|
|
X. YEREL MEDYA EĞİTİM SEMİNERİ’NİN AÇILIŞI
Sunucu Sayın Bakanım, Sayım Valim, Sayın Genel Müdürüm, Değerli Medya Mensupları, Sayın Konuklar, Kayseri Valiliği ve Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünce düzenlenen 10.Yerel Medya Eğitim Seminerine hoş geldiniz. Değerli Konuklar, Sizleri, Yüce Önderimiz Atatürk'ün ve basın şehitlerimizin manevi huzurunda saygı duruşuna, bitiminde de İstiklal Marşımızı söylemeye davet ediyorum. Teşekkür ederim. Şimdi, “Türkiye'de Yerel Medya” konulu sinevizyon gösterisini izleyeceğiz.
TÜRKİYE’DE YEREL MEDYA Günümüzden tam 90 yıl once başlayan Birinci Dünya Savaşı bitmek üzeredir. Zor yıllardır o yıllar... Türkiye dört bir yandan işgal edilmeye başlanmıştır. Türk insanı ise, özgürlüğü ve bağımsızlığı için direnmek kararındadır. Hem de kanının son damlasına kadar... İşte bu direnen yüreklerin isyanının öncülüğünü Hukuku Beşer gazetesinin başyazarı Hasan Tahsin yapacaktır. Gerçek adıyla Osman Nevres... Hasan Tahsin, ilk kurşunu atar, sonra kendisi de şehit olur. Ama kalplerde tutuşan kıvılcım büyür, mürekkep olur, matbaa olur, gazete olur, yani Anadolu Basını olur. Mustafa Kemal’in deyimiyle “Fazilet Adaları” çıkar ortaya. Yerel basın, hem Anadolu’nun düşman işgaline karşı direnişinin yürekli sesi olacak, hem de bu direnişin kahramanlarının destanını yazacaktır. Hangi birinden söz edelim ki? Mustafa Kemal’in Sivas’ta kurduğu İrade-i Milliye ve Ankara’da kurdurduğu Hakimiyet-i Milliye gazetelerinden mi? Yoksa, her türlü imkansızlığa rağmen Milli Mücadele’ye gönülden destek veren Ankara’da Yeni Gün, Adana’da Yeni Adana, Balıkesir’de İzmir’e doğru ve Doğru Söz, Kastamonu’da Açıksöz, Afyon’da Öğüt, Diyarbakır’da Küçük Mecmua, Erzurum’da Albayrak, Amasya’da Emel, Edirne ve Samsun’da Ahali, Trabzon’da İstikbal, Giresun’da Işık, Antalya’da Anadolu, Elazığ’da Satveti Milliye, Kahramanmaraş’ta Amal-ı Milliye, Bolu’da Dertli ve Türkoğlu, Artvin’de Yeşil Yuva, Konya’daki Babalık gazetelerinden mi? İşte, başını bu gazetelerin çektiği Anadolu Basını, silahlı direniş mücadelesine, sözün ve yazının gücünü temsil eden kalemle katılacaktır. O günkü şartlarda kolay mıdır bu? Yürekleri yurt sevgisi, özgürlük ve bağımsızlık ateşiyle yananlar, basit araç ve gereçlerle, ilkel koşullarda, bazen dosya kağıtları üzerine bile gazete basıp yayınlarlar. Baskı makineleri kimi yerlerde öküz arabalarıyla, hatta at sırtında ilden ile taşınır; Anadolu’nun habersiz ve gazetesiz kalmaması sağlanır. Milli Mücadele’de özel bir yeri ve rolü olan yerel basının tarihi, Vilayet Gazetelerine kadar gider. Tuna Valisi Mithat Paşa’nın 1865’te Rusçuk’ta çıkardığı Tuna gazetesi, Türkiye’de yerel-bölgesel basının başlangıcı olarak kabul edilir. Önceleri haftada bir, daha sonraları haftada iki kez çıkarılmaya başlanan Tuna, 1877’ye kadar 12 yıl boyunca sürekli yayınlacaktır. Tuna’yı, 1867’de Erzurum’da yayınlanan Envar-i Şarkiyye, Bursa’da Hüdavendigar, Diyarbakır’da Diyarbekir, Konya’da Konya gazeteleri izler. Mithat Paşa Bağdat’a vali olarak atanınca, orada da Türkçe-Arapça Zevra adlı bir gazete yayınlar. 1874 yılına gelindiğinde Türkiye’de yayınlanan il gazetesi sayısı 24’ü bulur. Türkiye’de yerel basının bu ilk dönemindeki gazetelerin büyük bölümü, yönetimin işlevini kolaylaştırmak için, devlet eliyle kurulmuş ve yayınlanmıştır. Devlet eliyle yayınlananlar dışında, azınlıkların kendi yayın organları olan gazeteler ve bugün de yayınını sürdüren Yeni Asır gibi yerel-bölgesel gazeteler de vardır. 1895 yılında Selanik’te yayınlanmaya başlanan ve Milli Mücadele döneminde İzmir’e taşınan Yeni Asır, yerel-bölgesel gazetelerin en eskisidir. Milli Mücadele döneminde tarihi bir misyon üstlenen Anadolu Basını, daha sonra giderek gücünü ve etkinliğini yitirmeye başlayacaktır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Dünya yeniden şekillenirken, Türkiye, Batı demokrasisi safında yerini alacak, iletişimde de kitle iletişimi çağı açılacaktır. Yereli izlemekle yetinmek yerine Dünya’ya açılan; yorumlara ağırlık veren gazetecilik anlayışından haberlerin öne çıktığı gazetecilik anlayışına; klişe fotoğraf, kurşun harfler ve siyah-beyaz baskıdan renkli, çok fotoğraflı, rotatif baskıya geçen gazeteler dönemine girilmiştir. Yani, Türkiye ve dünya ile birlikte gazetecilik anlayışı ve tekniği de değişmiştir. Sermaye ve teknoloji yetersizliği, yetişmiş iş ve beyin gücü eksikliği, haber alma ve habere ulaşmada güçlük gibi nedenlerle çağdaş gelişmelere ayak uyduramayan Anadolu Basını, giderek okuyucu ve etkinlik kaybına uğramaktan kurtulamamıştır. Bu süreçte, çağdaş anlayışa ve teknolojiye uyan gazeteler tiraj patlaması yaparken, yerel basın her gün biraz daha küçülmüş ve kabuğuna çekilmiştir. Büyük basın kuruluşlarının dağıtım sorununu aşmak için 1960’lı yıllarda kurdukları ortaklıklar, yerel basının okuyucuya daha erken ulaşma üstünlüğünü de sınırlandırmış, bölgesel ekler ve sayfalar ise yerel basının işini büsbütün güçleştirmiştir. 1980’li yıllarda iletişim teknolojisindeki baş döndürücü gelişmeler sonucunda medyada yeni bir değişim süreci başlamıştır... Bilgisayarlar, uydular, çanak antenler her yerde devreye girmiştir. Bilgisayar; gazete sayfalarının hazırlanmasından, baskıya kadar, basının her alanında vazgeçilmez olmuş; gazetecilik, giderek daha büyük yatırım ve sermaye gerektiren sektör haline gelmiştir. İzmir, Adana, Kocaeli, Samsun, Bursa, Gaziantep ve Kayseri gibi güçlü ekonomilerin olduğu illerimizdeki yerel basının bir bölümü, bu değişime ayak uydururken, büyük çoğunluk, çeşitli imkansızlıklar nedeniyle gelişmeleri sadece seyretmekle yetinmek zorunda kalmıştır. 1990’lı yıllarda yeni fırsatlar doğmuş, uydu yayıncılığının getirdiği imkanlarla özel radyo ve TV’ler ve İnternet devreye girmiştir. Yerel basın kuruluşlarının öncülüğünde pek çok yerel TV ve radyo kurulmuş, İnternet aracılığıyla da daha geniş bir kitleye kendisini tanıtma ve okutma imkanı bulmuştur. Bugün Türkiye’de; 24 ulusal, 17 bölgesel, 218 yerel, 60 kablolu, 51 uydu olmak üzere toplam 370 TV; 36 ulusal, 102 bölgesel, 955 yerel olmak üzere toplam 1093 radyo; 37 ulusal gazete ile 551 günlük, 849 haftalık, 15 günde bir 253, 470 aylık, 200 diğer olmak üzere toplam 2359 gazete; 50 civarında ulusal dergi ile 12 günlük, 85 haftalık, 15 günde bir 59, 1134 aylık, 1386 diğer olmak üzere toplam 2680 dergi yayımlanmaktadır. Türkiye’de canlı, dinamik, çoğulcu bir medya ortamının oluşmasında yerel medyanın büyük payı vardır. Farklı seslerin, globalleşen dünyada daha çok saygı gören yerel motiflerin tanınmasında, demokrasinin gelişip kökleşmesinde yerel medya önemli bir işleve sahiptir. Bu açıdan desteklenmesi, korunup-güçlendirilmesi toplumsal bir görevdir. Henüz Kurtuluş Savaşı devam ederken 7 Haziran 1920 tarihinde kurulan Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, Milli Mücadele döneminden bu yana yerel basınla yakın ilişki ve işbirliği içerisindedir. Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, Atatürk tarafından kaleme alınan kuruluş kanunu ve gerekçesiyle, 1984 yılında yeniden yapılandığı 231 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameden aldığı yetkiyle, yerel medyanın güçlendirilmesine yönelik yoğun faaliyetlerde bulunmaktadır. Genel Müdürlük bu faaliyetleriyle; yerel basının haber, bilgi, fotoğraf, eğitim başta olmak üzere sorunlarının çözümüne katkı sağlamaktadır. Bu bağlamda; kullanılan teknolojinin yetersizliği nedeniyle habere ulaşmadaki güçlükler dikkate alınarak, yerel medyaya haber kaynağı oluşturmak amacıyla bir ulusal haber ajansından alınan tüm haberler İnternet ortamında sunulmaktadır. Ücretsiz abonelik sistemi çerçevesinde yürütülen bu hizmet sayesinde yerel medya, tüm haberlere anında ulaşabilmektedir. Ayrıca, ajans haberlerinden derlenerek, devamlı güncelleştirilen ve “Anadolu’ya Haberler” adı altında yayınlanan bülten de İnternet sayfasında yer almaktadır. Yine, yerel medyaya haber kaynağı oluşturmak, bölgeler arasında haber ve bilgi akışını sağlamak amacıyla “Anadolu’nun Sesi” adıyla yayınlanan gazetenin yerel medyaya dağıtımı yapılmaktadır. Bu gazete, İnternet sayfasında da yer almaktadır. Öte yandan, yerel medyanın Genel Müdürlüğün fotoğraf arşivinden yararlanması sağlanmaktadır. Genel Müdürlük, yerel medya mensuplarının, üstlendikleri görevleri daha etkin bir şekilde yerine getirmelerine katkıda bulunmak için eğitim seminerleri dizisi başlatmıştır. 12-13 Mart 1988 tarihlerinde Diyarbakır’da başlayıp, Trabzon, Bursa, Denizli, Erzincan, Edirne, Düzce/Akçakoca, Mardin ve Tunceli’de devam eden bölgesel nitelikli bu seminerlerin bugün onuncusu yapılmaktadır. Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün koordinatörlüğünde hazırlanan yeni Basın Yasası Taslağı’nın yerel basını koruyucu hükümler taşıması, yerel medya tarafından olumlu karşılanmıştır. Sonuç olarak, unutulmamalıdır ki, yerel değerleri ulusal ve küresel ölçeğe taşımada stratejik bir köprü olan yerel medyanın taşıdığı potansiyel gücün ortaya çıkması; - Demokrasimizin, üyelik sürecinde olduğumuz AB standartlarına erişmesinde ve katılım boyutunun genişlemesinde, - Türkiye’nin çağdaş dünya ve evrensel değerlerle bütünleşmesinde, - Ulusal bütünlüğümüzün pekiştirilmesinde, - Çoğulcu bir kültürel yapının ve buna paralel medyanın oluşmasında yaşamsal bir önem ve değer taşımaktadır. Yerel medyanın, Milli Mücadele’nin kazanılarak bu yıl 80. yılına eriştiğimiz Cumhuriyetimizin kuruluşundaki eşsiz misyonu, ülkemizin aydınlık geleceğindeki üstün rolleri de başarıyla yapabileceğinin somut ve tarihi kanıtıdır.
|
|
| <<< |
X. YEREL MEDYA EĞİTİM SEMİNERİ - KAYSERİ (20 - 21 ŞUBAT 2004) |