Temizlik ve medeniyet

    ¥ Şakir BAYRAMOĞLU

    Bugün medeni olmanın en başta gelen şartlarından biri temizliktir. Özellikle bir ülke veya bir şehre gelen yabancıların dikkatini ilk çeken özellik şehrin temizlik ve düzenidir.

    İnsanın yaşadığı, mesken, şehir, köy, işyeri, cadde, sokak, kullandığı her türlü eşya, yediği ve giydiği her şeyin temiz olması gerekir.

    Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere gelişmiş ülkelerin şehirlerinin temizlik ve düzenini öve öve bitiremeyiz. Kendi ülkemizle kıyasladığımızda ülkemizdeki temizlik ve düzeni yetersiz görürüz. Peki, biz onlar gibi veya daha güzelini yapamaz mıyız? Yaparız, hem de en iyisini yaparız. Fakat önce işin mantığına sahip olmak lazım. Bununla ilgili mekanizmayı kurmak gerekir.

    Bizim kültürümüzde yeterli bir temizlik anlayışı var. "Aslan yattığı yerden belli olur." Atasözümüz bunu en güzel şekilde açıklar. Hele dinimiz.."Temizlik imandandır", "Temizlik imanın yarısıdır" gibi prensiplere sahibiz. Halkımız temizliğin önemi ile ilgili yeterli alt yapı bilgisine sahip.

    Eski şehirlerimizi anlatan sosyologlar bizden övgü ile söz ediyorlar. Artık bir bütünlük anlayışı içinde bir plan, proje ve düzenleme fikrine ulaşmalıyız. Gelişmiş ülkeler, şehrin 350 sene sonrası muhtemel gelişmelerini dikkate alarak plan ve projeler üretiyorlar. Bizde öyle mi? Günü kurtarmaya çalışıyoruz adeta.

    Temizlik ve düzen konusunda belirli bir kültüre sahip olan kişiler, şu dört şeye dikkat ederler: Birincisi umumi tuvaletler; ikincisi çöp dökülen yerler ve çöp bidonlarının durumu; üçüncüsü otobüs, tren gibi toplu taşıma araçların durakları ve bu araçların iç görünümü; dördüncüsü de caddeler, meydanlar ve pazar yerlerinin tertip ve düzeni Bunlara şehrin vitrini de diyebiliriz.

    İnsanlar sizin yediğinize, içtiğinize, zenginliğinize değil, dış görünümünüze bakarlar. Elbette kalite ve muhteva da önemli. Ama imaj, vitrin, görüntü de hiç bir zaman ihmal edilmemeli.

    ¥ DENİZLİ Gazetesi, Sayı: 14825

    * * *