Çağdaş bir hayata başlamak isteyen gençler! 21 Mart Nevruz sizler için ayrı bir anlam taşıyor

    Zaman ve mekan kavramlarını hiçe sayarcasına, tarih boyunca çok geniş bir coğrafyada hareket etmiş olan Türkler, akıp geçtikleri, konup göçtükleri yerlere kültürlerini taşımışlar. Örneği: "Nevruz"

    Kutlama törenlerinin bazıları dini, bazıları millidir. Bir kısmı da mahalli kaynaklı olur. Doğaya ve ürün almaya bağlı olanlar kültürlere göre farklılık gösterseler de özde değişmezler.

    Türk dünyasında, tarih boyunca bayramlar, şenlikler, kutlamalar özel bir yer tutmuş; herşeyden önce insanları birbirine yakınlaştıran, dostlukları ve sevgiyi körükleyen etkenler olmuşlardır.

    Bayramlar, insanlar arasındaki karşılıklı sevgi ve saygının perçinlendiği günlerdir.

    Bayramlar, insanların birbirleriyle olan dargınlıklarını unuttukları, barıştıkları, kardeşçe kucaklaştıkları günlerdir.

    Bayramlar, milli ve dini duyguların, inançların, örf ve adetlerin uygulandığı, sergilendiği, bir toplumda millet olma şuurunun şekillendiği, kuvvetlendiği günlerdir.

    Asırlardan beri, "Yeni Gün", "Yeni Kün", "Ergenekün", "Baba Marta", "Çağan", "Navrız" gibi değişik adlandırmalarla kutlanan Nevruz Bayramı yaklaşıyor.

    Güneş tavkimine göre yeni bir yılın, ilkbaharın başlangıcı olan 21 Mart tarihine rastlayan Nevruz, dünyadaki milletler arasında, "Tarihten önce vardık, tarihten sonra da varız" diyebilmek durumunda ve hakkında olanTürk milletinin en eski tarihinden günümüze kadar varlığını devam ettirebilen bir bayramıdır. Türkler vasıtasıyla bütün Asya'ya ve Avrupa'ya yayılışı yazılı belgelerde yansıtılır.

    Zaman ve mekan kavramlarını hiçe sayarcasına, tarih boyunca çok geniş bir coğrafyada hareket etmiş olan Türkler, akıp geçtikleri, konup göçtükleri yerlere kültürlerini taşımışlar. Özel bir bilgiye, imana, inanca, zihniyete ve zevke dayalı olarak yaratılan bu kültür hemen hemen bütün ılıman kuşak kültürleriyle temas etmiş. Çin, Hint, İran, Mezopotamya, Helen, Arap, İslam, Batı, Hıristiyan kültür çevreleri bunlar arasından birkaçı...

    Tarih ilmi kanıtlıyor ki, bu temaslarTürk kültürünü etkilemiş ama Türklerin sahip oldukları ve bütün insanlığı içeren evrensel değerlerle temellenmiş olan kültür daha ağır basıp diğerleri üzerinde etken rol oynamış.

    Öyle ki, Türklerin milattan yüzyıllarca önceye dayanan töreleri, gelenekleri, kültür unsurları, tarih boyunca başka kültürlerde iz bırakmış, varlığını sürdürmüş. Nevruz da bunlardan biri...

    Türklerin en eski dini olan Şamanlıkta yer yer Ergenekon, Göç gibi destanların, yer yer inanışların bünyesine karışmış olan Nevruz, Türkler müslümanlığı seçtikleri zaman farklı anlayışlarla islamileştirilmeye çalışılmış.

    Ancak İslamiyet'ten önce ortaya çıkması, özellikle müslüman olmayan Türk toplumları tarafından da kutlanması Nevruz'un din ve mezheple ilgili olmadığını gösteriyor. Tarihte, Hunlara kadar geri götürülebilen ve varlığı belgelenebilen bu Türk geleneği İslamiyet'in kabulünden sonra da Türkler tarafından yaşatıldı, Anadolu'ya taşındı ve kutlamalar devam etti.

    Geçmişte İslamiyet'i seçen ve coğrafya değiştiren Türklerde, bu unsurlara rağmen Nevruz'un yaşayan bir bayram olarak kalmasının izahını araştıran tarihçiler ve toplum bilimciler, bunun yanıtını Türk toplumunun genel yapı ve zihniyetinde buldular.

    Türklere göre evren, toplum, insan olmak üzere bütün varlıkta bir uyum, düzen, birlik önceliklidir.

    Düzenden, uyumdan, birlikten ayrılan, bunları bozan varlıktan da ayrılmış olur. Düzenli, uyumlu, bir olan "var"dır.

    Bu düşüncenin toplum yaşamına yansıması, farklılıklardan ziyade benzerliklere öncelik verilmesine neden olmuş; ortak unsurlar üzerinde kopmaz bir birliğe ve güçle bir bütünlüğe olanak sağladı.

    Türkler, tarih boyunca dünyayı yaşanması ve içinde varolunması gereken bir sevinç ve mutluluk kaynağı olarak algıladılar.

    Hayat, gam ve kader içinde yaşanmaktansa, neşe ve mutluluk içinde yaşanmalıdır.

    Mutluluğu, sevinci, neşeyi ve gamı, kederi, tasayı bireysel olarak değil, toplum olarak, bütünlük içinde hissetmeleri Türklerin önde gelen özelliklerinden birisi...

    Türk kültürünün evrensel nitelikleri, Nevruz gibi, insanı atmosferiyle sımsıcak saran ilkbaharda doğanın canlandığı bir dönemde; yanlızlık, mutsuzluk, ayrılık, çaresizlik karamsarlık, ölüm duygularından uzak; mutluluğa, umuda, dostluğa, kardeşliğe, barışa, neşeye, birliğe, diriliğe, yaşamaya, varolmaya çağıran bir bayramı tarih boyunca bünyede kalmasını sağladı.

    Bugün Türk dünyasının her köşesinde büyük törenlerle kutlanan Nevruz Bayramı, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Azerbaycan Türk cumhuriyetlerinde de resmi olarak kutlanan bir milli bayram...

    Başta Türkiye olmak üzere Kuzey Kıbrıs, Balkan, Makedonya, Doğu Avrupa, ural, Güney Sibirya, Doğu Türkistan gibi Türk yurtlarında da, Rusya Federasyonu ve Ukrayna sınırları içinde yaşayan yarı hıristiyan, yarı şaman veya müslüman Türk topluluklarında da, aynı şevk ve neşeyle, birlik ve bütünlüğü güçlendiren, simgeleyen bir bayram olarak kutlanıyor Nevruz.

    Doğu Türkistan'dan Anadolu'ya, Anadolu'dan Balkanlara kadar Türk topluluklarınca binlerce yıldır kutlanan ve kutlanmakta olan Nevruz'un anlamını kardeşlikten, barıştan, insani duygulardan uzak olanlar anlayamaz, yorumlayamazlar.

    Nevruz'a sahip olmak için bu bayramın mahiyetini bilmek, anlamak, gelenekleri oluşturmak, atadan oğula miras bırakmak, tam ifadesiyle "millet" olmak gerekiyor.

    Türk kültür ve geleneklerinin tarihten bugüne taşıdığı Nevruz'u kin ve kanın, zulümün, terörün, bölünmenin, düşmanlığın sembolü haline getirmeye çalışanların bu hedeflerine ulaşamamaları da "millet" kavramından, sevgisinden, gücünden ve olgunluğundan yoksun olmalarından, Türk halkının bu kavrama bağlılığını anlayamamalarından veya kabullenememelerinden kaynaklanıyor.

    Yaklaşan Nevruz, bu yıl yepyeni ve anlamına uygun bir şekilde, barış, kardeşlik ve huzurun filizlendiği, umutların yeşerdiği bir gün olarak kutlanacaktır.

    Çünkü barış ve kardeşlik bayramına fesat karıştıran insanımızın ölümünden sorumlu terörist başı artık yakalanmıştır. Bu güne kadar kendi kardeşini, akrabasını, arkadaşını hedef alan, dağlarda aç, sefil ve ilkelce bir yaşama mahkum edilen geçler; barış ve sevgi günü olan 21 Mart Nevruz; sizlerin çağdaş ve modern bir hayata geri döndüğünüz, evinize, ailenize kavuştuğunuz anlamlı bir gün olacaktır.

    Haydi gelin hepbirlikte Nevruz'u anlamına uygun şekilde sevgi ve barış içerisinde kutlayalım.