¥ Sabri KARAKAYA
Ölümünün 60'ıncı yılında törenlerle andığımız büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ü bugün tekrar doğru anlamak ve doğru değerlendirmek mecburiyetiyle karşı karşıyayız. Ülkemizin içine düştüğü siyasi kriz ve toplumdaki suni bölünmelerin ortasında yüzyüze geldiğimiz problemlerin çözümlerini gelin önyargısız Atatürk'ün ağzından dinleyelim ve Atamıza hala ne kadar ihtiyacımız olduğunu bir kere daha görelim.
İşte laik-antilaik tartışmasına Atatürk'ün koyduğu nokta: "Laiklik yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Tüm yurttaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğü de demektir."
Bir tek kelime eklemeye gerek var mı?
Ordu-siyaset ilişkisine dair Atatürk'ün görüşlerini de aktaralım. "Bir ordu cevheri ne olursa olsun, siyasete karışırsa, birlikte hareket ve savaş yeteneğini kaybeder." Ve düşünce özgürlüğü ile ilgili Atamızın bir ibret vesikası: "Cumhuriyet, düşünce özgürlüğü yanlısıdır. İçten ve meşru olmak şartıyla her düşünceye saygı duyarız."
Atatürk'ün son siyasi gelişmeleri sanki bugün için değerlendiren sözleri ise parlamento dışı çözüm isteyen herkese ders mahiyetinde: "Millet Meclisi'ni kimse sınırlayamaz."
Bu sözlerden sonra ekleyelim. Atatürk Türk Milleti'nin geleceğe yürüyüşündeki doğru pusuladır ve bugün Atatürk'e her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Atam seni anıyor ve anlıyoruz. Sen rahat uyu...
¥ALTERNATİF Gazetesi, (Çan), Sayı:29