O'nu anlamalıyız

    Yüce Önder, büyük asker ve eşsiz devlet adamı Atatürk, 59 yıl önce aramızdan ayrılmıştı.

    Atatürk, 20. yüzyıla damgasını vururken, her yaptığı devrimde, her büyük işte Türk ulusunun çalışkanlığına olan inancını vurgulamak gereği duymuştur.

    Sık sık yinelemek gereksinimi duyduğumuz bir gerçek var. Diyoruz ki; ölümünden 59 yıl geçtikten sonra Atatürk'ü tüm yönleri ile çok iyi değerlendirmek ve anlamak zorundayız. Çünkü:

    Atatürk'ü anlamak, çağı anlamaktır.

    Atatürk'ü anlamak, insanlık onurunu ve ulus olma gerçeğindeki aydınlığı anlamaktır.

    10 Kasım 1938 ile 10 Kasım 1997 arasında kalan 59 yıla baktığımızda ne yazık ki O'nun ilke ve devrimlerini anlamanın ve anlatmanın uzağına düştüğümüzü görmekteyiz.

    Atatürk'ü anmak bir borç ise; Atatürk'ü anlamak sorumluluğumuz ve görevimiz olabilmeli.

    Oysa üzülerek gözlemlediğimiz gibi; özgür olma, bağımsız olma, onurlu olma, saygın olma gibi idealleri ve özlemleri savsakladık. Atatürk'ün tam bağımsızlık ilkesi ile, ulus olma ülküsüne yeterince sahip çıkamadık.

    Atatürk'e yönelik bağnazlık ve sapkınlıklarla sürdürülen Atatürk düşmanlığının hedefi, Atatürkçü düşüncedir. Onun içindir ki 10 Kasımları bir anma günü olmaktan çıkarıp, Atatürkçü düşünceyi bayram gününe dönüştürmeliyiz.

    ¥ GERÇEK Gazetesi, (Bandırma), Sayı: 6559