KALIN: ABD'nin atabileceği ve atması gereken bir somut adım var. O da son iki yılda PYD/YPG'ye verdiği tüm silahları toplamaktır zira PYD-YPG’ye bu askeri desteğin verilmesi, IŞİD veya DEAŞ ile mücadele çerçevesinde makul gösteriliyordu. Bize defalarca 'DEAŞ tehdidi ortadan kalktıktan sonra PYD-YPG'ye askeri destek verilmeyecek' dediler. Şimdi DEAŞ ortadan kaldırıldı. Ancak maalesef askeri yardım, silahlar ve mühimmat vb. oradaki bu gruplara, PYD-YPG’ye gitmeye devam ediyor. Burada sorulması gereken soru şudur; Neden onları hala destekliyorsunuz? Çünkü DEAŞ tehdidi artık yok. Bu silahları bize karşı veya Araplar, Türkmenler ve diğer Suriyelilere karşı kullanmayacaklarını nasıl biliyorsunuz?
KALIN’IN CNN MÜLAKATI
Yayın Organı : CNN International
Yayın Tarihi : 24 Ocak 2018
Çeviri Şekli : Tam Metin
Ülke : ABD
Görsel Kaynak : AA/Mehmet Ali Özcan

     CHRISTIAN AMANPOUR (Sunucu): İyi akşamlar, programa hoş geldiniz. Ben Londra’dan Christian Amanpour. Türk kuvvetleri, Suriye’nin kuzeyinde ABD destekli kuvvetlere karşı karadan ve havadan bir istila başlatırken, Washington ile uzun süreli müttefiki Türkiye arasındaki ilişkiler, yeni ve tehlikeli bir şekilde düşük seviyede seyrediyor. NATO müttefiki ve IŞİD’e karşı savaş açısından önemli bir partner olan Türkiye, ABD destekli Kürt milislerin bir terör örgütü olduğu düşünürken, ABD, o savaşa Amerikalı birlikleri göndermek yerine, onları IŞİD’e karşı savaşan ve IŞİD’i yenen elzem vekiller olarak görüyor. ABD Savunma Bakanı James Mattis, Türkiye’ye yaptığı askeri operasyonlar kapsamında itidal çağrısında bulunuyor. Türkiye’nin başkenti Ankara’dan biraz önce programımıza katıldığı sırada Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’a tüm bu olayların gidişatı hakkında sorular sordum. İbrahim Kalın, programımıza hoş geldiniz.

     İBRAHİM KALIN (Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü): Teşekkür ederim.

     AMANPOUR: Görünen o ki, oldukça tehlikeli bir durum söz konusu. Zeytin Dalı operasyonunu başlattınız. Bu operasyon, Amerika destekli kuvvetlerle oradaki ABD mevcudiyetini doğrudan karşı karşıya getiriyor. Bu nasıl olabiliyor?

     KALIN: Biz PYD-YPG’nin IŞİD veya DAEŞ’le mücadele adı altında Amerikalılar tarafından desteklenmesi konusunu aylardır hatta yıllardır gündeme getiriyoruz. Ancak ne Amerika tarafından ne de bölge ülkelerinden olumlu bir sonuç veya ikna edici bir yanıt alabildik. Bu adımı atmak zorunda kalmamızın amacı, tam olarak sınırlarımız boyunca ulusal güvenliğimizi güvence altına alabilmekti. Son bir yıllık dönemde, PYD-YPG kontrolünde bulunan Afrin bölgesinden yaklaşık 700 saldırı gerçekleştirildi ve sınırın her iki tarafında operasyonlar, vb. düzenlendi. Dolayısıyla bu konuyu defalarca gündeme getirdik. Günün sonunda, elbette sınırımızı korumak için adım atmamız gerekiyordu. Üstelik bildiğiniz gibi, PYD ve YPG, PKK’nın Suriye kollarını oluşturuyor. PKK, hem Avrupa’da, hem de ABD’de terör örgütü olarak kabul ediliyor. Biz böyle bir terör örgütünün sınırlarımızın yanı başında özerklik elde etmesine veya devletimsi bir yapı kurmasına tahammül edemeyiz.

     AMANPOUR: O halde, bahsettiğiniz kısaltmalar, bazıları ABD tarafından desteklenen bu Kürt grupların adlarına atıfta bulunuyor. Ancak bu durum, NATO müttefiklerini birbirine düşürmeyecek midir? Bu süreçte önemli NATO müttefikiniz ABD ile sıcak bir çatışmaya girmemeyi sağlamak için herhangi bir önlem alıyor musunuz veya hangi önlemleri alıyorsunuz?

     KALIN: Öncelikle Amerikalılar Afrin bölgesinde bulunmuyor. Çoğunlukla Fırat Nehri'nin doğusunda bulunan Minbic bölgesinde bulunuyorlar. Burada Türkiye sınırının ötesindeki Suriye’nin batı tarafından bahsediyoruz. İkincisi, bu Zeytin Dalı operasyonunu elbette koordine ettik ve operasyonla ilgili müttefiklerimize bilgi verdik. Birleşmiş Milletleri ve Güvenlik Konseyinin daimi üyelerini bilgilendirdik. Cumhurbaşkanımız, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile görüştü. Ayrıca Rusya Devlet Başkanı Putin’le bir görüşme yapacak. Yarın Başkan Trump ile de bir görüşme yapacak. Bu diplomatik temasları, herkesin ne yaptığımızı anlaması amacıyla gerçekleştiriyoruz. Yani bu süreci şeffaf şekilde yürütüyoruz çünkü bildiğiniz gibi burada ulusal güvenliğimiz söz konusu. Christian, bunun Afrin Kürtlerine veya Suriye Kürtlerine yönelik bir harekât olmadığını da vurgulayayım. Bu harekât, Kürtleri temsil ettiğini iddia eden bir terör ağına yönelik gerçekleştiriliyor. Tabii ki bu iddianın gerçeklerle hiçbir ilgisi yok. PKK-PYD'nin Marksist Leninist ideolojisini kabul etmeyen binlerce Kürt var. Zaten burada modern tarihin en büyük ironilerinden birini görüyoruz. ABD, Suriye'de müttefiki olarak bir Marksist Leninist örgütü belirlemiş bulunuyor.

     AMANPOUR: Mesele, budur. ABD, bu çeşitli Kürt gruplarla ilgili hassasiyetinizin elbette bilincinde ancak ikinizin de IŞİD’i yenme yönünde ortak bir isteğinizin olduğunu söylüyorlar. Bunlar, IŞİD’i yenebilmeleri amacıyla, çok sayıda Amerikalının oraya gitmemesi için Amerikalıların silahlandırdığı kuvvetlerdi. Eski Savunma Bakanı Ashton Carter, bu durumla ilgili olarak bana şunları söylemişti.

     --VTR--

     ASHTON CARTER (ABD Eski Savunma Bakanı): Kendimizi korumak zorundaydık ve şu anda zaferi muhafaza etmek zorundayız. Bu, orada yaşayan insanların kendilerini IŞİD’in yönetiminden daha iyi şekilde yönetebilmeleri anlamına geliyor. Bu Kürtler, orada fiilen yaşıyorlar. Dolayısıyla onların yönetmeleri gerektiği fikrine bence kesinlikle itiraz edilemez. O Suriyeli kuvvetin parçası olan, yardım ettiğimiz Kürtlerin sırtını Türkiye’ye dönmemelerini elimizden geldiğince sağlamak için bir NATO dostu ve müttefiki olarak Türkiye’ye bunu borçlu olduğumuzu düşünüyorum.

     AMANPOUR: Dolayısıyla, hassasiyetlerinizi anladığını ama bunların başarılı savaşçılar olduğunu ve orada ikamet eden insanların bulunduğunu görebiliyorsunuz. Bu insanların silahlarını size, Türkiye’ye doğrultmayacaklarına dair sizi temin etmek için ABD’nin yapabileceği bir şey var mı?

     KALIN: ABD'nin atabileceği ve atması gereken bir somut adım var. O da son iki yılda PYD/YPG'ye verdiği tüm silahları toplamaktır zira PYD-YPG’ye bu askeri desteğin verilmesi, IŞİD veya DEAŞ ile mücadele çerçevesinde makul gösteriliyordu. Bize defalarca 'DEAŞ tehdidi ortadan kalktıktan sonra PYD-YPG'ye askeri destek verilmeyecek' dediler. Şimdi DEAŞ ortadan kaldırıldı. Ancak maalesef askeri yardım, silahlar ve mühimmat vb. oradaki bu gruplara, PYD-YPG’ye gitmeye devam ediyor. Burada sorulması gereken soru şudur; Neden onları hala destekliyorsunuz? Çünkü DEAŞ tehdidi artık yok. Bu silahları bize karşı veya Araplar, Türkmenler ve diğer Suriyelilere karşı kullanmayacaklarını nasıl biliyorsunuz?

     AMANPOUR: İki NATO müttefiki olarak sizle ABD arasındaki bu sorundan kazançlı çıkıyor gibi görünen başlıca kuvvet, Rusya’dır. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

     KALIN: Dışarıdan bakınca, Rusya'nın bu durumu manipüle etmek isteyeceğini düşünebilirsiniz ama Rusların böyle bir şey yaptığına şahit olmadık. Biz Suriye'de Rusya ile birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Ancak biz bir NATO müttefikiyiz ve ABD başta olmak üzere NATO müttefiklerimizin, Türkiye'yi yaklaşık 30 yıldır hedef alan bu örgüte verdikleri desteği sonlandırmalarını bekliyoruz.

     AMANPOUR: Son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başkan Trump hakkında neler hissettiğini sormak istiyorum. Hatırlarsanız eylül ayında düzenlenen BM Genel Kurul açılışında Başkan Trump, "Başkan Erdoğan benim bir arkadaşım haline geldi. Bence şu anda tarihin herhangi bir döneminden daha yakınız" ifadelerini kullanmıştı. Cumhurbaşkanınız özellikle şu anda bu görüşleri paylaşıyor mu?

     KALIN: Açıkçası iyi bir ilişkileri var. İyi bir kimya yakaladılar. Birçok kez telefonda ve şahsen görüştüler ve tekrar görüşecekler ancak burada liderler seviyesinde çözmek durumunda olduğumuz anahtar meseleler var. Bence Türkiye ile ABD arasındaki ilişkiler, PKK-PYD gibi gruplar tarafından zarar verilemeyecek, üzerine gölge düşürülemeyecek kadar büyük bir öneme sahip. Birlikte çalışırsak, hem bölge açısından, hem bizim açımızdan hem de Amerikalılar açısından bölgede daha büyük stratejik çıkarlarımız olur.

     AMANPOUR: Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, bu gece programımıza Ankara'dan katıldığınız için teşekkür ederim.

     KALIN: Ben teşekkür ederim.

     Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.