Atatürkçülük nedir?

    ¥ İlhan ÖNER

    Bir süredir Atatürk'ün ölüm yıldönümleri matem olarak değil, anma günü olarak değerlendiriliyor. Ancak anma günlerinde de O'nun yaşam öyküsü ve kişisel özellikleri anlatılıyor.

    Atatürk'ün düşünceleri, Türkiye'ye katkıları, devlet hakkındaki idealleri arka plana itilip, şekil özün önüne geçiriliyor. İnanıyorum ki, Mustafa Kemal böylesini istemezdi. O, bağımsızlığı, özgürlüğü, saygınlığı, çağdaşlığı, kalkınmayı ve dünyada etkin bir devlet konumuna gelmeyi düşlüyordu. Genç kuşaklara bunların anlatılmasını isterdi.

    Mustafa Kemal, bir devletin ordusunda askerken, devletin hükümdarına, saltanatı karşılığında vatan topraklarını emperyalizme peşkeş çeken padişaha baş kaldırdı.

    Bu savaşımda, ulusunun bağrına yaslandı ve halkından güç aldı.

    Ordular düzenledi. Onlara özgürlük ve bağımsızlık bilinci verdi.

    Yurt içinde, kendisi hakkında ölüm fermanı verdiği padişahın desteklediği isyancı ve gerici güçlerle savaştı.

    Dışarıda, bütün bir dünyanın omuz verdiği işgalci emperyalistlere karşı koydu.

    Meydan muharebeleri kazandı.

    Uçurumun kenarındaki yıkık bir ülkeden, saygı ile anılan yeni ber devlet, yeni bir yurt kurdu.

    Ortaçağ karanlığında yaşayan bir toplumu, taassuptan aydınlığa ve çağdaş bir dünyaya taşıdı. Yeni bir ulus oluşturdu.

    Bütün bunları da 19 yıl gibi kısa bir sürede yaptı.

    Korunması ve yüceltilmesi için bize pırıl pırıl bir ülke bıraktı.

    Nasıl yüceltilebileceğinin ideolojisini anlattı.

    Bu ideolojiye ben "Atatürkçülük" diyorum. Siz "Atatürçü Düşünce Sistemi" ya da 'Kemalizm" diyebilirsiniz.

    Tam bağımsızlık ve ulusal egemenliktir Atatürkçülük.

    Atatürkçülük, emperyalizme karşı olmaktır.

    Demokrasiyi, insan haklarını, özgürlük ve barışı savunmaktır.

    Atatürkçülük, ülkenin ulusal çıkarlarını korumaktır.

    Türkiye'nin kalkınması ve çağdaş uygarlık düzeyine ulaşması için çaba harcamaktır.

    Irkçı ve dinsel yaklaşımlarla bölücülük yapmamaktır.

    Atatürkçülük, ekonominin ulusal çıkarlar doğrultusunda yönlendirilmesidir.

    Devlet yönetiminin dinsel kurallara dayandırılmasına karşı çıkmaktır.

    Sosyal adalet ve fırsat eşitliğinin sağlanmasıdır Atatürkçülük.

    Ekonominin hiçbir dış güdüm etkisinde olmadan halk yararına yönetilmesidir.

    Atatürkçülük, akıl ve bilime dayanan çağdaş bir yaşam biçimidir.

    ¥ YENİ HABER Gazetesi, (Balıkesir), Sayı:9042