Almanya Federal Cumhuriyeti (AFC) Cumhurbaşkanı Johannes Rau'nun 5-8 Nisan 2000 tarihlerinde Türkiye'yi ziyareti, 14 yıl aradan sonra Almanya'dan ülkemize bu düzeydeki ilk ziyaret olması nedeniyle ayrı bir önem ve anlam taşımaktadır. Sözkonusu ziyaretin, aynı zamanda iki Almanya'nın birleşmesinden sonra bir Alman Cumhurbaşkanı'nın Türkiye'yi yaptığı ilk ziyaret olması açısından da ayrı bir özelliği bulunmaktadır.
Konuk Cumhurbaşkanı'nın, Solingen katliamındaki tutum ve davranışıyla somut bir nitelik kazanan ülkesindeki Türklere olumlu yaklaşımı, bu saygın devlet adamına daha da sıcak "Hoş geldin" dememizi doğal kılmaktadır.
Geçen yıl içerisinde de Alman Dışişleri, İçişleri ve Savunma Bakanları ülkemizi ziyaret etmiş; Dışişleri, İçişleri ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlarımız da karşıtlarının davetlerine icabetle Berlin'e gitmişlerdir. Geçen yıl, ayrıca, çeşitli hükümet üyeleri ve parlamenter heyetler arasında da temaslar yapılmıştır. Tüm bu temaslar, iki ülke arasında ortak ilgi alanlarında görüş alışverişine olanak tanımış ve karşılıklı anlayışın sağlanması açısından büyük katkılarda bulunmuştur.
Bu temasların ardından bu kez Alman Cumhurbaşkanı Rau'nun ülkemizi ziyareti, Türkiye ve Almanya arasındaki ilişkilerin son dönemlerde kazandığı ivmenin somut bir göstergesidir.
Almanya'nın Aralık 1999'da yapılan Helsinki Zirvesi'nde Türkiye'ye Avrupa Birliği perspektifi verilmesi yönünde izlediği kararlı tutum, iki ülke ilişkilerinin yeniden dinamizm kazanmasında önemli bir rol oynamıştır.
İki ülke arasındaki temasların aynı yoğunlukta devamı, bu dinamizmin korunmasına katkıda bulunacaktır.
Bugün Almanya, dış ticaret, turizm, yatırım, savunma sanayii, mali ve teknik işbirliği gibi alanlarda Türkiye'nin en önemli ortağıdır. İkili ekonomik ve ticari ilişkilerin, iki ülkenin yararına geliştiğini görmek memnuniyet vericidir. Türkiye'nin en büyük ticari ortağı olan Almanya'yla ticaret hacmi 25 milyar marka, Almanya'nın ülkemizdeki yatırımlarının tutarı 5 milyar marka ulaşmıştır. İkili ekonomik ilişkilerimizin önemli bir boyutunu oluşturan turizm alanındaki işbirliğimiz de ümit vericidir. Son 16 yıl içinde ülkemizi ziyaret eden Alman turist sayısı 18 milyonu geçmiştir.
Almanya'daki geniş ve etkin Türk varlığı da iki ülke arasındaki ilişkiler ve işbirliğinin özel bir boyutunu oluşturmaktadır. Bu ülkede yaşayan ve iki ülke arasında bir köprü görevini üstlenen 2 milyonu aşkın Türk vatandaşının varlığı, ilişkilerimizi daha da zenginleştirmektedir. Almanya'da artık, bu ülkede doğan ve eğitim gören ikinci ve üçüncü nesil Türkler mevcuttur ve bunlar Almanya'da sürekli kalmak arzusundadır. Almanya'da yaşayan ve yıllar içinde ekonomi, sanat ve bilim alanlarında önemli atılımlar yapan Türk vatandaşları, Alman toplumuyla bütünleşmeyi istemekte ve bu yönde çaba sarfetmektedir. Vatandaşlarımızın bir yandan kendi kimliklerini ve değerlerini korumaları, diğer yandan da Alman toplumuna uyum sağlayarak Alman halkıyla birlikte yaşamaları, Türkiye ile Almanya arasındaki dostluk bağlarını ve dayanışmayı daha da güçlendirecektir.
Benzer şekilde, Türkiye'de yaşayan onbinlerce Alman vatandaşının da, iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesine katkısı bulunmaktadır.
Farklı kültürler arasında hoşgörü ve dayanışmayı savunan, Türk vatandaşlarının Alman toplumuna entegrasyonu konusundaki yoğun gayretleri bilinen AFC Cumhurbaşkanı Rau'ya, ziyaret vesilesiyle, Devlet Nişanı ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde fahri doktora ünvanı verilmesi de, bu çerçevede ziyareti zenginleştiren bir unsur olarak ortaya çıkmaktadır. Bu itibarla, Cumhurbaşkanı Rau'nun ziyareti, Türk dış politikasında da özel ve öncelikli bir konuma sahip olan Almanya ile Türkiye arasındaki köklü ilişkiler ve işbirliğinin pekiştirilmesi bakımından yeni bir fırsat oluşturmaktadır.