İpekyolu Projesi'nin görüntüleri sergileniyor

    Tarihi İpekyolu'nu develer sırtında 16 ayda kat ederek 1997 Eylül'ünde İstanbul'a dönen İpekyolu ekibi, yol boyunca geçtikleri ülkelerin sanat ve kültürleri üzerine objektiflerine takılan görüntüleri Atatürk Kültür Merkezi'nde sergilemeye başladı. Sergide; Çanakkale Seramik ve Kaleodur'un ana sponsorluğu'nda gerçekleştirilen tarihi İpekyolu Projesi'ne ait 100 fotoğraf yeralıyor.

    İpekyolları'nın başlangıcı sayılan Çin'in tarihi kenti Şian'dan yola çıkıp sırasıyla Çin, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve İran'ı geçerek 12 bin kilometrelik kervan yolculuğunu gerçekleştirip İstanbul'a ulaşan ekibin, kaydettikleri görsel, yazılı ve sesli dökümanlar ayrıca, 1998'in Temmuzunda tamamlanmak üzere belgeseli, fotoğraf ağırlıklı 400 sayfalık kitabı ve bir de CD Room'u hazırlanacak.

    Projenin sahibi fotoğrafçı ve sanat tarihçisi Arif Aşçı, develerle İpekyolu'nu aşmanın yüzyıllar öncesindeki kervan yolculuklarından çok farklı olmadığını "Eski çağlarda yolculuklar nasıl yapılıyordu sorusunda yol boyunca yeterince cevap bulduk. O zamanki yolculukları oldukça derinden hissettik. Bir defa develeri doyuruyoruz, ot, arıyoruz, kavga ediyoruz" sözleriyle ifade ediyor. İnsanlık tarihinin büyük kültürel macerasını günümüzde benzeri koşullarda bir deve kervanıyla yineleyerek İpekyolu'nu yeniden gündeme getirmek ve yaşatmak amacını taşıyan projenin, araçsız, develerle yapılması açısından daha önceki seyahatlerden çok farklı olduğunu savunan Arif Aşçı sehayatlerini şöyle anlattı: "İlk 4 aylık sürede Çin'den geçtik. Daha sonra Uygur bölgesine girdik. Başlangıçta develerle ilgilenen ve develeri kontrol etmeyi bize öğreten Çinli-Moğol bir deve bakıcımız vardı. Daha sonra develere alıştığımız için projeyi kendimiz götürebilecek hale geldik. Aşağı yukarı 3 bin makara film çektik. Kameraman arkadışımız yaklaşık 240 saate yakın video çekti.

    Bu projeyi hiyamesine alan Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel'in geçtiğimiz ülkelerin Cumhurbaşkanlarına, tarihte olduğu gibi oğlak derisi üzerine yazdığı mektupları her ülke başkentinde törenle sunduk. Dolayısıyla her ülkenin medyası bizimle yakından ilgilendi. Gerekli izinler de alındı. Geçişlerde bürokratik bir problem yaşamadık. Ancak Çin'de halk biraz soğuktu. Çünkü Çinliler geleneksel doğası gereği yabancılara çok sıcak bakımıyorlar. Biraz çekiniyorlar. Çağlar boyu çok saldırılmış Çin'e. Diğerleri zaten Türkçe konuşan ülkeler olduğundan özel ilgi gördük."

    İpekyolu Projesi'nin dünyada ses getirmesini beklediklerini söyleyen Arif Aşçı, Akdeniz'deki ortak kültür mirasını incelemek üzere yeniden dizayn edilecek Piri Reis'in gemisiyle 1999 yılında suya inerek 2000'de bitirilecek yeni bir projenin de haberini verdi.

    • ÇAN BİRLİK Gazetesi, Sayı: 7450