Ağustos 98
• Cavit KAVAK
Devlet Bakanı
Türkiye, 55. hükümetin kurulduğu 20 Haziran 1997 öncesinde oldukça hassas bir dönemden geçmekteydi. Tartışılan konu siyasi rejimin geleceği, yani demokrasinin kendisiydi. Bu olumsuz tablonun oluşmasında, toplumsal birliğin sağlanmasından ziyade farklılıkların ön plana çıkarılması istekleri önemli rol oynadı. Bunun yanında devletin üst kurumları ile yürütme ve yasama güçleri arasında oluşan gerginlik, gelecekle ilgili belirsiz bir ortam yaratmıştı.
Bu şartlarda kurulan 55. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, kamuoyu desteğinin ve duyarlılığının rejimi işletmekte ne derece etkili olduğunu göstermesi bakımından da, demokrasi tarihi içerisinde özel bir yer alacaktır. Çünkü Türk toplumu, kendisine rağmen gelişen bu durumdan son derece rahatsız olmuştu. Bir noktadan sonra sıkıntılarını yüksek sesle dile getirerek, toplumsal dinamizmi etkili bir şekilde kullanarak, siyasi mekanizmalar arasındaki sorunu gidermede görevini fazlasıyla yerine getirmiştir. Bu davranış cumhuriyet ve demokrasi kültürünün bir eseridir. Basınımız da bu süreçte fevkalade anlamlı bir işlev yerine getirmiştir.
Böyle bir dönemde, bir azınlık hükümeti olarak göreve başlamak, siyasi bir çıkar beklentisi olarak değil, ülkeye, rejime, demokratik ve laik sisteme ve tabii ki hukukun üstünlüğüne olan bağlılıkla ifade edilmelidir. Çünkü bu hükümet Türkiye'nin önünü açarak, siyasi istikrarın sağlanmasını ve yaşanan büyük yönetim krizinin ortadan kaldırılmasını başarmıştır. En önemlisi de devlet organları arasında oluşan kopukluğun giderilmesi için kurulan diyalogdur. Tabii burada kamuoyunun verdiği büyük desteği ifade etmenin gerekli olduğunu düşünüyorum.
Uygulanan başarılı politikalardan sonra, siyasi tansiyon normal ölçülerine tekrar kavuşturulurken, büyük sorunların yaşandığı ekonomide de köklü değişiklikler yapılmıştır. Uygulanan politikalar ile piyasaların dengeye oturmasıyla birlikte, enflasyon ve ona paralel olarak faizlerdeki düşüşler, uzun süredir arzulanan gelişmelerin bir göstergesidir. Şu anda Meclis Genel Kurulu'nda görüşmeleri tamamlanmakta olan Vergi Tasarısı, ekonomiye getireceği katkının yanında Cumhuriyet döneminde yapılan en kapsamlı reform niteliğini de taşıyacaktır.
Burada altı çizilerek, önemle vurgulanması gereken bir olgu, basının, hem hassas dönemin atlatılıp hükümetimizin kurulmasında ve hem de sonraki toplumsal farklılıkların ortadan kaldırılmasında üstlendiği görevdir. Yaşanan sosyal olaylarda basının takındığı kararlı tavır ve yolsuzlukların üzerine gitmede gösterdiği başarı, demokrasi tarihimiz içerisinde basının rolünün şekillenmesinde de önemli bir yere sahip olacaktır.
Bir yıllık süreçte basınla ilgili yapılması tasarlanan düzenlemeler hükümetimizin faaliyet programı içerisinde önemli bir yere sahiptir. Özellikle özel radyo ve televizyonlarla ilgili yaşanan sorunların çözümü, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun yasal çerçevesinin yeniden düzenlenmesi konuları üzerinde çalışmalarımız devam etmektedir. Bu konularda yaptığımız ve gelişmiş ülkelerdeki uygulamaları da içeren tasarı Meclis gündemindedir. Bu tasarı, haksız kazanç elde edenlerin, bu gelirlerini iletişim alanında faaliyet göstermede kullanmalarının önüne geçecektir. Bu husus şeffaf yönetimin, açık toplumun oluşmasında önemli yapı taşlarından birisi olacaktır.