Tiyatro insanlığın aynasıdır

    • Recep YAŞAYACAK

    Tiyatro, insanların en eski çağlardan beri uygulaya geldiği bir sanat dalıdır. Tiyatro, insanlığın kendisini doğrudan izleyebildiği bir aynadır.

    Tiyatro insanın kusurlarını, hatalarını, açmazlarını, yanlışlıklarını ortaya koyduğu gibi, toplumların gidişlerine yön veren tavır ve davranışların da doğruluğunu, yanlışlığını sergileyen bir sanattır.

    Bu işlevlerini yaparken, toplumda tanışma ve konuşma, söyleşme ve bunların sonucunda arkadaşlıkların, daha ileri düzeyde dostlukların doğmasına neden olur. Dolayısıyla ulusal birliğin doğuşuna hizmet eder. O nedenle ünlü tiyatro adamı Muhsin Ertuğrul "Tiyatro bir şehrin ocakbaşıdır" demiştir.

    Ocakbaşında arkadaşlıklar ve dostluklar doğarken, düşünceler, hatta karşıt düşünceler ortaya konur. Bu düşünçeler çarpışır.

    Ulusların geçmişlerine baktığımızda, gelişmiş, uygar, zengin, refah içinde olanların geniş çaplı bir tiyatro faaliyeti içinde bulunduğunu görüyoruz.

    Ülkemizde tiyatro istenen ve beklenen ölçüde gelişmemiştir, gelişememiştir. Bizde tiyatronun tarihi iki yüzyıla bile varmaz. Oysa Batı'da ilkçağlardan beri vardır. Rönesans'la daha da hızlanmış, yaygınlaşmıştır.

    Tiyatronun telkin gücünün yüksekliğinden Batı çok iyi yararlanmıştır. Gelişmelerinde büyük rol oynamıştır. Halen ülkemizde gerekli büyüklükte, yaygınlıkta değildir tiyatro.

    Oysa ulusal bütünlüğün en önemli alçılarından birisidir tiyatro. Tiyatroyu yaygınlaştırmalıyız.

    Sosyal sancılarımızın önemli bir bölümü tiyatroyu ihmal etmemizden kaynaklanıyor. Çünkü söyleşemiyoruz, sosyal ve kültürel sorunlarımızı sahneye taşıyamıyoruz. Türk insanı çokluk içinde yokluk çekiyor. Yalnızlığı yaşıyor. Yalnızlığı yenmenin en önde gelen etkinliklerinden birisi tiyatrodur.

    Üstelik daha kültürlü bir topulm yapısını da gerçekleştirir tiyatro.

    • AFYON KARAHİSAR Gazetesi, Sayı: 157