¥ M. İrfan BENLİ
İlkellikle uygarlık arası bir yerde duruyorduk. Derinlerden gelen cinnete yakın bir uğultuyla, boydan boya kıvrandık.
Yerin sarsıldığını gördük, denizin kabardığını. Beton yığınları birkaç katını toprağa gömüverdi hemen.
Binlercesi yıkıldı. Zifiri karanlığa karışan sadece inilti, panik ve feryattı. Korku sızmıştı geceye..
Patlamış kaldırımlardan geçtik. Dayanılmaz acılarımızı bir hale gibi taşıyarak. Hayatla ölüm arasında gidip geldik, cehennemi bir sarkaçla.
Korkuyla baktık, havaya tırmanan inşaat demirlerine. Ölüm çoktan sızmaya başlamıştı çatlaklardan. Ölüler suskundu. Bizler çaresiz. Sonra demiri kesti makas, betonu deldi matkap. Sığınak bildiğimiz evlerden canlı aradık ellerimizle. Eşya aradık sonra, eşyayla birlikte koskoca bir ömrün anılarını...
Çoğumuz adlarımızı yitirdik. Birer numara olarak girdik kireçle beyazlatılmış toprağa. Boynu taşa dayalı, kolları kırık, yün saçlı bebek gülücükler gönderiyordu çöken akşama. Ağladık. Evet, bizler ilkellikle uygarlık arası bir yerde duruyorduk.
Deprem oldu sıkışıp kaldık. Nerede sıkışıp kaldığımızı bulmalıyız. Eğer bulamazsak daha fazla acı hazırlanacak bize. Herkes bu sıkışmaların nedeni düşünsün. Ve hiç kimse ne düşürsün depremi gündemden, ne de unutturmaya kalkışsın. Çünkü bu bir can pazarıdır. Bu can pazarı çok kalabalıktır.
Yaşamı kontrol edecek ve yargılayacak kadar. İlk önce yapı düzeninin yargılanmasıyla işe başlamalı. Sonra gelecek ufku tek günlük olan bu toplumun yargılanmasına kadar genişletilebilmeli.
Bu yargı; bu yağma ekonomisinin yargılanması olacaktır. Bilgi ve bilinç yoksulluğunun, trafiğin, yangınların, çöpten geçilmeyen sokakların, ihmal ve vurdumduymazlığın, politik yalanların, sosyal felaketlerde payı olanların, devlet bütçesini aşan kara paranın da yargılanması olacaktır.
Bina yapmayı politik başarı olarak görenlerin, kontrolsüz büyüyen kentlerin, kentli olmadan kente dolanların, kente egemen olanların, Binalara verilen statik hesapların, kontrollerin, ikamet ruhsatı verenlerin, kaçak yapıların yargılanması olacaktır.
Bu yargı kısaca, ilkel menfaat düzeninin yargılanmsıdır. Bu yargılama yapılmalıdır.
O yün saçlı bebek enkaz altında değil, sadece çocuklarımızın kucağında gülümsesin diye.
¥ ÖZGÜR KOCAELİ Gazetesi, Sayı:2844