zamanda hazırlanacak
ve savunma sanayii'nde dışa bağımlılığın azaltılması hususunda her türlü
faaliyet desteklenecektir. Bu maksatla, yerli ve yabancı özel sektöre açık,
dünya piyasaları ile rekabet gücüne ve ihracat potansiyeline sahip, yeni
teknolojilere süratle uyabilen, kendini yenileme kabiliyeti olan, dost ve
müttefik ülkelerle dengeli işbirliğini mümkün kılan bir milli savunma sanayii'
nin oluşturulması vazgeçilmez hedefimiz olacaktır.
Son yıllarda Silahlı Kuvvetlerimizin eriştiği üstün moral gücü eğitim seviyesi,
disiplini ve modern yapısı muhafaza edilmek suretiyle caydırıcı niteliği
korunacak ve dost ülkeler ile ekonomik ve askeri eğitim işbirliği
faaliyetlerimiz artarak devam edecektir.
Silahlı Kuvvetlerimizin belirtilen ülkelere eğitim tecrübesi aktarması yanında,
bu ülkelerin Silahlı Kuvvetlerinin teçhizinde savunma sanayii ürünlerimizin
ihracına yönelik her türlü gayret sarf edilecektir.
Olası tehditleri caydırmada ve bölge barışına, dolayısıyla dünya barışına
büyük katkılar sağlayan Silahlı Kuvvetlerimizin NATO ve BAB bünyesindeki
faaliyetleri artarak devam edecek ve bu şekilde kazanılmış tecrübeler Balkan
ve Kafkaslar Bölgesinde olumlu şekilde geliştirilecektir.
Bu bağlamda, eğitimi yüksek maliyetlere ulaşan Silahlı Kuvvetler
mensuplarının üstün bir moralle hizmetinin devamı hususunda mümkün olan
önlemler alınacaktır.
DIŞ POLİTİKA
Atatürk'ten bu yana Cumhuriyet Dönemi dış politikasının temel çizgileri olan
süreklilik, istikrar ve akılcılık, Hükümetimizin dış politikasına yön vermeye
devam edecektir. Türkiye, bölgede güçlü, itibarlı, komşuları ile dost, dünya
barışının sürdürülmesi ilkesini koruyan, insan hak ve özgürlüklerini savunan
laik ve demokratik bir cumhuriyettir.
Türkiye, Balkanlardan Kafkasya ve Orta Asya'ya, Karadeniz ve Akdeniz'den
Ortadoğu'ya kadar birçok bölge ve kültürün buluşma noktasındadır. Türkiye,
bu konumunun gerektirdiği dış politikayı uygulayarak, bölgesel dayanışma ve
işbirliğine öncülük edecektir.
A.B.D., Avrupa ülkeleri, Rusya Federasyonu, Akdeniz ülkeleri ve Asya-
Pasifik bölgesindeki ülkeler ile olan ilişkilerimizi, dostluk veya ittifak
bağlarımız çerçevesinde, karşılıklı çıkarlarımızı gözeten bir anlayışla
yürüteceğiz. Ayrıca, tarihsel ve kültürel yakın bağlarımız bulunan Balkan,
Kafkas, Ortadoğu ülkeleri ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile ilişkilerimizi
çok yönlü olarak geliştirmek için yoğun çaba gösterilecektir.
2000'li yılların eşiğinde dünyada önemli dönüşümler yaşanırken ve Avrupa
yeniden yapılanırken, Avrupa kurumları ile bütünleşme yolundaki
girişimlerimizi devam ettireceğiz. Bu çerçevede, Hükümetimizin öncelikli dış
politika hedeflerinden birini oluşturan Avrupa Birliği'ne mümkün olan en
yakın zamanda tam üye olmaya yönelik gayretler hızlandırılarak
sürdürülecektir. Avrupa Birliği ile ilişkilerimizde edindiğimiz bütün
kazanımlar korunup, geliştirilecektir.
A.B.D. ile ilişkilerimizi, dostluk ve ittifak bağlarımız çerçevesinde, karşılıklı
çıkarlarımızı gözeten bir anlayışla yürüteceğiz.
Ulusal davamız olan Kıbrıs konusunda antlaşmalardan kaynaklanan hak ve
sorumluluklarımıza sahip çıkarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni her
alanda desteklemeye devam edeceğiz. Hükümetimiz, Kıbrıs'ın yalnız Kuzey
Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için değil, doğrudan doğruya Türkiye'nin güvenliği
açısından da yaşamsal önem taşıdığının ve bu önemin arttığının bilincindedir.
Ayrıca, Hükümetimiz, Ege'de yaşamsal çıkarlarımızı ilgilendiren konuların
karşılıklı anlayış ve yapıcı ve barışçı bir diyalog ile çözülmesi gerektiğine
inanmaktadır.
Kafkasya'da kalıcı barışın ve istikrarın tesisi için bölge ülkeleri arasındaki
işbirliğinin geliştirilmesini amaçlayan her türlü girişim, geçmişte olduğu gibi,
desteklenmeye devam edilecektir. Bu çerçevede, Ermenistan'ın işgal etmiş
olduğu Azerbaycan topraklarından şartsız çekilmesi ve iki ülke arasındaki
sorunların diyalog yolu ile çözülmesi hususularındaki girişimlerin
desteklenmesi sürdürülecektir.
Yeni Türk Cumhuriyetleri ve öteki Türk ve akraba toplulukları ile ekonomik,
ticari, sınai, teknik, sosyal, eğitim ve kültürel alanlarda ilişkilerin geliştirilmesi
için yürütülen faaliyetlere yeniden hız kazandırılacaktır.
Ortadoğu'da barışçı ve dengeli politikalarımız devam edecek, bölgedeki bütün
ülkelerle ve tarihsel yakınlıklarımız olan Arap ve İslam dünyası ile
ilişkilerimiz geliştirilecektir. Irak'ın fiili bölünmüşlüğüne, bunun iç güvenlik
açısından ve ekonomik çıkarlarımız bakımından yarattığı sakıncalar göz
önünde tutularak, Birleşmiş Milletler kararları, insan hakları ve uluslarararası
hukuk ilkeleri doğrultusunda biran önce son verilmesi yolunda çaba
gösterilecektir.
Balkan ülkelerinde yaşayan Türk ve akraba toplulukları, bu ülkelerle her türlü
ilişkilerimizin geliştirilmesinde yapıcı bir unsurdur. Bu toplulukların
yaşadıkları ülkelerdeki ekonomik, kültürel ve sosyal koşullarının
iyileştirilmesinde destek olunacaktır.
Ülkemize yerleşmiş olan soydaşlarımızın vatandaşlık ve sosyal güvenlikle
ilgili sorunları öncelikle ele alınacaktır.
Hükümetimiz, yurtdışındaki vatandaşları-mızın sorunlarını yakından izlemek
ve çözümler bulmak amacı ile, yurtdışındaki vatandaşlarımızın da temsil
edileceği bir "Yurtdışı Vatandaşlar Üst Kurulu" oluşturacaktır.
Türkiye, uluslararası toplumun saygın, dostluğu ve işbirliği aranan bir üyesi
olarak, bölgesinde ve dünyada, barış, istikrar, güven, işbirliği ve refahın
yaygınlaştırılmasına katkıda bulunacaktır. Cumhuriyetimizin gelenekleri
uyarınca, dış politikamızın ulusal bir mutabakat çerçevesinde yürütülmesine
özen gösterilecektir.
TÜRKİYE-AVRUPA BİRLİĞİ (AB) İLİŞKİLERİ
Avrupa Birliği'ne tam üyelik Türkiye için sadece bir hedef değil, aynı
zamanda anlaşmalardan doğan bir haktır. Hükümetimiz AB ile ilişkilerinde
karşılıklı yarar dengesinin sağlanmasını amaçlayacaktır.
Türkiye ile Avrupa Birliği arasında 1996 yılı başında gerçekleştirilen gümrük
birliği çerçevesinde mevzuat uyum çalışmaları hızlandırılacaktır. Bu
kapsamda gümrük birliği sonrasında gerçekleştirilmesi gereken mevzuat uyum
çalışmalarının tamamlanması amacıyla, gümrük kanunu çıkarılacak, fikri
mülkiyet haklarına ilişkin mevzuatımızda değişiklikler ve yeni düzenlemeler
yapılacak, bu alandaki uluslararası sözleşmelere katılım sağlanacaktır. Diğer
yandan bir kısım Merkezi ve Doğu Avrupa Ülkeleri ile, AB Ortak Ticaret
Politikaları çerçevesinde yürütülmekte olan serbest ticaret anlaşmaları
görüşmeleri tamamlanacak ve imzalanmış anlaşmalar vakit geçirilmeksizin
yürürlüğe konacaktır.
Gümrük birliğinin getirdiği yeni rekabet ortamına sanayi sektörünün uyum
sağlaması ve AB ekonomisi ile Türk ekonomisi arasındaki farkın azaltılması
için Türkiye ile AB arasındaki mali işbirliğine işlerlik kazandırılacaktır.
1996 yılı başında gerçekleştirilen gümrük birliği ile Türkiye ile Avrupa Birliği
arasındaki ilişkiler son döneme girmiştir. Bu dönemde;
AB ile ilişkilerimizde elde edilen Gümrük Birliği dahil fiili ve hukuki
kazanımlar geliştirilerek konsolide edilecektir.
AB'nin Türkiye'ye yönelik yükümlülüklerini yerine getirmesinde ısrarlı
olunacaktır.
Gümrük Birliği'nin ruhuna uygun dengeli bir dinamiğe kavuşturulması için
AB'nin Türkiye ile işbirliğini geliştirmesi sağlanacaktır.
Böylelikle, Türkiye'nin yeniden çizilmekte olan Avrupa coğrafyasında
hakettiği yeri alması temin edilecektir.
EĞİTİM
Çağımızda bilgi toplumu düzeyine ulaşamamış ulusların varlıklarını
sürdürebilmeleri ve uluslararası rekabette söz sahibi olmaları şansı
azalmıştır.
Bu anlayışla, ülkemizin geleceğinin güvencesi ve çağdaşlaşmanın öncüsü olan
gençlerimize eğitimde sadece fırsat eşitliği değil, olanak eşitliği de
sağlanacaktır. Eğitimin tüm kademelerinde, Atatürk İlke ve inkılâ plarını
özümsemiş, milli, manevi ve ahlaki değerlerimizi benimsemiş, bilimsel
düşünceye yatkın bilgi çağının gereklerini yerine getirebilecek bilgi ve
becerilerle donanmış insanlar yetiştirmek temel amaç olacaktır.
Sekiz yıllık zorunlu ilköğretim kesintesiz olarak (temel eğitim) uygulamaya
konulacaktır.
Anayasanın 24 üncü maddesinde, din ve ahlâk eğitimi ve öğretiminin Devletin
gözetim ve denetimi altında yapılması öngörüldüğünden, ilköğretim (temel
eğitim) ve orta öğretim kurumlarında zorunlu din kültürü ve ahlak öğretimine
devam edilecektir. Bunun dışında din eğitimi ve öğretimi ancak, kişilerin
kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcilerinin talebine bağlıdır. İsteğe
bağlı Kur'an kurslarından ve hafızlık eğitiminden Milli Eğitim Temel Kanunu
çerçevesinde Diyanet İşleri Başkanlığı sorumludur.
Sekiz yıllık ilköğretime (temel eğitim) geçilirken, gence, mesleki ve teknik
liseler bünyesindeki orta okullara halen devam etmekte olan çocuklarla
çıraklık eğitimi gören çocukların kazanılmış hakları korunacaktır.
Orta öğretimde mesleki teknik ve beceri kazandıran öğretime önem
verilecektir.
Her kademedeki okullar, uygulanabilir bir plan çerçevesinde çağdaş eğitim
araçları ile donatılacak, özellikle öğrenme ve öğretme sürecini geliştiren ve
zenginleştiren bilgisayar destekli eğitim yaygınlaştırılacaktır.
İnsanlarımızın, özellikle gençlerimiz ile kadınlarımızın meslek edinmeleri ve
el becerilerini geliştirerek üretime yönelmeleri, okuma-yazma bilmeyenlere
eğitim imkanları sağlanacaktır.
Geleceğin bilgi toplumunu yakalamak için genç nüfusumuzun bilim ve
teknolojiye çok daha fazla ilgi duymasının sağlayacak, gençlerimizi bilime,
bilim adamı, araştırmacı olmaya özendirecek önlemleri almaya, bunların
şartlarını yaratmaya hız verilecektir.
Gençlerimizin ve yetişkinlerimizin çağdaş yöntemlerle bilimsel araştırmalarda
bulunmalarına ve araştırma verilerini değerlendirmelerine olanak sağlamak
üzere kamu ve özel kurum ve kuruluşların Bilgi Merkezleri kurmaları
özendirilecektir.
Özürlülerin eğitim ve öğrenim olanaklarının çağdaş ülkeler düzeyine
çıkarılması amacıyla gerekli düzenlemeler yapılacaktır.
Özürlülerle ilgili yasalarda mevcut düzenlemelere işlerlik kazandırılacak,
özürlülere mesleki eğitim verecek merkezlerin kurulması sağlanacaktır.
Böylece bu vatandaşlarımızın yaşamlarının kolaylaştırılması, günlük
ekonomik ve sosyal yaşama aktif katılımlarının sağlanmasına zemin
hazırlanacaktır.
Eğitimin her kademesinde öğretmen açığının kapatılması ve öğretmenlik
mesleğinin özendiril-mesi için önlemler alınacaktır.
Üniversitelerde öğretim kalitesinin uluslararası standarda ulaştırılması,
öğretim üyesi açıklarının süratle kapatılması ve üniversitelerin kaynak
ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli önlemler alınacaktır.
Üniversitelerin ve araştırma-geliştirme kurumlarının, uluslararası ve ulusal
düzeyde, bilgi kaynaklarına elektronik ortamda ve hızla erişebilmelerini
sağlayacak; bir yandan öğretimle araştırmanın bütünleşmesini bir yandan da
ortak araştırmayı destekleyecek Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi'nin
hızla tamamlanabilmesi için her türlü destek sağlanacaktır.
Çağdaş eğitim ve iletişim teknolojisi etkili bir biçimde değerlendirilerek
açıköğretimde kalitenin yükseltilmesi sağlanacaktır. Açıköğretimle örgün
öğretim arasında işlevsel bağlantı kurulacaktır.
YÖK üniversiteler arası eşgüdüm kurumu haline getirilecek, üniversiteler tam
özerkliğe kavuşturulacak, öğrencilerin üniversite yönetimlerinde temsiline
olanak sağlanacaktır.
Üniversiteler ile sanayi ve tarım işbirliğinin geliştirilmesi
özendirilecektir.
Üniversitelerin kendi yarattıkları mali kaynakları kullanmaları
kolaylaştırılacaktır.
Eğitimin her kademesinde yurt olanaklarının artırılmasına özen
gösterilecektir.
KÜLTÜR
Türk kültür ve sanatının kendi özellikleri içinde gelişmesine ve dünyaya
açılmasına destek verilecektir. Devlet, zengin tarih kökleri bulunan kültür
hazinelerimizin gereğince değerlendirilmesine yönelik tüm çalışmaları da,
ulusumuzun sanattaki ve kültürdeki çağdaş yaratıcılığını da bütün gücüyle
destekleyecektir.
Başka ülkelerdeki soydaşlarımızın öz kültürlerini ve ana dillerini yaşatıp
geliştirebilmeleri için gerekli ortam hazırlanacaktır. Uluslararası anlaşmaların
veya bulundukları ülke yasalarının sağladığı tüm haklardan ve özgürlüklerden
eşit olarak yararlanmalarına önem verilecektir.
Fikir ve sanat eserleri sahiplerinin haklarının korunmasına özel olarak itina
gösterilecek ve bu konuda yasal desteğin sağlanmasına gayret
edilecektir.
Milletimizin sosyal ve kültürel hayatında önemli rolü olan edebiyat, musiki,
resim, folklor, sinema, tiyatro, opera ve balenin desteklenmesi ve
geliştirilmesi, kültür ve sanat politikamızın ana hedefi olacaktır.
Dünya ülkelerinin geleneksel ve çağdaş sanatlarının halkımıza tanıtılması
çalışmaları desteklenecek ve Türk eserlerinin yurtdışında sergilenmesine
önem verilecektir.
Anadolu kültür ve medeniyetinin tüm mirası aynı önem ve eşitlik içinde
değerlendirilecektir.
Yurtdışındaki eserlerimiz de dahil olmak üzere tarihi ve kültürel
varlıklarımızın tespiti, korunması ve tanıtılması için her türlü tedbir
alınacaktır.
Yurtdışına yasa dışı yollarla kaçırılan taşınır kültür varlıklarımızın ülkemize
iadesi için her türlü gayret gösterilecektir.
Doğal ve arkeolojik sit alanlarının korunması ve insanlığın ortak mirası olarak
gelecek nesillere aktarılması için etkin önlemler alınacaktır
Arşiv hizmetlerine, eski yapı ve eserlerin korunmasına, eski eser
kaçakçılığının önlenmesine yönelik tedbirlerin alınmasına ağırlık
verilecektir.
Kütüphanelerin zenginleştirilmesine, modern araç ve gereçlerle donatılmasına,
yurt sathına yayılmasına, okuma zevk ve alışkanlığının teşvik edilmesine
gayret edilecektir.
Telif ve tercüme eserlerin yayınlanması ve yaygınlaştırılmasını kolaylaştırıcı
tedbirler alınacaktır.
Türk Cumhuriyetleri ve toplulukları ile kültürün her alanında çok sıkı bir
işbirliğine girilecektir.
Türk tiyatro geleneğinin korunması, geliştirilmesi ve sanat kurumlarımızın
özerkleştirilmesi kültür politikamızın temel unsurları arasında
yeralacaktır.
Özel sektörün kültürel yatırımları teşvik edilecektir.
VAKIFLAR
Anadolu'daki Türk kimliği ve hakimiyetinin belgesi durumundaki eski
eserlerimizin korunması ve restorasyonuna özel bir önem verilecek ve
Vakıflar Genel Müdürlüğü imkanları genelde bu konuya yönlendirilecektir.
Aile vakıflarının hukuki durumu yeniden değerlendirilecektir. Çağın
anlayışına uygun bir yorum ve bunun yasal alt yapısı oluşturulacaktır.
Ülkemizde, zamanla vakıf müessesesinin ciddi şekilde istismar edilerek
vakıflar mevzuatına uymayan bir uygulama içine girilmiştir. Bu konu
Hükümetimizce ciddi olarak gözden geçirilecek ve yeni bir düzenlemeye
kavuşturulacaktır. Bu çerçevede kamu kurum ve kuruluşları bünyesindeki
vakıflar, kamu erkini vakıf çıkarına kullanması sebebiyle öncelikle ele
alınacaktır.
GENÇLİK VE SPOR
Gençlerimizin Atatürk ilke ve inkılâ pları doğrultusunda sağlıklı ve üstün
ahlaklı bireyler olarak yetiştirilmesi ve onların zararlı alışkanlıklardan
korunması için gerekli tedbirler alınacaktır.
Toplumun temelini oluşturan ve geleceğin güvencesi olan gençlerin eğitimleri
yanında boş zamanlarını değerlendirmeleri ve spor ihtiyaçlarını karşılamaya
yönelik her türlü olanak harekete geçirilecektir.
Gençlerimizin boş zamanlarını kendi istek ve yetenekleri doğrultusunda
sosyal ve kültürel faaliyetlerle değerlendirmelerine yönelik çalışmalara ağırlık
verilecek, sporun kitlelere yayılması, amatör spor ve sporcularımız ile elit
sporcularımızın, sporda çağdaş düzeyi yakalayabilmeleri amacıyla; okul, aile,
kulüp, yurt dışındaki vatandaşlarımız, kamu ve özel teşebbüs ile işbirliği
geliştirilecek ve bu amaca yönelik gerekli yasal düzenlemelerle, tesis,
malzeme, eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik alanlarındaki bütün tedbirler
alınacak ve ayrıca bu amaçla gençlik merkezleri ve gençlik kamplarının
yaygınlaştırılması sağlanacaktır.
Sporun geniş kitlelere yayılması teşvik edilecek, doğanın sunduğu spor
olanaklarından herkesin yararlanması için gerekli önlemler alınacaktır.
Bedensel engellilerin toplumsal yaşamında sporun da yer alabilmesi için
gereken her türlü önlem alınacaktır.
Spor kulüplerinin kendi tesislerine kavuşturulması için politikalar
oluşturulacak, devlet spor kulüplerinin tesis yapmasını teşvik edecektir.
Sporcuların sağlık ve sosyal güvenlikleri sağlanacak, spor dallarına yönelik
yetenek tespiti ve seçimine özel önem verilecek, sporcu performansını
geliştirmek amacıyla araştırma merkezleri kurulacaktır.
Spor federasyonları ve spor adamları ile kulüp temsilcilerinden oluşan ve
kendi dinamiği içinde özerk bir yapıya kavuşturulacaktır.
Ülkemizde bu yıl yapılacak olan hava oyunları olimpiyatları için Hükümetimiz
her türlü desteği verecektir. Olimpiyatların İstanbul'da yapılmasını sağlamak
için çalışmalara devam edilecektir.
KADIN SORUNLARI VE AİLE
Anayasamızın 41. maddesinde ailenin Türk toplumunun temeli olduğu
belirtilmektedir. Aile bağlarını ve dayanışmasını koruyup güçlendirmek bir
ulusal ve anayasal görevdir.
Hükümetimiz, Türk ailesinin huzur ve refahını artırmaya yönelik çalışmalara
önem verecektir.
Aile yardımları günün ekonomik ve sosyal gerçeklerine uygun hale
getirilecek, medeni nikahın yaygınlaştırılması suretiyle aile bütünlüğü
güçlendirilecek, özellikle kadınlar ve çocukların mağduriyetleri
giderilecektir.
Ayrıca toplumumuzu ve aile bütünlüğünü sarsan uyuşturucu madde kullanımı,
şiddet, müstehcenlik ve cehalet gibi sorunlarla gerekli mücadele yapılacak,
özellikle aile içi şiddetin önlenmesi amacıyla gerekli yasal düzenlemeler
gerçekleştirilecektir.
Anayasamızın 41 inci maddesinde yer alan devletin ailenin korunmasını
sağlamak amacıyla teşkilat kurmasına yönelik amir hükmü gereğince,
Anayasa Mahkemesinin iptal kararları sonucu hukuki dayanaktan yoksun hale
gelmiş bulunan Aile Araştırma Kurumu Başkanlığının teşkilat kanunu
çıkartılacaktır.
Hükümetimiz kadının ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal yaşama tam
olarak katılımının sağlanması konusunda kararlılıkla;
-Aile içinde demokrasi teşvik edilerek eşitlikçi ve paylaşımcı bir aile yapısı
model alınacaktır.
-Kadının toplumsal konumunun yükseltilmesi için Türk Medeni Kanunu, Türk
Ceza Kanunu ve diğer mevzuatta yer alan ayrımcılık içeren maddelerin günün
şartlarına uygun olarak düzenlenmesi başta gelmek üzere gerekli yasal ve
idari düzenlemeler ivedilikle yapılacaktır.
-Tüm bu görevleri ülke genelinde etkin bir biçimde yerine getirecek ulusal
mekanizmanın Başbakanlığa bağlı Kadının Statüsü ve Sorunları Genel
Müdürlüğü olarak teşkilatlanması için gerekli yasal düzenleme
gerçekleştirilecektir.
-Tüm kurum ve kuruluşlarda kadın birimlerinin kurulması teşvik edilecek
bunlar arasında işbirliği ve koordinasyon sağlanarak, uygulamada politika,
plan ve programlara kadın-erkek eşitliği kavramının geliştirilmesine yönelik
çalışmalar yapılacaktır.
Korunmaya, bakıma muhtaç çocuk, genç ve yaşlılarımızın ihtiyaçlarının
karşılanması Hükümetimizin öncelikli hedeflerindendir. Özellikle kimsesiz
çocuklarla çalışan çocukların her türlü sorunlarının çözümlenmesi için çaba
gösterilecektir.
SOSYAL GÜVENLİK VE SAĞLIK
Sosyal güvenlik sistemimiz ile sosyal güvenlik kuruluşlarının içinde
bulunduğu durum, ülkemizin ivedilikle çözüm gerektiren en önemli
sorunudur.
Açıkları katrilyon seviyesine ulaşarak iflas düzeyine sürüklenmiş ve hizmet
veremez hale gelmiş bulunan sosyal güvenlik kuruluşları sağlıklı bir yapıya
kavuşturulacak, bu kurumların kamu kesimi borçlanma gereği içerisindeki
payları tedricen azaltılacaktır.
Sosyal güvenlik sisteminde norm ve standart birliği sağlamak için gerekli
çalışmalar yağılacaktır.
Sağlık sigortası ile emeklilik sigortasının birbirinden ayrılması ile tüm
yurttaşlarımızın sağlık sigortasına kavuşturulması ile işsizlik sigortasının bir
program dahilinde gerçekleştirilmesine bu bağlamda çaba gösterilecektir.
Sağlık sistemi; finansman, yönetim ve organizasyon, insan gücü, hizmet arzı
ve mevzuat boyutlarıyla yeniden düzenlenecek, özel sektör ve yerel
yönetimlerin sağlık sektörüne yatırımları teşvik edilecektir.
Devlet, bütün vatandaşlar için sağlık evi, sağlık ocağı, ana çocuk sağlık
merkezleri ve verem savaş dispanserlerinin vermekte olduğu temel sağlık
hizmetlerini daha geniş vatandaş kitlesine ulaştırarak bedelsiz olarak
sunulmasını yaygınlaştıracaktır.
GELİR DAĞILIMI
1994 DİE Gelir Dağılımı Anketine göre nüfusun en fakir yüzde 20'si milli
gelirden yüzde 5 pay alırken, en zengin yüzde 20'sinin gelirden aldığı pay
yüzde 55 tir.
Diğer taraftan yine DİE'nin 1995 yılı için yaptığı ankete göre fert başına en
yüksek gelir elde eden il ile en düşük gelir elde eden il arasında 10 katın
üzerinde fark vardır.
Bu veriler, gerek kişiler, gerek bölgelerarası gelir dağılımının son derece
bozuk ve dengesiz olduğunu göstermektedir.
Bu durum ülkemizdeki bir çok sorunun da kaynağını teşkil etmektedir.
Bu çerçevede ekonomik ve sosyal politikaların uygulanmasında yoksulluğun
azaltılmasına, sabit gelirlilerin, emekli, dul, yetim, küçük esnaf ve çiftçilerin
fakirleşmesinin önlenmesine, işsizlere iş bulmaya önem verilecektir.
Bu cümleden olarak üretken istihdamın artırılmasına öncelik verilecek,
kişilerin kendi işlerini kurmaları desteklenecek, özel kesim için uygun yatırım
ortamı sağlanacak, alt gelir gruplarının yararlandığı doğrudan yardım
sistemleri geliştirilecektir.
Bireylerin beceri ve üretkenliklerini artırarak yaşam seviyelerini yükseltmekte
en önemli araç eğitimdir. Bu amaçla yoksul kesimlerin eğitim imkanlarından
yararlanmalarını sağlamak için kredi, burs, yurt ve diğer imkanları da
kapsayan etkili bir destek sistemi oluşturulacaktır.
EKONOMİ
Hükümetimiz iç ve dış dengelerin bozulduğu ve enflasyonun hızlandığı bir
ekonomik ortamda göreve başlamıştır.
Hükümetimizin ekonomi alanında yapacağı düzenlemeler kısa vadeli, günü
kurtarmaya yönelik düzenlemeler değil, ülkenin uzun vadeli gereksinimleri ve
çıkarlarını göz önünde bulunduran, ancak kısa vadede mutlaka,
geciktirilmeden alınması gereken düzenlemeler olacaktır.
Hükümetimizin iktisadi alandaki temel hedefi, ülkede kalıcı makro ekonomik
istikrarın sağlanması ve ekonominin istikrar ortamında sürekli ve
sürdürülebilir bir büyüme trendine oturtulmasıdır.
Bu hedefin gerçekleştirilmesinin önünde en önemli engel giderek yükselme
eğilimi gösteren enflasyondur. Enflasyon yatırım ufkunu daraltmakta, gelir
dağılımını bozmakta ve kaynakların rasyonel kullanımını ve dağıtımını
engelleyerek kendini besleyen bir süreç haline gelmektedir.
Enflasyonla mücadele hükümetimizin öncelikle ele alacağı bir meseledir.
Enflasyonla mücadele aynı anda birçok alanda reform niteliğinde
dönüşümlerin gerçekleştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bir yandan
enflasyonun en temel nedeni olarak ortaya çıkan kamu açıkları kalıcı bir
biçimde düşürülmeye çalışılırken öte yandan enflasyon bekleyişlerinin
kırılması ve devletin belli başlı kurumlarının yeniden yapılandırılması için
eşgüdümlü bir çaba gösterilecektir.
Ülkenin, iç ve dış mali piyasalarda yeniden güven kazanması sağlanacak,
yatırımcıyı istihdam yaratan yatırım yapmaya yöneltecek önlemler
alınacaktır.
Yatırımların finansmanında önemli rol oynayan gönüllü tasarruflar teşvik
edilecektir.
Bankacılık sistemindeki yapısal bozukluk ve hukuki boşluk giderilecek,
ayrıca bankalar denetiminde etkinlik sağlanacaktır.
Kamu bankalarının ihtisas görevlerine uygun yönetim ve organizasyon
yapılarına kavuşmaları sağlanacaktır. Bu bankaların kredi tahsislerinde politik
etkilerden arındırılması gerçekleştirilecek ve gerekli kaynak belirlenmeden
bankalara görev verilmesi uygulamasına son verilecektir. Kamu bankalarının
özelleştirilmesi çalışmaları hızlandırılacaktır.
Geçmiş hükümet denk bütçe iddiası ile samimiyetten uzak, hayali kaynak
paketlerine dayanan kamu gelirleri, gerçekçilikten uzak kamu giderleri ile
kamu mali disiplinini tam anlamı ile bozmuştur. 1997 yılı bütçesinin en iddialı
gelir kalemlerinden biri olan yaklaşık 1.2 katrilyon lira tutarındaki tedbir geliri
kaleminden yılın ilk yarısında ciddi bir tahsilat gerçekleşmemiştir. Bu
disiplinsizlik ve hayalcilik Bütçe Kanununun uygulanmasında da ortaya
çıkmış, denk bütçe yılın ilk ayından itibaren yüzlerce trilyon lira açık vererek
ilk altı ayda 720 trilyon lira sınırına dayanmış, bazı harcama kalemleri için
bütçe yasası ile öngörülen ödenek tutarının neredeyse tamamı yılın ilk
yarısında, tüketilmiştir. Transfer ödeneklerinin kullanılmasında kurumlar
arasında ayrımcılık yapılmış, özellikle yerel yönetimler arasında büyük
dengesizlikler yaratılmıştır.
Bizim amacımız elbetteki bu adaletsizlikleri giderme yanında ekonominin
dengelerini yeniden yerli yerine oturtmaktır. Bu konuda gereken her türlü
önlem alınacak, gereken yasal düzenlemeler gerçekleştirilecektir.
Kamu mali displini mutlaka yeniden sağlanacak, devlet kaynaklarının keyfi
olarak kullanılacağı inancını uyandıran uygulamalara son verilecektir.
Bu bağlamda, ödenek aşımları zorlaştırılacak, Bütçe'nin kapsamı
genişletilecek ve enformasyon alt yapısı tamamlanacaktır. Bütçe'nin
samimiyeti ve açıklığı ilkesi yeniden tesis edilecektir. Bütçe'nin şeffaflığı her
şeyin ötesinde önem verdiğimiz bir konudur. Kamunun kullandığı kaynakların
hesabı son kuruşuna kadar hem sorulacak hemde verilecektir.
Borçlanmada düzensizliğe ve keyfiliğe son verilecek, borçlanma önceden
kamu oyuna açıklanmış program çerçevesinde ve iktisadi dengeleri gözeterek
sürdürülecektir.
Bu düzenlemeler ile ulaşılmaya çalışılan uzun vadeli hedef ise kamu
maliyesinde "toplam kalite yönetimi"ne geçmektir.
Hükümetimiz kamu harcamalarının en sağlıklı gelir kaynağı olan vergilerle
karşılanması gereğine inanmakla birlikte, ülkenin ekonomik buhrandan
çıkartılmasında özelleştirme gibi vergi dışı gelirlerin gerçekleştirilmesine de
büyük önem vermektedir.
Ancak, bugün belirli sayının üstünde işçi istihdam eden işyerlerine getirilen ek
yükümlülükler, denetlenemeyecek alanlara getirilen ağır vergi yükümlülükleri
kayıt dışılığı teşvik etmekte, ekonomik olayın tarafları arasında kayıtdışılık
konusunda işbirliğine neden olmaktadır.
Ekonomik faaliyetler vergi ile ilişkilendirilememekte, bu nedenle de etkin bir
denetim yapılamamaktadır.
Bu nedenle vergi gelirleri, yeni vergiler ihdas etmek yerine, vergi ve çalışma
yaşamını düzenleyen yasalarda yer alan ve kayıt dışılığı teşvik eden hükümler
de kaldırılarak kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınması, vergi kayıp ve
kaçaklarının bu yolla ve ayrıca etkin bir denetimle asgari bir düzeye
indirilmesi suretiyle artırılacaktır.
Vergi oranlarının belirli konularda düşürülmesi suretiyle vergi tabanını
yaygınlaştıran, vergi yükümlülerini enflasyona karşı koruyan, elde edilmeyen
gelirden vergi alınması sonucunu doğuran hayat standardı esasını ve peşin
vergiyi tümüyle kaldırmayı amaçlayan bir vergi reformu temel
hedeflerimizdir. Bununla birlikte, istihdam ve iş olanakları yaratmanın son
derece acil ve önemli olduğu bir ortamda, özgür girişimciliğin önünü kesen,
işyeri açma konusunda caydırıcı bir nitelik taşıyan hayat standartı esasının
yeni işe başlayanlarda ilk yılda uygulanmaması için gerekli düzenleme derhal
yapılacaktır.
Yerel yönetimlerin kendi öz kaynaklarına kavuşturulması için gerekli
düzenlemeler yapılacak, özellikle emlak vergisinde gerekli verimliliğin
sağlanması için tüm taşınmaz mallarda cins tashihi gerçekleştirilecek, coğrafi
veri tabanına dayanan bilgi sistemlerine geçilmesi konusunda yerel
yönetimlere destek verilecektir.
Tapu ve kadastro bilgilerinin coğrafi veri tabanı ile izlenilmesi konusunda ki
çalışmalar ile ülke düzeyindeki kadastro çalışmalarının bir an önce bitirilmesi
sağlanacak, bu konuda yerel yönetimler ile yoğun bir işbirliği yapılacaktır.
Ödemeler dengesi sağlıklı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulacaktır. Bu
çerçevede, sermaye hareketlerinin ülkenin kalkınmasına ve üretken
kapasitesinin güçlendirilmesine katkıda bulunacak bir yapı içerisinde
gelişmesine önem verilecektir.
İhracat artışına süreklilik ve dinamizm kazandırabilmek için ihracata dönük
kaliteli ve çevreye duyarlı mal üretebilecek bir kapasitenin oluşmasına,
sanayinin rekabet gücünün verimlilik ve yüksek teknoloji kullanımıyla
geliştirilmesine ve çeşitliliğin artırılmasına, yeni pazarlarda etkinliğin
sağlanmasına öncelik verilecektir. İhracata özel bir önem verilecektir.
Dış ticarete ilişkin düzenlemelerde, üretim ve ihracata yönelik desteklerin
belirlenmesinde, uluslararası yükümlülükler dikkate alınacaktır.
KİT'lerin yönetim ve denetim sisteminin yeniden yapılandırılması, yıllardır
ülkemiz gündeminin ilk sıralarında yer alan ve genel ekonomi açısından hayati
öneme sahip özelleştirme sürecinin hızlandırılabilmesi için gerekli tedbirleri
de içerecektir.
Özelleştirme sürecine hız verilirken ortaya çıkabilecek muhtemel
olumsuzlukları önlemek amacıyla özellikle doğal tekel konumunda olan
KİT'ler için kanuni düzenlemeler yapılacaktır.
Hükümetimizin özelleştirme alanındaki temel anlayışı, çeşitli sektörleri
rekabete açarak veya bu sektörlerdeki rekabeti güçlendirerek, hizmet ve ürün
kalitesinin yükselmesini, fiyatların düşmesini, sermayenin çalışanların ve yöre
halkının talepleri de dikkate alınarak tabana yayılmasını sağlamaktır. Bu
çerçevede, tekelleşmeyi önleyici, tüketici ve işçilerin haklarını koruyucu ve
denetleyici mekanizmalar ve organlar kurulacaktır. Özelleştirme aynı
zamanda gider tasarrufunu sağlama hedefine yönelmelidir.
TARIM VE HAYVANCILIK
Tarıma ve hayvancılığa yönelik olarak sürdürülen yanlış politikalar
köylümüzü yoksullaştırmış ve iç göç olgusunu çok hızlandırmıştır. Çiftçimizin
milli gelirden hak ettiği payı almasına yönelik politikalar bir bütün olarak
uygulamaya konulacaktır. Böylece çiftçi, tasarruf yapabilir ve ülkenin
kalkınmasına katkıda bulunur duruma getirilecektir.
Tarım sektörünü, bölgesel gelişmişlik farklılıklarını gidermesi, işsizliğin ve
kırsal alandan büyük kentlere göçü önlemeyi, istihdam yaratmayı,
sürdürülebilir kalkınmayı, adaletli bir gelir dağılımını, Türk insanının sağlıklı
beslenebilmesini, makroekonomik anlamda kaynak yaratabilmeyi hedef alan
ve bu hedefleri diğer sektörlerle koordinasyon sağlayarak dengeli şekilde,
çevreyi de koruyarak götürebilmeyi amaçlayan bir sektör olarak
görüyoruz.
Tarım sektörümüzün teknolojik ve bilimsel gelişmelerle bütünleşmesi,
ekonomik ve sosyal hedeflerle uyumlu gelişmeler sağlaması kalite ve miktar
yönünden pazar için üretim yapan bir sektör olmasını temin etmek için gerekli
tedbirler alınacak ve uygun politikalar üretilecektir. Tarım politikalarının
Avrupa birliğine uyum çalışmaları gerçekleştirilecektir.
Tarım sektörü kaynak yutan değil, kaynak yaratan bir sektör konumunda
görülerek, makroekonomik politikalar tarımın kaynak yaratacağı bir şekilde
oluşturulacaktır.
Tarımsal pazar ve pazarlama olanaklarını geliştirmek ve yönlendirmek
amacıyla, kooperatifler, üretici ve yetiştirici birlikleri, ürün borsaları, üretici
bölge halleri gibi örgütler ele alınarak gerekli yasal düzenlemeler yapılacaktır.
Haller Kanunu yeniden düzenlenecektir. Tarım Satış Kooperatifleri, tarım
amaçlı kooperatifler ile Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği bu amaçla
yeniden düzenlenecek, demokratik yönetime kavuşturulacaktır.
Tarım sektöründe devletin temel görevi destekleme ve kontrol hizmetlerinin
eksiksiz ve kusursuz bir şekilde yürütülmesini sağlamaktır. Hükümetimiz
çiftçilerimizin ürün ve destekleme bedellerinin zamanında ödenmesine özen
gösterecektir.
Tarımsal ürün işleme sanayiinin geliştirilmesi teşvik edilecek, kırsal alanda
tarımda istihdam arttırılacaktır. Bitkisel ve hayvansal üretimde girdilerin
sağlanması, eğitim yayın hizmetleri ve ürünlerin değerlendirilmesini entegre
edecek sözleşmeli çiftçilik modeli teşvik edilerek desteklenecektir.
Tarımsal üretim planlamasına önem verilecektir.
Ülke içinde damızlık hayvan üretimini geliştirmek için damızlık nüve
işletmelerinin kurulması teşvik edilecektir.
Hayvan ıslahı, hayvan ve bitki hastalık ve zararlılarıyla mücadele edilerek
gerekli destekleme tedbirleri uygulanacak, bu alanlara özel sektörün katılımı
sağlanacaktır.
Tarım ürün sigorta sistemine geçilmesi için mevzuat çalışmalar
sürdürülecektir.
Su ürünlerinin tarım sektörü içerisindeki önemi nedeniyle doğal kaynakların
korunması ve kullanımına özen gösterilerek, üretimi arttırıcı tedbirler
alınacaktır.
Tarımda en problemli sektör hayvancılığımızdır. Mer'aların ıslahı ele alınacak
ve Mer'a Kanunu hızla çıkarılarak yürürlüğü konulacaktır.
Tarımsal kredi işlemleri basitleştirilerek bürokratik işlemler azaltılacak banka
teminatları asgariye indirilecek, faizler mümkün olan en düşük seviyede
tutulacaktır.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığının Kuruluş Kanunu yeniden ele alınarak
Bakanlık sektörü izleyen, makro plan ve hedefleri belirleyen, öncelikleri
saptayan yönlendirme, kontrol ve denetim gibi gerçek fonksiyonlarını yürüten
etkin ve dinamik bir yapıya kavuşturulacaktır.
ORMANCILIK
Ormanlarımızda yangına karşı çağın bütün teknolojik imkanları sağlanıp
kullanılmak suretiyle mücadeleye devam edilecek, yanan orman alanları yılı
içinde ağaçlandırılacaktır.
Orman-Halk ilişkilerinin daha iyi bir seviyeye getirilmesine özen gösterilecek,
orman köylülerine ve ormancılık işlerinde çalışanlara sağlanan imkanlar
artırılacaktır.
Ülkemizin turizmine de büyük katkısı olan uluslararası ortak mirasımız milli
park, tabiat parkı ve tabiatı koruma alanlarımızın sayı ve nitelik yönünden
geliştirilmesi çalışmalarına devam edilecektir.
Ormancılık çalışmalarında bitki-toprak-su kaynakları dengesini korumak,
iyileştirmek amacı ile ağaçlandırma, erozyon kontrolü ve mera ıslahı
çalışmalarına büyük önem ve hız verilecektir.
ÇALIŞMA YAŞAMI
Hükümetimiz, çalışma barışının sağlanması, ekonomik ve sosyal yaşamın
sağlıklı ve dengeli sürdürülmesi, işçi ve işveren ilişkilerinde tutarlı ve
katılımcı bir diyalogun oluşturulmasını temel görevi saymaktadır.
Kamu çalışanları arasında ücret dengesinin kurulması amacıyla, "eşit işe eşit
ücret ilkesi" gözetilerek kamu personelinin hukuki statüsü ile mali ve sosyal
haklarına ilişkin gerekli düzenlemelere başlanılacaktır.
İşçi sağlığı ve iş yeri güvenliği üzerinde önemle durulacak, işçilerin daha
sağlıklı koşullarda çalışmaları için gerekli önlemler alınacaktır.
Nitelikli işgücü yetiştirmenin istihdam sorununun çözümünde ne kadar önemli
olduğunun bilincinde olarak, bu alanda görevli bulunan kurumların
ekonominin diğer birimleri ile de eşgüdüm halinde etken çalışması mutlaka
sağlanacaktır.
Mevsimlik ve geçici işçilerin başta sosyal güvenlik hakları olmak üzere
sorunları çözüme kavuşturulacak, bu grupta yer alan işçilerin üretkenlikleri ile
birlikte çalışma süreleri de uzatılacaktır.
Yurtdışında çalışan vatandaşlarımızın haklarının korunması için her türlü çaba
harcanacak, sosyal güvenliklerinin sağlanması, korunması ve gözetilmesi için
sağlıklı politikalar oluşturulacaktır.
Yurtdışında bulunan ve sayıları önemli boyutlara ulaşan Türk işverenlerinin
sorunlarına sahip çıkılacak ve etkin olmaları için Hükümetimizce her türlü
çaba harcanacaktır.
İSTİHDAM
İşsizliğin azaltılması büyük önem taşımaktadır. İzlenecek ekonomik
politikalarla özel sektör öncülüğünde yatırımlar ve üretim artırılacak, istihdam
imkanları geliştirilerek işsizliğin giderek azaltılması sağlanacaktır. Gençlerin,
kadınların, uzun dönemli işsiz olanların eğitilerek işgücü piyasasına
katılmalarına öncelik verilecektir. İşsizlere bir program dahilinde beceri
kazandırılarak iş bulmalarına veya kendi işlerini kurmalarına imkan
sağlanacaktır. İşsizlik kadar önem taşıyan eksik istihdamın azaltılması için
etkin politikalar uygulanacaktır.
Özürlülere yönelik hizmetlerin düzenli, etkili ve verimli bir şekilde
yürütülmesi temin edilecektir. Bu amaçla yasal ve idari tedbirler biran önce
uygulamaya konulacaktır.
KOBİ'LER, ESNAF VE SANATKARLAR
Ekonomik ve sosyal gelişmenin kaynağı ve kalkınmanın orta direği olan
küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) ile esnaf ve sanatkarlarımızın,
yoğunlaşan rekabet ortamında toplumun talep ve ihtiyaçlarına cevap
verebilmeleri için gereken bütün tedbirler süratle uygulamaya
konulacaktır.
Esnaf ve sanatkarların kredi olanakları arttırılacak ve bu kesimin çalışma
şartlarını ağırlaştıran vergi mevzuatı yeniden düzenlenecektir.
KOBİ'lerin üretim ve istihdamdaki paylarının artırılması, çağdaş teknoloji
kullanarak uluslararası düzeyde rekabet edebilir hale gelmeleri için gerekli
bütün tedbirler uygulamaya konulacaktır.
KOBİ'lerin iç ve dış piyasalara ulaşabilme ve rekabet yeteneğinin artırılması
amacıyla bilgiye erişim ve bilgiyi kullanabilme olanaklarının uluslararası
düzeye yükseltilmesi temin edilecektir.
KOBİ'lerin organize sanayi bölgeleri ve küçük sanayi sitelerinde faaliyetlerini
koordineli bir şekilde sürdürebilmeleri, sektörel ve çok ortaklı kaynaklarla
desteklenmeleri sağlanacaktır.
Yaratıcı düşüncenin rekabetçi yeni ürüne dönüşebilmesi için kişilere ve
KOBİ'lere karlı ve verimli projeleri hayata geçirebilmelerine imkan verecek
finansman desteği Risk Sermayesi Yatırım Ortaklıkları oluşturularak
sağlanacak; kredi temini amacıyla da kredi garanti fonu uygulaması
yaygınlaştırılacaktır.
KOBİ'lerin Türk Cumhuriyetleri ile Avrupa Birliği Ülkeleri arasında bir köprü
görevini görecek şekilde yönlendirilmelerine önem ve öncelik
verilecektir.
TÜKETİCİNİN VE REKABETİN KORUNMASI
Devlet, hür teşebbüs gücünü ve dinamizmini artırmak ve geliştirmek amacıyla
ihtiyaç duyulan temel yasal ve kurumsal düzenlemeleri süratle yapacak,
mevcut düzenlemeler değişen şartlara uygun olarak geliştirilecek, tüketicinin
hak ve menfaatleri gözetilecektir.
Rekabetin korunması amacıyla kurulmuş bulunan Rekabet Kurulu'nun
teşkilatlanması tamamlanacak, gerekli ikincil mevzuat çalışmaları süratle
yerine getirilecek, Kurum'a işlerlik kazandırılacaktır.
Piyasa denetim mekanizmasının, tüketim sürecinde de işletilmesini sağlamak
üzere, tüketicinin korunmasına yönelik mevzuatın etkin bir şekilde
uygulanmasına özen gösterilecek, Tüketici Mahkemeleri en kısa sürede
kurulacaktır.
ALTYAPI
Altyapı Türkiye'nin ekonomik ve sosyal gelişmesi için büyük önem
taşımaktadır. Hükümetimiz, tamamlanmak üzere olan altyapı projelerine ek
kaynak tahsis ederek hizmete girmelerini sür'atlendirecektir. İç kaynak
yetersizliği nedeniyle dış kredi kullanımları aksayan projelere de gerekli ek
kaynakların tahsisi yoluna gidilecektir.
Ekonomik ve sosyal kalkınmaya darboğaz teşkil etmeyecek şekilde altyapının
geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Devletin temel görevlerinden biri
bunu planlamaktır. Altyapı yatırımlarının finansmanında, mümkün olan
ölçüde, özel kesimin katılımını sağlamak ve mümkün olmayan alanlarda
devletin bizzat bu yatırımı gerçekleştirmesi esas alınacaktır.
Altyapıda enerji, ulaştırma, haberleşme ve kentsel altyapı öncelik
taşımaktadır.
Enerji sektöründe hedef kapsamlı bir program dahilinde orta ve uzun vadede
ülkenin ihtiyacı olan enerjinin zamanında, güvenilir, ucuz ve kaliteli olarak
temin edilmesidir.
Geçtiğimiz yıllarda enerji sektöründe gerekli yatırımların zamanında
yapılamaması, Türkiye'yi bugün elektrik açısından kritik bir noktaya
getirmiştir.
Enerji projelerinde çevre açısından temiz ve kullanımında verimli enerji
kaynaklarına öncelik verilecek, özellikle doğal gaz, kaliteli kömür ve
yenilenebilir kaynaklara dayanan enerji projelerine ağırlık verilecektir.
Kısa dönemde mevcut santrallarımızın daha verimli çalıştırılması, kayıp,
kaçak oranlarının azaltılmasının yanısıra, komşu ülkelerden yeterli elektrik
ithal edilerek açığın kapatılmasına çalışılacaktır. Ayrıca elektrik
yetersizliğinin kısa dönemde hafifletilmesini sağlayıcı otoprodüktör sistemi
uygulamasına getirilen kolaylıklara devam edilecektir.
Orta ve uzun dönemde elektrik ihtiyacının karşılanmasında, yerli ve yabancı
özel girişimcinin, sektörel katılımını daha aktif hale getirmek için tüm
tedbirler alınacaktır. Yeni yatırımlarda yap-işlet-devret ve yap-işlet
modellerinin kullanımına işlerlik kazandırılacak, mevcut tesislerin işletme
hakkı devrinde verimlilik ilkesi esas alınacaktır.
Elektrik sektörünün özelleştirilmesinde, ülkemiz koşullarına uygun
"Düzenleyici Çerçeve" oluşturulacak ve tüm faaliyetler buna göre
gerçekleştirilecektir.
Enerji tasarrufuna ilişkin çalışmalar üretim aşamasından nihai kullanım
aşaması dahil, tüm faaliyetleri kapsayacak şekilde genişletilecek ve ülke
enerji tasarruf programı hazırlanarak uygulamaya konulacaktır.
Hazar'ı Akdeniz'e bağlayacak Bakü-Ceyhan hattı ile uluslararası petrol ve
doğal gaz projelerine özel önem verilecektir.
Nükleer enerjiye geçiş, çevreye zarar vermeyecek şekilde planlanacaktır.
Ulaştırma Sektörü, artan yurtiçi ve uluslararası yük ve yolcu trafiğine cevap
veremez hale gelmiştir.
Ekonomik ve sosyal kalkınmaya ivme kazandıracak ve yolcu, mal ve hizmet
dolaşımına çağdaş dünya standardında cevap verecek karayolu, demiryolu,
hava ve deniz yolları ağının ve bunların terminallerinin geliştirilmesi bundan
sonraki hükümet uygulamalarının en önemli icraat alanlarından birini teşkil
edecektir.
Karayollarında; ülkemizin Ortadoğu, Avrupa ve Asya bağlantılarındaki
avantajlı konumundan faydalanmak ve yurtiçi ekonomik ve sosyal gelişimin
gerektirdiği karayolu altyapısını oluşturmak üzere karayolu ağının trafiğin
gerektirdiği kesimlerinde otoyol ve bölünmüş yol sistemi ve köprü bağlantıları
ile geliştirilecek, Karadeniz ve Akdeniz sahil yolları ve bağlantılarının
bitirilmesine önem verilecek, şehir geçişlerinin çevre yollarına
dönüştürülmesine devam edilecektir.
Trafik güvenliğinin sağlanması yönündeki hizmetlere önem ve öncelik
verilecektir.
Demiryolu ve denizyolu taşımacılığının ulaştırma sektörü içinde alması
gerekli rol yeniden belirlenecek, çağdaş ve etkin bir işletmecilik anlayışı
içinde bir yapıya kavuşturulacaktır.
Liman işletmeciliği çağdaş bir anlayış içerisinde uluslararası gelişmelerle
uyumlu bir yapıya kavuşturulacak ve gerekli yerlerde yeni liman kapasiteleri
oluşturulacaktır.
Yük taşımacılığında maliyetleri düşürmek üzere kombine taşıma sistemlerine
ağırlık verilecektir.
Telekomünikasyon sisteminin, bilgi çağı toplumuna uyum sağlayacak şekilde
geliştirilmesi çağdaş dünya ile bütünleşmenin bir gereğidir.
Telekomünikasyon alanında lisans verilmesi ve Türk Telekom A.Ş'nin
özelleştirilmesi çalışmalarına hız verilecek, gerekli düzenlemeler
hızlandırılacaktır.
KENTLEŞME VE KONUT
Kentleşmede doğal dengenin ve verimli tarım topraklarının korunmasına özen
gösterilecektir.
Kente göç edenlerin yeni yaşam koşullarına uyum sağlamalarını
kolaylaştıracak projeler üretilecektir.
Çağdaş bir yaşam düzeyine ulaşmak amacıyla kentsel altyapı geliştirilecektir.
Sosyal ve ekonomik gelişme ve nüfus artışına bağlı olarak içmesuyu,
kanalizasyon ve arıtma hizmetlerine olan talep, nitelik ve nicelik olarak
artmaktadır. Bu sorunu çözmeye yönelik altyapı kaynakları
geliştirilecektir.
İçmesuyu, kanalizasyon ve arıtma tesislerine ilişkin hizmetlerin yerine
getirilmesinde yerel yönetimler ve İller Bankası arasındaki işbirliği
güçlendirilecektir.
İller Bankası Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen içmesuyu projelerinin
kanalizasyon projelerinin tamamlanarak işletmeye alınması; Devlet Su İşleri
Genel Müdürlüğü'nce yürütülen Büyük Su Temini Projelerinin
tamamlanmasına yönelik kaynaklar arttırılacaktır.
Hızlı kentleşme ve nüfus artışına bağlı olarak artan konut ihtiyacının
karşılanabilmesi için Toplu Konut Fonu daha etkin hale getirilecek, bu
maksatla Toplu Konut Fonu Kamu finansmanına menfi etki yapmayacak bir
finansman modeli ile güçlendirilecektir.
Fon sadece sosyal konut niteliği taşıyan projelere kredi verecektir.
Gecekondu bölgelerinin modern şehirciliğe uygun şekilde geliştirilmesinde ve
kırsal alanda yeni yerleşim alanları düzenlemesine geçişte fon etkin rol
oynayacaktır.
TURİZM
Rekabet gücü yüksek ve verimli bir turizm ekonomisinin geliştirilmesi, yerel
halkın ve turistlerin turizmden beklentilerinin karşılanması, doğal ve kültürel
değerlerin zenginleştirilerek sürekliliğinin sağlanması sektörün temel
amaçlarıdır.
Turizmin mevsimlik ve coğrafi dağılımını iyileştirmek ve dış pazarlarda
değişen tüketici tercihleri de dikkate alınarak yeni potansiyel alanlar yaratmak
amacı ile golf, kış, dağ, yayla, termal, sağlık, yat, karavan, kruvaziyer, kongre
ve eğlence turizmini geliştirme faaliyetlerine devam edilecektir.
Turizm hareketlerinin yoğunlaştığı bölgelerde yerel yönetimlerin ve halkın
turizm ile ilgili kararlara katılması sağlanacaktır.
Talep yapısındaki yeni eğilimlere bağlı olarak sektörde küçük ölçekli
işletmelerin gelişmesine öncelik verilecektir.
Turizm üst yapısının yeterli bir altyapı ile bütünleşmesi için gerekli düzenleme
ve teknik önlemlere ağırlık verilecek, Akdeniz-Ege Turizm Altyapısı ve Kıyı
Yönetimi (ATAK) projesinin hızla uygulanması için gerekli düzenlemeler
yapılacaktır.
"Kullanan öder-kirleten öder" ilkesi uyarınca kamu eliyle yapılacak teknik
altyapının finansmanına kullanıcıların katılımı sağlanacaktır.
Sektörde hizmet kalitesinin yükseltilmesi için sertifikasyon sistemine
geçilmesi sağlanacaktır.
DENİZCİLİK
Küresel ekonominin gelişme sürecinde atılım yapmakta olan Türk Deniz
ticaret filosunun geliştirilmesi ve rekabet gücünün artırılması şarttır. Bu
maksatla ikinci sicil konusunda gerekli yasal düzenlemeler yapılarak gemi
yapımı ve filo yenilenmesi için gereken teşvik sağlanacaktır. İstanbul ve
Çanakkale Boğazı ve Marmara Denizinde seyir güvenliği en üst düzeye
çıkarılarak can, mal ve çevre güvenliğini sağlayacak teçhizat dahil her türlü
gerekli tedbir alınacaktır.
Deniz kirliliğini önleyecek önlemler alınacaktır.
Yurtiçi ulaşımında deniz taşımacılığı teşvik edilecektir.
Denizcilik Bakanlığı kurulacaktır.
ÇEVRE VE DOĞAL KAYNAKLARIN KORUNMASI
Sürdürürülebilir kalkınma yaklaşımı doğrultusunda, insan sağlığını ve doğal
dengeyi koruyarak, sürekli bir ekonomik kalkınmaya imkan verecek şekilde
doğal kaynakların yönetimini sağlamak, gelecek kuşaklara, insana yakışır bir
doğal ve sosyal çevre bırakmak temel amaçtır.
Ülkemizdeki erozyon ve çölleşmenin ülkenin en önemli ve ertelenemez
sorunu olduğu bilinci ile ülke topraklarının erozyonla yok olmasını önleyen ve
aynı zamanda verimliliğini artırıcı tedbirler alınacaktır. Ülkemizin zengin
biyolojik çeşitlilik kaynakları korunacak, ormanların korunmasına ve
genişletilmesine önem verilecek, Ağaç tarımının (Endüstriyel Plantasyon)
geliştirilmesi teşvik edilecek, tarım alanlarının amaç dışı kullanılması
önlenecektir. Bu konularda sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yapılacak,
onların da gayretleri desteklenecektir.
İçerisinde çevre ve doğal yaşam için zararlı unsurlar bulunan atıkların
doğrudan doğaya atılması kesinlikle önlenecektir.
Sıvı atıkların, doğada yok olacak ayrışıma dönüşmesi için biokimya olanakları
yoğun olarak kullanılacaktır. Bu amaçla kirlilik düzeyi yüksek bir nehir, pilot
bölge olarak seçilecektir.
SONUÇ
Hükümet olarak zor bir dönemde ağır bir görev üstlendik... Bu zor şartlarda
görev üstlenmemizdeki tek amaç, devletimiz ve milletimizi demokrasi
içerisinde esenliğe ulaştırmaktır.
Hükümetimiz, programında yer alan bütün hususları "sivil, demokrat ve
özgürlükçü" bir çizgide ele alarak gerçekleştirecektir. Hükümetimizin
mücadelesi; demokrasi ve fazilet mücadelesidir. Çağdaş dünyayla
bütünleşerek, ülkemizin ve insanımızın önündeki engelleri kaldırarak
gelişmeyi sağlamak temel hedefimizdir.
Milletimiz, geçmiş dönemde yaşanan sıkıntıları bir daha yaşamak
istememekte, geleceğe güvenle bakmayı arzulamakta ve bunları
gerçekleştirmenin güvencesi olarak da Hükümetimizi görmektedir. Bu
noktada milletimizin Hükümetimize olan güveni tamdır... Yüce Meclisin de
aynı güveni göstereceğini umuyoruz. Hükümetimiz bu güvenin artarak devamı
için çaba gösterecektir... Yapılan herşey aziz milletimiz içindir... Allah
yardımcımız olsun...