XI. YEREL MEDYA EĞİTİM SEMİNERİ’NİN AÇILIŞI


 
 

Sunucu

Sayın Valim, Sayın Genel Müdürüm, Sayın Belediye Başkanım, Değerli medya mensupları, Sayın konuklar, Adıyaman Valiliği, Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ve Adıyaman Gazeteciler Cemiyeti’nce düzenlenen 11.Yerel Medya Eğitim Semineri’ne hoşgeldiniz.

Değerli konuklar sizleri yüce önderimiz Atatürk’ün ve basın şehitlerimizin manevi huzurunda saygı duruşuna, bitiminde de İstiklal Marşımızı söylemeye davet ediyorum.

Teşekkür ederiz. Şimdi ‘Türkiye’de Yerel Medya’ konulu sinevizyon gösterisini izleyeceğiz.

TÜRKİYE’DE YEREL MEDYA

Bir açıkhava müzesi Adıyaman. Tarih boyunca büyük ve sayısız medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan Adıyaman, dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biridir. Toprakları üzerinde insanlık tarihinin bütün dönemlerinde yaşandığına dair bulgular mevcuttur. Türk ve yabancı bilim adamlarının yapmış olduğu arkeolojik kazılar neticesinde elde edilen bulgular, kent tarihinin milattan önce 40.000 yıllarına kadar uzandığını ortaya koymuştur. Günümüze kadar tahrip olmadan gelebilen tarihi eserleriyle, insanlık tarihi ve kültürü açısından bir açık hava müzesi özelliğine sahip olan Adıyaman, son 100 yıldan bu yana dünya arkeologlarını meşgul eden bir araştırma alanı haline gelmiştir. Ayrıca Adıyaman, bir çok kültürün yoğurularak özelleştiği, giyimi, kuşamı, sözü, müziği, oyunu, düğünü, halısı, kilimi, sicimi, heybesiyle zengin ve yaşayan bir halk kültürüne sahiptir. Adıyaman halkının insan sevgisine dayanan hayat felsefesi diğer bütün özelliklerinin yanı sıra en kayda değer unsurdur. 

Günümüzden tam 91 yıl önce başlayan I. Dünya Savaşı bitmek üzeredir. Zor yıllardı o yıllar. Türkiye dört bir yandan işgal edilmeye başlanmıştır. Türk insanı ise özgürlüğü ve bağımsızlığı için kanının son damlasına kadar direnmek kararındadır. İşte bu direnen yüreklerin isyanının öncülüğünü, Hukuku Beşer gazetesinin başyazarı Hasan Tahsin (gerçek adıyla Osman Nevres) yapacaktır. Hasan Tahsin ilk kurşunu atar, sonra kendisi de şehit olur ama kalplerde tutuşan kıvılcım büyür, mürekkep olur, matbaa olur, gazete olur, yani Anadolu basını olur. Mustafa Kemal’in deyimiyle, fazilet adaları çıkar ortaya. Yerel basın hem Anadolu’nun düşman işgaline karşı direnişinin yürekli sesi olacak, hem de bu direnişin kahramanlarının destanını yazacaktır.

Hangi birinden söz edelim ki, Mustafa Kemal’in Sivas’ta kurduğu İrade-i Milliye ve Ankara’da kurdurduğu Hakimiyet-i Milliye gazetelerinden mi, yoksa her türlü imkânsızlığa rağmen, milli mücadeleye gönülden destek veren Ankara’da Yeni Gün, Adana’da Yeni Adana, Balıkesir’de İzmir’e Doğru ve Doğru Söz, Kastamonu’da Açık Söz, Afyon’da Öğün, Diyarbakır’da Küçük Mecmua, Erzurum’da Albayrak, Amasya’da Emel, Edirne ve Samsun’da Ahali, Trabzon’da İstikbal, Giresun’da Işık, Antalya’da Anadolu, Elazığ’da Sakret-i Milliye, Kahramanmaraş’ta Amal-ı Milliye, Bolu’da Dertli ve Türkoğlu, Artvin’de Yeşil Yuva ve Konya’da ki Babalık gazetelerinden mi?

İşte başını bu gazetelerin çektiği Anadolu basını, silahlı direniş mücadelesine sözün ve yazının gücünü temsil eden kalemle katılacaktır. O günkü şartlarda kolay mıdır bu? Yürekleri yurt sevgisi, özgürlük ve bağımsızlık ateşiyle yananlar, basit araç ve gereçlerle ilkel koşullarda, bazen dosya kâğıtları üzerine bile gazete basıp yayınlarlar. Baskı makineleri kimi yerlerde öküz arabalarıyla, hatta at sırtında ilden ile taşınarak, Anadolu’nun habersiz ve gazetesiz kalmaması sağlanır.

Milli mücadelede özel bir yeri ve rolü olan yerel basının tarihi vilayet gazetelerine kadar gider. Tuna Valisi Mithat Paşa’nın 1865’te Rusçuk’ta çıkardığı Tuna Gazetesi, Türkiye’de yerel-bölgesel basının başlangıcı olarak kabul edilir. Önceleri haftada bir, daha sonraları haftada iki kez çıkarılan Tuna gazetesi, 1877’ye kadar 12 yıl boyunca sürekli yayınlanacaktır. Tuna’yı, 1867’de Erzurum’da yayınlanan Envarı Şarkiye, Bursa’da Hüdavendigar, Diyarbakır’da Diyarbekir, Konya’da Konya gazeteleri izler. Mithat Paşa Bağdat’a vali olarak atanınca, orada da Türkçe-Arapça Zevra adlı bir gazete yayınlar. 1874 yılına gelindiğinde Türkiye’de yayınlanan il gazetesi sayısı 24’ü bulur.

Türkiye’de yerel basının bu ilk dönemindeki gazetelerin büyük bir bölümü, yönetimin işlerini kolaylaştırmak için devlet eliyle kurulmuş ve yayınlanmıştır. Devlet eliyle yayınlananlar dışında azınlıkların da kendi yayın organları olan gazetelerden bugün de yayınını sürdürenler  (Yeni Asır gibi) vardır. 1895 yılında Selanik’te yayınlanmaya başlanan ve milli mücadele döneminde İzmir’e taşınan Yeni Asır, yerel-bölgesel basının en eskisidir.

Milli mücadele döneminde tarihi bir misyon üslenen Anadolu basını, daha sonra giderek gücünü ve etkinliğini yitirmeye başlayacaktır. II. Dünya Savaşı sonrasında dünya yeniden şekillenirken, Türkiye Batı demokrasisi safında yerini alacak, iletişimde de kitle iletişimi çağı açılacaktır. Yereli izlemekle yetinmek yerine dünyaya açılan, yorumlara ağırlık veren gazetecilik anlayışından haberlerin öne çıktığı gazetecilik anlayışına, klişe fotoğraf, kurşun harfler ve siyah beyaz baskıdan renkli, çok fotoğraflı, rotatif baskıya geçen gazeteler dönemine girilmiştir. Yani Türkiye’de dünyayla birlikte gazetecilik anlayışı ve tekniği de değişmiştir. Sermaye ve teknoloji yetersizliği, yetişmiş iş ve beyin gücü eksikliği, haber alma ve habere ulaşmada güçlük gibi nedenlerle çağdaş gelişmelere ayak uyduramayan Anadolu basını, giderek okuyucu ve etkinlik kaybına uğramaktan kurtulamamıştır.

Bu süreçte çağdaş anlayışa ve teknolojiye uyan gazeteler tiraj patlaması yaparken, yerel basın her gün biraz daha küçülmüş ve kabuğuna çekilmiştir. Büyük basın kuruluşlarının dağıtım sorununu aşmak için 1960’lı yıllarda kurdukları ortaklıklar, yerel basının okuyucuya daha erken ulaşma üstünlüğünü de sınırlandırmış, bölgesel ekler ve sayfalar da bölgesel basının işini büsbütün güçleştirmiştir. 1980’li yıllarda iletişim teknolojisindeki baş döndürücü gelişmeler sonucunda, medyada yeni bir değişim süreci başlamıştır. Bilgisayarlar, uydular, çanak antenler her yerde devreye girmiştir. Bilgisayar, gazete sayfalarının hazırlanmasından baskıya kadar basının her alanında vazgeçilmez olmuş, gazetecilik giderek daha büyük yatırım ve sermaye gerektiren sektör haline gelmiştir. İzmir, Adana, Kocaeli, Samsun, Bursa, Gaziantep ve Kayseri gibi güçlü ekonomilerin olduğu illerimizdeki yerel basının bir bölümü bu değişime ayak uydururken, büyük çoğunluğu çeşitli imkânsızlıklar nedeniyle gelişmeleri sadece seyretmekle yetinmek zorunda kalmıştır.

1990’lı yıllarda yeni fırsatlar doğmuş, uydu yayıncılığının getirdiği imkânlarla özel radyo ve televizyonlar  ile internet devreye girmiştir. Yerel basın kuruluşlarının öncülüğünde pek çok yerel televizyon ve radyo kurulmuş, internet aracılığıyla da daha geniş bir kitleye kendisini tanıtma ve okutma imkânı bulmuştur.

Bugün Türkiye’de 24 ulusal, 16 bölgesel, 214 yerel, 66 kablolu, 74 uydu olmak üzere toplam 394 televizyon; 36 ulusal, 102 bölgesel, 958 yerel, 47 uydu olmak üzere toplam 1143 radyo; 37 ulusal gazete ile 683 günlük, 833 haftalık, 218 adet 15 günlük, 408 aylık, 195 diğer olmak üzere toplam 2337 gazete; 50 civarında ulusal, 13 günlük, 84 haftalık, 15 günde bir 60, 1068 aylık, 1360 diğer olmak üzere toplam 2585 dergi yayınlanmaktadır. Türkiye’de canlı, dinamik, çoğulcu bir medya ortamının oluşmasında yerel medyanın büyük payı vardır. Farklı seslerin, globalleşen dünyada daha çok saygı gören yerel motiflerin tanınmasında, demokrasinin gelişip kökleşmesinde yerel medya önemli bir işleve sahiptir. Bu açıdan desteklenmesi, korunup güçlenmesi toplumsal bir görevdir.

Henüz Kurtuluş Savaşı devam ederken, 7 Haziran 1920 yılında kurulan Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, milli mücadele döneminden bu yana yerel basınla yakın ilişki ve işbirliği  içerisindedir. Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, Atatürk tarafından kaleme alınan kuruluş kanunu ve gerekçesiyle 1984 yılında yeniden yapılanarak, 231 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’den aldığı yetkiyle, yerel medyanın güçlendirilmesine yönelik yoğun faaliyetlerde bulunmaktadır. Genel Müdürlük bu faaliyetleriyle haber, bilgi, fotoğraf, eğitim başta olmak üzere yerel basının sorunlarının çözümüne katkı sağlamaktadır.

Bu bağlamda, kullanılan teknolojinin yetersizliği nedeniyle habere ulaşmadaki güçlükler dikkate alınarak yerel medyaya haber kaynağı oluşturmak amacıyla bir ulusal haber ajansından alınan tüm haberler, internet ortamında sunulmaktadır. Ücretsiz abonelik çerçevesinde yürütülen bu hizmet sayesinde yerel medya, tüm haberlere anında ulaşabilmektedir. Ayrıca ajans haberlerinden derlenerek devamlı güncelleştirilen ve Anadolu’ya Haberler adı altında yayımlanan bülten de, internet sayfasında yer almaktadır. Yine yerel medyaya haber kaynağı oluşturmak, bölgeler arasında haberle bilgi akışını sağlamak amacıyla Anadolu’nun Sesi adıyla yayınlanan gazetenin yerel medyaya dağıtımı yapılmaktadır. Bu gazete internet sayfasında da yer almaktadır. Öte yandan Genel Müdürlüğün fotoğraf arşivinden yararlanan yerel medya mensuplarının, bundan sonra söz konusu arşive web sayfasıyla ulaşabilmeleri için çalışmalar devam etmektedir.

Genel Müdürlük  yerel medya mensuplarının üstlendikleri görevleri daha etkin bir şekilde yerine getirmelerine katkıda bulunmak için eğitim seminerleri dizisi başlatmıştır. 12-13 Mart 1998 tarihlerinde Diyarbakır’da başlayıp, Trabzon, Bursa, Denizli, Erzincan, Edirne, Düzce-Akçakoca, Mardin, Tunceli ve Kayseri’de devam eden bölgesel nitelikli bu seminerlerin bugün 11’incisi Adıyaman’da yapılmaktadır. Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün koordinatörlüğünde hazırlanan ve 26 Haziran 2004 tarih ve 25504 sayı ile Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni Basın Kanunu’nun yerel basını koruyucu hükümler taşıması, yerel medya tarafından olumlu karşılanmıştır. Sonuç olarak unutulmamalıdır ki, yerel değerleri ulusal ve küresel ölçeğe taşımada stratejik bir köprü olan yerel medyadaki potansiyel gücün ortaya çıkması; demokrasimizin, üyelik sürecinde olduğumuz AB standartlarına erişmesinde, katılım boyutunun genişlemesinde, Türkiye’nin çağdaş dünya ve evrensel değerlerle bütünleşmesinde, ulusal bütünlüğümüzün pekiştirilmesinde, çoğulcu bir kültürel yapının ve buna paralel medyanın oluşmasında yaşamsal bir önem ve değer taşımaktadır.

Yerel medyanın milli mücadelenin kazanılarak Cumhuriyetimizin kuruluşundaki eşsiz misyonu, ülkemizin aydınlık geleceğindeki üstün rolleri de başarıyla yapabileceğinin tarihi bir kanıtıdır.

 

 

 

<<<       XI. YEREL MEDYA EĞİTİM SEMİNERİ - ADIYAMAN (26 - 27 Mayıs 2005)      >>>