Konrad Adenauer Vakfı, Alman-Türk Vakfı ile Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından Yunan, Türk ve Alman gazetecilere yönelik düzenlenen Uluslararası İhtilafların Azaltılmasında Medyanın Rolü konulu seminer 22-23 Haziran 2000 tarihleri arasında Antalya’da yapıldı.
İhtilafların Azaltılmasında Medyanın Rolü konulu seminer Konrad Adenauer Vakfı Türkiye Temsilcisi Wulf Schönbohm, Alman-Türk Vakfı Başkanı Vural Öger, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Zafer Atay ve Atina Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Sophia Voultepsi’nin konuşmalarıyla açıldı.
İki gün süren Uluslararası İhtilafların Azaltılmasında Medyanın Rolü konulu seminerde; Geçmişin Yükü-Yunanistan ile Türkiye Arasındaki Tarihsel ve İdeolojik Stereo Tipler ve Traumata konusunda Ankara Üniversitesi’nden Prof.Dr. Yahya Tezel ve Atina Panteion Üniversitesi’nden Prof.Dr. Thonas Lipowatz, Türk-Yunan İlişkisinin Yeni Bir Devrinde mi Bulunmaktayız? konusunda Emekli Büyükelçi Byron Theodoropoulos ve Emekli Büyükelçi Şükrü Elekdağ, Deutsche Welle Örneğine Dayanarak Uluslararası Yayın Yapan Bir Kuruluşun Uluslararası Kriz Zamanlarındaki Görevleri konusunda Deutsche Welle’den Dieter Weirich, İyi komşuluk İlişkilerinin Geliştirilmesinde Medyanın Rolü konusunda Alman Dış Politika Kurumu’ndan Jean Pierre Froehly, Dostların Yeri-Şiir konusunda Yüksel Pazarkaya, Türk ve Yunan Medya Ortamı-Konsrantrasyon,Sıkı Rekabet ve Öz Sansür konusunda Atina Panteion Üniversitesi’nden Prof.Dr. Persa Zeri ile Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nail Güreli, Medya Yapılanması ve Türk-Yunan İlişkileri konusunda Katharina Hadjidimos, Yunanistan’ın Türk Medyasındaki Tanıtımı ve Türkiye’nin Yunan Medyasındaki Tanıtımı konusunda Agencia Efe’den Doğan Tılıç ile Athens New Agency’dan Nicholas Voulelis, İki Taraflı Olumlu İlişkilerin Geliştirilmesinde Yunan ve Türk Medyasının Rolü-Şartlar ve Olanaklar konusunda Milliyet Gazetesi’nden Şahin Alpay ile Atina Eleftherotypia Gazetesi’nden Michalis Moronis katılımcıları bilgilendirdiler.
Seminerin ikinci gününde konuşan Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Aydın Sezgin, Türk ve Yunan medyasının iki toplumun birbirini tanımasına katkıda bulunması, hükümetlerin siyasi eylemlerinin gerçek boyutları içinde algılanmasını sağlaması ve olayların gerçek yönünü aktarmaya gayret etmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:
ÒBunların gerçekleşmesi ise şu üç unsurla daha kolaylaşabilir;
Medya mensuplarının sorumluluk etiği anlayışına daha çok yakınlaşması, temel uyuşmazlık konularını işleyen gazetecilerin bu dosyaların içeriğine iki tarafın görüşleriyle birlikte tam olarak vakıf olmaları ve iki ülkeyle ilgili olarak gazetecilere gelen haberlerin karşılıklı olarak teyidi alışkanlığının yerleşmesi.
Böylece halihazırdaki elverişli ortamın güçlenmesine, iki toplumun birbirine bakışının hezeyanlardan kurtulmasına, izleyicilerin-okuyucuların olayları gerçek boyutlarıyla anlamlandırabilmelerine çok önemli katkı sağlanabilecektir.
Bir gün sorunlarıyla, çözümleriyle, yeni sorunları ve yeni atılım imkanlarıyla daha olağan bir döneme gelinecektir. Medyanın işlevi işte o zaman daha da önem kazanacaktır.Ó