¥ M. Emin KAVDIR
Büyük insan ulu önder Atatürk'ü minnet ve şükranla anıyoruz. Türk istiklal mücadelesinden sonra milletimizi çağdaş uygarlık seviyesine ulaştırmak için geceli gündüzlü mücadele eden Mustafa Kemal Atatürk güzel sanatların her dalına karşı fevkalade hassasiyet gösterir ve bu dalda çalışan sanatkarları da üstün insan sayardı. Zamanın Türk müziği sanatçılarından Müzeyyen Senar, Safiye Ayla, Hafız Saadettin Kaynak ve Münir Nurettin Selçuk'u zevkle dinler, bunlara eşlik eden Selahattin Pınar, Necati Tokyay, Mesut Cemil, Nubar Tekyay, Vecihe Daryal ve Aleko Bacanos'a şarkıları arasında iltifatta bulunurdu.
Şehir tiyatrosu sanatkarlarından Vasfi Rıza Zobu da Atatürk'ün sohbet toplantılarında bulunmuş ve O'nun sanatkara ne kadar önem verdiğinie ve sanatkarı nasıl ön planda tuttuğuna şahit olmuştu. İşte Vasfi Rıza Zobu sanatsever büyük Ata'yı şu anısı ile dile getiriyor. "Ankara'daki Gazi Çiftliği Marmara Köşkü'n deydik. Atatürk o zaman daha Gazi Mustafa Kemal Paşa idi. Dr Reşit Galip te daha maarif vekili olmamıştı. Bir takım devlet adamları ve birkaç sanatkarla geçen bir gecenin yarısından ayrılma zamanı gelince Atatürk kalktı, bizi ayakta uğurlamak istedi. İşte bu sırada Dr. Reşit Galip Ata'ya yaklaştı. 'Paşam', dedi. 'Müsaade ederseniz sanatkar arkadaşlar ayrılmadan önce sizin elinizi öpmek istiyorlar' dedi. O zaman gözleri birden karardı. Yüzünün o tatlı yumuşak ifadesi aniden kayboldu. Kaşları çatıldı ve şiddetle 'Hayır ' diye gürledi sanki. Birden içime korku girdi. Bir suç işlemiş hissettim kendimi. O gene sert bir sesle: 'Hayır' diye tekrarladı. 'Çünkü sanatkar el öpmez. Biz hepimiz mebus oluruz, vekil oluruz, reisicumhur oluruz, ama sanatkar olamayız. İşte bunu içindir ki sanatkarlar el öpmez, ama onun eli öpülür.' Bu sözler hepimizi şaşırttı ve hatta ağlattı. Hiç birimizde O'na cevap verecek hal kalmamıştı. O sırada Dr. Reşit Galip imdadımıza yetişti.
'Evet Paşam, hepimiz mebus oluruz, vekil oluruz, hatta reisicumhur oluruz ama hiç birimiz Mustafa Kemal olamayız. Bunun için müsade edin de elinizi öpelim' dedi. Cevap Ata'yı fazlasıyla memnun etmişti. Önce O'nun elini öptük, sonra da duyduğumuz mutluluğu birbirimizi kucaklayacak perçinledik."
Nur içinde yat, büyük Atam ruhun şad olsun.
¥ KÜTAHYA UFUK Gazetesi, Sayı: 241
* * *