|
|
AÇILIŞ KONUŞMALARI
Cafer
ESENDEMİR Sayın Valim, Sayın Büyükşehir Belediye Başkanım, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdür Vekilim, Basın İlan Kurumu Genel Müdürüm, Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanım, Anadolu Ajansı Genel Müdürüm, Adana Emniyet Müdürüm, Adana Esnaf Dernekleri Başkanım, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ve Adana Valiliği’yle birlikte düzenlediğimiz yerel basın eğitim seminerine hoşgeldiniz. Kurtuluş savaşı yıllarında, Toros dağlarındaki tren vagonları içerisinde, zor şartlarda, mürekkep yerine soba isi koyarak gizlice çıkardığı Yeni Adana gazetesini katır sırtında dağıtarak Kuva-i Milliye ruhu ile Milli Mücadele’ye destek vererek görevini tam olarak yerine getiren Ahmet Remzi Yüreğir gibi vatansever gazetecilerin yetiştiği Adana’mızda sizleri misafir etmekten gurur duymaktayız. Bugün yerel basının kaynakları son derece kısıtlı bulunmaktadır. Yayın organlarının giderek artması, ortadaki ilan pastası diliminin azalması, kaliteyi de düşürmüştür. Gazetelerin artışıyla Basın İlan Kurumu’ndan alınan ilan bedelleri de yetmez hale gelmiştir. Gazete çıkarmak o kadar kolay hale gelmiştir ki, elinde bilgisayarı olan da herkes gazete çıkartabilmektedir. Değerli arkadaşlar, gazeteler, Basın İlan Kurumu’ndan alacağı ilan bedeline sırtını yaslamadan, daha kaliteli gazete çıkarmanın yollarını bulmak zorunda. Gazetecilik bir kamu görevi olduğundan, Basın-İlan Kurumu’nun verdiği ilanların yanısıra başka ilanlar temin ederek, kaliteli gazete ve yüksek trajlara ulaşmanın yolunun aranması gerekir. Yani ihtisaslaşmak gerekir. Yaygın gazetelerin aldığı ilanlara ve tirajlara karşı değiliz, ancak bugün gelinen noktada yaygın gazetelerle yerel gazeteler haksız bir rekabet içinde bulunmaktadırlar. Her türlü sorunda ve eylemde göreve davet edilen yerel gazeteler ve televizyonlar, ilan ve abonelik konuları gündeme geldiğinde bir çok kurum tarafından dışlanmaktadır. Bunun önüne geçilmesi için ne yapılabilir? Bunların tartışılması gerekir. Çünkü yaygın gazeteler sadece ilana yönelik ilavelerle yerel medyanın ulaşmak istediği hedef kitleyi yok etmektedirler. Günümüzde internet gazeteciliği giderek gelişiyor, bunu iyi kullanmamız lazım. Gazeteci, elindeki kamu yararı taşıyan bilgiyi en çabuk ve doğru şekilde kamuoyuna aktaran kişidir dersek, sadece ve sadece gazetecilik yapmak isteyenler bu meslekten servet beklemesinler. Devlete ve bazı kurumlara, kişilere boyun eğen bağımlı basın, basın değildir. Bugün oldukça gelişen ajans haberciliği, yerel gazetelerin yayınını kolaylaştırırken, habercilik ve araştırmacı gazetecilik alanında bir yozlaşmayı da beraberinde getirmektedir. Ajanslara abone olan bazı yerel gazeteler, personel çalıştırmadan gazete çıkarmaya çalışmaktadırlar. Bugün basında ne acıdır ki sendikal örgütlenme yok denecek kadar azdır ve sadece Anadolu Ajansı’nda sendikalı çalışan bulunmaktadır. Ben bu arada Anadolu Ajansı’nda çalışan arkadaşlarımı ve sendikalı arkadaşlarımı kutluyorum. Yaygın basın kuruluşlarından bazıları da sendikalaşmaya yanaşmamaktadırlar. Bir çok yerel gazetede örgütlenme hakkı olmadığı gibi, bir çok gazetecinin sosyal güvencesi yoktur. Gazetecinin kaderi patronun iki dudağı arasındadır… Değerli konuklar, bugün bu seminerin siz katılımcılarının değerli katkıları ile yerel basının sorunlarına bir nebze de olsa katkı sağlayacağı inancımı belirtir, hepinize saygılar sunarım. |
|
|
<<< XII. YEREL MEDYA EĞİTİM SEMİNERİ - ADANA (13-14 Nisan 2006) >>> |