¥ A.Rıdvan BÜLBÜL
Cumhuriyetimizin ve devletimizin kurucusu Önderimiz Atatürk'ün ölümünden 60 yıl geçti.
Önemli olan bugün Atatürk'ü anmak değil anlamaktır.
Atatürk'ü anlamak demek, O'nun ilke ve inkılaplarına sahip çıkmayı çağrıştırır.
Laik, demokrat, Cumhuriyet rejimimizin temelinde, kuşkusuz Atatürk'ün ilke ve inkılapları yatmaktadır.
Atatürk öldü ama, ilke ve inkılapları, güçlenerek yaşamlarını sürdürüyor.
Aydınlığı, uygarlığı ve hep ilerlemeyi hedefleyen Atatürkçülük, günümüzde de, erdemi, soyluluğu, iyiyi ve doğruyu simgelemektedir.
Zaman zaman Atatürk'e ve Atatürkçü düşünceye karşı çıkanlar, gerçekte Cumhuriyetin temeline dinamit koyan eski ve köhnemiş düşüncelerin temsilcileridir.
Bu bağlamda, özelikle Türk gençliğine ve aydınlarımıza önemli görevler düşmektedir.
Atatürk ilke ve inkılaplarını, daha ilerilere taşımanın çaba ve çalışmasını yapmalıyız.
Geri çağdışı görüş ve düşüncelerle toplumu yozlaştırmanın bize kazandıracağı hiç bir şey yoktur.
Sadece vakit kaybettirir ve çağdaş dünyanın yanında yer almamızı engeller.
Hep ileriyi, hep doğru ve gerçeği gösteren Atatürk düşüncesinde, Türk gençliğinin yapacağı daha çok şeyler vardır.
Atatürk bu anlamda da artık, bir ilkedir, bir devrimdir, bir yönetim ve düşünce biçimidir.
Kapılarını ardına kadar uygarlığa, aydınlığa ve çağdaşlığa açan Atatürk düşüncesinde, Türk ulusunun kalkınma modeli de yer almaktadır.
Toplumumuza hiç bir yarar sağlamayacak kısır çekişmeleri bir kenara bırakmak, akılcı olmak zorundayız.
Atatürk'ü sevmek, aynı zamanda O'nu anlamakla özdeştir.
O'nu sevmek, daha doğrusu O'nu anlamak, O'nun ilke ve inkılaplarına sahip çıkmak ve daha ileriye götürmekle mümkündür.
Nüfusumuzun büyük bir çoğunluğu, bu bilinçdedir bu doğrultudadır.
Atatürk düşüncesinde ülkemizi daha ileriye, daha çağdaşlığa götürecek, kalkınmayı daha da hızlandıracağız.
¥YENİ MERAM Gazetesi, (Konya), Sayı:145254