ÒÇoğu dost ya eceli ile ya da Rum’un kurşunları ile aramızdan ayrılmıştır. Fakat, Kıbrıs meselesi devam etmektedir ve Rum liderliği, Kıbrıs’ı Yunan yapma hedefinden zerre kadar ayrılmış değildir. Çare, haklarımıza ve devletimize sahip çıkarak, Kıbrıs’ı Ruma, Yunana teslim etmeyeceğimizi dünyaya en kesin şekilde anlatmaktadır.Ó
Bu satırlar, ömrünü Kıbrıs için mücadeleye adamış, deneyimli bir siyaset adamı, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’a ait. Bizzat içinde yer aldığı Kıbrıs tarihini anılarıyla yoğurarak kaleme alan Denktaş’ın anıları, Rauf Denktaş’ın Hatıraları adı altında 9 cilt olarak okuyucuyla buluşuyor.
Boğaziçi Yayınları’ndan çıkan kitap dizisi, 1964’den bugüne uzanan zaman diliminde adım adım Kıbrıs mücadelesini ve gelinen noktayı tüm açıklığıyla anlatıyor.
Hatıratta Cumhurbaşkanı Denktaş’ın günü gününe aldığı notlara ek olarak tarihi belgeler de bulunuyor.
1 Ocak 1964’de başlayan mücadeleyi satır satır anlatan KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, 9 ciltlik hatıratının önsözünde Kıbrıs’a dönüşünün yasaklandığı yıllarda, adadan gelen iyi-kötü haberlerin etkisinde yazdığı ve çoğu kez ÒDuygusallığa kaçtığınıÓ düşündüğü notları kitaba almadığını ifade ediyor.
Bazı notları da ÒYeni kırgınlıklar yaratmaması içinÓ kitaba almamayı uygun bulduğunu belirten Denktaş, okuyucuya şöyle sesleniyor: ÒRumların aktif şekilde Enosis için harekete geçtikleri tarih 1931’de Vali Konağı’nı ateşe vermişler, ormanları yakmışlardı. İngiliz Müstemleke İdaresi, Enosiscileri başta kilise uluları olmak üzere adadan sürmüşlerdi. 1945’de İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra bunlar affedilerek, adaya döner dönmez ÔSelf Determinasyon-Enosis’ diyerek mücadeleyi yeniden başlattılar. 22 yaşında gençler olarak Kıbrıs, Yunan olamaz. Kıbrıs, Türktür, Türk kalacaktır diye karşılarına dikilivermişiz.
Klerides’e göre ulusal mücadeleleri Rumlar, kuzeydeki her köyü, her tarlayı, her manastırı, her kiliseyi geri alıncaya kadar devam edecektir. O halde uzlaşalım demekle uzlaşma yapılamayacağının bilinci içinde olalım.
Uzlaşmanın anahtarı, haklarımıza ve devletimize sahip çıkmakta, anavatanla aramızda bağları daha da pekiştirmekte ve Rumların Yunanistan ile birleşmek için attıkları her adıma denk bir adım atarak, Türkiye ile KKTC arasında varolan kan ve can bağlarını güçlendirmektedir.Ó (A.A)