Cumhuriyetimizin temeli Atatürk İlkeleri

    Osmanlı İmparatorluğu'nun Birinci Dünya Savaş'ında müttefikleri ile birlikte yenilmesi ve parçalanması Türklerin bağımsızlık savaşı yapmalarını zorunlu hale getirmiş ve bu zorunluluk Atatürk Devrimi adıyla ortaya çıkan köklü değişiklik hareketinin de başlangıcı olmuştur.

    Atatürk dünyada Kemalizm, Atatürkçüklük veya Türk İnkılabı olarak tanınmış sosyal ve siyasal hareketi yönlendirmede ortaya yeni ilkeler atmış ve kaynağını hayat gerçeğinden alan uygulamalarda bulunmuştur. Bunlar Atatürk İlkeleri olarak yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin temelini oluşturur.

    Atatürk'ün koyduğu ilkeler kendi yönlerinde geliştirilmesi gereken prensiplerdir. Ulusal bağımsızlık, Ulusal egemenlik, Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik, Çağdaşlaşma, İnkılapçılık gibi ana ilkeler Türk inkılabının temelleridir.

    Cumhuriyetçilik ilkesinin en başta gelen niteliği, Atatürk'ün "Egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir" sözünde yansır. Çünkü; çağdaş Türk Milletinin dayandığı temel prensiplerden biri olan bu ilkenin en iyi korunduğu ve gözetildiği yönetim Cumhuriyet yönetimidir.

    Cumhuriyetimizin temel dayanağı Türk Milletidir. Atatürkçülükte amaç, sağlam bir gençlik yetiştirmektir. Atatürk, "Gençler... Cumhuriyeti biz kurduk; onu yükseltecek ve devam ettirecek sizsiniz" ve Gençliğe hitabesinde yeralan "Ey Türk gençliği; birinci vazifen Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafa etmektir.

    Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur" ifadeleriyle Türk gençliğini onurlandırırken, Cumhuriyet ve bağımsızlığın Türk milletinin temel varlığını oluşturduğunu vurgulamıştır.