Türkiye’nin Fırat üzerinde yaptığı tüm tesislere karşı çıkan Suriye’nin, en büyük itirazı Atatürk Barajı’nın dolumu sırasında olmuştur.
1987 yılında yapılan protokol gereği Türkiye’nin su taahhütü 500 M3/Sn olduğu halde; su tutma işleminin başladığı 23 Kasım 1989 ile dolum işleminin tamamlandığı 12 Şubat 1990 tarihleri arasında geçen 82 gün içinde Türkiye tarafından Suriye’ye bırakılan su ortalama 509 M3/Sn dir. Bu durum da göstermektedir ki, su tutma işlemi nedeniyle Suriye bir zarara uğramamıştır.
GAP Projesi, Dicle ve Fırat nehirleri üzerindeki su tesisleri açısından Suriye’yi ayağa kaldıran son projedir. Bilindiği gibi, bu proje ile söz konusu nehirler üzerinde 22 baraj ve 19 hidro-elektrik santralin yapımı planlanmıştır. Proje tamamlandığı zaman 1,8 milyar hektar arazi sulanabilecek ve 2.3 milyar kilovatsaat elektrik üretilecektir. Proje’nin Türkiye’ye katacağı gücün farkında olan Suriye, GAP Projesine uluslararası desteğin kesilmesi için bütün diplomatik gücünü kullanmıştır. Diğer taraftan çoğu “Aşağı kıyıdaş ülke” konumunda olan ülkeler nezdinde Fırat sularının “Tahsisi” ilkesini, kendi tezi olan “Paylaşıma” dönüştürme gayreti içine girmiştir. Çabalarında kısmen de başarılı olmuştur. Ancak gözden kaçırdığı nokta, Türkiye’nin dış mali ve teknik destek olmadan da, bu projeyi yürütebilecek güçtü olduğudur.
Suriye’nin farkına varmadığı diğer nokta, Fırat üzerindeki su tesislerinin düzenli su alabilmesi bakımından Suriye’ye sağladığı faydadır. Çünkü Fırat’ın debisi yazın kimi zaman 100 M3/Sn’ye düşmekte, kış aylarında ise 7 000 M3/Sn’nin üzerine çıkmaktadır. Eğer Fırat üzerindeki barajlar olmasa idi, düzensiz debi nedeni ile Suriye’de yazın kuraklık, ilkbahar aylarında ise sel baskınları kaçınılmaz olacaktı. Halbuki su tesislerimiz nedeni ile Suriye, yaz-kış 500 M3/Sn suyu alabilmektedir. Bu durum barajlarımızın Suriye’ye sağladığı yararın en somut göstergesidir.
Fırat üzerindeki Türkiye’nin su tesislerine şiddetle karşı çıkan Suriye’nin, bir diğer çelişkisi de, Asi Nehri suları konusundaki yaklaşımında yatmaktadır. Çünkü, Suriye Asi Nehri üzerinde pek çok su tesisi kurmuş olup, bunlar vasıtasıyla suyun % 90’ını kullanmaktadır. Hatta yaz aylarında su kullanımı o kadar yoğun bir noktaya çıkmaktadır ki, nehrin Türkiye tarafında kuraklık yaşanmaktadır.
Bu çerçevede görünen o ki, Fırat üzerinde su tesisleri konusunda Suriye, bindiği dalı kesmektedir.