¥ Süleyman ÖZBAKIŞ
"Eğitimdir ki ulusu, özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum olarak yaşatır, ya da köleliğe ve yoksulluğa düşürür" diyen Atatürk büyük bir komutan ve devlet adamı olduğu kadar, eğitimci yapısı ile büyük bir öğretmendir. Türk ulusunun en mutsuz en karanlık günlerinde bile cephedeki görevinin yanı sıra, eğitim işlerine de büyük bir özen göstermiştir.
Atatürk'ün şu söylediği sözlerle O'nun eğitime ne kadar önem verdiğini görürüz: "Ancak geniş ve yetenekli koşullara ve araçlara sahip oluncaya kadar, geçecek savaş günlerinde de tam bir dikkat ve özenle işleyip, çizilmiş bir ulusun eğitim programı yapmayı ve var olan Milli Eğitim örgütümüzü bugünden yararlı bir etkinlikle çalıştıracak esasları hazırlamaya çalışmalıyız."
O günlerden başlayarak irfan ordusunun öğretmenleri Atatürk'ün güvenine layık olmak için inkılapları ve ilkeleri doğrultusunda çalışmalarını düzenleyip, sürdürmek için gereken gayreti göstermiş ve bugünlere gelinmiştir. 1927'de okur-yazar oranı % 1 iken, 1971 yılında bu oran % 85'e ulaşmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı'nın bütün çalışmalarında plan ve programlarında, Atatürk inkılap ve ilkelerini tümüyle yerleştirmek ve gerçekleştirmek, bu ilkeleri yurdun en ücra köşelerine kadar yaygınlaştırmak birinci hedeftir. Bu hedefe el ele ve gönül birliği içinde birlikte varılacaktır. Varılması da kaçınılmazdır.
Atatürk, eğitim ve öğretimin, bilimin ve tekniğe uygun olarak yapılması gereğini "Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize görecekleri öğrenim sıraları ne olursa olsun, en önce ve herşeyden önce Türkiye'nin bağımsızlığına, kendi benliğine ve ulusal geleneklerine düşman olan bütün öğelerle savaşmak gereği belirtilmelidir" sözleriyle vurgulamıştır.
Atatürk'e göre Türk toplumunun asıl düşmanı bilgisizliktir. Bundan dolayıdır ki, toplumun eğitilmesine, bilgisizlik karanlığından kurtulmasına, büyük önem vermiş ve özen göstermiştir. O, inkılapların rehberi, önderi olarak bir halk eğitimcisi gibi, tahta başında ve halkı arasında inkılaplarının Başöğretmen'liğini yapmıştır.
Milletimizin geleceğini yoğuran irfan ordusunun genç öğretmenlerine düşen görev de Başöğretmen'in izinden giderek çocuklarımızın yüreklerinde, kafalarında Atatürk ilke ve inkılaplarını benimsetip, bilim, barış ve hoşgörü çiçekleri açtırmaktır.
¥ KENT Gazetesi, (Kilis), Sayı: 10410