NATO Washington Zirvesi

    Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL, 23-25 Nisan 1999 tarihlerinde Washington'da yapılan NATO Zirvesi münasebetiyle ABD'ne gitti. Cuhmurbaşkanına ziyareti, sırasında Dışişleri Bakanı İsmail CEM ve Milli Savunma Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami TÜRK refakat etti.

    İttifakın 50. kuruluş yıldönümüne tesadüf eden ve 20. yüzyılın son NATO Zirvesi olan toplantıda; İttifakın temel işlevleri vurgulandı ve önümüzdeki yüzyıla bakışını yansıtacak olan Washington Deklarasyonu benimsenerek Devlet ve Hükümet Başkanları tarafından imzalandı. Diğer taraftan, İttifakın güncelleştirilmiş Stratejik Konsepti kabul edildi ve çeşitli konularda hazırlanan rapor ve belgeler onaylanarak, not edildi. Öte yandan, NATO Zirvesi'nin sonunda bir ortak bildiri yayınlandı.

    Cumhurbaşkanı DEMİREL, NATO Zirvesine katılan diğer devlet hükümet başkanlarından bir kısmıyla ikili görüşmelerde de bulundu. Soğuk Savaşın bitimini izleyen dönemde Avrupa Güvenlik Mimarisi'nde ortaya çıkan gelişmelere kendini hızla uyduran örgütlerin başında NATO gelmiştir. 1989 yılında başlayan bu değişim ve adaptasyon süreci ilk somut meyvesini Kasım 1991 Roma Zirvesi'nde, İttifakın yeni Stratejik Konsepti'nin kabulüyle vermiş, hemen sonrasında NATO'nun eski düşmanlarına açılma politikasını somut bir şekle dönüştürülen Kuzey Atlantik İşbirliği Konseyi tüm eski Sovyet ve eski Varşova Paktı ülkelerinin de katılımıyla kurulmuştur.

    1994 Brüksel ile Temmuz 1997 Madrid Zirveleri arasında geçen dönem, hem yukarıda belirlenen açılımların derinleştirilip güçlendirilmesi, hem de Rusya ve Ukrayna ile ayrı ve özel ilişkiler tesis edilmesi çalışmalarına sahne olmuştur. Aynı dönemde NATO'nun ilk dalga genişlemesi de belirlenmiş ve Madrid'de, Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Polanya'ya İttifaka katılım müzakerelerine başlamaları çağrısı yapılmıştır. Sonuçta bu ülkeler NATO'ya katılmış ve Türkiye bunu desteklemiştir.

    Yukarıda özetlenen ittifak, gerek iç, gerek dış adaptasyonu önemli ölçüde tamamlamış ve önce Bosna-Hersek'te, günümüzde de Kosova'daki bunalımlara yaptığı müdahelelerle Avrupa-Taransatlantik bölgesindeki tek etkin güç olduğunu kanıtlamış olarak 21. yüzyıla girmektedir. NATO'nun 50. yılına güçlenmiş ve genişlemiş girmesinin arkasındaki en büyük unsurlardan olan Türkiye ise, geçmişte olduğu gibi gelecekte de İttifak ile dayanışmasını sürdürecektir. NATO'nun Kosova sınavından başarıyla çıkması da büyük ölçüde Türkiye'nin bu kararlığına bağlıdır.

    Sonuçları

    NATO'nun 50. yöldönümü münasebetiyle 23-25 Nisan 1999 tarihlerinde düzenlenen ve Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL himayesinde bir heyetle katıldığımız Washington Zirvesi büyük ölçüde Kosova sorununun gölgesinde gelişmiştir.

    Kosova konusunda ayrı bir ortak bildiri benimseyen NATO Zirvesi, Yugoslavya'ya karşı petrol ambargosu kararı almış, Kosova konusunda İttifakın, birlik içinde kararı tutumunu sürdüreceği mesajını vermiş, ayrıca Güneydoğu Avrupa'da istikrarın güçlendirilmesi için çeşitli ülkelerce ortaya atılan girişimler arasında eşgüdüm sağlanması için etraflı görüşmelerde bulunulmuştur.

    Zirveye, katılan Cumhurbaşkanı DEMİREL, Kosova'da NATO'nun mutlaka başarılı olması gerektiğini ve mültecilerin kışa kadar evlerine dönmelerinin sağlanmasının büyük önem taşıdığını belirtmiştir.

    Zirvede Kosova bunalımının yanısıra ülkemizi yakından ilgilendiren diğer bir konuyu ise Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliğinin (AGSK) Zirvede nasıl ele alınacağı ve Zirve Bildirisi ve güncelleştirilmiş Stratejik Konsepti'nde ne şekilde yansıtılacağı teşkil etmiştir. Türkiye, Zirve öncesindeki çalışmalarında kendisini dışlayabilecek oluşumlara yeşil ışık yakmayacağını belirtmiş ve AGSK'nin NATO içinde geliştirilmesine dair 1996 Berlin kararlarının yeterli çerçeveyi çizdiği görüşünü savunmuştur. Nitekim, Avrupa Birliği (AB) öncülüğünde geliştirilebilecek bir operasyona NATO imkan ve kabiliyetlerinin tahsisi, diğer tüm hususlarda olduğu gibi NATO Konseyi'nin kararına bağlanmıştır. Ayrıca, NATO'nun ve NATO müttefiklerinin birincil konumunun tescil edilmesine yönelik Türkiye'nin önerisi de Bildiriye dahil edilmiştir.

    Alınan kararla, AGSK konusunda Batı Avrupa Birliği (BAB) ve AB'nde atılacak adımlar NATO ile bağlantılı kılınmış, AB üyesi olmayan Türkiye dahil Avrupalı diğer müttefiklerin bu sürecin içinde yer alması gereği kabul edilmiştir.

    Zirve'de genişleme konusunda aday dokuz ülke ayrı ayrı ismen zikredilmiş, ayrıca bir sonraki Zirve'nin 2002 yılında yapılacağı hususu Zirve Bildirisi'nin genişlemeye ilişkin parağraflarına dahil edilerek anılan ülkelere bir anlamda ilerisi için bir perspektif verilmiştir. Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL'in Zirve vesilesiyle ABD'nde yapmış olduğu temaslar bir stratejik ortaklık ilişkisi içinde olduğumuz bu ülkeyle işbirliğimizin daha ileri bir seviyeye götürülmesi bakımından da yararlı olmuştur.