77 yıllık zafer

    Azmi KARAN

    Birinci Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Türkler için, "Artık öldüler, bittiler" deniliyordu. İşte bu Türkler, bir yıl içinde Sakarya ve Dumlupınar Meydan Muharebeleri'ni kazanarak, dünyayı hayretler içinde bırakan bir mucizeyi gerçekleştirmişler ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yaratmışlardır.

    1921'de cereyan eden Sakarya Muharebesi'nde, Türk Orduları Yunan ordularını yenerek, Eskişehir-Afyon hattına kadar attılar. Bundan bir yıl sonra, 26 Ağustos 1922'de Türk orduları, Yunanlılara öldürücü yumruğu indirmek için Büyük Taarruza başladılar.

    Her iki büyük Meydan Savaşı'nda Türk ordularının Başkomutanı Mustafa Kemal Paşa idi. Gazi Mustafa Kemal Paşamızın her iki ölüm-kalım muharebesindeki üstün planlama ve emir komuta kabiliyeti, düşmanları şaşkına çevirecek kadar mükemmeldi.

    Sakarya yenilgisinden sonra Eskişehir-Afyon hattı doğusunda savunmaya geçen Yunanlılar, bir yıl boyunca çok kuvvetli savunma mevzileri hazırlamışlardı. Yunanlıların müttefiki olan İngilizlerin askeri uzmanları bu mevzileri incelemişler ve, "Eğer Türkler bu mevzileri 6 ayda yarabilirlerse, 6 saatte yıkabilmişler gibi övünebillirler" şeklinde bir rapor vermişlerdi.

    Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın kahraman orduları işte böylesine hazırlamış düşmana, tarihte eşine az rastlanan bir saldırıya hazırlanmıştı. Düşman, ordularımızın büyük bir taarruza geçebileceğini hesaplayamamıştı. Zira, Türk Orduları Gizlilik-Sıklet merkezi-Baskın gibi Harp prensiplerini başarı ile uygulamakta idiler. 26 Ağustos 1922 Başkomutan ve orduları, gerilmiş bir yay gibi siperlerinde, düşman mevzilerine atılmaya hazırlar. Türk topçusunun ateşi, henüz uykuda olan düşmanı ve mevzilerini hallaç pamuğu gibi atar. Ve hemen arkasından kahraman Mehmetçiklerimiz Allah, Allah. nidaları ile birer kartal gibi düşmanın üzerine atılırlar.

    Büyük Taaruz'un 4'ncü gününde Türk orduları, geçilmez denilen Yunan mevzilerini yararak, çekilmek isteyen Yunan tümenlerini, geride yeni bir savunma hattı kurmalarına fırsat vermeden, Dumlupınar'da kıskıvrak kuşatmayı başardılar. 30 Ağustos sabahı, kuşatılmış olan düşman ordularının büyük kısmını yok etmek üzere, "Başkomutan Meydan Muharebesi" diye isimlendirilen İmha Muharebesi başlar. Artık mağrur düşman yerine panik, korku, öfke içinde, Ege sahillerine doğru kaçan düşman bakiyeleri vardır.

    Bu safhada, Yunan ordularının Başkomutanı ve çok sayıda yüksek rütbeli subayları esir alınırlar Ordularımız Gazi Paşamızın, " Ordular ilk hedefiniz Akdenizdir ileri!.." komutu ile kaçan düşmanın takibine başlarlar. Kaçan düşman maalesef Batı Anadolu'nun tüm şehir kasaba ve köylerini yakar, yıkar. İnsanlarımızı öldürür, zullüm ve işkence yapar.

    Takip Harekatı Ağustos ayının kavurucu sıcağına rağmen akıl almaz bir hızla Ege kıyılarına ulaşır.

    Afyon'dan İzmir'e 300 kilometrelik mesafeyi piyadelerimiz muharebe ederek, dağ-taş aşarak, süvarilerimizle yarışırcasına on günde katederler.

    Yunanlı yazar Kanelopulos "Anadolu Seferi" isimli eserinde Türk orduları için, "Türk subay ve erleri etkili, bilgili kahraman, açlığa ve susuzluğa dayanıklı, ustaca ve cesaretle savaşan bir rakiptirler" diyor ve ilave ediyor, "Başkomutan Mustafa Kemal bir hayal adamı değil, bir hesap adamıydı..." Zafer Bayramımız tüm milletimize kutlu olsun.

    ¥ YENİ HABER Gazetesi, (Balıkesir), Sayı: 9281

    * * *