Şehit gazeteciler anıldı

    Şehit gazeteciler, ilk basın şehidi Hasan Fehmi’nin 6 Nisan 1909’da Galata Köprüsü üzerinde kurşunlanmasının yıldönümünde İstanbul’da anıldı.

    Devlet Bakanı Fikret ÜNLÜ, 6 Nisan’da İstanbul’da Basın Müzesi’nde düzenlenen Şehit Gazetecileri Anma Toplantısı’na katıldı. Bakan ÜNLÜ törende yaptığı konuşmada, demokrasinin, çoğulcu yönetim biçimi olmasının herkesin üzerinde hemfikir olduğu bir tanım olduğunu belirterek, “Çoğulcu sistem, güçlerin paylaşıldığı ve birbirini dengelediği, toplumun örgütlendiği, yaygın ve etkili bir kitle iletişim ağının kurulduğu sistemdir. Demokrasi aynı zamanda bir yaşam biçimi, yaşam kültürüdür. İfade hürriyetinin, toplumun her kesimine karşı hoşgörünün ve herkes için fırsat eşitliğinin en iyi güvencesidir” dedi.

    Bakan ÜNLÜ konuşmasını şöyle sürdürdü; “Çağdaş demokrasilerde basın, üstlendiği işlev bakımından yasama, yürütme ve yargı erkinden sonra dördüncü güç olarak kabul edilir. Çünkü gazetecilere, kamuoyunun bağımsız temsilcisi olma görev ve sorumluluğu yüklenmiştir.

    Gazeteciler, toplum adına kamuyu denetleyen özerk müfettişler konumundadır. Bunun yanında farklı toplum kesimleri arasında uzlaşmanın temeli olan etkileşimi de sağlarlar.

    Yüklenilen bu sorumluluk ve görevler aynı zamanda büyük riskleri de beraberinde getirir. Gazetecilik, topluma daha iyiyi sunabilmenin ağır yükü yanında, tarih içerisinde de örnekleri görüldüğü gibi görevi dolayısıyla saldırılara çok sık uğrayan bir meslektir.

    Çünkü gazetecilik, düşünce üretme, yaşananlara tanıklık etme ve bunları açıklama görevini bünyesinde barındırmaktadır. Çoğu zaman politik sorunlar nedeniyle siyasal erkin, yazılanlarla ekonomik çıkarların engellenmesi sonucu tüzel ya da özel şahısların hedefi durumuna gelebilmektedir. Buna bir de savaş ve doğal afet gibi etkenleri eklediğimizde gazeteciliğin aslında hiç de kolay bir meslek olmadığı ortaya çıkmaktadır. Kosova’da yaşananları, öncelikle gazetecilerin bu ülkeden uzaklaştırılmasını, hatta TRT ekibinin sınır bölgesinde saldırıya uğramasını düşündüğümüzde mesleğin ne oranda risk taşıdığı yeniden görülecektir.

    Yaşamları boyunca demokratik ve evrensel değerlerin savunulması, toplumun bilgilendirilmesi amacına yönelik olarak hizmet vermiş değerli kalemlerin susturulması girişimleri hiçbir zaman başarıya ulaşamamıştır. Aksine bu çabalar onların verdikleri savaşın canlı kılınmasını sağlamıştır. Ve yüce milletimizin onları her zaman büyük bir saygı ile yaşatmıştır. Toplumun bu konudaki duyarlığı gazetecilere güç vermiştir.

    Bu duygularla bir kez daha yazdıkları ve topluma vermeye çalıştıkları ışık nedeniyle susturulmaya çalışılan şehitlerimizi minnetle anıyorum.

    Onların verdiği mücadelenin daha barışçı bir dünyanın kurulmasında ve daha temiz toplumların yaratılmasında önemli yapı taşları oluşturacağına inanmak istiyorum.

    Görevleri başında yaşamlarını yitirmiş basın şehitlerinin önünde saygıyla eğiliyorum. Ruhları şad olsun.”

    Şehit Gazeteciler Günü dolayısıyla Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nden(TGC) bir heyet ile Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Rıza SONAY, Hasan Fehmi’nin mezarını ziyaret etti.

    Çelenk konulması ve saygı duruşunun ardından konuşan TGC Başkanı Nail GÜRELİ, Hasan Fehmi’nin öldürülmesinin ardından geçen 90 yıl içinde 61 gazetecinin şehit edildiğini, bunların büyük çoğunluğunun da siyasi cinayetlere kurban gittiğini söyledi.

    Bu kişilerin ortak noktalarının muhalif gazeteciler olmak ve cesaretle dönemlerinin egemen ideolojilerinden farklı biçimde gazetecilik yapmak olduğuna işaret eden GÜRELİ şöyle devam etti.

    “Başka ortak noktaları da hemen hemen hepsinin faillerinin ya hiç bulunamaması, aranmaması, ya soruşturmalarının savsaklanıp örtülmesi, ya da yargının kesin bir sonuca varamaması. Bütün bu acı, düşündürücü gerçekleri kamuoyunun dikkatine sunmak üzere Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak ilk basın şehidimizin ölüm günü olün 6 Nisan’ı 3 yıldan beri şehit gazeteciler günü olarak anıyor ve sözünü ettiğimiz bu acı gerçekleri vurguluyoruz.

    Faili meçhul cinayetlerin aydınlığa kavuşması için talebimizi yeniliyoruz. 90 yılda 61 gazeteci öldürülmesine rağmen, gerçekleri halka duyurmak için cesaretle çalışan, gazetecilik görevini yerine getiren gazeteciler varolmuştur, olacaktır.

    Özgür basın asla susturulamayacaktır. 90 yılda mesleği uğruna şehit olmuş meslektaşlarımızı saygıyla anıyoruz.”