¥ Raif YAVUZ
Atatürk'ü tarif etmek bir bakıma, Türkü ve Türk milletini tarif etmektir.
Mustafa Kemal Atatürk; hiç şüphesiz ve tartışmasız 20. yüzyılın en önemli Türk şahsiyetidir.
O, Türk'ün ilerlemesini, güçlenmesini istiyor ve şöyle sesleniyordu: "Yüksel Türk, senin için yüksekliğin hududu yoktur!"
Atatürk'ün bu sözlerinin ışığında daima ileriye gitmeliyiz. Daima en güzele erişmeliyiz.
Yirmibirinci yüzyıl Türklerin yılı olduğu zaman Atatürk'e karşı borcumuzu ödemiş olacağız.
Atatürk, Türk tarihinin olduğu kadar dünya tarihinin de en büyük komutanlarından birisidir. Bir İngiliz yazarı, Birinci Dünya Savaşı'nda İngilizlerin Çanakkale mağlubiyeti için şöyle diyor: "Bizim Çanakkale'de herşeyimiz Türklerden üstündü, topumuz, tüfeğimiz herşeyimiz daha fazla idi. Ancak hesaba katmadığımız bir faktör vardı; Mustafa Kemal faktörü."
Atatürk'ün, dünyanın takdirini kazanan devlet kurucusu ve devlet adamı olma niteliği yanında, en belirgin özelliklerinden biri de fikir adamı hüviyeti taşımasıydı.
O, fikir ve hareketi şahsında birleştirmiş bir liderdi.
Batı, nazizm, faşizm, komünizm kavgasını yaparken, Atatürk, "Bağımsızlık benim karakterimdir" diyordu.
Türk halkına muasır medeniyet seviyesini hedef göstermesi, "İstikbal göklerdedir" demesi, o hedefe müspet ilimle varılabileceğini söylemesi uzak görüşlülüğünü göstermektedir.
Atatürk, dünya Türklüğünün mevcudiyetini ve geleceğini çok önceden görmüş ve onlarla ilgilenilmesi gereğine işaret etmiştir.
Bugün herkes kendine göre bir Atatürk portresi çizmekte, değişik bir şekilde yorumlamakta. Atatürk'ün fikirleri yoruma gerek olmayacak kadar açık ve anlaşılır mahiyettedir.
O, herşeyden önce bir Türk milliyetçisidir. Komünizme, sosyalizme, kapitalizme, faşizme, nazizme ve siyasi ümmetçiliğe karşı olmuş bir insandır Atatürk.
O, Ne mutlu Türküm diyene sözünü bütün benliğinde yaşayarak söyleyendir.
¥ BOLU GÜNDEM Gazetesi, Sayı:2461