AÇILIŞ KONUŞMALARI


 

Beşir ATALAY
Devlet Bakanı
 

Sayın Valim, Değerli Büyükşehir Başkanımız, İlçe Belediye Başkanlarımız, Değerli Medya Mensupları, Değerli Konuklar,

Hepinizi saygıyla selamlıyor, hayırlı bir gün diliyorum. Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğümüz ve Kayseri Valiliğimizin birlikte düzenledikleri 10.Yerel Medya Eğitim Seminerinin verimli geçmesini temenni ediyor,  sizlerle birlikte olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum.

Yerel hassasiyetlerin giderek arttığı bir dönemde İç Anadolumuzun yerel medya mensuplarına yönelik bu toplantının, İç Anadolu’nun merkezinde çok özel bir yere sahip Kayseri ilimizde düzenlenmesi anlamlı.

Sayın Valimiz ve Büyükşehir Belediye Başkanımızın ifade ettikleri gibi, Kayseri, kendisini iyi tanıtamasa da Türkiye'nin hem gelişim ve şehircilik, hem huzur kenti olarak, hem de geleneksel esas kimliğini belirleyen ilkeli, etik sahibi ve Türkiye'de çok özel bir yere sahip ticari hayatıyla bizim en belirgin kentlerimizden birisidir.  Bu vesile ile yerel medya mensuplarımız herhalde Kayseri'yi de gözleme imkanı bulacaktır. Çevreyi, burada olup bitenleri de göreceklerdir, tanıtacaklardır.

Bu seminerde, değerli konuşmacıların, bu mesleğin ustası medya mensuplarının bilgi ve deneyimlerinden yerel medyamızın faydalanacağı pek çok boyutlar olacaktır. Meslek mensupları bir arada kendi problemlerini tartışacaklardır. Böyle bir fırsatın yerel medya mensuplarımız için gerçekten önemli olduğunu hepimiz kabul etmeliyiz.

Aslında yerel medya mensuplarımızın çok dertli olduğunu biliyoruz. Yerel medyanın sorunları var. Sayın Genel Müdürümüz de zaten yerel medyanın yeterince güçlü olmadığını, eski gücünü en azından koruyamadığını burada ifade ettiler.

Milli Mücadeleden itibaren çok büyük bir rol oynamış, Türkiye'nin kalkınmasında, demokratikleşmesinde gerçekten büyük bir rol almış yerel medyamızın sorunları bizim sorunlarımızdır ve esasen, bütün boyutlarıyla biliyoruz.  Basın yayın kuruluşlarımızın genel müdürleri aramızda,  Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü, Anadolu Ajansı Genel Müdürü ve TRT temsilcimiz burada. Çalışıyoruz.

Yakın dönemde yerel medyanın en önemli sorunlarından birisinin 2002 yılında çıkan İhale Kanunu’nda getirilen ilanlarla ilgili sorun olduğunu sizler biliyorsunuz. Yerel medyanın belki en önemli  problemiydi. Hükümetimiz, geçen Temmuz ayında Bakanlığımın da önemli çabasıyla yerel medyanın ihale limitlerini yükseltmiştir. O düzeltme, eminim ki mali yönden önemli bir katkı sağlamıştır. 

Bunun dışında, şu anda elimizde, neredeyse Meclis’e gitmek üzere olan,  üzerinde son çalışmaların yapıldığı Basın Yasası var. Basın Yasası’nda da biz mümkün olabildiğince yerel medyayı koruyucu, destekleyici noktalara gerçekten titizlik gösteriyoruz. Bunu burada açıklıkla ifade edeyim. Mevcut Basın Kanunumuzda, bildiğiniz gibi belli cezalar öngörülüyor, daha çok prosedürle, cevap ve düzeltme hakkıyla ilgili cezalar. Bu cezalarda yerel medyanın yükünü  biraz fazla görüyoruz ve yeni düzenlemede asgari limitleri belirlerken, yerel medyanın ceza oranlarını mümkün olduğunca düşürmeye çalışıyoruz.

Tabii yerel medyanın da kendi kendisini gözden geçirmesi lazım arkadaşlar. Bu konuda gerçekçi olmak durumundayız. Bir yerel medya organı, bir gazete, bir televizyon, bir radyo, bir dergi bölgesi için bir değerdir ve insanların çevresiyle daha iyi iletişim kurmasında önemli bir araçtır. İnsanlara, yöresini daha iyi tanıtan ve bireyi  yaşadığı çevresiyle  bütünleştiren, çevrenin sorunlarını da bilen ve o konuda daha sorumlu bir birey olma hassasiyetini de güçlendiren önemli bir unsurdur. Aynı zamanda, beldesini ve yöresini kendi dışına, dünyaya tanıtan penceredir yerel medya.

Fakat, daima şundan şikayet ediyoruz arkadaşlar: Yerel medyanın sorunları çok, desteklenmesi lazım. Yerel medya zayıflıyor. Bu gözle baktığımızda yerel medyanın kendi yöresi için, kendi kenti için önemini kabul etmekle birlikte, yerel medya acaba, o konuda gerçekten sorumluluklarını yerine getiriyor mu? Hem basın meslek ilkeleri açısından, hem yörenin bütün sorunlarına bakış açısından gerekli titizliği gösteriyor mu? Bu konuda da kendimizi irdelemek durumundayız ki, herhalde buradaki seminerde bu konu çokça gündeme gelecektir. Bir yerel gazeteden ne bekleriz? Bir yörede, bir ilde, bir ilçede yaşayan kişi kendi yöresindeki yerel gazeteden, televizyondan ne bekler? Şöyle düşünüyorum; “ben ne beklerim?” diye kendime sorduğumda, o gazeteyi görmeden, o yörede, o ilde adeta yaşayamamalıyım. Yani yerel medyanın güçlü olduğu yerlerde biraz da bu kriteri koyalım. Sabahleyin ilimin gazetesine bakmadan, o ilde ne olup, bittiğini bilmemeliyim. Diğer bir ifadeyle, ilimde, şehrimde en ayrıntısına kadar eğlence, sanat, kültür, belediye, genel yönetim, ticari hayat, alışveriş merkezleri, ucuzluk, yatırımlar, hava durumu, o gün orada ne varsa, o ilde ne varsa, kendi yerel gazetemi açıp, oradan öğrenebilmeliyim ve o ilde, hayatımı yaşamak için o gazeteye ihtiyacım olmalı.

Rasyonel bir çağda yaşıyoruz. İnsanlar ihtiyacı olanla bütünleşir, ihtiyacı olanı alır ve hatta ulusal veya yaygın -burada yaygın ifadesi kullanılıyor- gazeteden önce,  kendi yöresinin gazetesini alma ihtiyacını duymalı. Bu ihtiyacın duyulduğu veya bu ihtiyacı duyuran merkezlerde yerel medyanın konumu böyle. İnsanların posta kutusuna önce kendi ilinde çıkan gazete ulaşır ve önce oradan bakarak hayatına başlar, yani yerel medya kendisini bu gözle değerlendirmelidir. O zaman, hem trajı veya reytingi, hem de değeri artmış olacaktır. Bu düşüncemi de sizlerle paylaşmış olayım.

Yerel medyanın önemi konusunda  hiç kimsenin  tereddüdü yok. Arkadaşlarımız, sinevizyonda çok çarpıcı şekilde hazırlamışlar. Yerel medyanın, bir ülkenin, bir toplumun dirilişinde, bağımsızlık savaşında ne kadar büyük rol oynadığını gördük. Bugün de aynı ve giderek şükretmek durumundayız. Gerçekten açık toplum olma özelliğimiz artıyor. Hem bunu geliştirmekte, hem de bunu korumakta medyanın çok büyük rolü var. Bunun alanı genişlemekte ve yerel medya, kılcal damarlar gibi ülkemizin her köşesine yayılmış durumdadır. Burada sayıları verdi arkadaşlar, binleri bulmuş. Bunların da büyük rolü var.

Şunu da açıkça ifade edeyim, yerel medyanın çağdaş işlevleriyle, Hükümetimizin hedefleri tam anlamıyla örtüşmektedir. Başından beri biliyorsunuz,  Hükümet olarak ve Hükümet olmadan önce de daima şeffaflığı, açıklığı, demokratikleşmeyi, birey haklarını ön plana alan partiydik. Şimdi, Hükümetiz ve sizin de, medya mensuplarımızın daha açık, daha ileri seviyede görebileceği gibi dünyada savaşlar, pek çok karışıklıklar sürerken, hamd olsun ülkemizde huzur var. Adeta, yeniden bir heyecan ve dirilme var. Geçmiş yılların  sorunlu ekonomik ve siyasi ortamından sonra ve hatta bölgesel ve küresel sorunların çözümüne de büyüklüğüne yakışır katkı vermektedir.

Bugün Türkiye, uluslararası alanda da saygınlığı artan, onuru ve yeri yükselen bir ülke durumundadır. Avrupa Birliği yolunda da hızla ilerlemekteyiz ve Hükümetimiz, Avrupa Birliği’ni şu anda kendi konularının en başında görmektedir. Bu yıl adeta Avrupa Birliği yılıdır ülkemiz için, toplumumuz için. Bakanlar Kurulumuz karar almıştır, her toplantısında Avrupa Birliği ile ilgili gerek yasal, gerek uygulama olarak çalışmaları değerlendirmektedir ve bütün mekanizmalar olarak, kamu mekanizmaları olarak da, hatta özel kuruluşların katkısıyla da o yöndeki çalışmalar titizlikle yürütülmektedir. İnşallah bu yöndeki çabalar da sonuç verecektir.

Hem ülkemizde refahın artması, hem özgürlüklerin genişlemesi, hem daha şeffaf, katılımcı yönetim anlayışının yerleşmesi açısından bu mekanizmayı önemli görüyoruz.

Açıklık, şeffaflık dediğimizde, Hükümet olarak, parti olarak gücümüzü tamamen toplumdan alıyoruz. Halkımızın sağduyusuna her zaman güveniyoruz ve demokrasiye katılımın artarak, sesinin daha gür çıkmasında da basını, basın özgürlüğünü, yerel medyanın gücünü önemli görüyoruz ve bunun devamı yönünde de elimizden gelen çabayı gösteriyoruz.

Basın Kanunu çalışmamızda da basınımızın daha özgür, daha rahat bir çalışma içinde olması için olanca tedbiri alacağız.  Bu arada, şeffaflık açısından sizlerin dikkatine sunmak istediğim,  bildiğiniz, ama benim burada tekrar hatırlatmak istediğim bir konu: Bilgi Edinme Hakkı Kanunu. Biliyorsunuz Meclisimizde çıkmıştır, yasalaşmıştır ve 24 Nisan’da da yürürlüğe girecektir. Basınımızla ve bütün toplumla ilgili önemli bir kanundur bu. Özellikle yerel basınımızın sürekli habere ve bilgiye ulaşmada zorluk yaşadığı konusundaki şikayetini biliyoruz. Bu yönde, bu kanun gerçekten çok ciddi bir destek sağlayacaktır, ayrıca, bu hakkın vatandaş tarafından iyi kullanılması, gerektiği gibi kullanılması ve kullanılıp, kullanılmadığının tespiti yönünde yerel basınımıza büyük bir görev  düşmektedir. Bu kanunu çok önemsedik arkadaşlar. En küçük ilçelerimize kadar, köylerimize kadar her yöremizde bu hakkın vatandaş tarafından, birey tarafından bilinmesini ve kullanılmasını da çok önemsiyoruz. Bunun takibinde de sizleri, yerel medyamızı yardıma davet ediyorum.

Basın Kanunu Taslağının hazırlanmasını yürüten komisyonun başkanı değerli hocamız burada, Basın Kanunu konusunda  detaylı bilgi sunacaklar, fakat, izin verirseniz, Basın Kanunu ile ilgili birkaç cümle ifade etmek istiyorum. Mevcut kanunda kısıtlama olarak görülen basın mesleğinin, basın özgürlüğünün özünü ihlal ettiğine inanılan bütün yasakları kaldırıyoruz. Para cezalarını düşürüyoruz, toplatma , basın araçlarına el koyma gibi bütün yasakları, cezaları ortadan kaldırıyoruz. Para cezalarının hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilmesini kaldırıyoruz.

Tek hassasiyetimiz de birey ve toplumu korumak. Yeni yasanın ilk maddesi zaten, “basın özgürdür”. Bunda hiçbir tereddüt yoktur. Fakat birey ve toplum da basın karşısında korunmalıdır. Orada hangi mekanizmayı önemli görüyoruz? Bildiğiniz gibi, orada tek mekanizma var, “cevap ve düzeltme hakkı”nın etkili şekilde kullanılması. Yalan yanlış haber veren veya yalan yanlış habere muhatap olan kişinin çok etkin, hızlı şekilde “cevap ve düzeltme hakkı”nı kullanma mekanizmasını getiriyoruz. Süreyi kısaltıyoruz. Cevap ve düzeltme hakkını şartlara uygun yerine getirmeyen;  punto olarak, yer olarak, büyüklük olarak, zaman olarak yerine getirmeyenler için de cezayı çok yüksek tutuyoruz. Bütün basın meslek kuruluşlarımız ve basın dünyası da buna katılıyor. Buna hiçbir itirazı olan da yok, yani, bireyin ve toplumun korunması için bu konudaki müeyyideyi de gerçekten çok yüksek tutuyoruz. Onun dışındaki bütün cezaları düşürmeye çalışıyoruz. Umuyorum Meclis’teki tartışmalarda, bu kanun daha da olgunlaşacaktır ve basın dünyamızı memnun eden bir kanun olarak, bu yasama döneminde, yasama yılında Meclis’ten çıkmış olacaktır.

RTÜK Kanunu üzerindeki çalışmalarımız da son safhaya geldi. Yani, medya hukuku baştan sona yenileniyor, RTÜK Kanunu zaten tartışmalı ve şu anda boşluklar mevcut. Kanun’un bazı maddelerinin yürürlülüğünü Anayasa Mahkemesi  durdurdu. Onun için, o konuda da İletişim Şurası’nı takip eden süreç içinde çalışmalar yapıldı. Üst kurullarla ilgili genelde bir düzenleme olacak. Ondan sonra, RTÜK Kanunu’nu da Meclis’e sevk edeceğiz.

Bu arada, özellikle televizyonlarımız, tabii önemli. Ülkemizde dijital yayına nasıl geçilir? Bunun üzerinde çalışmalarımız var. Bildiğiniz gibi Başbakanlıkta Haberleşme Yüksek Kurulu var. Onun da başkanlığını yürütüyorum. Avrupa Birliği’ne üye ve aday ülkelerin İletişim Bakanları Toplantısında şunu gözlemledik. Bütün Avrupa Birliği üyesi ülkeler ve hatta Doğu Avrupa'da aday ülkeler hızla dijital sisteme geçiyorlar. Biz de, bu konuda çalışmalar ve bazı hazırlıklar yapmak durumundayız. Şu anda gündemimizde bu var. Daha iyi bir görüntü ve ses iletimine imkan sağlayan bu sisteme geçmenin temellerini de bu dönemde atarız, diye düşünüyorum. 

Burada, iki gün boyunca, yerel medyanın sorunları, konuları tartışılacak. Sadece bilgi olsun diye, özellikle yasayla ilgili bazı konuları da sizlere sunmuş oldum. Sözlerimi  bitirmeden bu toplantının düzenlenmesinde emeği geçenlere, rolü olanlara çok teşekkür ediyorum.

Bakanlığım bağlı kuruluşu Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’ne, Kayseri Valiliğimize, Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na, Kayseri Gazeteciler Cemiyeti’ne  çok teşekkür ediyorum. Katıldığınız, zahmet ettiğiniz için sizlere teşekkür ediyorum.

Kayseri,  tarihimizde ve bugün en geniş anlamıyla sivil toplumun güçlü olduğu illerimizden birisidir. Başkanımız ifade ettiler, “şehir, kendi kendini kuruyor” diye. Kayseri için, bu yüzde yüz doğrudur. Kendi sorunlarını içinde halleden bir kentimizdir. Şunu da, izninizle taze olduğu için bir örnek olarak sunayım: Biliyorsunuz partiler, belediye başkan adaylarını tespit ediyorlar. Partimizde bu süreç içinde ve dün, adaylarımızın büyük bir kısmı açıklandı. Kayseri, Büyükşehir ve merkez ilçeleriyle ve birçok ilçesiyle, hiç tartışılmayan, fazla ihtilafta olmayan,  neredeyse önceden  adayları belli olan bir il durumundaydı ve dün resmen açıklanmış oldu.

Kayseri, kendi konularını,  siyaset konusu da dahil, kendi içinde iyi çözümleyen bir ilimiz. Ayrıca, kendi iç denetimini gerçekleştirebilmiş, etik kurallarını taahhütsüz uygulayabilmiş, esnaf ve zanaatkarların oluşturduğu gelenekler, Kayseri'nin zaman içerisinde üretken ve güçlü bir ekonomiye sahip olmasını sağlamıştır. Ekonomik güç, burada da ifade edildi, kendi güçlü yerel basınını da oluşturuyor. Kayseri, yerel basın açısından da güçlü bir ilimiz. Burada yerel basın mensuplarımız, hem Kayseri'yi gözleyecek, hem de bu toplantıda inşallah kendi konularıyla ilgili verimli çalışmaları olacak.

Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhuriyetimizin 80. yıldönümü vesilesiyle düzenlenen bu toplantıyı tekrar tebrik ediyorum, arkadaşlara teşekkür ediyorum ve sizlere de verimli çalışmalar diliyorum.

Bu arada, Sayın Başbakan Yardımcımız ve  Dışişleri Bakanımız Abdullah Gül Bey, bugün aramızda olamadığına gerçekten çok üzüldü, akşam telefonla konuştuk. Bildiğiniz gibi, Dışişleri Bakanlarının sürpriz programı daima çoktur. Ama, şu günlerde en kritik dönemini yaşayan bir Kıbrıs konumuz var. Ayrıca, bugün yine partimizin MKYK toplantısı var. Öğleden sonra saat 14.00 de, maalesef ben de, oraya katılmak için gideceğim. Başbakan Yardımcımız, yarın burada olacaklar. Sabah veya günün bir saatinde mutlaka sizlerle birlikte olacaklar, sizlere de selamını gönderdi, onu da iletmiş olayım. 

Bir son not olarak, Anadolu Ajansı, bu toplantı vesilesiyle hem Kayseri'de bir sergi açıyor -güzel bir sergi-,  hem de il bülteni uygulamasını ilk defa Kayseri'de başlatıyor. Bugün burada başlatılacak bu il bülteni, iki fonksiyon görecek. Anadolu Ajansı’nın ilk defa uygulamaya başladığı bir çalışma. Birincisi, yerel medyaya kendi illeriyle ve yöreleriyle ilgili anında, daha derli toplu haber verecek. İkincisi de, siyasetçilerimize, milletvekillerimize, belediye başkanlarımıza kendi il ve yöreleriyle ilgili yine derli toplu haber verecek.

Böylece, Ankara'daki milletvekillerimiz de, internet ortamında yöreleriyle ilgili haberlere ve bilgilere çabucak ulaşmış olacaklar. Meclis Başkanlığımızla da görüşülerek bu çalışma yapılmış oluyor yani. Bir boyutu, ifade ettiğim gibi, parlamentoda görev yapan milletvekillerimizin, anında kendi illeriyle, yöreleriyle ve komşu illerle ilgili doğru bilgiye ulaşmalarını sağlayacak. İkinci boyutu, milletvekillerimizin siyasi çalışmaları -o yöredeki haberleri derleyip toparlayarak-, o yörenin basınına iletilmiş olacak. Böylece, iki yönlü bir fonksiyonu olacak. Onu da şimdiden ilan etmiş oluyoruz. Hayırlı olsun diyorum, arkadaşları da tebrik ediyorum, başarılar diliyorum. Teşekkür ediyorum.

 

 

<<<

X. YEREL MEDYA EĞİTİM SEMİNERİ - KAYSERİ (20 - 21 ŞUBAT 2004)

>>>