ABD Dışişleri Bakanlığı'nın yayımladığı, son "Kıbrıs,1997 Yılı İnsan Hakları Raporu" GKRY'ni ayağa kaldırdı.
Raporda ABD'nin KKTC ve GKRY'ne karşı sergilediği objektif ve yansız tutum, Kıbrıs Rum makamlarının tepkisini çekti.
Adı geçen Raporda, "Rum polisinin, gözaltında bulunan şüphelilere ve özellikle Güney Kıbrıslı olmayanlara karşı tutumuna ilişkin iddialara yer verilerek; "Ekim ayında iki Kıbrıs Türkünün, tampon bölge yakınında kaçakçılık suçlamasıyla tutuklanarak, Rum polisince işkenceye uğradığı"na dikkat çekilmektedir.
Raporda, ayrıca "Üç üst düzey Kıbrıs Rum polis yetkilisinin bizzat bir Rum Araştırma Komisyonu'nca, Limasol Polis Karakolu'nda sistematik bir şekilde işkence yaptıkları gerekçesiyle işlerinden atıldığı; ancak, sözkonusu kişilerin halen bir üst derece mahkeme tarafından aklanmamış olmasına rağmen, işlerinin başına geri döndükleri"ne yer verilmektedir.
Ayrıca, "Haziran 1996'da, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'nca, 1993 yılında başarısızlıkla sonuçlanan rehine kurtarma olayında 2 Rum vatandaşının ölümüne ilişkin GKRY aleyhinde alınan, insan haklarının çiğnendiği yönündeki Karar"da, Raporda dikkat çeken hususlardan bir diğeridir.
Raporun "Dinsel özgürlükler" bölümünde ise, GKRY Polisinin ve Kıbrıs Rum Ortodoks Kilisesi'nin insan haklarının vazgeçilmez bir unsuru olan dinsel inançlar arasındaki ayırımcı ve şovenist yaklaşımlarına örnek verilerek; "Yıl boyunca Kıbrıs Rum Kesimi'ndeki Mormon Misyonerleri'nin, artan baskılara maruz kalmış olduğu, Rum Ortodoks Kilisesi'nin TV istasyonundan antimormonizm programlarının yayınlandığı, Nisan 1997 tarihinde, 4 misyonerin yerel polis tarafından apar topar gözaltına alınmış olduğu, sözkonusu kişilerin karakollara çağrılarak; dinsel inançları ve bağlı oldukları kilise hakkında sorguya çekildiği'ne yer verilmiştir.
Bu kişilerin aleyhinde, "Herhangi bir suç isnad edilememesine rağmen; Rum Ortodoks Kilisesi'nin bu kişilerin Güney Kıbrıs'ta bulunmalarına itiraz ettiği"ne dikkat çekilerek; bu olayların ortaya çıkması üzerine; üst düzey Kıbrıs Rum polisi yetkililerinin üzüntülerini ifade ederek, soruşturma yapılacağı sözünü verdikleri, ayrıca, "Aralık ayında 2 Yehova şahiti Rum vatandaşı, zorunlu askerlik hizmetini reddetmekten dolayı, 16 ve 18'şer ay hapis cezasıyla mahkum edilmiştir" denilmektedir.
Raporun "Kadınlar" alt başlığı altında ise, "Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nde, yabancı bir eşle evlenen kadının, kendi çocuğunun vatandaşlığını üzerine alamadığı", ve "GKRY Anayasası'nca, kadınların fahişelik yapmaya zorlanmasının yasak olmasına rağmen; gece klüplerinde genelde Doğu Asya ve Doğu Avrupa kökenli kadınların zorla çalıştırılarak, fahişelik yapmaya zorlandıklarına ilişkin önemli bilgilerin mevcut olduğu" gibi hususlara değinilmektedir.