Devlet Bakanı Rüştü Kazım Yücelen: "Türk Ulusu Sivas'ta

    dayanışma içerisinde kendine yeniden güven duymayı öğrenmiştir"

    ANKARA (ANA-DOLU'NUN SESİ)- Sivas Kongresi'nin 81. yıldönümü, 4 Eylül'de Sivas'ta düzenlenen törenlerle kutlandı.

    Törenlere, TBMM Başkanvekili Nejat Arseven, Devlet Bakanı Rüştü Kazım Yücelen, Devlet Bakanı Abdulhaluk Çay, Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz ve diğer yetkililer katıldılar.

    Sivas Cumhuriyet Meydanı'ndaki törende bir konuşma yapan TBMM Başkanvekili Arseven, yüzyıllar süren cihan imparatorluğunun çeşitli nedenlerle yıkılmasının ardından büyük önder Atatürk'ün, azimle filizlenecek Türkiye Cumhuriyeti'nin temel adımlarından birini Sivas'ta attığını belirtti.

    "Büyük Önderin yeni bir devletin temellerini Sivas'ta atması bir tesadüf değildir" diyen Arseven, şöyle devam etti:

    "Sivas, gerek coğrafyası, gerekse insanları açısından çok özel bir şehirdir.

    Sivaslılar, üzerlerine aldıkları misyonu layıkıyla yerine getirmişler, o günden bugüne kadar Cumhuriyet'e, Atatürk ilke ve inkilaplarına olan bağlılıklarını hep göstermişlerdir."

    Devlet Bakanı Rüştü Kazım Yücelen de, Sivas Kongresi'nin, Türk Ulusu'nun, Mustafa Kemal'in önderliğinde Kurtuluş'a giden aydınlık yoldaki bağımsızlık kararını dünyaya ilan ettiği ilk ulusal toplantı olduğunu ifade etti.

    "Sivas Kongresi, Anadolu üzerindeki kurtuluş hareketlerinin birlik ve beraberliğinin sağlandığı bir karar toplantısıdır.

    Dıştan ve içten gelen bütün zorluklara karşın, Türk tarihinde başlı başına bir dönüm noktasıdır" diyen Yücelen, şöyle devam etti:

    "19 Mayıs 1919'da başlayıp, 7 gün süren Sivas Kongresi'yle, 7 ay sonra 23 Nisan 1920'de açılacak olan TBMM'nin, bir anlamda provası yapılmıştır. Türk Ulusu, Sivas'ta dayanışma içerisinde kendine yeniden güven duymayı öğrenmiştir.

    Aynı amaç doğrultusunda birbirine sımsıkı sarılarak, başarabilme inancını tazelemiştir.

    Bu Kongre'de, Mustafa Kemal'in "Ya İstiklal, Ya Ölüm" anlayışı kayıtsız şartsız benimsenmiş, millet iradesine dayalı bağımsız, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'nin temelleri atılmıştır.

    Sivas Kongresi'yle dünyaya duyurulan kararlar, Türk Ulusu'nun haksızlığa, hukuksuzluğa ve işgale direniş destanının unutulamaz bir sayfasıdır.

    Sivas Kongresi kararlarıyla, Türk Ulusu'nun, kendisiyle ilgili kararları, ancak kendisinin verebileceğinin altı bir kez daha çizilmiştir.

    Bu kararlar ile ayrıca, vatanın bölünmez bir bütün olduğu, milli iradenin hakim kılınacağı, manda ve himayenin kabul olunamayacağı ve bunların sağlanması için güçlerin birleştirileceği kaydedilmiştir.

    Sivas Kongresi'nin bize bıraktığı en büyük miras budur.

    Bugün bu mirası, demokrat bir yaklaşımla, insan hak ve özgürlüklerine dayalı bir anlayışla geliştirip, zenginleştirerek yaşamak ve yaşatmak durumundayız.

    Farklı düşüncelere, farklı anlayışlara, farklı inançlara demokratik çoğulculuk prensibi çerçevesinde tahammül etmeli ve saygı göstermeliyiz.

    Ancak, demokrasiyi bir araç olarak görüp, ülkemizin bölünmez bütünlüğünü ve Cumhuriyet değerlerimizi yok etmeye çalışanları da asla dikkatimizden kaçırmamalıyız.

    Sivas'tan dünyaya açılan pencere, ışık dolu, aydınlık dolu bir penceredir. Sivas'tan, geriye gidilmez.

    Medeniyetllere beşiklik etmiş ve adı Cumhuriyet'le birlikte anılan, hoşgörünün, sevginin, saygının, insani değerlerin ve kültürlerin harmanlandığı, sazıyla sözün en güzelinin söylendiği Sivas, Türkiye gibi ileri gitmek zorundadır. Menzile ulaşacak gücü ve enerjiyi, ancak, birlik ve beraberlik içinde çok çalışarak çoğaltabiliriz.

    Bu bağlamda, 57. Cumhuriyet Hükümeti olarak, Avrupa Bir-liği'ne adaylık sürecinde, Türkiye'nin 150 yılı aşkın süredir önüne koyduğu çağdaşlaşma hedefine ulaşması yolundaki çalışmalarımız bütün hızıyla devam etmektedir. Faaliyetlerimizdeki temel amacı:

    Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne sahip çıkmak,

    Demokratik laik Cumhuriyet'in temel sistematiğini kucaklamak,

    En temel insan hakkı olan kişilik haklarına sonuna kadar saygılı olmak, Çoğulcu, katılımcı, saydam ve özgürlükçü demokrasiyi vazgeçilmez bir hayat tarzı olarak benimsemek, İlerlemeci, gelişmeci, çağdaş ve uygar her girişimi desteklemek, tüm oluşumların odağına insanı oturtarak, insan onuruna saygıyı esas almaktır.

    Çünkü biliyoruz ki, insanlarımız, daha iyi ve mutlu yaşamaya layıktır. Bugün artık bir dünya devleti haline gelen dinamik Türkiye ve Türk insanı, daha büyük başarılara imza atacak güç ve olgunluktadır. Uluslar ve ülkeler, ancak, geleceği ve gerçeği gören önderleri ile var olurlar, büyüyerek, yollarına devam edebilirler.

    Geleceği göremeyen tarih miyopları, nasıl milletimizi ve Mustafa Kemal'i yolundan döndüremedilerse, bugün de Türkiye'yi aydınlık yolundan döndüremeyeceklerdir."

    Devlet Bakanı Abdulhaluk Çay ise, Türk halkının 1918'den, 1922 yılına kadar varolma mücadelesi verdiğini belirterek, "Sivas Kongresi'nin Türk tarihinde çok önemli yeri vardır. Sivas Kongresi'nin bir hafta olarak kutlanması, gençlerimize Kongrenin önemini anlatma açısından çok önemlidir.

    Sivas Kongresi Cumhuriyet'e giden yolun yapı taşlarını oluşturmaktadır" dedi.