Türkiye’nin Abdullah ÖCALAN’a yönelik operasyonu 4 önemli sonuç doğurmuştur.
1. Türkiye’nin gücü, tüm dünya tarafından farkedilmiştir.
2.Suriye’nin terörist devlet olduğu gerçeği, bir kez daha teyit edilmiştir.
3.Yunanistan’ın “PKK terör örgütünü desteklediği, ülkesi topraklarında kamp kurdurduğu ve PKK teröristleri eğittiği açığa çıkmıştır.
4. PKK’nın uzun bir zaman ayakta kalabilmesinin önemli bir sebebi de aldığı dış desteklerdir.
İçinde bulunulan aşamada PKK’yı dolaylı olarak desteklemiş bulunan çoğu Avrupa devleti geri adım atmış gözükmektedir.
Özellikle, Abdullah ÖCALAN’ın yakalanmasını müteakip PKK’nın Avrupa kentlerinde gerçekleştirdiği kitlesel terör eylemleri Avrupalının gözünü açmıştır.
Terörist başı Abdullah ÖCALAN’ın dünya kamuoyuna açık yargılanması, PKK’nın katliamları ve işlediği insanlık suçlarının yargılama sürecinde dünya kamuoyunu ikna edecek şekilde ortaya konulması, Avrupa’daki dolaylı ve de gizli PKK desteklerini büyük ölçüde kıracaktır.
Ancak, Türkiye’nin bu konudaki çabaları ne derece başarılı olursa olsun, Yunanistan’ın PKK’ya verdiği desteği sona erdireceği düşünülmemelidir.
Yunanistan, Türkiye’ye karşı beslediği anlamsız düşmanlık nedeniyle bir yandan PKK ve Suriye gibi Türkiye düşmanları ile işbirliği yaparken, diğer yandan Türkiye’nin işbirliği içinde olduğu İsrail gibi ülkelerle yakın temas kurma çabası içindedir.
Suriye ise her ne kadar Türkiye ile kağıt üzerinde bir güvenlik işbirliğine girmiş gözükse de ülkesindeki PKK unsurlarının üzerine henüz gitmiş değildir. Tam tersine PKK’nın Suriye bankalarındaki milyonlarca dolarına el koyarak bunu örgüt üzerinde bir yönlendirme unsuru olarak kullanma niyetini açığa çıkarmıştır.
Abdullah ÖCALAN’ın yakalanması ve bilahare çıkarılacağı açıklanan pişmanlık yasası gibi tedbirler, PKK’nın çöküş sürecini hızlandırmakla birlikte, çöküşün noktalanması Yunanistan ve Suriye gibi devletlerin teröre verdiği desteğin sona ermesiyle oluşacaktır.
Bu sebeple; Suriye’yi, başlatılan güvenlik işbirliği sözleşmesine uygun davranmaya zorlamak ve Yunanistan’ın terör destekçisi dış politikasını ortaya çıkararak bu ülkeyi etkisiz hale getirecek politik tavırları süratle uygulamaya sokmak, Türkiye’nin dış politika alanındaki en önemli görevleri olarak gözükmektedir.