¥ İsmail AKGÜL
"Ey Türk Gençliği birinci vazifen Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir." "Ey yükselen yeni nesil! Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizlersiniz."
Mustafa Kemal Atatürk'ün yukarıdaki iki vecizesi O'nun gençliğe bakış açısını açıkca ortaya koymaktadır. Atatürk, Türk gençliğine sonsuz derece güvenmektedir. Bu güvenin ve inancının tabii neticesi olarak onlara çok ağır bir vazife ve sorumluluk yüklemiştir. Aslında çok ağır görünen bu sorumluluklar Türk Milleti'nin ve devletimizin geleceğidir.Atatürk'ün deyişi ile "Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur" Atatürk konuşmalarında sık sık bu hususa dikkat çekmiş ve Türk gençliğine mesuliyetlerini hatırlatmıştır.
Ayrıca Atatürk, Türk gençliğinin vazife ve sorumluluklarını tam layıkıyla yerine getirebilmesi için eğitime büyük önem vermiştir. Çünkü vazifesine layık, milletine layık, çalışkan bir gençlik ancak eğitim ile oluşturulabilir. Milletimizin eğitim neferleri olan öğretmenlerimize her seslenişinde bu konuyu dile getirmiştir. "Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister."
Atatürk, Türk gençliğine kendi benliğini, kimliğini sık sık hatırlatmış ve kendine güvenerek milletini muassır medeniyetler seviyesine çıkarmasını öğütlemiştir. "Türk Milleti'nin karakteri yüksektir. Türk Milleti çalışkandır. Türk Milleti zekidir." "Türkiye Cumhuriyetinin özellikle bugünkü gençliğe ve yetişmekte olan çocuklarına hitapediyorum. Batı senden, Türkten çok geriydi. Manada, fikirde, tarihte bu böyleydi. Eğer batı bugün nihayet teknikte bir yükselme gösteriyorsa, ey Türk çocuğu, o kabahat da senin değil, senden evvelkinin affolunmaz ihmalinin bir neticesidir. Şunu da söyleyeyim ki çok zekisin. Malum fakat zekanı unut, daima çalışkan ol." "Ey Türk istikbalinin evladı!... Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."
Şimdi fert olarak, aile olarak, millet olarak ve devlet olarak üzerimize düşen vazife şu olmalıdır. Geleceğimiz olan gençleri çağın gerektirdiği tüm teknikleri kullanarak eğitmeliyiz. Fenin gerekleri gençlerimize iyice öğretilmeli, bunun yanında tarihimiz, kültürümüz, manevi değerlerimiz ve ülkülerimizle gençliği donatmalıyız. Gençlerimiz hem fen bilgileri ile dünyadaki akranlarını geçmeliler, hem de ait oldukları Türk Milleti'nin değerlerini yaşamalı ve yaşatmalıdır.
Atatürk, bu konuda herkese düşen vazifeyi şu sözü ile belirtmiştir. "Bu vatan, çocuklarımız ve torunlarımız için cennet yapılmaya layıktır." Bugünün gençliğine düşen vazifeler ise şunlar olmalıdır.
İlimde ve fende ileri olan ulusların bu bilgilerini almak ve onları yakalamak, geçmek azim ve gayretinde olmak. Ayrıca, Türk Milli Kültürü ile yoğrulup, devletine ve atalarına layık birer evlat olarak, milletinin ve devletinin bekaası için çalışmak, çalışmak, çalışmak. İç ve dış mihrakların tahriklerine kapılmadan, milli birlik ve bütünlük içinde vatanına ve milletine hayırlı işler yapmak.
Türk gençliği cesareti, azmi, çalışkanlığı, zekiliği ve taşıdığı güzel hasletlerle Atasına ve milletine layık olmak için elinden gelen çabayı gösterme yolundadır. Onlara yardımcı olmak başta anne ve babalara, öğretmenlere, siyasilere ve topyekün milletimize ve devletimize en büyük vazifedir. Bunun bilincinde olarak çalışmak mecburiyetindeyiz.
¥ TÜRKELİ Gazetesi, (Afyon), Sayı:11320