Türkiye-Avrupa Birliği

    Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Günter Verheugen 12-14 Temmuz 2000 tarihlerinde Türkiye'yi ziyaret etmiş ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Başbakan Bülent Ecevit, AB İşlerinden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Dışişleri Bakanı İsmail Cem ve İnsan Haklarından Sorumlu Devlet Bakanı Rüştü Kazım Yücelen tarafından kabul edilmiştir.

    Komiser Verheugen'in Dışişleri Bakanı Cem ile görüşmesinde Katılım Ortaklığı Belgesi'nin ve Topluluk müktesebatının kabulüne ilişkin ulusal programın hazırlanması konuları ele alınmış; daha sonra Cem'le beraber Kayseri ve Kapadokya'yı ziyaret eden Komiser Verheugen, bölgesel gelişmeler hakkında gözlemlerde bulunmuştur.

    Son altı aylık dönem zarfında Türkiye-AB ilişkilerinde bir dizi gelişme yaşanmıştır: Ortaklık Konseyi üç yıllık bir aradan sonra 11 Nisan 2000 tarihinde Lüksemburg'da toplanmış ve müktesebatın taranması sürecini izleyecek sekiz alt komitenin kurulması kararlaştırılmıştır. Bunlardan üçü (tarım ve balıkçılık, iç pazar, ulaştırma, çevre ve enerji) ilk toplantılarını Haziran ve Temmuz aylarında yapmışlardır; diğer alanlardaki toplantıların da Eylül ayından itibaren düzenlenmesi öngörülmektedir.

    AB Konseyi'nin Helsinki toplantısından bu yana AB organları ve yetkilileriyle temasların sayısı önemli ölçüde artmıştır. Komiser Verheugen'in yanısıra, çeşitli düzeylerde Dönem Başkanlığı yetkilileri, Konsey Genel Sekreteri ve AB Ortak Dış ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Solana tarafından ülkemize ziyaretlerde bulunulmuştur.

    Öte yandan Türkiye'de, Başbakanlığa bağlı ve çalışmalarını Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın sorumluluğunda yürütecek bir AB Genel Sekreterliği kurulmuştur. Sözkonusu kurumun görevi AB ile ilişkilerde iç koordinasyonun yürütülmesi ve Topluluk müktesebatının kabulüne ilişkin ulusal programın yıl sonundan önce hazırlanmasıdır. Gümrük Birliği nedeniyle zaten mevzuatının bir bölümünü Topluluk müktesabatıyla uyumlu hale getirmiş bulunan Türkiye bu sürece yabancı değildir.

    Siyasi nedenlerden dolayı bugüne kadar zor bir konu olagelen Türkiye ile AB arasındaki mali işbirliği alanında da bazı iyileşme belirtileri kaydedilmektedir.

    ¥ Avrupa Yatırım Bankası ile deprem yardımı çerçevesinde 450 milyon Euro tutarında bir kredi anlaşması imzalanmıştır. 150 milyon Euro tutarında bir kredi daha verilmesine ilişkin hazırlıkların yakında sonuçlandırılması beklenmektedir.

    ¥ AB Konseyi, Türkiye'yi üyeliğe hazırlamak amacıyla üç yıl için 15 milyon Euro tutarında kredi verilmesini onaylamıştır. Yıl sonuna kadar kesinleşmesi beklenen 135 milyon Euro tutarındaki bir başka kredi için ise Avrupa Parlamentosu'nun onayı gerekmektedir.

    ¥ Türkiye, diğer aday ülkeler gibi, Avrupa Yatırım Bankası'ndan üç yıl için 8,5 milyar Euro tutarında "katılım öncesi imkan" verilmesini beklemektedir.

    ¥ Nihayet Türkiye, MEDA-II fonlarının da serbest bırakılmasını ve bu konudaki sürecin geçmişe oranla daha şeffaf olmasını beklemektedir.

    AB Konseyi'nin Helsinki toplantısından bu yana, Ortak Dış ve Güvenlik Politikası alanındaki işbirliği de daha gelişmiştir. Bu yapılanmayla bütünleşmekte olan Türkiye, AB ortak açıklamalarının %80'inden fazlasını benimsemiş durumdadır.

    Bu itibarla, Türkiye ile AB arasındaki ilişkiler her alanda gelişmekte olup, önümüzdeki aylarda, hazırlanacak önemli belgeler, yüksek düzeyli ziyaretler ve Zirve toplantılarıyla daha da ilerleme kaydedilmesi beklenmektedir.