|
|
AÇILIŞ KONUŞMALARI
Cahit KIRAÇ Çok Değerli Büyükşehir Belediye Başkanımız, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürümüz Sayın Salih Melek, Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Federasyonu Sayın Başkanı Nazmi Bilgin, Basın İlan Kurumumuzun Sayın Genel Müdürü Ertan Cillov ve Anadolu Ajansımızın Değerli Genel Müdürü Hilmi Bengi ile birlikte şu an aramızda bulunan başta Adana Gazeteciler Cemiyeti Başkanımız, Osmaniye, Mersin, Aksaray ve Hatay ilinden ilimize gelmiş bulunan Sayın Cemiyet Başkanlarımız ve onlarla birlikte şu an aramızda bulunan 170 değişik yerel basın-yayın kuruluşunda yıllardan beri hizmet veren değerli yerel gazeteciler. Adanamıza hepiniz hoşgeldiniz. Az önce Valiliğimiz tarafından hazırlanan dört bin yıllık tarihi ve doğal güzelliklerimizden oluşan ve bir yerde de Adana’nın birifingini sizlere sunduk. İnşallah bu toplantı sonrası bir kısmını yerinde görmek suretiyle daha yakından tanıyacaksınız. Binlerce yıldır emek verilerek değişik medeniyetlerin ve kültürlerin ürettiği bu eserleri korumak için biz Adana Valiliği olarak, Adana halkı olarak, Adana yerel yöneticileri olarak üzerimize düşen görevi sizlerin de desteğiyle daha rahat yapabilir noktaya gelebiliriz. Çünkü gerçekten bu varlıklar bize atalarımızın mirası değil, çocuklarımızın emanetidir, onun için onlara çok iyi bakmak durumundayız. Doğru ve güvenilir haber alması için özverili çalışmalarıyla hayatlarını sürdüren ve şu an sizlerle birlikte olmak mutluluğunu taşıdığımız değerli misafirlerimiz, ben öncelikle ilimize dışarıdan gelen yerli yabancı bütün basın-yayın kuruluşu, örgüt mensupları ve gazetecilere hoş geldiniz diyorum. Bu seminerin ilimizde düzenlenmesine katkı sağlayan ilgililere teşekkür ediyorum. Bu seminere katılmak süretiyle karşılıklı görüş alışverişinde bulunmak, kimi dostlukları yenilemek imkanı bulacağız ki eski çalıştığım ilimizin, Aksaray’ın değerli gazetecileri şu an aramızda. Sizler de birlikte çalıştığınız eski dostlarınızı burada daha rahat görüp hasret gidermek imkanını da bulacaksınız. Ben böyle önemli bir toplantıyı tertipledikleri için başta Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürümüze ve yerel ayağını sağlayan Adana Gazeteciler Cemiyeti Başkanımız Sayın Cafer Esendemir şahsında bütün Adanalı gazetecilere teşekkürlerimi sunuyorum. Seminerin başta Adanamız ve yerel bölgemizdeki gazete çalışanları ve okuyucularına faydalı sonuçlar doğrumasını temenni ediyorum.
Temel hak ve özgürlüklerin en iyi biçimde korunduğu, herkesin birbirine ve farklı görüşlerine saygı gösterdiği bir uzlaşma yönetimi olan demokrasi, kurallar ve kurumlar rejimidir. Yöneten ve yönetilenlerin ortak sorumluluk aldığı bu yönetim biçiminde, vatandaşların yönetenleri denetleme, yönetime katılma ve haber hakkı vardır. Bireylerin, toplumun geleceğinde belirleyici rol oynayabilmeleri, demokratik hak ve özgürlüklerinin bilincine varıp bunları her alanda kullanabilmeleri, hukuki ve beşeri kuralların yanında özgür ve yansız basının varlığını gerekli kılmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin, modern ve demokratik bir dünya devleti olma iddiasının temel dayanaklarından biri, özgür ve güçlü bir basına sahip olmasıdır. Çağdaş demokrasilerde yasama, yürütme ve yargının yanında gücünü tamamen kamuoyundan alan basın, toplumsal yaşamda etkin bir kuvvet durumuna gelmiştir. Memnuniyetle müşahade ediyorum ki, mesleki dayanışmanızla saygıya dayalı ağabey-kardeş ilişkisi, başka birçok mesleği kıskandıracak kadar samimi ve içtendir. Bugün Anadolumuzun her köşesinde bulunan yatırım ve eserlerin hemen hemen tamamında yerel medya mensuplarının olumlu katkıları ve emekleri vardır. Basın camiasının çalışanları, Türk halkının mutluluğu ve refahı uğruna Kurtuluş Savaşı’ndan bu yana alın terini ve gerekiyorsa kanını vatanın her karış toprağına akıtmışlardır. Bu yönüyle geleneksel misyonu hiç eksilmemiş olan yerel medya çalışanlarımızın, bundan sonra da milletimizin hizmetinde varolan görevlerini layıkıyla yapacaklarından en ufak bir tereddüdümüz yoktur. Hukuk devleti olmanın gereğini eksiksiz bir şekilde yerine getiren bu meslek mensupları, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısının korunmasında büyük fonksiyonlar ifa etmişler, bundan sonra da etmeye devam edeceklerdir. Yerel medya mensuplarımız, cumhuriyetimizin, onun temel değerlerinin ve Atatürk ilke ve inkılaplarının daima yılmaz bekçileri olmuşlardır. Değerli konuklar, ülkemizin büyük önder Atatürk’ün hedef gösterdiği muasır medeniyetler seviyesine ulaşmasında ve demokrasinin yerleşip kökleşmesinde Anadolu’nun gözü, kulağı ve sesi olan yerel medyanın sahip olduğu yeri hiç kimse inkar edemez. Milli mücadelemizin başarıyla sonuçlanmasında çok büyük katkı sağlayan yerel medyamızın sorunları bizim de sorunlarımızdır ve esasen bu sorunları bizler de bütün boyutlarıyla bilmekteyiz. Çok önemsediğimiz düşünce ve ifade özgürlüğünün kullanılmasının başlıca yolu, basın-yayın özgürlüğüdür. Basın özgürlüğünü, gazetecinin hakları olarak tarif etmek de mümkündür. Gazetecinin hakkı, doğrudan doğruya halkı haber alma hakkında bilgilendirmek ve o hakkı teslim etmektir. Öte yandan basın meslek ilkelerini ise dürüst ve doğru iletişimin temeli olarak görmek gerekir. Bu kriterler aynı zamanda erdemli bir insan olmanın da gereğidir. Görevinizi yaparken birer tarih yazdığınızı bilmenizi isterim. “Haber, tarihin kabaca yazılmış ilk müsveddesidir” özdeyişi, bu düşünceyi teyit etmektedir. Haber, insanlar için hayati değeri olduğu bilinen ve kabul edilen bir konudur. Bu, insanlarımızın yalnızca beslenme, barınma ve korunma güdülerinin egemen olduğu en ilkel dönemler için doğru olduğu gibi insanlar, toplumlar ve toplumlararası ilişkilerin karşmaşıklaştığı, gelişmiş teknolojilerin kullanıldığı 21’inci yüzyıl için de geçerlidir. İnsanlar bütün zamanlarda çevrelerinde olan bitenden haberdar olma, çevresiyle iletişim kurma ihtiyacını duymuşlardır. Bu anlamda, haber olgusunun insanlığın tarihi kadar eski olduğunu söylemek abartma olmayacaktır. Haberin, daha genel anlamıyla iletişimin insanlar için varlığı ve önemi çok eskilere dayanmasına rağmen özel ilgi haline gelmesi, yaşadığımız yüzyılın yeniliğidir. İletişim, yalnızca halkı bilgilendirme değil, aynı zaman eğitim ve gelişme bütünlüğünün bir parçasıdır. Demokratik bir toplumda iletişim, haber alma ve verme hakkının ve çağdaş anlamda tüm alanlardaki özgün hakların genişliğine bağlıdır. Toplumların düşünceleri ve davranışlarını etkilemede hesapsız imkanlarıyla iletişim, toplumun demokratikleşmesini ve halkın karar verme mekanizmasına katılımını gerçekleştirecek, ileriye götürecek güçlü bir araç olabilir. İletişim ve medyanın temel özelliği, doğru habercilik ve dürüst gazeteciliktir. Değerli basın mensupları, doğru habercilik ve dürüst gazetecilik, haber kaynaklarının özellikleriyle yakından ilgilidir. Genel bir kural olarak okuyucuya ve izleyiciye doğru haber sunabilmek, haber kaynaklarının güvenilirliği ve çeşitliliği ölçüsünde mümkündür. Basının önemli işlevini yerine getirebilmesi, her şeyden önce özgür bir çalışma ortamının sağlanması ve meslek ahlakının üstün tutulmasıyla mümkündür. Toplumun yararını ve özgürlükleri savunan basın, her türlü çıkar grubu ve otoriteden bağımsız hareket ederek, yalnızca gerçekleri yansıtmalıdır. Modern uygarlığın bugün ulaştığı noktada demokrasi kavramı da gelişmemiş temsili olmaktan çok katılımcı bir yapıya kavuşmuştur. Demokrasi, modernite ve gelişmenin süreklilik kazanmasını sağlayan tek yönetim biçimidir. İnsanın temel hak ve özgürlüklerinin gerektiği gibi kullanılmasını ve korunmasını esas alan bu yönetim biçiminde birey çevresiyle kesintisiz iletişim içindedir. İletişim teknolojisindeki baş döndürücü ilerlemeler ve beraberinde getirdiği küreselleşme, insanların bilgilenme ihtiyaçlarını artırmış ve yaşadıkları çevre dışındaki gelişmelerle de yakından ilgilenmesini sağlamıştır. Kamuoyunun gelişmelere duyarlı olması ve özgür bir ortamda tepkisini dile getirmesi, demokrasiye işlevsellik kazandırmaktadır. Çünkü demokrasinin gelişmesini sağlayan ve ona varlık kazandıran güç kamuoyudur. Bu nedenle kamuoyunun görüş ve düşüncelerini dikkate almayan hiçbir yönetimin varlığını sürdürmesi mümkün değildir. Değerli konuklar, tarih boyunca basına sansür uygulanarak iletişimin engellenmeye çalışılması, baskıcı ve antidemokratik rejimlerin en güçlü silahı olmuştur. Düşünce ve anlatım özgürlüğü, bireyleri ve toplumları yaklaştıran, birbirlerini tanımalarını sağlayan temel hak ve özgürlüklerdendir. Basının kamoyunu doğru ve eksiksiz bilgilendirme görevini yerine getirebilmesi, toplumlarda düşünceyi açıklama özgürlüğünün varlığının en önemli göstergelerindendir. Modern demokrasilerde olduğu gibi ülkemizde de basın habere ulaşmada ve elde ettiği bilgileri kamuoyuna doğru ve eksiksiz aktarmada kendi denetim düzeneklerini kurarak herhangi bir sansür uygulanmasıyla karşı karşı kalmadan çalışabilmektedir. Basın özgürlüğünün olmadığı bir ülkede demokrasiden, insan hak ve özgürlüklerinden söz etmek mümkün değildir. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, özellikle bizleri bölgemizin tüm medya mensuplarıyla bir araya getiren organizasyon yetkililerine teşekkürlerimi bir kez daha sunuyorum. Yerel Türk basınına özgür, ilkeli ve tarafsız bir anlayışla devam edeceğine inandığım çalışmalarında başarılar diliyor, Anadolumuzun en ücra köşelerinde güçlükler içerisinde özveriyle ve şevkle gazetecilik yapan arkadaşlarımızı da sizlerin şahsında kutluyor, aranızda bulunmaktan duyduğum mutluluğu bir kez daha belirtiyorum. Hepiniz Adana’mıza bir kez daha hoşgeldiniz. Seminerimiz inşallah faydalı olarak tamamlanacaktır. Katıldığınız için teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. |
|
|
<<< XII. YEREL MEDYA EĞİTİM SEMİNERİ - ADANA (13-14 Nisan 2006) >>> |