Ortak tarih, dil ve kültür bağlarımızın güçlendirdiği ilişkiler ve işbirliğimizin bulunduğu Kafkasya ve Orta Asya'daki yeni bağımsız cumhuriyetler, Türk dış politikasının çok önemli bir boyutunu oluşturmaktadır.
Bu ülkelerle bağımsızlıklarını ilan ettikleri 1991 yılında kurulan ilişkiler, bu ortak bağların yanı sıra, Avrasya bölgesinin sunduğu olanakların sağladığı ivmeyle süratle gelişerek derinlik kazanmış ve Türkiye'nin izlediği etkin politikayla ortaya bugünkü verimli işbirliği çıkmıştır.
Türkiye'nin, bugün, ekonomik, eğitsel ve kültürel açılardan Kafkasya ve Orta Asya'daki yeni bağımsız cumhuriyetlerdeki varlığı gözle görülür bir düzeye ulaşmıştır. Bölgede halen 2.500'ü aşkın küçük, orta ve büyük ölçekli Türk şirketi ticaret, sanayi, müteahhitlik, telekomünikasyon, otelcilik gibi geniş bir yelpazeye yayılmış alanlarda faaliyet göstermektedir.
Bu ülkelerle ticaret hacmimiz 1992 yılında 145 milyon ABD doları iken, 1999 yılında 1.5 milyar ABD dolarına erişmiştir. Bölgedeki Türk yatırımları 8.4 milyar ABD dolarını bulmuştur.
Türkiye ile Kafkasya ve Orta Asya Cumhuriyetleri arasındaki ilişkilerin en verimli olduğu alanlardan biri, bu genç cumhuriyetlerin en çok ihtiyaçları olan eğitim dalında Türk Hükümeti'nin sağladığı işbirliği olanaklarıdır.
1992 yılından bu yana, bu ülkelerden 10.000'i aşkın genç Türk Hükümeti'nin burslusu olarak ülkemize gönderilmiştir. Bu ülkelerdeki üniversitelerde de çok sayıda Türk genci öğrenim görmektedir. Burs programlarının yanı sıra, eğitim alanında diğer işbirliği mekanizmaları da oluşturulmuştur.
Ülkelerimiz ve halklarımız arasındaki yakınlaşmayı süratlendirmesi ve dostluğu pekiştirmesi bakımlarından, eğitim alanındaki bu geniş ve kapsamlı işbirliği geleceğe yönelik çok önemli bir yatırımdır.
Tarihten kaynaklanan ortak bağlar, Türkiye'nin bu cumhuriyetlerlerle kültür alanındaki işbirliğinin güçlendirilmesini kolaylaştırıcı bir rol oynamıştır. İkili ve çok taraflı düzeylerde kültürel alanda yürütülen faaliyetler, ortak kültürümüzün, tarihi mirasımızın, bugünkü kültür-sanat ürünlerimizin araştırılması, korunması, geliştirilmesi ve tanıtılması hedefine yöneliktir.
İşbirliğimizin önemli bir boyutunu oluşturan enerji alanında da son zamanlarda yaşanan gelişmeler bir yandan ikili ve bölgesel düzeydeki ilişkilerin pekiştirilmesine, diğer yandan da bu ülkelerin ekonomik ve siyasi bağımsızlıklarının güçlendirmesine katkıda bulunacaktır.
Bağımsızlıklarından bu yana Kafkasya ve Orta Asya'daki cumhuriyetlerle ilişkilerimizin ve işbirliğimizin hızla gelişmesinde rol oynayan bir diğer unsur da özellikle üst düzeyde yapılan karşılıklı ziyaretler olmuştur. Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in Azerbaycan'ı ziyaretinin ardından, Kazakistan ve Kırgızistan'ı ziyaret edecek olması, Türkiye'nin bu coğrafyadaki etkinliğinin sürekliliğini göstermesi bakımından önem taşımaktadır.
Kafkasya ve Orta Asya ülkeleriyle sağlam temellere dayanan bu ilişkiler ve işbirliğimiz, Türk dış politikasına yeni ufuklar açan Avrasya coğrafyasında ülkemizin belirleyici birkonuma yerleşmesinde önemli bir rol oynamıştır.
Türkiye, bundan sonra da bu coğrafyaya yönelik izleyegeldiği politikayı güçlü birşekilde sürdürecek; eşitlik ve karşılıklı yarar temelinde geliştirdiği ilişkileri ve işbirliğini daha da geliştirmek hedefiyle bölgedeki etkinliğini arttıracaktır.