AFAD ve Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü koordinasyonuyla medya mensuplarına yönelik düzenlenen ‘Temel Afet Bilinci Eğitimi’nde Başbakan Yardımcıları Hakan Çavuşoğlu, Recep Akdağ ve BYEGM Genel Müdürü Mehmet Akarca, deprem simülatöründe 7.2'lik sarsıntıyı yaşadı.
BAŞBAKAN YARDIMCILARI ÇAVUŞOĞLU VE AKDAĞ,  7.2’LİK DEPREM ANINI YAŞADI
Yayın Organı : BYEGM-AA
Yayın Tarihi : 11 OCAK 2018
Şehir : ANKARA

Başbakan Yardımcıları Hakan Çavuşoğlu ve Recep Akdağ , Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Eğitim Merkezi'nde gazetecilere verilen "Temel Afet Bilinci Eğitimi" kapsamında deprem simülasyon merkezinde, 7 saniye süren 7,2 büyüklüğündeki deprem anını yaşadı.

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Mehmet Güllüoğlu ile Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Mehmet Akarca'nın ev sahipliğinde, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında medya mensuplarına AFAD Eğitim Merkezi'nde (AFADEM) "Temel Afet Bilinci Eğitimi" verildi.

Başbakan yardımcıları Recep Akdağ ile Hakan Çavuşoğlu'nun katıldığı eğitimde, gazete ve televizyonların Ankara temsilcileri de yer aldı.

Eğitimin açılışında konuşan Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu depremin, gündemin en önemli konularından biri olmaya devam edeceğini belirtti. 

Yanlışların, bilgisizliğin ve hazırlıksızlığın afeti felakete dönüştürdüğüne tanıklığın, yakın geçmişteki Gölcük ve Düzce depremleriyle tarihe acı bir not olarak düştüğünü aktaran Çavuşoğlu, yardım etmesi gerekenlerin yardıma muhtaç hale düştüğüne, müdahale etmesi gerekenlerin hareket edemez hale geldiğine bu depremlerde tanık olunduğunu anımsattı.

AFAD'ın ve diğer ilgili kurumların etkili koordinasyonunun, ulaştıkları insan potansiyeli ve teknolojik imkanların, çağın gereklerine ve Türkiye'nin gerçeklerine dair hazır olma özelliğinin Van depreminde farkını gösterdiğini vurgulayan Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

"Hepimiz hem Gölcük-Düzce depremlerine hem Van depremine dair geniş bilgi sahibiyiz. O yüzden çok detaylandırmadan işi şöyle özetleyeyim; demek ki isteyince, emek sarf edince oluyormuş. Eğer sorumluluğunuzu ciddiye alıp, gerçekler ışığında millete hizmeti gözeterek iş yaparsanız başarı sağlanıyor. Buradaki başarı, öyle birilerinin heves ettiği gibi mevkiler, makamlar değildir. Buradaki başarı, insan hayatıdır. Daha kıymetlisi, daha ötesi yoktur."

Afetler konusunda alınan önlemler, gerçekleştirilen çalışmalar ne olursa olsun bireylerin bilgilendirilmesinde basın çalışanlarına önemli görevler düştüğünü dile getiren Çavuşoğlu, "Bu noktada sizlerin sahip olduğu imkan ve güç, büyük katkı sağlayacak potansiyeldedir. Bu konuda yapılacak her türlü çalışmada desteğimiz, her zaman yanınızda olmaya devam edecektir. İnanıyorum ki birlikte, insanlarımızın doğal afetlere karşı bilinçlenmesinde çok büyük yol kat edebiliriz." dedi.

"Basın mensuplarının afet konusundaki görevi hayati önem taşıyor"

Konuşmasında Türkiye'nin, dünyanın önemli deprem bölgelerinden olduğuna dikkati çeken Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ da ülkede doğudan batıya uzanan ciddi fay hatlarının bulunduğunu kaydetti.  

Akdağ, bugün İstanbul'da yaklaşık bin okulun ve hastanelerin depreme dayanıklı hale getirildiğini anlattı.

Afete müdahale sırasındaki iletişim konusuna da dikkati çeken Akdağ, toplumun doğru ve zamanında bilgilendirilmesi, aynı zamanda da paniğe sevk edilmemesi açısından basın mensuplarının görevinin hayati önem taşıdığını vurguladı. 

Deprem bilincinin artırılması konusunda gazetecilerden çok daha fazla destek almak istediklerini dile getiren Akdağ, "Eğer uygun görürse bunu Sayın Başbakan Yardımcımıza teklif ediyorum, özellikle iletişim konusunda AFAD'ın öncülüğünde, bütün Anadolu'da kurslar düzenleyelim. Mahalli basın çalışanlarını da bu hususta bilgilendirelim. Gerçekten işin iletişim kısmı hiç küçümsenmeyecek kadar önemli." şeklinde konuştu. 

Akdağ, Türk basınının afetlerde doğru sınav verdiğini de sözlerine ekledi.

Temel afet eğitimini alması gereken kesimlerin ilk sıralarında basın mensuplarının yer aldığına işaret eden Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Mehmet Akarca, “Biz ateşin arasında kalıyoruz, savaşlara gidiyoruz, toplumsal olaylardayız, en son 15 Temmuz gecesi yaşadığımız hain  darbe girişiminde gazeteci arkadaşlarımız yine olayın tam merkezindeydi, dimdik durdular. Bu durumda en çok bu eğitimi alması ya da bilgi sahibi olması gereken kesimi temsil ediyoruz.” dedi.

AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu da toplumu bilinçlendirme anlamında ortak çalışma yapmayı istediklerini belirterek BYEGM’ye paydaşlığından dolayı teşekkür etti.

Konuşmasının ardından  Güllüoğlu ile AFADEM Müdür Yardımcısı Gökay Kırmızıgül interaktif etkinliklerle zenginleştirilen "Temel Afet Bilinci Eğitimi" programı kapsamında temel afet tanımlamaları, afet türleri, davranış kalıpları ve afet farkındalığı başlıkları altında sunum yaptı. 

Eğitim kapsamında gazeteciler, deprem simülatörünü de test etti. Deprem anında ve sonrasında yapılması gerekenlerin anlatılmasının ardından gazeteciler, 7,2 büyüklüğündeki depremi deneyimledi.

Gazetecilerin ardından başbakan yardımcıları Akdağ ve Çavuşoğlu, BYEGM Genel Müdürü Akarca ve bazı gazetecilerle deprem simülasyonunda 7 saniye süren 7,2'lik bir depremi test ederek, zor anlar yaşadı. 

 "Her birey ve aile mutlaka afet bilinci edinmeli"

Testin ardından görüşü sorulan Recep Akdağ, her birey ve ailenin mutlaka afet bilinci edinmesi gerektiğini söyledi.

Simülasyon merkezilerinin yaygınlaştırılacağını belirten Akdağ, "Özellikle deprem bölgelerinde bu deprem simülasyon merkezlerini yaygınlaştıracağız. İstanbul için iki simülasyon merkezi düşünüyoruz. Mümkün olduğu kadar, özellikle lise ve üniversite öğrencilerini bu küçük ama kıymetli eğitim ve tatbikatların içine sokmalıyız." dedi.

Depreme toplumun hazır olması gerektiğini söyleyen Akdağ, "Benim evimde bir kısım hazırlıklar tamam. Ben bugün gördüm ki evimde yangın tüpüm yok. Eşyalarımızı da sabitledim. Gidince deprem çantamıza bir daha bakmalıyız." dedi.

“Aile fertlerinin deprem öncesinde, sırasında ve sonrasında mutlaka eylem planı olmalı” diyen Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu da evleri döşerken daha çok estetiğe önem verildiğini ancak estetikle beraber insan hayatının da düşünülerek mobilya seçilmesi gerektiğini de kaydetti.