Başbakan Ecevit: "Bu depremler gerek ülkemizde halk ve devlet dayanışmasının, gerekse bütün dünyada insanlık dayanışmasının önemli birer vesilesi olmuştur"

    Başbakan Bülent Ecevit, 17 Ağustos ve 12 Kasım'da yaşanan deprem felaketlerinin ülkede yaşanan en büyük ve en yaygın depremler olduğunu belirterek, "Bu depremler aynı zamanda dünyanın büyük depremleri arasında yer almaktadır" dedi.

    Başbakan Ecevit, 17 Ağustos Marmara depreminin 1. yılı dolayısıyla deprem özel gündemiyle toplanan Bakanlar Kurulu toplantısının açılışında 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinin sonuçları ve yapılan çalışmalar hakkında ayrıntılı açıklamalarda bulundu.

    17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinin tarihin en ağır ve acılı doğal afetleri arasında yer aldığını vurgulayan Ecevit, bu depremlerin aynı zamanda gerek ülkede halk ve devlet dayanışmasının gerekse bütün dünyada insanlık dayanışmasının önemli birer vesilesi olduğunu kaydetti.

    Ecevit, her iki depremde 18 bin 243 kişinin öldüğünü, 48 bin 901 kişinin yaralandığını, 377 bin 879 birimin çeşitli derecelerde hasar gördüğünü bildirdi.

    Başbakan Ecevit, depremlerde yaşamlarını yitirenlere Allah'tan rahmet, yaralanan ve sakatlananlara esenlikler dileğinde bulundu. Ecevit, "Depremzedelerin yardımına koşan yurttaşlarımıza, görevlilere, gönüllülere ve pek çok ülkeden dostlara, kurum ve kuruluşlara Hükümetimizin şükranlarını sunarım. Böyle felaketlerden ulusumuzu ve tüm insanlığı Allah esirgesin" diye konuştu.

    Doğal afetler önlenemese de bunların olumsuz etkilerini en aza indirebilmenin bilimsel, teknik yolları ve yöntemlerinin bulunduğunu belirten Başbakan Bülent Ecevit, şöyle devam etti:

    "Ülkemizde de 17 Ağustos ve 12 Kasım depremleri ve bu yıl Çankırı'nın bazı yörelerini vuran deprem, alınması gereken önlemleri değerlendirmemiz ve uygulamamız konusunda uyarıcı olmuştur. Çarpık yapılanmanın önlenmesi ve gerek resmi gerek özel kurtarma örgütlenmelerinin daha etkin ve daha etkili duruma gelebilmeleri için gerekli atılımlar büyük ivme kazanmıştır.

    17 Ağustos'taki depremden yaklaşık 16 milyon kişinin yaşadığı 64 bin metrekare yüzölçümlü 10 ilin etkilendiğini ifade eden Ecevit, 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinin ülkede yaşanan en büyük ve yaygın depremler arasında bulunduğunu, bu depremlerin aynı zamanda dünyanın büyük depremleri arasında yer aldığını kaydetti.

    Başbakan Ecevit, her iki depremde 329 bin 216'sı konut, 48 bin 663'ü işyeri olmak üzere toplam 377 bin 879 birimin çeşitli derecelerde hasar gördüğünü belirterek, depremlerin bölgedeki üretim tesisleri üzerinde de önemli hasarlar yarattığını anlattı.

    Ecevit, Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından Ekim 1999'da yapılan anket sonucuna göre 17 Ağustos depreminden en yoğun etkilenen 4 ilde üretim kaybının 2.4 milyar dolar olduğunu bildirdi. Bülent Ecevit, depremler sonrasındaki çalışmaların Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi ile Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet Komutanlıkları, Bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları ve illerde oluşturulan kriz merkezlerinin eşgüdümü ile sürdürüldüğünü hatırlattı.

    Arama ve kurtarma çalışmalarının Sivil Savunma Genel Müdürlüğü, Türk Silahlı Kuvvetleri, çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına ait ekipler, maden işçileri, arama ve kurtarma dernekleri üyeleri ve gönüllüler ile yabancı ekiplerce yürütüldüğünü kaydeden Ecevit, haberleşme ve ulaşım hizmetleri konusunda şu bilgileri verdi:

    "17 Ağustos depreminden sonra haberleşme hatlarında meydana gelen hasarlar depremi izleyen günlerde giderilmiş, kriz merkezlerinde yurttaşların haberleşmesi için önlemler alınmıştır. Haberleşmeye gönüllü telsiz amatörlerinin önemli katkıları olmuştur. Eylül 1999 döneminde bölgedeki abonelere telefon ücreti tahakkuk ettirilmemiş, Ekim 1999 ve daha önceki dönemlere ilişkin borçlar 14 Ocak 2000 tarihine kadar gecikme bedeli alınmadan ertelenmiştir. 12 Kasım depremi sonrasında da Türk Telekom A.Ş. abonelerine aynı kolaylıklar sağlanmıştır.

    17 Ağustos depreminde büyük hasar gören Anadolu Otoyolu'nun Akyazı kavşağı-İzmit Doğu kavşağı arasındaki yol 19 Ağustos günü trafiğe açılmış, yolun tümüyle onarımı ve asfaltlanması ise 18 günde tamamlanmıştır.Çadırkent ve prefabrike konut alanlarında bağlantı ve iç yollar ihale yoluyla yaptırılmıştır.

    12 Kasım depreminde hasar gören Ankara-İstanbul Devlet yolunun Bolu Dağı Bakacak mevkiindeki 200 metrelik bölümü 13 Kasım'da ulaşıma açılmıştır.

    Yaralı tahliyesinde ve yardım malzemelerinin taşınmasında TCDD, THY, Denizcilik İşletmeleri yoğun bir biçimde ve herhangi bir ücret almadan görev yapmışlardır."

    Ecevit, depremlerden sonra Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bölgede görevlen-dirdiği 64 bin personeli ile arama ve kurtarma çalışmalarından yaralıların taşınmasına, çadırkent kurulup işletilmesinden, ayni yardımların dağıtılmasına kadar çok çeşitli alanlarda hizmet verdiğini ifade etti.

    17 Ağustos depreminden sonra 113 bin 924 çadır dağıtıldığını, 121 çadırkent kurulduğunu, 12 Kasım depre-minin ardından ise 51 bin 315 çadır dağıtılıp, 41 çadırkent kurulduğunu bildiren Ecevit, her iki depremde dağıtılan çadır sayısının 165 bin 239, kurulan çadırkent sayısının ise 162 olduğunu anlattı.

    30 bin 600 kadarı Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nca, 12 bin 500'ü özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarınca ve yabancı devletlerce olmak üzere toplam 43 bin 100 prefabrike konut yaptırıldığını ifade eden Ecevit, 17 Ağustos depreminden sonra Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nca yaptırılan prefabrike konutların planlandığı gibi 1999 Kasım ayı sonuna kadar tamamlanarak depremzedelere dağıtıldığını kaydetti. Ecevit, kış aylarında 8 bin 590 depremzedenin kamu sosyal tesislerinde ve konukevlerinde barındırıldığını ifade ederek, barınma hizmetleri ile ilgili olarak ayrıca şu bilgileri verdi:

    "Bölgedeki toplu konutlardan 7 bin 213'ü sağlanan özel destekle tamamlanmıştır. 40 bin kadar kalıcı konutun yapımına başlanmıştır. 1098 depremzedeye aldıkları konutlar için 6'şar milyar lira uygun koşullu kredi verilmiş, bu amaçla toplam 11 trilyon 748 milyar lira ödemede bulunulmuştur.

    Öte yandan orta hasarlı konutlar için takviye ve onarım yardımı olarak toplam 13 trilyon 80 milyar lira ödenmiştir. Az hasarlı 91 bin 249 konut için Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu'ndan konut başına 600'er milyon lira olmak üzere toplam 54 trilyon 749 milyar lira yardım yapılmıştır."

    Enkaz kaldırma ve altyapı çalışmalarının Köy Hizmetleri, Karayolları, İller Bankası, Devlet Su İşleri (DSİ), BOTAŞ, Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ), Türkiye Elektrik Üretim ve İletim A.Ş. (TEAŞ), Türkiye Eektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) gibi kamu kuruluşlarınca ve ihale yolu ile yaptırıldığını belirten Ecevit, çalışmalara yalnızca kamu kuruluşlarından 5 binden fazla iş makinesi ve öteki araçların katıldığını bildirdi.

    İhtilaflı olanlar dışında yıkılan veya ağır hasar gören 16 bin 970 binanın % 95'ini oluşturan, 16 bin 146'sının enkazının kaldırıldığını, kalan 824 binaya ait enkaz kaldırma çalışmalarının ise sürdüğünü belirten Ecevit, birçok binanın enkazının ise hasar tespitlerine yapılan itiraz davalarının sürmesi nedeni ile kaldırılamadığını kaydetti.

    Yalnızca İller Bankası'nca tamamlanan ve yapılması planlanan altyapı yatırımlarının tutarının 340 trilyon lira olduğunu ifade eden Ecevit, deprem bölgesindeki belediyelerin paylarının afet nedeniyle artırıldığını, böylece Eylül 1999 ile Haziran 2000 tarihleri arasında belediyelere toplam 104 trilyon lira ek pay gönderildiğini bildirdi.

    Depremde tamamen yıkılan veya oturulamayacak duruma gelen konutlara ait elektrik borçlarının da silinerek, hafif derecede zarar görenlere ait borçlar için erteleme ve taksitlendirme yoluna gidildiğini anlatan Ecevit, sosyal yardımlar ve konut yardımlarına ilişkin ise şu açıklamaları yaptı:

    "Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu'ndan Ekim 1999'dan bu yana ayda ortalama 120 bin kişiye, toplam 138.1 trilyon lira barınma yardımı, 91 bin 249 kişiye 54.7 trilyon lira onarım yardımı, 12 bin 104 kişiye 9 trilyon lira ölüm yardımı, 161 kişiye 63.1 milyar lira sakatlık yardımı, 14 bin 327 kişiye 5.2 trilyon lira işyeri yardımı yapılmıştır. 161 bin 241 kişiye ve ivedi gereksinimleri için 18 trilyon lira verilmiştir.

    Yaklaşık 400 bin kişiye 215 trilyon 329 milyar lira sosyal yardım yapılmıştır.

    Ayrıca, konutları yıkık veya ağır hasarlı olanlara köylerde 3.5 milyar lira, il ve ilçe merkezlerinde 6 milyar lira uygun koşullu kredi verilmektedir. Konutları orta hasarlı olanlara ise köylerde 1.5 milyar lira, il ve ilçelerde 2 milyar lira takviye ve onarım yardımı kredi olarak ödenmektedir."

    Adalet ve Mülki İdare Hizmetleri konusunda da açıklamalarda bulunan Ecevit, depremden kaynaklanan hukuki uyuşmazlıkların çözümü için yurttaşlara çeşitli kolaylıkların sağlandığını, bu amaçla bölgenin 114 hakim, 61 cumhuriyet savcısı ve 30 memur olmak üzere 205 adli personel ile desteklendiğini bildirdi.

    Depremzede yurttaşların her türü gereksinimlerinin karşılanmasını sağlamak amacıyla yürürlükteki yasalarla doğal afet ve olağanüstü hale ilişkin olarak valilere verilen yetkileri kullanmak, Kriz Koordinasyon Kurulu'nca alınacak kararları uygulamak üzere, İçişleri Bakanlığı'na bağlı Afet Genel Koordinatörlüğü kurulduğunu hatırlatan Başbakan Ecevit, Sivil Savunma Teşkilatı'nın yeniden düzenlenerek 11 ilde 120'şer personelden oluşan özel eğitilmiş ve donatılmış mobil arama ve kurtarma birliklerinin kurulduğunu, birlik kurulmayan illerde il arama ve kurtarma ekip-lerinin oluşturulması için, çalışmalar başlatıldığını kaydetti.

    Sivil Savunma Teşkilatı için 2 bin 420 yeni personel kadrosu sağlandığını, ayrıca sivil savunma arama ve kurtarma birliklerinde sözleşmeli personel çalıştırılması olanağınının getirildiğini ifade eden Ecevit, arama ve kurtarma hizmetleri bakımından belediyelere ve il özel idarelere yeni görev ve sorumluluklar verildiğini bildirdi.

    Toplam 47 ilde arama ve kurtarmaya yönelik çeşitli araç gereç ve malzemenin özel idare bütçelerinden satın alındığını, arama ve kurtarma çalışmalarında gönüllü kişi ve kuruluşlarla işbirliği yapılması olanaklarının geliştirildiğini de anlatan Ecevit, 17 Ağustos 1999'dan, Temmuz 2000 tarihine kadar düzenlenen programlarda 338 bin 540 kişinin sivil savunma eğitiminden geçirildiğini söyledi.

    Ecevit, Düzce'nin il, Kaynaşlı ve Derince'nin de ilçe haline getirilmesinin yanı sıra, Adapazarı'nda da büyükşehir belediyesi kurulduğunu hatırlattı.

    Bölgede yaşanan depremlerde verilen sağlık hizmetlerine de değinen Başbakan Bülent Ecevit, depremlerden sonra bölgedeki sağlık hizmetlerinin bölge dışından gönderilen çok sayıda sağlık ve yardımcı sağlık personeli ile desteklendiğini söyledi.

    Başbakan Ecevit hasar gören sağlık tesislerinin yerine prefabrik olmak üzere, 7 hastane, 6 sağlık ocağı, 3 poliklinik yaptırıldığını, 14 hastane ve 36 sağlık ocağının yaptırılması ile 14 hastane ve 20 sağlık ocağının onarımı ile güçlendirilmesinin ise planlandığını bildirdi.

    Ecevit, "Alınan önlemlerle bölgede salgın hastalık yaşanması önlenmiştir" dedi.

    Söz konusu depremlerde hasar gören okullardan kullanılamayanların yerine 61 prefabrik okul, 649 derslik yaptırılarak, çok sayıda çadır okul oluşturulduğunu da belirten Başbakan Ecevit, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Bölgede 69 yeni ilköğretim okulunun yapılması için ihale açıldı. 2 bin 459 dersliğin orarımı ile 199 büyük onarım işinin 2000 yılında bitirilmesi planlandı. Ayrıca Dünya Bankası ile imzalanan İkraz Anlaşması kapsamında, 18 ilköğretim okulunun yeniden yapılması ve 50 ilköğretim okulunun onarılması sağlanacaktır.

    Japonya Hükümeti tarafından sağlanan kaynakla, 2000 yılında 7 prefabrik ilköğretim okulunun yapımı tamamlanarak hizmete açılacaktır. Depremlerden sonra bölgeden ayrılan öğretmen sayısı 4 bin 777 iken, bölgeye atanan öğretmen sayısı 11 bin 924'e ulaştı. Bölgedeki 43 bin 224 öğrencinin diğer illerde öğrenimlerini sürdürmesi sağlanmış, 3 bin 630 öğrenci yatılılık olanağından yararlandırılmıştır.

    Depremzede yüksek öğretim öğrencilerinden öğrenci katkı payı ve ikinci öğretim ücreti alınmamış, 3 bin 300 kadar depremzede öğrenci yurtlarda ücretsiz barındırılmıştır.

    Bölgedeki üniversitelerde eğitim ve öğretim (Sakarya Üniversitesi dışında) fazla aksatılmadan sürdürülmüştür. Öğrencilerin barınmaları sağlam binalar ile prefabrik konutlar ve çadır kentlerde sağlanmıştır."

    Kültür Bakanlığı'nca çadırkentlerde ve prefabrik konut alanlarında kültür merkezleri oluşturularak, hafta sonları konser, tiyatro gösterileri, kukla ve gölge oyunları düzenlendiğini de belirten Başbakan Ecevit, bölgede ayrıca çadır ve prefabrik kütüphaneler kurulduğunu söyledi. Depremde malul kalan SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'na bağlı çalışanlara ve ölenlerin hak sahiplerine 1 yıl prim veya kesenek ödemiş olmak koşulu ile aylık bağlanmasının sağlandığını belirten Ecevit, SSK ve Bağ-Kur prim borçlarının da ertelendiğini hatırlattı. Kardeş aile kampanyası ile 2 bin 284 ailenin depremzedelere çeşitli yardımlarda bulunmasının sağlandığını belirten Ecevit, deprem bölgesindeki sosyal hizmet kuruluşlarında barınan çocuklar ve yaşlıların bölge dışındaki güvenli tesislere taşındığını, depremden sonra yapılan çalışmalarla 48 çocuk, 37 özürlü ve 84 yaşlının koruma altına alındığını kaydetti. Depremde hasar gören sosyal hizmet kurumlarının onarımı ve yeni tesisler kurulması için, 20 kadar gönüllü kuruluş ile protokol imzalandığını, bu yolla onarımı veya yapımı sağlanan sosyal hizmet kuruluşlarından bir bölümünün hizmete açıldığını belirten Ecevit, çadırkentlerde ve prefabrik konut alanlarında kurulan 27 kreş, 2 rehabilitasyon merkezi, 11 gençlik merkezi, 7 toplum merkezi ve 10 çocuk ağırlıklı toplum merkezinden, günde ortalama 3 bini çocuk, genç, kadın ve yetişkinin yararlandığını bildirdi.

    Başbakan Ecevit, 17 Ağustos ve 12 Kasım depremleri sonrasında iç ve dış nakdi yardımların merkezi hesapta toplanarak, bu konuda saydamlık sağlandığını, toplama, değerlendirme ve kullanma aşamalarının ise Başbakanlık ve Maliye müfettişleri ile bakanların, yeminli murakıplarından oluşturulan bir komisyon tarafından denetlendiğini belirtti. Merkezi hesapta toplanan 157 trilyon 979 milyar 486 milyon liranın, 155 trilyon 425 milyar 648 milyon lirasının ve 1 milyon 400 bin doların depremzedelerin iaşe, giyinme, barınma, çadır ve öteki gereksinmeleri ile geçici ve sürekli iskan çalışmaları için harcandığını kaydeden Ecevit, iller arasında en çok nakdi yardımın İstanbul'dan toplandığını, kişi başına ortalama en çok yardımın da Şırnak'tan yapıldığını vurguladı.

    Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi'nce 216 şartlı yardım izni verildiğini bildiren Ecevit, şöyle devam etti:

    "Oluşturulan lojistik destek üssüne 2 bin 466 araçlık yardım malzemesi gelmiştir. Bunların yarısı yurtdışından gelen araçlardır. Üsse ulaşan gıda maddesi miktarı, 10.5 milyon tonu bulmuştur. Lojistik hizmetler, sivil-asker işbirliğiyle oluşturulan bir sistem kapsamında yürütülmektedir.

    17 Ağustos depreminden sonra Kızılay, deprem bölgesine 44 bin 499'u kendi depolarından, 23 bin 288'i Dışişleri Bakanlığı kanalıyla yurtdışından sağlananlar olmak üzere 67 bin 787 çadır göndermiştir.

    Ekim 1999 sonuna kadar 98 bin 976 kişiye hergün 3 öğün sıcak yemek dağıtan Kızılay, daha sonra oluşturulan ortak girişim ile birlikte 70 bin 59 kişiye sıcak yemek vermiştir. Kızılay tarafından deprem bölgesine 1700 ton gıda maddesi, 9 bin 900 uyku tulumu, 156 bin 720 battaniye, 129 bin 430 koli hijyen malzemesi, 17 bin 760 bebek seti, 4 bin 295 portatif karyola, 3 bin yatak ve 5 bin 500 tüplü lamba ile 55 bin 300 katalitik soba ve 23 bin 534 ünite kan ve kan ürünü gönderilmiştir. 12 Kasım depreminden sonra ise Kızılay deprem bölgesine 29 bin 367 çadır, 150 bin 906 battaniye, bin ton gıda maddesi, 10 bin 626 mutfak seti, 45 bin 818 uyku tulumu, 30 bin 781 yatak, 5 bin 359 yorgan, 51 bin 488 portatif karyola, 42 bin 490 soba, 40 bin 5 tüplü lamba, 420 seyyar tuvalet, 68 bin 432 koli hijyen malzemesi, 16 bin koli bebek seti, 118 jeneratör, 855 ünite kan ve kan ürünü göndermiş, 43 bin 935 kişiye 3 öğün sıcak yemek vermiştir."

    Kızılay'ın deprem sonrasında 5 bin depremzede ilk, orta ve yüksek öğretim öğrencisine karşılıksız burs vermeye ve 100 bin kişinin acil gereksinmelerini karşılayacak kapasitede Türkiye'nin en büyük deposunu Adapazarı'nda kurmaya başladığını kaydeden Başbakan Ecevit, ayrıca ülke düzeyinde 7 deponun da genişletilmesi ve her depoda 10'ar bin kişilik stok malzemenin bulundurulmasının hedeflendiğini ifade etti. Uluslararası Kızılay-Kızılhaç Federasyonu üzerinden 52 ülke ve 4 uluslararası yardım federasyonunun ayni ve nakdi yardım gönderdiğini bildiren Ecevit, çeşitli ülkelerin Kızılay ve Kızılhaç dernekleri ile Kızılay arasında kalıcı hizmetler verilmesi ve tesisler kurulması konusunda protokol imzalandığını ve bunların bir bölümünün gerçekleştirildiğini söyledi. Başbakan Bülent Ecevit, 17 Ağustos depreminin ardından 1999 yılı yatırım programında yer alan ihalesi yapılmamış projelerin ertelendiğini ve tasarruf edilen kaynakların deprem bölgesindeki gereksinimlerin karşılanmasına yönlendirildiğini söyledi. 2000 yılı yatırım programında ise deprem hasarlarının giderilmesine yönelik projelere öncelik verildiğini ve bunlar için en yüksek düzeyde ödenek tahsisi sağlandığını ifade eden Ecevit, depremin yol açtığı sosyo-ekonomik sorunların çözülebilmesi ve ileriye yönelik önlemlerin alınabilmesi için DPT tarafından bölgesel gelişme planı hazırlanması çalışmalarının da başlatıldığını kaydetti.

    Ecevit, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Depremlerden zarar gören yatırımcılara kolaylıklar sağlanmış, ayrıca Yatırımlara Teşvik Fonu'ndan düşük faizli yatırım, işletme ve taşınma kredilerinin verilmesi öngörülmüştür.

    Çiftçilere 10.4 trilyon lira tutarında tohumluk yardımı yapılmıştır. Ziraat Bankası'nca yaklaşık 12 trilyon lira kredi borcu ertelenmiş, 905 milyar lira yeni kredi açılmıştır. Halk Bankası'nca 14.6 trilyon lira kredi borcu ertelenmiş, 50 trilyon lira tutarında yeni kredi açılmıştır. Halk Bankası, esnaf kredi şahıs limiti 2.5 milyar liradan 5 milyar liraya çıkarılmıştır. Bankaca yaptırılmakta olan 560 prefabrik işyerinden 138'i tamamlanmıştır. Deprem bölgesindeki yükümlülerin vergi borçları ertelenmiş, bölge ek vergilerden muaf tutulmuştur. Depremzedelere, ise yerleştirmede öncelik tanınmış, Dünya Bankası desteğiyle 4 bin 117 kişinin istihdam edileceği toplum yararına çalışma programlarına başlanmıştır. Dış Ticaret Müsteşarlığı'nca ve Türk Eximbank tarafından dış satımcılara çeşitli kolaylıklar sağlanmıştır."

    Başbakan Ecevit, depremle ilgili olarak yeni teşkilatlanmalara gidildiğini belirterek, bu bağlamda 17 Ağustos ve 12 Kasım depremleriyle ilgili çalışmaların etkili, hızlı ve sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için Afet Bölge ve Afet İnşaat Genel Koordinatörlüklerinin kurulduğunu söyledi. Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğinin her alanda gözönünde bulundurularak olası depremlere karşı hazırlıkların önceden yapılabilmesi, deprem olduğunda ise gerekli çalışmaların aksaksız bir biçimde yürütülerek zararın en alt düzeyde tutulabilmesi için sivil savunma teşkilatında ve Kızılay'da yeniden yapılanma çalışmalarının başlatıldığını ifade eden Ecevit, Afet İşleri Genel Müdürlüğü ile ABD Federal Olağanüstü Hal Yönetim Ajansı (FEMA) arasında işbirliği başlatıldığını, zorunlu deprem sigortası ve yapı denetim sisteminin oluşturulduğunu belirtti.

    Başbakan Ecevit, depremle ilgili bilgilerin bilimsel bir süzgeçten geçtikten sonra en doğru biçimde kamuoyuna duyurulabilmesi amacıyla Ulusal Deprem Konseyi'nin kurulduğunu kaydetti.

    Ecevit, Çankırı depreminden zarar gören vatandaşların sorunları üzerinde de önemle durduklarını, depremzedelere sosyal yardım yapılması ile ilgili kararnamenin çakarıldığını ve ödemelere de yakında başlanacağını söyledi.

    Çankırı Valiliği'nin bildirdiği gereksinimlerin tümünün karşılandığını ifade eden Ecevit, bu ilde depremde evleri yıkılanların kendi evini yapana yardım yöntemi ile ev sahibi olmalarını sağlamak üzere uygun koşullu kredi verilmesi için Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'na 10 trilyon lira kaynak aktarıldığını bildirdi. Başbakan Bülent Ecevit, Maliye Bakanlığı'na yapılan bildirimlerden 17 Ağustos 1999'dan 30 Haziran 2000 tarihine kadar geçen 10.5 aylık dönemde kamu kurum ve kuruluşlarınca deprem dolayısıyla 1 katrilyon 118 trilyon lira harcama yapıldığının ortaya çıktığını belirterek, kalıcı konutlar ve altyapıları ile okulların, hastanelerin ve öteki kamu hizmet binalarının yapımı dolayısyla harcamaların bundan sonra daha artırılarak sürdürüleceğini belirtti.

    Başbakan Bülent Ecevit, açıklamasını şöyle tamamladı:

    "Amacımız bir yandan deprem bölgesindeki kentlerimizin çağdaş koşullarda yeniden kurulması ile ekonomik ve sosyal yaşamın normale döndürülmesi, öte yandan olası afetlere karşı gerekli önlemlerin alınması ve doğabilecek zararların en aza indirilmesi, böylece, 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999'da yaşadığımız acıların bir daha yaşanmamasıdır. Ülke olarak doğal afetlerle ilgili stratejimiz artık edilgen bir yaklaşımla yalnızca yara sarmak olmayacak, aynı zamanda önceden alınacak önlemlerle doğal afetlerde zararı en aza indirmek hedeflenecektir. O arada yeni yerleşim alanlarının sağlam zeminlerde oluşumuna ve yapıların denetimine gereken özen gösterilecektir."