Devlet Bakanı Mehmet Ali İRTEMÇELİK'in Zirvede Yaptığı Konuşma

    Avrupa-Akdeniz İşbirliği kapsamında daha önce Madrid, Paris, Kazablanka ve Lisbon'da gerçekleştirilen Avrupa-Akdeniz Ekonomik ve Sosyal Konseyler Zirveleri'nin beşincisi 4-5 Kasım 1999 tarihlerinde Antalya'da düzenlendi.

    Devlet Bakanı Mehmet Ali İRTEMÇELİK toplantıda yaptığı konuşmasında, geçmişte Akdeniz'de bu tür girişimlerde bulunulduğunu, ancak o dönemdeki uluslararası ortamın müsait olmaması nedeniyle başarısız kaldığını, Soğuk Savaş'ın sona ermesi ile doğan yeni işbirliği fırsatlarının iyi değerlendirildiğini söyleyerek, dört yıl önce başlayan Barselona Süreci'nin bu çabaların meyvasını oluşturduğunu belirtmiştir.

    Avrupa-Akdeniz İşbirliği'nin başarılı olması için gerçekçi hedeflerin belirlenmesi gerektiğini vurgulayan İRTEMÇELİK, Türkiye'nin sürekli olarak ekonomik alanda işbirliğini ön plana çıkardığını, hızlı nüfus artışı, yüksek işsizlik oranları ve yetersiz kaynakların doğurduğu sağlık, eğitim, konut gibi ortak sorunların çözümünün tek bir ülke tarafından karşılanamayacağını kaydetmiştir.

    Bu amaçla Türkiye'nin kendi çabalarını sürdürdüğünü anlatan Devlet Bakanı Mehmet Ali İRTEMÇELİK, İsrail ile Serbest Ticaret Anlaşması'nın yapıldığını, Tunus, Mısır, Fas ve Filistin ile de müzakerelere başlandığını söylemiştir.

    Barselona Süreci'nin iyi başladığını, ancak hala emekleme aşamasında kaldığını söyleyen Devlet Bakanı Mehmet Ali İRTEMÇELİK, Akdeniz ülkelerinin en büyük ihtiyaçlarından biri olan MEDA fonlarının aktarılmasında birçok sorunun olduğunu, aksamaların ülkelerin heveslerini kırdığını, MEDA II'nin hazırlandığı bugünlerde hem miktarın, hem usüllerin düzeltilmesinin gereğini dile getirmiştir.

    Devlet Bakanı Mehmet Ali İRTEMÇELİK, Türkiye-AB ilişkilerine geçtiğinde, ülkemizin AB'nin en eski ortağı olduğunu, adaylar bir yana, mevcut üyelerin çoğundan bile önce o zamanki Avrupa Ekonomik Topluluğu'na üye olmak için başvurduğunu, sonuçta ortaya çıkan Ankara Anlaşması'nın da bu amacı taşıdığını izah etmiştir.

    1995 yılında gerçekleştirilen Gümrük Birliği'nin tam üyelik yolunda önemli bir adım olduğunu hatırlatan İRTEMÇELİK, üye olmadan AB ile Gümrük Birliği olan yegane ülkenin de Türkiye olduğunu, bunun gerçekleşmesinin AB'nin yeni genişleme dalgası ile aynı döneme denk geldiğini, Avrupa kıtası ilk kez barışcı yollardan ortak değerler üzerinde birleşirken, Türkiye'nin de aynı değerler ve hedefleri paylaşan bir ülke olarak bu sürecin bir parçası olması gerektiğini AB'li muhataplarına hatırlattığımızı, bu yolda mücadele verildiğini belirtmiştir.

    Lüksemburg'dan bu yana soğumaya yüz tutmuş Türkiye-AB ilişkilerinin son zamanlarda bir gelişme gösterdiğini ifade eden Devlet Bakanı Mehmet Ali İRTEMÇELİK, AB Komisyonu'nun 13 Ekim tarihinde yayınladığı raporlarda, Türkiye'ye adaylık statüsü ile birlikte bu adaylığın gerektirdiği tüm imkanların ülkemize verilmesini önerdiğini, bunun önemli ve olumlu bir adım teşkil ettiğini, şimdi bunların önümüzdeki Aralık ayındaki Helsinki Zirvesi'nde bütün üyelerce kabul edilmesini beklediğimizi anlatmıştır.

    Böyle bir sonucun, hem Türkiye'nin, hem AB'nin yararına olacağını söyleyen Devlet Bakanı Mehmet Ali İRTEMÇELİK, AB'nin bu şekilde davranması halinde, önümüzdeki çağın sadece kültür veya din gibi geçmişte kalan kriterler yerine barış, hukukun üstünlüğü, demokrasi gibi değerler etrafında birleşildiğinin ve değişen zihniyetin en güzel kanıtını teşkil edeceğini belirtmiştir.