UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne 2012'de alınan antik kentte düzenli olarak kazı çalışmaları yürütülerek birçok eser gün yüzüne çıkarılırken,ayakta kalan tarihi yapılar da restore edilerek turizme kazandırılıyor.
BEÇİN ANTİK KENTİ
Yayın Organı : TÜNAYDIN GAZETESİ
Şehir : İSTANBUL
Yayın Tarihi : 10.08.2018
Görsel Kaynak : AA/ DURMUŞ GENÇ

Beçin Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Kadir Pektaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, antik kentin tarihinin milattan önce 2 binlere kadar uzandığını ancak asıl önemini Menteşe Beyliği döneminde kazandığını vurguladı.Antik kentte kazıların başladığı 1974'ten bu yana bol miktarda sikke ve seramik bulunduğunu ifade eden Pektaş, son olarak Prof. Dr. Rahmi Hüseyin Ünal başkanlığındaki kazı ekibinin, 2000 yılında ortaya çıkardığı binlerce sikkenin, Osmanlı'nın önemli defineleri arasında yer aldığını kaydetti.

"KENDİNİ KORUYABİLEN NADİR ÖRNEKLERDEN

Beçin'in Türk-İslam dönemi yerleşiminde önemli merkezlerden olduğunu belirten Pektaş, "Beçin 14 ve 1 5'inci yüzyılda kurulup, gelişip kendini koruyabilen nadir örneklerden bir tanesi.Yapılan kazı çalışmaları,definesiyle, Beçin Kalesi Anadolu Türk sanatı için çok önemli ipuçları veren bir yer."dedi. Pektaş, Beçin şehri ve kalesini, Menteşeoğulları'nın başkent olarak seçtiğini, kurucusu Ahmet Gazi'nin de türbesinin bulunduğu bir bölge olduğunu dile getirerek,şöyle konuştu:"Beçin, 1330'lardan itibaren Menteşe Beyliği'nin başkentliğini yapmıştır.Orta Çağda, iç kalenin yanı sıra dış surlarla çevrili sur içi kısım ve dış surlarla çevrili mahalleleriyle büyük bir kent konumundadır.İç kalede hamam,sarnıç ve bugünkü mevcut evlerden başka yapıların da olduğunu biliyoruz. Surla çevrelenen aşağı şehirde ise Orhaniye Cami, Ahmet Gazi Medresesi, türbeler, kubbeli çeşme gibi yapılar ile son yıllarda kazılarla ortaya çıkardığımız bir sokağın iki tarafındaki önemli yapıları ile büyük merkez haline geldi.Ayrıca aşağı şehirde bulunan şapel ve temellerinin bir kısmını görebildiğimiz kilisenin varlığı da biliniyor.Zaman içinde kazılar devam ettikçe yeni yapılar ortaya çıkarılacak." Antik kentte kazı çalışmalarının yanı sıra restorasyon çalışmaları da yürüttüklerini vurgulayan Pektaş, bu amaçla karşılama merkezi karşısındaki surların, kale önündeki çeşme ile Yelli Camisi'nde restorasyon projelerini hayata geçirdiklerini ifade etti. Kızılhan ve Karapaşa Medresesi'nde de röleve ve proje çalışmaları yürüttüklerini anlatan Pektaş, çalışmaların tamamlanmasıyla Beçin Antik Kenti'nin daha algılanabilir hale geleceğini söyledi. Kentte asıl önemli yerleşim ve şehirciliğin, Menteşe Beyliği yani Türk döneminde olduğuna işaret eden Pektaş,"Beçin,birçok medeniyetin mozaik oluşturduğu önemli bir kent konumunda.Burası Karya ve Menteşe yerleşimlerinin genel özelliğini yansıtıyor." dedi. Hedef UNESCO kalıcı listesi Kentin UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne 2012 yılında alındığını hatırlatan Pektaş, şunları kaydetti: " Beçin Antik Kenti'nin en önemli özelliklerinden birisi de flora ve faun asıdır. Beçin Antik Kenti, sadece tarihi yapılarıyla değil bitki ve hayvan çeşitliliğiyle de UNESCO'ya adaydır.Bu nedenle UNESCO daimi listesi için çalışmalar yürütüyoruz. Bununla ilgili de bir alan yönetimi planı hazırlıyoruz."

"SAYISAL ANLAMDA BULUNAN EN BÜYÜK DEFİNE"

Antik kentte 2000 yılında yürütülen kazı çalışmalarında, iki katlı konak olarak kullanıldığı belirlenen yapının tahıl ambarında 1,5 metre derinlikte bulunan defineye değinen Pektaş, definenin,Türkiye'deki izinli kazılarda şimdiye kadar elde edilen Osmanlı dönemine ait en büyük define olduğuna dikkati çekerek,"2000 yılında yürütülen kazı çalışmalarında yaklaşık 61 bin adet sikkeden oluşan büyük bir define ortaya çıkarıldı. 16. yüzyıl sonu 17. yüzyıl ortalarına kadar giden bir döneme tarihlenen bu define,Türkiye'deki arkeolojik kazılarda sayısal anlamda bulunan en büyük define.Define, yürütülen çalışmaların ardından Milas Müzesi'nde korumaya alındı."diye konuştu.Beçin Kalesi ihtişamını koruyor Tarihi kaynaklarda, Milas-Ören yolunda ilçe merkezine yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta bulunan antik kentteki kalenin Bizans döneminde yapıldığı, inşaatında çevresindeki antik yapıların taşlarından yararlanıldığı belirtiliyor. Yöreye hakim olan Menteşeoğulları döneminde ise kalenin onarılarak kullanıldığı ifade ediliyor.

 

 

 

 

 

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video, ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.