Yemenicilik zamana direnemiyor

    Tüketim alışkanlıklarındaki değişimler sonucu, yok olma süreci yaşayan el sanatları arasına yemenicilik de katıldı.

    Son yemeni ustalarından Muzaffer İyigün, Kilis'te 70-80 yıl önce 900 olan yemenici sayısının bugünlerde yok denecek kadar düştüğünü, mesleği günümüze taşıyan bu kişilerin de yaşadıkları büyük sıkıntı nedeniyle işi bırakmayı düşündüklerini söyledi.

    Kaybolan yada kaybolma sürecindeki tüm el sanatlarının, ilginin artmasıyla yaşayabiliceğini vurgulayan İyigün şöyle dedi:

    "El sanatlarımızın yaşatılmasında en büyük görev devlete değil, halka düşüyor. Hediyelik eşya olarak yılda bir kez el sanatları ürünleri alınması, ata mesleklerimizin ve kültürümüzün korunmasına büyük katkı sağlar."

    Bir ustanın, bir çift yemeni için harcadığı emek ve zamanla 4 kundura üretilebileceğini, buna karşın bir çift yemeninin, bir çift kunduranın yarı fiyatına alıcı bulamadığını belirten İyigün şöyle devam etti: "Yemeni diğer ayakkabı türlerine göre, daha sağlıklı, ucuz ve dayanıklı. Ancak, insanlar refah düzeyleri yükseldikçe sağlıklı ve ucuz ürünler yerine, gösterişe yöneliyorlar. Yemeniyi daha çok halkoyunları ekiplerinin yanında mantar hastalıklarından ve pişikten yakınanlar tercih ediyor.

    Yapısında kimyasal madde bulunmayan, ayağın rahatlıkla hava almasını sağlayan yemeni mantar hastalıklarının önlenmesinde ve tedavisinde büyük yarar sağlamaktadır. Ayrıca parmak aralarındaki pişikleri önlemektedir.

    Dışarda giymekten çekiniliyorsa, evde terlik yerine yemeni giyilebilir."

    YEMENİ NEDİR?

    Yemeni doğal deri ve pamuk ipliği kullanılarak üretilen topuksuz ve ortopedik bir ayakkabı türüdür. Yemeninin tabanı manda ya da sığır derisinden, yüzü keçi derisinden, astarı koyun derisinden, çevirmesi oğlak derisinden yapılmaktadır.

    Genellikle siyah ve kırmızı renklerde üretilmektedir. Yemeninin kelik, küçük hasbe, büyük hasbe gibi modelleri de bulunmaktadır.

    • KENT Gazetesi, (Kilis), Sayı: 10312