Isparta'da, madde bağımlılığından kurtulan hükümlüler ile infaz koruma memurları ve sosyologların rol aldığı "Yaşasın En Güzel Yaşamlarımız" adlı tiyatro oyunuyla bağımlılığın zararları konusunda farkındalık oluşturulacak.
BAĞIMLILIKTAN TİYATRO SAHNESİNE
Yayın Organı : Burdur Gazetesi
Şehir : Burdur
Yayın Tarihi : 13.10.2017
Görsel Kaynak : AA / Mustafa Ünal Uysal

Adalet Bakanlığı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü, Isparta Valiliği, Sağlık İl Müdürlüğü, Süleyman Demirel Üniversitesi ve Isparta Belediyesinin iş birliğinde düzenlenen "Sağlıklı Gençlik- Bilinçli Aile- Güvenli Toplum" projesi kapsamında "Yaşasın En Güzel Yaşamlarımız" adlı eser, tiyatro oyunu için uyarlandı.

Proje kapsamında 44 mahallede halka madde bağımlılığı farkındalık seminerleri verildi, madde bağımlılığından kurtulan 32 kişiye 8 oturumluk psikoterapi eğitimi düzenlendi. Oyunla madde bağımlılığının zararları ve insan yaşamına olumsuz etkileri anlatılacak. Tiyatro da sahne alan hükümlüler, geçmişteki karanlık günlerinden sanatla aydınlığa çıkmanın huzurunu yaşıyor.

Hükümlüler, katılmak istedikleri tiyatro festivalleriyle de daha çok kişiye ulaşmayı amaçlıyor. İlk başta Isparta'da okullarda öğrencilerle buluşacak oyunun, farklı illerde sahnelenebilmesi için destek bekleniyor. Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü Uzmanı Sosyolog Eyüp Ensar Taşkın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, projede, madde bağımlılığından kurtulmuş oyuncuların yer aldığını söyledi. Oyunu daha ileriye taşımak için festivallere gitmeyi düşündüklerini dile getiren Taşkın, farklı şehirlerden gelen teklifleri de değerlendireceklerini bildirdi. Hikâyeyi tüm Türkiye'ye anlatmaya çalıştıklarını aktaran Taşkın, Adalet Bakanlığının desteğini hep gördüklerini ifade etti.

"İnsanların Yüreklerine Dokunabileceğimizi Düşünüyorum"

Tiyatro oyununun yazarı Hikmet Ağ ise daha önce cezaevinde memur olarak çalıştığını, o dönemde yaşadıklarını ve etkilendiklerini yansıtmaya çalıştığını anlattı. Ortaya güzel bir eser çıktığını belirten Ağ, şöyle devam etti: "Isparta'da bir ekip oluşturduk. Ekibi oluşturduktan sonra 20 günlük oyunculuk eğitimi verdim. Bu süreçten sonra roller paylaşıldı, provalara başladık. Çok zor bir süreç oldu. Ama artık 'Meyvelerini yiyebiliriz' diyebilirim. İnsanların yüreklerine dokunabileceğimizi düşünüyorum. Uyuşturucu bağımlılığının insanın hayatını nasıl mahvettiğini seyircilere, gençlere, anne ve babalara göstermek istedik. Süreç çok zorlu oldu. Zira oyuncuların yarısı eski madde bağımlısıydı. Yarısı da denetimli serbestlikte görev yapıyordu. Eski madde bağımlısına replik ezberletmek, oyunculuk anlatmak bizi çok zorladı. Ortaya çok güzel bir eser çıktı. Çünkü çok büyük bir emek var."

"Bağımlılık Kesinlikle Özenilecek Bir Şey Değil"

Eski madde bağımlısı Murat Tığlı da madde bağımlılığının ne kadar kötü olduğunu insanlara aktarabilmek için tiyatro oyununda yer aldığını söyledi. İki yıl boyunca madde bağımlısı olduğuna değinen Yıldız, "Bağımlılıktan kurtulduktan sonra yaşadığımı anladım. Kişilere yaşantımla örnek olmak istiyorum. Bağımlılık kesinlikle özenilecek bir şey değil." dedi. Eski madde bağımlısı Hasan Gün ise arkadaş ortamında uyuşturucuya başladığını, iki ay kullandıktan sonra yakalandığını bildirdi. Madde bağımlığının kendisine çok şey kaybettirdiğini ifade eden Gün, "Bu madde insana her şeyi yaptırıyor. Daha önce uzman çavuştum. Uzman çavuşluğu bıraktım. İnsana, çevreye bir şeyler kazandırmak beni gerçekten gururlandırdı. Bu sanat, geçmiş dönemdeki pişmanlığımı sevince dönüştürdü. Bunlar çok güzel duygular. Gençler kullanmasınlar, kullanılan ortamda dahi bulunmasınlar." diye konuştu.

"Artık Çevremde Farklı Statüde, Farklı Mevkideki İnsanlar Var"

Eski madde bağımlısı Hatice Neslişah Karahan da tiyatronun teknik ekibinde yer aldığını ifade etti. Uyuşturucu madde kullandığı için çevresindeki insanları, işini, statüsünü kaybettiğini dile getiren Karahan, şunları kaydetti: "Çocukların ve gençlerin başlamaması adına aslında burada gerçek bir hikâye var. Umarım faydalı olur. Yaptık, uyguladık. Başarıya da ulaştığını düşünüyorum. Umarım örnek alırlar. Şu an sanat yapıyorum. Artık çevremde farklı statüde, farklı mevkideki insanlar var. Çok farklı. Bana bir nefes gibi diyebilirim. Dokuz Eylül Üniversitesinde Zihinsel Engelliler Öğretmenliği okurken bu bataklığın içine düştüm. Tekrar çıkmam için bir basamak buldum. Bu beni bir adım değil üç adım ileriye götürdü diyebilirim. Tiyatro tekrar bağımlı olmamam ve kazandığım hiçbir şeyi kaybetmemem için güzel bir araç oldu." AA

 

 

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.