Spor kazandırır

    • Hasan TUNAR

    Bir tanım yapmak gerekiyorsa spor, insanın düşüncelerini, heyecanlarını, kültürünü, insanlararası ilişkilerini geliştiren ve beden fonksiyonlarını en yüksek verim düzeylerine ulaştıran davranış bütünü olarak görülebilir.

    Bunların yanı sıra sporun yüksek ahlâki değerleri oluşturduğu ve toplumsal etiği de düzenlediği belirtilmelidir. Bireysel aktivitenin grup yakınlaşması da hızlanır. Sporun ortak diliyle konuşmaya başlayan dünya toplumları sayılmayacak kadar zengin bir humanizm düzeyine ulaşırlar ve evrensel bir çevre bilincinde birleşirler.

    Kıskançlık, kin, öfke ve saldırganlık gibi olumsuz huy ve davranışların yerine dostluk, yardımlaşma, sevgi, işbirliği gibi insana yaraşır özellikler hakim olur.

    Spor iç dünyamızı bu derece zenginleştirir ve olgunlaştırırken en gelişmiş organizma olan insan bedeninin yapısallığını ve hareketliliğini adeta şiirsel bir incelikte ve yaratılışın en muhteşem estetiği ile gözler önüne serer.

    Spordan beklenen gerçek kazanımlar duygusal ve fizikseldir. Sporda ortaya çıkan sayısal sonuçların ikincil kazançlar olduğu hiç bir zaman akıldan çıkarılmamalıdır.

    Sporda kaybeden taraf yoktur. Sporcu her yarışmadan sonra ilke ve vasıf kazandığı bilincinde ise yüksek insani değerleri yakalayabiliyorsa gerçek kazanca ulaşmış demektir.

    Gerek bireysel, gerekse kitle sporlarında kazanım toplumsaldır. Globalleşmeye giden dünya toplumlarında sporun bir de uygulanım seferberliği sağladığı kesindir. Spor her cinsin, her yaşın, her sınıfın, ortak dili, ortak kültürü ve ortak beklentisidir. Sporun vereceği o doyulmaz ve estetik hazzı başka bir madde ve olayda yakalamak mümkün değildir.

    • YALOVA Gazetesi, Sayı: 513