¥ Ümran YETKİN
Atatürk'ün erken denilecek bir yaşta aramızdan ayrılması, Tekirdağlıları sonsuz bir üzüntüye düşürmüştür. Bu acı haberi, o günlerde Tekirdağ'da yayınlanmakta olan Tekirdağ Vilayet Gazetesi'nde Hilmi Yücebaş, Büyük Atatürk'ü kaybettik başlığı altında şöyle bildiriyor:
"Bugün gazetemiz makineye verilirken, duyduğumuz acı haber, bizleri çok derin teessürlere düşürdü. Yurdun ve inkilabın mukaddes sembolü, bütün milli enerjilerimizin kuvvet ve kudret kaynağı, büyük, eşsiz ve sayın Atamızın ebediyyen aramızdan ayrılışı, ruhumuza derin bir acı ve vicdanımıza sonsuz bir ızdırap verdi. Hazana eren bir ayrılığın son şebnemleri gibi gözlerimizden dökülen yaşlar, O'na olan sarsılmaz bağlılığımızın ve sonsuz minnetimizin en temiz ifadesidir.
Doymayan toprak, utanmayan ecel, Anafartalar'ın ebedi kahramanı ve Türk milletinin yaratıcısı Atatürk'ü de aramızdan aldı. Bütün insanlık bizimle beraber ağlasın.
Hey mukadderat Türk milletini hayata, Türk yurdunu refaha kavuşturan Atatürk için biz bu satırları mı yazacaktık?
Tarihin en büyük adamını, en büyük kurtarıcısını ve en kıymetli evladını kaybeden Türk Milleti, sen sağol."
17 Kasım 1938 tarihli Tekirdağ Vilayet Gazetesi'nde şu haber göze çarpıyor:" Atatürk'ün cenaze merasiminde Tekirdağ'ını temsil etmek üzere Belediye Reisi bay Muhterem Pekel, Halkevi Başkanı bay Raşit Dramalı ve keresteci bay İbrahim Erbil cuma günü Ankara'ya gideceklerdir. O gün bütün vilayet ve kaza merkezlerinde Atatürk'ün hatırasını taziz için merasim yapılacak, nutuklar verilecektir."
1 Aralık 1938 tarihli Tekirdağ Vilayet Gazetesi'nde Atatürk'ün cenaze töreniyle ilgili şu satırlar yer alıyor. "Bu münasebetle yurdun her tarafında olduğu gibi, Tekirdağ'ında özlü ve şümullü törenler yapılmıştır. O gün saat 11'de Halkevi Salonu'nda ve bahçede binlerce yurttaşımız toplanmıştır. İstiklal Marşı'yla başlayan bu törende ortaokul öğretmenlerinden bay Hikmet Çevik, Atatürk'ün hayatını ve inkılaplarını anlatmış; bay Fazlı Tezey, bay Behçet Kemal'in İzinde adlı şiirini okumuş ve bayan Müjgan Günan da Atatürk'ün yüksek varlığını tebarüz ettirdikten sonra gençliğe hitabesini söylemiştir. Şehrin her semtinden bir sel halinde törene gelen binlerce halk köyden akan memleketin efendileri cumhuriyet alanında toplanmışlar. İstiklal Marşıyla törene başlanmış, Atatürk'ün heykeli, konulan on altı çelenkle bir türbe manzarasını almıştı. Bu esnada Tekirdağ'ının çok sevdiği Dr. bay Lütfü Oğultürk, Hükümet Konağındaki balkona çıkarak gürleyen sesiyle ateşli bir hitabe söylemiştir. Müteakiben öğretmen bayan Sabriye Olcar ve Emine Akçay da birer söylev vermişler, eşsiz inkılapçımızın ve büyük Atamızın ebediyete intikali dolayısıyle Türk milletinin duyduğu acıyı belirtmişlerdir.
Bundan sonra elektrik fabrikasının çaldığı düdükle bütün şehir halkı üç dakika sükut etmiştir. Sonra Sayın İlbay ve Parti başkanımız, Tümen Komutanı Vekiliyle birlikte heykelin etrafında hazırlanan altı meşaleyi yakmışlardır. Meşaleler yanarken bütün halk gözyaşlarıyla Atatürk'ün heykeli önünden son ihtiram geçidini yapmışlardır. Türk Milletinin Ebedi Şef'ine karşı gösterdiği sarsılmaz bağlılık ve minnet dolayısıyla, Dahili Vekili ve CHP Genel Sekreteri tarafından vilayetlere telgraf çekilmiştir."
15 aralık 1938 tarihli Tekirdağ Vilayet Gazetesi'nde Atatürk Filmi başlıklı haber de şöyle diyordu: "Bu hafta ebedi şefimiz Atatürk'ün cenaze törenine ait filmi bay Mehmet Ertetik şehir sinemasına getirmiş, bu filme büyük alaka gösteren halkımız, ulu kurtarıcılarına karşı şükran ve bağlılıklarını bir kere daha göstermiştir."
1938 yılının acı hatıraları konu edilen törenlerin başlıcaları bunlar. Tekirdağ ili halkı, her 10 Kasım da, Atatürk'ü anma törenleri düzenlemiş, dernekleri, okulları, ordu birlikleri ile bu törenlere gereken ilgi ve titizliği göstermiş, yüce Atatürk'ün tükenmez ve cömert pınarına eğilerek susuzluğunu gidermiş, O'ndan aldığı kuvvetle, inançla, güç kazanmıştır.
¥ TRAKYA DOĞUŞ Gazetesi, (Tekirdağ),
Sayı:2367
* * *