Akıl ve bilimle şekillenen Atatürkçü düşünce

    ¥ Ayhan YÜCEL

    Atatürk'ün doğumundan ölümüne dek 57 yıllık yaşam süresini kapsayan yüzlerce, belki de binlerce kitap yazıldı. Bu yayınların bir bölümü de yabancı yazarlarca kaleme alınıp, Atatürk'ün görüş ve düşünceleri enine boyuna irdelenerek, yorumlanmaya çalışılmıştır.

    Bugüne kadar ortaya konulan yapıtlardan kimileri eleştirisel de olsa, O'nunla ilgili gerçekleri asla gizleyememektedir.

    Atatürkçü düşünce kavramı değerlendirilirken; O'nu, kesinlikle fetişizmden (putlaştırma, ilahlaştırma) uzak, salt bir insan olarak kabul etme gereği vardır. O'nun asıl kendine özgü niteliği, çok üstün yetenek ve dehaya sahip bir insan olmasından kaynaklanmaktadır. Zaten Atatürk'ün kendisi de hiçbir zaman bu anlayışın karşısında olmamıştır.

    Burada asıl üzerinde durulması gereken konu, Atatürk'ün dünyaya bakış açısı, yaşam felsefesi ve çağdaş düşünce yargısı olmalıdır. Atatürkçü düşüncenin önünde önyargısız, akıl ve bilim bulunmaktadır. Yaşam boyu sorunların çözümünde mutlaka akıl ve bilimi rehber etme gereği ve zorunluluğu vardır. Akıl ve bilimin dışına çıkmak ise hurafe ve safsatadan başka bir şey değildir. Akıl ve bilimin dışına sapma ve saklanma insanları karanlığa, yanılgıya hatta sonu gelmez belirsizliklere götürür.

    Atatürkçü düşünce gerçekçiliktir. Atatürkçü yaşam anlayışının mayasında çalışmak, alın teri harcamak, bilmek ve öğrenmek vardır. Bu kavramı unutan, ihmal eden ya da umursamayan toplumlar, başka toplumların kulu kölesi olmaya mahkumdurlar. Çağdaş uygarlığın peşinde koşmayı amaç edinmeyenler, aydınlığın ve aydınlamanın bilincinde olmayanlar yok olmaktan kurtulamazlar. Çağın uygarlık nimetlerinden pay almanın tek yolunun Atatürk'ün yaşam anlayışında olduğunu unutmamak gerekir. Atatürkçü düşünce, gerçekliğe dayalı olduğu için bireyin üretken, yaratıcı, özverili, barışsever bir yapıya sahip olmasını bekler. Atatürkçü düşünce, ulusal bütünlüğün, eşitliğin paylaşım ve katılımcılığın gerçekleşmesinden yanadır.

    Bu düşüncenin içinde ümmetçi değil, ulusçu, hümanist, çağdaş dünya görüşü egemendir. Kemalizmin özünde aşağılama ve aşağılanma asla barınamaz, kendine güven, soyluluk ve saygınlık yatar. Atatürkçü düşünce, insan haklarının yanında, her türlü haksızlık, saldırı ve saldırganlığın karşısındadır.Bu düşünce her çeşit aydınlanmanın, bilinçlenmenin, aydınlatmanın ve atılımın yılmaz destekçisi ve savunucusudur.

    Atatürkçülük, özgür düşünceden yana olup, her çeşit bağnazlığa ve yobazlığa karşıdır.

    Atatürkçülük her tür sömürü ve haksızlığın karşısında, özgür düşüncenin, özgürlüğün yanındadır. Kemalist düşünce kesinlikle dogma ve doktrin düşüncesinden uzak kalmıştır. O nedenle Atatürkçülük donmuş kalıplara oturtulmamıştır. Kemalizm pragmatik, devrimci, her tür yeniliğe açık ve isteklidir.

    Atatürkçülüğün temelindeki harçta, barış, hoşgörü, dostluk ve dayanışma vardır. Bu düşüncede, bilime, sanata, yaratıcılığa, erdeme ve sevgiye sonsuz bir bağlılık ve saygı bulunur.

    Aklın ve bilimin gerçeklerini unutmadan, örnek davranış sergilemek, Atatürkçü düşüncenin özünü sindirmek, anlamak demektir.

    ¥ YALOVA Gazetesi, Sayı:547