Minik yüreklerin Atası

    1997 yılının 10 Kasımı, bir kez daha önemli günlerden biri olmuştur.

    Ülkenin dört bir yanında, binlerce, onbinlerce, yüzbinlerce, milyonlarca Türk insanı, bir ölüm yıldönümünde, ülkesinin liderini, kurtarıcısını, Cumhuriyeti'nin kurucusunu bir kez daha yaşamıştır.

    Evet, Türkiye Atayı, bir kez daha yaşamıştır.

    Peki, Atatürk arada bir mi yaşanmaktadır da, 10 Kasım günü bir kez daha yaşandığı söylenmektedir?

    Hayır. Atatürk aslında hergün yaşanılmaktadır. Hergün teneffüs edilmektedir. Her gün anılmaktadır.

    Ve artık hergün aranılmaktadır da.

    Sonbaharın en güzel güneşinin yaşandığı saatlerde, çiçeklerin kokularını ve renklerini en güzel sunduğu dakikalarda, ülkenin bir başından öte başına kadar milyonlar, dizi dizi, sıra sıra anıtlara koşmuşlar, O'nun huzuruna varmışlar, O'nunla sanki söyleşmişlerdir.

    Yaşını başını almışlar önlerini ilikleyip saygı duruşuna geçer, dudaklarından dualarının en içtenini, en güzelini okurken, minikler yumak yumak ellerindeki çiçekleri o görmedikleri, hiç göremeyecekleri beyinlerindeki Atalarının, kabrine bırakmışlardır.

    Neden yapmışlardır bu yumak yumak, minik minik elller bunları? Birileri götürün bu çiçekleri oraya bırakın mı demiştir?

    Dememiştir.

    Onlar yüreciklerinde duymuşlardır bir ulusun en büyüğünün çiçeklerle selamlanması gereğini. Onlar pırıl pırıl, gencecik düşüncelerinde ulaşmışlardır O'nun büyüklüğüne, yüceliğine.

    Belki de ulusunu, ülkesini seven inanmış analarının babalarının birbirlerinin yüzüne bakarak, üzüntüler içinde mırıldanıp, yaşadıkları bir takım acılar nedeniyle daha bir derinden anlamışlardır.

    En büyüğü, en yüceyi, O'na duyulan gereği, O'na olan büyük ihtiyacı belki yüreciklerinin ta derinliklerinde yaşamışlardır.

    Yaşamamaları belki de mümkün değildir.

    Yaşadıkları için de, koşup, büyüklerinin ellerine sarılıp varmışlardır Atalarının huzuruna.

    Ve gönüllerinin çelenklerini sunmuşlardır Atalarına. İnandıklarına. Güvendiklerine. Sevdiklerine.

    Büyüklerimiz görsünler, bizleri anlasınlar dercesine adımlarla büyük adam gibi davranışlarla.

    İşte böylesi güzellikleri taşıdığı için 1997'nin 10 Kasımı, bir kez daha yaşatmıştır Atayı. Mustafa Kemal'i.

    Bugünlerin hazırlayıcısını, huzurun, güvenin ve inancın gerçek sahibini.

    ¥YENİ HABER Gazetesi,

    (Balıkesir), Sayı: 8739